Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy: Buça'da yaşanan katliam savaş suçu

Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy (AP)
Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy (AP)
TT

Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy: Buça'da yaşanan katliam savaş suçu

Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy (AP)
Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy (AP)

Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy, Rus birliklerinin çekildiği Kiev bölgesindeki Buça kenti ziyareti sonrasında Romanya parlamentosuna seslendi.
Zelenskiy, konuşmasında, "Buça kentinde neler gördüğümü sizin de görmenizi istiyorum" diyerek ekranda yer verilen görüntüler için özür diledi.
Buça'da yaşanan katliamın "savaş suçu" olduğunu belirten Zelenskiy, arabaların, tanklar tarafından ezildiğini, tüm kanıtlar olmasa da işkence gören insanlar olduğunu söyleyerek, "Rus ordusu bunu neden yaptı?" dedi.
Rusya'nın, mümkün olduğu kadar çok insanın ölümünü arzuladığını savunan Zelenskiy, "Eğer ordu ve halkımız kendini savunmasaydı, Ruslar tıpkı Buça'da olduğu gibi Ukrayna'nın her yerinde katliam yapacaktı" ifadelerini kullandı.
Rusya'nın tek hedefinin Ukrayna olmadığını belirten Zelenskiy, Rusya'nın, Odessa'ya saldırmak ve oradan da Moldova'ya bir adım daha yaklaşmak istediğini söyleyerek, "Moldova'nın bağımsızlığını savunmak esastır ve bu Tuna bölgesinin tamamında güvenlik anlamına gelir" diye konuştu.
Zelenskiy, Orta Avrupa ve Karadeniz bölgesinin kaderinin Ukrayna topraklarında belirleneceğini dile getirdi.
Rusya'ya yaptırımlar uygulandığını söyleyen Zelenskiy, Rusya’nın, başta ekonomik olmak üzere tüm kaynaklardan yoksun bırakılması, Rus gemileri için limanların kapanması ve Rusya'dan ithalat yapılmamasını gerektiğini belirterek daha fazla yaptırıma ihtiyaç olduğunu söyledi.

Ukrayna Başsavcılığı: Rus ordusunun işkence ettiği 5 kişinin cesedi bulundu
Ukrayna Başsavcılığından yapılan açıklamada ise savcılık ile polisin, Buça'daki bir çocuk sağlık tesisinin bodrum katında elleri bağlı 5 kişinin cesedini bulduğu bildirildi.
"Rus Silahlı Kuvvetleri askerleri, silahsız sivillere işkence yaptı ve ardından onları öldürdü" ifadesine yer verilen açıklamada, polis ve savcıların olay yerinde her bir savaş suçunu kayıt altına almaya devam ettiği aktarıldı.

NYT: Uydu görüntüleri Buça'daki sivillerin Rusya çekilmeden önce öldürüldüğünü gösteriyor
Öte yandan, New York Times (NYT) gazetesi, uydu görüntüleri üzerinde yaptığı analiz sonuçlarının, "Kiev'in bir banliyösü olan Buça'da sivillerin öldürülmesinin, Rus askerlerinin şehri terk etmesinden sonra gerçekleştiği yönündeki iddialarla çeliştiğini" öne sürdü.
Maxar Technologies tarafından sağlanan uydu görüntülerinin, sivillerin en az 11'inin üç haftadan daha uzun süre önce, Rus ordusunun bölgeyi kontrol altına aldığı sırada öldürüldüğüne işaret ettiği kaydedildi.
Görüntü analizinde, "Görüntüler, 9 Mart ile 11 Mart tarihleri ​​arasında Yablonska Caddesi'nde ortaya çıkan insan vücuduna benzer büyüklükteki koyu renkli nesneleri gösteriyor. 2 Nisan tarihli görüntülerin gösterdiği gibi nesneler, Ukrayna kuvvetlerinin Buça'yı geri almasının ardından cesetlerin bulunduğu konumlarla tam olarak örtüşüyor. Daha fazla analiz, nesnelerin üç haftadan fazla bu pozisyonda kaldığını gösteriyor" ifadelerine yer verildi.



İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
TT

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)

İsrail güçleri bu sabah erken saatlerde Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında bir bombalama operasyonu gerçekleştirdi.

Lübnan'ın resmi Ulusal Haber Ajansı'na göre, büyük patlama saat 02:20'de meydana geldi.

İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasında, bir yıldan fazla süren ve partinin askeri ve liderlik altyapısına darbeler aldığı çatışmanın ardından, 27 Kasım'dan beri yürürlükte olan bir anlaşma bulunuyor.

