Yemen hükümeti: Riyad görüşmeleri barış için bir umut ışığıdır

Yemen Başbakanı Dr. Muin Abdulmelik  (DPA)
Yemen Başbakanı Dr. Muin Abdulmelik (DPA)
TT

Yemen hükümeti: Riyad görüşmeleri barış için bir umut ışığıdır

Yemen Başbakanı Dr. Muin Abdulmelik  (DPA)
Yemen Başbakanı Dr. Muin Abdulmelik (DPA)

Yemen Başbakanı Muin Abdulmelik, Körfez İşbirliği Konseyi'nin (KİK) ev sahipliğinde Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'da yapılan görüşmeleri ülkede barışı sağlamak ve Yemen halkı için bir 'umut ışığı' olarak değerlendirdi.
Yemen resmi ajansı SABA'nın haberine göre, Başbakan Abdulmelik, ABD'nin Yemen Özel Temsilcisi Tim Lenderking ve ABD'nin Sana Büyükelçiliği Maslahatgüzarı Cathy Westley'i Riyad'da kabul etti.
Başbakan Abdulmelik, kabul sırasında yaptığı açıklamada, KİK çatısı altında yapılan görüşmelerde ulusal ekonominin desteklenmesine, barış ve diğer eksenlere ilişkin beklentilerin tartışılmasına odaklanılmasının, Yemen halkına umut ışığı olmasının yanı sıra hükümetin istikrarı sağlama ve yükümlülüklerini yerine getirme çabalarına büyük destek verdiğini söyledi.
Abdulmelik, görüşmelerin başarılı olacağına, Yemen halkına hizmet edecek vizyon ve fikirlerin ortaya çıkacağına ve KİK ülkelerinin acil bir ekonomik destek paketi sunacağına yönelik güvenini dile getirdi.
ABD'nin Yemen Özel Temsilcisi Lenderking de ülkesinin Yemen'de barışçıl ve kapsamlı bir siyasi çözümü desteklediğini ifade etti.
Lenderking, Yemen hükümetine destek veren Arap Koalisyonu ve Husiler tarafından ilan edilen ateşkesin olumlu bir adım olduğuna ve bunun kapsamlı bir ateşkesin başlangıcı olması gerektiğine dikkati çekti.
Yemen hükümetine destek veren Arap koalisyonu, bu sabahtan itibaren Yemen'in içlerine askeri operasyonlarını durduracağını ilan etmişti. İran destekli Husiler de 26 Mart'ta yaptıkları açıklamada, Suudi Arabistan ve Yemen'deki saldırılarına 3 gün ara verdiğini duyurmuştu.
KİK ev sahipliğinde Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'da yapılan Yemen görüşmeleri, Husilerin yokluğunda Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'da dün başlamıştı.

KİK'in girişimi
KİK Genel Sekreterİ Hacraf, 17 Mart'ta yaptığı açıklamada, Yemenli taraflar arasında ateşkes sağlanması amacıyla 29 Mart-7 Nisan tarihlerinde Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'da müzakereler yapılacağını duyurmuştu.
Hacraf, KİK'in ev sahipliğinde gerçekleştirilecek bu müzakerelere Yemen'deki tüm tarafların katılması çağrısında bulunmuştu.
İİT de bu girişimi memnuniyetle karşılamış ve Yemen'de akan kanın durması için taraflara müzakerelere katılım çağrısı yapmıştı.
KİK, Basra Körfezi'ne kıyısı olan 6 Arap ülkesi Kuveyt, Katar, Bahreyn, Suudi Arabistan, Umman ve Birleşik Arap Emirlikleri'nden oluşuyor.

Yemen'deki iç savaş
İran destekli Husiler, Yemen'de Eylül 2014'ten bu yana başkent Sana ve bazı bölgelerin denetimini elinde bulunduruyor.
Yemen hükümeti ise Mart 2015'ten bu yana Suudi Arabistan öncülüğündeki Koalisyon güçleri tarafından destekleniyor.
BM raporlarına göre, çatışmaların patlak vermesinden 2021 yılı sonuna kadar Yemen'deki savaş nedeniyle doğrudan veya dolaylı yollarla 377 bin kişi hayatını kaybetti.



