Tunus Cumhurbaşkanı siyasi hasımlarını eleştirdi: İp üzerinde oynuyorlar. Her gün renk değiştiriyorlar ve dönüyorlar.

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunus Cumhurbaşkanı siyasi hasımlarını eleştirdi: İp üzerinde oynuyorlar. Her gün renk değiştiriyorlar ve dönüyorlar.

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said, ülkede ip üzerinde oynamaya alışan kişilerin bu ip kesilene kadar oynamaya devam ettiklerini ve ip kesilince de bütün lif çeşitlerini kullanarak yenisini yapmakta tereddüt etmediklerini ifade etti.
Cumhurbaşkanı Said dün (pazartesi) Tunus Kamu Güvenlik Güçleri’nin 66. Kuruluş Yıldönümü Kutlamasına katıldı.
Said, törende yaptığı konuşmada, 25 Temmuz’da ilan ettiği istisnai kararlara itiraz eden siyasi hasımlarına işaret ederek, “Güvenlik güçleri tarafından korunup da özgürlüklerin kısıtlandığı yönünde yalan söyleyerek ve iftira atarak şikayet edenler var. Bunlar ümitsizlik yastığına baş koyuyor ve kahramanlık rolleri oynamak istiyorlar. Kahraman olduklarını zannediyorlar. Her gün renk değiştiriyor ve dönüyorlar” dedi.
“Tunus güvenlik güçlerinin kendisini korumasına rağmen Tunus’ta diktatörlük olduğu yalanını söyleyen var. Fakat o, güvenlik güçlerini diktatörlük olarak nitelendiriyor” diyen Said, siyasi reform sürecine değinerek şunları kaydetti:
“Engeller yola devam etmemizi engelleyemeyecek. Biz, açık ve net bir halk meşruiyeti yolunda kanunla yürüyoruz. Kalplerindeki hastalığı iyileşmeyenlere sadece halk meşruiyeti reçetesi fayda eder ve hastalıklarını azaltabilir. Egemenliğin sahibi olan halkın, iradesini ifade etmesini sağlamaya devam ediyoruz ve devletin tüm organlarına yayılmasını istedikleri siyasi sefaleti umursamıyoruz. Dün hasım olanlar bugün müttefik haline geldiler. Onların davaları iktidar ganimetidir. İçerde veya dışarda kimlerle kol kola girdikleri onları endişelendirmiyor. Fakat Tunus takas edilen veya alınıp satılan bir mal olmayacak.”
Tunus Silahlı Kuvvetleri’yle gurur duyduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Said, ülkeyi ve vatandaşları en iyi şekilde korumak için silahlı kuvvetlere gereken her şeyi temin etme sözü verdi.
Öte yandan Halk Hareketi Partisi Siyasi Bürosu’ndan açıklamada, partinin 25 Temmuz 2021 sürecinin yönetilmesi ve önceliklerin belirlenmesiyle ilgili birtakım çekinceleri olmasına rağmen, muhalif partilerin vatanseverliğin en temel ilkeleriyle tamamen çelişen uygulamalarındaki ısrarları ışığında bu süreci desteklemeye devam edeceği ifade edildi. Açıklamada, Tunus’a yabancı müdahalenin yapılması yönünde artan seslerin ve uygulamaların, ülkeyi bölmeyi ve devlet kurumlarının birliğini ve sosyal dokuyla olan sıkı bütünlüğünü tehdit etmeyi amaçladığı vurgulandı.
Halk Partisi Başkanı Zahir el-Mağzavi, 25 Temmuz sürecinin, sunduğu vaatleri ve Tunusluların beklentilerini gerçekleştirmeye devam etmesinin, sürece destek veren ulusal güçlerin fiili olarak sürece katılmasına bağlı olduğunu söyledi. Mağzavi, ülkedeki yerel siyaset sahnesine yeniden etki edebilmek için Tunus’un yeni çehresinin şekillenmesinde süreçteki yüklerin paylaştırılması ve yozlaşmış ve yabancı ajanı güçlerin siyaset sahnesine dönmesinin önündeki yolun kapatılması gerektiğini kaydetti.