Anlaşma, Lübnan ordusunun ve Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nün (UNIFIL) konuşlandırılmasının güçlendirilmesi karşılığında, Hizbullah savaşçılarının Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeden (sınırdan yaklaşık 30 km uzaklıkta) çekilmesini ve askeri altyapısının tasfiye edilmesini öngörüyordu.

Anlaşma ayrıca İsrail'in savaş sırasında girdiği tüm bölgelerden çekilmesini de öngörüyordu. Bununla birlikte, İsrail sınırın her iki tarafını da izleyebilmek için beş yüksek noktada askeri varlığını sürdürdü. Ayrıca, askeri hedefler veya Hizbullah unsurları olduğunu iddia ettiği yerlere neredeyse her gün saldırılar düzenliyor ve güçleri buldozerle yıkım ve tahribat operasyonlarına devam ediyor.


ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
TT

ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan bir pankart, ABD Adalet Bakanlığı binasına asıldı. Bu adım, Trump’ın Washington’daki bir kuruma kimliğini yansıtma yönündeki son girişimi olarak değerlendiriliyor.

Mavi renkli pankart, dün (perşembe) binanın bir köşesindeki iki sütun arasına yerleştirildi. Pankartta “Amerika’yı Yeniden Güvenli Hale Getirelim” sloganı yer aldı.

Trump, geçen yıl Beyaz Saray’a dönüşünden bu yana federal kurumlar üzerindeki varlığını ve nüfuzunu pekiştirmek için güçlü adımlar atıyor.

Trump, kültürel ve siyasi kurumları yeniden şekillendirirken kendisine yakın isimleri görevlendiriyor, önde gelen kurumların adlarını değiştiriyor ve geçmiş soruşturmalarla bağlantılı yetkilileri geri plana itiyor. Eleştirmenler ise bu adımların, siyasi iktidar ile normal şartlarda bağımsız olması gereken kamu görevleri arasındaki sınırları ortadan kaldırdığını savunuyor.

Geçen yıl Trump’ın fotoğrafını taşıyan pankartlar, ABD Çalışma Bakanlığı, ABD Tarım Bakanlığı ve Amerikan Barış Enstitüsü binalarına da asılmıştı.

Trump tarafından atanan bir yönetim kurulu, Aralık ayında John F. Kennedy Sahne Sanatları Merkezi’ne Trump adının eklenmesi yönünde oy kullandı. Ayrıca Washington’daki Amerikan Barış Enstitüsü binasına da Trump’ın adı verildi.

Son pankarta ilişkin soruları Beyaz Saray, Adalet Bakanlığı’na yönlendirdi. Bakanlık ise şu ana kadar yorum talebine yanıt vermedi.


Netanyahu: İran, İsrail'e saldırırsa "hayal edilemez" bir karşılıkla yüzleşecek

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
TT

Netanyahu: İran, İsrail'e saldırırsa "hayal edilemez" bir karşılıkla yüzleşecek

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ABD Başkanı Donald Trump'ın Tahran'a karşı askeri harekât olasılığına tekrar işaret etmesinin ardından, ülkesinin İran'ın saldırısına güçlü bir şekilde karşılık vereceği uyarısında bulundu.

Netanyahu, askeri bir tören sırasında televizyonda yayınlanan konuşmasında, "Eğer bize saldırma hatasını yaparlarsa, hayal bile edemeyecekleri bir karşılık alacaklar" dedi.

Trump, bir anlaşmaya varılmadığı takdirde İran'ı bombalamakla defalarca tehdit etti ve bölgeye iki uçak gemisi, savaş gemileri ve uçaklar göndererek saldırı olasılığını artırdı.

dfvgthy
ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, (AP)

İsrail Başbakanı, Gazze Şeridi'nin silahsızlandırılmasından önce yeniden inşa edilmeyeceğini belirterek, "Müttefikimiz Amerika Birleşik Devletleri ile Gazze silahsızlandırılmadan önce yeniden inşa edilmeyeceği konusunda anlaştık" dedi. Başkan Trump'ın temsilcisi Steve Witkoff da dahil olmak üzere Amerikalı yetkililer, somut ilerleme kaydedildiğini ve Hamas'ın silahlarını bırakması için baskı altında olduğunu vurguladı. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre İsrail, Hamas'tan küçük kalibreli kişisel silahların müsadere edilmesi de dahil olmak üzere geniş kapsamlı kısıtlamalar getirme tehdidinde bulundu.