İsrail Başbakanı Bennett, Filistinlileri ‘uzun ve zorlu bir savaş’ ile tehdit etti

Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, İsrail’i davranışlarının sonuçları konusunda uyardı.

İsrail polisi perşembe günü şehirde yapılan saldırının ardından dün Tel Aviv'deki güçlerinin sayısını artırdı. (DPA)
İsrail polisi perşembe günü şehirde yapılan saldırının ardından dün Tel Aviv'deki güçlerinin sayısını artırdı. (DPA)
TT

İsrail Başbakanı Bennett, Filistinlileri ‘uzun ve zorlu bir savaş’ ile tehdit etti

İsrail polisi perşembe günü şehirde yapılan saldırının ardından dün Tel Aviv'deki güçlerinin sayısını artırdı. (DPA)
İsrail polisi perşembe günü şehirde yapılan saldırının ardından dün Tel Aviv'deki güçlerinin sayısını artırdı. (DPA)

İsrail hükümeti Tel Aviv'de üç sivilin öldürülmesi, biri ağır 16 kişinin de yaralanması ile gerçekleşen eylemin Filistinli saldırganın dün Yafa’da sabah saatlerinde öldürülmesiyle sona erdiğini duyurdu. İsrail Başbakanı Naftali Bennett, Filistinlileri İsrail’in ‘kesinlikle kazanacağı uzun ve zorlu bir savaş’ ile tehdit etti. Ancak Tel Aviv Belediye Başkanı Ron Huldai, hükümetinin izlediği politikayı eleştirerek kan dökülmesine son verecek bir çözüm yolu bulmak amacıyla meşru Filistin liderliğiyle müzakerelerin yeniden başlatılması çağrısında bulundu.
Huldai, kent halkına ve ziyaretçilerine karşı gerçekleştirilen bu eylemi şiddetle kınadığını söyledi. Bunu çirkin bir suç olarak nitelendiren Huldai, halkı ‘direnmeye ve teröristlere boyun eğmemeye’ çağırdı. Ancak resmi radyoya yaptığı açıklamada şunları söyledi:
“Kökten bir çözüm bulmak için kınamaktan daha fazlası lazım. Akıl almaz bir durum içerisindeyiz. Hükümetimizin Filistin Yönetimi ile diyalog, iletişim ve müzakereden kaçınması normal değil. Ne sakinlik hakimken ne de terör saldırıları meydana geldiğinde müzakerede bulunuyoruz. Peki, ne zaman müzakere gerçekleştireceğiz? Bir şey yapmadan oturmak bize bir fayda sağlar mı?”

Bin güvenlik gücü
Tel Aviv'de çalışan 29 yaşındaki Filistinli Raad Fethi Hazim, perşembe günü öğleden sonra Yafa'daki bir camiye geldi. Elinde makineli tüfek taşıyan Hazim, Dizengoff Caddesi’nde üç kafeye rastgele ateş açtı. 30 yaşlarında iki İsrailli olay yerinde öldü,16 kişi de yaralandı. Yaralananlardan biri aldığı ciddi yaralar sonucu dün akşam yaşamını yitirdi. Üç yaralı Tel Aviv'deki Ichilov Hastanesi’nde Yahudi ve Arap doktorlar tarafından kurtarıldı. Diğerlerinin ciddi ve orta derecede yaralanmaları olduğu bilgisi paylaşıldı.
Genç Filistinli dokuz saat boyunca gizlenmeyi başardı. Başbakan Naftali Bennett, Savunma Bakanı Benny Gantz, ordu komutanları ve polis şefleri yaşananları takip etmek için derhal olay yerine intikal ettiler. Bölgeye bin güvenlik gücü konuşlandırıldı. Karada araçlar, motosikletler, atlılar, polis helikopterleri ve dronelar da operasyona destek verdiler. Saldırganın kaçmaması için şehrin girişlerine ve Batı Şeria'ya açılan yollara barikatlar kuruldu.
Güvenlik güçleri, Arapların bulunduğundan şüphelendikleri her eve baskın yapmaya başladılar. Sözü edilen caddede binlerce Arap işçi çalışıyor. Aramalar sonucunda dün sabah namazından sonra saldırganı Yafa Ulu Camii yakınında buldular. İsrail Emniyet Teşkilatı Sözcüsü’ne göre polisi arayan bir kişi ‘şüpheli hareketler sergileyen bir şahsa’ dair ihbarda bulundu. İstihbarat biriminden bir birlik belirtilen yerin yakınlarına gelerek Hazim'den teslim olmasını istedi. Ancak Hazim’in ateş açtı. Ardından güvenlik güçleri de karşı ateş açarak saldırganı etkisiz hale getirdiler.
İsrail istihbaratının açıklamasına göre saldırganın Cenin Mülteci Kampı’nda yaşadığı ancak herhangi bir siyasi veya askeri örgüte üye olmadığı tespit edildi. İstihbarat birimi, saldırganın Tel Aviv'e ulaşmasına ve şehirde saklanmasına yardım edenler hakkında elinde bilgi olduğunu kaydetti. Yaklaşık 200 Filistinlinin yardım ettikleri şüphesiyle sorgulanmak üzere gözaltına alındığını bildirdi.

