Polonya’da mülteci mücadelesi: Cömertliğin sınırları ve maliyetlendirme

Polonya'da Ukraynalı mülteciler için merkez (Reuters)
Polonya'da Ukraynalı mülteciler için merkez (Reuters)
TT

Polonya’da mülteci mücadelesi: Cömertliğin sınırları ve maliyetlendirme

Polonya'da Ukraynalı mülteciler için merkez (Reuters)
Polonya'da Ukraynalı mülteciler için merkez (Reuters)

Mart ayının başlangıcından bu yana her gün Polonya sınırını geçen Ukraynalı mülteci sayısı 100 bini aşarken, şimdiye dek Polonya’ya ulaşan Ukraynalı sayısı iki milyonu geçti. Bahsi geçen mülteciler sadece kadın, çocuk ve yaşlılardan oluşuyor. 18 ila 60 yaş arasındaki hiçbir Ukraynalı erkeğin ülkeyi terk etmesine izin verilmiyor. Polonya, Rus bombardımanından kaçan herkes için "açık kapı" politikasını uyguluyor.

The National Interest tarafından yayınlanan bir haber, Polonya'nın eşi benzeri görülmemiş cömertliğine rağmen, bunun son derece maliyetli olduğuna işaret ediyor. Polonya’nın sosyal yapısı ve ekonomisi yakında ülkenin istikrarını etkileyebilecek geniş kapsamlı zorluklarla karşı karşıya kalabilir.

Polonya dayanışması
Polonya Başbakanı Mateusz Morawiecki savaş başladıktan kısa bir süre sonra hiçbir mültecinin ülkeye girişinin reddedilmeyeceğini söyledi. Morawiecki, sınırı geçmek için pasaporta gerek olmadığını ve evcil hayvanları da kabul edeceklerini bildirdi. Hükümetin açıklamaları Polonya vatandaşlarının olumlu katılımıyla birleşti. Çok sayıda gönüllü mültecilere farklı şekillerde yardım etmek için seferber oldu.

Kabul noktaları ülkenin her yerinden gelen gönüllülerle dolu. Polonya toplumunun iyi niyeti, ihtiyacı olan komşuları destekleme arzusuyla motive olmuş gibi görünüyor.

Maliyetlendirme
Geçimini sağlamak isteyen Ukraynalı annelerin ülkenin işgücü piyasasına girmesi gerekecek. Bu durum, kreşlere, anaokullara ve daha geniş anlamda eğitim sistemine yatırım yapma ihtiyacının artmasına yol açacak. Ukraynalı çocukların Lehçe bilmediği açıktır; Ukraynalı öğretmenlerin dahil edilmesi, en azından kısa vadede çok önemli. Toplu taşıma sisteminin yeni gerçekliğe uyum sağlaması ve milyonlarca yeni düşük gelirli yolcuya hareketlilik sağlanması gerekecek. Ayrıca, emlak piyasası bir miktar kargaşa ile karşı karşıya kalacak.

Cömertliğin sınırları
Mülteciler Polonya’ya akın ederken, ülke, Avrupa Birliği (AB) genelinde en düşük nüfus artış oranına sahip. Polonya'nın ekonomik ve sosyal sistemlerinin bu yeni koşullara uyum sağlamak için zamana, çabaya ve paraya ihtiyacı olacağı gerçeği ise değişmiyor. Şimdiye dek tahsis edilen Avrupa desteği (500 milyon Euro) yeterli değil. AB’nin Ukrayna konusunda desteği çok önemli.

Ancak Polonya vatandaşlarının mevcut coşkusu zamanla yavaş yavaş kaybolacak ve Polonya toplumu, Ukraynalı mültecilere yardım etmek ile refahını korumak arasında bir denge kurmak zorunda kalacak.



