Suudi Arabistan Bakanlar Kurulu, BM’nin Yemen’de ateşkese varma çabalarını takdir etti

Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz Bakanlar Kurulu toplantısına başkanlık etti (SPA)
Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz Bakanlar Kurulu toplantısına başkanlık etti (SPA)
TT

Suudi Arabistan Bakanlar Kurulu, BM’nin Yemen’de ateşkese varma çabalarını takdir etti

Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz Bakanlar Kurulu toplantısına başkanlık etti (SPA)
Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz Bakanlar Kurulu toplantısına başkanlık etti (SPA)

Suudi Arabistan Bakanlar Kurulu, Kral Selman bin Abdulaziz başkanlığında dün Cidde’deki Selam Sarayı’nda toplandı.
Bakanlar Kurulu, Suudi Arabistan’ın Yemen krizini sona erdirme girişimi doğrultusunda Birleşmiş Milletler (BM) Yemen Özel Temsilcisi Hans Grundberg’in Yemen’de ateşkese varma ve askeri operasyonları kapsamlı bir şekilde durdurma çabalarını takdir etti.
Toplantıda bu çabaların, Körfez İşbirliği Konseyi’nin (KİK) himayesinde Riyad’da düzenlenen istişareler yoluyla siyasi bir çözüme ulaşılmasına katkıda bulunacağına dair umut ifade edildi.
Cuma günü açıklanan ve Cumartesi günü yürürlüğe giren iki aylık ateşkesin, Suudi Arabistan’ın Yemen’deki krizi ve halkın sıkıntılarını sona erdirme girişimiyle uyumlu olduğu belirtildi.
Kral Selman, Ramazan ayının gelişiyle birlikte ülkeye Hacı ve Umre ziyaretçilerine hizmet etme onurunu bahşettiği için Allah’a hamdetti.
Ayrıca, ülkenin yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınıyla mücadele ve etkilerine direnmede elde ettiği büyük başarıyı tebrik etti.
Kral Selman, bunun ihtiyati tedbirlerin kaldırılmasının ardından Mescid-i Haram ve Mescid-i Nebevi’nin tam kapasiteyle kullanıma açılmasına katkıda bulunan bir başarı olduğunu söyledi.
Toplantının başında, son birkaç gün içinde Suudi Arabistan ile birkaç kardeş ve dost ülke arasında çeşitli alanlarda işbirliğini geliştirme amacıyla yapılan toplantı ve görüşmeler hakkında bilgi verildi.
Enformasyon Bakanı Vekili Dr. Macid el-Kasabi’nin toplantının ardından Suudi Arabistan resmi haber ajansı SPA’ya bildirdiğine göre, bölge ve genel olarak dünyanın güvenliği, barışı ve istikrarını korumak için çeşitli alanlardaki gelişmelere ilişkin bir dizi raporu gözden geçirildi ve bunlara yönelik uluslararası çabalar değerlendirildi.
Bakanlar Kurulu, terör örgütleri, iştirakçileri ve finansörlerini hedef alan güvenlik çabalarını takdir etti.
Devlet Güvenlik Başkanlığı’nın, ABD Hazine Bakanlığı Yabancı Varlıklar Kontrol Ofisi ile koordineli olarak, geçen hafta İran Devrim Muhafızları Kudüs Gücü’nün desteğiyle terörist Husi milislerinin mali faaliyetlerini kolaylaştıran ve Yemen’i istikrarsızlaştırmayı amaçlayan uluslararası bir ağ olarak faaliyet gösteren 25 kişi ve kuruluşun yaptırım listesine dahil edilmesine yönelik çabalarına övgüde bulunuldu.
Toplantıda, İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Dışişleri Bakanları Konseyi’nin 48. oturumunun sonuçları hakkında bilgi alındı. 
İİT’nin toplantısında, adalet, toprak bütünlüğü ve ülkelerin iç işlerine karışmama gibi küresel ilkelere bağlılığa dayalı ortak bir barış, güvenlik, kalkınma, insan hakları vizyonuna ulaşılması ve İslam ümmetinin karşı karşıya olduğu zorlukların toplu olarak ele alınması için çabaların koordine edilmesi ve birleştirilmesi vurgulanmıştı.
Toplantıda, Suudi Arabistan’ın ev sahipliğinde Mart sonunda düzenlenen Küresel Girişimcilik Konferansı’nın başarısına övgüde bulunuldu.
Konferans’ta çeşitli alanlarda girişimciliği desteklemek ve ülkenin dünyanın dört bir yanından öncüler, yenilikçiler ve yaratıcılar için çekici bir ortam olarak konumunu güçlendirmek amacıyla 51.8 milyar riyal değerinde bir dizi yatırım anlaşması ve girişim duyurulmuştu.
Bakanlar Kurulu, Suudi Arabistan hükümeti ile Malezya hükümeti arasında Hacı ve Umre ziyaretçilerinin gelişi konusunda işbirliği yapmak üzere bir mutabakat zaptını onayladı.
Ayrıca Suudi Arabistan hükümeti ile Kamerun hükümeti arasındaki işbirliğine ilişkin genel bir anlaşma ile Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı ile Gana Dışişleri ve Bölgesel Entegrasyon Bakanlığı arasında siyasi istişarelere ilişkin bir mutabakat zaptına onay verildi.
Ticaret Bakanı ve Dış Ticaret Genel Otoritesi Yönetim Kurulu Başkanı’na iki ülke arasındaki ticari ilişkileri geliştirmeye yönelik bir mutabakat zaptı taslağı hakkında Kosta Rika tarafıyla görüşmesi için yetki verildi.
Suudi Arabistan Uzay Otoritesi ile Fransa Uzay Araştırmaları Ulusal Merkezi arasında uzayın barışçıl kullanımında işbirliğini öngören bir anlaşma da onaylandı.
Bakanlar Kurulu toplantısında ülkenin iç işlerine ilişkin birtakım kararlar da alındı.



