Suudi Arabistan Kızıldeniz Kalkınma Şirketi’nden ulaştırma sektörlerini geliştirmeye yönelik anlaşma

Toplu Taşıma Kurumu ile Kızıldeniz Kalkınma Şirketi arasındaki anlaşmanın imza töreni (Şarku’l Avsat)
Toplu Taşıma Kurumu ile Kızıldeniz Kalkınma Şirketi arasındaki anlaşmanın imza töreni (Şarku’l Avsat)
TT

Suudi Arabistan Kızıldeniz Kalkınma Şirketi’nden ulaştırma sektörlerini geliştirmeye yönelik anlaşma

Toplu Taşıma Kurumu ile Kızıldeniz Kalkınma Şirketi arasındaki anlaşmanın imza töreni (Şarku’l Avsat)
Toplu Taşıma Kurumu ile Kızıldeniz Kalkınma Şirketi arasındaki anlaşmanın imza töreni (Şarku’l Avsat)

Suudi Arabistan Kızıldeniz Kalkınma Şirketi (TRSDC), Suudi Arabistan Toplu Taşıma Kurumu ile Kızıldeniz bölgesindeki kara, deniz ve demiryolu taşımacılığı faaliyetleri için yasal ve düzenleyici ortamın geliştirilmesi için bir anlaşma imzaladı.
Kızıldeniz Kalkınma Şirketi CEO’su John Pagano ve Toplu Taşıma Kurumu Başkanı Dr. Rumaih er-Rumaih dün başkent Riyad’da anlaşmayı imzaladı.
Toplu Taşıma Kurumu Başkanı, Kızıldeniz Kalkınma Şirketi ile stratejik ortaklığa övgüde bulundu ve Kızıldeniz bölgesindeki ulaştırma sektörlerini işbirliği ve ortak çalışma yoluyla geliştirmeyi dört gözle beklediklerini söyledi.
Dr. Rumaih, modern teknolojinin kullanımı yoluyla en iyi uluslararası standartlara göre hizmet sunmak, kalite seviyesini yükseltmek ve Kızıldeniz’deki ulaşım seçeneklerini artırmak için yasal ve düzenleyici ortam oluşturacaklarını söyledi.
Anlaşmanın hizmetlerin geliştirilmesinde, ulaştırma ve lojistik hizmetlerine yönelik ulusal stratejinin hedeflerini destekleyeceğini dile getiren Dr. Rumaih, ayrıca yenilik ve teknik işbirliği için fırsatlar geliştirerek Suudi şehir ve bölgelerinde yaşam kalitesinin yükseltilmesine katkıda bulunacağını belirtti.
Kızıldeniz Kalkınma Şirketi CEO’su John Pagano ise, şirketin 80 kilometre uzunluğunda bir yol ağı kurduğunu söyleyerek, kara, deniz ve hava taşımacılığında sürdürülebilirlik hedeflerini desteklemek için akıllı araç filosunun kullanılmasına vurgu yaptı.
Geleceğin ve modern ulaşım teknolojisini benimseyecek olan anlaşma, iki tarafın Kızıldeniz’deki ekonomik bölge konusunda uzmanlık alışverişinde bulunmasına, modern ulaşım hizmetleri konusunda çalıştaylar düzenlemesine, ulaşım ve lojistik hizmetlerinde yatırımcılara uygun bir ortam sağlamasına ve işbirliği yapmasına olanak sağlayacak.
Enablon’un ilk aşaması başarıyla uygulandı
Kızıldeniz Kalkınma Şirketi, manuel araçları ve süreçleri otomatikleştirmek için entegre bir veri kurumsal yazılım sistemi olan Enablon’un ilk aşamasının başarıyla uyguladığını bildirdi.
Bu adım, kurum genelinde yönetişim, risk uyumluluğu, sağlık ve güvenlik, çevre ve sürdürülebilirlik, iş sürekliliği ve iç denetim uygulamalarını entegre etmeyi, otomatikleştirmeyi ve kolaylaştırmayı amaçlıyor.
Hollanda merkezli Wolters Kluwer şirketi tarafından geliştirilen Enablon projesi, geçen yıl Ocak ayında başlatıldı, tasarım ve danışmanlık süreci 15 ay sürdü.
Kızıldeniz Kalkınma Şirketi CEO’su John Pagano, “Bu yolculuğa, risk ve kontrol fonksiyonlarımızdan birkaçını entegre etmek amacıyla yeni tip koronavirüs salgınının zirvesinde başladık. Temel amaç, standart belirleyen sağlık ve güvenlik uygulamalarının sağlanmasında yer alan çoklu işlevler arasında izleme, raporlama ve uyumu geliştirmekti” dedi.
Kızıldeniz Kalkınma Şirketi, yönetim danışmanları Ernst & Young, yazılım sağlayıcı olarak Wolters Kluwer ve uygulama danışmanı olarak Wipro ile çözümün ilerlemesini ve uygulanmasını denetleyen bir komite kurdu.
Wolters Kluwer Genel Müdürü Laurent Dechaux, “Enablon vizyon platformumuz, Kızıldeniz Kalkınma Şirketi’ne projenin çevre, sağlık ve güvenlik zorluklarını ele alan 360 derecelik tam bir risk görüşü sunuyor” diye konuştu.
Ernst & Young ise, 15 aylık uygulama sırasında önceliklerinin, gelecekteki benimseme ve değere odaklanarak, Kızıldeniz Kalkınma Şirketi’nin gereksinimlerinin karşılanması olduğunu söyledi.



