Zelenskiy, Moskova'nın nükleer silah imasının sonuçlarına dair uyarıda bulundu

Doha Forumu’nda, Rusya'nın ‘şantaj yapmasını’ engellemek için enerji üreticilerini üretimlerini artırmaya çağırdı

Dün video ile Doha Forumu’na hitap eden Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy (AFP)
Dün video ile Doha Forumu’na hitap eden Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy (AFP)
TT

Zelenskiy, Moskova'nın nükleer silah imasının sonuçlarına dair uyarıda bulundu

Dün video ile Doha Forumu’na hitap eden Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy (AFP)
Dün video ile Doha Forumu’na hitap eden Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy (AFP)

Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy, Birleşmiş Milletler'e (BM) ülkesine yardım etmesi ve aynı zamanda Katar ile petrol ve gaz üreten ülkelere de enerji üretimlerini artırmaları çağrısında bulundu. Dün ‘Doha Forumu’ konferansının ilk gününde yayınlanan konuşmada Ukrayna Devlet Başkanı, Rusya'nın nükleer silah kullanma imasında bulunmasının bu tür silahlara sahip olmaya teşvik ettiğini söyledi. Körfez ve uluslararası siyasi yetkililerin önünde büyük bir ekranda yayınlanan konuşmasında “Onlar (Ruslar), nükleer silahlarla sadece belirli bir ülkeyi değil, gezegenin tamamını yok edebilecekleriyle övünüyorlar. Bizi nükleer silahları kullanmakla korkutuyorlar” ifadelerini kullandı.
Zelenskiy konuşmasının devamında, “Ukrayna, 90’lı yıllarda dünya çapındaki üçüncü en büyük nükleer deposundan vazgeçti. Bunun karşılığında ülkemiz, Rusya'yı da içeren garantiler aldı. Özetle, herkesin bütün insanlar için ciddi bir tehlike arz eden işgalden kendisini korumak için nükleer silahlara ihtiyacı var” dedi.

Şehirlerin yıkımı
Perşembe günü Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü (NATO) Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, örgütün Ukrayna'ya kimyasal, biyolojik ve nükleer tehditlere karşı koruyucu teçhizat tedarik edeceğini ve doğu kanadında konuşlandırılan askerleri bu tehditlerden koruyacağını duyurdu. NATO Olağanüstü Liderler Zirvesi’nin kapanışında, müttefiklerin bu silahların Rus işgalinden sonra Ukrayna'da kullanılma ihtimali konusunda “endişeli” olduğunu belirten Stoltenberg, “Müttefikler Ukrayna'ya kimyasal, biyolojik, radyolojik ve nükleer tehditlerden korunmasına yardımcı olacak teçhizatlar sağlama konusunda anlaştılar” dedi.


Başkent Kiev'e açılan yolda Ukraynalı bir asker (EPA)

Rusya’nın Ukrayna’yı işgal etmesinin üzerinden bir ay geçmişken Zelenskiy, Doha Forumu’nda yaptığı konuşmasında; “Ukrayna hala direniyor. Şehirlerimizdeki yıkıma bakın. Bu, Suriye'de Halep'te gördüğümüz bir şey” ifadelerini kullanarak Rusya'nın Suriye rejiminin Halep’i geri alması için verdiği desteğe işaret etti. Rus saldırılarının camiler de dahil olmak üzere yaklaşık 59 ibadethaneye ve 200 okula zarar verdiğini kaydetti.

Gaz ve petrol ‘şantajı’
Ukrayna Devlet Başkanı dün enerji üreten ülkelere, Rusya'nın petrol ve gaz zenginliğini diğer ülkelere ‘şantaj yapmak’ için kullanmaması için üretimlerini artırmaları çağrısında bulundu. Enerji üreten ülkeleri, Avrupa ve diğer pazarlarda Rus enerji kaynaklarına alternatif olması için başta gaz olmak üzere enerji kaynaklarının üretimini artırmaya çağırdı. Zelenskiy, “Avrupa'nın geleceği sizin çabalarınıza bağlı. Bu, üretiminize bağlı. Rusya'daki herkesin, hiçbir ülkenin enerjiyi dünyaya şantaj yapmak için bir silah olarak kullanamayacağını anladığından emin olmak için enerji üretimini artırmanızı arzu ediyorum” ifadelerini kullandı.
ABD ve Avrupa Birliği (AB) cuma günü, Moskova'nın Ukrayna'ya açtığı savaş ile mücadelenin bir parçası olarak Avrupa'nın Rus fosil yakıtlarına olan bağımlılığını azaltmak amacıyla bir ‘görev gücü’ oluşturduklarını duyurdu. Bu adım, AB üye devletlerinin, Devlet Başkanı Vladimir Putin'i Ukrayna'yı işgal ettiği için cezalandırmak amacıyla Rusya'dan AB’ye enerji ihracatını yasaklama çağrılarını tartışması bağlamında geldi.

