İmran Han: Şımartılmış bir yıldız, ordu tarafından yükseltildi ve düşürüldü

İmran Han 2014 yılında hükümet karşıtı bir konuşma yaparken. (AFP)
İmran Han 2014 yılında hükümet karşıtı bir konuşma yaparken. (AFP)
TT

İmran Han: Şımartılmış bir yıldız, ordu tarafından yükseltildi ve düşürüldü

İmran Han 2014 yılında hükümet karşıtı bir konuşma yaparken. (AFP)
İmran Han 2014 yılında hükümet karşıtı bir konuşma yaparken. (AFP)

Pakistan Başbakanı İmran Han, parlamentoda yapılan güvensizlik oylaması sonucu görevden alınarak, görev süresini tamamlayamayan seçilmiş başbakanlar listesine dahil oldu.  
Reuters haber ajansı 69 yaşındaki sabık başbakanın biyografisine değindi. Reuters’a göre İmran Han, 1992 Dünya Kriket Şampiyonası’nda ulusal kriket takımının başında yer alarak, ülkesini bu kupadaki tek zaferine ulaştırdı. Kriket efsanesi 2018 yılında, halkını, yolsuzluktan arınmış ve uluslararası sahnede saygı gören müreffeh bir ülke vizyonunun arkasında toplamayı başardı, ancak şöhreti ve karizması onu iktidarın zirvesinde tutmak için yeterli olmadı.  
İronik bir şekilde, güçlü askeri düzenin etkisi altında olduğu yönünde eleştirilen Han, Pakistan ordusunun en üst düzey ismi olarak görülen Orgeneral Kamer Cavid Bacva ile ilişkilerinin bozulduğuna yönelik belirtilerin ardından görevden alındı.  
Pakistan'da iktidarda büyük bir role sahip olan ve tarihinin neredeyse yarısı boyunca ülkeyi yöneten ve en büyük ekonomik kurumların bazılarını kontrol eden ordu, siyasette tarafsız kaldığı iddiasını yineledi.
İmran Han geçen ay siyasi geleceği için savaştığı bir mitingde, "Yalnızca hayvanlar tarafsız kalır" dediğinde, birçok kişi onun bu role atıfta bulunduğunu düşündü. 
Muhalefet liderlerinden eski Başbakan Şahid Hakan Abbasi, "Ordu, Han’ın bir destekçisi gibi görünüp başarısızlıklarının sorumluluğunu üstlenmek istemiyordu, bu yüzden desteğini geri çekti’’ dedi.  

Tutulması zor vaatler 
Yakışıklılığı ve çekiciliği ile tanınan Han, dünyanın dikkatini ilk olarak, hızlı ve yetenekli bir kriket oyuncusu olarak 1970'lerin başında çekti. Süreç içinde dünyanın en iyi kriket oyuncuları arasına girdi ve krikete hastalık derecesinde ilgi duyulan Pakistan’da bir kahramana dönüştü. 1992 yılında beklenmedik bir şekilde ‘köşeye sıkıştırılmış kaplan’ stratejisiyle, yıldızlarla dolu ulusal takımı şampiyonluk macerasında zafere taşıdı. Aynı yıl jübilesini yaparak hayır işlerine atıldı, annesinin anısına bir kanser hastanesi açabilmek amacıyla bir dayanışma hareketi başlattı ve 25 milyon dolar toplayarak, Lahor’da bir hastane açtı. İmran Han,1996 yılında Pakistan Adalet Hareketi (Pakistan Tahrik-i İnsaf - PTI) partisini kurarak siyasete atıldı. Bu parti Han’ın şöhretine rağmen siyasi hayatta etkili olamadı, seçimlerde Han dışında hiçbir üyesi 17 yıl boyunca seçilemedi. General Pervez Müşerref’in askeri bir darbeyle hükümeti devirmesine destek verdiği söylendi. 2007 yılında Pervez Müşerref muhaliflere baskı uygularken, İmran Han ev hapsinden çıkarak siyasette daha aktif bir şekilde yer alma imkânı buldu. Han 2011 yılında, yolsuzluktan, eğitim sistemindeki aksaklıklardan, işsizlikten ve elektrik kesintilerinden muzdarip genç kitlelerin desteğini almayı başardı. Takip eden yıllarda, eğitimli gurbetçilerin partisinde çalışmak için görevlerini bırakmasından ve ünlü pop sanatçıları ve aktörlerin kampanyasına katılmasının ardından daha fazla destek aldı. 
Han, 2018 seçim kampanyası döneminde, yüz binlerce destekçiden oluşan bir kalabalığa seslendiği konuşmasında, amacının, Pakistan'ı ‘küçük bir zenginler kulübü ve bir fakirler denizi’ olan ülkeden, ‘insani ve adil bir düzenin olduğu, İslami, müreffeh bir devletin nasıl olması gerektiğine örnek teşkil edecek bir devlete’ dönüştürmek olduğunu söyledi. Aynı yılın sonlarında seçimlerde zafer kazandı ve eski bir sporcu olarak siyasetin zirvesine yükseldi. Gözlemciler, Han’ın söylemlerinin ‘en büyük düşmanı’ olduğu hususunda uyardı, çünkü halkın beklenti seviyesini çok yükseğe çıkarmıştı.  