Katar, İran Büyükelçiliği’ndeki askeri ve güvenlik ataşelerini sınır dışı etti

Katar, İran Büyükelçiliği’ndeki askeri ve güvenlik ataşelerini sınır dışı etti
TT

Katar, İran Büyükelçiliği’ndeki askeri ve güvenlik ataşelerini sınır dışı etti

Katar, İran Büyükelçiliği’ndeki askeri ve güvenlik ataşelerini sınır dışı etti

Katar Dışişleri Bakanlığı, Çarşamba günü yaptığı açıklamada, İran Büyükelçiliği’nde görevli askeri ve güvenlik ataşeleri ile ataşeliklerde çalışan personelin Persona non grata (istenmeyen kişi) ilan edildiğini ve 24 saat içinde ülkeyi terk etmelerinin talep edildiğini duyurdu.

Katar Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, söz konusu kişilere resmi bir nota teslim edildiği belirtilerek, “Katar Devleti, askeri ve güvenlik ataşesi ile ataşeliklerde görevli çalışanları istenmeyen kişiler olarak kabul etmekte ve en geç 24 saat içinde ülke topraklarını terk etmelerini istemektedir” denildi.

Bakanlık, bu kararın İran tarafına, Dışişleri Bakanlığı Törenler Müdürü İbrahim Yusuf Fakhro ile  İran'ın Doha Büyükelçisi Ali Salih Abadi arasında Çarşamba günü yapılan görüşmede iletildiğini açıkladı.

Kararın Gerekçesi: İran’ın tekrarlayan saldırıları

Bakanlık, kararın “Katar’ı hedef alan İran saldırıları ve saldırgan eylemlerinin, Katar’ın egemenliği ve güvenliğini ihlal etmesi” gerekçesiyle alındığını belirtti. Açıklamada, bu eylemlerin uluslararası hukuka ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 2817 sayılı kararına aykırı olduğu vurgulandı.

Bakanlık ayrıca, İran’ın saldırgan tutumunu sürdürmesi durumunda Katar’ın egemenlik, güvenlik ve ulusal çıkarlarını korumak için ek önlemler alacağını bildirdi. “Katar, uluslararası hukuka uygun şekilde gerekli tüm adımları atma hakkını saklı tutmaktadır” ifadeleri kullanıldı.

Doha, gaz tesislerine yapılan saldırıyı kınadı

Katar, İran’ın Ras Laffan Endüstri Bölgesi’ni hedef alan saldırısını da kınayarak, tesiste çıkan yangınlar nedeniyle ciddi maddi hasar oluştuğunu belirtti. Dışişleri Bakanlığı, bu saldırıyı “ciddi bir tırmanış ve ülke egemenliğine açık bir ihlal” olarak nitelendirdi.

