Suudi Arabistan Veliaht Prensi, Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı Reşad el-Uleymi ve konsey üyeleri ile görüştü  

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı Reşad el-Uleymi ile birlikte. (Suudi Arabistan haber ajansı)  
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı Reşad el-Uleymi ile birlikte. (Suudi Arabistan haber ajansı)  
TT

Suudi Arabistan Veliaht Prensi, Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı Reşad el-Uleymi ve konsey üyeleri ile görüştü  

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı Reşad el-Uleymi ile birlikte. (Suudi Arabistan haber ajansı)  
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı Reşad el-Uleymi ile birlikte. (Suudi Arabistan haber ajansı)  

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı Reşad el-Uleymi ve konsey üyeleri ile Riyad’da bir araya geldi.  
Suudi Arabistan’ın Yemen’de kurulan Başkanlık Konseyi’ne desteğini vurgulayan Prens Muhammed bin Selman, konseyin kuruluşunun Yemen’de ‘savaşı sonlandıran’ yeni bir sayfa açılmasına ve barışın tesis edilmesine katkı sağlamasını umduğunu ifade etti. Kardeş ülke Yemen’in kalkınmasını, güvenlik ve istikrara kavuşmasını son derece önemsediklerini belirten Veliaht Prens, Başkanlık Konseyi’nin kurulmasının, herkeste iyimser bir hava yarattığını ve Suudi Arabistan’ın Yemen’de istikrarın sağlanması için yoğun çaba göstermekte kararlı olduğunu kaydetti.  
Toplantıya, Suudi Arabistan Savunma Bakanı Yardımcısı Prens Halid bin Selman, Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, Devlet Güvenlik Konseyi Başkanı Abdulaziz el-Huveyrini, Genel İstihbarat Başkanı Halid el-Humeydan, Devlet Bakanı ve Ulusal Güvenlik Müsteşarı Musaid el-Ayban ve Suudi Arabistan’ın Yemen Büyükelçisi Muhammed Al Cabir de katıldı.   
Öte yandan, Arap ülkeleri, uluslararası örgüt ve kurumlar, Yemen’de geçiş sürecinin tamamlanması için Başkanlık Konseyi oluşturulmasını memnuniyetle karşıladı. Suudi Arabistan, Cumhurbaşkanı Abdurabbu Mansur Hadi’yi, anayasaya uygun bir şekilde tüm yetkilerini Başkanlık Konseyi’ne devretmesi dolayısıyla tebrik etti ve bu gelişmeyi memnuniyetle karşıladı. Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, Körfez Girişimi’nin ve Suudi Arabistan’ın, Yemen’de barış ve istikrarın sağlanmasını önemsediği, kardeş ülke Yemen halkı için barış, kalkınma ve huzurun sağlanması için, Yemenli taraflar arasında kapsamlı bir siyasi çözüme ulaşılması yönündeki diyalogu desteklediği vurgulandı. Suudi Arabistan’ın, Yemen Başkanlık Konseyi’nin ülkede güvenlik ve istikrarı sağlamaya yönelik görevlerini yerine getirebilmesi için gerekli desteği sergileyeceği kaydedildi. Suudi Arabistan, Yemen Başkanlık Konseyi’ni, Yemen'i barış ve kalkınmaya taşıyacak nihai ve kapsamlı bir siyasi çözüme ulaşmak için Birleşmiş Milletler gözetiminde Husilerle müzakere yapmaya davet etti.  
Suudi Arabistan Krallığı’nın, bu bağlamda, Yemen ekonomisine 3 milyar dolarlık acil destek sağlama kararı aldığı belirtildi.
Bu yardımın dağılımının şu şekilde yapılacağı ifade edildi:  
1- Suudi Arabistan Krallığı ile Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) eşit miktarlarda, Yemen Merkez Bankası'na iki milyar dolar sağlayacak.  
2- Suudi Arabistan, Yemen’e, Petrol Türevleri Alım Destek Fonu için 600 milyon dolar ve kalkınma projelerinde kullanılmak üzere 400 milyon dolar hibe edecek.  
Krallık ayrıca, Yemen halkının acılarını hafifletmek ve yaşam koşullarını iyileştirmek için Birleşmiş Milletler tarafından 2022 yılı için ilan edilen insani müdahale planının finansmanı için 300 milyon dolar sağladı. Krallık, Yemen ekonomisinin desteklenmesi ve gerekli finansal kaynakların oluşturulması için uluslararası konferans çağrısında bulundu.  

