Pakistan'da İmran Han hükümetinin düşürülmesinin arkasındaki 4 kişi

Butto hanedanı yine görev başında

Han'ın destekçileri, ülkenin farklı yerlerinde gösteriler düzenledi (Reuters)
Han'ın destekçileri, ülkenin farklı yerlerinde gösteriler düzenledi (Reuters)
TT

Pakistan'da İmran Han hükümetinin düşürülmesinin arkasındaki 4 kişi

Han'ın destekçileri, ülkenin farklı yerlerinde gösteriler düzenledi (Reuters)
Han'ın destekçileri, ülkenin farklı yerlerinde gösteriler düzenledi (Reuters)

Pakistan'da bir haftadır beklenen süreç nihayet gerçekleşti ve Yüksek Mahkeme'nin kararı sonrası mecliste yapılan güven oylaması sonucu İmran Han hükümeti düşürüldü.
Meşhur kriketçilikten başbakanlığa uzanan İmran Han'ın hükümeti, 174 hayır oyu aldı. 342 milletvekilinden oluşan Pakistan Ulusal Meclisi'nde Başbakan Han'ın görevden alınması için en az 172 oy gerekiyordu. 
Ülke tarihindeki hiçbir başbakanın 5 yıllık görev süresini dolduramadığı Pakistan'da İmran Han, güvensizlik oylamasıyla görevden alınan ilk başbakan oldu. 
Han ve dün akşam meydanları dolduran binlerce destekçisi, bu durumla ilgili olarak başta ABD olmak üzere 'dış güçleri' suçlarken muhalifleri ülkeyi yönetemediğini öne sürüyor. Orduyla yaşadığı sıkıntılar ve enflasyonla mücadelede yetersizlik, Han'ın gidişi arasındaki sebepler arasında gösteriliyor.
Diğer yandan Pakistan'daki iktidar değişiminde 4 kişinin özellikle etkili olduğu ortada. 

Şahbaz Şerif
Ana muhalefet partisi Pakistan Müslüman Ligi-Navaz'ın (PML-N) lideri Şahbaz Şerif, en azından ekimdeki seçimlere kadar başbakanlık koltuğuna oturmaya hazırlanıyor. 
Yolsuzluk suçlamalarıyla 2017'de başbakanlıktan alınarak ömür boyu siyasetten mahrum edilen Navaz Şerif'in 70 yaşındaki kardeşi, 2013'ten 2018'e kadar Pencap Eyalet Başbakanı'ydı. 
İmran Han'ın partisi Pakistan Adalet Hareketi'nin (PTI) 2018 yazında kazandığı seçimlerin ardından anamuhalefet lideri oldu. 
Ateşli konuşmalarıyla ve el hareketleriyle biliniyor. 

Asıf Ali Zerdari
Eşi Benazir Butto'nun 2007'de suikasta uğramasının ardından siyasette yükselen 66 yaşındaki Asıf Ali Zerdari, bu ortamda PML-N'nin desteğiyle ülkenin 11. Cumhurbaşkanı oldu.  
2008'den 2013'e kadar bu görevi sürdüren 66 yaşındaki Zerdari hakkındaki yolsuzluk suçlamaları siyasete girmeden hem önce hem de sonra bitmek bilmedi. 

Bilavel Butto Zerdari 
Pakistan'ın seçimle göreve gelen ilk başbakanı Zülfikar Ali Butto'nun kızı olan Benazir Butto gibi oğlu da aile geleneğini sürdürüp siyasete girdi. 
Annesi öldüğünde 17 yaşında olan  Bilavel, Oxford Üniversitesi'ni bitirse de sıradışı aksanıyla alay konusu oluyor. 
33 yaşındaki Bilavel, annesinin Pakistan Halk Partisi'ni (PPP) babasıyla birlikte yöneterek siyasi nepotizm eleştirilerini göğüslüyor.  
Sosyal medya personası ve kadın haklarını savunmasıyla dikkat çekiyor.

Mevlana Fazlurrahman
İslam Ulema Camiası-Fazl (JUI-F) partisi lideri Mevlana Fazlurrahman, medreselerdeki binlerce kişiyi sokaklara dökme gücüne sahip bir kişi. Önceden daha radikal İslamcı olarak bilinirken şimdi PML-N ve PPP'nin de yer aldığı Pakistan Demokratik Hareketi'nin öncüsü konumunda.
68 yaşındaki Fazlurrahman, İmran Han'ın bir Yahudiyle evlenmiş olması gibi hayat tarzına yönelik eleştirileriyle dikkat çekiyor.
Independent Türkçe, ABP News, AA



Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
TT

Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)

ABD Başkanı Donald Trump bugün İran'a karşı sınırlı bir askeri saldırı düzenlemeyi düşündüğünü söyledi, ancak daha fazla ayrıntı vermedi.

ABD ordusu, İran'a karşı birkaç hafta sürebilecek ve güvenlik tesislerinin yanı sıra nükleer altyapıyı da bombalamayı içerebilecek bir operasyona hazırlanıyor.

İran'ı nükleer programı konusunda anlaşmaya varmaya zorlamak için sınırlı bir saldırıyı düşünüp düşünmediği sorulduğunda, Beyaz Saray'da gazetecilere, "Sanırım bunu düşündüğümü söyleyebilirim" dedi.

