Suudi astronom: 2030’da bir yılda iki kez Ramazan orucunu tutacağız

2030 Ramazanı’nda Müslümanlar 36 gün oruç tutacak

Bir yılda iki Ramazan orucu 33 yılda bir tekrarlanır (Şarku’l Avsat)
Bir yılda iki Ramazan orucu 33 yılda bir tekrarlanır (Şarku’l Avsat)
TT

Suudi astronom: 2030’da bir yılda iki kez Ramazan orucunu tutacağız

Bir yılda iki Ramazan orucu 33 yılda bir tekrarlanır (Şarku’l Avsat)
Bir yılda iki Ramazan orucu 33 yılda bir tekrarlanır (Şarku’l Avsat)

Suudi astronom Dr. Halid ez-Zakak, 2030 yılında Ramazan ayının iki kez geldiğini ve dünyanın dört bir yanındaki Müslümanların 2030’da iki kez Ramazan orucu tutacağını bildirdi.
Dr. Zakak, Twitter hesabından paylaştığı bir videoda, “2030’da bir yılda iki Ramazan orucu tutacağız ve bu Hicri değil miladi yılda oluyor. Bu durum 1965 ve 1997’de olduğu gibi 33 yılda bir tekrarlanıyor. 2030’da olacak ve 2063’te tekrar edecek” dedi.

Şarku'l Avsat'ın edindiği bilgiye göre, astronom videosunda ayrıca, “Hicri 1451’de Ramazan ayı 5 Ocak 2030’da, Hicri 1452 yılında ise 26 Aralık 2030’da başlayacak. Yani 2030 yılında 30 günü 1451 yılına, 6 günü ise 1452 yılına ait olmak üzere 36 gün oruç tutacağız” ifadelerini kullandı.
Ay takvimine göre Ramazan ayının her yıl yaklaşık 11 gün geriye gittiğine dikkat çeken Suudi astronom, mübarek ayın 32 yılda bir dört mevsim etrafında döndüğünü vurgulayarak, “Bu yıl yani 1443’te ilkbaharda, 1449’da kışın, 1457’de sonbaharda ve 1466’da ise sıcakta oruç tutacağız” diye ekledi.



Suudi Arabistan’ın Uluslararası Denizcilik Konseyi’ne üyeliği ne anlama geliyor?

Uluslararası Denizcilik Örgütü’nün (IMO) Londra’daki genel merkezi (Medya Hizmetleri)
Uluslararası Denizcilik Örgütü’nün (IMO) Londra’daki genel merkezi (Medya Hizmetleri)
TT

Suudi Arabistan’ın Uluslararası Denizcilik Konseyi’ne üyeliği ne anlama geliyor?

Uluslararası Denizcilik Örgütü’nün (IMO) Londra’daki genel merkezi (Medya Hizmetleri)
Uluslararası Denizcilik Örgütü’nün (IMO) Londra’daki genel merkezi (Medya Hizmetleri)

Muna Almanjoomi 

Suudi Arabistan’ın Ulusal Ulaştırma ve Lojistik Hizmetleri Stratejisi, İngiltere’nin başkenti Londra’da 143 ülkenin ‘evet’ oyu kullanmasıyla, Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO) Konseyi üyeliğine ulaşma yönündeki iddialı hedeflerine ulaştı.

Ülkedeki uzman otoriteler, bu adımın, ulaştırma sektörüne yönelik stratejinin başlatılmasından bu yana gösterilen çabaların bir sonucu olduğunun altını çizdi.

Ayrıca Suudi Arabistan’da lojistik sektörünün altyapısını geliştirmeyi, yerel ekonomiyi çeşitlendirmeyi ve ülkenin lider yatırım destinasyonu ve küresel lojistik merkezi konumunu güçlendirmeyi amaçlayan lojistik merkezlerine yönelik genel planın başlatılması gibi müteakip girişimler sonucunda elde edilen büyük bir kazanım olduğunu vurguladı.

Al Faysal Üniversitesi’nde ekonomi işleri uzmanı olan Muhammed El Kahtani, Suudi Arabistan’ın şu anda, özellikle örgütün en önemli hedeflerinden biri olan çevrenin korunması ve karbon emisyonlarının azaltılması konusunda küresel olarak aktif bir rol üstlenmek istediğini söyledi.

