Ummu’l Kura gazetesi 100. yılını kutladı

Tören, Suudi Arabistan Kralı ve Mekke Valisi’nin katılımıyla gerçekleşti.

Ummu’l Kura gazetesi 100. yılını kutladı
TT

Ummu’l Kura gazetesi 100. yılını kutladı

Ummu’l Kura gazetesi 100. yılını kutladı

Suudi Arabistan’ın en köklü gazetelerinden, merkezi Mekke’de olan Ummu'l Kura dün Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz, Kral’ın Danışmanı Prens Halid bin Selman, Mekke Valisi ile önde gelen birçok prens, bakan, çok sayıda edebiyatçı ve mütefekkirin katılımıyla 100’üncü yılını kutladı.
Suudi Arabistan Enformasyon Bakanlığı tarafından düzenlenen kutlamada gazetenin yayın hayatı ve tarihi gözler önüne serildi.  Geçmişinin en önemli özelliği, Kurucu Kral Abdulaziz'in 1924 yılında Mekke-i Mükerreme'ye girişinden sonra, bizzat verdiği emirle  kurulmuş olması gösterildi. Söz konusu tarihten yeni milenyuma kadar yaşanan dönüşüm ve değişimler karşısında, sayfaları arasında stratejik bir bilgi birikimi ve sağlam bir hafızaya sahip gazetelerden biri olarak kaldı.
Ummu'l Kura farklı yer ve zamanlarda, gerçek bilgiye ulaşımda gerçek bir referans olarak nitelendirildi. Bir zamanlar hükümet ve sosyal alanda yapılan duyurularla sınırlı başlangıca rağmen hızla gelişerek yerel ve uluslararası haberler yayınlamaya başlayan gazete önemli bir yayın haline geldi. Medya uzmanları, Ummu'l Kura'nın lansmanının başlangıçta şiir, yönetmelikler, kararlar, anlaşmalar ve uluslararası uzlaşılar, iş ilanları, ithalat ve ihracat ile ilgili haberler yayınladığına dikkat çekiyorlar.
Gazete, 87 yıl önce, özellikle 1356'da yayınlanan 655’inci sayısının başyazısında, basının ilke ve görevlerine dikkat çekti. Medyanın ve gazeteciliğin çekirdeğinin yanı sıra bölgedeki emsalleri arasında lider bir biçimde, yerel düzeydeki konumu güçlendiren öncü rolünün önemi vurgulandı.

 Kağıt krizi ve İkinci Dünya Savaşı
Gazete daha sonra söz konusu yaklaşımı zarif sunumuyla sürdürdü, 40 yıl boyunca içeriğinde pek çok kültürel materyal, bilimsel ve edebi araştırma, şiir ve ticari reklam içerecek şekilde geliştirmeye devam etti. Ancak 1942 yılına gelindiğinde, İkinci Dünya Savaşı nedeniyle dünyayı kasıp kavuran kağıt krizi sebebiyle gazetelerin yayını durdurması sonucunda gerçek dönüşüm olarak nitelenen bir aşamadan geçti. Ancak Ummu'l Kura gazetesi, Suudi hükümetinin de desteğiyle sayfalarını azaltmasına ve boyutunu küçültmesine rağmen yerel ve uluslararası olayları aktarmayı sürdürdü.

Kurucu Kral’ın Dakota yolculuğunu aktardı
Ummu'l Kura gazetesinin başlıca özelliklerinden biri de önemli bir olay söz konusu olduğunda buna özel ekler yayınlamasıdır. Bu eklerden belki de en önemlisi, 1950 yılında 1320’inci sayısında Kral Abdulaziz’in Riyad’a girişinin 50’inci yıl dönümü vesilesiyle yayınlanandı. Bunun yanı sıra ‘Suudi Arabistan Hava Yolları'nın kuruluşunun tohumunun atılması’ olarak nitelenen ve 75 yıl önce Kral Abdulaziz'in ünlü Dakota uçağıyla yaptığı uçuşla ilgili yayınlanan haber de büyük öneme sahipti. 1945 yılında çıkarılan 1073’üncü sayısının ekinde bu haberle ilgili belgelere yer vermişti. Ayrıca başlangıçta sarıya dönük sayfalarıyla yayın yapan gazete beyaz kağıda geçti ve 2012 yılında tamamen renkli yayına başladı. Bununla birlikte haber içerikleri ve sunuş şeklini korudu.
Ummu'l Kura gazetesinin ilk sayfası kendine has bir şekil aldı. Yayınlanan haberin öneminin öne çıkarılması ve ön sayfada manşet olması gereken bazı durumlar haricinde ilk sayfanın sağındaki bir başyazı ve sayfanın geri kalanına yayılan haberler veya birkaç haberden alıntılardan oluşan bu şekli zaman içinde korudu. 4183’üncü sayısında, 95 yıllık bir aradan sonra ilk kez Genel Yayın Yönetmeni’nin ismine yer verildi. Gazete ayrıca gazetecilik çizgisinde ve yazı tasarımında da değişikliğe tanık oldu ve bu durum 2012 yılının başına kadar devam etti. Gazete çalışanları, 2012 yılında yaşanan dönüşümü teknolojiye, üretime, renklere ve editöryel yazı tipine bağlı olarak iş dinamizminde niteliksel ve fiili bir değişim olarak tanımlıyor.