ABD arabuluculuğu Kerkük'ün petrol ihracatını kurtardı

Irak'ın Basra kıyıları açıklarındaki karasularında bulunan Basra petrol terminalinde ham petrol yükleyen petrol tankerleri (Arşiv- Reuters)
Irak'ın Basra kıyıları açıklarındaki karasularında bulunan Basra petrol terminalinde ham petrol yükleyen petrol tankerleri (Arşiv- Reuters)
TT

ABD arabuluculuğu Kerkük'ün petrol ihracatını kurtardı

Irak'ın Basra kıyıları açıklarındaki karasularında bulunan Basra petrol terminalinde ham petrol yükleyen petrol tankerleri (Arşiv- Reuters)
Irak'ın Basra kıyıları açıklarındaki karasularında bulunan Basra petrol terminalinde ham petrol yükleyen petrol tankerleri (Arşiv- Reuters)

ABD'nin Suriye ve Irak Özel Temsilcisi Tom Barrack'ın öncülüğünde yürütülen arabuluculuk çabaları, Kerkük petrolünün günlük 250 bin varil kapasiteyle Türkiye'nin Ceyhan limanına yeniden akışını sağladı. Bu adım, İran ile yaşanan çatışmanın ardından Hürmüz Boğazı'ndaki deniz trafiğinin durması nedeniyle ortaya çıkan ekonomik ablukayı kırmayı amaçlıyor; zira üretimdeki yüzde 70'lik düşüşten sonra petrol sektörünün nefes alabilmesi için kuzey güzergâhı petrol sektörünün “tek nefes alma noktası” haline geldi.

Barrack ile Bölge Başbakanı Mesrur Barzani arasındaki telefon görüşmesi, siyasi tartışmayı sonlandırdı ve “Saralo” istasyonunun devreye sokulmasıyla krizi teknik bir çerçeveye dönüştürdü.

Buna paralel olarak Irak Parlamentosu, ekonomiyi güçlendirmek amacıyla bir dizi karar aldı; bu kararlarda hükümeti, maaşların ödenmesini garanti altına almak için üretim faaliyetleri üzerinde merkezi kontrol kurmaya ve alternatif ihracat boru hatlarını yeniden işler hale getirmeye mecbur kıldı. Yıllar süren duraklamanın ardından gerçekleşen bu geri dönüş, mevcut krizin gölgesinde bölgenin istikrarını güçlendirmek amacıyla Washington'un bu çabalara tam desteği eşliğinde, depoların dolmasını ve üretimin tamamen durmasını önlemek için “savaş koşulları”nın dayattığı zorunlu bir bütünleşmeyi gösteriyor.


Irak Hizbullah Tugayları, ABD büyükelçiliğine yönelik saldırıların askıya alınması için şartlar öne sürdü

ABD'nin Irak Büyükelçiliği, Bağdat'taki "Yeşil Bölge" içinde yer alıyor (AFP)
ABD'nin Irak Büyükelçiliği, Bağdat'taki "Yeşil Bölge" içinde yer alıyor (AFP)
TT

Irak Hizbullah Tugayları, ABD büyükelçiliğine yönelik saldırıların askıya alınması için şartlar öne sürdü

ABD'nin Irak Büyükelçiliği, Bağdat'taki "Yeşil Bölge" içinde yer alıyor (AFP)
ABD'nin Irak Büyükelçiliği, Bağdat'taki "Yeşil Bölge" içinde yer alıyor (AFP)

Irak’taki “Hizbullah” milisleri, dün yaptıkları açıklamada, belirli şartlar altında ABD Büyükelçiliği’ne yönelik saldırılarını beş gün süreyle askıya aldıklarını duyurdu.

Tugayların açıklamalarında belirtilen şartlar arasında, İsrail'in Beyrut'un güney banliyölerindeki sakinleri tahliye etmeyi ve bombalamayı durdurması ve Bağdat ile diğer illerdeki yerleşim bölgelerini bombalamamayı taahhüt etmesi yer alıyor.


Batı Şeria’da İran roket saldırısı: 3 Filistinli kadın öldü

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

Batı Şeria’da İran roket saldırısı: 3 Filistinli kadın öldü

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

Filistin Kızılayı, Çarşamba akşamı Batı Şeria’yı hedef alan İran roket saldırısında üç kadının hayatını kaybettiğini açıkladı. Bu saldırı, bölgede gerçekleşen ilk ölümcül İran saldırısı ve ABD-İsrail-İran savaşının başlamasından bu yana Filistinlilerin hayatını kaybettiği ilk olay oldu.

Filistin resmi haber ajansı Wafa’nın bildirdiğine göre, roketler Hebron’un güneybatısındaki Beit Awa kasabasındaki bir berberi salonunu vurdu. Saldırıda bir Filistinli ağır yaralandı.

İsrail ordusu, saldırının küme mühimmat türü bir başlık kullanılarak gerçekleştirildiğini ve başlığın küçük bombalara ayrılarak farklı noktalara saçıldığını düşündüklerini açıkladı.

Şubat ayı sonunda İsrail ve ABD’nin İran’a yönelik saldırılarından bu yana, İsrail’de en az 14 kişinin hayatını kaybettiği bildirildi.