Zelenskiy, Moskova'nın nükleer silah imasının sonuçlarına dair uyarıda bulundu

Doha Forumu’nda, Rusya'nın ‘şantaj yapmasını’ engellemek için enerji üreticilerini üretimlerini artırmaya çağırdı

Dün video ile Doha Forumu’na hitap eden Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy (AFP)
Dün video ile Doha Forumu’na hitap eden Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy (AFP)
TT

Zelenskiy, Moskova'nın nükleer silah imasının sonuçlarına dair uyarıda bulundu

Dün video ile Doha Forumu’na hitap eden Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy (AFP)
Dün video ile Doha Forumu’na hitap eden Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy (AFP)

Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy, Birleşmiş Milletler'e (BM) ülkesine yardım etmesi ve aynı zamanda Katar ile petrol ve gaz üreten ülkelere de enerji üretimlerini artırmaları çağrısında bulundu. Dün ‘Doha Forumu’ konferansının ilk gününde yayınlanan konuşmada Ukrayna Devlet Başkanı, Rusya'nın nükleer silah kullanma imasında bulunmasının bu tür silahlara sahip olmaya teşvik ettiğini söyledi. Körfez ve uluslararası siyasi yetkililerin önünde büyük bir ekranda yayınlanan konuşmasında “Onlar (Ruslar), nükleer silahlarla sadece belirli bir ülkeyi değil, gezegenin tamamını yok edebilecekleriyle övünüyorlar. Bizi nükleer silahları kullanmakla korkutuyorlar” ifadelerini kullandı.
Zelenskiy konuşmasının devamında, “Ukrayna, 90’lı yıllarda dünya çapındaki üçüncü en büyük nükleer deposundan vazgeçti. Bunun karşılığında ülkemiz, Rusya'yı da içeren garantiler aldı. Özetle, herkesin bütün insanlar için ciddi bir tehlike arz eden işgalden kendisini korumak için nükleer silahlara ihtiyacı var” dedi.

Şehirlerin yıkımı
Perşembe günü Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü (NATO) Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, örgütün Ukrayna'ya kimyasal, biyolojik ve nükleer tehditlere karşı koruyucu teçhizat tedarik edeceğini ve doğu kanadında konuşlandırılan askerleri bu tehditlerden koruyacağını duyurdu. NATO Olağanüstü Liderler Zirvesi’nin kapanışında, müttefiklerin bu silahların Rus işgalinden sonra Ukrayna'da kullanılma ihtimali konusunda “endişeli” olduğunu belirten Stoltenberg, “Müttefikler Ukrayna'ya kimyasal, biyolojik, radyolojik ve nükleer tehditlerden korunmasına yardımcı olacak teçhizatlar sağlama konusunda anlaştılar” dedi.


Başkent Kiev'e açılan yolda Ukraynalı bir asker (EPA)

Rusya’nın Ukrayna’yı işgal etmesinin üzerinden bir ay geçmişken Zelenskiy, Doha Forumu’nda yaptığı konuşmasında; “Ukrayna hala direniyor. Şehirlerimizdeki yıkıma bakın. Bu, Suriye'de Halep'te gördüğümüz bir şey” ifadelerini kullanarak Rusya'nın Suriye rejiminin Halep’i geri alması için verdiği desteğe işaret etti. Rus saldırılarının camiler de dahil olmak üzere yaklaşık 59 ibadethaneye ve 200 okula zarar verdiğini kaydetti.