Gelişime ayak uydurmak
Ummu'l Kura 2008 yılında dijital yapısını güncelledi. Departmanları arasında dijital olarak iletişim sağlayıp niteliksel bir hareket ile önemli teknik adımlar attı. Bu aşama, 2021 yılına kadar birkaç güncellemeden geçen bir internet sitesinin lansmanını da kapsıyordu. Bu aşamalar ayrıca dijital altyapının daha geniş bir modernizasyonu aşamasına da aracılık etti.
Gazetenin gelişim hamleleri arasında matbaa teknolojisi olarak bilinen; en modern ofset baskı cihazlarını ve baskı plakaları (ctp) cihazları da bulunuyor. Ummu'l Kura daha sonra baskı kalitesine, kapasitesine ve ürünlerinin çeşitliliğine katkıda bulunmak için bünyesine en son dijital yazıcıları eklediği 2019 yılına kadar baskı tekniklerinde güncellemeler yaptı. Gazete optimal bir şekilde ilerlemek ve teknik gelişmelere ayak uydurmak için geliştirmeye devam etti.

Araştırmacılar ve akademisyenler için referans
Suudi Arabistan’ın Eski Enformasyon Bakanı Dr. Abdulaziz el-Huca, Şarku'l Avsat’a yaptığı açıklamada, Ummu'l Kura’nın kurucu Kral Abdulaziz tarafından çıkarılan ilk gazete olduğuna dikkat çekti. Gazete söz konusu dönemden itibaren çeşitli haberlere ve raporlara kaynak oldu. Huca’ya gör gazete, Bakanlar Kurulu'nun çıkardığı Kraliyet emir ve kararlarını yayınlamak ve Şura Meclisi'nin tavsiyelerini takip etmekle sınırlı kalmadı, ülkenin kültürel ve edebi zevkini oluşturdu ve o dönemde popüler olan birçok edebi konuya yer verdi.
Huca açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Sawt Al-Hicaz’ın (Hicaz’ın Sesi) gazetesinin yayınlanmasından önceki ilk otuz yılda Ummu'l Kura gazetesinin gerçekliği incelenirse, gazetenin medya tahtına çıktığı ve Suudi Arabistan'daki kültürel ve edebi hareketin tek kaynağı olduğunu görülecektir. Aynı zamanda, alınan tüm kararları ve diğerlerini belgelemedeki önemine ek olarak o dönem için de tarihi referanstır. Ummu'l Kura gazetesinde, kuruluşundan, yani 100 yıldan bu yana Suudi Arabistan tarihini görüyoruz. Aslında büyük bir milletin Kral Abdulaziz döneminden günümüze kadar olan tarihinin küçük bir kaydıdır. Gazete, Suudi Arabistan'da gerçekleştirilen rönesansı en ince ayrıntılarına kadar takip etti. Gazetenin, araştırmacıların ve uzmanların farklı zamanlarda verilen bilgileri ve kararları araştırmaları için önemli bir referans ve kaynak olduğuna inanıyorum. Gazete ekibiyle birlikte, geleneksel halinden çıkarıp 2012'de meydana gelen değişikliklere uygun yeni bir kıyafet giymeye karar verdiğinde, mevcut renkli şekle ulaşana kadar değişiklikleri yakalamak için hızlı ve güçlü bir tempoda çalışıyorduk. Medya ve Kültür Hareketi Bakanı olduğum dönemde, gazetedeki tüm arkadaşlarımın çabalarıyla bu dönüşümün gerçekleşmesi beni çok mutlu etti.”
Huca açıklamasında ayrıca gelişime ve dönüşüme ayak uydurmak için gazetenin bu aşamada kağıt ve elektronik gazete yerine dijital bir yayına dönüşmesi için gelişimini sürdürmesi ve yeni bir yön alması gerektiğini vurguladı.

