İsrail Ramazanda gerilime karşı ‘Dalga Kırıcı’ operasyonu başlattı

Üç Filistinli hayatını kaybetti, Mescid-i Aksa basıldı. Ramallah “Suçları durdurun” çağrısında bulunurken, gruplar ‘kapsamlı bir patlama’ imasında bulunuyor

Dün Nasıra’da cenaze töreni sırasında İsrailli Arap polis memuru Amir Khuri’nin tabutunu taşıyan İsrail polis unsurları (AFP)
Dün Nasıra’da cenaze töreni sırasında İsrailli Arap polis memuru Amir Khuri’nin tabutunu taşıyan İsrail polis unsurları (AFP)
TT

İsrail Ramazanda gerilime karşı ‘Dalga Kırıcı’ operasyonu başlattı

Dün Nasıra’da cenaze töreni sırasında İsrailli Arap polis memuru Amir Khuri’nin tabutunu taşıyan İsrail polis unsurları (AFP)
Dün Nasıra’da cenaze töreni sırasında İsrailli Arap polis memuru Amir Khuri’nin tabutunu taşıyan İsrail polis unsurları (AFP)

İsrail’de dün (Perşembe) sahadaki gerilim artmaya devam etti ve 3 Filistinli hayatını kaybetti. İşgal güçleri uzun süreli bir gerilim dönemine hazırlık kapsamında ‘Dalga Kırıcı’ operasyonunu başlattı. Çoğu şehirde konuşlandırılan İsrail ordusu ve güvenlik güçleri, bireysel operasyonlarla karşılık veren Filistinlileri tutuklamaya devam ederken, aşırılık yanlısı yerleşimciler Mescid-i Aksa’ya baskın düzenledi.
Filistin Cumhurbaşkanlığı tarafından yapılan açıklamada, tehlikeli gerilimi kınanırken, uluslararası topluma İsrail’i dizginlenmesi ve işlediği suçların cezalandırılması için derhal harekete geçme çağrısı yapıldı. Aynı zamanda, Filistinli gruplara direnişin ve çatışmaların artmasına yol açabilecek gerilim patlamasına karşı uyarıda bulunuldu.
İsrail ordusu, Genelkurmay Başkanı Aviv Kohavi liderliğinde tugay komutanlarının katılımıyla görüşmeler gerçekleştirdi. Görüşmelerde, Filistinli silahlı kişilere operasyon gerçekleştirmeden önce müdahale edilmesi için bir dizi önlem alınması kararlaştırıldı. Alınan kararlar, İsrail vatandaşlarının güvenliğini ve sükuneti yeniden sağlamak için sahada müdahaleye hazırlık durumunu artırmayı ve terörist faaliyetleri engellemeye yönelik önlemler almayı içeriyordu. Kohavi görüşmelerde subaylarına “Bölge tugay liderleri ve Merkez Komutanlığın liderlerleri olarak sizler, bu sabotaj saldırılarını engellemek için son derece önemli bir role sahipsiniz. Bu ve diğer saldırıları hayata geçirme hayallerini suya düşürme ve gerçekleştirme fırsatlarını engelleme yeteneğine sahipsiniz. Bu dalgayı durdurmalıyız. Size ve yeteneklerinizde güveniyorum. Cenin’deki olaylar, engellemeye devam etmemiz gereken bu terörist faaliyetlerin bir parçasıdır. Terörü engellemek ve tüm bölgelerde İsrail vatandaşlarının güvenliğini ve emniyetini sağlamak için, bu tür operasyonlar ve tutuklamaları planlamaya ve gerçekleştirmeye devam edeceğiz. Bu bizim görevimiz” ifadelerine yer verdi.