Bakanlık, Katar’ın savaşın başından itibaren çatışmalardan uzak durduğunu ve tırmanışa katılmadığını vurgularken, İran’ın kendisini ve komşu ülkeleri hedef almaya devam ettiğini ifade etti. Bu tutumun bölgesel güvenliği zayıflattığı ve uluslararası barışı tehdit ettiği kaydedildi.

Bakanlık, İran’a defalarca sivil ve enerji tesislerine saldırılmaması çağrısında bulunduklarını belirterek, “İran tarafı bölgeyi uçuruma sürükleyen ve bu krizin tarafı olmayan ülkeleri çatışma içine çeken tırmanmacı politikalarına devam ediyor” dedi.

Saldırının, BM Güvenlik Konseyi’nin 2817 sayılı kararının ihlali olduğu vurgulandı ve Katar, Konsey’i uluslararası barış ve güvenliği koruma sorumluluğunu yerine getirmeye çağırdı.

Bakanlık, Katar’ın BM Antlaşması’nın 51. Maddesi uyarınca meşru müdafaa hakkını saklı tuttuğunu ve egemenliğini, güvenliğini ve vatandaşlarının korunmasını sağlamak için gerekli tüm adımları atacağını vurguladı.


Kuveyt, hayati tesisleri hedefleyen Hizbullah hücresini çökertti

Tuğgeneral Nasır Buslaib – Kuveyt İçişleri Bakanlığı Sözcüsü (Şarku’l Avsat)
Tuğgeneral Nasır Buslaib – Kuveyt İçişleri Bakanlığı Sözcüsü (Şarku’l Avsat)
TT

Kuveyt, hayati tesisleri hedefleyen Hizbullah hücresini çökertti

Tuğgeneral Nasır Buslaib – Kuveyt İçişleri Bakanlığı Sözcüsü (Şarku’l Avsat)
Tuğgeneral Nasır Buslaib – Kuveyt İçişleri Bakanlığı Sözcüsü (Şarku’l Avsat)

Kuveyt İçişleri Bakanlığı, çarşamba akşamı yaptığı açıklamada, Devlet Güvenlik Teşkilatı’nın hayati öneme sahip tesisleri hedef alan bir terör hücresini etkisiz hâle getirildiğini ve hücrede 10 kişinin bulunduğunu duyurdu. Hücre üyelerinin Hizbullah ile bağlantılı olduğu belirtildi.

Kuveyt İçişleri Bakanlığı’nın sözcüsü Tuğgeneral Nasır Busalib, yerel televizyon aracılığıyla yaptığı açıklamada, hücrenin 10 Kuveytli’den oluştuğunu, üyelerin Hizbullah kamplarında eğitim aldıklarını ve insansız hava araçları (drone) kullanımı konusunda da eğitim gördüklerini söyledi.

İçişleri Bakanlığı açıklamasında, “Devlet Güvenlik Teşkilatı, yoğun güvenlik takip ve istihbarat çalışmaları sonucunda ülkedeki hayati tesisleri hedef alan bir terör saldırısı planını engelledi” ifadelerine yer verildi.

Bakanlık, “Hizbullah’a bağlı yasaklı bir terör örgütüne mensup 10 vatandaşın, önceden plan yaparak ve dış bağlantılarla koordinasyon kurarak hedeflenen bölgelerin koordinatlarını temin etmeye çalıştıkları tespit edildi. Bu durum, ülke güvenliği için doğrudan bir tehdit oluşturmaktadır” bilgisini paylaştı.

Güvenlik sözcüsü, hücre üyelerinin yurt dışında Hizbullah kamplarında aldıkları eğitimlerin silah kullanımı ve drone operasyonlarını kapsadığını ve tüm bu hazırlıkların, ülkenin egemenliğini hedef alan ve toplumu korku ve panik içinde bırakmayı amaçlayan sabotaj faaliyetleri için yapıldığını belirtti. Sözcü, “Şüpheliler detaylı itiraflarda bulundu” dedi.

