Tarafların restleşmelerine rağmen yeni nükleer anlaşma mümkün mü?

Cumhuriyetçiler, Devrim Muhafızlarının kongre onayı olmadan kara listeden çıkarılmasını önlemek için bir yasa tasarısı sundular

Viyana'daki nükleer müzakerelerin önceki oturumlarından biri (AFP)
Viyana'daki nükleer müzakerelerin önceki oturumlarından biri (AFP)
TT

Tarafların restleşmelerine rağmen yeni nükleer anlaşma mümkün mü?

Viyana'daki nükleer müzakerelerin önceki oturumlarından biri (AFP)
Viyana'daki nükleer müzakerelerin önceki oturumlarından biri (AFP)

İnci Mecdi
Washington'un yaklaşık dört yıl önce çekildiği 2015 yılında imzalanan anlaşmaya alternatif olarak İran'la yeni bir nükleer anlaşmanın taslağının tamamlandığına dair işaretler var. Bununla birlikte yeni anlaşma taslağıyla ilgili ister ABD’de ister İran’da olsun, ülke içinde bir memnuniyetsizlik ve ret var gibi görünüyor. Avusturya'nın başkenti Viyana'da Avrupalı ​​taraflar, Rusya ve Çin tarafından geçen yıl Nisan ayından bu yana müzakereler sürüyor.

Kırmızı çizgiler
Parlamento kararlarının uygulanmasını denetleyen 90’ıncı Madde Komisyonu’nun Üyesi İranlı Milletvekili Ali Hezriyan (Ali Khezrian) resmi Twitter hesabından yaptığı açıklamada, İran rejiminin lideri “Rehber” Ali Hamaney'in açıkladığı ‘kırmızı çizgiler’ ve parlamentonun yaptırımları kaldırma yasasına, anlaşma taslağında uyulmadığına ve parlamentonun bunu onaylayamayacağına işaret etti. Hezriyan, 5 Nisan Salı günü paylaştığı birçok tweette, taslak metnine göre şunları yazdı: Taslak metne göre İran, İran, yüzde 20 ve yüzde 60 oranında zenginleştirmeyi durdurmak için önlem almak zorunda ve ‘yüzde 20 ile zenginleştirilmiş 2,5 kilogram hariç’ geri kalanı yüzde beşten daha az inceltmesi gerekiyor.
Milletvekili, bu taslağa göre ABD ayrıca ‘kaldırılan yaptırımları yeniden uygulamamayı taahhüt etmediğini’ söyledi. Ayrıca Hezriyan, “ABD'nin kaldırılan yaptırımları yeniden uygulaması durumunda Tahran'ın nükleer anlaşmaya tam olarak uyması şartıyla yatırımcılara İran'ı terk etmeleri için 365 gün verecek” dedi. Iran International kanalının haberine göre Hezriyan, “Ekin 28. paragrafına göre, ABD'nin bir ‘tetik mekanizması’ kullanması konusunda ‘ciddi bir olasılık’ var” şeklinde konuştu.
2015 Nükleer Anlaşması’nda yer alan ‘tetik mekanizması’, anlaşmayı imzalayanlardan herhangi birine, yükümlülüklerinden biri tarafından herhangi bir ihlali, ihlali incelemek üzere ortak bir komiteye havale etme hakkı veriyor. Nükleer taahhütlerinin herhangi bir şekilde ihlal edilmesi durumunda İran'a karşı yaptırımların otomatik olarak yeniden uygulanmasını sağlar.
Ayrıca, İran ‘Tasnim’ Haber Ajansı, İslami Şura Meclisi'nin (Parlamento) 190'dan fazla üyesinin, İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi’ye yazılı bir mesaj gönderdiklerini,  Viyana görüşmelerinde ‘daha güçlü garantiler’ ve ‘rejimin kırmızı çizgilerine uyulmasını’ talep ettiklerini bildirdi. Mektup, 250 milletvekilinin ABD ve anlaşmanın Avrupalı ​​taraflarının anlaşmanın yeniden canlanmasından sonra anlaşmadan çekilmeme ve Tahran'a yeniden yaptırım uygulama mekanizmasını harekete geçirmeme konusunda garanti vermeleri gerektiği konusunda anlaşmalarından birkaç gün sonra geldi. Açıklamada ayrıca tüm ABD yaptırımlarının doğrulanabilir bir şekilde kaldırılması çağrısında bulunuldu.