Suudi deneyimi... Tarihi bir an, bir yönetim projesine dönüştüğünde

Tarihsel hareketin aşamaları (Araştırmacı Abdurrahman eş-Şukayr tarafından hazırlanan illüstrasyon)
Tarihsel hareketin aşamaları (Araştırmacı Abdurrahman eş-Şukayr tarafından hazırlanan illüstrasyon)
TT

Suudi deneyimi... Tarihi bir an, bir yönetim projesine dönüştüğünde

Tarihsel hareketin aşamaları (Araştırmacı Abdurrahman eş-Şukayr tarafından hazırlanan illüstrasyon)
Tarihsel hareketin aşamaları (Araştırmacı Abdurrahman eş-Şukayr tarafından hazırlanan illüstrasyon)

Sosyolog ve araştırmacı Dr. Abdurrahman eş-Şukayr, Suudi devletinin kuruluş deneyimini daha önce görülmemiş bir yorum çerçevesine oturtuyor. Tarihi, birbirinden kopuk olaylar dizisi olarak değil; nüfus, kaynaklar ve seçkinler arasındaki ölçülebilir ve karmaşık ilişkiler tarafından yönetilen bir sistem olarak ele alıyor. Bu yaklaşımın, karmaşıklık bilimi ile ‘tarihin yasaları’ olarak da bilinen kliodinamik teorisine dayandığını belirten eş-Şukayr, devletlerin nasıl ortaya çıktığını, büyüdüğünü ve ardından seçkinlerin aşırı çoğalması nedeniyle baskı aşamasına girerek kriz ve zirve noktalarına ulaştığını; sonrasında ise istikrarı yeniden üreten bir lider figürünün ortaya çıktığını açıklıyor.

Eş-Şukayr, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, bu çerçeve sayesinde Diriye’nin Muhammed bin Suud öncesinde elit doygunluğa ve yapısal istikrarsızlığa ulaşmış yerel bir sistem olduğunun anlaşılabildiğini söyledi. Buna göre Muhammed bin Suud’un yükselişi, yönetim merkezini yeniden şekillendiren ve yeni bir siyasi döngü başlatan tarihsel bir yeniden ayar anı olarak yorumlanıyor.

Karmaşıklık bilimi

Eş-Şukayr, karmaşıklık biliminin; toplumlar ya da ekonomi gibi birbiriyle bağlantılı çok sayıda parçadan oluşan sistemleri incelediğini belirtti. Bu sistemlerde her küçük unsur diğerini etkilerken, yoğun etkileşim sonucunda yalnızca tek tek parçaların incelenmesiyle anlaşılamayacak yeni örüntü ve davranış biçimleri ortaya çıkıyor. Bu çerçevede karmaşıklık bilimi, zaman içinde küçük etkileşimlerin birikmesi sonucu istikrarın, kaosun ya da büyük ölçekli değişimlerin nasıl ortaya çıktığına odaklanıyor.

Devlet dönüşümünün beş yıllık döngüsü

Eş-Şukayr, devletlerin dönüşümüne ilişkin beş aşamalı döngüye de değinerek, devletlerdeki değişimlerin ölçülebilir dinamiklere tabi olduğunu ve genel eğilimlerinin öngörülebileceğini söyledi. Bu çerçevede toplumların beş aşamalı bir döngü içinde hareket ettiğini belirten eş-Şukayr, süreci şöyle açıkladı:

- Büyüme aşaması: Kaynakların genişlediği ve devletin kontrol kapasitesinin arttığı evreyi ifade ediyor. Bu süreç, nüfus artışı ve seçkinlerin çoğalmasıyla eş zamanlı ilerliyor. Aşama; tarihçilerin metinlerine ihtiyaç duyulmaksızın, nüfus ve ekonomik kaynaklara ilişkin yaklaşık veriler ve göstergeler üzerinden ölçülebiliyor ve öngörülebiliyor.