Raad’ın babası
Raad'ın Filistinli bir güvenlik biriminde görev yapmış eski bir subay ve Fetih Hareketi’nin liderlik organlarının bir üyesi olan babası Fethi Hazim, oğlunun sessiz sakin, barışçıl, ilmi seven, hoşgörülü, namazlarını bırakmayan, oruç tutan ve anne babasına saygılı olağanüstü bir genç olduğunu söyledi. Bilgisayar alanında eşsiz bir uzman olduğunu vurguladı. Fethi Hazim dün oğlunun adı açıklandığından bu yana evine akın eden ve kendisini yalnız bırakmayan yüzlerce Filistinliye yaptığı konuşmada, şehit oğlundan razı olduğunu söyledi. Fethi Hazim şu ifadeleri kullandı:
“Ey gençler! Kendi kuşağınızda, çağınızda, önümüzdeki yıllarda, gelecek günlerde zaferi göreceksiniz. Gözlerinizle değişime şahit olacaksınız. Allah'ın izniyle özgürlüğünüze, bağımsızlığınıza ve zafere kavuşacaksınız.”
Filistinli grupların tamamı Filistinli gencin yaptığı eylemi memnuniyetle karşılayarak bunu işgalci gücün çirkin uygulamalarına ve saldırılarına karşı meşru bir müdafaa olarak değerlendirdi.
Gazze Şeridi'ndeki camilerden eylem için tekbirler ve ‘Lâ İlâhe İllallah’ zikri yayınlanmaya başladı. Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas da dün yaptığı açıklamada eylemi kınadı. “Hepimiz, özellikle şu mübarek Ramazan Ayı’nda ve Hıristiyan ve Yahudi bayramları yaklaşırken istikrarı sağlamak için çabalarken Filistinli ve İsrailli sivillerin öldürülmesi sadece durumu daha da kötüleştirir” dedi.
Abbas ‘Mescid-i Aksa'ya tekrar tekrar yapılan baskınların ve radikal yerleşimci grupların yaptıkları kışkırtıcı eylemlerin devam etmesinin tehlikesine’ dikkat çektiği açıklaamsını şöyle sürdürdü:
“Bu olay, yerleşimciler ve başkaları tarafından Filistin halkımıza karşı saldırılar düzenleyip tepkiler göstermek için kullanılabilir. Şiddet döngüsü, İsrailliler, Filistinliler ve bölge halklarının güvenliği ve istikrarını sağlamanın en kısa ve kesin yolunun kalıcı, kapsamlı ve adil bir barış olduğunu gösteriyor.”

Abbas’ın tutumu memnuniyetle karşılandı
İsrail Savunma Bakanı Benny Gantz, Abbas'ın tutumunu memnuniyetle karşıladı. Gantz kendisine şu cevabı verdi:
“Eylemi kınayan Filistin Yönetimi’nin tutumu yerindedir. Ancak eylemi kınamanın yanı sıra kendilerinden tüm bölgelerde terör faillerine karşı operasyonlarını genişletmelerini talep ediyorum. Ramazan’ın ibadet ayı olması gerekir. Çoğu Filistinlinin böyle düşündüğüne ve terörün kendilerine ve çıkarlarına zarar verdiğine inanıyorum. İsrail vatandaşları da bu düşüncede. İsrail ordusu ve Şin-Bet teröre karşı oldukça büyük bir güçle çalışmaya devam edecek ve saha operasyonlarını hızlandıracak. 200 kişiyi gözaltına aldık. Gerekirse binlerce kişi gözaltına alınacak. Sınırda ve sınır ötesinde askeri bir duyarlılık ve teyakkuz olmasıyla birlikte, ülke içinde bir dizi terör olayına karşı zorlu bir dönemden geçiyoruz. Ancak İsrail bölgedeki en güçlü ülke. Düşmanlarımız bunu biliyorlar ve farkındalar.”