ABD’nin memnuniyetsizliği
Öte yandan Batılı diplomatların söylemleri, İran nükleer anlaşmasının birkaç gün içinde yeniden canlanacağını söylemekten, konunun belirsizleştiğini kabul etme yönünde değişti. ABD Dışişleri Bakanlığı, Viyana müzakerelerinde nükleer dosyayla ilgisi olmayan taleplerde bulunmaktan Tahran'ı sorumlu tuttu. Tahran'ın topu kendi sahasına atma girişiminin ‘dürüst’ bir hareket olarak tanımlanamayacağını söyledi.
Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Ned Price, sürecin engellenmesinin İran'ın pozisyonundan kaynaklandığına açık bir işarette bulunarak "Müzakerelere katılan herkes, kimin yapıcı önerilerde bulunduğunu ve kimin nükleer anlaşmayla ilgisi olmayan taleplerde bulunduğunu ve buraya nasıl geldiğimizi tam olarak biliyor. Son dönemdeki anlaşmazlıklarımızın üstesinden gelmenin hala mümkün olduğuna inanıyoruz” dedi. İran'ın nükleer programı bomba yapmaya çok yaklaştığında fakat bunun ‘mümkün olmayacağı’ konusunda uyardı.
Şarku’l Avsat’ın Independent Arabia’dan aktardığı habere göre İran, geçtiğimiz yıl boyunca Nisan ayındaki yüzde 20'den yüzde 60 saflığa kadar uranyum zenginleştirme sürecini sürdürürken, anlaşma Tahran'ın uranyum zenginleştirme açısından ulaşabileceği maksimum yüzdenin 3.67 olduğunu belirledi. Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA), geçtiğimiz Ekim ayında, Birleşmiş Milletler (BM), ‘İran, Natanz'daki sahasında halihazırda yüzde 60 saflığa ulaşan emsallerinden farklı olarak gelişmiş bir santrifüjde yüzde 20 saflıkta - yüksek oranda zenginleştirilmiş olarak tanımlanan bir seviye - zenginleştirilmiş uranyumu pompaladığını’ bildirdi. Ancak Tahran, programının barışçıl olduğu ve nükleer silah üretmeyi amaçlamadığı konusunda ısrar ediyor.
AFP’nin haberine göre geçtiğimiz haftalarda, aralarında İran'ın da bulunduğu nükleer anlaşmayı canlandırma amaçlı müzakerelere katılan birçok ülkeden yetkililer, anlaşmanın çok yakın olduğunu açıkladı. Ancak çeşitli engellerden dolayı anlaşma gün yüzüne çıkamadı. Washington'un defalarca vurgulamasına rağmen İran'ın Devrim Muhafızları Ordusu’nun (DMO) adını terör örgütleri listesinden çıkarma talebi öne çıkan konular arasında yer alıyor.

