Bağdat ve Erbil’de bölünmüş Kürt siyaseti

Seçimler iki büyük Kürt parti arasında anlaşmazlıklara yol açtı (Irak Kürt Bölgesel Yönetimi Parlamentosu)
Seçimler iki büyük Kürt parti arasında anlaşmazlıklara yol açtı (Irak Kürt Bölgesel Yönetimi Parlamentosu)
TT

Bağdat ve Erbil’de bölünmüş Kürt siyaseti

Seçimler iki büyük Kürt parti arasında anlaşmazlıklara yol açtı (Irak Kürt Bölgesel Yönetimi Parlamentosu)
Seçimler iki büyük Kürt parti arasında anlaşmazlıklara yol açtı (Irak Kürt Bölgesel Yönetimi Parlamentosu)

Kürt partilerin Bağdat’ta merkezi hükümetin kurulması meselesine yönelik yaklaşımlarındaki belirgin farklılaşmanın, Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’nde (IKBY) parlamento seçimlerinin düzenlenmesiyle ilgili çeşitli konularda yaşanan bölünmenin doğal bir yansıması olduğu değerlendiriliyor.
Çoğu gözlemci IKBY’deki parlamento seçimlerinin belirlenen tarihte (Ekim 2022) düzenlenmesine ihtimal vermiyor. Siyasi partilerin üzerinde anlaşmazlık yaşadığı Seçim Kanunu, Seçim Komiserliği’nin görev süresinin sona ermesi ve komiserliğin iki üyesinin eksik olması başta olmak üzere seçimlerin düzenlenmesinin önünde ciddi engeller bulunuyor.
IKBY’deki siyasi güçler Seçim Kanunu konusunda iki gruba bölünmüş durumda. Birinci grupta Kürdistan Demokrat Partisi (KDP) ve onun müttefiki Sosyalist Parti ve Komünist Partisi gibi küçük partiler ile azınlıklar bulunuyor. İkinci grupta ise Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYB) Goran (Değişim) Hareketi, Kürdistan İslami Birlik Partisi (Yekgirtû) ve Yeni Nesil Hareketi yer alıyor. Birinci grup seçimlerin IKBY’nin üç vilayetini içine alan tek seçim bölgesi sistemine göre düzenlenmesinde ısrar ederken, ikinci grup ise tek seçim bölgesi sisteminin iptal edilmesini, Federal Seçim Kanunu’nda yer alan ve Irak’ta Ekim 2021’de yapılan seçimler sırasında uygulanan çoklu seçim bölgesi sisteminin benimsenmesini talep ediyor.
IKBY Parlamentosu’nda azınlık kotasına ayrılan sandalyeler de dahil olmak üzere toplamda 111 sandalye bulunuyor. Parlamento’da sahip olduğu 60 sandalye ile milletvekili çoğunluğu elinde tutan KDP, Seçim Komiserliği üyelerini seçme ve Komiserlik Yasasında değişiklik yapılmasına dair kanun tekliflerini parlamentodan geçirmeme gücüne sahip.
Şarku’l Avsat’a konuşan gazeteci Saman Nuh, “Eski yasaya itiraz eden siyasi parti ve gruplar, bu yasanın Parlamento’da adil bir temsiliyet sağlamayacağını ve özellikle azınlıklara verilen sandalye sayısının 11’e ulaşmasıyla birlikte KDP’nin milletvekili çoğunluğunu rahatça elde edeceği görüşünde” ifadelerini kullandı.
Nuh, konuşmasının devamında şunları kaydetti:
“Seçimlerle ilgili başka bir sorun ise Seçim Komiserliği görev süresinin yaklaşık 2 yıldır sona ermiş olması ve iki üyesinin bulunmamasıdır. Seçimler zamanında yapılmak isteniyorsa komiserlik üyeleri ya değiştirilmeli ya da görev süresi uzatılarak eksik üyeler tamamlanmalıdır. Ancak siyasi güçler arasındaki sert çatışma nedeniyle buna ihtimal vermiyorum. Eğer bunlar yapılmazsa seçimleri düzenleme girişimi başarısız olur. Komiserlik üyeleri, Federal Seçim Komiserliğinde olduğu gibi siyasi güçler tarafından seçiliyor. Yeni Nesil Hareketi gibi yeni güçlerin siyaset sahnesine çıkması ve Komiserlik içinde pay istemesi muhtemelen durumları daha da karmaşıklaştıracak ve bu yönde (seçimlerin düzenlenmesi) ilerleme kaydedilmesine izin vermeyecek. Bölge’nin dördüncü seçiminin zamanında yapılabilmesi oldukça uzak bir ihtimal olarak görülüyor. Çünkü yeni bir seçim kanunu yapılması ve komiserliğe yeni üyelerin seçilmesi Parlamento çatısı altında etkin bir çalışmayı gerektiriyor. Ancak arada bir toplanan ve aylardır yarı âtıl halde bulunan Parlamento dikkate alındığında buna ihtimal vermiyorum.”