Ukrayna, Macaristan ve Slovakya'yı elektrik kesintisi tehditleriyle "şantaj" yapmakla suçladı

Ukrayna Dışişleri Bakanı Andriy Sybiha (X platformundaki hesabı)
Ukrayna Dışişleri Bakanı Andriy Sybiha (X platformundaki hesabı)
TT

Ukrayna, Macaristan ve Slovakya'yı elektrik kesintisi tehditleriyle "şantaj" yapmakla suçladı

Ukrayna Dışişleri Bakanı Andriy Sybiha (X platformundaki hesabı)
Ukrayna Dışişleri Bakanı Andriy Sybiha (X platformundaki hesabı)

Ukrayna Dışişleri Bakanlığı dün, Macaristan ve Slovakya hükümetlerinin Rus petrolünün akışına yeniden başlanmaması halinde Ukrayna'ya elektrik tedarikini kesme tehdidinde bulunmalarını "uyarı ve şantaj" olarak nitelendirerek kınadı.

Rus petrol sevkiyatları, Kiev'in 27 Ocak'ta Batı Ukrayna'da boru hattındaki ekipmanı bombalayan bir Rus insansız hava aracının (İHA) saldırısını gerçekleştirdiğini açıklamasından bu yana Macaristan ve Slovakya'ya durdurulmuş durumda. Slovakya ve Macaristan, uzun süredir devam eden tedarik kesintilerinden Ukrayna'nın sorumlu olduğunu savunuyor.

Slovakya Başbakanı Robert Fico dün yaptığı açıklamada, Kiev'in Rus petrolünün Ukrayna toprakları üzerinden Slovakya'ya transit geçişine yeniden başlamaması halinde, iki gün içinde Ukrayna'ya acil durum elektrik tedarikini keseceğini söyledi. Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre Macaristan Başbakanı da birkaç gün önce benzer bir tehditte bulunmuştu.

Bu konu, Ukrayna ile komşuları Macaristan ve Slovakya arasında bugüne kadarki en ciddi anlaşmazlık noktalarından biri haline geldi. Bu ülkelerin liderleri, Moskova ile bağlarını güçlendirerek büyük ölçüde Ukrayna yanlısı Avrupa konsensüsünden ayrıldılar.

Macaristan ve Slovakya, Avrupa Birliği ve NATO üyesidir ve bloktaki diğer iki ülke olarak Ukrayna üzerinden Druzhba boru hattıyla taşınan Rus petrolüne hâlâ büyük ölçüde bağımlıdırlar.

Ukrayna Dışişleri Bakanlığı yaptığı açıklamada, “Ukrayna, Macaristan ve Slovakya hükümetlerinin iki ülke arasındaki enerji tedarikine ilişkin uyarılarını ve şantajlarını reddediyor ve kınıyor. Bu uyarılar kesinlikle Kiev'e değil, Kremlin'e yöneltilmelidir” ifadelerini kullandı.


Trump'ın gümrük vergilerinin iptal edilmesinin ardından finansal kaos korkusu

Trump, 20 Şubat'ta Beyaz Saray'da Ticaret Bakanı Howard Lutnick ile düzenlediği basın toplantısında (DPA)
Trump, 20 Şubat'ta Beyaz Saray'da Ticaret Bakanı Howard Lutnick ile düzenlediği basın toplantısında (DPA)
TT

Trump'ın gümrük vergilerinin iptal edilmesinin ardından finansal kaos korkusu

Trump, 20 Şubat'ta Beyaz Saray'da Ticaret Bakanı Howard Lutnick ile düzenlediği basın toplantısında (DPA)
Trump, 20 Şubat'ta Beyaz Saray'da Ticaret Bakanı Howard Lutnick ile düzenlediği basın toplantısında (DPA)

Başkan Donald Trump'ın ithalata yeni gümrük vergileri uygulama sözü vermesinin ardından finansal ve ekonomik çalkantı korkuları arasında, Amerika'nın dünya genelindeki ticaret ortakları yeni belirsizlikleri değerlendirmeye başladı.