Şarku’l Avsat’ın Independent Arabai’dan aktardığı habere göre Kahtani, Riyad’ın IMO Konseyinde yer almasının, denizlerin ve ulaşım yollarının korunmasına ilişkin rolünün etkinleştirilmesine katkı sağlayacağına dikkat çekti.

Suudi Arabistan’ın, çevreyi korumayı da dikkate alarak deniz, hava ve kara taşımacılığı alanlarında lojistik çemberini genişletmeye çalıştığını da belirtti.

Stratejik konum

Kahtani, “Ülkenin üç kıta arasında yer alan coğrafi konumu, özellikle dünyanın doğusunu batısına bağlamaya çalışan, limanlar içindeki ulaşım hareketini artıracak jeopolitik ve ekonomik hareketlerin mevcut olması, onu küresel ticaret, özellikle de deniz taşımacılığı için önemli bir rota haline getiriyor. Bu adım aynı zamanda Suudi deniz yollarından geçen malların hacmini de artıracak” dedi.

1969 yılında IMO’ya katılan Suudi Arabistan, hedeflerine ve girişimlerine ulaşmaya katkıda bulunma taahhüdünün ardından, IMO girişimlerini aktif olarak destekleyen en önde gelen ülkelerden biri olarak kabul ediliyor.

IMO’ya dair

1958 yılında kurulan ve merkezi Londra’da bulunan IMO’nun, Fildişi Sahili, Gana, Kenya, Filipinler ve Trinidad ve Tobago’da beş bölge ofisi bulunuyor.

IMO, 174 üye devletin yanı sıra üç ortak üye ve 64’ü hükümetlerarası kuruluş ve 81’i sivil toplum kuruluşu olmak üzere 145’ten fazla tarafı içeriyor.

BM’ye bağlı kuruluş, deniz taşımacılığının emniyetini sağlamak, gemilerden kaynaklanan kirliliği azaltmak ve deniz ortamının ve doğanın korunmasına yardımcı olan girişimleri uygulamak için tasarlanmış uluslararası standartları belirleyen küresel denizcilik otoritesidir.

Ulaştırma ve Lojistik Bakanı Salih bin Nasır el-Casir konuya ilişkin açıklamasında şunları söyledi;

Suudi Arabistan uluslararası organizasyonlar ve forumlarda uluslararası konumunu gördüğümüz, çok sayıda büyük başarılara sahip tarihi bir aşamadan geçiyor. Bu da ülkenin Expo 2030 gibi pek çok önemli uluslararası etkinliğe ev sahipliği yapma hakkı elde etmesini sağladı.

Ulaştırma Bakanı, bu konudaki çabaların sürdürülmesi ve çeşitli kuruluşlara üye ülkeler arasındaki ikili ilişkilerin derinleştirilmesinin önemine dikkat çekerek, açıklamasına şu ifadelerle devam etti;

“Bu durum, Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın başlattığı strateji doğrultusunda, Suudi Arabistan’ın sektördeki çaba ve girişimlerini öne çıkarma fırsatı sağlıyor. Suudi denizcilik sektörünün dünya çapında ileri seviyelere gelmesine katkıda bulunmak ve ülkenin küresel lojistik merkezi konumunu pekiştirmek amacıyla birçok iddialı girişim hayata geçiriliyor.”

Deniz filosu bölgesel olarak birinci sırada

Suudi Arabistan Ulaştırma Genel İdaresi (TGA) ise konuya ilişkin açıklamasında şu ifadeleri kullandı;

Suudi Arabistan’ın zaferi, deniz taşımacılığı sisteminin 2030 Vizyonu’na uygun olarak geliştirilmesine verdiği sürekli desteğin ve bunun başarılmasında önemli bir faktör olan deniz ortamının korunması ve muhafaza edilmesi için ülke tarafından benimsenen girişimlerin bir sonucudur. Üyelik aynı zamanda örgütün girişimlerini harekete geçirme fırsatı sunacak ve küresel ticaret ile deniz taşımacılığına ilişkin uluslararası düzenleme ve yasaların geliştirilmesine katkıda bulunacaktır. Deniz filomuz bölgesel olarak birinci sırada bulunduğu ve Suudi limanları dünyadaki en verimli limanlar arasında yer aldığından bu adım, Suudi ticaret hacmiyle tutarlıdır.

TGA, Ulusal Ulaştırma ve Lojistik Hizmetleri Stratejisi’nin, Suudi denizcilik sektörünün dünya çapında ileri seviyelere ulaşmasına katkıda bulunan birçok iddialı girişim ve hedefi benimsediğine de dikkat çekti.