İçişleri Bakanlığı, ülke güvenliğini tehlikeye atan veya terör örgütleriyle işbirliği yaptığı kanıtlanan kişilerle en sert şekilde mücadele edileceğini, herhangi bir tehdide karşı caydırıcı müdahalelerden çekinilmeyeceğini vurguladı. Bakanlık ayrıca, Kuveyt’in güvenliği öncelikli ve egemenliği korunmaktadır. Güvenlik güçleri, bu tür terör planlarının arkasında kimlerin olduğunu ortaya çıkarmakta ve en ağır cezai ve hukuki tedbirleri uygulamakta kararlıdır” ifadelerini kullandı.

Daha önce, Kuveyt İçişleri Bakanlığı pazartesi akşamı, ülkede güvenliği sarsmayı ve yasaklı örgüte üye kazandırmayı hedefleyen Hizbullah bağlantılı bir terör grubunu çökertmiş, 14 Kuveytli ve 2 Lübnanlı şüpheliyi tutuklamıştı. Yetkililer, örgüt üyelerinin elinde çeşitli silahlar, mühimmat, şifreli iletişim cihazları, drone ve uyuşturucu maddeler bulunduğunu açıklamıştı.


Suudi Arabistan ve Arap ülkeleri: Cuma, Ramazan Bayramı'nın ilk günüdür

Şevval ayı hilalinin görülmemesi üzerine Ramazan ayı perşembe günü sona eriyor
Şevval ayı hilalinin görülmemesi üzerine Ramazan ayı perşembe günü sona eriyor
TT

Suudi Arabistan ve Arap ülkeleri: Cuma, Ramazan Bayramı'nın ilk günüdür

Şevval ayı hilalinin görülmemesi üzerine Ramazan ayı perşembe günü sona eriyor
Şevval ayı hilalinin görülmemesi üzerine Ramazan ayı perşembe günü sona eriyor

Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt, Bahreyn, Katar, Irak ve Yemen, bu akşam Şevval ayının hilalinin görülmemesi üzerine perşembe gününün Ramazan ayının son günü, cuma gününün ise Ramazan Bayramı'nın ilk günü olduğunu açıkladı.

Suudi Arabistan Kraliyet Sarayı'ndan yapılan açıklamada, "Yüksek Mahkeme Hilal Gözlem Komitesi bu akşam (Çarşamba) toplandı ve mahkemelerden ve gözlemevlerinden hilalin görülmesiyle ilgili alınan raporları inceledi. Dikkatli değerlendirme sonucunda, hilalin görüldüğünü doğrulayacak hiçbir kanıt bulunamadı" denildi.

Açıklamada ayrıca şu ifadeler yer aldı: "Hilal görüldüğüne dair kesin bir kanıt bulunmaması nedeniyle, Hilal Gözlem Komitesi, Ummul Kura takvimine göre 30 Ramazan 1447 Perşembe gününün, mübarek Ramazan ayının 30. ve son günü olacağına ve takvime göre 1 Şevval Cuma gününün, yani 20 Mart 2025'in bu yılki Ramazan Bayramı günü olacağına karar vermiştir."

Yüksek Mahkeme, İki Kutsal Caminin Koruyucusu Kral Salman bin Abdulaziz'i, Veliaht Prens Muhammed bin Selman'ı, Başbakanı ve tüm vatandaşları, yerleşik halkı ve Müslümanları Ramazan Bayramı vesilesiyle tebrik ederek, Allah'tan Müslümanların oruçlarını, dualarını ve tüm iyi amellerini kabul etmesini, aralarındaki anlaşmazlıkları gidermesini, dinini desteklemesini ve kelamını yüceltmesini, ülkenin güvenliğini, istikrarını ve refahını korumasını diledi.

Suudi Arabistan'daki astronomik gözlemevleri, bugün öğleden sonra Şevval ayının hilalini gün batımında gözlemlemek için hazırlıklara başladı. Çoğu bölgede hava bulutlu olsa da gözlem çalışmaları medyada geniş yankı buldu.