İsrail Ramazanda gerilime karşı ‘Dalga Kırıcı’ operasyonu başlattı

Üç Filistinli hayatını kaybetti, Mescid-i Aksa basıldı. Ramallah “Suçları durdurun” çağrısında bulunurken, gruplar ‘kapsamlı bir patlama’ imasında bulunuyor

Dün Nasıra’da cenaze töreni sırasında İsrailli Arap polis memuru Amir Khuri’nin tabutunu taşıyan İsrail polis unsurları (AFP)
Dün Nasıra’da cenaze töreni sırasında İsrailli Arap polis memuru Amir Khuri’nin tabutunu taşıyan İsrail polis unsurları (AFP)
TT

İsrail Ramazanda gerilime karşı ‘Dalga Kırıcı’ operasyonu başlattı

Dün Nasıra’da cenaze töreni sırasında İsrailli Arap polis memuru Amir Khuri’nin tabutunu taşıyan İsrail polis unsurları (AFP)
Dün Nasıra’da cenaze töreni sırasında İsrailli Arap polis memuru Amir Khuri’nin tabutunu taşıyan İsrail polis unsurları (AFP)

İsrail’de dün (Perşembe) sahadaki gerilim artmaya devam etti ve 3 Filistinli hayatını kaybetti. İşgal güçleri uzun süreli bir gerilim dönemine hazırlık kapsamında ‘Dalga Kırıcı’ operasyonunu başlattı. Çoğu şehirde konuşlandırılan İsrail ordusu ve güvenlik güçleri, bireysel operasyonlarla karşılık veren Filistinlileri tutuklamaya devam ederken, aşırılık yanlısı yerleşimciler Mescid-i Aksa’ya baskın düzenledi.
Filistin Cumhurbaşkanlığı tarafından yapılan açıklamada, tehlikeli gerilimi kınanırken, uluslararası topluma İsrail’i dizginlenmesi ve işlediği suçların cezalandırılması için derhal harekete geçme çağrısı yapıldı. Aynı zamanda, Filistinli gruplara direnişin ve çatışmaların artmasına yol açabilecek gerilim patlamasına karşı uyarıda bulunuldu.
İsrail ordusu, Genelkurmay Başkanı Aviv Kohavi liderliğinde tugay komutanlarının katılımıyla görüşmeler gerçekleştirdi. Görüşmelerde, Filistinli silahlı kişilere operasyon gerçekleştirmeden önce müdahale edilmesi için bir dizi önlem alınması kararlaştırıldı. Alınan kararlar, İsrail vatandaşlarının güvenliğini ve sükuneti yeniden sağlamak için sahada müdahaleye hazırlık durumunu artırmayı ve terörist faaliyetleri engellemeye yönelik önlemler almayı içeriyordu. Kohavi görüşmelerde subaylarına “Bölge tugay liderleri ve Merkez Komutanlığın liderlerleri olarak sizler, bu sabotaj saldırılarını engellemek için son derece önemli bir role sahipsiniz. Bu ve diğer saldırıları hayata geçirme hayallerini suya düşürme ve gerçekleştirme fırsatlarını engelleme yeteneğine sahipsiniz. Bu dalgayı durdurmalıyız. Size ve yeteneklerinizde güveniyorum. Cenin’deki olaylar, engellemeye devam etmemiz gereken bu terörist faaliyetlerin bir parçasıdır. Terörü engellemek ve tüm bölgelerde İsrail vatandaşlarının güvenliğini ve emniyetini sağlamak için, bu tür operasyonlar ve tutuklamaları planlamaya ve gerçekleştirmeye devam edeceğiz. Bu bizim görevimiz” ifadelerine yer verdi.
Görüşmeler, Filistin topraklarında çatışmalar ve saldırıların yaşandığı kanlı bir gün yaşanırken gerçekleşti. Batı Şeria’da silahlı bir eylemde bulunduklarından şüphelenilen 31 kişinin yanı sıra DAEŞ üyesi olduklarından şüphelenilen 43 Arap’ın tutuklandığı açıklandı. Ordunun bu operasyonu Cenin ve kuzeydeki bölgesi ile Beytüllahim bölgesine odaklandı.
Cenin bölgesinde, İsrail ordusundan büyük bir birlik, şehri ve içerisindeki kampı bastı. Birkaç saat boyunca tutuklamalara tanık olundu. Onlarca ev basıldı ve keskin nişancılar inşaat halindeki birçok binanın çatılarında pozisyon aldı. Filistinliler bu operasyonu ‘işgal güçlerinin yıllardır yaptığı en ağır baskın’ olarak değerlendirdi.
Bazı Filistinliler işgal güçlerine karşı koymaya çalıştı ve Duvdevan komando birliğinden bir keskin nişancı olan İsrail askeri kurşunla hafif yaralandı. İsrail ordusu buna, “7 yaşındaki Sanad Muhammed Abu Atiye ve 23 yaşındaki Yezid Nidal el-Saadi adlı iki genci öldürerek, 3’ü ağır olmak üzere 14 kişi gerçek mermilerle yaralayarak karşılık verdi.