Resmi karar kaynağı
Kral Suud Üniversitesi'nde Siyasi Medya Profesörü olan Dr. Fahad el-Hureyci, Şarku'l Avsat’a yaptığı açıklamada şunları söyledi:
“Ummu'l Kura gazetesi Suudi Arabistan medyasının gerçeklerini takip eden herkesin sevdiği bir yayındır. Farklı aşamalardan geçmiş ve bazı fırsatları kaçırmış olabilir. Ancak son yıllarda gazete büyük bir gelişmeye ve iyi bir performansa tanık oldu. Resmi kararların ve Kraliyet emirlerinin kaynağı olmasının yanı sıra makale ve analizlere verdiği önem oldukça netti. Suudi basınına güzel bir katkı ve ulusal sağduyulu bir basın modeli sunarak yerel medyaya öncülük edebileceğine inanıyorum. Bu gerçekleşirse varlığının gerçek amacına ulaşmış olacaktır.”
Hureyci, kendilerini spor ve ekonomi de dahil olmak üzere belirli açılarla sınırlayan gazeteler gibi geleneksel şablondan çıkaran gazetenin önemine dikkat çekerek, Ummu'l Kura’nın bir sonraki aşamada ihtiyaç duyduğu başlıklara dikkat çekti.ç Bunları dengeli olmak, kararları ve bütçe analizini basitleştirilmiş bir şekilde, sayılardan uzak açıklamak ve okuyucunun kolayca anlayabileceği çoklu şablonlarda netleştirmek olduğunu vurguladı. Bunun bir sonraki aşamada gazetenin gücünü ve sağlamlığını artıracağının altını çizdi.



Suudi Arabistan Savunma Bakanı, ABD Savunma Bakanı ile bölgedeki barış çabalarını görüştü

Suudi Arabistan Savunma Bakanı, ABD Savunma Bakanı ile bölgedeki barış çabalarını görüştü
TT

Suudi Arabistan Savunma Bakanı, ABD Savunma Bakanı ile bölgedeki barış çabalarını görüştü

Suudi Arabistan Savunma Bakanı, ABD Savunma Bakanı ile bölgedeki barış çabalarını görüştü

Suudi Arabistan Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman bugün, Washington D.C.'deki Beyaz Saray'da ABD Dışişleri Bakanı ve Ulusal Güvenlik Danışmanı Marco Rubio, ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth ve ABD'nin Ortadoğu Özel Elçisi Steve Witkoff ile bir araya geldi.

Görüşmede, iki dost ülke arasındaki stratejik ilişkiler gözden geçirildi; Suudi-Amerikan ortaklığının geleceği, güçlendirilmesi ve geliştirilmesi yolları ele alındı. Ayrıca bölgede ve dünyada barışın sağlanmasına yönelik çabalar da görüşüldü.

0peft

 


Suudi Arabistan-Mısır-Türkiye koordinasyonu bölgedeki gerilimin azaltılmasına nasıl destek sağlıyor?

Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, 19 Aralık 2024’te yeni idari başkentte düzenlenen Gelişen Sekiz Ülke Ekonomik İşbirliği Zirvesi kapsamında Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile bir araya geldi. (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, 19 Aralık 2024’te yeni idari başkentte düzenlenen Gelişen Sekiz Ülke Ekonomik İşbirliği Zirvesi kapsamında Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile bir araya geldi. (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
TT

Suudi Arabistan-Mısır-Türkiye koordinasyonu bölgedeki gerilimin azaltılmasına nasıl destek sağlıyor?

Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, 19 Aralık 2024’te yeni idari başkentte düzenlenen Gelişen Sekiz Ülke Ekonomik İşbirliği Zirvesi kapsamında Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile bir araya geldi. (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, 19 Aralık 2024’te yeni idari başkentte düzenlenen Gelişen Sekiz Ülke Ekonomik İşbirliği Zirvesi kapsamında Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile bir araya geldi. (Mısır Cumhurbaşkanlığı)

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın önümüzdeki hafta Suudi Arabistan ve Mısır'a yapacağı ziyaret, Riyad, Kahire ve Ankara arasındaki üçlü koordinasyonun, ulusların egemenliğini ve istikrarını tehdit eden çeşitli tehlikelerle mücadelede üç ülkenin aktif rollerine olan bağımlılıkla birlikte, bölgedeki krizlerin yatıştırılmasında ne ölçüde olumlu bir etki yaratacağı konusunda soruları gündeme getiriyor.