Yeni Nesil Hareketi Başkanı Şasivar Abdulvahid, dün (pazartesi) yaptığı açıklamada, uluslararası topluma ve Bağdat’taki merkezi hükümete IKBY’nin planlanan seçimleriyle ilgili yardım çağrısında bulundu.
Şasivar, Twitter hesabından paylaştığı mesajda, “Bölge’deki siyasi süreç bitti. Parlamento çalışmıyor. Seçimleri yapma niyeti yok. Tüm kurumlar durma noktasına geldi. Merkezi hükümetten, uluslararası toplumdan ve Birleşmiş Milletler’den özgür ve adil seçimlerin yapılması, kurtarılabileceklerin kurtarılması ve buradaki vatandaşlara yardım edilmesi için Bölge’ye müdahale etmelerini talep ediyoruz” dedi.
Şasivar, paylaşımın devamında, “Aksi halde olayların patlama noktasına doğru gitmesinin ışığında barış ve istikrar içinde yaşamanın garantisi olmayacak. Biz, muhalefet ve halk olarak vatandaşların özgürlüğünü, demokrasisini ve onurlu yaşamını savunmak mecburiyetindeyiz” ifadelerini kullandı.
KYB Meclis Grubu Başkanı Ziyad Cebar, daha önce basına verdiği bir demeçte, seçmen kütüklerinin şeffaf olmadığını belirterek, seçmen kütüklerinin değişmesi ve yenilenmesi gerektiğini söylemişti. Cebar, “Son yıllarda edindiğimiz tecrübelerle tek seçim bölgesi sisteminin bölgelerin temsil dengesini korumadığını gördük. Bu nedenle çoklu bölge sistemini talep ediyoruz” açıklamasında bulunmuştu.
Ancak tek seçim bölgesine dayalı eski Seçim Kanunu’nda ısrar eden KDP geçtiğimiz süreçte IKBY Parlamento Başkanı Revaz Faik’i parlamento seçimlerinin tarihini Parlamento içinde oylamaya sunmasına karşı uyararak, “Tarih belirlemek için gerekirse müttefikleriyle birlikte meclis çoğunluğunu kullanmaya başvuracağı” mesajını vermişti.
Kürt parti ve gruplar Bağdat’ta üç ayrı ittifak içinde yer alıyor. Mesut Barzani başkanlığındaki KDP, Mukteda es-Sadr ve Meclis Başkanı Muhammed el-Halbusi ile ‘Vatanı Kurtarma İttifakı’nda yer alıyor. Bu ittifak ‘en büyük meclis grubunu’ oluşturmak için çalışıyor. KYB ise Şii Koordinasyon Çerçevesi ile ittifak kurdu. KYB, cumhurbaşkanlığı koltuğuna kendi adayının oturmasını istiyor. Irak Meclisi’nde 9 sandalyesi bulunan Yeni Nesil Hareketi ise Ekim Hareketi sonrası kurulan İmtidad Hareketi ile ittifak kurarak Meclis çatısı altında muhalif bloğu kurdu.
KDP’nin IKBY Parlamento Grubu Başkanı Zana Mela Halid, “Biz, Parlamento Başkanı’ndan talep etmeyeceğiz aksine onu uyarıyoruz. Kürdistan Demokrat Partisi, bir siyasi gücün Seçim Kanunu değişikliği talep etme bahanesiyle Kürdistan Parlamentosu’nu çalışmaz hale getirmesini -ki bu Kürdistan Bölgesi’nde yürürlükteki yasalara aykırıdır- engellemek ve bir parlamento oturumu tarihi belirlemek için müttefikleriyle meclis çoğunluğuna başvuracak” dedi.
IKBY Parlamentosu Başkanı Faik, daha önce yaptığı bir açıklamada, seçim tarihiyle ilgili bir siyasi uzlaşı olmadığı sürece seçimleri düzenleme tarihini oylamaya sunmayacağını söylemişti.
KYB ve bazı küçük partiler ise seçim tarihini belirlemeden önce yeni bir Seçim Komiserliği’nin kurulması, Seçim Kanunu’nun değiştirilmesi ve IKBY’nin dört seçim bölgesine bölünmesi şartını koşuyor.