İhracatı yeniden yönlendirme
Avrupa, Rus gaz tedariğine alternatif bulma gibi büyük bir görevle karşı karşıya. Nitekim Moskova, Avrupa kıtasına her yıl yaklaşık 150 milyar metreküp gaz tedarik ediyor. Avrupa ve Washington'da, dünyanın en büyük sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) ihracatçılarından biri olan Doha'nın Asya pazarlarına yaptığı ihracatı Avrupa'ya yönlendireceği yönünde umutlar vardı. Katar, yönlendirilebilecek miktarlara ilişkin kısıtlamalara işaret ederek, ekstra LNG üretme gücünün çok az olduğunu, hatta neredeyse hiç olmadığını belirtti. Öte yandan Almanya Ekonomi Bakanlığı Sözcüsü’nün geçtiğimiz pazar günü yaptığı açıklamaya göre, Almanya, Rus gazına olan bağımlılığını azaltma çabasının bir parçası olarak Katar ile uzun vadeli bir enerji ortaklığı anlaşmasına vardı.


Dün Ukrayna'nın Lviv kentini hedef alan bombardımandan bir kare (AFP)

Avrupa'nın en büyük gaz tedarikçisi olan Rusya'nın yaklaşık bir ay önce Ukrayna'yı işgal etmesi, enerji arzında aksaklık yaşanmasına ilişkin korkuların artmasına yol açtı. Ayrıca AB ülkelerinin fosil yakıt ithalatına bağımlılığı ile ilgili yapılan incelemeler arttı.

Propaganda için milyarlar harcandı
Ukrayna Devlet Başkanı, Rus liderliğinin propagandaya milyarlarca dolar harcadığını söyledi. Cuma akşamı yayınladığı bir videoda, “Rusya'nın kurduğu devasa propaganda sistemini hepiniz çok iyi biliyorsunuz. Dünyada neredeyse hiç kimse yalanlar için bu kadar büyük meblağlar harcamadı” dedi. Moskova’nın bu çabaların bir sonucu garanti etmemesini önemsemediğini söyleyen Zelenskiy, “Para, yalanın önünü açtığında sonuç garanti değildir... Gerçeğe giden yol zordur ancak hakikat kendi yolunu açar” dedi. Rusya, daha işgalden haftalar önce Ukrayna'ya bir saldırı planladığı yönündeki iddiaları kati suretle reddediyordu. Ayrıca Moskova, savaşı Rus halkına ‘özel bir askeri operasyon’ olarak lanse ediyor ve buna işgal demiyor.

Küresel bir ‘bilgi savaşı’
Ukrayna Dışişleri Bakanlığı'ndan bir yetkili dün Doha Forumu sırasında, Ukrayna'daki çatışmanın, Rusya ile büyük ülkeler arasında medya araçları karşılıklı olarak yasaklanmışken, bilginin yayılımıyla ilgili bir ‘üçüncü dünya savaşını’ başlattığını söyledi. İki günlüğüne düzenlenen forumda Ukrayna Dışişleri Bakan Yardımcısı Emine Dzheppar şu ifadeleri kullandı:
“Bence bir üçüncü dünya savaşına giriyoruz. Ancak geleneksel bir çatışmaya değil, bir bilgi savaşına giriyoruz. Bu savaş radyasyon gibi, hissedemiyorsunuz ve dokunamıyorsunuz ancak sizi etkiliyor.”
Dzheppar, Rusya'nın söylediği savaşı başlatma nedenlerinin Ukraynalıları "direnme konusunda daha kararlı" yapan ana faktörlerden biri olduğunu söyleyerek sözlerini şöyle sürdürdü:
“Rus güçlerinin Kırım'ı sekiz yıl önce ele geçirmesinden bu yana artan Rus propaganda kampanyasının gücünden ötürü, Rusları ve diğer ülkeleri ikna etmek en büyük sorun. Kremlin, mesajını ulaştırmak için siyasi liderlerin yanı sıra, sosyal medyayı, ünlü sporcuları ve müzisyenleri kullandı. Rusya bu alanda çok yaratıcı.”