Görüşmeler, Filistin topraklarında çatışmalar ve saldırıların yaşandığı kanlı bir gün yaşanırken gerçekleşti. Batı Şeria’da silahlı bir eylemde bulunduklarından şüphelenilen 31 kişinin yanı sıra DAEŞ üyesi olduklarından şüphelenilen 43 Arap’ın tutuklandığı açıklandı. Ordunun bu operasyonu Cenin ve kuzeydeki bölgesi ile Beytüllahim bölgesine odaklandı.
Cenin bölgesinde, İsrail ordusundan büyük bir birlik, şehri ve içerisindeki kampı bastı. Birkaç saat boyunca tutuklamalara tanık olundu. Onlarca ev basıldı ve keskin nişancılar inşaat halindeki birçok binanın çatılarında pozisyon aldı. Filistinliler bu operasyonu ‘işgal güçlerinin yıllardır yaptığı en ağır baskın’ olarak değerlendirdi.
Bazı Filistinliler işgal güçlerine karşı koymaya çalıştı ve Duvdevan komando birliğinden bir keskin nişancı olan İsrail askeri kurşunla hafif yaralandı. İsrail ordusu buna, “7 yaşındaki Sanad Muhammed Abu Atiye ve 23 yaşındaki Yezid Nidal el-Saadi adlı iki genci öldürerek, 3’ü ağır olmak üzere 14 kişi gerçek mermilerle yaralayarak karşılık verdi.
Beytüllahim ile el-Halil arasındaki bölgede bir Filistinli dün sabah, Gush Etzion yerleşim biriminin yakınlarında 4 yerleşimcinin yaralandığı bir bıçaklı saldırı gerçekleştirdi. İsrail haber kaynaklarına göre, bıçaklama yerleşimcilerin bulunduğu bir otogarda gerçekleşti. Bir yerleşimcinin ateş açması sunucu, saldırıyı düzenleyen 30 yaşındaki Nidal Cuma hayatını kaybetti. İşgal güçleri, gencin anne ve babasının Tarkumiye beldesindeki evine baskın düzenledi. Filistinliler, İsrail ordusunun bu operasyonunu, şehirlerin ikinci  ve yeni bir işgaline benzediğini düşünüyorlar.
İsrail, salı günü 5 İsraillinin öldürülmesinin ve Ceninli bir Filistinli tarafından gerçekleştirilen Bnei Brak saldırısının ardından, Batı Şeria’da geniş çaplı bir tutuklama operasyonu düzenliyor.
Filistin Cumhurbaşkanlığı yaptığı açıklamada, gerek Mescid-i Aksa’ya ve gerekse Filistin şehirlerine yönelik baskınlarda, İsrail işgal hükümeti tarafından yürütülen bu gerilime karşı uyarıda bulundu. Aynı zamanda “Halkımızın her gün baskınlara, cinayetlere, yerleşimcilerin suçlarına maruz kalması dahil olmak üzere bu tür provokasyonlar, bölgeyi daha fazla gerginliğe sürükleyecektir.” ifadelerine yer verildi.
Açıklamada, gerilme neden olan İsrail politikasının, farklı dinler için önemli günlere denk gelen Ramazan ayının, kutsal bir ay haline getirmek için tüm açılardan gösterilen çabalarla tutarsız olduğu belirtildi. Aynı zamanda, uluslararası topluma İsrail’i dizginlemek ve işlediği suçlar sebebiyle cezalandırılması için derhal harekete geçme çağrısında bulundu. Ayrıca ABD yönetimine çağrıda bulunarak, İsrail hükümetinin durumu, bir gerilim patlamasına doğru iten politikasına son verilmesi için derhal müdahale edilmesi istendi.