Mladenov’un Gazze Şeridi’ndeki silahların teslimine ilişkin koyduğu mühlet, meseleyi karmaşıklaştırıyor

Pazartesi günü Gazze Şeridi’nin orta kesimine düzenlenen İsrail hava saldırısında hayatını kaybeden yakınlarının cenazesini dün Deyr el-Balah’taki Aksa Şehitleri Hastanesi’nden uğurlarken gözyaşlarına boğulan Filistinliler (AFP)
Pazartesi günü Gazze Şeridi’nin orta kesimine düzenlenen İsrail hava saldırısında hayatını kaybeden yakınlarının cenazesini dün Deyr el-Balah’taki Aksa Şehitleri Hastanesi’nden uğurlarken gözyaşlarına boğulan Filistinliler (AFP)
TT

Mladenov’un Gazze Şeridi’ndeki silahların teslimine ilişkin koyduğu mühlet, meseleyi karmaşıklaştırıyor

Pazartesi günü Gazze Şeridi’nin orta kesimine düzenlenen İsrail hava saldırısında hayatını kaybeden yakınlarının cenazesini dün Deyr el-Balah’taki Aksa Şehitleri Hastanesi’nden uğurlarken gözyaşlarına boğulan Filistinliler (AFP)
Pazartesi günü Gazze Şeridi’nin orta kesimine düzenlenen İsrail hava saldırısında hayatını kaybeden yakınlarının cenazesini dün Deyr el-Balah’taki Aksa Şehitleri Hastanesi’nden uğurlarken gözyaşlarına boğulan Filistinliler (AFP)

Gazze Şeridi’ndeki grupların silahlarını teslim etmesiyle ilgili gelişmeler hız kazanırken, İsrail tarafında, Gazze Barış Kurulu Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov’un, arabulucular ile Hamas arasında şu anda tartışılan çerçeveye Hamas’ın yanıt vermesi için bir mühlet koyduğuna dair açıklamalar yapılıyor.

Bu mühletin, Gazze’deki ateşkes anlaşmasının önündeki engelleri artırdığı belirtiliyor. Kahire’de arabulucular ile Hamas arasında yapılması planlanan yeni müzakerelerde, silah teslimi krizini çözmek ve anlaşmayı ilerletmek için olası uzlaşı yolları üzerinde görüşmeler yapılması bekleniyor. Uzmanlar, Hamas’ın yanıtını, İran’daki savaşın sonuçları netleşene kadar bekletebileceğini ve buna göre gelecek senaryolarını oluşturacağını öngörüyor.

Hamas’ın silahsızlandırılması, Mladenov’un mart ayı sonunda Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’nde açıkladığı planın en önemli maddesi olarak öne çıkıyor. Uluslararası ve bölgesel basında yer alan maddelere göre, plan çerçevesinde Hamas, tünel ağını yok etmeyi ve sekiz ay boyunca aşamalı olarak silahlarını bırakmayı kabul edecek. Buna karşılık, İsrail güçlerinin tamamen çekilmesi, Gazze Şeridi’nin silahsız olduğunun nihai olarak doğrulanmasına bağlanacak. İsrail, Hamas silahlarını teslim etmeden Gazze Şeridi’nden çekilmeyi kabul etmeyeceğini söylüyor.

Times of Israel gazetesi dün üç kaynağa dayandırdığı haberinde, ‘Barış Kurulu’nun Hamas’a silahsızlanma önerisini kabul etmesi için hafta sonuna kadar süre verdiğini, uluslararası temsilcinin ise İran’daki savaş devam etmesine rağmen öneriyi hayata geçirme konusunda ısrarcı olduğunu’ aktardı.

Gazete, Mladenov’un geçtiğimiz cuma günü Hamas üst düzey yetkililerinden oluşan bir heyete, ‘Barış Kurulu’nun hafta sonuna kadar silahsızlanma anlaşmasını tamamlamak istediğini’ ilettiğini bildirdi.