Kongre’deki yasa tasarıları
Kongre'deki Cumhuriyetçilerin ABD Başkanı Joe Biden yönetiminin İran Devrim Muhafızlarını yabancı terör örgütleri listesinden çıkarmasını önlemeyi amaçlayan bir yasa tasarısı sunmuş olmaları, DMO’nun terör listesinde bulunmasıyla ilgili meseleyi daha karmaşıklaştırabilir.
Şarku’l Avsat’ın ABD merkezli ‘The Washington Free Beacon’ gazetesinden aktardığı habere göre geçtiğimiz Pazartesi, iki temsilci Brian Mast ve Scott Perry, DMO’nun Kongre onayı olmadan terör listesinden çıkarılmasını önlemek için ‘Terörist Sempatizanların Teröristleri Memnun Etmeyi Önleme Yasası’ başlıklı bir yasa tasarısı sundu.
İran'a yönelik ‘azami baskı’ kampanyasının bir parçası olarak Eski ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin İran Devrim Muhafızları'na uyguladığı yaptırımlar, görüşmelerdeki son tıkanıklık noktalarından biri olmaya devam ediyor. İran DMO’nun listeden çıkarılması için Washington'a baskı yaparken böyle bir tavizin küresel terörizmi ve İran casusluğunu teşvik edeceğinden korkan Demokratlar ve Cumhuriyetçiler'in anlaşmaya muhalefetini kışkırtıyor.
‘Mast-Perry’ tasarısının ifadesinde, İran Devrim Muhafızları'nın terörist olarak nitelendirilmesinin ‘Kongre'nin ortak kararı olmadıkça feshedilemeyeceği veya geri alınamayacağı’ belirtiliyor. Temsilciler Meclisi azınlık bir Demokrat grubun kontrolü altında kalırken, Demokratlar ve Cumhuriyetçilerin yeni anlaşmaya karşı artan muhalefeti, büyük olasılıkla yasaya geçme şansı verecek.
Tasarı ayrıca, ABD Temsilciler Meclisi ayrı, iki taraflı bir yasa tasarısını tartışırken, Biden yönetimini anlaşma konusunda Kongre'ye danışmaya zorlamayı amaçlayan birkaç yasadan biri. Beyaz Saray'ın İran'a yönelik yaptırımların hafifletilmesinin DMO’nun yeteneklerini nasıl artıracağını açıklamasını gerektirecek.
Beyaz Saray'ın 2015 yasasına göre İran ile herhangi bir anlaşmayı onay için Kongre'den önce getirmesi gerekirken ABD menşeili gazete, yönetimin bu yasayı atlayacağının giderek daha net hale geldiğini söylüyor.
Batılı güçler, İran'ın bir ay içinde nükleer bomba yapabilecek uranyuma sahip olabileceği yönündeki haberlerden endişe duyuyor.
‘Foreign Policy’ Dergisi, Tahran'ın son dakika pazarlıklarında bu noktayı istismar ettiğini bildiriyor. Dergi yazarlarından Beyrutlu Anchal Vohra, Devrim Muhafızları'nın terör listesinden çıkarılmasını destekleyerek, İran nükleer anlaşmasının terör listesinin ‘sembolizminden’ daha önemli olduğuna dikkat çekti.



Melania Trump, en sevilen First Lady'ler listesinde sondan ikinci çıktı

YouGov'un yeni bir anketine göre Melania Trump, yakın tarihin en az popüler ikinci first lady'si seçildi (Reuters)
YouGov'un yeni bir anketine göre Melania Trump, yakın tarihin en az popüler ikinci first lady'si seçildi (Reuters)
TT

Melania Trump, en sevilen First Lady'ler listesinde sondan ikinci çıktı

YouGov'un yeni bir anketine göre Melania Trump, yakın tarihin en az popüler ikinci first lady'si seçildi (Reuters)
YouGov'un yeni bir anketine göre Melania Trump, yakın tarihin en az popüler ikinci first lady'si seçildi (Reuters)

Yeni bir ankete göre Melania Trump, yakın tarihin en az popüler ikinci First Lady'si seçildi ancak en sevilmeyen First Lady unvanını Trump'ın rakibi Hillary Clinton aldı.

YouGov'a göre bu ay 2 bin 255 ABD vatandaşından son 11 First Lady'yi "Mükemmel"den "Kötü"ye uzanan bir ölçekte sıralamaları istendi.

Yüzde 36'sı Melania'yı "kötü", yüzde 10'u da "ortalama altı" olarak değerlendirdi. Ankete katılanların yaklaşık yüzde 18'i Melania'yı "mükemmel", yüzde 12'si de "ortalama üstü" notu verdi. Böylece net onay oranı -16 çıktı.