Filistin Başbakanı Muhammed İştiyye, İsrail operasyonunun tehlikeli sonuçları konusunda uyarıda bulunarak, “Bunlar, İsrail’in halkımıza karşı işlenen suçları dizisine eklenen yeni bir dizi suçları temsil ediyor. Yerleşimciler, Filistin vatandaşlarını öldürmek için silah kullanmasına izin veren İsrail Başbakanı’nın doğrudan kışkırtmasına katılıyor. Son derece tehlikeli olan bu durum, halkımıza koruma sağlamak ve işgal askerleri ve yerleşimcilerin vatandaşların hayatın kıymasına son vermek için acil bir uluslararası müdahaleyi gerektiriyor” ifadelerini kullandı.
Hamas Hareketi tarafından yapılan açıklamada, “Bu suçlara verilecek yanıt, direnişi ve işgal güçleri ve yerleşimcilerle çatışmaları artıracaktır. Bu kibirli düşmanın bilmesi gerekiyor ki, halkımızın kanı değersiz değildir ve işgalin devam eden suçlarıi daha güçlü ve daha acı verici olacak bir gerilim patlaması için uyarı vermektedir” ifadelerine yer verildi. 
İslami Cihad Hareketi Genel Sekreteri Ziyad en-Nahale, İslami Cihad Hareketi’nin askeri kanadı Kudüs Seriyyeleri’nin bulundukları tüm bölgelerde seferber edildiğini duyurdu. Yapılan kısa açıklamada, “Siyonist düşman ordusunun Cenin kampına yaptığı baskın ışığında, İslami Cihad Hareketi Genel Sekreteri, Kudüs Seriyyeleri’nin tüm bölgelerinde, genel seferberlik ilan ettiğini duyurdu” ifadeleri kullanıldı. 
Binyamin Netanyahu açıklamalarda bulunarak, Mansur Abbas liderliğindeki İslami Hareket Partisi ile koalisyon içerisinde olan Bennett hükümetinin, teröre karşı savaşı yönetebilme gücü olduğuna güvenmediğini söyledi. Netanyahu “İslamcıların desteğine dayalı olan bir hükümet, terörle mücadele edemez” ifadelerini kullandı. Radikal Siyonist çizgideki Knesset üyesi Itamar Ben Gvir ise, Filistinlilere meydan okuyarak Mescid-i Aksa’yı bastı.
Ben Gvir, Mescid-i Aksa’nın avlusunda, Filistinli grupların tehdit ve uyarılarıyla alay ederek kendi videosunu çekti. Ben Gvir, İsrail hükümetine ‘teröristlere’ karşı zayıflık göstermeyi bırakıp, Yahudilerin Mescid-i Aksa’ya serbestçe erişimini sağlamak için çalışma çağrısında bulundu.
Ben Gvir’e yanıt olarak Yüksek Fetva Kurulu, Filistinlilere özellikle Ramazan ayında Mescid-i Aksa da dahil olmak üzere Kudüs şehrine ziyaret edilmesi çağrısında bulundu.
Yüksek Fetva Kurulu yaptığı açıklamada, “Mescid-i Aksa’nın, son dönemlerde yerleşimcilerin toplu akınlarının, Aksa içerisinde ve kapılarında Talmud duaları yapma girişimlerinin doruğa ulaşması gölgesinde, Mescid-i Aksa’nın varlığına, kutsallığına ve birliğine karşı sert bir işgal kampanyasına maruz kalması sebebiyle, insanlarımızın orada olmasına ihtiyacı var” ifadelerine yer verdi.