Zaman çizelgesi

New York Times gazetesi pazartesi günü kaynaklara dayandırdığı haberinde, Barış Kurulu’nun Hamas’a resmi ve kesin bir uyarı gönderdiğini ve silahlarını tamamen bırakması için sıkı bir zaman çizelgesi belirlediğini aktardı. Habere göre önerilen plan, 90 gün içinde ağır silahlar, füzeler ve askeri üslerin haritalarının teslim edilmesiyle başlayan bir takvimi içeriyor. Bunu, uluslararası fonlarla desteklenen bir tazminat programı kapsamında hafif silahların toplanacağı ikinci aşama takip ediyor.

Kaynaklar, planın ayrıca Filistin’de teknokrat bir yönetimin Gazze Şeridi’nin yönetimini devralmasını öngördüğünü ve İsrail’in kentsel alanlardan tamamen çekilmesinin, uluslararası doğrudan denetim altında anlaşmaya varılan silahsızlanma takvimine fiilen uyulmasına bağlı olacağını belirtti.

Aynı kaynaklar, bölgesel arabulucuların Hamas’ı bu girişimi kabul etmeye zorlamak için yoğun baskı uyguladığını vurguladı. Bu girişimin amacı, özellikle ABD yönetiminin barışçıl sürecin reddi durumunda sert askeri seçenekler kullanabileceğini ima etmesiyle birlikte, yeni bir geniş çaplı askeri operasyon turunu önlemek olarak gösteriliyor.

FVFD
Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus’un Nehr el-Barid bölgesinde, yerinden edilmiş Filistinliler için kurulan geçici bir kampta yaşayan Filistinli bir kız çocuğu (AFP)

Hamas’ın silahlı kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları’nın sözcüsü geçtiğimiz pazar günü bir televizyon kanalı aracılığıyla yaptığı açıklamada, “Silah dosyasının bu kaba biçimde gündeme getirilmesi, işgalcinin halkımıza yönelik katliam ve yok etme politikasını sürdürme çabasından başka bir şey değildir… Bunu asla kabul etmeyeceğiz” dedi.

El-Ahram Siyasi ve Stratejik Araştırmalar Merkezi’nde İsrail uzmanı olan Said Ukkaşe yaptığı değerlendirmede, “Mladenov’un verdiği süre, Hamas’ın silah teslimi konusunda nihai ve kesin bir tutum belirlemesini geciktirme taktiğini kuşatma amacı taşıyor. Ancak hareket acele etmiyor ve İran’daki savaşın sonuçlarını bekleyerek gelecek senaryolarını buna göre şekillendirecek” ifadelerini kullandı.

Ukkaşe, İsrail’in Hamas’ın silahlarını tamamen tasfiye etmeden çekilmeyi kabul etmeyeceğini, aynı şekilde silah teslim sürecinin son aşamasına kadar herhangi bir geri çekilme gerçekleştirmeyeceğini belirtti. Hamas’ın da buna karşı durduğunu vurgulayan Ukkaşe, bu durumun Gazze Şeridi’ndeki anlaşmanın önündeki engelleri artıracağını kaydetti.

Yakında gerçekleşecek yeni görüşmeler

Bu gelişmeler, tüm tarafların önümüzdeki günlerde Kahire’de yapılacak görüşmelerin tamamlanmasını beklediği bir dönemde yaşanıyor. Şarku’l Avsat’ın Kahire el-İhbariyye televizyonundan aktardığına göre, Mısır’da arabulucular ve Mladenov’un katılımıyla yürütülen görüşmelerin ardından toplantılar cuma ve cumartesi günleri planlandı.

Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati’nin dün Avrupa Birliği’nin (AB) Ortadoğu Barış Süreci Özel Temsilcisi Christophe Bigot ile yaptığı görüşmede, ‘Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi’nin Gazze içinden görevlerini yürütmesini sağlamak için yapılan hazırlıklar’ ele alındı. Abdulati, bu komitenin görevlerini etkin bir şekilde yerine getirebilmesi için uluslararası toplumun desteğinin önemine vurgu yaptı ve uluslararası istikrar gücünün hızlı şekilde konuşlandırılmasının gerekliliğini vurguladı.

SDV DFSV
Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati ile Gazze Barış Kurulu Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov arasında Kahire’de gerçekleşen önceki bir görüşmeden (Mısır Dışişleri Bakanlığı)

Ukkaşe, Kahire’de yapılması beklenen turun, silahsızlanma sürecinde devam eden engellerle ilgili uzlaşı sağlama ve anlaşmayı yeniden ilerletmek için bir çıkış yolu bulma girişimi olacağını, hatta gerekirse uluslararası istikrar güçlerinin hızlı konuşlandırılmasıyla sürecin hızlandırılabileceğini belirtti.