Suudi Arabistan, 2030 yılına kadar yılda 40 milyon konteyner elleçlemeyi, takas ve kargo elleçleme prosedürlerini kolaylaştırmayı ve Doğu ile Batı arasında bir buluşma noktası olarak ve küresel ticaretin yüzde 13’ünün Kızıldeniz’den geçtiği rota olarak ülkenin stratejik konumundan faydalanarak, yolcu gemileri ve kıyı taşımacılığı yoluyla deniz turizmini geliştirmeyi hedefliyor.

Suudi Arabistan, Nisan ayında Dünya Bankası’nın (WB) yayınladığı Lojistik Performans Endeksi’nde dünya genelinde 17 sıra yükselerek ulaştırma ve lojistik sisteminde bir başarıya daha imza atmış, 160 ülke arasında 38. sıraya yükselmişti.


Katar Emiri, Macron ile "Gazze'de insani ara ve kalıcı ateşkes çabalarını" görüştü

(AA)
(AA)
TT

Katar Emiri, Macron ile "Gazze'de insani ara ve kalıcı ateşkes çabalarını" görüştü

(AA)
(AA)

Katar Emirlik Divanından yapılan yazılı açıklamaya göre, Katar Emiri Şeyh Temim ile Macron, başkent Doha'da bir araya geldi.

İki ülke arasındaki ilişkilerin ele alındığı görüşmede, ayrıca İsrail ablukası ve saldırıları altındaki Gazze Şeridi ile işgal altındaki Batı Şeria'da yaşanan gelişmeler başta olmak üzere bölgesel ve uluslararası konular konuşuldu.

Şeyh Temim, görüşmede Gazze Şeridi'ndeki sivillerin korunmasının yanı sıra yardımların ulaştırılması ve iki devletin kurulmasını öngören çözümlerin oluşturulmasının kaçınılmazlığına dikkati çekti.

Şeyh Temim, Gazze Şeridi'nde "yeni insani ara ve kalıcı ateşkesin sağlanması için uluslararası çabaların" önemine vurgu yaptı.

Macron, Birleşik Arap Emirlikleri'nin (BAE) Dubai kentindeki Birleşmiş Milletler (BM) İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 28'inci Taraflar Konferansı'na (COP28) katıldıktan sonra Katar'a geçmişti.


116 ülke 2030 yılına kadar yenilenebilir enerji kaynaklarını artırma sözü verdi

Katılımcılar Dubai'deki Birleşmiş Milletler iklim değişikliği konferansı COP28’e katıldı ( EPA)
Katılımcılar Dubai'deki Birleşmiş Milletler iklim değişikliği konferansı COP28’e katıldı ( EPA)
TT

116 ülke 2030 yılına kadar yenilenebilir enerji kaynaklarını artırma sözü verdi

Katılımcılar Dubai'deki Birleşmiş Milletler iklim değişikliği konferansı COP28’e katıldı ( EPA)
Katılımcılar Dubai'deki Birleşmiş Milletler iklim değişikliği konferansı COP28’e katıldı ( EPA)

Dubai'de düzenlenen COP28 iklim konferansı başkanlığı tarafından yapılan açıklamada, 116 ülke, dünyanın yenilenebilir enerji kapasitesini 2030 yılına kadar üç katına çıkarmayı amaçlayan bağlayıcı olmayan bir anlaşma imzaladığı bildirildi.

Bu ülkeler, çeşitli ülkelerin ulusal farklılıklarını ve koşullarını dikkate alarak, güneş, rüzgar ve hidroelektrik enerjisinin küresel kapasitesini on yılın sonuna kadar 11 bin gigawatt'a çıkarmak için ‘birlikte çalışma’ sözü verdi. Yenilenebilir enerjinin mevcut kapasitesi küresel olarak 3 bin 400 gigawat.

Uluslararası Yenilenebilir Enerji Ajansı'na (IRENA) göre, 2022 yılı sonunda küresel yenilenebilir enerji kapasitesi 3.372 GW oldu. Bu kapasitede hidroelektrik yüzde 37 ve güneş enerjisi ise yüzde 31.

Ülkeler ayrıca enerji verimliliğindeki yıllık ilerleme hızını 2030 yılına kadar ikiye katlayarak yüzde 2'den yüzde 4'e çıkarma sözü verdi.

Bu taahhütler bağlayıcı değil.