- Baskı aşaması: Kaynak bolluğunun görece azaldığı, kamu görevlerine talip olanların sayısının arttığı ve mevcut elitlerin konumlarını korumaya çalıştığı dönem olarak tanımlanıyor. Bu durum, devletin herkesi bünyesinde barındırma kapasitesini aşan bir tablo ortaya çıkarıyor. Nüfus artışı, siyasi, ekonomik, bilimsel ve toplumsal elitlerin sayısını artırırken, mevcut pozisyonların sayısı yetersiz kalıyor.

- Kriz aşaması: Seçkinler arasındaki birliğin sarsıldığı ve örtük gerilimlerin açık çatışmalara dönüştüğü evreyi oluşturuyor.

- Zirve aşaması: Kriz ve istikrarsızlığın doruğa ulaştığı bu safhada ittifaklar çözülüyor, dışlamalar ve ayrışmalar hız kazanıyor.

- İstikrar aşaması: Yeni bir liderliğin ya da revize edilmiş bir yönetim sisteminin, nüfus, kaynaklar ve seçkinler arasındaki ilişkiyi toplumun yeni ruhuna uygun biçimde yeniden düzenlemeyi başardığı dönem olarak tanımlanıyor. Bu aşamayla birlikte, önceki döngüye kıyasla daha bütünlüklü yeni bir süreç başlıyor.

Kontrol edilemeyen rekabet

Eş-Şukayr, zirve aşamasının Hicri 1139 yılına yakın dönemde belirginleştiğini belirterek, yönetici kollar arasındaki rekabetin artık kontrol edilemez bir seviyeye ulaştığını ifade etti. Bu süreçte elitler içindeki ayrışmalar hız kazanırken, bazı isimlerin kısa süreli emirlik deneyimleri yaşadığı ve sadakatlerin hızla el değiştirdiği görüldü. Bu tablo, iç dengeleri yönetme kapasitesinin çöktüğünü ortaya koydu. Bu koşullar altında siyasi sistemin sınırına dayandığını kaydeden eş-Şukayr, yönetim makamına talip olanların sayısının emirliğin iktidarı düzenleme kapasitesini aştığını vurguladı. Böylece zirve aşaması, yeniden kurucu bir liderliğin ortaya çıkmasına zemin hazırlayan tam ölçekli bir yapısal çözülme anına dönüştü.

Tarihsel hareketin aşamaları (Araştırmacı Abdurrahman eş-Şukayr tarafından hazırlanan illüstrasyon)Tarihsel hareketin aşamaları (Araştırmacı Abdurrahman eş-Şukayr tarafından hazırlanan illüstrasyon)

Muhammed bin Suud’un yükselişi, Diriye’de istikrar koşullarının olgunlaşmasının bir sonucu olarak gerçekleşti. Seçkinlerin aşırı çoğalması, eski yönetim sistemini sürdürülemez hale getirirken, çatışan elitlerin okuyamadığı tabloyu kavrayabilecek bir lideri gerekli kılan tarihsel bir moment ortaya çıktı. Bu çerçevede Muhammed bin Suud’un iktidarı devralması, Diriye içindeki güç dengelerinin yeniden ayarlanması anlamına geldi. Böylece yerel siyasi düzen, yapısal istikrarını yeniden tesis etme kapasitesini kazandı.

Yönetim merkezinin inşası

Muhammed bin Suud, Diriye’de yeni bir büyüme sürecinin başlangıcı olarak et-Turayf mahallesini kurarak burayı yönetim merkezi haline getirdi. Oysa daha önce Diriye emirleri Gusaybe ya da el-Mulaybid bölgelerinde ikamet ediyordu. Muhammed bin Suud, siyasi, dini ve askeri elitleri yeni devlet kurumları içinde yeniden dağıtarak, Diriye’deki iktidar yapılarını düzenleyerek, elit fazlasını azaltarak ve rekabet halindeki kollar arasındaki ilişkileri kontrol altına alarak yönetim merkezini yeniden inşa etti.

Bu yapısal düzenleme, emirliğin nüfus, kaynaklar ve elitleri tek bir çerçeve içinde yönetme kapasitesini yeniden kazanmasını sağladı. Böylece, Diriye merkezli yeni bir kuruluş döngüsünün önü açıldı ve bu süreç Diriye Emirliği olarak bilinen yapının çekirdeğini oluşturdu.