Bu savaşta kısıtlama yok
Bennett, genç Hazim’in öldürülmesinin ardından sert açıklamalarda bulundu. Dün öğle saatlerinde Gantz ve İç Güvenlik Bakanı Omer Bar Lev ile Tel Aviv’deki Savunma Bakanlığı merkezinde düzenlediği basın toplantısında “Her katil bilsin ki onu yakalayacağız. Sabotajcılara yardım eden herkes ödeyecekleri bedelin katlanılamayacak kadar ağır olacağını bilsin. Güçlerimiz her zaman tetikte” dedi.
Bennett konuşmasına şöyle devam etti:
“Sabotajcının babasının daha fazla şiddete teşvik ettiğini ve katil oğluyla övündüğünü gördüm. Cenin'de kutlamalar yapıldığını ve tatlılar dağıtıldığını izledim. Gücümüzü kırmak istiyorlar ancak başarısız olacaklar. Başaramayacaklar ve asla vazgeçmeyeceğiz. Tel Aviv’deki olay sona erdi. Ancak Tel Aviv içindeki ve ülkenin geri kalan topraklarındaki teyakkuz seviyesini düşürmeyeceğiz. Terörle kararlı bir şekilde mücadele edeceğiz ve galip geleceğiz. İsrail ordusuna, Şin-Bet’e ve güvenlik servislerine terörün kökünü kazımaları için tam hareket etme özgürlüğü veriyoruz. Bu savaşta kısıtlama olmayacak. Bu zorlu dönem sürebilir.  İkinci İntifada birkaç yıl sürdü ancak sonunda kazandık. Terör dalgası bir yıldan fazla devam etti ve 50 kişinin hayatına mal oldu. Sonunda biz kazandık. Bu sefer de biz kazanacağız.”
Bar Lev de şu açıklamada bulundu:
“Güvenlik güçleri, teröristi bulup etkisiz hale getirmeye çalışırlarken gece boyu olağanüstü profesyonellikte bir hızla çalıştılar. İsrail devleti son haftalarda kana susamış katillerin terör saldırısına maruz kaldı. Şu an tüm sektörlerdeki güvenlik güçlerinin bu terör dalgasını durdurmak için çalıştığı hassas bir dönemdeyiz. Ramazan Ayı’ndayız ve bu çok hassas bir dönem. Dini buyrukları yerine getirmek veya işlerini her zamanki gibi sürdürmek isteyenlerin rutinini bozma gibi bir niyetimiz yok. Ancak bu niyetimizi suiistimal ederek terör saldırıları gerçekleştiren herkese karşı kararlılıkla hareket edeceğiz.”
Polis daha önce eşi görülmemiş bir hamle ile İsrail medya kuruluşlarını olayı haber yapma şekilleri, güvenlik güçlerini eleştirmeleri ve olay netleşmeden ihmal suçlamalarında bulunmalarından dolayı eleştirdi.



İsrail, Lübnan'da “önleyici” saldırılarını yoğunlaştırdı

İsrail’in dün Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi'ndeki Bednayel Köyü’ne düzenlediği saldırının ardından geride kalan yıkımı inceleyen köy sakinleri (EPA)
İsrail’in dün Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi'ndeki Bednayel Köyü’ne düzenlediği saldırının ardından geride kalan yıkımı inceleyen köy sakinleri (EPA)
TT

İsrail, Lübnan'da “önleyici” saldırılarını yoğunlaştırdı

İsrail’in dün Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi'ndeki Bednayel Köyü’ne düzenlediği saldırının ardından geride kalan yıkımı inceleyen köy sakinleri (EPA)
İsrail’in dün Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi'ndeki Bednayel Köyü’ne düzenlediği saldırının ardından geride kalan yıkımı inceleyen köy sakinleri (EPA)

ABD’nin İran'a yakında saldırı düzenleyeceği yönündeki söylentilerin yeniden gündeme gelmesiyle birlikte İsrail, Lübnan'daki saldırılarını yoğunlaştırdı. Uzmanlar ve gözlemcilere göre bu saldırılar, Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım'ın İran ile yeni bir savaşın patlak vermesi halinde Hizbullah’ın tarafsız kalmayacağını açıklamasının ardından, Hizbullah'ı askeri ‘destek’ eylemlerinden caydırmak için önleyici bir hamle.