Irak'ta düzenlenen hava saldırılarında 10 Haşdi Şabi üyesi öldürüldü

Irak Haşdi Şabi Güçleri'ne bağlı savaşçılar, askeri eğitim sırasında " Haşdi Şabi" bayrağını dalgalandırıyor (Haşdi Şabi Güçleri)
Irak Haşdi Şabi Güçleri'ne bağlı savaşçılar, askeri eğitim sırasında " Haşdi Şabi" bayrağını dalgalandırıyor (Haşdi Şabi Güçleri)
TT

Irak'ta düzenlenen hava saldırılarında 10 Haşdi Şabi üyesi öldürüldü

Irak Haşdi Şabi Güçleri'ne bağlı savaşçılar, askeri eğitim sırasında " Haşdi Şabi" bayrağını dalgalandırıyor (Haşdi Şabi Güçleri)
Irak Haşdi Şabi Güçleri'ne bağlı savaşçılar, askeri eğitim sırasında " Haşdi Şabi" bayrağını dalgalandırıyor (Haşdi Şabi Güçleri)

Güvenlik ve sağlık kaynakları, bugün Irak'ın batısındaki Anbar vilayetinde “Haşdi Şabi” güçlerinin karargahını hedef alan hava saldırıları sonucu, 30 kişinin de yaralandığını bildirdi.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığı habere göre « Haşdi Şabi güçleri, yaptıkları açıklamada, Anbar Operasyonları Komutanı Saad Baici ile bazı yardımcılarını öldürüldüğünü doğruladı ve saldırıyı gerçekleştirmekle ABD’yi suçlayarak, «vatan görevlerini yerine getirirken komuta merkezinin» bir ABD hava saldırısı hedef alındığını belirtti.

Açıklamada, bu saldırıların “Irak'ın egemenliğinin açık bir ihlali ve Iraklıların kanına ciddi bir saygısızlık” olduğu belirtildi ve “uluslararası hukuka ve insani normlara hiç önem vermeyen saldırgan yaklaşımın doğasını bir kez daha ortaya koyduğu” ifade edildi.

Kaynaklar, “siyasi güçlerin, ABD’nin tekrarlanan bu ihlallerine karşı durma ve ülkenin egemenliğini koruyacak ve bu ciddi ihlallere son verecek açık ve kararlı tutumlar sergileme konusunda tam sorumluluk taşıdıklarını” belirtti.

Kaynaklar, saldırıların bir dizi üst düzey komutanın katıldığı güvenlik toplantısı sırasında “Haşdi Şabi” karargahını hedef aldığını ifade etti.

«Haşdi Şabi» güçleri, çoğu Şii olan yarı askeri grupları bünyesinde barındırmaktadır ve bu gruplar resmi olarak Irak güvenlik güçlerine dahil edilmiştir; bu gruplar arasında İran'a bağlı birçok örgüt de bulunmaktadır.

Şubat ayında ABD-İsrail'in İran'a karşı başlattığı savaşın ardından Tahran destekli silahlı gruplar Irak'taki ABD üslerine saldırılar düzenliyor ve bu durum bölgede daha geniş çaplı bir tırmanma korkusunu artırıyor.


Berri: Bize karşı yürütülen savaşı durduracak bir anlaşmaya varılmasını umuyoruz

İsrail füze saldırısının hedefi olan, güneydeki Litani Nehri'ni Sur şehrine bağlayan Kasımiye Köprüsü (EPA)
İsrail füze saldırısının hedefi olan, güneydeki Litani Nehri'ni Sur şehrine bağlayan Kasımiye Köprüsü (EPA)
TT

Berri: Bize karşı yürütülen savaşı durduracak bir anlaşmaya varılmasını umuyoruz

İsrail füze saldırısının hedefi olan, güneydeki Litani Nehri'ni Sur şehrine bağlayan Kasımiye Köprüsü (EPA)
İsrail füze saldırısının hedefi olan, güneydeki Litani Nehri'ni Sur şehrine bağlayan Kasımiye Köprüsü (EPA)