Gıda tedarikleri
Zelenskiy, özellikle Ukrayna dünyanın en büyük tahıl üreticileri arasında yer aldığı için hiçbir ülkenin Rus işgalinin yol açtığı gıda tedariği kesintisinin yaratacağı sarsıntılara karşı güvende olmadığını söyledi. Zelenskiy, “Dünya piyasaları, pandeminin gıda fiyatlarındaki sarsıntılarının yansımalarını henüz atlatamadı. Hiç kimse bu sarsıntılara karşı güvende değil. Gerçek bir gıda kıtlığı varsa, güvenlik de olamaz” dedi.



ABD ordusu, Irak’ın batısında meydana gelen uçak kazasında mürettebattan dört kişinin öldüğünü bildirdi

ABD Hava Kuvvetleri’ne ait bir KC-135 Stratotanker yakıt ikmal uçağı, 30 Ağustos 2023’te Japonya’nın güneyindeki Okinawa’nın batısında bulunan Kadena Hava Üssü’nden kalkış yapıyor. (AP)
ABD Hava Kuvvetleri’ne ait bir KC-135 Stratotanker yakıt ikmal uçağı, 30 Ağustos 2023’te Japonya’nın güneyindeki Okinawa’nın batısında bulunan Kadena Hava Üssü’nden kalkış yapıyor. (AP)
TT

ABD ordusu, Irak’ın batısında meydana gelen uçak kazasında mürettebattan dört kişinin öldüğünü bildirdi

ABD Hava Kuvvetleri’ne ait bir KC-135 Stratotanker yakıt ikmal uçağı, 30 Ağustos 2023’te Japonya’nın güneyindeki Okinawa’nın batısında bulunan Kadena Hava Üssü’nden kalkış yapıyor. (AP)
ABD Hava Kuvvetleri’ne ait bir KC-135 Stratotanker yakıt ikmal uçağı, 30 Ağustos 2023’te Japonya’nın güneyindeki Okinawa’nın batısında bulunan Kadena Hava Üssü’nden kalkış yapıyor. (AP)

ABD ordusu, Irak’ta düşen KC-135 Stratotanker yakıt ikmal uçağında görevli altı kişiden dördünün hayatını kaybettiğini açıkladı.

ABD ordusu dün, Irak’ın batısında bir KC-135 Stratotanker yakıt ikmal uçağının düştüğünü, kazaya karışan ikinci uçağın ise güvenli bir şekilde indiğini duyurmuştu.

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) dün yaptığı açıklamada, İran ile süren çatışmalar sırasında ‘dost hava sahasında’ bir askeri uçağın kaybolması üzerine kurtarma operasyonu yürütüldüğünü belirtmişti. Ordu, kazaya karışan iki uçağın bulunduğunu, bunlardan birinin Irak’ın batısına düştüğünü, diğerinin ise güvenli bir şekilde indiğini açıkladı. Kazanın düşman veya dost ateşi sonucu meydana gelmediği ifade edildi.

Bu ölümler, 28 Şubat’tan bu yana İran’a karşı yürütülen ABD operasyonlarında hayatını kaybeden yedi Amerikan askerine eklendi.

ABD, Ortadoğu’da İran’a yönelik operasyonlara destek amacıyla çok sayıda uçak konuşlandırmıştı. Olay, yalnızca askeri operasyonların değil, aynı zamanda havada yakıt ikmali operasyonlarının da risklerini gözler önüne serdi.

1950’ler ve 1960’ların başında Boeing tarafından üretilen KC-135 uçakları, ABD ordusunun yakıt ikmal filosunun belkemiğini oluşturuyor ve uçakların görevlerini iniş yapmadan sürdürebilmesini sağlıyor.

Irak’taki İran yanlısı silahlı grupları kapsayan İslami Direniş adlı örgüt bu sabah yaptığı açıklamada, ikinci bir KC-135 uçağını hedef aldıklarını ve uçağın hasar aldığını, ancak zorunlu iniş yaparak kaçmayı başardığını belirtti.