Şarku’l Avsat’a konuşan bakanlık kaynakları, son iki gün içinde iç ve dış temasların yapıldığını, ancak net bir cevap alınamadığını ve Lübnan'ın savaşın tırmanması halinde daha geniş bir çatışmaya sürüklenmeyeceğine dair herhangi bir garanti almadığını bildirdi. Hizbullah'ın tutumu ile ilgili olarak kaynaklar, Meclis Başkanı Nebih Berri'nin verdiği mesajın ‘Hizbullah’ın İran'a saldırı olması durumunda herhangi bir eylemde bulunmayacağı’ yönünde olduğunu belirtti.


Gazze anlaşmasının ikinci aşaması, yaşanan aksaklıkların üstesinden gelmek için ‘kontrollü bir geçiş’ hedefliyor

Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)
Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)
TT

Gazze anlaşmasının ikinci aşaması, yaşanan aksaklıkların üstesinden gelmek için ‘kontrollü bir geçiş’ hedefliyor

Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)
Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)

Gazze Şeridi’ndeki ateşkes anlaşmasının ikinci aşaması, ABD’li yetkililerin teorik olarak başlatıldığını duyurmasından bu yana yaklaşık bir aydır ilerleme kaydedemiyor. Sürecin, istikrarın sağlanması ve çatışmaların yeniden başlamasının önlenmesi için düzenli bir geçişle sürdürülmesi yönünde çağrılar yapılıyor.

Şarku’l Avsat’a konuşan uzmanlar, ikinci aşamaya geçişin eş zamanlı ve kademeli şekilde yürütülmesi gerektiğini, Hamas ile İsrail’in yükümlülüklerini paralel biçimde yerine getirmesinin mevcut tıkanıklığı aşabileceğini belirtti. Uzmanlar, savaşın yeniden patlak verme ihtimali ve anlaşmanın uygulanmasındaki gecikmelere ilişkin kaygılara dikkat çekerken, ABD Başkanı Donald Trump’ın Nobel Barış Ödülü hedefi doğrultusunda kişisel bir başarı elde etmek için baskı yapabileceği değerlendirmesinde bulundu.

Mısır resmi haber ajansı MENA dün yaptığı açıklamada, Mısır Kızılayı’nın 15’inci yaralı, hasta ve engelli Filistinli grubunun karşılanması, uğurlanması ve geçiş işlemlerinin tamamlanmasına refakat edilmesine yönelik insani çabalarını sürdürdüğünü bildirdi.

Gazze Şeridi’ne dönmeyi bekleyen bu kişilerin umutları, Washington’ın 15 Ocak’ta başladığını duyurduğu ikinci aşamasında aksaklıklar yaşanan ateşkes anlaşmasına bağlanmış durumda. Uluslararası toplum ise anlaşmayı tehdit eden risklere dikkat çekiyor.

Birleşik Krallık Dışişleri Bakanı Yvette Cooper, Ortadoğu’da kalıcı barış ve güvenliğe ulaşmak için şiddet ve acı döngüsünü kırmaya yönelik önemli bir fırsat bulunduğunu belirtti. Ancak Gazze Şeridi’ndeki ateşkesin kırılganlığını koruduğunu ve her iki taraftan gelen ihlallerin ABD’nin barış planı sürecini zayıflatabileceğini ifade etti.

Cooper, cuma akşamı yaptığı açıklamada, ikinci aşamaya düzenli bir geçiş çağrısında bulunarak, İsrail ordusunun çekilmesiyle eş zamanlı olarak uluslararası bir istikrar gücünün konuşlandırılması ve insani krizin ele alınması gerektiğini vurguladı. Ayrıca Hamas’ın silahsızlandırılması ve gelecekte Gazze Şeridi’nin yönetiminde herhangi bir rol üstlenmemesi şartına dikkat çekti.

dfvgth
Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki Nuseyrat Mülteci Kampı’nda yıkılmış evler (AFP)

El-Ahram Siyasi ve Stratejik Araştırmalar Merkezi uzmanlarından Dr. Amr el-Şobaki, ikinci aşamanın esas olarak eş zamanlı bir geçiş gerektirdiğini belirterek, “Trump planı Hamas’ın silahsızlandırılmasını öngörürken, aynı zamanda İsrail’in Gazze Şeridi’nden tamamen çekilmesini de içeriyor. Bu nedenle Gazze’ye tek bir perspektiften bakılmalı ve yükümlülükler bir taraf üzerinde yoğunlaşmadan herkese hatırlatılmalı” dedi.