Gaz ve petrol ‘şantajı’
Ukrayna Devlet Başkanı dün enerji üreten ülkelere, Rusya'nın petrol ve gaz zenginliğini diğer ülkelere ‘şantaj yapmak’ için kullanmaması için üretimlerini artırmaları çağrısında bulundu. Enerji üreten ülkeleri, Avrupa ve diğer pazarlarda Rus enerji kaynaklarına alternatif olması için başta gaz olmak üzere enerji kaynaklarının üretimini artırmaya çağırdı. Zelenskiy, “Avrupa'nın geleceği sizin çabalarınıza bağlı. Bu, üretiminize bağlı. Rusya'daki herkesin, hiçbir ülkenin enerjiyi dünyaya şantaj yapmak için bir silah olarak kullanamayacağını anladığından emin olmak için enerji üretimini artırmanızı arzu ediyorum” ifadelerini kullandı.
ABD ve Avrupa Birliği (AB) cuma günü, Moskova'nın Ukrayna'ya açtığı savaş ile mücadelenin bir parçası olarak Avrupa'nın Rus fosil yakıtlarına olan bağımlılığını azaltmak amacıyla bir ‘görev gücü’ oluşturduklarını duyurdu. Bu adım, AB üye devletlerinin, Devlet Başkanı Vladimir Putin'i Ukrayna'yı işgal ettiği için cezalandırmak amacıyla Rusya'dan AB’ye enerji ihracatını yasaklama çağrılarını tartışması bağlamında geldi.

İhracatı yeniden yönlendirme
Avrupa, Rus gaz tedariğine alternatif bulma gibi büyük bir görevle karşı karşıya. Nitekim Moskova, Avrupa kıtasına her yıl yaklaşık 150 milyar metreküp gaz tedarik ediyor. Avrupa ve Washington'da, dünyanın en büyük sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) ihracatçılarından biri olan Doha'nın Asya pazarlarına yaptığı ihracatı Avrupa'ya yönlendireceği yönünde umutlar vardı. Katar, yönlendirilebilecek miktarlara ilişkin kısıtlamalara işaret ederek, ekstra LNG üretme gücünün çok az olduğunu, hatta neredeyse hiç olmadığını belirtti. Öte yandan Almanya Ekonomi Bakanlığı Sözcüsü’nün geçtiğimiz pazar günü yaptığı açıklamaya göre, Almanya, Rus gazına olan bağımlılığını azaltma çabasının bir parçası olarak Katar ile uzun vadeli bir enerji ortaklığı anlaşmasına vardı.


Dün Ukrayna'nın Lviv kentini hedef alan bombardımandan bir kare (AFP)

Avrupa'nın en büyük gaz tedarikçisi olan Rusya'nın yaklaşık bir ay önce Ukrayna'yı işgal etmesi, enerji arzında aksaklık yaşanmasına ilişkin korkuların artmasına yol açtı. Ayrıca AB ülkelerinin fosil yakıt ithalatına bağımlılığı ile ilgili yapılan incelemeler arttı.

Propaganda için milyarlar harcandı
Ukrayna Devlet Başkanı, Rus liderliğinin propagandaya milyarlarca dolar harcadığını söyledi. Cuma akşamı yayınladığı bir videoda, “Rusya'nın kurduğu devasa propaganda sistemini hepiniz çok iyi biliyorsunuz. Dünyada neredeyse hiç kimse yalanlar için bu kadar büyük meblağlar harcamadı” dedi. Moskova’nın bu çabaların bir sonucu garanti etmemesini önemsemediğini söyleyen Zelenskiy, “Para, yalanın önünü açtığında sonuç garanti değildir... Gerçeğe giden yol zordur ancak hakikat kendi yolunu açar” dedi. Rusya, daha işgalden haftalar önce Ukrayna'ya bir saldırı planladığı yönündeki iddiaları kati suretle reddediyordu. Ayrıca Moskova, savaşı Rus halkına ‘özel bir askeri operasyon’ olarak lanse ediyor ve buna işgal demiyor.