Avrupa Birliği, Birleşik Arap Emirlikleri'nin (BAE) COP28 başkanlığının desteğiyle baharda bu yönde bir çağrı başlattı. Çağrıya, küresel sera gazı emisyonlarının yüzde 80'ini oluşturan G7 ve G20 ülkelerinden de destek geldi.

Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen AFP’ye, aylardır hazırlık aşamasında olan bu duyurunun piyasalara ve yatırımcılara çok güçlü bir mesaj olduğunu söyledi.


'COP28'... 30 milyar dolarlık iklim çözümleri fonu

BAE Devlet Başkanı Muhammed bin Zayed, Dubai'deki “COP28” konferansının ikinci gününde ülke liderleriyle hatıra fotoğrafında (Reuters)
BAE Devlet Başkanı Muhammed bin Zayed, Dubai'deki “COP28” konferansının ikinci gününde ülke liderleriyle hatıra fotoğrafında (Reuters)
TT

'COP28'... 30 milyar dolarlık iklim çözümleri fonu

BAE Devlet Başkanı Muhammed bin Zayed, Dubai'deki “COP28” konferansının ikinci gününde ülke liderleriyle hatıra fotoğrafında (Reuters)
BAE Devlet Başkanı Muhammed bin Zayed, Dubai'deki “COP28” konferansının ikinci gününde ülke liderleriyle hatıra fotoğrafında (Reuters)

Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Devlet Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayed Al-Nehyan, dün Dubai'de düzenlenen BM İklim Konferansı’nın (COP 28) ikinci gününde yaptığı konuşmada, dünya çapında iklim çözümleri için 30 milyar dolarlık bir fonun kurulduğunu duyurdu. Zayed, 2030'a kadar 250 milyar doların toplanmasını ve yatırılmasını amaçladıklarını belirtti.

Dün (Cuma) düzenlenen konferansın ikinci gününde dünya liderleri, gezegeni kurtarmak için çağrıda bulunan konuşmalar yaptı. İngiltere Kralı III Charles, gezegeni koruma konusunda hızlı ve kararlı adımlar atılması gerektiğini vurgulayarak, "Dünyanın umutları devlet başkanları ve hükümetlere dayanıyor" diyerek, "COP 28"in gerçek bir dönüşümün başlangıcı olmasını umduğunu ifade etti.

Hindistan Başbakanı Narendra Modi, liderleri birlikte çalışmaya ve gelişmekte olan ülkelere iklim değişikliği ile mücadele için teknoloji ve finansman sağlamaya çağırdı.

Brezilya Devlet Başkanı Luiz Inácio Lula da Silva ise Amazon yağmur ormanlarının çoğunluğuna ev sahipliği yapan ülkesinin iklimi koruma konusunda liderlik yapmaya hazır olduğunu belirtti.

Birçok konuda anlaşma sağlanmasına rağmen, tazminat fonları ve iklim değişikliği ile mücadelede hala çözülmemiş anlaşmazlıkların olduğu bir atmosferde, fosil yakıtların gelecekteki kullanımının azaltılması veya terk edilip edilmeyeceği konusundaki soruların hala tartışma konusu olduğu görülüyor.


Katar Dışişleri Bakanlığı: Saldırılara rağmen Filistin ve İsrail tarafları arasındaki müzakereler devam ediyor

İsrail ile Hamas arasındaki yedi günlük ateşkesin sona ermesinden kısa bir süre sonra çatışmalar yeniden başladı.  İsrail 1 Aralık’ta Gazze Şeridi'ndeki Refah Mülteci Kampı’na baskın düzenledi. (AFP)
İsrail ile Hamas arasındaki yedi günlük ateşkesin sona ermesinden kısa bir süre sonra çatışmalar yeniden başladı.  İsrail 1 Aralık’ta Gazze Şeridi'ndeki Refah Mülteci Kampı’na baskın düzenledi. (AFP)
TT

Katar Dışişleri Bakanlığı: Saldırılara rağmen Filistin ve İsrail tarafları arasındaki müzakereler devam ediyor

İsrail ile Hamas arasındaki yedi günlük ateşkesin sona ermesinden kısa bir süre sonra çatışmalar yeniden başladı.  İsrail 1 Aralık’ta Gazze Şeridi'ndeki Refah Mülteci Kampı’na baskın düzenledi. (AFP)
İsrail ile Hamas arasındaki yedi günlük ateşkesin sona ermesinden kısa bir süre sonra çatışmalar yeniden başladı.  İsrail 1 Aralık’ta Gazze Şeridi'ndeki Refah Mülteci Kampı’na baskın düzenledi. (AFP)

Katar Dışişleri Bakanlığı bugün, İsrail'in insani ateşkesin bu sabah sona ermesiyle birlikte Gazze Şeridi'ne yönelik saldırılarına devam etmesine rağmen, Filistin ve İsrail tarafları arasındaki müzakerelerin ateşkes durumuna dönme amacıyla devam ettiğini bildirdi.