Filistinli siyaset analisti Dr. Eymen er-Rakab ise silah teslimi önerisinin uygulanmasında birçok engel bulunduğunu ve bu engellerin, silahın kime teslim edileceğinin net olmamasından kaynaklandığını vurguladı. Rakab, ‘verilen sürenin son olmayacağı’ öngörüsünde bulundu.

Rakab, Kassam Tugayları’nın öneriyi reddetmesinin, hem İran hem de Lübnan’daki Hizbullah ile bölgedeki kötüleşen tabloyla uyumlu olduğunu ve İsrail’in anlaşmaya uymaması koşulunda herhangi bir sürecin uygulanmasını açıkça reddetmek anlamına geldiğini belirtti.

Rakab, çözümün silah teslimi sürecinin, polis teşkilatının kurulması ve uluslararası güçlerin konuşlandırılmasına kadar ertelenmesinde olabileceğini ifade etti. Beklenen Kahire görüşmelerinin, tartışmaları yeniden başlatarak uzlaşı sağlama yönünde ilerleyeceğini, zira görüşmelerin kapısının henüz tamamen kapanmadığını bildirdi.


İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Sayda kentine düzenlediği hava saldırısında 8 kişi öldü

Güney Lübnan'ın Sayda kentine düzenlenen İsrail saldırısının olduğu yerde kurtarma ekipleri (AFP)
Güney Lübnan'ın Sayda kentine düzenlenen İsrail saldırısının olduğu yerde kurtarma ekipleri (AFP)
TT

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Sayda kentine düzenlediği hava saldırısında 8 kişi öldü

Güney Lübnan'ın Sayda kentine düzenlenen İsrail saldırısının olduğu yerde kurtarma ekipleri (AFP)
Güney Lübnan'ın Sayda kentine düzenlenen İsrail saldırısının olduğu yerde kurtarma ekipleri (AFP)

Lübnan Sağlık Bakanlığı, bu sabaha karşı İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Sayda kentine düzenlediği hava saldırısında en az 8 kişinin öldüğünü duyurdu. Bakanlık tarafından yapılan açıklamada, “İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Sayda'ya düzenlediği hava saldırısı sonucunda ilk bilançoya göre 8 vatandaşımız şehit oldu, 22 kişi yaralandı” ifadeleri kullanıldı. Yerel basın ise saldırının şehrin sahil şeridini vurduğunu belirtti ve bir kafede meydana gelen hasarı gösteren görüntüler yayınladı.

Fransız Haber Ajansı AFP’nin haberine göre camları yola saçılan bir kafede yangın çıktı. İtfaiye ekipleri yangını söndürmeye çalışırken Lübnan askerleri bölgeyi emniyete aldı. Yangın, o sırada orada park halinde bulunan araçlara da zarar verdi.

Olay yerinden bir yerel dernekte görevli sağlık görevlisi olan Luay Saba, şunları söyledi:

“Sayda'daki sahil yolunda bir saldırı olduğu bildirildi, iki ekip gönderdik ancak yaralıların çokluğu nedeniyle destek talep ettiler” dedi. Saba, ekiplerinin olay yerinden en az altı yaralıyı hastaneye kaldırdığını da sözlerine ekledi.

vdv
İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Sayda kentine hava saldırısı düzenledi (AFP)

Ortadoğu'daki savaş, 2 Mart'ta Lübnan'ı da vurdu. Tahran destekli bir grup, ABD-İsrail saldırısının ilk günlerinde İran'ın Dini Lideri Ali Hamaney’e düzenlenen suikasta misilleme olarak İsrail'e roketli saldırı düzenledi. İsrail, buna Lübnan'a geniş çaplı hava saldırıları düzenleyerek ve birliklerini ülkenin güneyine sokarak karşılık verdi.

ABD Başkanı Donald Trump dün, İran'a yönelik saldırıyı askıya almayı kabul ederken Tahran'ın hayati öneme sahip Hürmüz Boğazı'nı yeniden açması halinde ateşkese hazır olduğunu söyledi.