Melania Trump, en sevilen First Lady'ler listesinde sondan ikinci çıktı

YouGov'un yeni bir anketine göre Melania Trump, yakın tarihin en az popüler ikinci first lady'si seçildi (Reuters)
YouGov'un yeni bir anketine göre Melania Trump, yakın tarihin en az popüler ikinci first lady'si seçildi (Reuters)
TT

Melania Trump, en sevilen First Lady'ler listesinde sondan ikinci çıktı

YouGov'un yeni bir anketine göre Melania Trump, yakın tarihin en az popüler ikinci first lady'si seçildi (Reuters)
YouGov'un yeni bir anketine göre Melania Trump, yakın tarihin en az popüler ikinci first lady'si seçildi (Reuters)

Yeni bir ankete göre Melania Trump, yakın tarihin en az popüler ikinci First Lady'si seçildi ancak en sevilmeyen First Lady unvanını Trump'ın rakibi Hillary Clinton aldı.

YouGov'a göre bu ay 2 bin 255 ABD vatandaşından son 11 First Lady'yi "Mükemmel"den "Kötü"ye uzanan bir ölçekte sıralamaları istendi.

Yüzde 36'sı Melania'yı "kötü", yüzde 10'u da "ortalama altı" olarak değerlendirdi. Ankete katılanların yaklaşık yüzde 18'i Melania'yı "mükemmel", yüzde 12'si de "ortalama üstü" notu verdi. Böylece net onay oranı -16 çıktı.

Melania'dan daha düşük sırada yer alan tek First Lady, 2016 başkanlık seçimini Donald Trump'a kaybeden Hillary Clinton'dı. Ankete katılanların yüzde 33'ü onu "kötü", yüzde 11'i de "ortalama altı" diye değerlendirdi ve net onay oranı -17 oldu.

Öte yandan en popüler First Lady'ler sırasıyla +56, +32 ve +25 net puanla Jackie Kennedy, Rosalynn Carter ve Nancy Reagan'dı.

Michelle Obama da katılımcılar arasında favori olarak öne çıktı; yüzde 33'ü onu "mükemmel", yüzde 12'si ise "ortalama üstü" olarak değerlendirdi ve bu da ona +21 net onay puanı kazandırdı. Yaklaşık yüzde 22'si onu "kötü" buldu.

Ortalama olarak son 11 First Lady'nin çoğu, eşlerinden daha yüksek net puanlar aldı.

Hillary Clinton, -3 net puanlı eşinden önemli ölçüde daha düşük olan tek First Lady'ydi.

Birçok başkan ve First Lady benzer puanlar aldı; Jacqueline Kennedy Onassis ve John F. Kennedy (+56'ya karşı +61), Nancy ve Ronald Reagan (+25'e karşı +22), Michelle ve Barack Obama (+21'e karşı +15) bunlardan bazıları.

Melania ve Donald Trump da benzer ancak olumsuz puanlar aldı (-16'ya karşı -20).

Anket ayrıca, katılımcıların yüzde 48'inin Donald Trump'ı "kötü" bulduğunu, yüzde 6'sının ise "ortalama altı" olarak değerlendirdiğini ortaya koydu. Trump, YouGov'un katılımcılara sorduğu 20 başkan arasında en düşük puanı aldı. Katılımcıların yaklaşık yüzde 19'u 45 ve 47. başkanı "olağanüstü" olarak değerlendirdi.

Trump'tan sonra, selefi Joe Biden, katılımcıların yüzde 38'inin "kötü", yüzde 12'sinin ise "ortalama altı" şeklinde değerlendirdiği en az popüler eski başkan oldu. Sadece yüzde 7'si Biden'ı "mükemmel" olarak değerlendirdi.

Ankete göre, "First Lady'ler hakkındaki genel görüşler, eşleri hakkındaki görüşlere benzer şekilde siyasi olarak kutuplaşmış durumda".

Anket, tartışmalı belgeseli Melania'nın gösterime girmesiyle birlikte Melania Trump hakkında kamuoyunun ne düşündüğüne dair fikir veriyor. Belgeselin ilk hafta sonu 7 milyon dolar kazandığı bildirilse de bilet satışları ikinci haftada düşerek sadece 2,4 milyon dolar getirdi.

Amazon, belgeselin haklarını satın almak için 40 milyon, tanıtımı içinse 35 milyon dolar daha harcamıştı.

Independent Türkçe


Ortadoğu diken üstünde: “Irak işgalinden bu yana en büyük hava gücü toplandı”

ABD ordusu, onlarca savaş jetini taşıyan USS Abraham Lincoln ve USS Gerald Ford'la Ortadoğu'daki yığınağı güçlendiriyor (AFP)
ABD ordusu, onlarca savaş jetini taşıyan USS Abraham Lincoln ve USS Gerald Ford'la Ortadoğu'daki yığınağı güçlendiriyor (AFP)
TT

Ortadoğu diken üstünde: “Irak işgalinden bu yana en büyük hava gücü toplandı”

ABD ordusu, onlarca savaş jetini taşıyan USS Abraham Lincoln ve USS Gerald Ford'la Ortadoğu'daki yığınağı güçlendiriyor (AFP)
ABD ordusu, onlarca savaş jetini taşıyan USS Abraham Lincoln ve USS Gerald Ford'la Ortadoğu'daki yığınağı güçlendiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump, Ortadoğu'daki askeri yığınağını artırarak İran'a saldırı hazırlığı yapıyor.