Eş-Şukayr, bu yeni okumanın Arap Yarımadası’nda devletlerin ortaya çıkışını; nüfus, kaynaklar ve seçkinler arasındaki ilişkiyi esas alan yapısal döngüler üzerinden açıklayan yeni bir araştırma ufku sunduğunu belirtti. Yerel çevrelerin farklılığına bağlı olarak denetim mekanizmalarının değiştiğini vurgulayan eş-Şukayr, yaklaşık nüfus ve mali istatistiklerin oluşturulmasının, tarihi test edilebilir ve karşılaştırılabilir bir alana dönüştürmek için zorunlu bir giriş olduğunu ifade etti. Bunun ise bölge tarihine ilişkin verilerin toplanmasını ve sınanabilir hipotezlerin geliştirilmesini gerektirdiğini kaydetti. Bu yaklaşımın, parçalı anlatıların ötesine geçen, daha uzun vadeli, daha hassas ve daha bağımsız bir Arap yorum modeli inşa edilmesine katkı sağlayacağını dile getirdi.

Öte yandan, Muhammed bin Suud hakkında kaleme alınan çalışmaların analitik ve anlatısal boyutunun sınırlı kaldığına dikkat çekildi. Kurucu eylemin mantığını açıklayan kapsamlı bir tarihsel biyografinin bulunmadığı, tarih kayıtlarının ise kuruluş öncesi ve kuruluş sırasındaki gelişmeleri yeterince aydınlatmadığı belirtildi. Bu boşluğun, Muhammed bin Suud’un hayatını olayların iç yapısından hareketle yeniden kurgulamayı gerektiren bir araştırma hattını zorunlu kıldığı ifade edildi. Kararların, ittifakların ve çatışmaların; yönetim tasavvurunu ve devletin koşullarını ortaya koyan anlamlı bir sistem olarak okunmasıyla, gerçekliğin hareketinden süzülen bir tarihsel biyografi ve siyasi projenin seyrine ilişkin bütünlüklü bir yorum üretilebileceği vurgulandı.


Muhammed bin Selman, Medine'de alimleri, bakanları ve vatandaşları kabul etti

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Medine'de alimler, bakanlar ve bir grup vatandaşı kabul ederken (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Medine'de alimler, bakanlar ve bir grup vatandaşı kabul ederken (SPA)
TT

Muhammed bin Selman, Medine'de alimleri, bakanları ve vatandaşları kabul etti

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Medine'de alimler, bakanlar ve bir grup vatandaşı kabul ederken (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Medine'de alimler, bakanlar ve bir grup vatandaşı kabul ederken (SPA)

Suudi Arabistan Başbakan Yardımcısı Veliaht Prens Muhammed bin Salman bin Abdulaziz, mübarek Ramazan ayının gelişi vesilesiyle kendisini tebrik etmek ve kutlamak için gelen alimleri, bakanları ve bir grup vatandaşı Medine'de kabul etti.

Hazır bulunanlar, mübarek ay vesilesiyle tebriklerini Veliaht Prens'e ilettiler, Veliaht Prens de herkesin oruçlarını, dualarını ve iyi amellerini Allah'ın kabul etmesini diledi.

Prens Muhammed bin Salman, mübarek Ramazan ayı vesilesiyle Medine'de tebriklerini kabul ediyor (SPA)Prens Muhammed bin Salman, mübarek Ramazan ayı vesilesiyle Medine'de tebriklerini kabul ediyor (SPA)

Resepsiyona Medine Bölgesi Valisi Prens Selman bin Sultan bin Abdulaziz, Devlet Bakanı ve Bakanlar Kurulu Üyesi Prens Turki bin Muhammed bin Fahd bin Abdulaziz, Riyad Bölgesi Vali Yardımcısı Prens Muhammed bin Abdulrahman bin Abdulaziz, Medine Bölgesi Vali Yardımcısı Prens Suud bin Nahar bin Suud bin Abdulaziz, Kültür Bakanı Prens Bedr bin Abdullah bin Ferhan, Prens Suud bin Selman bin Abdulaziz, Prens Faisal bin Bedr bin Muhammed bin Celavi, Prens Fahd bin Selman bin Sultan bin Abdulaziz, Prens Nahar bin Suud bin Nahar bin Suud bin Abdulaziz ve bakanlar katıldı.


Veliaht Prens Mescid-i Nebevi’yi ziyaret etti

Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Prens Muhammed bin Seman,(SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Prens Muhammed bin Seman,(SPA)
TT

Veliaht Prens Mescid-i Nebevi’yi ziyaret etti

Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Prens Muhammed bin Seman,(SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Prens Muhammed bin Seman,(SPA)

Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Prens Muhammed bin Seman bin Abdulaziz, dün Mescid-i Nebevi’yi ziyaret ederek Ravza-i Şerif'te namaz kıldı. Ayrıca Peygamberimiz Hz. Muhammed'i (Sallallahu aleyhi ve sellem) ve iki sahabesini (Allah onlardan razı olsun) selamlama şerefine nail oldu.