Riyad Mevsimi: ‘Ud Kralı’ yarışmasının kazananları belli oldu

‘Ud Kralı’ yarışmasının kazananları, yaklaşık 220 bin riyal para ödülüne layık görüldü (Suudi Eğlence Kurumu)
‘Ud Kralı’ yarışmasının kazananları, yaklaşık 220 bin riyal para ödülüne layık görüldü (Suudi Eğlence Kurumu)
TT

Riyad Mevsimi: ‘Ud Kralı’ yarışmasının kazananları belli oldu

‘Ud Kralı’ yarışmasının kazananları, yaklaşık 220 bin riyal para ödülüne layık görüldü (Suudi Eğlence Kurumu)
‘Ud Kralı’ yarışmasının kazananları, yaklaşık 220 bin riyal para ödülüne layık görüldü (Suudi Eğlence Kurumu)

Suudi Eğlence Kurumu, 28-30 Mart tarihleri arasında Riyad Şehir Bulvarı’nda müzik severlerin bir araya geldiği, Riyad Sezonu etkinlikleri kapsamında düzenlenen ‘Ud Kralı’ yarışmasında iki Mısırlı ve bir Suudi gencin ilk üç sırayı aldığını duyurdu.
Eğlence Kurumu başkanı Turki Al eş-Seyh, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, Mısırlı İslam Taha'nın birinci, Suudi Rakan Al Said'in ikinci, Mısırlı Naci Muhammed'in ise üçüncü olduğunu açıkladı.

Kazananlara toplamda yaklaşık 220 bin riyal para ödülü verildi. Birinci lüks ve nadide bir ud ile 100 bin riyal para ödülü almaya hak kazanırken, ikinci yarışmacı 70 bin riyal üçüncü yarışmacı ise 50 bin riyal para ödülü kazandı.
Birkaç aşamadan oluşan yarışmanın illk günü 10 katılımcı eserlerini icra ettiler. Aralarından 5'i dereceye girmek için ertesi gün performansına devam etti. Ardından dün gece finalde yarışacak 3 aday sahneye çıktı. Sonrasında kazananların dereceleri belirlendi.

Nihai performansa hak kazanan udiler, kulakların pasını silen eserler icra ettiler. Udlarının tellerine olağanüstü ve rezonanslı ritimlerle dokunarak, geceye sanat ve müzikal yaratıcılık katan eserler sundular. Sergilenen performanslara bağlı olarak Jüri, Riyad Sezonunun diğer eğlence etkinlikleriyle birlikte devam eden yarışmanın birincisini seçme konusunda karar vermekte zorlandı.
Finalistlerin sergilediği doğu ve batı eserleriyle seyirciler dün gece çeşitli müzik performanslarını dinleme fırsatı buldular. Gece tüm dinleyicileri büyüleyen çekici ve rafine melodilerle yankılandı. Bu yarışma aynı zamanda tüm yetenekli insanların rekabet ruhu içinde kendilerini tanıtmalarını ve ileri seviyelere ulaşmaları için kendilerini göstermelerine de katkı sağladı.

Eğlence Kurumu tarafından düzenlenen ‘Ud Kralı’ yarışması, en büyük Arap udi topluluğu olup, aynı zamanda dünya çapında nadir bulunan udları toplayan bir sergi ile dünyanın en ünlü ve seçkin ud üreticileri için de fırsat oldu. Diğer taraftan ud tutkunlarının çeşitli müzisyenlerin eserlerini dinlemeleri için de fırsat oldu.
Yarışmadaki jüride yer alan, Arap müzisyen ve bestecilerden Hamid Brosli, Halid Muhammed Ali, Memduh el-Cibali, Abdullah Bahşevan ve Şürbil Ruhana'nın yanı sıra Arap ve yabancı seçkin udiler sanatlarını icra ettiler.