Kimliklerinin paylaşılmaması şartıyla CNN'e konuşan yetkililer, ordunun İran'a bu hafta sonu saldırı düzenlemeye hazır olduğunu ancak Trump'ın henüz son kararını vermediğini söylüyor.

Üst düzey güvenlik yetkililerinin çarşamba günü Beyaz Saray'da İran'daki durumla ilgili toplantı düzenlediği aktarılıyor. Trump'ın özel temsilcisi Steve Witkoff ve damadı Jared Kushner da İran'la müzakereler hakkında Cumhuriyetçi lideri bilgilendirmiş.  

Wall Street Journal (WSJ), Amerikan ordusunun 2003 Irak işgalinden bu yana Ortadoğu'daki en büyük hava gücünü topladığını yazıyor.

Son teknoloji F-35 ve F-22 jet avcı uçaklarının bölgeye yönlendirildiği, büyük hava harekatlarını koordine etmek için hayati önem taşıyan komuta ve kontrol uçaklarının da yola çıktığı aktarılıyor.

ABD ordusu, USS Abraham Lincoln'ın ardından, Venezuela'daki operasyon öncesinde Karayipler'e gönderilen dünyanın en büyük uçak gemisi USS Gerald Ford'u da Ortadoğu'ya yönlendirmişti. Bu gemide de çok sayıda saldırı ve elektronik harp uçağı olduğu ifade ediliyor.

Yetkililer, askeri harekat halinde iki seçeneğin masada olduğunu belirtiyor. ABD ordusu, Tahran yönetimini devirmek amacıyla çok sayıda İranlı siyasi ve askeri lideri hedef alabilir. Bunun yerine nükleer ve balistik füze tesislerinin vurulacağı hava saldırıları da düzenlenebilir. Her iki seçenek de potansiyel olarak haftalarca sürecek bir operasyon anlamına geliyor.

Analizde, geçen yıl haziranda İsrail'le yaşanan çatışmalar nedeniyle İran'ın hava savunma sisteminin ağır hasar aldığı savunuluyor. Buna rağmen Tahran yönetiminin, Hürmüz Boğazını kapatma ve çeşitli menzile sahip füzelerle misilleme yapma ihtimali olduğu vurgulanıyor.

ABD ve İsrail, İran'ın uranyum zenginleştirerek nükleer silah geliştirmeyi planladığını savunurken Tahran yönetimi bunu defalarca reddetmişti.

ABD ve İran arasında Umman'da 6 Şubat'ta başlayan müzakerelerde henüz somut bir sonuca varılamadı. Trump, İran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerini tamamen durdurmasını isterken, Tahran ise zenginleştirme seviyelerinin değiştirilebileceğini fakat programın durdurulmayacağını belirtiyor.

Diğer yandan İsrail, İran'ın balistik füze programının ve bölgedeki örgütlere verdiği desteğin sonlanmasını da istiyor. Washington-Tahran müzakerelerinin şimdilik nükleer programa odaklandığı ifade ediliyor. WSJ'ye konuşan yetkililer, İran'ın Trump görevden gidene dek uranyum zenginleştirme programını askıya alabileceğini söylüyor.  