Türkiye Cumhurbaşkanı, 3 ve 4 Şubat tarihlerinde Suudi Arabistan ve ardından Mısır'ı ziyaret edecek. Anadolu Ajansına (AA) göre, bu ziyaret sırasında Filistin sorunu ve Suriye'deki gelişmelerin yanı sıra "Ankara ile Riyad ve Kahire arasındaki ekonomik ilişkilerin güçlendirilmesi" konularına odaklanarak bölgesel meseleleri ele alacak.

Ziyaretin Suudi Arabistan'da düzenlenecek Suudi-Türk İş Forumu ile başlaması ve ardından Mısır'da benzer bir forumun düzenlenmesi planlanıyor.

Şarku’l Avsat’a konuşan gözlemci ve uzmanlara göre üç ülke bölgedeki birçok krizin, özellikle de Gazze Şeridi'ndeki durumun çözümünde büyük etkiye sahip. Suudi Arabistan ve Mısır'ın Arap davalarını destekleme ve bölgedeki birçok ülkenin karşı karşıya kaldığı bölünme senaryolarıyla mücadele etme vizyonunu benimsediğini ve Türkiye ile koordinasyonun sükunetin yolunu açabileceğini belirttiler.

Erdoğan'ın Kahire ziyareti, Mısır-Türkiye ilişkilerindeki son gelişmeleri yansıtacak. Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah el-Sisi, Eylül 2014'te Türk Cumhurbaşkanı'nın daveti üzerine Ankara'yı ziyaret etmiş ve bu ziyaret, Erdoğan'ın aynı yılın 14 Şubat'ında Kahire'ye yaptığı ziyarete bir karşılık niteliğinde olmuştu.

O dönemde Mısır Cumhurbaşkanı, bu ziyareti "bölgesel ve uluslararası alanlardaki kilit rolleri temelinde Mısır ve Türkiye arasında yeni bir dostluk ve iş birliği aşamasına başlama arzusunu" yansıttığı şeklinde değerlendirmişti.

Türkiye'de uluslararası ilişkiler alanında araştırmacı Taha Odeh, "Suudi Arabistan, Mısır ve Türkiye" üçlüsünün "bölgedeki birçok krizin, özellikle de Gazze'deki durumun çözümünde büyük bir etkiye sahip olduğuna" inanıyor. Ateşkes anlaşmasının ikinci aşamasının uygulanmasının başlaması ve bölgesel ittifakların yeniden şekillendirilmesine dair görüşmelerin, "özellikle Batı'nın Ortadoğu meselelerindeki varlığının azaldığı bir dönemde, gerilimi azaltmak için üç ülke arasında müzakere ve koordinasyonu gerektiren iki unsur" olduğunu ifade etti.

Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada değerlendirmesine şöyle devam etti: "Bölgedeki çetrefilli sorunlara çözüm bulmak için Suudi Arabistan-Mısır-Türkiye koordinasyonu gereklidir." Ziyaretin, Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan arasında bir savunma ittifakı kurulması yönündeki görüşmelerin ardından gerçekleştiğini belirten yetkili, bu adımların "özellikle bölgesel çatışma cephelerinde gerilimi azaltma çabalarını desteklediğini" kaydetti.

Erdoğan, geçen Ekim ayında Gazze için imzalanan Şarm eş-Şeyh barış anlaşmasına katıldı (Mısır Cumhurbaşkanlığı)Erdoğan, geçen Ekim ayında Gazze için imzalanan Şarm eş-Şeyh barış anlaşmasına katıldı (Mısır Cumhurbaşkanlığı)

AA’nın haberine göre Erdoğan'ın görüşmelerinde, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ı kapsayan ortak bir savunma grubunun kurulmasına ilişkin gelişmelerin yanı sıra, "Gazze ve Suriye'nin yeniden inşası mekanizmaları ve istikrarın sağlanmasına yönelik bölgesel girişimler, Dünya Barış Konseyi de dahil olmak üzere" konuları ele alınacak.