Suudi Arabistan, dünyanın çeşitli ülkelerinden 1000 umreciyi ağırlayacak

İki Kutsal Caminin Koruyucusu Kral Salman bin Abdulaziz (Şarku’l Avsat)
İki Kutsal Caminin Koruyucusu Kral Salman bin Abdulaziz (Şarku’l Avsat)
TT

Suudi Arabistan, dünyanın çeşitli ülkelerinden 1000 umreciyi ağırlayacak

İki Kutsal Caminin Koruyucusu Kral Salman bin Abdulaziz (Şarku’l Avsat)
İki Kutsal Caminin Koruyucusu Kral Salman bin Abdulaziz (Şarku’l Avsat)

Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdülaziz, dünyanın çeşitli ülkelerinden 1000 kadın ve erkek umrecinin kendi özel himayesinde ağırlanmasını onayladı. Söz konusu program, Suudi Arabistan İslami İşler, Davet ve İrşad Bakanlığı tarafından yürütülen “Haremeyn-i Şerifeyn Hizmetkârı Hac, Umre ve Ziyaret Misafirleri Programı” kapsamında gerçekleştirilecek.

Programın 1448 Hicri yılı boyunca dört aşamada uygulanacak ilk etabında, 16 Asya ülkesini temsilen 250 kadın ve erkek umreci yer alacak. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre katılımcılar; Endonezya, Doğu Timor, Filipinler, Malezya, Kamboçya, Tayland, Vietnam, Myanmar, Laos, Singapur, Çin, Japonya, Güney Kore, Hong Kong, Tayvan ve Moğolistan’dan gelecek.

Programa genel koordinatör olarak nezaret eden İslami İşler Bakanı Şeyh Dr. Abdüllatif Al eş-Şeyh, Kral Selman bin Abdülaziz ile Veliaht Prens ve Başbakan Muhammed bin Selman’a teşekkür ederek, Suudi yönetiminin İslam’a ve Müslümanlara hizmet konusundaki kararlılığını takdir etti. Al eş-Şeyh, dünyanın farklı ülkelerindeki Müslümanların umre ve ziyaret ibadetlerini kolaylık ve huzur içinde yerine getirebilmeleri için gösterilen sürekli çabanın önemine vurgu yaptı.

Bakan Al eş-Şeyh, söz konusu davetin Suudi Arabistan liderliğinin İslam dünyasındaki kardeşlik bağlarını güçlendirme vizyonunu yansıttığını, ayrıca Krallığın âlimler, din adamları ve İslam toplumlarında etkili şahsiyetlerle iletişim köprüleri kurmaya yönelik insani ve dini misyonunun bir göstergesi olduğunu ifade etti.

Programın başlangıcından bu yana önemli başarılara imza attığını belirten Al eş-Şeyh, 140’tan fazla ülkeden misafirin bu girişimden yararlandığını, gelişmiş bir operasyonel sistem çerçevesinde sunulan kapsamlı hizmetlerin programın hedeflerine ve Suudi Arabistan’ın İslam’a ve Müslümanlara hizmet etme vizyonuna katkı sağladığını kaydetti.


Umman, Hürmüz Boğazı’nda gemilere geçici bir deniz koridoru açıyor

Geçici koridordan geçmek isteyen gemiler, Uluslararası Denizcilik Örgütü ile koordinasyon sağlıyor, (Umman)
Geçici koridordan geçmek isteyen gemiler, Uluslararası Denizcilik Örgütü ile koordinasyon sağlıyor, (Umman)
TT

Umman, Hürmüz Boğazı’nda gemilere geçici bir deniz koridoru açıyor

Geçici koridordan geçmek isteyen gemiler, Uluslararası Denizcilik Örgütü ile koordinasyon sağlıyor, (Umman)
Geçici koridordan geçmek isteyen gemiler, Uluslararası Denizcilik Örgütü ile koordinasyon sağlıyor, (Umman)

Umman Sultanlığı, dün yaptığı açıklamada Hürmüz Boğazı’ndan geçecek tüm gemiler için Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO) ile yerel yetkili makamlar tarafından belirlenen koordinatlar çerçevesinde geçici bir deniz koridoru sağlandığını duyurdu.