Şarku’l Avsat’a bilgi veren, konuyu yakından takip eden Lübnanlı kaynaklar, İran'ın Beyrut'taki bazı liderlere, ABD ve İsrail ile süren savaşı sona erdirecek herhangi bir anlaşmada Lübnan'ın da yer alacağına dair “açık bir taahhüt” verdiğini belirtti. Kaynaklar, Lübnanlı yetkililerin “diplomatik olmayan” kanallar aracılığıyla, Tahran'ın Lübnan'daki bazı müttefiklerine, savaşı sona erdirecek herhangi bir anlaşmanın “kesinlikle Lübnan'ı da kapsayacağını” bildirdiğini söyledi.

Lübnan, İran ile savaşın sona ermesinin ardından İsrail’in askeri gücünü ülkeye kaydırmasından endişe duyuyor; zira İsrail ordusunun gerçekleştirdiği saha tatbikatları, Lübnan topraklarında daha geniş çaplı operasyonlar ve olası bir kara işgali için bir başlangıç noktası olabilecek “köprü başları” kurduğunu düşündürüyor.

Lübnan Meclis Başkanı Nebih Berri, Şarku’l Avsat ile yaptığı görüşmede, sızan bu bilgilerin doğru olmasını umduğunu belirterek, “İsrail'in Lübnan'a karşı savaşının sona ermesini içeren kapsamlı bir anlaşma” istediğini ifade etti.


İsrail, Litani köprülerinin yıkılması emrini verdi

İsrail bombardımanının hedefi olan Güney Lübnan'daki Kasımiye köprüsünden duman yükseliyor (AP)
İsrail bombardımanının hedefi olan Güney Lübnan'daki Kasımiye köprüsünden duman yükseliyor (AP)
TT

İsrail, Litani köprülerinin yıkılması emrini verdi

İsrail bombardımanının hedefi olan Güney Lübnan'daki Kasımiye köprüsünden duman yükseliyor (AP)
İsrail bombardımanının hedefi olan Güney Lübnan'daki Kasımiye köprüsünden duman yükseliyor (AP)

İsrail ordusu dün, Lübnan'ın güneyindeki sahil yolunda bulunan Kastmiye Köprüsü'nü hedef aldı. Bu saldırı, Litani Nehri üzerindeki köprülerin yıkılacağına dair yapılan açıkntehditlerin ardından gerçekleşti ve sınır şeridindeki köyleri Sur şehrine bağlayan en hayati arterlerden birini doğrudan etkiledi.

İsrail ordusu sözcüsü Avichaiy Adraee, "takviye birliklerinin ve savaş teçhizatının transferini engellemek için kıyı otoyolu köprüsü olan Kasımiye Köprüsü'ne saldırı düzenleneceğini" duyurdu ve bölge sakinlerini Zahrani Nehri'nin kuzeyine taşınmaya çağırdı. Cumhurbaşkanı Joseph Avn ise bunu "bir tampon bölge oluşturma ve işgalin gerçekliğini pekiştirme yönündeki şüpheli planlar çerçevesinde gerçekleşen tehlikeli bir tırmanış" olarak nitelendirdi.

Bu arada, Lübnan-Amerikan ateşkes görüşmeleri "uzun süreli askıya" alındı.

Bu bağlamda, emekli Tuğgeneral Halil el-Hilu, Şarku’l Avsat’a verdiği demeçte, Güney Lübnan'daki köprüleri hedef almanın "kesin bir askeri hedef sağlamadığını" söyledi. "Hizbullah, mühimmatı karayolları veya köprüler üzerinden taşımaya güvenmez, bunun yerine İsrail'in hava üstünlüğü altında açık hareket etmenin tehlikesini bilerek, konuşlandığı bölgelerdeki yeraltı depolarında depolar" diye açıkladı. "Köprülerin yıkılmasının askeri ikmal hatlarını kestiği iddiası yanlıştır, çünkü parti kolayca bozulabilecek geleneksel bir ikmal hattı modeline göre hareket etmez" diye vurguladı.