Küresel bir ‘bilgi savaşı’
Ukrayna Dışişleri Bakanlığı'ndan bir yetkili dün Doha Forumu sırasında, Ukrayna'daki çatışmanın, Rusya ile büyük ülkeler arasında medya araçları karşılıklı olarak yasaklanmışken, bilginin yayılımıyla ilgili bir ‘üçüncü dünya savaşını’ başlattığını söyledi. İki günlüğüne düzenlenen forumda Ukrayna Dışişleri Bakan Yardımcısı Emine Dzheppar şu ifadeleri kullandı:
“Bence bir üçüncü dünya savaşına giriyoruz. Ancak geleneksel bir çatışmaya değil, bir bilgi savaşına giriyoruz. Bu savaş radyasyon gibi, hissedemiyorsunuz ve dokunamıyorsunuz ancak sizi etkiliyor.”
Dzheppar, Rusya'nın söylediği savaşı başlatma nedenlerinin Ukraynalıları "direnme konusunda daha kararlı" yapan ana faktörlerden biri olduğunu söyleyerek sözlerini şöyle sürdürdü:
“Rus güçlerinin Kırım'ı sekiz yıl önce ele geçirmesinden bu yana artan Rus propaganda kampanyasının gücünden ötürü, Rusları ve diğer ülkeleri ikna etmek en büyük sorun. Kremlin, mesajını ulaştırmak için siyasi liderlerin yanı sıra, sosyal medyayı, ünlü sporcuları ve müzisyenleri kullandı. Rusya bu alanda çok yaratıcı.”

Gıda tedarikleri
Zelenskiy, özellikle Ukrayna dünyanın en büyük tahıl üreticileri arasında yer aldığı için hiçbir ülkenin Rus işgalinin yol açtığı gıda tedariği kesintisinin yaratacağı sarsıntılara karşı güvende olmadığını söyledi. Zelenskiy, “Dünya piyasaları, pandeminin gıda fiyatlarındaki sarsıntılarının yansımalarını henüz atlatamadı. Hiç kimse bu sarsıntılara karşı güvende değil. Gerçek bir gıda kıtlığı varsa, güvenlik de olamaz” dedi.



Elijah Wood'dan Frodo mesajı: Ben varken başkası oynayamaz

Yüzüklerin Efendisi'nin Frodo'su Elijah Wood, Sil Baştan (Eternal Sunshine of the Spotless Mind) ve The Monkey'deki rolleriyle de tanınıyor (New Line Cinema/Warner Bros.)
Yüzüklerin Efendisi'nin Frodo'su Elijah Wood, Sil Baştan (Eternal Sunshine of the Spotless Mind) ve The Monkey'deki rolleriyle de tanınıyor (New Line Cinema/Warner Bros.)
TT

Elijah Wood'dan Frodo mesajı: Ben varken başkası oynayamaz

Yüzüklerin Efendisi'nin Frodo'su Elijah Wood, Sil Baştan (Eternal Sunshine of the Spotless Mind) ve The Monkey'deki rolleriyle de tanınıyor (New Line Cinema/Warner Bros.)
Yüzüklerin Efendisi'nin Frodo'su Elijah Wood, Sil Baştan (Eternal Sunshine of the Spotless Mind) ve The Monkey'deki rolleriyle de tanınıyor (New Line Cinema/Warner Bros.)

Yüzük Kardeşliği (The Lord of the Rings: The Fellowship of the Ring) oyuncu kadrosu 23 yıl sonra gerçekten yeniden bir araya gelirse, Frodo Baggins biraz farklı görünebilir ama içiniz rahat olsun: Karakteri yine Elijah Wood canlandıracak.

Yüzüklerin Efendisi (The Lord of the Rings) yıldızı Wood, Andy Serkis'in yöneteceği The Lord of the Rings: The Hunt for Gollum'la Orta Dünya'ya dönmek konusunda şimdilik ser verip sır vermiyor. Ancak reddetmediği tek bir şey var: Yakın zamanda kimsenin onun yerini doldurmasını istemiyor.