Şarku’l Avsat’ın Arap Dünyası Haber Ajansı’ndan (AWP) aktardığına göre Katar, İsrail'in Gazze saldırısına yeniden başlamasından duyduğu derin üzüntüyü dile getirdi. Bakanlık’tan yapılan açıklamada, İsrail ile Filistinliler arasında arabuluculuk konusunda çalışma taahhüdü verildi. Ateşkesin sona ermesinin ardından Gazze Şeridi'nin bombalanmaya devam edilmesinin arabuluculuk çabalarını karmaşık hale getirdiği ve Gazze’deki insani felaketin daha da kötüleşeceği vurgulandı.

Sivillerin hedef alınmasını, toplu cezalandırma politikasını ve Gazze Şeridi'ndeki vatandaşları zorla yerinden etme girişimlerini kınadığını yineleyen Katar, Gazze'ye yardım ve insani yardım akışının kesintisiz bir şekilde sağlanmasının gerekliliğinin altını çizdi.


Suudi Arabistan'daTikTok uygulamasına yönelik boykot kampanyası devam ediyor

Suudi Arabistan'da TikTok’u boykot kampanyasına çok sayıda ünlü de katıldı. (AP)
Suudi Arabistan'da TikTok’u boykot kampanyasına çok sayıda ünlü de katıldı. (AP)
TT

Suudi Arabistan'daTikTok uygulamasına yönelik boykot kampanyası devam ediyor

Suudi Arabistan'da TikTok’u boykot kampanyasına çok sayıda ünlü de katıldı. (AP)
Suudi Arabistan'da TikTok’u boykot kampanyasına çok sayıda ünlü de katıldı. (AP)

Suudi Arabistan'da Çin merkezli TikTok uygulamasının boykot edilmesine yönelik kampanya hız kazanarak devam ediyor. Protesto, TikTok'un Suudi içeriğine kısıtlamalar getirmesine ilişkin Suudi kullanıcılardan gelen şikayetler üzerine haftalar önce başlamıştı.

Söz konusu kısıtlamalar, uygulamanın özellikle Suudi içeriğine ilişkin politikaları ve hedefleri hakkında şüphelere ve soru işaretlerine yol açtı.

‘#Boycott_TikTok’ ve ‘#Boycott_TikTok28’ hashtag'leri, sosyal medya sitelerinde uygulamanın kalıcı olarak silinmesi ve kullanılmaması yönünde artan çağrılarla trend oldu. Önde gelen Suudi içerik üreticilerinin de TikTok’un kalkınmayı destekleyen ya da teşvik eden video klipleri sildiğine dikkat çekmesiyle kriz derinleşti. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre Suudi Arabistan'a karşı saldırgan olduğunu düşündükleri içeriklerin yayınlanmasına izin verilmesine karşı Suudi Arabistan'da halkın öfkesi arttı.

Söz konusu kriz TikTok yönetimini ‘bu iddiaları şiddetle reddettiğini’ söylediği bir açıklama yayınlamaya sevk etti. Açıklamada, bunun ‘TikTok'un içerik yönetimi politikalarına ilişkin yanıltıcı bir imaj yaydığı’ vurgulandı.

Etkiler ve tepkiler

İstatistiklere göre söz konusu kriz TikTok'un Suudi kullanıcılarının sayısında düşüşe yol açtı. Çok sayıda Suudi ünlü de yayın boykotu ilan etti, ardından uygulamanın değerlendirmesi düştü.

TikTok, güveni yeniden tesis etmek amacıyla internet sitesinde, özellikle Suudi içerikler için bir hashtag sayfası açtı. Ancak bu adımlar, halkın memnuniyetsizliğini ifade etmenin ve Suudi Arabistan'ı savunmanın bir sembolüne dönüşen kampanyanın hızını kesmedi.