Beytüllahim ile el-Halil arasındaki bölgede bir Filistinli dün sabah, Gush Etzion yerleşim biriminin yakınlarında 4 yerleşimcinin yaralandığı bir bıçaklı saldırı gerçekleştirdi. İsrail haber kaynaklarına göre, bıçaklama yerleşimcilerin bulunduğu bir otogarda gerçekleşti. Bir yerleşimcinin ateş açması sunucu, saldırıyı düzenleyen 30 yaşındaki Nidal Cuma hayatını kaybetti. İşgal güçleri, gencin anne ve babasının Tarkumiye beldesindeki evine baskın düzenledi. Filistinliler, İsrail ordusunun bu operasyonunu, şehirlerin ikinci  ve yeni bir işgaline benzediğini düşünüyorlar.
İsrail, salı günü 5 İsraillinin öldürülmesinin ve Ceninli bir Filistinli tarafından gerçekleştirilen Bnei Brak saldırısının ardından, Batı Şeria’da geniş çaplı bir tutuklama operasyonu düzenliyor.
Filistin Cumhurbaşkanlığı yaptığı açıklamada, gerek Mescid-i Aksa’ya ve gerekse Filistin şehirlerine yönelik baskınlarda, İsrail işgal hükümeti tarafından yürütülen bu gerilime karşı uyarıda bulundu. Aynı zamanda “Halkımızın her gün baskınlara, cinayetlere, yerleşimcilerin suçlarına maruz kalması dahil olmak üzere bu tür provokasyonlar, bölgeyi daha fazla gerginliğe sürükleyecektir.” ifadelerine yer verildi.
Açıklamada, gerilme neden olan İsrail politikasının, farklı dinler için önemli günlere denk gelen Ramazan ayının, kutsal bir ay haline getirmek için tüm açılardan gösterilen çabalarla tutarsız olduğu belirtildi. Aynı zamanda, uluslararası topluma İsrail’i dizginlemek ve işlediği suçlar sebebiyle cezalandırılması için derhal harekete geçme çağrısında bulundu. Ayrıca ABD yönetimine çağrıda bulunarak, İsrail hükümetinin durumu, bir gerilim patlamasına doğru iten politikasına son verilmesi için derhal müdahale edilmesi istendi.
Filistin Başbakanı Muhammed İştiyye, İsrail operasyonunun tehlikeli sonuçları konusunda uyarıda bulunarak, “Bunlar, İsrail’in halkımıza karşı işlenen suçları dizisine eklenen yeni bir dizi suçları temsil ediyor. Yerleşimciler, Filistin vatandaşlarını öldürmek için silah kullanmasına izin veren İsrail Başbakanı’nın doğrudan kışkırtmasına katılıyor. Son derece tehlikeli olan bu durum, halkımıza koruma sağlamak ve işgal askerleri ve yerleşimcilerin vatandaşların hayatın kıymasına son vermek için acil bir uluslararası müdahaleyi gerektiriyor” ifadelerini kullandı.
Hamas Hareketi tarafından yapılan açıklamada, “Bu suçlara verilecek yanıt, direnişi ve işgal güçleri ve yerleşimcilerle çatışmaları artıracaktır. Bu kibirli düşmanın bilmesi gerekiyor ki, halkımızın kanı değersiz değildir ve işgalin devam eden suçlarıi daha güçlü ve daha acı verici olacak bir gerilim patlaması için uyarı vermektedir” ifadelerine yer verildi. 
İslami Cihad Hareketi Genel Sekreteri Ziyad en-Nahale, İslami Cihad Hareketi’nin askeri kanadı Kudüs Seriyyeleri’nin bulundukları tüm bölgelerde seferber edildiğini duyurdu. Yapılan kısa açıklamada, “Siyonist düşman ordusunun Cenin kampına yaptığı baskın ışığında, İslami Cihad Hareketi Genel Sekreteri, Kudüs Seriyyeleri’nin tüm bölgelerinde, genel seferberlik ilan ettiğini duyurdu” ifadeleri kullanıldı. 
Binyamin Netanyahu açıklamalarda bulunarak, Mansur Abbas liderliğindeki İslami Hareket Partisi ile koalisyon içerisinde olan Bennett hükümetinin, teröre karşı savaşı yönetebilme gücü olduğuna güvenmediğini söyledi. Netanyahu “İslamcıların desteğine dayalı olan bir hükümet, terörle mücadele edemez” ifadelerini kullandı. Radikal Siyonist çizgideki Knesset üyesi Itamar Ben Gvir ise, Filistinlilere meydan okuyarak Mescid-i Aksa’yı bastı.
Ben Gvir, Mescid-i Aksa’nın avlusunda, Filistinli grupların tehdit ve uyarılarıyla alay ederek kendi videosunu çekti. Ben Gvir, İsrail hükümetine ‘teröristlere’ karşı zayıflık göstermeyi bırakıp, Yahudilerin Mescid-i Aksa’ya serbestçe erişimini sağlamak için çalışma çağrısında bulundu.
Ben Gvir’e yanıt olarak Yüksek Fetva Kurulu, Filistinlilere özellikle Ramazan ayında Mescid-i Aksa da dahil olmak üzere Kudüs şehrine ziyaret edilmesi çağrısında bulundu.
Yüksek Fetva Kurulu yaptığı açıklamada, “Mescid-i Aksa’nın, son dönemlerde yerleşimcilerin toplu akınlarının, Aksa içerisinde ve kapılarında Talmud duaları yapma girişimlerinin doruğa ulaşması gölgesinde, Mescid-i Aksa’nın varlığına, kutsallığına ve birliğine karşı sert bir işgal kampanyasına maruz kalması sebebiyle, insanlarımızın orada olmasına ihtiyacı var” ifadelerine yer verdi.