Çapkın bir gençten reformcuya 
İmran Han, 1952'de Pakistan’ın Pencap eyaletine bağlı Lahor kentinde varlıklı bir Peştun ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Babası inşaat mühendisiydi ve dört kız kardeşi bulunmaktaydı. Ailenin tek erkek çocuğuydu, kendisini çekingen bir çocuk olarak hatırlıyor. Varlıklı bir ailede olması nedeni ile Han iyi bir eğitim aldı. Lahor’da bulunan Aitchison Koleji ve İngiltere Worcester’da bulunan Kraliyet Dil Okulu’nda eğitim gördü. 1972 yılında Oxford’daki Keble Koleji’nde felsefe, politika ve ekonomi alanlarında öğrenim görerek, 1975 yılında mezun oldu. Bu dönemde kriket alanındaki yeteneğiyle dikkat çekti ve Londra jet sosyetesinde çapkınlığıyla tanındı. İmran Han, 1995’te Jemima Goldsmith’le tanıştı, ikili İngiltere'nin Richmond kentinde evlendiler. Çiftin bu evlilikten iki çocuğu oldu ve 2004 yılında boşandılar. Han 2015 yılında İngiliz vatandaşı Pakistan kökenli bir gazeteci olan Reham Han’la İslamabad’da ikinci evliliğini yaptı. Ancak bu evlilik de pek uzun sürmeyerek aynı yıl son buldu. İmran Han 2018 yılında, 13. yüzyıldan kalmış bir türbeyi ziyaret ederken tanıştığı ve ruhani rehberi olarak nitelediği Büşra Manika ile evlendi. Han bu süreçte tasavvufa ilgi duydu. 
Han iktidara geldiğinde, 14 yüzyıl önce İslam dünyasının ilk zamanlarına kadar uzanan ideal bir sistem olduğunu söylediği çizgide bir ‘refah devleti’ inşa etme planına girişti. Ülkedeki bir dizi kritik pozisyona, siyasi çıkarlara değil, nitelik ve ehliyete dayalı atamalar yaptı. Kamu hizmetinde birçok reformu hayata geçirmek için çaba sarf etti. Vatandaşların şikayetlerini sunmalarını kolaylaştırdı, yoksulların genel sağlık sigortasından yararlanması için bir eyalette pilot uygulama yaptı ve bunu yaygınlaştırma sözü verdi. Geçmiş yıllarda yok olan ormanların yeniden ikame edilmesi amacıyla 10 milyar ağaç dikme projesi başlattı.
Ekonomik reformlara da girişen Han, Uluslararası Para Fonu (IMF) ile kurtarma paketi üzerinde anlaştı. Her ne kadar bu hedeflere ulaşamasa da İmrah Han’ın ekonomide iddialı hedefleri bulunmaktaydı.
Ancak yolsuzlukla mücadele kampanyasını, muhalifleri marjinalleştirmek için kullanması nedeniyle ağır eleştirilere maruz kaldı.
Bu süreçte Pakistan ordusu, iktidar ve ülke ekonomisi üzerindeki gücünü muhafaza edebildi. Ülkedeki en önemli sivil ve ekonomik birçok kurumun başına muvazzaf ve emekli subaylar atandı.  