Mısır’dan destek
Mısır Dışişleri Bakanlığı da Başkanlık Konseyi oluşturulması kararını memnuniyetle karşıladı. Mısır Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, "Mısır, son derece olumlu bir gelişmeye işaret eden bu adımı memnuniyetle karşılamaktadır. Bu adımın, Kardeş ülke Yemen’de geçiş sürecinin tamamlanması, güven ve istikrarının sağlanmasına katkı sağlayacağını umuyoruz. Yemenlilerin kendi aralarında geliştirdikleri diyalogu tamamıyla destekliyoruz” denildi.  

Ürdün: Barış için tüm çabaları destekliyoruz
Ürdün Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Heysem Ebu Ful, ülkesinin Yemen krizinin çözülmesi ve bu ülkede barış ve istikrarın sağlanması için sergilenen tüm çabaları desteklediğini ve Yemenlilerin kendi aralarında gerçekleştirdiği müzakereleri önemsediğini belirtti. Yemen halkının acılarının sonlandırılması için, Körfez Girişimi’nin ve Yemenlilerin kapsamlı ulusal diyalogunun muhtemel sonuçlarına dair iyimser olduklarını ifade etti.  

Rusya, Başkanlık Konseyi kurulmasını memnuniyetle karşıladı
Rusya da Yemen’de Başkanlık Konseyi kurulmasını memnuniyetle karşıladı. Rusya Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, “Moskova, Yemen'de farklı politik ve sosyal güçlerin çeşitli temsilcilerini içeren kapsamlı yeni bir otoritenin kurulmasını memnuniyetle karşılıyor. Başkanlık Konseyi üyelerinin, dost ülke Yemen’deki durumu istikrara kavuşturmak ve barışı tesis etmek yönünde ellerinden gelen her şeyi yapacağını umuyoruz. Yemen halkı için bu son derece önemli girişim, Suudi Arabistan Krallığı ve Körfez İşbirliği Konseyi'nin Yemen Cumhuriyeti'ndeki askeri ve siyasi krizi çözmeye yönelik siyasi ve diplomatik çabalarının bir sonucudur” ifadeleri kullanıldı.  

Cibuti, Başkanlık Konseyi’ni tebrik etti
Cibuti ise Riyad'daki Büyükelçisi Diyaeddin Said Bamahrama aracılığıyla, yeni oluşturulan Başkanlık Konseyi’ni tebrik etti. Bamahrama, kardeş Yemen halkının refaha kavuşması ve barış içinde yaşaması için, oluşturulan konseyin başarılı olmasını dilediklerini ve konseyi desteklediklerini belirtti.  

Bahreyn, Hadi’yi tebrik etti
Bahreyn Krallığı, Yemen Cumhurbaşkanı Hadi’yi, görev ve yetkilerini yeni oluşturulan Başkanlık Konseyi’ne devretmesi dolayısıyla tebrik etti.
Bahreyn Dışişleri Bakanlığı, Manama'nın Yemen Başkanlık Konseyi'ne tam destek sağlayacağını teyit etti. Yemen krizinin sonlandırılması ve halkın barış ve istikrara kavuşması için Bahreyn’in üzerine düşen görevleri titizlikle yerine getireceği kaydedildi.  

Kuveyt, Başkanlık Konseyi’ni tebrik etti
Kuveyt Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, Kuveyt'in, kardeş ülke Yemen’de kapsamlı bir siyasi çözüme ulaşılması için sağlam bir duruş sergilediği ve Yemen’de istikrarın sağlanması için bu duruşu sergilemeye devam edeceği belirtildi. Başkanlık Konseyi’ni ‘barış, istikrar ve kalkınma’ hedeflerine ulaşması ve rolünü pekiştirmesi noktasında destekledikleri ifade edildi.  