Arakçi, İran'da rejim değişikliğinin ‘yanılsama’ olduğunu yineledi... Hatemi, ABD ve İsrail'i uyardı

İran'da yayınlanan bir gazetenin bugünkü baskısının ön sayfasında ABD Başkanı Donald Trump'ın fotoğrafı ‘İran Venezuela değildir’ başlığıyla yer aldı. (EPA)
İran'da yayınlanan bir gazetenin bugünkü baskısının ön sayfasında ABD Başkanı Donald Trump'ın fotoğrafı ‘İran Venezuela değildir’ başlığıyla yer aldı. (EPA)
TT

Arakçi, İran'da rejim değişikliğinin ‘yanılsama’ olduğunu yineledi... Hatemi, ABD ve İsrail'i uyardı

İran'da yayınlanan bir gazetenin bugünkü baskısının ön sayfasında ABD Başkanı Donald Trump'ın fotoğrafı ‘İran Venezuela değildir’ başlığıyla yer aldı. (EPA)
İran'da yayınlanan bir gazetenin bugünkü baskısının ön sayfasında ABD Başkanı Donald Trump'ın fotoğrafı ‘İran Venezuela değildir’ başlığıyla yer aldı. (EPA)

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi bugün yaptığı açıklamada, İran’da rejim değişikliği ihtimalinin ‘bazılarının yaşadığı bir yanılsamadan ibaret olduğunu’ söyledi.

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan bugün, ABD Başkanı Donald Trump’ı, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’yu ve Avrupa’yı, ülkede son dönemde patlak veren protestolarda ‘gerilimi körüklemek’ ve halkı ‘kışkırtmakla’ suçladı.

