Ukrayna'da amatör drone pilotları Rus ordusuna karşı SİHA üretiyor

"iPhone'dan ucuza geliyor"

Rusya - Ukrayna savaşında karşılıklı hava saldırıları ve SİHA kullanımı ön plana çıkıyor (AFP)
Rusya - Ukrayna savaşında karşılıklı hava saldırıları ve SİHA kullanımı ön plana çıkıyor (AFP)
TT

Ukrayna'da amatör drone pilotları Rus ordusuna karşı SİHA üretiyor

Rusya - Ukrayna savaşında karşılıklı hava saldırıları ve SİHA kullanımı ön plana çıkıyor (AFP)
Rusya - Ukrayna savaşında karşılıklı hava saldırıları ve SİHA kullanımı ön plana çıkıyor (AFP)

Ukrayna'da amatör drone'culardan oluşan bir ekip, Rus istilasına karşı orduya silahlı insansız hava aracı (SİHA) üretiyor.
Nebesna Kara (Gökyüzünden Gelen Ceza) ekibi, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in 24 Şubat'taki askeri operasyon emriyle başlayan savaşta şimdiye dek Ukrayna ordusu için 40'a yakın SİHA tasarladı.
Fransız haber ajansı AFP, Polonya sınırındaki Lviv şehrinde gizli şekilde çalışan ve savaştan önce ülkedeki drone yarışı topluluğundan arkadaş olan 6 kişilik ekiple irtibata geçti.
Kendisini Dmitri olarak tanıtan drone pilotu, tasarladıkları bazı araçların havan saldırısı için Rus hedeflerini işaretleyerek askeri konvoyların dağılmasını sağladığını anlattı. "Bu keşif uçuşu yapmak ve havan saldırısını belirlemek amacıyla kullanılan bir teknik. Şimdi bu şekilde karşı tarafın dengesini bozan ekipmanlara büyük bir talep var" ifadelerini kullandı.
AFP'nin aktardığına göre Nebesna Kara, internet üzerinden drone'larla ilgilenen 877 kişiden destek aldığı gibi çatışmaların yoğun olduğu noktalarda askeri uzmanların emirlerine göre hareket ediyor.
Ekibin ürettiği bazı SİHA'larda dörtlü kanat sistemi ve minyatür bomba taşıma aksamı yer alıyor. Diğer drone'lar ise genellikle Rus ordusundaki havan bölükleriyle ilgili keşif uçuşları ve hedef belirleme çalışmaları için kullanılıyor.

"iPhone'dan daha ucuz"
Kendisini Alex olarak tanıtan ekip üyesi, drone'ları internet üzerinden topladıkları bağışlarla, çatışma noktalarındaki askeri uzmanların ihtiyaçlarına göre özel olarak tasarladıklarını belirtti.
Alex, drone kullanmayı bilen birinin araçları zorlanmadan kontrol edebileceğini söyleyerek, "Bunları kullanmayı bilen normal bir pilotunuz varsa, siperin öteki tarafına geçebilir ve ihtiyacı olan tüm bilgileri 5 dakikada edinebilir" ifadelerini kullandı.
Cihazların düşük maliyetli olduğunu da belirten Alex, "iPhone bu ekipmandan daha pahalıya geliyor" dedi.

Drone'lar 3 boyutlu yazıcılardan ve Çinli bir internet perakendecisinden temin edilen parçalarla tasarlanıyor (AFP)​​​​
AFP, drone'lardan birinin üzerinde 'Nebesna Kara'dan sevgilerle' yazan bir notla Mıkolayiv şehrine gönderilmek üzere paketlendiğini de aktardı.
Rus ordusunun salı günü şehirdeki valilik binasına düzenlediği havan saldırısı sonucu 28 kişi hayatını kaybetmişti.
Savaşın 38. gününde de çatışmalar devam ederken, Ukrayna ordusunun Rus istilacılara karşı kullandığı Türk yapımı Bayraktar TB2 SİHA'ları da gündemden düşmüyor.

Batı medyasında övgü toplayan Bayraktar TB2'ler, 28 Mart'ta Ukrayna Savunma Bakanlığı'nın sosyal medyada düzenlediği 'Oscar töreninde' de ödül almıştı.
Independent Türkçe, AFP, AP, Daily Mail



Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
TT

Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)

ABD Başkanı Donald Trump bugün İran'a karşı sınırlı bir askeri saldırı düzenlemeyi düşündüğünü söyledi, ancak daha fazla ayrıntı vermedi.

ABD ordusu, İran'a karşı birkaç hafta sürebilecek ve güvenlik tesislerinin yanı sıra nükleer altyapıyı da bombalamayı içerebilecek bir operasyona hazırlanıyor.

İran'ı nükleer programı konusunda anlaşmaya varmaya zorlamak için sınırlı bir saldırıyı düşünüp düşünmediği sorulduğunda, Beyaz Saray'da gazetecilere, "Sanırım bunu düşündüğümü söyleyebilirim" dedi.