Saudi Space ve Axiom Space’den mutabakat zaptı

Suudi Arabistan Uzay Ajansı ile Axiom Space (Suudi Uzay Ajansı) arasında iş birliği anlaşmasına imza atıldı.
Suudi Arabistan Uzay Ajansı ile Axiom Space (Suudi Uzay Ajansı) arasında iş birliği anlaşmasına imza atıldı.
TT

Saudi Space ve Axiom Space’den mutabakat zaptı

Suudi Arabistan Uzay Ajansı ile Axiom Space (Suudi Uzay Ajansı) arasında iş birliği anlaşmasına imza atıldı.
Suudi Arabistan Uzay Ajansı ile Axiom Space (Suudi Uzay Ajansı) arasında iş birliği anlaşmasına imza atıldı.

Suudi Arabistan Uzay Ajansı bugün, insanlı uzay uçuş çalışmaları geliştirme alanında lider bir şirket olan Axiom Space ile uzay ve uzay teknolojileri alanlarında iş birliği yapmak ve uzayda mikro yerçekimi araştırmalarını desteklemek üzere bir mutabakat zaptı imzaladı.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre söz konusu mutabakatın en önemli çalışma alanlarından biri, Krallık'ta uzay görevlerinin takibi ve mikro yerçekimi ortamında bilimsel ve eğitsel deneylerle ilgili teknoloji ve tesislerin geliştirilmesine katkıda bulunacak bir uzay görev kontrol merkezinin kurulmasına yönelik çalışmalar. Bu mutabakat aynı zamanda uzay endüstrilerinin geliştirilmesi amacıyla alçak Dünya yörüngesindeki araştırmaların desteklenmesine de katkıda bulunacak. Krallık'ta, bu alandaki uluslararası araştırma ve geliştirme faaliyetlerini de destekleyecek.

Anlaşma, Suudi Uzay Ajansı CEO'su Dr. Muhammad et-Temim ve Axiom Space CEO'su Michael Suffardini arasında gerçekleşecek. İletişim ve Bilgi Teknolojileri Bakanı ilgili alanlarda ortaklıkları derinleştirmek amacıyla ABD’ye resmi bir ziyarette bulunan dijital ekonomi, uzay ve inovasyon sistemi heyetine Abdullah es-Savaha başkanlık edecek.

Suudi Uzay Ajansı'nın daha fazla ortaklık kurmaya ve halihazırda kendisiyle iş birliği yapan kuruluşlarla ortaklığını derinleştirmeye kararlı olduğu biliniyor. Buna ek olarak iş birliğini ve entegrasyonu arttırmak ve Krallık'ta uzay sektörünü ve teknolojilerini geliştirmeye yönelik çalışmalar da sürüyor.


BM İklim Zirvesi COP28  Dubai'de başladı

BAE Sanayi ve İleri Teknoloji Bakanı Sultan el-Cabir ( AP)
BAE Sanayi ve İleri Teknoloji Bakanı Sultan el-Cabir ( AP)
TT

BM İklim Zirvesi COP28  Dubai'de başladı

BAE Sanayi ve İleri Teknoloji Bakanı Sultan el-Cabir ( AP)
BAE Sanayi ve İleri Teknoloji Bakanı Sultan el-Cabir ( AP)

Birleşik Arap Emirlikleri’nde ( BAE) düzenlenen Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (COP28) Taraflar Konferansı resmen başladı. Toplantının, ülkeleri temiz enerjilere geçiş hızını artırmaya hedefliyor.

COP28 Başkanı Mısır Dışişleri Bakanı Samih Şükri, konferansın başkanlığını BAE Sanayi ve İleri Teknoloji Bakanı Sultan el-Cabir’e devretti. Konferansın başında Şükri, Gazze'de "öldürülen tüm siviller" için bir dakikalık saygı duruşu çağrısında bulundu.

Cabir konferansın açılış konuşmasında, “Bu COP Konferansı, Kayıp ve Hasar Fonu'na 100 milyar dolar sağlamak gibi sözlerimizi yerine getireceğimiziz konferans olsun” diyerek, dünyanın güney yarısının kalkınma ve iklim eylemi arasında seçim yapmak zorunda kalmamasını sağlamak adına finansmanın serbest bırakılmasına yönelik kararlılığın vurgulanması gerektiğini söyledi.

COP28 Başkanı, “Fosil yakıtlar da dahil olmak üzere herhangi bir konuyu incelenmeden bırakmamalıyız. Her ülkeye, her sektöre ve her birimize acil bir görev düşüyor” dedi.