 Şarku’l Avsat’ın Reuters’tan aktardığına göre Pezeşkiyan, söz konusu aktörlerin iç gelişmelere müdahale ederek toplumsal huzursuzluğu körüklediğini savundu.

Arakçi, CNN’e verdiği demeçte İran’ın güvenliğinin son derece önemli olduğunu vurgulayarak, ülkesinin her türlü ‘terörist grupla’ mücadele etmeye hazır olduğunu belirtti. “Sistemimiz son derece sağlam ve temelleri o kadar güçlü ki, kişilerin değişmesi herhangi bir fark yaratmaz” diyen Arakçi, İran yönetiminin istikrarına dikkat çekti. Öte yandan İran’ın Mehr haber ajansı, Arakçi’nin, ülkesinin bölgede barış ve istikrarın korunması amacıyla bölge ülkeleriyle iş birliğine hazır olduğunu söylediğini aktardı. Arakçi ayrıca, İran’ın meşru çıkarlarını garanti altına alacak adil ve dengeli bir nükleer anlaşmaya açık olduğunu ifade etti.

Söz konusu açıklamalar, dün Türkiye’de gerçekleştirilen temasların ardından geldi. Türkiye Cumhurbaşkanlığı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile yaptığı telefon görüşmesinde, Türkiye’nin ABD ile yaşanan kriz konusunda arabuluculuk yapmaya hazır olduğunu ilettiğini duyurmuştu.

Arakçi, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı paylaşımda, İran’ın, nükleer silaha erişimin engellenmesine yönelik güvenceler ile yaptırımların etkin biçimde kaldırılmasını içeren bir nükleer anlaşmaya hazır olduğunu kaydetti.

Arakçi, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile İran-Türkiye ikili ilişkileri ile ortak ilgi alanına giren bölgesel konular hakkında yapılan görüşmelerin her zaman verimli ve yapıcı geçtiğini belirtti.

Arakçi, “Bu görüşmeler sırasında İran’ın hiçbir zaman nükleer silah edinmeyi hedeflemediğini bir kez daha vurguladım. Ülkemiz, İran tarafının meşru çıkarlarını güvence altına alan, nükleer silaha sahip olunmamasına yönelik teminatlar içeren ve mevcut haliyle yaptırımların kaldırılmasını öngören adil ve dengeli bir nükleer anlaşmaya hazırdır” dedi.

Öte yandan ABD Başkanı Donald Trump dün yaptığı açıklamada, İran’ın kendisine yönelik tehdit edilen bir askerî saldırıdan kaçınmak amacıyla bir anlaşma yapmak istediğine inandığını ifade etti. Tahran ise buna karşılık, füze kabiliyetlerinin müzakere konusu olmadığını yineledi.

İran ordusu yüksek alarm durumunda

İran Genelkurmay Başkanı Emir Hatemi, ABD ve İsrail’i herhangi bir saldırı düzenlememeleri konusunda uyardı. Hatemi, Washington’un Körfez bölgesinde gerçekleştirdiği geniş çaplı askerî yığınaklar ışığında, İran Silahlı Kuvvetleri’nin en üst düzeyde alarma geçtiğini belirtti.

İran resmi haber ajansı IRNA’nın aktardığına göre Hatemi, “Düşman bir hata yaparsa, bundan şüphesiz kendi güvenliğiyle birlikte bölgenin ve Siyonist varlığın güvenliği de zarar görür” dedi. Hatemi, İran Silahlı Kuvvetleri’nin ‘savunma ve askerî hazırlık açısından en yüksek seviyede’ bulunduğunu vurguladı.

Hatemi ayrıca, ABD Başkanı’nın İran’ın olası Amerikan saldırılarından kaçınmak için bir anlaşma arayışında olabileceğine yönelik açıklamalarının ardından, ülkesinin nükleer teknolojisinin ‘yok edilemeyeceğini’ ifade etti. Hatemi, “İran İslam Cumhuriyeti’nin nükleer bilim ve teknolojisi, bu vatanın bilim insanları ve evlatları şehit edilse bile ortadan kaldırılamaz” diye konuştu.