Melania'dan daha düşük sırada yer alan tek First Lady, 2016 başkanlık seçimini Donald Trump'a kaybeden Hillary Clinton'dı. Ankete katılanların yüzde 33'ü onu "kötü", yüzde 11'i de "ortalama altı" diye değerlendirdi ve net onay oranı -17 oldu.

Öte yandan en popüler First Lady'ler sırasıyla +56, +32 ve +25 net puanla Jackie Kennedy, Rosalynn Carter ve Nancy Reagan'dı.

Michelle Obama da katılımcılar arasında favori olarak öne çıktı; yüzde 33'ü onu "mükemmel", yüzde 12'si ise "ortalama üstü" olarak değerlendirdi ve bu da ona +21 net onay puanı kazandırdı. Yaklaşık yüzde 22'si onu "kötü" buldu.

Ortalama olarak son 11 First Lady'nin çoğu, eşlerinden daha yüksek net puanlar aldı.

Hillary Clinton, -3 net puanlı eşinden önemli ölçüde daha düşük olan tek First Lady'ydi.

Birçok başkan ve First Lady benzer puanlar aldı; Jacqueline Kennedy Onassis ve John F. Kennedy (+56'ya karşı +61), Nancy ve Ronald Reagan (+25'e karşı +22), Michelle ve Barack Obama (+21'e karşı +15) bunlardan bazıları.

Melania ve Donald Trump da benzer ancak olumsuz puanlar aldı (-16'ya karşı -20).

Anket ayrıca, katılımcıların yüzde 48'inin Donald Trump'ı "kötü" bulduğunu, yüzde 6'sının ise "ortalama altı" olarak değerlendirdiğini ortaya koydu. Trump, YouGov'un katılımcılara sorduğu 20 başkan arasında en düşük puanı aldı. Katılımcıların yaklaşık yüzde 19'u 45 ve 47. başkanı "olağanüstü" olarak değerlendirdi.

Trump'tan sonra, selefi Joe Biden, katılımcıların yüzde 38'inin "kötü", yüzde 12'sinin ise "ortalama altı" şeklinde değerlendirdiği en az popüler eski başkan oldu. Sadece yüzde 7'si Biden'ı "mükemmel" olarak değerlendirdi.

Ankete göre, "First Lady'ler hakkındaki genel görüşler, eşleri hakkındaki görüşlere benzer şekilde siyasi olarak kutuplaşmış durumda".

Anket, tartışmalı belgeseli Melania'nın gösterime girmesiyle birlikte Melania Trump hakkında kamuoyunun ne düşündüğüne dair fikir veriyor. Belgeselin ilk hafta sonu 7 milyon dolar kazandığı bildirilse de bilet satışları ikinci haftada düşerek sadece 2,4 milyon dolar getirdi.

Amazon, belgeselin haklarını satın almak için 40 milyon, tanıtımı içinse 35 milyon dolar daha harcamıştı.

Independent Türkçe


Ortadoğu diken üstünde: “Irak işgalinden bu yana en büyük hava gücü toplandı”

ABD ordusu, onlarca savaş jetini taşıyan USS Abraham Lincoln ve USS Gerald Ford'la Ortadoğu'daki yığınağı güçlendiriyor (AFP)
ABD ordusu, onlarca savaş jetini taşıyan USS Abraham Lincoln ve USS Gerald Ford'la Ortadoğu'daki yığınağı güçlendiriyor (AFP)
TT

Ortadoğu diken üstünde: “Irak işgalinden bu yana en büyük hava gücü toplandı”

ABD ordusu, onlarca savaş jetini taşıyan USS Abraham Lincoln ve USS Gerald Ford'la Ortadoğu'daki yığınağı güçlendiriyor (AFP)
ABD ordusu, onlarca savaş jetini taşıyan USS Abraham Lincoln ve USS Gerald Ford'la Ortadoğu'daki yığınağı güçlendiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump, Ortadoğu'daki askeri yığınağını artırarak İran'a saldırı hazırlığı yapıyor.