Lübnan Sağlık Bakanlığı'na göre savaşın başlamasından bu yana İsrail'in Lübnan'a düzenlediği hava saldırılarında bin 500'den fazla kişi hayatını kaybetti.


Bağdat'ta kaçırılan Amerikalı gazeteci serbest bırakıldı

Amerikalı gazeteci Shelley Kittleson, 2023 yılında İstanbul'da kaldığı dönemde (Facebook)
Amerikalı gazeteci Shelley Kittleson, 2023 yılında İstanbul'da kaldığı dönemde (Facebook)
TT

Bağdat'ta kaçırılan Amerikalı gazeteci serbest bırakıldı

Amerikalı gazeteci Shelley Kittleson, 2023 yılında İstanbul'da kaldığı dönemde (Facebook)
Amerikalı gazeteci Shelley Kittleson, 2023 yılında İstanbul'da kaldığı dönemde (Facebook)

Kataib Hizbullah dün, bir hafta önce Irak'ın başkenti Bağdat'ta kaçırılan Amerikalı gazeteci Shelley Kittleson'un, "ülkeyi derhal terk etmesi" şartıyla serbest bırakıldığını duyurdu.

Grubun güvenlik yetkilisi Ebu Mücahid el-Esaf yaptığı açıklamada, serbest bırakma kararının "görevden ayrılan Başbakan Muhammed Şiya el-Sudani'nin vatansever duruşuna duyulan takdirin bir sonucu" olduğunu belirterek, Kittleson'un "Irak'ı derhal terk edeceğini" vurguladı.

El-Esaf, bu adımın "önümüzdeki günlerde tekrarlanmayacağını ve savaş durumunda koşulların değişebileceğini" ifade etti.

İran'a bağlı silahlı grup, Amerikalı gazetecinin "itirafları" olarak nitelendirdiği kayıtları yayınladı. Kaydın koşullarını doğrulamak zor olsa da Kittleson "Bağdat'taki Amerikan konsolosunun kendisinden Irak'taki Haşdi Şabi Güçleri hakkında bilgi toplamasını istediğini" söyledi.

Geçtiğimiz hafta, başkentin kalbinde kaçırılmasının ardından Kittleson'un serbest bırakılması için Bağdat'ta ortak bir Irak-Amerikan güvenlik operasyonu başlatıldı. Bu olay, bölgesel gerilimlerin ve bunların Irak için güvenlik sonuçlarının arttığı bir dönemde gerçekleşti.

O dönemde Şarku’l Avsat'a konuşan kaynaklar, Irak güvenlik güçlerinin ilgili Amerikan yetkilileriyle birlikte Bağdat'ta kaçıranları bulmak ve Kittleson'ın serbest bırakılmasını sağlamak için yakın iş birliği içinde çalıştığını belirtmişti. Olayın hassasiyeti, siyasi ve güvenlik sonuçları göz önüne alındığında, iki taraf arasında "en üst düzeyde" iletişim kurulduğu ifade edilmişti.

ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Dylan Johnson da Irak yetkililerinin, Ketaib Hizbullah ile bağlantılı olduğuna inanılan ve kaçırma olayına karışmakla suçlanan bir kişiyi tutukladığını duyurdu.

Kittleson Suriye krizini yerinde takip etti (Facebook)Kittleson Suriye krizini yerinde takip etti (Facebook)

ABD Dışişleri Bakanlığı daha önce Kittleson'u güvenlik tehditleri konusunda uyarmış ve serbest bırakılmasının en kısa sürede sağlanması için FBI ile koordinasyon içinde olduğunu belirtmişti.

Gözlemcilere göre bu uyarı, özellikle silahlı grupların artan etkisiyle birlikte Irak'taki kötüleşen güvenlik durumu konusunda Batılı diplomatik misyonlar arasında artan endişeyi yansıtıyordu.

Kittleson, Irak ve bölgesel meseleler konusunda uzmanlaşmış bir gazetecidir. Birçok uluslararası kuruluşla çalışmış olup, haberlerinde silahlı gruplar, Irak-Amerika ilişkileri ve bölgesel güvenlik gelişmelerine odaklanmaktadır.

Silahlı gruplar ve Bağdat ile Washington arasındaki ilişkiler hakkındaki haberleriyle tanınmıştır. Ayrıca, 2014'ten sonra DEAŞ'tan Musul'u geri almak için yapılan savaşların yanı sıra Suriye krizi hakkındaki haberleriyle de dikkat çekmiştir.