İsrail, Somaliland'ın büyükelçi atamasını onayladı

İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar (Reuters)
İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar (Reuters)
TT

İsrail, Somaliland'ın büyükelçi atamasını onayladı

İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar (Reuters)
İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar (Reuters)

İsrail Dışişleri Bakanlığı çarşamba günü, Afrika Boynuzu'ndaki ayrılıkçı Somaliland'ı resmen tanımasından iki ay sonra, Somaliland'ın Yahudi devletine ilk büyükelçisinin atanmasını onayladığını duyurdu.

 Aralık ayı sonlarında İsrail, 1991'de iç savaşın patlak vermesinin ardından Somali'den tek taraflı olarak bağımsızlığını ilan eden Somaliland'ı tanıyan ilk ülke oldu.

Bakanlık, hükümetin "Somaliland'ın İsrail'e ilk büyükelçisi Dr. Muhamed Haji'nin atanmasını onayladığını" açıkladı.

Ayrıca, şimdiye kadar Somaliland Cumhurbaşkanı'na danışmanlık yapan Haji'nin, 2025 yılında İsrail ile ayrılıkçı cumhuriyet arasında ilişkilerin kurulmasına yardımcı olduğu belirtildi.

İsrail'in yakında Somaliland'a bir büyükelçi atayacağını belirtti.

Somaliland, Aden Körfezi'nde stratejik bir konuma sahip olup kendi para birimi, pasaportu ve ordusuna sahiptir; ancak Somali'yi kışkırtabileceği ve Afrika'daki diğer ayrılıkçı hareketleri cesaretlendirebileceği endişeleri nedeniyle uluslararası tanınırlık kazanmakta zorlanmaktadır.

İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar, ocak ayında Somaliland'ı ziyaret etti; bu hareket Mogadişu tarafından kınandı.


Washington, İran için şartlarını sıkılaştırıyor... sonsuza dek sürecek bir nükleer anlaşma

Başkan Trump, Başkan Yardımcısı JD Vance ve Temsilciler Meclisi Başkanı Mike Johnson eşliğinde, salı günü Kongre'nin ortak oturumunda Birliğin Durumu konuşmasını yaptı (EPA)
Başkan Trump, Başkan Yardımcısı JD Vance ve Temsilciler Meclisi Başkanı Mike Johnson eşliğinde, salı günü Kongre'nin ortak oturumunda Birliğin Durumu konuşmasını yaptı (EPA)
TT

Washington, İran için şartlarını sıkılaştırıyor... sonsuza dek sürecek bir nükleer anlaşma

Başkan Trump, Başkan Yardımcısı JD Vance ve Temsilciler Meclisi Başkanı Mike Johnson eşliğinde, salı günü Kongre'nin ortak oturumunda Birliğin Durumu konuşmasını yaptı (EPA)
Başkan Trump, Başkan Yardımcısı JD Vance ve Temsilciler Meclisi Başkanı Mike Johnson eşliğinde, salı günü Kongre'nin ortak oturumunda Birliğin Durumu konuşmasını yaptı (EPA)

ABD Başkan Yardımcısı JD Vance dün, Başkan Donald Trump'ın Cenevre görüşmeleri öncesinde İran ile diplomatik bir çözümü hâlâ tercih ettiğini vurgularken, Axios, Washington'un zaman sınırlaması olmayan bir nükleer anlaşma talep ettiğini ve üçüncü turu bir atılım denemesi veya gerilimin tırmanması arasına yerleştirdiğini ortaya koydu.

Vance, İranlıların bugün Cenevre'de yapılması planlanan müzakereler sırasında bu yaklaşımı ciddiye alacaklarını umduğunu ifade etti.