Kimliklerinin paylaşılmaması şartıyla CNN'e konuşan yetkililer, ordunun İran'a bu hafta sonu saldırı düzenlemeye hazır olduğunu ancak Trump'ın henüz son kararını vermediğini söylüyor.

Üst düzey güvenlik yetkililerinin çarşamba günü Beyaz Saray'da İran'daki durumla ilgili toplantı düzenlediği aktarılıyor. Trump'ın özel temsilcisi Steve Witkoff ve damadı Jared Kushner da İran'la müzakereler hakkında Cumhuriyetçi lideri bilgilendirmiş.  

Wall Street Journal (WSJ), Amerikan ordusunun 2003 Irak işgalinden bu yana Ortadoğu'daki en büyük hava gücünü topladığını yazıyor.

Son teknoloji F-35 ve F-22 jet avcı uçaklarının bölgeye yönlendirildiği, büyük hava harekatlarını koordine etmek için hayati önem taşıyan komuta ve kontrol uçaklarının da yola çıktığı aktarılıyor.

ABD ordusu, USS Abraham Lincoln'ın ardından, Venezuela'daki operasyon öncesinde Karayipler'e gönderilen dünyanın en büyük uçak gemisi USS Gerald Ford'u da Ortadoğu'ya yönlendirmişti. Bu gemide de çok sayıda saldırı ve elektronik harp uçağı olduğu ifade ediliyor.

Yetkililer, askeri harekat halinde iki seçeneğin masada olduğunu belirtiyor. ABD ordusu, Tahran yönetimini devirmek amacıyla çok sayıda İranlı siyasi ve askeri lideri hedef alabilir. Bunun yerine nükleer ve balistik füze tesislerinin vurulacağı hava saldırıları da düzenlenebilir. Her iki seçenek de potansiyel olarak haftalarca sürecek bir operasyon anlamına geliyor.

Analizde, geçen yıl haziranda İsrail'le yaşanan çatışmalar nedeniyle İran'ın hava savunma sisteminin ağır hasar aldığı savunuluyor. Buna rağmen Tahran yönetiminin, Hürmüz Boğazını kapatma ve çeşitli menzile sahip füzelerle misilleme yapma ihtimali olduğu vurgulanıyor.

ABD ve İsrail, İran'ın uranyum zenginleştirerek nükleer silah geliştirmeyi planladığını savunurken Tahran yönetimi bunu defalarca reddetmişti.

ABD ve İran arasında Umman'da 6 Şubat'ta başlayan müzakerelerde henüz somut bir sonuca varılamadı. Trump, İran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerini tamamen durdurmasını isterken, Tahran ise zenginleştirme seviyelerinin değiştirilebileceğini fakat programın durdurulmayacağını belirtiyor.

Diğer yandan İsrail, İran'ın balistik füze programının ve bölgedeki örgütlere verdiği desteğin sonlanmasını da istiyor. Washington-Tahran müzakerelerinin şimdilik nükleer programa odaklandığı ifade ediliyor. WSJ'ye konuşan yetkililer, İran'ın Trump görevden gidene dek uranyum zenginleştirme programını askıya alabileceğini söylüyor.  

Independent Türkçe, Wall Street Journal, CNN


Ortadoğu’ya askeri yığınak sürerken Trump: İran’la ilgili her şey önümüzdeki 10 gün içinde netleşecek

ABD uçak gemisi USS Abraham Lincoln ve taarruz grubu, Umman Denizi’nde (Reuters)
ABD uçak gemisi USS Abraham Lincoln ve taarruz grubu, Umman Denizi’nde (Reuters)
TT

Ortadoğu’ya askeri yığınak sürerken Trump: İran’la ilgili her şey önümüzdeki 10 gün içinde netleşecek

ABD uçak gemisi USS Abraham Lincoln ve taarruz grubu, Umman Denizi’nde (Reuters)
ABD uçak gemisi USS Abraham Lincoln ve taarruz grubu, Umman Denizi’nde (Reuters)

ABD Başkanı Donald Trump, Perşembe günü yaptığı açıklamada, Washington’un İran ile “ciddi bir anlaşma” yapması gerektiğini belirterek, Tahran’la yürütülen görüşmelerin iyi gittiğini söyledi.