Mısır Dışişleri Konseyi üyesi Büyükelçi Rakha Ahmed Hassan'ın değerlendirmesine göre ziyaret, önceden yapılan düzenlemelere rağmen önemli bir zamanda gerçekleşiyor. Türk Cumhurbaşkanı'nın turu, "Mısır, Suudi Arabistan ve Türkiye olmak üzere üç bölgesel sütunla koordinasyon gerektiren bir dizi cephede bölgesel gelişmelerle eş zamanlı olarak geliyor."

Hassan, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, "Erdoğan, Suudi Arabistan ve Mısır liderliğiyle bölgesel konularda, özellikle Gazze'deki durum, ateşkes planının ikinci aşamasının gereklilikleri, Sudan'daki savaşı durdurma yolları, Somali'ye destek ve egemenliğinin korunması, Libya'daki siyasi çözüm ve Suriye'nin birlik ve istikrarının korunması konularında koordinasyon mekanizmalarını görüşecek" dedi ve ayrıca "özellikle ekonomik düzeyde ikili ilişkileri güçlendirecek" değerlendirmesinde bulundu.

Suudi siyasi analist Halid el-Mecarşi, Suudi Arabistan ve Mısır'ın "Ortadoğu'daki istikrarın iki kanadını temsil ettiğini ve son Arap ve İslam krizleri nedeniyle birçok yükü omuzladığını" belirterek, bu aşamanın üç ülke arasında koordinasyon ve iş birliği gerektirdiğini ve "bölgesel krizlerin yatıştırılması ve çözümlenmesinin yolunu açacak bir Arap-İslam ittifakı kurulması gerektiğini" kaydetti.

El Mecarşi, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamaya devam ederek, Riyad ve Kahire'nin "bölgedeki birçok dış emel ile özellikle Sudan, Somali ve Yemen gibi bir dizi Arap ülkesinin karşı karşıya kaldığı bölünme senaryolarıyla mücadele ettiğini" belirtti ve iki ülkenin "Gazze'deki durumdan başlayarak Arap davalarını destekleme vizyonunu benimsediğini, ayrıca bölge ülkelerinin birliğini ve egemenliğini desteklediğini" ifade etti.


Suudi Arabistan'ın yardımıyla... Lübnan bir uyuşturucu üretim tesisine el koydu

Uyuşturucu üretim laboratuvarında ele geçirilen malzemeler (Suudi Arabistan İçişleri Bakanlığı)
Uyuşturucu üretim laboratuvarında ele geçirilen malzemeler (Suudi Arabistan İçişleri Bakanlığı)
TT

Suudi Arabistan'ın yardımıyla... Lübnan bir uyuşturucu üretim tesisine el koydu

Uyuşturucu üretim laboratuvarında ele geçirilen malzemeler (Suudi Arabistan İçişleri Bakanlığı)
Uyuşturucu üretim laboratuvarında ele geçirilen malzemeler (Suudi Arabistan İçişleri Bakanlığı)

Suudi Arabistan İçişleri Bakanlığı, Lübnan makamlarının uyuşturucu madde üretimi yapılan bir fabrikayı ele geçirmesine yardımcı oldu. Ele geçirilenler arasında amfetamin ve metamfetamin gibi uyuşturucu maddeler, tıbbi düzenlemeye tabi 870 tablet, 4 bin 600 kilogram haşiş (bitkiden yapılan çeşitli ürünler), uyuşturucu madde üretiminde kullanılan öncül maddeler ve ateşli silahlar bulunuyordu.

Bakanlığın güvenlik sözcüsü Tuğgeneral Talal el-Şalhub, bugün yaptığı açıklamada, operasyonun, uyuşturucu kaçakçılığı yapan suç şebekelerinin faaliyetlerinin proaktif güvenlik takibi sonucunda ve Suudi Arabistan İçişleri Bakanlığı'nın Uyuşturucuyla Mücadele Müdürlüğü aracılığıyla Lübnan'daki muadiline ilettiği bilgiler doğrultusunda gerçekleştirildiğini belirtti.

Güvenlik sözcüsü, Lübnan makamlarıyla uyuşturucu takibi ve ele geçirilmesi konusunda olumlu iş birliğine dikkat çekerek, Suudi Arabistan'ın ülkenin güvenliğini ve gençliğini uyuşturucuyla hedef alan suç faaliyetlerini izlemeye, bunlarla mücadele etmeye ve engellemeye, ayrıca bu faaliyetlere karışanları tutuklamaya devam edeceğini vurguladı.