Şarku’l Avsat’ın Reuters’tan salı günü aktardığı bilgiye göre, ABD-İsrail saldırıları sırasında İran’a karşı yürütülen operasyonlarda 150 Amerikan askerinin yaralandığı bildirildi. Uçağın düşmesi haberi, ABD uçak gemisi USS Gerald R. Ford’da çıkan ve savaşla ilgili olmayan yangın sonucu iki denizcinin yaralanmasıyla aynı döneme denk geldi.

Kuveyt’in Şuaybe limanındaki bir Amerikan tesisine insansız hava aracı (İHA) çarpması sonucu yedi Amerikan askeri hayatını kaybetti. ABD Başkanı Donald Trump ve diğer üst düzey yetkililer, İran ile çatışmaların Amerikan ordusunda daha fazla kayba yol açabileceği uyarısında bulundu.


Cibuti-Etiyopya-Somali zirvesi tartışmalı konularda mutabakatı güçlendirdi

Cibuti Cumhurbaşkanı, Somali Cumhurbaşkanı ve Etiyopya Başbakanı’nı kabul etti. (SONNA)
Cibuti Cumhurbaşkanı, Somali Cumhurbaşkanı ve Etiyopya Başbakanı’nı kabul etti. (SONNA)
TT

Cibuti-Etiyopya-Somali zirvesi tartışmalı konularda mutabakatı güçlendirdi

Cibuti Cumhurbaşkanı, Somali Cumhurbaşkanı ve Etiyopya Başbakanı’nı kabul etti. (SONNA)
Cibuti Cumhurbaşkanı, Somali Cumhurbaşkanı ve Etiyopya Başbakanı’nı kabul etti. (SONNA)

Cibuti, Etiyopya ve Somali liderlerini bir araya getiren ve yaklaşık 40 gün içinde ikinci kez düzenlenen üçlü zirvede, bölgede gerilime neden olan başlıca dosyalar ele alındı. Zirve aynı zamanda, Etiyopya’nın Rönesans Barajı nedeniyle Mısır’ın su güvenliğine yönelik tehditler ve Addis Ababa yönetiminin Kızıldeniz’e çıkış arayışı bağlamında Kahire’nin tutumuna ilişkin soruları da gündeme getirdi.

Etiyopya Haber Ajansı (ENA) dün, Cibuti’de düzenlenen görüşmeden fotoğraflar yayımlayarak Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed’in bölgesel iş birliği konularını ele aldığı temaslar gerçekleştirdiğini bildirdi. Ajans görüşmelerin içeriğine dair ayrıntı paylaşmadı.

Somali Ulusal Haber Ajansı (SONNA) ise Somali Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud’un çarşamba günü düzenlenen üçlü zirveye katıldığını aktardı. Ajansa göre görüşmeler özellikle güvenlik ve terörle mücadele alanlarında ortak koordinasyonun güçlendirilmesine odaklandı.

Toplantıda ayrıca Somali’nin demokratik dönüşüm sürecine verilen desteğin artırılması, ortak yatırımların geliştirilmesi, bölge ülkeleri arasında hareketliliğin kolaylaştırılması ve bölgesel entegrasyonu güçlendirecek ekonomik altyapı projelerinin teşvik edilmesi konuları da ele alındı.

Bu, iki aydan kısa sürede düzenlenen ikinci zirve oldu. Üç lider daha önce 31 Ocak’ta Etiyopya’nın doğusunda bir araya gelmişti. O toplantıda SONNA, Afrika Boynuzu’ndaki güvenlik ve siyasi durumun değerlendirildiğini, mevcut zorluklara çözüm bulunması ve ekonomik iş birliğinin güçlendirilmesi yollarının ele alındığını bildirmişti.

Mısır’ın beklentisi

Konuya hâkim Mısırlı bir kaynak, Kahire’nin bölgedeki Etiyopya faaliyetlerini yakından izlediğini belirterek, Addis Ababa yönetiminin bölgedeki dalgalı durumdan ve dünyanın İran savaşıyla meşgul olmasından yararlanarak nüfuzunu yeniden düzenlemeye çalışmasından endişe duyulduğunu söyledi.

Kaynak, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, “Bizim için önemli olan Cibuti ve Somali’nin tepkilerinin, Addis Ababa’nın bölgesel hâkimiyet kurma girişimini reddetme yönünde varılan mutabakatla uyumlu olmasıdır” dedi. Aynı kaynak, bunun Mısır’ın bu ülkeler arasındaki ilişkilere müdahalesi anlamına gelmediğini vurgulayarak, “Hâkimiyet kurma ve nüfuz genişletme fikri Mısır tarafından kabul edilemez. Zirvenin sonuçlarını göreceğiz” ifadelerini kullandı.