El-Şobaki, ikinci aşamanın Hamas’ın askeri varlığının sona erdirilmesini kapsadığını ifade ederek, bunun ancak İsrail’in de Gazze Şeridi’nden çekilme, Filistinlileri hedef almama, siyasi bir ufka yönelme, Filistinli bir polis gücüne izin verme ve Gazze’de bir teknokrat komitenin çalışmasına olanak tanıma gibi yükümlülüklerini yerine getirmesi halinde mümkün olacağını söyledi.

Filistinli siyasi analist Eymen er-Rakab ise ikinci aşamanın yalnızca düzenli değil, aynı zamanda sorunsuz bir geçişe ihtiyaç duyduğunu kaydetti. Ancak er-Rakab, bu hususların büyük ölçüde şeklî olduğunu, zira anlaşmanın silahsızlanma, İsrail’in çekilmesi, uluslararası istikrar gücünün konuşlandırılması ve diğer maddeler konusunda mutabakat eksikliği nedeniyle uygulama aşamasında çok sayıda engelle karşı karşıya bulunduğunu dile getirdi.

Bu gelişmelerin gölgesinde AFP, cuma günü Hamas’ın Gazze Şeridi’nde İsrail ordusunun çekildiği bir bölgenin kontrolünü yeniden sağladığını, yerel bir polis gücü konuşlandırdığını ve kamu kurumlarını yeniden faaliyete geçirmeye çalıştığını bildirdi.

ABD Başkanı Donald Trump tarafından Gazze’de savaş sonrası koordinasyonu denetlemek üzere görevlendirilen Nikolay Mladenov, Barış Konseyi toplantısında yaptığı açıklamada, başvuruların açılmasının ardından ilk saatlerde yaklaşık 2 bin Filistinlinin polis teşkilatına kaydolduğunu söyledi.

Gazze Şeridi’ndeki çok uluslu barış gücünün komutanı olarak atanan ABD’li Tümgeneral Jasper Jeffers ise aynı toplantıda, uzun vadeli planın bölgede görev yapacak yaklaşık 12 bin polisi eğitmek olduğunu ifade etti.

scdfgh
Gazze şehrindeki Meçhul Asker Meydanı yakınlarında bulunan bir mülteci kampındaki çadırlar ve barınaklar (AFP)

Er-Rakab, 12 bin polisin eğitileceğine ilişkin açıklamaların Gazze Şeridi’nin güvenliğini sağlamaya yeterli olmayacağını belirterek, Hamas’a bağlı polis gücünün sahadan çekilmesinin yerine bir alternatif oluşturulmadan gerçekleşmesi halinde güvenlik boşluğu doğacağını söyledi. Er-Rakab, Hamas’ın böyle bir durumu kabul etmeyeceğini ve aylar sürebilecek bir geçiş döneminde kısmi bir yetki devri önereceğini ifade etti. Bu nedenle düzenli ve sorunsuz bir geçişin mutabakatlarla hızlandırılması gerektiğini vurgulayan er-Rakab, mevcut durgunluk ortamında Washington’ın İsrail’in kontrolü altındaki bölgelerde yeniden imar sürecini başlatabileceği ve Tel Aviv’e harekete karşı askeri operasyonlara izin verebileceği uyarısında bulundu.

Er-Rakab, en uygun geçiş yolunun Hamas ile güvenlik görevlerinin devrinde kademeli bir anlayışa dayalı mutabakatlardan geçtiğini belirterek, “Sahada gördüklerimiz çatışmayı sona erdirecek bir çözüm değil; krizi uzatmaktan başka sonuç doğurmayan geçici pansuman tedbirlerdir” değerlendirmesinde bulundu.

El-Şobaki ise İsrail’in yalnızca Hamas’ın bedel ödemesinde ısrarcı olduğunu savundu. Buna karşın el-Şobaki, ABD Başkanı Donald Trump’ın kendisini bir barış adamı olarak konumlandırdığına ve Nobel Barış Ödülü dahil çeşitli uluslararası kazanımlar elde etme arayışında olduğuna dikkat çekerek, planın başarısızlığa uğramaması için hâlâ fırsat bulunduğunu ve Trump’ın karmaşık ayrıntılar ile çok sayıdaki zorluğa rağmen daha fazla baskı uygulayabileceğini ifade etti.