Trump, Washington’da düzenlenen Barış Konseyi’nin ilk toplantısında, “Görüşmeler iyi. Yıllar içinde İran’la ciddi bir anlaşma yapmanın kolay olmadığı kanıtlandı. Ciddi bir anlaşma yapmalıyız; aksi takdirde sonuçları ağır olur” dedi.

ABD Başkanı, “İran’la ilgili her şey önümüzdeki 10 gün içinde netleşecek” ifadelerini kullandı.

Washington ile Tahran arasındaki kriz hassas bir dönemece girerken, üst düzey ulusal güvenlik yetkililerinin Trump’a, ABD ordusunun olası bir saldırı için “hazır” olduğunu bildirdiği aktarıldı. Cumartesi gününden itibaren uygulanabilecek muhtemel bir operasyon seçeneğinin masada olduğu, ancak nihai kararın Beyaz Saray’da siyasi ve askerî değerlendirmeye tabi tutulduğu belirtildi.

dfvgthy
İranlı askerlerin, Rus askerlerle birlikte Umman Denizi’nde gerçekleştirdiği askerî tatbikattan bir kare (EPA)

Amerikan televizyon ağlarının kaynaklarına göre son günlerde Ortadoğu’ya sevk edilen güçler – ek hava ve deniz unsurları dâhil – konuşlanmalarını tamamladı. Olası bir harekâtın zaman çizelgesinin hafta sonrasına da sarkabileceği ifade edildi.

Kaynaklar, İran’dan gelebilecek misillemelere karşı Savunma Bakanlığı’nın bazı personeli geçici olarak Avrupa’ya ya da ABD içine kaydırdığını belirtti. Bunun rutin bir önleyici tedbir olduğu ve saldırının kaçınılmaz olduğu anlamına gelmediği vurgulandı.

Angajman kuralları değişebilir

Bu gelişme, Trump açısından karmaşık bir denkleme işaret ediyor. Olası bir askerî darbe, bölgede angajman kurallarını değiştirebilir ve Tahran’ın müzakere pozisyonunu zayıflatabilir. Ancak aynı zamanda Körfez’den Doğu Akdeniz’e uzanabilecek geniş çaplı bir bölgesel tırmanma riskini de beraberinde getirebilir.

Öte yandan bekleme stratejisi, ABD iç kamuoyunda ya da Washington’un müttefikleri nezdinde geri adım olarak yorumlanabilir. Bu durum, askerî tehdidin inandırıcılığının test edildiği bir an olarak değerlendiriliyor.

CNN’e konuşan kaynaklar, ABD ordusunun hafta sonu itibarıyla İran’a yönelik bir saldırıya hazır olduğunu, ancak Trump’ın henüz nihai kararını vermediğini bildirdi.

hyjuıko
İran yönetimi karşıtı göstericiler, 17 Şubat 2026’da Cenevre’deki Birleşmiş Milletler Ofisi önünde pankart ve fotoğraflar taşıyor (AFP)

Kaynaklara göre Trump, özel görüşmelerde askerî müdahaleyi destekleyen ve karşı çıkan argümanları dinledi, danışmanları ve müttefiklerinin görüşlerini aldı. Bir kaynak, “Bu konu üzerinde uzun süre düşünüyor” dedi.

Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham ise televizyonda yaptığı açıklamada, İran’la ilgili kararın fiilen alındığını öne sürdü. Bölgeye yapılan büyük askerî yığınağa dikkat çeken Graham, savaş gemilerinin “bu mevsimde hava güzel olduğu için” bölgeye gelmediğini söyledi.

Daralan müzakere penceresi

Sahadaki gerilim tırmanırken diplomasi de temkinli adımlarla ilerliyor. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Cenevre’de yapılan dolaylı görüşmelerin ikinci turunda genel “yol gösterici ilkeler” üzerinde anlayış sağlandığını, ancak ihtilaflı başlıkların sürdüğünü açıkladı.

Bir ABD’li yetkili, Tahran’ın önümüzdeki iki hafta içinde yazılı bir teklif sunabileceğini belirterek “ilerleme sağlandı ancak pek çok ayrıntı hâlâ müzakere ediliyor” dedi.

Tahran, müzakerelerin yalnızca nükleer dosya ve yaptırımların kaldırılmasıyla sınırlı kalmasında ısrar ederken, Washington balistik füze programı ve İran’ın bölgesel müttefiklerine verdiği desteğin de gündeme alınmasını istiyor. Bu iki yaklaşım arasındaki siyasi mesafenin kısa sürede kapanması zor görünüyor.

İran Atom Enerjisi Kurumu Başkanı Muhammad Eslami, “Nükleer endüstrinin temeli zenginleştirmedir” diyerek, hiçbir ülkenin İran’ı barışçıl teknoloji hakkından mahrum bırakamayacağını söyledi.

Bu açıklama, ABD’nin diplomasi başarısız olursa askerî seçeneğin masada olduğunu hatırlatmasının hemen ardından geldi.

Rus haber ajansı Interfax, Rus devlet nükleer şirketi Rosatom CEO’su Aleksey Likhachev’in, anlaşma sağlanması hâlinde İran’dan zenginleştirilmiş uranyumu kabul etmeye hazır olduklarını söylediğini aktardı.

Rusya Dışişleri Bakanlığı ise uranyumun İran’dan çıkarılması önerisinin hâlâ masada olduğunu, ancak nihai kararın Tahran’a ait olduğunu belirtti.

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ülkesinin “ne pahasına olursa olsun Amerika’ya boyun eğmeyeceğini” söyledi. İran’ın savaş istemediğini, ancak “aşağılanmayı kabul etmeyeceğini” vurguladı.

Hürmüz mesajı

Tahran, askeri gücünü Hürmüz Boğazı’nda sergiledi. Bir askeri yetkili, boğazın “en kısa sürede kontrol altına alınabileceği ya da kapatılabileceği” uyarısında bulundu. İran Devrim Muhafızları “Hürmüz Boğazı’nda Akıllı Kontrol” adlı tatbikatını tamamladı.

Boğaz, küresel petrol ve doğalgaz ihracatının önemli bölümünün geçtiği stratejik bir hat olarak, İran’ın geleneksel caydırıcılık kartı olarak görülüyor.

Moskova’dan uyarı

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, İran’a saldırının “ateşle oynamak” olacağını belirterek siyasi yöntemlere öncelik verilmesi çağrısında bulundu. Kremlin, Tahran’la yapılan ortak deniz tatbikatlarının önceden planlandığını açıkladı.

İsrail’de yayımlanan Maariv gazetesi, Washington’un olası bir saldırıdan kısa süre önce Tel Aviv’i bilgilendireceğinin değerlendirildiğini yazdı.

Polonya Başbakanı Donald Tusk, vatandaşlarına İran’ı derhal terk etmeleri çağrısında bulundu ve çatışma ihtimalinin “oldukça gerçekçi” olduğunu söyledi.

Öte yandan Avrupa Birliği Konseyi, 29 Ocak’taki Dışişleri Konseyi toplantısında varılan mutabakatın ardından 19 Şubat’ta İran Devrim Muhafızları’nı resmen terör örgütleri listesine ekledi. Böylece kurum, AB’nin terörle mücadele yaptırımlarına tabi olacak.