Mısırlı uzmanlar ise söz konusu zirvenin bir ittifakla sonuçlanmasını beklemiyor. Uzmanlara göre toplantı, son iki yılda Etiyopya ile Somali arasında yaşanan anlaşmazlıkların gölgesinde, tarafların çıkarlarını öne çıkaran üçlü bir iş birliğini güçlendirme amacı taşıyor.

Afrika Boynuzu son dönemde bölgedeki yüksek gerilim nedeniyle dikkat çeken zirvelere sahne oldu. Bunların en öne çıkanlarından biri, Ekim 2024’te Somali, Mısır ve Eritre liderleri arasında düzenlenen zirveydi. Mogadişu ile Addis Ababa arasında tartışmalı bir limanın kontrolü konusunda yaşanan gerilim ortamında gerçekleştirilen toplantıda üç ülke, ‘bölgedeki zorluk ve tehditlerle mücadelede ittifak’ vurgusu yapmıştı.

fergthyju
Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed (ENA)

Mısır’ın eski Dışişleri Bakan Yardımcısı Salah Halime’ye göre “söz konusu zirve yeni bir ittifak olarak nitelendirilemez. Gerçek şu ki, bölge ülkeleri arasında üçlü bir iş birliği söz konusu. Toplantının odak noktası, başta terörle mücadele olmak üzere hayati öneme sahip konuların koordinasyonu ile yatırım alanlarındaki iş birliğinin geliştirilmesi ve iç durumların ele alınmasıdır.”

Halime, “Zirvede ele alınan konular, güvenlik ve istikrarın sağlanmasına, ortak kalkınma sürecinin ilerlemesine hizmet ediyor ve şu aşamada bir ittifak anlamına gelmiyor. Bu yaklaşım, Mısır’ın Afrika Boynuzu ve Kızıldeniz bölgesinde barışın yaygınlaştırılmasını ve komşu ülkelerle ilişkilerin güçlendirilmesini amaçlayan politikalarıyla çelişmiyor” dedi.

Mısır Dış İlişkiler Konseyi üyesi ve eski Dışişleri Bakan Yardımcısı Reha Ahmed Hasan da Halime ile aynı görüşü paylaşarak, zirvenin özellikle Somali ile Etiyopya arasındaki anlaşmazlıklar yerine ortak çıkarların güçlendirilmesine yönelik olarak düzenlendiğini vurguladı.

Etiyopya hamleleri

İlk zirveden yaklaşık 10 gün önce Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed, iki yıl kadar önce kendisine deniz erişimi sağlama teklifinde bulunulan Cibuti’yi ziyaret etti. Başbakan, ziyaretinde ticaret ve lojistik konularına odaklandı; bu durum, Etiyopya’nın Kızıldeniz’e erişim talebini sürdürmesi nedeniyle Mısır ve kıyıdaş ülkelerin direnişiyle bir yıldan fazla süredir devam eden tartışmaların merkezinde yer alıyor.

Etiyopya, 1993’te Eritre’nin yaklaşık otuz yıl süren savaşın ardından bağımsızlığını kazanmasıyla kara ile çevrili bir ülke haline geldi. Bu durum, Etiyopya’yı komşu ülkelerin limanlarına bağımlı kıldı. Ülke, uluslararası ticaretinin yüzde 95’inden fazlasının geçtiği Cibuti Limanı’na özellikle güveniyor ve lojistik hizmetler için yıllık yüksek ücretler ödüyor; bu hizmetler Cibuti için önemli gelir kaynağı oluşturuyor.

sdfgthy
Somali Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud çarşamba günü Cibuti’ye geldi. (SONNA)

Halime, son gelişmelerin Etiyopya’nın Kızıldeniz’e erişimi konusuyla bağlantılı düzenlemelerin bir parçası olmadığını belirterek, deniz erişimi meselesinin genellikle iki ülke arasında yapılan uluslararası anlaşmalar çerçevesinde ele alındığını, tek bir ülke içindeki bölgesel bir mesele olarak değerlendirilmediğini söyledi.