Bu gelişmelerle eş zamanlı olarak İranlı yetkililer, ülkede son dönemde yaşanan ve binlerce kişinin hayatını kaybettiği protestolara yönelik baskıların ardından artan gerilimi azaltabilecek taraflarla diplomatik temaslarını artırdı. Bu kapsamda Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Washington ile Tahran arasında arabuluculuk girişiminde bulunan Türkiye’yi ziyaret ederken, Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Ali Laricani de Moskova’ya giderek Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile görüştü. Görüşme, Kremlin tarafından da doğrulandı.

Öte yandan ABD Başkanı Donald Trump, son haftalarda İran’a yönelik askerî saldırı tehditlerini artırırken, Washington Ortadoğu’daki askerî varlığını güçlendirdi ve USS Abraham Lincoln uçak gemisini bölgeye gönderdi.


DMO, Bender Abbas'taki patlamanın ardından donanma komutanına suikast düzenlendiği iddialarını yalanladı

Tahran'da bir patlamanın neden olduğu yangının ardından yükselen duman (Arşiv – Reuters)
Tahran'da bir patlamanın neden olduğu yangının ardından yükselen duman (Arşiv – Reuters)
TT

DMO, Bender Abbas'taki patlamanın ardından donanma komutanına suikast düzenlendiği iddialarını yalanladı

Tahran'da bir patlamanın neden olduğu yangının ardından yükselen duman (Arşiv – Reuters)
Tahran'da bir patlamanın neden olduğu yangının ardından yükselen duman (Arşiv – Reuters)

İran Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) bugün, güneydeki bir şehirde sekiz katlı binada meydana gelen ve nedeni henüz belirlenemeyen patlamanın ardından donanma komutanının öldürüldüğüne dair haberleri yalanladı.

İran devlet televizyonu, patlamanın sekiz katlı bir binada gerçekleştiğini, iki katın ve birkaç aracın yanı sıra bazı dükkanların zarar gördüğünü bildirdi. İtfaiye ekiplerinin olay yerinde müdahale için hazır bulunduğu kaydedildi.

İran medyası patlamayla ilgili soruşturmanın sürdüğünü bildirirken, bir yetkili basına bir kişinin hayatını kaybettiğini, 14 kişinin ise yaralandığını açıkladı.

Patlamanın yaşandığı Bender Abbas, Umman Sultanlığı ile İran arasında stratejik öneme sahip Hürmüz Boğazı üzerinde bulunuyor. Dünyada deniz yoluyla taşınan petrolün yaklaşık beşte biri buradan geçiyor.

Olay, İran ve ABD arasındaki artan gerilim ortamında meydana geldi. Söz konusu gerilim, üç yıl aradan sonra ülkede patlak veren geniş çaplı protestolar ve Batı’nın İran’ın nükleer programına ilişkin endişeleriyle birleşiyor.

Öte yandan Tehran Times, itfaiye müdürünün açıklamasına dayandırdığı haberinde, Batı İran’daki Ahvaz kentinde bir binada meydana gelen gaz patlamasında dört kişinin hayatını kaybettiğini bildirdi.

Ülke genelinde aralık ayında patlak veren protestolar, ekonomik zorluklar nedeniyle başlamış ve İran rejimi için son yılların en büyük sınavlarından biri olarak kaydedilmişti.

İranlı bir yetkili, Reuters’a verdiği demeçte, protestolarda en az 5 bin kişinin hayatını kaybettiğini, bunların arasında 500 güvenlik görevlisinin bulunduğunu açıkladı.

ABD Başkanı Donald Trump perşembe günü İran’a doğru bir ‘filo’ hareket ettiğini duyurdu. Birçok kaynak, Trump’ın İran’a yönelik seçenekleri değerlendirdiğini, bunların arasında güvenlik güçlerine yönelik hedefli saldırıların da bulunduğunu bildirdi.

Bugün erken saatlerde İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ABD, İsrail ve Avrupa liderlerini ülkesindeki ekonomik sorunları istismar etmekle, huzursuzluğu kışkırtmakla ve bazı kişilere ‘milleti parçalama’ imkânı sağlamakla suçladı.