Körfez İşbirliği Konseyi
Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) Genel Sekreteri Nayef el-Hacraf, Yemen Cumhurbaşkanı Abdurabbu Mansur Hadi’nin anayasaya uygun bir şekilde Başkanlık Konseyi oluşturma kararını memnuniyetle karşıladı. KİK’in yeni oluşturulan konseyi tüm gücüyle desteklediğini, kardeş Yemen halkının barış ve huzura kavuşması hedefiyle atılan tüm adımlara sınırsız destek verdiğini belirtti. Hacraf, Konsey başkanı Reşad Muhammed el-Uleymi ve konsey üyelerine, yeni ulusal görevlerinde başarı diledi. Yemen’in içinden geçtiği bu kritik süreçte, kardeş Yemen halkına hizmet etmek için ulusal sorumluluklarını yerine getirmelerine övgüde bulundu.  

Arap Birliği
Arap Birliği Genel Sekreteri Ahmed Ebu Gayt Kahire’de yaptığı açıklamada, Yemen Başkanlık Konseyi’ni tebrik etti. Ebu Gayt, Yemen meşruiyetinin bir simgesi olarak yeni oluşturulan konseyin, barışın tesis edilmesi yönünde başarılı olmasını umduğunu belirtti.  
Ebu Gayt, Yemenli tarafları mevcut ateşkesi korumaya ve ülkede istikrarın sağlanması için ciddi ve kapsamlı müzakerelere iştirak etmeye davet etti.  

İslam İşbirliği Teşkilatı 
İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Genel Sekreteri Hüseyin İbrahim Taha da Yemen’de Başkanlık Konseyi’nin oluşturulmasını memnuniyetle karşıladı. Hüseyin Taha, bu duyurunun, Yemen’deki çatışmanın sonlandırılmasına ve Yemenli tarafların ‘kapsamlı bir siyasi çözüme varmasına’ katkı sağlamasını umduğunu belirtti. Yemen'de barış ve istikrarın sağlanmasını dilediklerini ifade etti. İİT Genel Sekreteri Hüseyin Taha ayrıca, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin Yemen ekonomisine 3 milyarlık acil destek sağlama girişimini de takdir etti. İslam İşbirliği Teşkilatı'nın, Körfez Girişimi, ulusal diyalog ve BM Güvenlik Konseyi kararları dahil olmak üzere, Yemen krizinde, kapsamlı bir siyasi çözüme ulaşmak için gösterilen çabalara verdiği desteği yineledi.

Arap Parlamentosu
Öte yandan Arap Parlamentosu da Yemen Başkanlık Konseyi'ni desteklediğini duyurdu. Arap Parlamentosu’ndan yapılan açıklamada, konseyin kurulmasının yeni bir aşamaya işaret ettiği ve konseyin, Yemen’de ‘güvenlik ve istikrarın’ sağlanmasına ve kapsamlı bir siyasi çözümün gerçekleşmesine katkı sunmasını umdukları ifade edildi. 



Bahreyn, İran adına casusluk yapmakla suçlanan şüphelileri gözaltına aldı

Birleşik Arap Emirlikleri'nin Fuceyre emirliğinin üzerinde duman yükseliyor (AFP)
Birleşik Arap Emirlikleri'nin Fuceyre emirliğinin üzerinde duman yükseliyor (AFP)
TT

Bahreyn, İran adına casusluk yapmakla suçlanan şüphelileri gözaltına aldı

Birleşik Arap Emirlikleri'nin Fuceyre emirliğinin üzerinde duman yükseliyor (AFP)
Birleşik Arap Emirlikleri'nin Fuceyre emirliğinin üzerinde duman yükseliyor (AFP)

Bahreyn, dün Körfez ülkelerinin hava savunma sistemlerinin İran füze ve insansız hava aracı (İHA) saldırılarına verdiği yanıtla eş zamanlı olarak, İran istihbarat teşkilatları için casusluk yapmakla suçlanan ve İran Devrim Muhafızları unsurlarıyla bağlantılı olduğu belirtilen kişilerin yakalandığını açıkladı. Soruşturmaların devam ettiği ve daha fazla kişinin tespit edilmesi için çalışmaların sürdürüldüğü belirtildi.