Sunday Times'a konuşan 45 yaşındaki Wood, yeni filmde rolünü yeniden canlandırıp canlandırmayacağı sorulduğunda şunları söyledi:

Henüz resmi bir duyuru yapılmadı ancak geçen ağustostaki etkinlikte, Ian McKellen baklayı ağzından çıkardı. Dolayısıyla ihtimal son derece yüksek. Resmi açıklama gelene kadar bir şey söyleyemem ama yeni bir film düşüncesi bile beni heyecanlandırıyor. Orta Dünya gibi bir dünya için yeni filmler sözkonusu olduğunda insan biraz tedirgin oluyor, herkes bu evrenin bütünlüğünün korunmasını umuyor. Ancak bu hikaye eğlenceli ve sürükleyici. Gerçekten de ekibin yeniden bir araya geldiği hissini veriyor.

"Ben hayatta olduğum sürece başkası oynayamaz"

Elijah Wood, kahraman hobbit Frodo Baggins rolünde Shire'a dönüp dönmeyeceğini resmen teyit etmese de McKellen'ın "Ben hayatta olduğum sürece kimsenin Gandalf'ı oynamasını istemem" sözlerine destek verdi. 

Wood, "Bunu tamamen anlıyorum. Ben de hayatta olduğum ve gücüm yettiği sürece Frodo'yu başka birinin oynamasını kesinlikle istemem" dedi.

Vizyon tarihi ertelendi

Gişe canavarı üçlemenin yönetmeni Peter Jackson, iki yıl önce Andy Serkis'in hem yönetip hem de Gollum karakteriyle başrolde yer alacağı yeni bir canlı çekim filmin yapımcılığını üstleneceğini duyurmuştu. Başlangıçta 2026'da vizyona girmesi planlanan film, son takvime göre Aralık 2027'de gösterime çıkacak.

Serinin eski yıldızları sessizliklerini korumaya çalışsa da Ağustos 2025'te Londra'daki bir hayran etkinliğinde McKellen, beklenen müjdeyi vermişti: 

Size oyuncu kadrosuyla ilgili iki sır vereceğim; filmde Frodo ve Gandalf adında karakterler var.

Diğer yıldızlar ne diyor?

Orlando Bloom, geçen yıl sarı peruğunu takıp Legolas rolü için yeniden kamera karşısına geçmesi istenirse buna seve seve "evet" diyeceğini söylemişti. Bloom, "Legolas'ı başkasının oynadığını görmekten nefret ederim. Ne yapacaklar? Yerime başka birini mi koyacaklar?" diyerek rolüne olan bağlılığını vurgulamıştı.

Aragorn karakterine hayat veren Viggo Mortensen ise 2024'te GQ'ya yaptığı açıklamada, Gondor Kralı rolünü yeniden canlandırması için "doğru şartların" oluşması gerektiğini söylemişti. 

Mortensen, "Hikayenin tam olarak ne olduğunu bilmiyorum. Bu karakteri oynamayı seviyorum ama sadece şu anki yaşıma ve karakterin ihtiyaçlarına uygunsa bunu yaparım. Aksi takdirde bu saçma olurdu" diyerek kapıyı açık bırakmıştı.

Independent Türkçe, Entertainment Weekly, Sunday Times, GQ


ABD, İran’ın ardından Afganistan’ı da kara listeye aldı

Taliban yönetimiyle ABD arasında yapılan anlaşma kapsamında Afganistan'daki bazı tutuklular serbest bırakılmıştı (AFP)
Taliban yönetimiyle ABD arasında yapılan anlaşma kapsamında Afganistan'daki bazı tutuklular serbest bırakılmıştı (AFP)
TT

ABD, İran’ın ardından Afganistan’ı da kara listeye aldı

Taliban yönetimiyle ABD arasında yapılan anlaşma kapsamında Afganistan'daki bazı tutuklular serbest bırakılmıştı (AFP)
Taliban yönetimiyle ABD arasında yapılan anlaşma kapsamında Afganistan'daki bazı tutuklular serbest bırakılmıştı (AFP)

ABD, İran'ın ardından Afganistan'ı da "haksız yere tutukluluğu destekleyen devlet" ilan etti.