Trump dün, İran'ın bir anlaşmaya varması için 10 ila 15 günlük bir sürenin "yeterli" olacağına inandığını söyledi. Ancak görüşmeler yıllardır tıkanmış durumda ve İran, füze programını kısıtlama ve silahlı gruplarla bağlarını koparma yönündeki daha geniş ABD ve İsrail taleplerini görüşmeyi reddediyor.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre iki ABD yetkilisi, İran'la ilgili ABD askeri planlamasının ileri bir aşamaya ulaştığını ve seçenekler arasında bireyleri hedef alan bir saldırı, hatta Trump'ın emriyle Tahran'da rejim değişikliğinin de yer aldığını söyledi. Bu askeri seçenekler, diplomatik çabaların başarısız olması durumunda ABD'nin İran'la ciddi bir çatışmaya hazırlandığının son göstergesi.

Son haftalarda yapılan dolaylı görüşmelerde çok az ilerleme kaydedildi ve taraflardan biri veya her ikisi bunu savaşa hazırlıkta geciktirme taktiği olarak kullanıyor olabilir.

İran, geçen yıl İsrail ve ABD'nin nükleer ve askeri tesislerini hedef alan 12 günlük saldırılarının yanı sıra ocak ayındaki kitlesel protestoların şiddetle bastırılmasının ardından, hiç olmadığı kadar savunmasız bir konumda bulunuyor.

 İran'ın BM Güvenlik Konseyi'ne dün yazdığı mektupta, BM Büyükelçisi Emir Said İrevani, ülkesinin "gerilim veya savaş aramadığını ve savaş başlatmayacağını", ancak herhangi bir ABD saldırganlığına "kararlı ve orantılı bir şekilde" karşılık vereceğini belirtti.

Şöyle devam etti: “Bu koşullar altında, bölgedeki tüm düşman üsleri, tesisleri ve varlıkları, İran'ın savunma yanıtı çerçevesinde meşru hedefler olarak kabul edilecektir.”

Bu haftanın başlarında İran, dünyanın ticareti yapılan petrolünün yaklaşık beşte birinin geçtiği Körfez'in dar su yolu olan Hürmüz Boğazı'nda gerçek mühimmatlı tatbikatlar gerçekleştirdi. Ülke içinde de gerilim artıyor; yas tutanlar, 40 gün önce güvenlik güçleri tarafından öldürülen protestocuları anmak için törenler düzenliyor ve bazı gösterilerde yetkililerin tehditlerine rağmen hükümet karşıtı sloganlar atılıyor.


İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
TT

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)

İsrail güçleri bu sabah erken saatlerde Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında bir bombalama operasyonu gerçekleştirdi.

Lübnan'ın resmi Ulusal Haber Ajansı'na göre, büyük patlama saat 02:20'de meydana geldi.

İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasında, bir yıldan fazla süren ve partinin askeri ve liderlik altyapısına darbeler aldığı çatışmanın ardından, 27 Kasım'dan beri yürürlükte olan bir anlaşma bulunuyor.

Anlaşma, Lübnan ordusunun ve Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nün (UNIFIL) konuşlandırılmasının güçlendirilmesi karşılığında, Hizbullah savaşçılarının Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeden (sınırdan yaklaşık 30 km uzaklıkta) çekilmesini ve askeri altyapısının tasfiye edilmesini öngörüyordu.

Anlaşma ayrıca İsrail'in savaş sırasında girdiği tüm bölgelerden çekilmesini de öngörüyordu. Bununla birlikte, İsrail sınırın her iki tarafını da izleyebilmek için beş yüksek noktada askeri varlığını sürdürdü. Ayrıca, askeri hedefler veya Hizbullah unsurları olduğunu iddia ettiği yerlere neredeyse her gün saldırılar düzenliyor ve güçleri buldozerle yıkım ve tahribat operasyonlarına devam ediyor.


ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
TT

ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan bir pankart, ABD Adalet Bakanlığı binasına asıldı. Bu adım, Trump’ın Washington’daki bir kuruma kimliğini yansıtma yönündeki son girişimi olarak değerlendiriliyor.

Mavi renkli pankart, dün (perşembe) binanın bir köşesindeki iki sütun arasına yerleştirildi. Pankartta “Amerika’yı Yeniden Güvenli Hale Getirelim” sloganı yer aldı.

Trump, geçen yıl Beyaz Saray’a dönüşünden bu yana federal kurumlar üzerindeki varlığını ve nüfuzunu pekiştirmek için güçlü adımlar atıyor.

Trump, kültürel ve siyasi kurumları yeniden şekillendirirken kendisine yakın isimleri görevlendiriyor, önde gelen kurumların adlarını değiştiriyor ve geçmiş soruşturmalarla bağlantılı yetkilileri geri plana itiyor. Eleştirmenler ise bu adımların, siyasi iktidar ile normal şartlarda bağımsız olması gereken kamu görevleri arasındaki sınırları ortadan kaldırdığını savunuyor.

Geçen yıl Trump’ın fotoğrafını taşıyan pankartlar, ABD Çalışma Bakanlığı, ABD Tarım Bakanlığı ve Amerikan Barış Enstitüsü binalarına da asılmıştı.

Trump tarafından atanan bir yönetim kurulu, Aralık ayında John F. Kennedy Sahne Sanatları Merkezi’ne Trump adının eklenmesi yönünde oy kullandı. Ayrıca Washington’daki Amerikan Barış Enstitüsü binasına da Trump’ın adı verildi.

Son pankarta ilişkin soruları Beyaz Saray, Adalet Bakanlığı’na yönlendirdi. Bakanlık ise şu ana kadar yorum talebine yanıt vermedi.