Suudi hava savunma sistemleri son birkaç saat içinde 2 İHA’tı imha ederken, Kuveyt silahlı kuvvetleri 14 balistik füze, 2 seyir füzesi ve 46 düşman İHA’sı ile mücadele etti. Bu mücadele sonucunda ülkenin kuzeyindeki bir yerleşim bölgesine enkaz düştü, 6 kişi yaralandı ve maddi hasar meydana geldi.

Bahreyn savunması 2 İHA’yı etkisiz hale getirerek imha ederken, Birleşik Arap Emirlikleri hava savunması İran'dan fırlatılan 12 balistik füze, 2 seyir füzesi ve 19 İHA ile mücadele etti. Katar Savunma Bakanlığı, güçlerinin birkaç İHA’nın yer aldığı saldırıyı başarıyla püskürttüğünü açıkladı.


Suudi Arabistan savunma güçleri Doğu Bölgesi'nde 11 balistik füzeyi imha etti

Suudi Arabistan hava savunma sistemleri İran saldırılarına karşı koymaya devam ediyor (Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı)
Suudi Arabistan hava savunma sistemleri İran saldırılarına karşı koymaya devam ediyor (Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı)
TT

Suudi Arabistan savunma güçleri Doğu Bölgesi'nde 11 balistik füzeyi imha etti

Suudi Arabistan hava savunma sistemleri İran saldırılarına karşı koymaya devam ediyor (Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı)
Suudi Arabistan hava savunma sistemleri İran saldırılarına karşı koymaya devam ediyor (Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı)

Savunma Bakanlığı sözcüsü Tümgeneral Turki el-Maliki, Suudi hava savunma sistemleri bugün erken saatlerde Doğu Bölgesi'nde 4 balistik füzeyi önleyerek imha ettiğini duyurdu.

El-Maliki, daha sonra doğu bölgesine fırlatılan 7 balistik füzenin daha önlenerek imha edildiğini ve enkaz parçalarının enerji tesislerinin yakınlarına düştüğünü belirterek, hasarın değerlendirilmesi için çalışmaların devam ettiğini ifade etti.

Suudi Arabistan Sivil Savunma bu sabah, "Acil Durumlarda Erken Uyarı Ulusal Platformu" aracılığıyla Doğu Bölgesi'nde bir tehlikeye ilişkin iki uyarı yayınladı, ancak birkaç dakika sonra tehlikenin geçtiğini duyurarak, talimatlara uyulmaya devam edilmesi, kalabalık ortamlardan ve fotoğraf çekiminden tamamen kaçınılması ve tehlikeli bölgelerden uzak durulması çağrısında bulundu.


İran neden Körfez’deki enerji tesislerine yönelik saldırılarını yoğunlaştırıyor?

İnsansız hava aracıyla gerçekleştirilen ve bir yakıt deposunu hedef alan hava saldırısının ardından Kuveyt Uluslararası Havalimanı bölgesinden yükselen dumanlar (AFP)
İnsansız hava aracıyla gerçekleştirilen ve bir yakıt deposunu hedef alan hava saldırısının ardından Kuveyt Uluslararası Havalimanı bölgesinden yükselen dumanlar (AFP)
TT

İran neden Körfez’deki enerji tesislerine yönelik saldırılarını yoğunlaştırıyor?

İnsansız hava aracıyla gerçekleştirilen ve bir yakıt deposunu hedef alan hava saldırısının ardından Kuveyt Uluslararası Havalimanı bölgesinden yükselen dumanlar (AFP)
İnsansız hava aracıyla gerçekleştirilen ve bir yakıt deposunu hedef alan hava saldırısının ardından Kuveyt Uluslararası Havalimanı bölgesinden yükselen dumanlar (AFP)

İran’ın Bahreyn, Kuveyt ve Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkelerindeki petrol tesislerine yönelik saldırıları, Tahran’ın bölgede onlarca yıldır süregelen istikrarı bozucu ve saldırgan tutumunu yansıttı. Şarku’l Avsat’a konuşan gözlemciler, özellikle enerji tesislerinin hedef alınmasının, bölgesel ve uluslararası güvenlik açısından ciddi bir tehdit oluşturduğunu vurguladı.