Somali’ye ilişkin olarak Halime, ülkenin güvenliğini, istikrarını ve siyasi dönüşümünü sağlamak amacıyla bir strateji izlediğini ve tüm taraflarla dengeli ilişkiler kurmaya çalıştığını vurguladı. Ayrıca, Kızıldeniz kıyısındaki ülkelerle olan ilişkilerin sağlam ve doğru bir çerçevede yürütüldüğünü ifade etti.

Bu görüşe, Somali’nin Etiyopya ile böyle toplantılara katılmasının Mısır ile ilişkilerini kaybetmesi anlamına gelmeyeceğini belirten Hasan da katıldı. Hasan’a göre, “Mogadişu, Addis Ababa ile bir ittifak kurarak Mısır ile iş birliğini telafi edemez.”


İsrail ordusu, Tahran’daki Besic kontrol noktalarını vurduğunu duyurdu

Tahran’da hava saldırısının gerçekleştiği yerde toplanan insanlar, 12 Mart 2026 (Reuters)
Tahran’da hava saldırısının gerçekleştiği yerde toplanan insanlar, 12 Mart 2026 (Reuters)
TT

İsrail ordusu, Tahran’daki Besic kontrol noktalarını vurduğunu duyurdu

Tahran’da hava saldırısının gerçekleştiği yerde toplanan insanlar, 12 Mart 2026 (Reuters)
Tahran’da hava saldırısının gerçekleştiği yerde toplanan insanlar, 12 Mart 2026 (Reuters)

İsrail ordusu dün yaptığı açıklamada, Tahran’da Besic güçlerine ait kontrol noktalarını hedef aldığını duyurdu. Açıklamada saldırıların, İran’daki rejimi zayıflatma çabalarının bir parçası olduğu belirtildi.

Besic, İran Devrim Muhafızları Ordusu’nun (DMO) kontrolü altında bulunan yarı askerî bir güç olarak biliniyor. Gerektiğinde devreye sokulan bu yapı, genellikle ülke içindeki protestoların bastırılmasında kullanılıyor.

İsrail ordusu yazılı açıklamasında, son dönemde Tahran’da Besic güçlerine ait yeni kontrol noktalarının tespit edildiğini bildirdi.

Ordudan yapılan açıklamada, “Bu noktaların tespit edilmesinin ardından İsrail Hava Kuvvetleri, ordunun istihbarat bilgilerine dayanarak son 24 saat içinde Besic kontrol noktalarını ve unsurlarını hedef aldı” denildi.

Açıklamada ayrıca, söz konusu güçlerin, özellikle son aylarda rejimin iç protestoları bastırma çabalarında başlıca rol oynadığı; göstericilere karşı aşırı şiddet, toplu gözaltılar ve güç kullanıldığı öne sürüldü.

İsrail ve ABD 28 Şubat’ta İran’a yönelik bir bombardıman dalgası başlattı; saldırıların ilk gününde İran Dini Lideri Ali Hamaney hayatını kaybetti. ABD ve İsrail, İran halkına ayaklanma ve yöneticilerini devirmeleri çağrısında bulundu.

İran’da aylar önce yetkililere karşı eşi görülmemiş protestolar düzenlenmiş, gösteriler geçtiğimiz ocak ayında zirveye ulaşmıştı. Yetkililer protestoculara karşı güvenlik operasyonu başlatmış ve gösterileri ‘isyan eylemleri’ olarak nitelendirmişti. İnsan hakları örgütleri ise söz konusu operasyonlarda binlerce kişinin hayatını kaybettiğini, on binlerce kişinin de gözaltına alındığını bildirdi. Buna karşın, ülkenin maruz kaldığı saldırılar sırasında örgütlü bir muhalefetin ortaya çıktığına dair herhangi bir işaret görülmediği ve İran yönetiminin iktidarı bırakmaya hazır olduğuna dair bir belirti bulunmadığı ifade edildi.

Tahran’da yaşayan bazı kişiler AFP’ye yaptıkları açıklamada, DMO’nun ABD-İsrail saldırıları karşısında kontrolü sağlamak amacıyla başkentin farklı noktalarında kontrol noktaları kurduğunu söyledi. Tahran’da yaşayan ve güvenlik gerekçesiyle adının açıklanmasını istemeyen 30’lu yaşlardaki bir kadın, “En küçük polis merkezleri bile kapalı, bu yüzden görevlilerin gidebileceği bir yer yok… Var olduklarını ve durumun kontrol altında olduğunu gösterebilecekleri tek yol kontrol noktaları kurmak” ifadelerini kullandı.