Açıklamada, Umman’ın bu seçenek üzerinde IMO ile birlikte çalıştığı ve boğazdan geçmek isteyen gemilerin geçiş için ilgili kurumlarla koordinasyon sağlaması gerektiği belirtildi. Bu adımın, Umman’ın Hürmüz Boğazı’na ilişkin sorumluluğu ve küresel ekonomi açısından taşıdığı önem doğrultusunda, uluslararası hukuk ve deniz hukuku ilkelerine bağlılık çerçevesinde atıldığı ifade edildi.

Ayrıca söz konusu düzenlemenin, boğazda geçiş serbestisini garanti altına aldığı ve herhangi bir geçiş ücreti uygulanmadığı vurgulandı. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre açıklama, ABD ile İran arasında yürütülen girişimlerin ve çabaların sonucuyla uyumlu olduğu şeklinde değerlendirildi.


Suudi Arabistan, BM Güvenlik Konseyi'nde Suriye'nin egemenliğine ve toprak bütünlüğüne desteğini yineledi

Dr. Abdülaziz el-Vasıl (arşiv - Birleşmiş Milletler)
Dr. Abdülaziz el-Vasıl (arşiv - Birleşmiş Milletler)
TT

Suudi Arabistan, BM Güvenlik Konseyi'nde Suriye'nin egemenliğine ve toprak bütünlüğüne desteğini yineledi

Dr. Abdülaziz el-Vasıl (arşiv - Birleşmiş Milletler)
Dr. Abdülaziz el-Vasıl (arşiv - Birleşmiş Milletler)

Suudi Arabistan, Arap Grubu adına yaptığı açıklamada, Suriye'nin birliği, egemenliği ve toprak bütünlüğüne destek verdiğini, ayrıca Suriye devletinin ülke genelinde egemenliğini tesis etmeye yönelik çabalarını desteklediğini vurguladı.

Bu açıklama, Suudi Arabistan'ın Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi Dr. Abdülaziz el-Vasıl tarafından, BM Güvenlik Konseyi'nin Suriye'deki insani ve siyasi durumu ele almak üzere düzenlediği oturumda yapıldı.

Arap Grubu, Suriye'nin teröre destek veren ülkeler listesinden çıkarılması çağrısında bulunarak, uluslararası toplumun ülkede devam eden geçiş sürecine destek vermesinin istikrarın güçlendirilmesine ve insani koşulların iyileştirilmesine katkı sağlayacağını belirtti.

Grup ayrıca, Suriye hükümetinin DEAŞ terör örgütü ve terörizmin tüm biçimleriyle mücadelesine destek verdiğini ifade ederken, bu süreçte gerekli desteğin sağlanabilmesi için uluslararası toplumun ortak çaba göstermesinin önemine dikkat çekti.

Arap Grubu, uluslararası toplumu Suriyeli sığınmacılara ev sahipliği yapan ülkelere yönelik desteği artırmaya ve genişletmeye çağırarak, bu ülkelerin insani ve ekonomik yükü tek başlarına üstlenmemesi gerektiğini vurguladı.

Öte yandan Arap Grubu, İsrail'in Suriye topraklarına yönelik tekrarlanan askeri müdahalelerini ve saldırılarını en sert ifadelerle kınadı. Bu eylemlerin Suriye'nin egemenliği ve toprak bütünlüğünün açık bir ihlali olduğu belirtildi.

Açıklamada ayrıca, İsrail'in 1974 tarihli Kuvvetlerin Ayrıştırılması Anlaşması'na tam olarak uyması, işgal altındaki Suriye toprağı Golan'dan derhal ve koşulsuz şekilde çekilmesi gerektiği yönündeki çağrı yinelendi.