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, pazartesi günkü açıklamasında "Taliban, fidye veya siyasi tavizler elde etmek için kişileri kaçırarak terörist taktikler kullanmaya devam ediyor" dedi.

Rubio, Taliban yönetiminin "Dennis Coyle, Mahmoud Habibi ve Afganistan'da haksız yere tutuklanan tüm Amerikalıları derhal serbest bırakması" çağrısında da bulundu.

ABD'li akademisyen Coyle, geçen yıl Taliban'a bağlı güvenlik güçlerince gözaltına alınmıştı. Kabil yönetimi, 64 yaşındaki Coyle'un neden yakalandığına dair açıklama yapmamış ancak ABD vatandaşı hakkında hukuki işlem başlatılacağını duyurmuştu.

Amerikalı iş insanı Mahmoud Habibi de 2022'de Taliban'a bağlı istihbarat yetkililerince yakalanmıştı. Washington yönetimi, Habibi'yle ilgili bilgi paylaşacak kişilere 5 milyon dolar para ödülü verileceğini bildirmişti.

CNN'in analizinde Washington'ın, bu adımla Taliban'ın Amerikalıları kaçırmasını engellemeyi amaçladığı yazılıyor. Ayrıca ABD'nin, Afganistan'a seyahat kısıtlamaları getirme ihtimalinin de arttığı ifade ediliyor.

ABD, halihazırda Kuzey Kore için böyle bir seyahat kısıtlaması uyguluyor. Washington yönetimi, vatandaşlarının onay almadan ABD pasaportlarıyla Kuzey Kore'ye seyahat etmesine izin vermiyor.

Diğer yandan Beyaz Saray'ın, 28 Şubat'ta İsrail'le ortak askeri harekatı başlatmadan bir gün önce de İran için aynı kategorilendirmeyi yaptığına dikkat çekiliyor.

Afganistan Dışişleri Bakanlığı'ndan 1 Mart'ta yapılan açıklamada, ABD-İsrail harekatının İran'ın "ulusal egemenliğini ve toprak bütünlüğünü ihlal ettiği" belirtilmiş, masum sivillerin öldürüldüğü vurgulanmıştı.

ABD'nin 2021'de Afganistan'dan çekilmesiyle ülkenin yönetimi tekrar Taliban'a geçmişti.

Independent Türkçe, CNN, The Hill


Mücteba Hamaney’in gayrimenkul imparatorluğu: Yaptırımları nasıl atlattı?

56 yaşındaki Mücteba Hamaney, Devrim Muhafızları'na bağlı paramiliter Besic'in başına 2009'da geçmişti (Reuters)
56 yaşındaki Mücteba Hamaney, Devrim Muhafızları'na bağlı paramiliter Besic'in başına 2009'da geçmişti (Reuters)
TT

Mücteba Hamaney’in gayrimenkul imparatorluğu: Yaptırımları nasıl atlattı?

56 yaşındaki Mücteba Hamaney, Devrim Muhafızları'na bağlı paramiliter Besic'in başına 2009'da geçmişti (Reuters)
56 yaşındaki Mücteba Hamaney, Devrim Muhafızları'na bağlı paramiliter Besic'in başına 2009'da geçmişti (Reuters)

İran'ın yeni dini lideri Mücteba Hamaney'in Toronto'dan Frankfurt'a, Dubai'den Londra'ya dünyanın farklı yerlerinde emlak yatırımları yaptığı öne sürülüyor.

Bloomberg'ün araştırmasına göre Hamaney, yaptırımları üçüncü kişiler aracılığıyla aşarak yurtdışında 400 milyon euro değerinde "mülk imparatorluğu" kurmuş. Gayrimenkul ağındaki hiçbir varlığın kendi adına kaydedilmediği aktarılıyor.