Filistin Sivil Toplum Kuruluşları Ağı: Prefabrik evler Gazze Şeridi'ne ulaşmadı

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkılmış evlerin arasında iftar için bir araya gelen Filistinliler (EPA)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkılmış evlerin arasında iftar için bir araya gelen Filistinliler (EPA)
TT

Filistin Sivil Toplum Kuruluşları Ağı: Prefabrik evler Gazze Şeridi'ne ulaşmadı

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkılmış evlerin arasında iftar için bir araya gelen Filistinliler (EPA)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkılmış evlerin arasında iftar için bir araya gelen Filistinliler (EPA)

Filistinli sivil toplum kuruluşlarının çatı kuruluşu Filistin Sivil Toplum Kuruluşları Ağı (PNGO) Başkanı Emced eş-Şeva dün yaptığı açıklamada, yerinden edilmiş kişilerin insani ihtiyaçlarının çok büyük olmasına rağmen, şimdiye kadar hiçbir prefabrik evin Gazze Şeridi'ne girmediğini söyledi. Şeva, İsrail ordusunu, ‘Gazze Şeridi'nin geniş alanlarını kontrol etmeye devam etmekle ve sarı hat olarak bilinen alanı yerleşim bölgelerine doğru genişletmekle’ suçladı.

Şeva, Alman Haber Ajansı DPA’nın aktardığı basın açıklamasında, gerçek konut çözümlerinin bulunmaması ve insani yardım anlaşmalarında öngörülen prefabrik evlerin girişine izin verilmemesi nedeniyle binlerce ailenin halen harap haldeki çadırlarda veya açıkta yaşadığını söyledi.

vfvfd
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkıntılar arasında yapılan toplu iftar (EPA)

İsrail ordusunun ‘Gazze Şeridi'nin yaklaşık yüzde 60'ını fiilen kontrol ettiğini’ belirten Şeva, ‘sarı hattın’ genişletilmesinin, özellikle Gazze Şeridi'nin doğu ve kuzey kesimlerinde, sakinlerin kullanabileceği alanları azalttığını kaydetti.

Bu hamlelerin devam etmesinin yardım çalışmalarını zorlaştırdığını ve yerel ve uluslararası kuruluşların en çok etkilenen gruplara ulaşma kabiliyetini sınırladığını söyleyen Şeva, ‘barınak malzemeleri, yeniden inşa malzemeleri ve insani yardımın girişine izin vermek için sınır geçişlerinin tamamen ve düzenli olarak açılması’ çağrısında bulundu.

Sınır geçişlerinin hareketliliği ile ilgili olarak Şeva, yardımların girişinin ‘ihtiyaç duyulanın altında’ kaldığını açıkladı. PNGO Başkanı, inşaat malzemeleri ve prefabrik evlerin girişine getirilen kısıtlamaların, aylardır kötüleşen konut krizini çözme çabalarını engellediğini belirtti. İsrail tarafı bu açıklamalara ilişkin herhangi bir yorumda bulunmadı.

Bu durum, 7 Ekim 2023'te İsrail ile Hamas arasında patlak veren savaşın ardından Gazze Şeridi'nde yaşanan zorlu insani koşullar ve altyapı ile evlerin yaygın olarak tahrip olmasıyla ortaya çıktı.

dsvds
Binlerce Filistinli aile, Gazze Şeridi'nde yıkık evlerinin enkazı arasında, harap çadırlarda veya açık havada yaşamaya devam ediyor (AFP)

Geçtiğimiz ekim ayında bir ateşkes anlaşması yürürlüğe girdi, ancak Gazze'deki yerel kuruluşlar, hareket ve geçiş kısıtlamalarının bölgeye giren yardım ve yeniden inşa malzemelerinin hızını etkilemeye devam ettiğini belirtiyor.

“Sarı hat” terimi, İsrail ordusunun konuşlandırıldığı ve Gazze Şeridi sınırı yakınlarında tampon bölge olarak sınıflandırılan, Gazzelilerin erişiminin kısıtlandığı ve konut ve tarım faaliyetleri için kullanılabilir alanın azaldığı bölgeleri ifade etmek için kullanılıyor.

Birleşmiş Milletler (BM) ve yerel kuruluşlar, yüzbinlerce Filistinlinin halen geçici veya kalıcı barınma çözümlerine ihtiyaç duyduğunu tahmin ederken, uluslararası toplum Gazze Şeridi'ne giden sınır kapılarından insani yardım ve yeniden inşa çalışmalarının kolaylaştırılması için çağrılar yapmaya devam ediyor.