Independent Türkçe, Wall Street Journal, CNN


Ortadoğu’ya askeri yığınak sürerken Trump: İran’la ilgili her şey önümüzdeki 10 gün içinde netleşecek

ABD uçak gemisi USS Abraham Lincoln ve taarruz grubu, Umman Denizi’nde (Reuters)
ABD uçak gemisi USS Abraham Lincoln ve taarruz grubu, Umman Denizi’nde (Reuters)
TT

Ortadoğu’ya askeri yığınak sürerken Trump: İran’la ilgili her şey önümüzdeki 10 gün içinde netleşecek

ABD uçak gemisi USS Abraham Lincoln ve taarruz grubu, Umman Denizi’nde (Reuters)
ABD uçak gemisi USS Abraham Lincoln ve taarruz grubu, Umman Denizi’nde (Reuters)

ABD Başkanı Donald Trump, Perşembe günü yaptığı açıklamada, Washington’un İran ile “ciddi bir anlaşma” yapması gerektiğini belirterek, Tahran’la yürütülen görüşmelerin iyi gittiğini söyledi.

Trump, Washington’da düzenlenen Barış Konseyi’nin ilk toplantısında, “Görüşmeler iyi. Yıllar içinde İran’la ciddi bir anlaşma yapmanın kolay olmadığı kanıtlandı. Ciddi bir anlaşma yapmalıyız; aksi takdirde sonuçları ağır olur” dedi.

ABD Başkanı, “İran’la ilgili her şey önümüzdeki 10 gün içinde netleşecek” ifadelerini kullandı.

Washington ile Tahran arasındaki kriz hassas bir dönemece girerken, üst düzey ulusal güvenlik yetkililerinin Trump’a, ABD ordusunun olası bir saldırı için “hazır” olduğunu bildirdiği aktarıldı. Cumartesi gününden itibaren uygulanabilecek muhtemel bir operasyon seçeneğinin masada olduğu, ancak nihai kararın Beyaz Saray’da siyasi ve askerî değerlendirmeye tabi tutulduğu belirtildi.

dfvgthy
İranlı askerlerin, Rus askerlerle birlikte Umman Denizi’nde gerçekleştirdiği askerî tatbikattan bir kare (EPA)

Amerikan televizyon ağlarının kaynaklarına göre son günlerde Ortadoğu’ya sevk edilen güçler – ek hava ve deniz unsurları dâhil – konuşlanmalarını tamamladı. Olası bir harekâtın zaman çizelgesinin hafta sonrasına da sarkabileceği ifade edildi.

Kaynaklar, İran’dan gelebilecek misillemelere karşı Savunma Bakanlığı’nın bazı personeli geçici olarak Avrupa’ya ya da ABD içine kaydırdığını belirtti. Bunun rutin bir önleyici tedbir olduğu ve saldırının kaçınılmaz olduğu anlamına gelmediği vurgulandı.

Angajman kuralları değişebilir

Bu gelişme, Trump açısından karmaşık bir denkleme işaret ediyor. Olası bir askerî darbe, bölgede angajman kurallarını değiştirebilir ve Tahran’ın müzakere pozisyonunu zayıflatabilir. Ancak aynı zamanda Körfez’den Doğu Akdeniz’e uzanabilecek geniş çaplı bir bölgesel tırmanma riskini de beraberinde getirebilir.

Öte yandan bekleme stratejisi, ABD iç kamuoyunda ya da Washington’un müttefikleri nezdinde geri adım olarak yorumlanabilir. Bu durum, askerî tehdidin inandırıcılığının test edildiği bir an olarak değerlendiriliyor.

CNN’e konuşan kaynaklar, ABD ordusunun hafta sonu itibarıyla İran’a yönelik bir saldırıya hazır olduğunu, ancak Trump’ın henüz nihai kararını vermediğini bildirdi.

hyjuıko
İran yönetimi karşıtı göstericiler, 17 Şubat 2026’da Cenevre’deki Birleşmiş Milletler Ofisi önünde pankart ve fotoğraflar taşıyor (AFP)

Kaynaklara göre Trump, özel görüşmelerde askerî müdahaleyi destekleyen ve karşı çıkan argümanları dinledi, danışmanları ve müttefiklerinin görüşlerini aldı. Bir kaynak, “Bu konu üzerinde uzun süre düşünüyor” dedi.

Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham ise televizyonda yaptığı açıklamada, İran’la ilgili kararın fiilen alındığını öne sürdü. Bölgeye yapılan büyük askerî yığınağa dikkat çeken Graham, savaş gemilerinin “bu mevsimde hava güzel olduğu için” bölgeye gelmediğini söyledi.

Daralan müzakere penceresi

Sahadaki gerilim tırmanırken diplomasi de temkinli adımlarla ilerliyor. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Cenevre’de yapılan dolaylı görüşmelerin ikinci turunda genel “yol gösterici ilkeler” üzerinde anlayış sağlandığını, ancak ihtilaflı başlıkların sürdüğünü açıkladı.

Bir ABD’li yetkili, Tahran’ın önümüzdeki iki hafta içinde yazılı bir teklif sunabileceğini belirterek “ilerleme sağlandı ancak pek çok ayrıntı hâlâ müzakere ediliyor” dedi.

Tahran, müzakerelerin yalnızca nükleer dosya ve yaptırımların kaldırılmasıyla sınırlı kalmasında ısrar ederken, Washington balistik füze programı ve İran’ın bölgesel müttefiklerine verdiği desteğin de gündeme alınmasını istiyor. Bu iki yaklaşım arasındaki siyasi mesafenin kısa sürede kapanması zor görünüyor.

İran Atom Enerjisi Kurumu Başkanı Muhammad Eslami, “Nükleer endüstrinin temeli zenginleştirmedir” diyerek, hiçbir ülkenin İran’ı barışçıl teknoloji hakkından mahrum bırakamayacağını söyledi.

Bu açıklama, ABD’nin diplomasi başarısız olursa askerî seçeneğin masada olduğunu hatırlatmasının hemen ardından geldi.

Rus haber ajansı Interfax, Rus devlet nükleer şirketi Rosatom CEO’su Aleksey Likhachev’in, anlaşma sağlanması hâlinde İran’dan zenginleştirilmiş uranyumu kabul etmeye hazır olduklarını söylediğini aktardı.

Rusya Dışişleri Bakanlığı ise uranyumun İran’dan çıkarılması önerisinin hâlâ masada olduğunu, ancak nihai kararın Tahran’a ait olduğunu belirtti.

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ülkesinin “ne pahasına olursa olsun Amerika’ya boyun eğmeyeceğini” söyledi. İran’ın savaş istemediğini, ancak “aşağılanmayı kabul etmeyeceğini” vurguladı.

Hürmüz mesajı

Tahran, askeri gücünü Hürmüz Boğazı’nda sergiledi. Bir askeri yetkili, boğazın “en kısa sürede kontrol altına alınabileceği ya da kapatılabileceği” uyarısında bulundu. İran Devrim Muhafızları “Hürmüz Boğazı’nda Akıllı Kontrol” adlı tatbikatını tamamladı.

Boğaz, küresel petrol ve doğalgaz ihracatının önemli bölümünün geçtiği stratejik bir hat olarak, İran’ın geleneksel caydırıcılık kartı olarak görülüyor.

Moskova’dan uyarı

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, İran’a saldırının “ateşle oynamak” olacağını belirterek siyasi yöntemlere öncelik verilmesi çağrısında bulundu. Kremlin, Tahran’la yapılan ortak deniz tatbikatlarının önceden planlandığını açıkladı.

İsrail’de yayımlanan Maariv gazetesi, Washington’un olası bir saldırıdan kısa süre önce Tel Aviv’i bilgilendireceğinin değerlendirildiğini yazdı.

Polonya Başbakanı Donald Tusk, vatandaşlarına İran’ı derhal terk etmeleri çağrısında bulundu ve çatışma ihtimalinin “oldukça gerçekçi” olduğunu söyledi.

Öte yandan Avrupa Birliği Konseyi, 29 Ocak’taki Dışişleri Konseyi toplantısında varılan mutabakatın ardından 19 Şubat’ta İran Devrim Muhafızları’nı resmen terör örgütleri listesine ekledi. Böylece kurum, AB’nin terörle mücadele yaptırımlarına tabi olacak.