Yüksek Mahkeme'nin ikinci döneminin başında uygulamaya koyduğu kapsamlı gümrük vergileri paketini iptal etmesinden saatler sonra Trump, farklı bir yasa kapsamında salı gününden itibaren 150 gün süreyle tüm ülkelerden yapılan ithalata yeni gümrük vergileri uygulayacağını söyledi. Başlangıçta yüzde 10 olarak belirlediği oranı, "derhal geçerli olmak üzere" yüzde 15'e çıkardı.

Trump, sosyal medya platformu Truth Social'da yaptığı açıklamada, mahkemenin "son derece Amerikan karşıtı" kararının ardından ithalat tarifelerini "tamamen izin verilen seviyeye" çıkarmaya karar verdiğini söyledi.

Bu karar, ekonomistlerin daha fazla önlem alınabileceği ve bunun da finansal kaosa yol açabileceği konusunda uyarıda bulunmasına neden oldu.


Washington’ın sembolik bir uranyum zenginleştirme seviyesi ile hızlı bir saldırı arasında denge kurma çabası

İran’ın Natanz adlı uranyum zenginleştirme tesisinde gaz enjeksiyon işlemi yapan altıncı nesil santrifüjler (IR-6), Kasım 2019 (Arşiv - İran Atom Enerjisi Kurumu)
İran’ın Natanz adlı uranyum zenginleştirme tesisinde gaz enjeksiyon işlemi yapan altıncı nesil santrifüjler (IR-6), Kasım 2019 (Arşiv - İran Atom Enerjisi Kurumu)
TT

Washington’ın sembolik bir uranyum zenginleştirme seviyesi ile hızlı bir saldırı arasında denge kurma çabası

İran’ın Natanz adlı uranyum zenginleştirme tesisinde gaz enjeksiyon işlemi yapan altıncı nesil santrifüjler (IR-6), Kasım 2019 (Arşiv - İran Atom Enerjisi Kurumu)
İran’ın Natanz adlı uranyum zenginleştirme tesisinde gaz enjeksiyon işlemi yapan altıncı nesil santrifüjler (IR-6), Kasım 2019 (Arşiv - İran Atom Enerjisi Kurumu)

ABD merkezli haber sitesi Axios, ABD'li yetkililere dayandırdığı bir haberde, Başkan Donald Trump yönetiminin İran ile başa çıkmak için birkaç seçenek üzerinde düşündüğünü, bunların arasında İran'ın kendi topraklarında ancak bunun nükleer silah edinmeye giden bir yol olmadığını kanıtlayan ayrıntılı teknik önlemleri içermesi şartıyla, sınırlı ve sembolik şekilde uranyum zenginleştirme yapmasına izin verecek bir formülün kabul edilmesinin de bulunduğunu aktardı.

Axios, Trump'ın çeşitli askeri seçenekleri de değerlendirdiğini, ancak ara seçim yılındaki ABD ekonomisi üzerindeki etkisinden korktuğu için uzun soluklu bir savaş yerine Venezuela'da olduğu gibi hızlı saldırıları tercih ettiğini ekledi. Axios’a göre bazıları Trump’a hava saldırıları ile tek başına bunu başarmanın zorluğu nedeniyle, Tahran'da rejim değişikliği fikrinden vazgeçmesini tavsiye etti.

Öte yandan Trump, dünya önünde zayıf görünmemek için, askeri harekat ya da anlaşma yoluyla İran'a karşı bir zafer elde etmeden geri adım atmaktan korkuyor. Reuters, Beyaz Saray'dan üst düzey bir yetkilinin, Trump'ın agresif söylemlerine rağmen, Washington'da İran'a yönelik bir sonraki adım konusunda hala bir fikir birliği bulunmadığını, Trump'ın ise Tahran'ın yeni bir anlaşma taslağı şeklinde hazırladığı öneriyi beklediğini söylediğini aktardı.

Diğer taraftan İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan dün yaptığı açıklamada, ülkesinin dünya güçlerinin baskısına ‘boyun eğmeyeceğini’ söyledi. Başka bir gelişmede ise Tahran üniversitelerinde Erbain Yas Törenleri ile eş zamanlı olarak protestolar yeniden başladı.