Şarku’l Avsat’ın yaptığı incelemeye göre, şubat ayı sonunda başlayan savaşın ardından İran yaklaşık 20 saldırı düzenleyerek KİK üyesi ülkelerin enerji tesislerini hedef aldı. Bu saldırıların 8’inin geçtiğimiz cuma, cumartesi ve pazar günleri gerçekleştiği belirtildi.

Bahreyn resmi haber ajansı BNA dün, Körfez Petrokimya Sanayi Şirketi’ne (GPIC) ait bazı işletme ünitelerinin İran’a ait insansız hava araçlarıyla (İHA) hedef alındığını bildirdi. Saldırı sonucu bazı ünitelerde yangın çıktığı, ancak yetkililerin kısa sürede yangını tamamen kontrol altına aldığı ve can kaybı yaşanmadığı ifade edildi.

Öte yandan Bapco Energies, depolama tesislerinden birinin benzer bir saldırıya maruz kaldığını açıkladı. Şirket, saldırı sonucu tanklardan birinde yangın çıktığını, ancak bunun kısa sürede kontrol altına alındığını ve herhangi bir yaralanma yaşanmadığını duyurdu. Açıklamada, acil durum ekiplerinin ilgili kurumlarla koordinasyon içinde hızlı şekilde müdahale ettiği, hasar tespit çalışmalarının sürdüğü ve çalışanların güvenliğinin öncelik olmaya devam ettiği vurgulandı.

 Kuveyt’teki el-Ahmedi Limanı Rafinerisi (QNA)Kuveyt’teki el-Ahmedi Limanı Rafinerisi (QNA)

Kuveyt Petrol Kurumu dün erken saatlerde yaptığı açıklamada, Şuveyh’te Petrol Bakanlığı ile kurumun merkezinin bulunduğu alanda İHA’larla düzenlenen saldırı sonucu yangın çıktığını duyurdu. Kuveyt Elektrik, Su ve Yenilenebilir Enerji Bakanlığı ise iki elektrik üretim ve su arıtma tesisinin İHA’lar tarafından hedef alındığını, saldırı sonucu ciddi maddi hasar oluştuğunu ve iki elektrik üretim ünitesinin devre dışı kaldığını, ancak can kaybı yaşanmadığını açıkladı.

Cumartesi günü de Kuveyt’teki petrol tesisleri, Kuveyt Petrol Kurumu’na bağlı çeşitli operasyonel sahaları hedef alan İran’a ait İHA’ların saldırıları sonucu ciddi maddi hasar gördü. Kurum, saldırıların Kuveyt Ulusal Petrol Şirketi ile Kuveyt Petrokimya Endüstrileri Şirketi tesislerini hedef aldığını, birçok noktada yangın çıktığını ancak herhangi bir can kaybı yaşanmadığını bildirdi.

Abu Dabi Medya Ofisi ise emirlikteki yetkili birimlerin, hava savunma sistemleri tarafından başarılı şekilde engellenen saldırının ardından düşen şarapneller nedeniyle Borouge petrokimya tesisinde çıkan birden fazla yangına müdahale ettiğini açıkladı. Açıklamada, hasar tespit çalışmaları tamamlanana kadar üretimin durdurulduğu ve şu ana kadar herhangi bir yaralanma bildirilmediği kaydedildi.

İran’ın Körfez ülkelerindeki petrol tesislerine yönelik son saldırıları, ABD Başkanı’nın savaşı sona erdirmek amacıyla İran’a verdiği 10 günlük sürenin dolmasına kısa bir süre kala gerçekleşti. Gözlemciler, bu durumun İran’ın gerilimi artırma ve Körfez ülkelerini hedef almaya devam etme niyetine işaret ettiğini belirterek, bunun ‘sonuçlarına aldırış edilmeyen bir askeri gerilim’ olduğunu ifade etti.

Akademisyen ve siyaset araştırmacısı Dr. Ayed el-Munna, Körfez ülkelerindeki petrol tesislerine yönelik artan İran saldırılarının, ABD ve İsrail’in İran’ı hedef alan hamleleriyle eş zamanlı olarak geliştiğini belirtti. El-Munna, bu saldırıların aynı zamanda Körfez ülkelerinin ekonomik kaynaklarını ve altyapısını hedef alarak ‘zayıflatmayı’ amaçladığını, bunun da bölgede kaos, korku ve yıkım ortamı oluşturma hedefiyle örtüştüğünü ifade etti.