Dubai Emirliği'nde çölün kapılarında yer alan Expo 2020 Uluslararası Sergi alanı, BAE'nin planladığı gibi iki hafta içinde iklim diplomasisinin atan kalbine dönüştürülecek. Birleşmiş Milletler benzer bir şekilde, ülkelerin küresel ısınma sanayi devrimi öncesindeki sıcaklık seviyelerine kıyasla iki santigrat derecenin altında sınırlama sözü verdiği 2015'teki Paris konferansı kadar tarihi bir konferans düzenlemişti.

Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi İcra Sekreteri Simon Steele dün yaptığı açıklamada, "Bu, Paris'ten bu yana en önemli COP. Bugün küçük adımlarla ilerliyoruz, dev adımlar bekliyoruz” şeklinde konuştu.

Bu, 2012'de Katar'dan sonra ikinci kez bir Körfez ülkesinin iklim konferansına ev sahipliği yapması oldu. BM iklim konferansları genellikle her yıl farklı bir kıtada düzenlenmekte. İki yıl önce Asya-Pasifik bölgesindeki ülkeler oybirliğiyle BAE'yi bu konferansa ev sahipliği yapması için aday göstermişti.

Organizatörlere göre, konferansın bitiş tarihi olan 12 Aralık'a kadar yaklaşık 180 devlet ve hükümet başkanının konferansa katılması bekleniyor.


Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı: Uluslararası toplum Gazze felaketinin boyutunu anlamaya başlıyor

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, New York'ta İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) ve Arap Birliği Bakanlar Komitesi’nin basın toplantısında. (Reuters)
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, New York'ta İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) ve Arap Birliği Bakanlar Komitesi’nin basın toplantısında. (Reuters)
TT

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı: Uluslararası toplum Gazze felaketinin boyutunu anlamaya başlıyor

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, New York'ta İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) ve Arap Birliği Bakanlar Komitesi’nin basın toplantısında. (Reuters)
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, New York'ta İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) ve Arap Birliği Bakanlar Komitesi’nin basın toplantısında. (Reuters)

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, dün yaptığı açıklamada, uluslararası toplumun Gazze'de meydana gelen felaketin boyutunu anlamaya başladığını doğruladı. Ateşkese doğru artan ivmeye dikkat çekti.

Prens Faysal bin Ferhan, New York'taki Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi toplantısı oturum aralarında İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) ve Arap Birliği Bakanlar Komitesi adına bir basın toplantısı gerçekleştirdi. BM Güvenlik Konseyi'nin konuyla ilgili kararının tam olarak hayata geçirilmediğini kaydeden Ferhan, “Felaketin boyutunu kavramaya başlayan uluslararası toplumda Gazze'de kalıcı ateşkes talep eden sesler yükseliyor” dedi.

Suudi Bakan, “Gazze Şeridi'nde durum dayanılmaz. Gelen yardımlar yeterli değil. Kalıcı bir ateşkese ihtiyaç var ve biz de bunun için çalışıyoruz” ifadelerini kullandı. Prens Ferhan, Mısır ve Katar'ın çabalarıyla ‘yetersiz’ olarak adlandırdığı ateşkesin uzatılması fırsatının bulunduğuna dikkat çekti.

scdverg
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, New York'taki İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) ve Arap Birliği Bakanlar Komitesi'nin basın toplantısında konuşuyor. (EPA)

Filistin halkının yerinden edilmesinin ve kuşatılmasının reddedildiğini, Filistin topraklarında bir çözüm bulunmasının gerekliliğini vurgulayan Ferhan, “Filistinlileri topraklarını terk etmeye teşvik etmiyoruz ve bunu dile getiren hiçbir tarafla çalışmayacağız” dedi.

BM Güvenlik Konseyi'nin Gazze konulu oturumunda Filistin Devleti'nin uluslararası alanda tanınmasının zamanının geldiğini belirten Ferhan, “Barış bizim için stratejik bir seçimdir. İsrail'in barış çabalarına verdiği yanıt bizi çözüme daha da yaklaştırır. Birçok barış girişimi sunduk. Peki İsrail'in barış girişimleri nerede?” ifadelerini kullandı.