Trump dün, İran'ın bir anlaşmaya varması için 10 ila 15 günlük bir sürenin "yeterli" olacağına inandığını söyledi. Ancak görüşmeler yıllardır tıkanmış durumda ve İran, füze programını kısıtlama ve silahlı gruplarla bağlarını koparma yönündeki daha geniş ABD ve İsrail taleplerini görüşmeyi reddediyor.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre iki ABD yetkilisi, İran'la ilgili ABD askeri planlamasının ileri bir aşamaya ulaştığını ve seçenekler arasında bireyleri hedef alan bir saldırı, hatta Trump'ın emriyle Tahran'da rejim değişikliğinin de yer aldığını söyledi. Bu askeri seçenekler, diplomatik çabaların başarısız olması durumunda ABD'nin İran'la ciddi bir çatışmaya hazırlandığının son göstergesi.

Son haftalarda yapılan dolaylı görüşmelerde çok az ilerleme kaydedildi ve taraflardan biri veya her ikisi bunu savaşa hazırlıkta geciktirme taktiği olarak kullanıyor olabilir.

İran, geçen yıl İsrail ve ABD'nin nükleer ve askeri tesislerini hedef alan 12 günlük saldırılarının yanı sıra ocak ayındaki kitlesel protestoların şiddetle bastırılmasının ardından, hiç olmadığı kadar savunmasız bir konumda bulunuyor.

 İran'ın BM Güvenlik Konseyi'ne dün yazdığı mektupta, BM Büyükelçisi Emir Said İrevani, ülkesinin "gerilim veya savaş aramadığını ve savaş başlatmayacağını", ancak herhangi bir ABD saldırganlığına "kararlı ve orantılı bir şekilde" karşılık vereceğini belirtti.

Şöyle devam etti: “Bu koşullar altında, bölgedeki tüm düşman üsleri, tesisleri ve varlıkları, İran'ın savunma yanıtı çerçevesinde meşru hedefler olarak kabul edilecektir.”

Bu haftanın başlarında İran, dünyanın ticareti yapılan petrolünün yaklaşık beşte birinin geçtiği Körfez'in dar su yolu olan Hürmüz Boğazı'nda gerçek mühimmatlı tatbikatlar gerçekleştirdi. Ülke içinde de gerilim artıyor; yas tutanlar, 40 gün önce güvenlik güçleri tarafından öldürülen protestocuları anmak için törenler düzenliyor ve bazı gösterilerde yetkililerin tehditlerine rağmen hükümet karşıtı sloganlar atılıyor.


İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
TT

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)

İsrail güçleri bu sabah erken saatlerde Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında bir bombalama operasyonu gerçekleştirdi.

Lübnan'ın resmi Ulusal Haber Ajansı'na göre, büyük patlama saat 02:20'de meydana geldi.

İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasında, bir yıldan fazla süren ve partinin askeri ve liderlik altyapısına darbeler aldığı çatışmanın ardından, 27 Kasım'dan beri yürürlükte olan bir anlaşma bulunuyor.

Anlaşma, Lübnan ordusunun ve Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nün (UNIFIL) konuşlandırılmasının güçlendirilmesi karşılığında, Hizbullah savaşçılarının Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeden (sınırdan yaklaşık 30 km uzaklıkta) çekilmesini ve askeri altyapısının tasfiye edilmesini öngörüyordu.

Anlaşma ayrıca İsrail'in savaş sırasında girdiği tüm bölgelerden çekilmesini de öngörüyordu. Bununla birlikte, İsrail sınırın her iki tarafını da izleyebilmek için beş yüksek noktada askeri varlığını sürdürdü. Ayrıca, askeri hedefler veya Hizbullah unsurları olduğunu iddia ettiği yerlere neredeyse her gün saldırılar düzenliyor ve güçleri buldozerle yıkım ve tahribat operasyonlarına devam ediyor.


ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
TT

ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan bir pankart, ABD Adalet Bakanlığı binasına asıldı. Bu adım, Trump’ın Washington’daki bir kuruma kimliğini yansıtma yönündeki son girişimi olarak değerlendiriliyor.

Mavi renkli pankart, dün (perşembe) binanın bir köşesindeki iki sütun arasına yerleştirildi. Pankartta “Amerika’yı Yeniden Güvenli Hale Getirelim” sloganı yer aldı.

Trump, geçen yıl Beyaz Saray’a dönüşünden bu yana federal kurumlar üzerindeki varlığını ve nüfuzunu pekiştirmek için güçlü adımlar atıyor.

Trump, kültürel ve siyasi kurumları yeniden şekillendirirken kendisine yakın isimleri görevlendiriyor, önde gelen kurumların adlarını değiştiriyor ve geçmiş soruşturmalarla bağlantılı yetkilileri geri plana itiyor. Eleştirmenler ise bu adımların, siyasi iktidar ile normal şartlarda bağımsız olması gereken kamu görevleri arasındaki sınırları ortadan kaldırdığını savunuyor.

Geçen yıl Trump’ın fotoğrafını taşıyan pankartlar, ABD Çalışma Bakanlığı, ABD Tarım Bakanlığı ve Amerikan Barış Enstitüsü binalarına da asılmıştı.

Trump tarafından atanan bir yönetim kurulu, Aralık ayında John F. Kennedy Sahne Sanatları Merkezi’ne Trump adının eklenmesi yönünde oy kullandı. Ayrıca Washington’daki Amerikan Barış Enstitüsü binasına da Trump’ın adı verildi.

Son pankarta ilişkin soruları Beyaz Saray, Adalet Bakanlığı’na yönlendirdi. Bakanlık ise şu ana kadar yorum talebine yanıt vermedi.