Fox News'e verdiği röportajda Vance, "Başkan, İran'ın nükleer silaha sahip olamayacağı konusunda çok netti... ve bunu diplomasi yoluyla başarmaya çalışacak" dedi. Trump'ın bu hedefi diplomatik olarak takip ettiğini, "ancak elinde başka araçlar da bulunduğunu" vurguladı.

ABD ve İran heyetlerinin, Tahran'ın nükleer programı konusunda bugün Cenevre'de üçüncü tur görüşmeleri yapması planlanıyor. Vance, "Makul bir uzlaşmaya varmak amacıyla İranlılarla bir tur daha diplomatik görüşme yapıyoruz" diyerek, İran tarafının Trump'ın diplomatik çözüm tercihini ciddiye alacağı umudunu yineledi.

Vance, ABD'nin İran Yüksek Lideri Ali Hamaney'in görevden alınmasını isteyip istemediği konusunda yorum yapmaktan kaçındı.

Bu arada, Axios, bir ABD yetkilisine ve konuyla ilgili bilgi sahibi iki kaynağa atıfta bulunarak, Beyaz Saray temsilcisi Steve Witkoff'un salı günü özel bir görüşmede Trump yönetiminin İran ile yapılacak herhangi bir nükleer anlaşmanın süresiz olarak yürürlükte kalmasını talep ettiğini söylediğini bildirdi.

sdcdvc
ABD'nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Wittkoff, Kongre'nin ortak oturumu sırasında Birliğin Durumu konuşmasına katıldı (AFP)

İnternet sitesinde Witkoff'un şu sözleri aktarıldı: “İranlılarla görüşmelere, herhangi bir son kullanma maddesi olmadığı varsayımıyla başlıyoruz. Bir anlaşmaya varıp varmamamızdan bağımsız olarak, varsayımımız şudur: Hayatınızın geri kalanında gerekli davranışlara uymak zorundasınız.”

Witkoff ayrıca, ABD-İran müzakerelerinin şu anda nükleer konulara odaklandığını, ancak bir anlaşmaya varılması durumunda Trump yönetiminin, bölgedeki diğer ülkelerin de katılımıyla, İran'ın füze programı ve Tahran'ın vekil milislere verdiği destek konularında görüşmeler yapmak istediğini belirtti.

Kaynaklara göre, Witkoff, devam eden görüşmelerdeki iki önemli konunun İran'ın uranyum zenginleştirme kapasitesi ve mevcut zenginleştirilmiş uranyum stokunun akıbeti olduğunu belirtti.

ABD yetkilileri, İran'ın nükleer silah geliştirmelerine olanak sağlamayacağını kanıtlaması halinde, Trump'ın İran içinde "sembolik zenginleştirmeye" açık olabileceğini söyledi. Ayrıca, Tahran'ın bölgesel arabuluculardan savaşı önleyecek bir anlaşmaya doğru ilerlemesi yönünde baskı altında olduğunu, Washington ve bölgedeki birçok kişinin ise Trump tarafından belirlenen tavanı karşılama istekliliğine şüpheyle yaklaştığını belirttiler.

Axios, konuyla ilgili bilgi sahibi bir kaynağa atıfta bulunarak, İran'daki siyasi liderliğin Tahran tarafından hazırlanan ayrıntılı bir nükleer anlaşma taslağını "onayladığını" ve bu taslağın Whitkoff ve Jared Kushner tarafından İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile Cenevre'de görüşülmesinin beklendiğini, ancak Tahran'ın bunu Amerikan tarafına resmen teslim edip etmediğinin henüz net olmadığını ifade etti.

Şarku’l Avsat’ın Axios’tan aktardığına göre, Cenevre toplantısı diplomatik bir atılım için çok önemli ve belki de son fırsat olabilir. Wittkoff ve Kushner'in toplantıdan sonra Trump'a ileteceği mesaj, müzakerelere devam etme veya askeri harekâta başvurma kararını önemli ölçüde etkileyecektir.

ABD Başkanı, İran ekonomisini kuşatma altına almak için bir kampanya başlattı. Ortadoğu'ya ABD askeri güçlerini konuşlandırdı ve Tahran'ın nükleer programı konusundaki uzun süredir devam eden anlaşmazlığı çözmek için bir anlaşmaya varmaması durumunda olası bir saldırı uyarısında bulundu.