Emirates Global Alüminyum Şirketi’ne ait bir üretim tesisi (WAM)Emirates Global Alüminyum Şirketi’ne ait bir üretim tesisi (WAM)

El-Munna, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, geçmişte yaşanan benzer olaylara da atıfta bulunarak, 1980’lerde Kuveyt Havalimanı’nın, Şuaybe Rafinerisi’nin, ABD ve Fransa büyükelçiliklerinin 90 dakika içinde gerçekleştirilen bir dizi patlamayla hedef alındığını hatırlattı. Ayrıca merhum Kuveyt Emiri Şeyh Cabir el-Ahmed es-Sabah’a yönelik suikast girişimi ile Kuveyt’teki ekonomik merkezlere düzenlenen saldırılara da değinen el-Munna, bu eylemlerin doğrudan İran tarafından değil, zaman zaman onun bağlantılı unsurları aracılığıyla gerçekleştirildiğini ifade etti.

Siyasi analist Abdullah el-Cuneyd ise Körfez ülkelerindeki petrol altyapısı ve depolama tesislerinin hedef alınmasının, İran’ın askeri stratejisinin bir parçası olduğunu belirtti. El-Cuneyd’e göre bu strateji, öncelikle Körfez ülkeleri ve ABD yönetimi üzerindeki baskıyı artırarak tarafları eşit şartlarda müzakere masasına çekmeyi amaçlıyor. İkinci olarak, özellikle savaş dönemlerinde kritik öneme sahip olan ‘toplumların liderlik etrafında kenetlenmesi’ gibi yüksek moral durumunu kırmayı hedefliyor. Üçüncü olarak ise İran’ın, deniz ve hava gücünün yanı sıra füze kapasitesinin önemli bir kısmı etkisiz hale getirilmiş olsa dahi askeri caydırıcılığını koruduğunu göstermeye çalıştığını savundu.

Siyasi yazar Abdullatif el-Mulhim ise İran’ın Körfez ülkelerini hedef almaya devam etmesinin, KİK ülkelerini tarafı olmadıkları bir savaşa çekme ısrarını ortaya koyduğunu ifade etti. El-Mulhim, Kuveyt ve Bahreyn’deki petrol tesislerinin hedef alınmasının ‘gerekçesiz bir gerilim’ olduğunu ve çatışmanın kapsamını genişletmeyi amaçladığını belirterek, bunun bölgesel istikrarı tehdit ettiğini ve krizi daha da karmaşık hale getirdiğini vurguladı. İran’ın balistik füzeler ve İHA’larla enerji tesisleri başta olmak üzere sivil altyapıyı hedef almasının, Körfez ülkelerine yönelik düşmanca yaklaşımını pekiştirdiğini kaydeden el-Mulhim, kullanılan füze ve İHA sayısının, İsrail’e karşı kullanılanlardan çok daha fazla olduğuna dikkat çekti.

 İran saldırıları sonucu Kuveyt’teki bir binadan yükselen duman (Arşiv – AFP)İran saldırıları sonucu Kuveyt’teki bir binadan yükselen duman (Arşiv – AFP)

Uluslararası uzman raporları, İran’ın Körfez ülkelerindeki enerji tesislerine yönelik saldırılarının ve Hürmüz Boğazı’nın kapatılmasının, küresel ekonomiyi doğrudan hedef aldığını ortaya koydu. Raporlara göre, bu saldırılar petrol ve gaz üretim kapasitesinde düşüşe yol açarken, enerji arzının dünya genelindeki tüketicilere ulaşmasını da engelliyor. El-Mulhim, İran rejiminin Körfez’deki enerji tesislerini hedef almasının gerçek mağdurlarının ABD veya İsrail olmadığını, asıl etkilenenin hedef alınan KİK ülkeleri ile enerji maliyetlerinin artışından etkilenen gelişmekte olan ve yoksul ülkeler olduğunu vurguladı. El-Mulhim, bu saldırıların gerekçesiz ve uluslararası hukuka aykırı olduğunu belirtti.