Ferhan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“BM Güvenlik Konseyi'nde tekrar bir araya geldik ve Gazze Şeridi’nde ölü sayısı 14 binin üzerine çıktı. Kurbanların yüzde 67'si kadın ve çocuklardan oluşuyor. İsrail'in meşru müdafaa konusundaki argümanları zayıf ve kabul edilemez. Gazze'de olup bitenlere ilişkin uluslararası hesap verme mekanizmalarının eksikliği var.”

dserg
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, BM Güvenlik Konseyi'nin Gazze konulu oturumunda konuşuyor. (AFP)

Ateşkesin ilk adım olduğunu ancak yeterli olmadığını belirten Ferhan, Gazze'de derhal ve kalıcı ateşkes sağlanması ve daha fazla insani yardımın gecikmeden girişine izin verilmesi çağrısında bulundu.

Öte yandan Ferhan, BM Genel Sekreterliği'nin New York'taki genel merkezinde düzenlenen Filistin Halkıyla Uluslararası Dayanışma Günü dolayısıyla düzenlenen özel toplantıya katıldı. Ferhan, burada yaptığı konuşmada, Gazze Şeridi ve çevresinde yaşanan olaylara ve Gazze Şeridi'ndeki masum insanların korunmasının önemine dikkat çekti.

Toplantıda, Filistin halkına kendi kaderini tayin etme hakkı ve ilgili uluslararası kararlara uygun olarak bağımsız ve egemen bir devlet kurma hakkı da dahil olmak üzere tüm haklarının verilmesine katkıda bulunmak amacıyla uluslararası toplumdan gelecek destek hususları da tartışıldı.

dsfvrgt
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, Filistin Halkıyla Uluslararası Dayanışma Günü münasebetiyle New York'ta düzenlenen toplantıya katıldı. (SPA)

 


Kuveyt Veliaht Prensi: Riyad’ın Expo 2030’a ev sahipliği yapma zaferi KİK ülkeleri için gurur kaynağı

Kuveyt Veliaht Prensi Meşal el-Ahmed el-Cabir es-Sabah (SPA)
Kuveyt Veliaht Prensi Meşal el-Ahmed el-Cabir es-Sabah (SPA)
TT

Kuveyt Veliaht Prensi: Riyad’ın Expo 2030’a ev sahipliği yapma zaferi KİK ülkeleri için gurur kaynağı

Kuveyt Veliaht Prensi Meşal el-Ahmed el-Cabir es-Sabah (SPA)
Kuveyt Veliaht Prensi Meşal el-Ahmed el-Cabir es-Sabah (SPA)

Kuveyt Veliaht Prensi Meşal el-Ahmed el-Cabir es-Sabah, Riyad'ın Expo 2030'a ev sahipliği yapma zaferi vesilesiyle Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz’i tebrik etti.

Kuveyt Veliaht Prensi, Kral Selman’a gönderdiği mektupta, bu başarının Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkeleri ve kardeş Arap ülkeleri için gurur kaynağı olduğunu, bunun uluslararası toplumun Suudi Arabistan Krallığı'na duyduğu güveni ve onun uluslararası etkinlikler düzenleme ve bu önemli uluslararası etkinliğe ev sahipliği yapma konusundaki büyük potansiyelini temsil ettiğini aktardı.

Kuveyt Veliaht Prensi mektubunda ayrıca, Kral Selman bin Abdulaziz'e sağlık ve esenlik, yönetimi altındaki ülkesine ise daha fazla ilerleme ve refah diledi.

Kuveyt Başbakanı Şeyh Ahmed Nevaf el Ahmed es Sabah’da Uluslararası Sergiler Bürosu’nun Riyad’ın Expo 2030’a ev sahipliği yapacağı duyurusunun ardından Kral Selman’ı tebrik etti.

Kuveyt Dışişleri Bakanlığı da Expo 2030 zaferi nedeniyle Suudi Arabistan’ı tebrik etti.

Açıklamada, Suudi Arabistan’ın zaferinin Kral Selman bin Abdulaziz ve Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın bilge liderliği altındaki iddialı özlemleri temsil ettiği ifade edilerek, bunun Suudi Arabistan’ın geçmiş dönemde elde ettiği, 2030 Vizyonu ile tutarlı olan, kendisine ve bölgedeki diğer ülkelere fayda sağlayan diğer önemli başarıların devamı niteliğinde olduğu aktarıldı.

Ayrıca, Kuveyt’in Suudi Arabistan’ın elde ettiği bu başarının, sahip olduğu ulusal çabaların sonucu olduğuna ve Körfez'deki başarı sürecinin bir devamı ve tüm KİK ülkelerinin ‘kapsamlı yeniden doğuşunun somutlaşmış hali’ olduğunu vurguladığı belirtildi.