Trump, salı günü Kongre'ye yaptığı Birleşik Devletler Birliği konuşmasında olası bir saldırıya ilişkin argümanlarını kısaca özetledi.

İran, nükleer araştırmalarının sivil enerji üretimi için olduğunu söylüyor. Üst düzey bir İranlı yetkili pazar günü Reuters'e verdiği demeçte, Tahran ve Washington'un hangi yaptırımların ne zaman kaldırılması gerektiği konusunda derin görüş ayrılığı içinde olduğunu belirtti.

Trump, İran'ın protestoculara yönelik şiddetli baskısının ardından İran hükümetine baskı uyguluyor; bölgeye ABD Donanma gemilerini gönderiyor ve Tahran'ın nükleer programı konusundaki uzun süredir devam eden anlaşmazlığı çözmek için bir anlaşmaya varmaması halinde askeri saldırılarla tehdit ediyor.


Küba sınır muhafızları tarafından ABD'ye ait bir sürat teknesinde dört kişi öldürüldü

Havana'da bir yakıt rafinerisi (AFP)
Havana'da bir yakıt rafinerisi (AFP)
TT

Küba sınır muhafızları tarafından ABD'ye ait bir sürat teknesinde dört kişi öldürüldü

Havana'da bir yakıt rafinerisi (AFP)
Havana'da bir yakıt rafinerisi (AFP)

Küba hükümeti, ABD ile artan gerilimler sırasında, dün Küba sularına giren ve bir devriye botuna ateş açan Florida merkezli sürat teknesindeki dört kişinin öldüğünü ve altı kişinin de yaralandığını açıkladı.

Küba İçişleri Bakanlığı yaptığı açıklamada, yaralıların tahliye edilerek tıbbi tedavi altına alındığını, Küba devriye botu komutanının da yaralandığını belirtti. Bakanlık, olayın kesin koşullarını belirlemek için soruşturma başlatıldığını ifade etti.

Florida Başsavcısı James Othemir, Küba'nın verdiği bilgilere güvenilemeyeceğini belirterek, savcılara diğer eyalet ve federal kolluk kuvvetleri ortaklarıyla birlikte ayrı bir soruşturma başlatmaları talimatını verdiğini söyledi. Bu sıra dışı olay, Amerika Birleşik Devletleri'nin adaya yapılan neredeyse tüm petrol sevkiyatlarını kesmesi ve komünist hükümet üzerindeki baskıyı artırmasıyla eş zamanlı olarak gerçekleşti.

ABD güçleri, 3 Ocak'ta Karakas'ta Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro'yu tutuklayarak, Küba'nın önemli bir müttefikini iktidardan uzaklaştırdı.

Küba'dan yapılan açıklamada, sürat teknesinin Havana'nın yaklaşık 200 kilometre doğusunda, Küba'nın kuzey kıyısındaki Falcones Cay'deki kanala bir deniz mili kadar yaklaştığı sırada, Küba sınır devriye birliğinden beş üyenin tekneye yaklaştığı belirtildi. Açıklamada, sürat teknesinin ateş açarak Küba gemisinin kaptanını yaraladığı ifade edildi.

Teknede ölen veya yaralananların kimlikleri açıklanmadı, ancak Küba, geminin Florida'da bilinen bir kayıt numarasına sahip olduğunu belirtti. Küba açıklamasında, “Mevcut zorluklarla karşı karşıya kalan Küba, ulusal savunmanın egemenliğini ve bölgedeki istikrarı korumada Küba devletinin temel direği olduğu ilkesine dayanarak, karasularını koruma taahhüdünü yeniden teyit eder” denildi.

ABD Dışişleri Bakanlığı, Reuters'ın yorum talebine henüz yanıt vermedi. Florida Başsavcısı, Facebook gönderisinde, “Küba hükümetine güvenilemez ve bu komünistleri sorumlu tutmak için elimizden gelen her şeyi yapacağız” diyerek, eyalet Başsavcılığının kendi soruşturmasını başlatacağını duyurdu.