ABD dün DMO’yu, Hürmüz Boğazı’nda iki gün sürecek mühimmatlı deniz tatbikatı düzenlemesinin ardından, ‘güvensiz hareketleri kabul etmeyeceği’ konusunda uyardı.

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), İran’ın hızlı teknelerinin ABD savaş gemilerine çarpma riski taşıyan rotalarda hareket etmesi de dahil olmak üzere, güvensiz tatbikatlara tolerans göstermeyeceğini duyurdu.

CENTCOM tarafından yapılan açıklamada, “ABD güçlerine, bölgesel ortaklara veya ticari gemilere yönelik herhangi bir güvensiz davranış, gerilimi artırarak istikrarı bozma riskini yükseltir” denildi.


Pezeşkiyan: Trump, Netanyahu ve Avrupa son protestolarda gerilimi tırmandırdı

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan (Reuters)
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan (Reuters)
TT

Pezeşkiyan: Trump, Netanyahu ve Avrupa son protestolarda gerilimi tırmandırdı

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan (Reuters)
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan (Reuters)

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, bugün (cumartesi) yaptığı açıklamada, ABD Başkanı Donald Trump, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve Avrupa’yı, ülkede yakın dönemde patlak veren protestolarda “gerilimi kışkırtmakla” ve halkı “tahrik etmekle” suçladı.

İran’ın yarı resmî Mehr Haber Ajansı’nın aktardığına göre Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, İran’ın bölgede barış ve istikrarın korunması için bölge ülkeleriyle iş birliğine hazır olduğunu, ülkenin meşru çıkarlarını güvence altına alacak adil ve dengeli bir nükleer anlaşmaya açık olduğunu söyledi.

Bu açıklamalar, dün (cuma) Türkiye’de gerçekleştirilen temasların ardından geldi. Türkiye Cumhurbaşkanlığı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın İranlı mevkidaşı Mesud Pezeşkiyan ile yaptığı telefon görüşmesinde, Ankara’nın ABD ile yaşanan kriz konusunda arabuluculuk yapmaya hazır olduğunu ilettiğini duyurdu.

Arakçi, X platformundaki paylaşımında da İran’ın, nükleer silaha erişimi engelleyecek güvence mekanizmalarını ve yaptırımların etkili biçimde kaldırılmasını içeren bir nükleer anlaşmaya hazır olduğunu vurguladı.

Arakçi, “Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile İran-Türkiye ikili ilişkileri ile ortak ilgi alanına giren bölgesel meseleler üzerine yaptığımız toplantı ve görüşmeler her zaman verimli ve yapıcı oldu” dedi.

Açıklamasında, “Bu görüşmeler sırasında, İran’ın hiçbir zaman nükleer silah peşinde olmadığını bir kez daha teyit ettim. İran tarafının meşru çıkarlarını güvence altına alacak; nükleer silah edinilmeyeceğine dair garantiler ile mevcut yaptırımların kaldırılmasını içeren adil ve dengeli bir nükleer anlaşmaya hazır olduğumuzu ifade ettim” ifadelerini kullandı.

ABD Başkanı Trump ise dün (cuma), İran’ın askeri bir saldırıyı önleyecek bir anlaşma yapmak istediğine inandığını söyledi. Buna karşılık Tahran, balistik füze kapasitesinin müzakere konusu olmadığını yineledi.

İranlı yetkililer, son dönemde protestoların sert biçimde bastırılması ve binlerce kişinin hayatını kaybetmesiyle tırmanan gerilimi düşürmeye katkı sunabilecek taraflarla diplomatik temaslarını artırdı. Bu çerçevede Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Washington ile Tahran arasında arabuluculuk yapmaya çalışan Türkiye’yi ziyaret ederken; Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi Genel Sekreteri Ali Laricani de Moskova’ya giderek Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile görüştü. Görüşme Kremlin tarafından da doğrulandı.

ABD Başkanı Trump, son haftalarda İran’a yönelik askeri saldırı tehdidini artırırken, Washington Orta Doğu’daki askeri varlığını güçlendirdi ve “Abraham Lincoln” uçak gemisini bölgeye gönderdi.