Yeni Ayetullah'ın portföyünde Londra'daki lüks gayrimenkullerden, Dubai'de bir villa ve Frankfurt'la Mallorca'da lüks oteller yer alıyor.

Mülklerin satın alınmasında kullanılan fonların büyük ölçüde İran'ın petrol gelirlerinden elde edildiği, Birleşik Krallık (BK), İsviçre, Lihtenştayn ve Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki (BAE) finans kurumları aracılığıyla paravan şirketler üzerinden aktarıldığı belirtiliyor.

Almanya'nın finans merkezi Frankfurt'taki 5 yıldızlı Hilton Frankfurt Gravenbruch oteli, kayıtlara göre 2011'den beri İranlı iş insanı Ali Ansari'nin bir ortağıyla bağlantılı kuruluşlar tarafından işletiliyor. Otel, 2024'te Hilton'ın yönetimine geçmiş.

Hamaney'le yakın bağlara sahip bankacı Ansari, İran Devrim Muhafızları'nı fonladığı gerekçesiyle BK tarafından geçen yıl yaptırım listesine alınmıştı.

Ansari ise avukatı aracılığıyla yaptığı açıklamada, Devrim Muhafızları veya Mücteba Hamaney'le herhangi bir bağlantısı olmadığını savundu.  

Telegraph'ın aktardığına göre Hamaney, Londra'daki İsrail Büyükelçiliği'ne yakın iki lüks apartmanın da sahibi.

Ansari'nin ilk apartmanı Mart 2014'te 16,75 milyon sterline (yaklaşık 1 milyar TL), ikincisini de Kasım 2016'da 19 milyon sterline (yaklaşık 1,1 milyar TL) satın aldığı belirtiliyor.

Kensington Sarayı'na yakın mülklerin bugünkü toplam değerinin 50 milyon sterline (yaklaşık 3 milyar TL) yakın olduğu aktarılıyor.

ABD merkezli düşünce kuruluşu Washington Yakın Doğu Politikası Enstitüsü'nden Farzin Nadimi, Bloomberg'e şunları söylüyor:

Mücteba, İran ve yurtdışındaki çeşitli kuruluşlarda önemli hisselere veya fiili kontrole sahiptir. Onun finans ağı incelendiğinde, hesapların ana sahibinin Ali Ansari olduğu görülüyor. Bu da Ansari'yi bugün ülkedeki en etkili oligarklardan biri yapıyor.

57 yaşındaki Ansari, Tahran'daki dünyanın en büyük alışveriş merkezi Iran Mall'un inşaatına finansman sağlayan Ayandeh Bankası'nı 2013'te kurmuştu. Banka geçen yıl ekimde iflas etmiş, malvarlığı İran Merkez Bankası'nın kararıyla devlete ait Melli Bank'a devredilmişti.

Bloomberg'ün analizinde, Hamaney'in paravan şirketler ve üçüncü kişiler üzerinden gayrimenkul satın almasının, "İranlı elitlerin sermayesinin yurtdışında nasıl aktarıldığını ortaya koyduğu" yazılıyor.

ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta düzenlediği ortak askeri operasyonda İran'ın dini lideri Ali Hamaney ve Devrim Muhafızları'ndan üst düzey yetkililer öldürülmüştü.

Yeni lideri seçmekle görevli 88 din adamından oluşan Uzmanlar Meclisi'nin 8 Mart'taki açıklamasında, "ezici oy çoğunluğuyla" göreve Mücteba'nın seçildiği bildirilmişti.

ABD Başkanı Donald Trump ise Ali Hamaney'in oğlu Mücteba'nın yönetime gelmesinden memnun olmadığını belirterek, "Ona söyleyecek hiçbir şeyim yok" demişti.

Independent Türkçe, Bloomberg, Euronews, Telegraph