El Salvador'da çete açıklamalarının paylaşılmasını suç kapsamına alan yasaya karşı STK'lar dava açtı

El Salvador Gazeteciler Birliği, uygulamanın "gazetecilerin ya da medya kuruluşlarının toplumu bilgilendirme hakkına müdahale ettiğini" savundu

28 Mart'ta OHAL ilan edildikten sonra ertesi gün çetelerle bağları bulunduğu düşünülen 1000 kişi gözaltına alınmıştı (Reuters)
28 Mart'ta OHAL ilan edildikten sonra ertesi gün çetelerle bağları bulunduğu düşünülen 1000 kişi gözaltına alınmıştı (Reuters)
TT

El Salvador'da çete açıklamalarının paylaşılmasını suç kapsamına alan yasaya karşı STK'lar dava açtı

28 Mart'ta OHAL ilan edildikten sonra ertesi gün çetelerle bağları bulunduğu düşünülen 1000 kişi gözaltına alınmıştı (Reuters)
28 Mart'ta OHAL ilan edildikten sonra ertesi gün çetelerle bağları bulunduğu düşünülen 1000 kişi gözaltına alınmıştı (Reuters)

El Salvador'daki sivil toplum kuruluşları, çetelerle ilgili bilgi paylaşımı yapılmasını suç kapsamına alan yasa değişikliğine karşı dava açtı.
Devlet Başkanı Nayib Bukele hükümeti, 6 Nisan'da çetelerle ilgili "halkta panik ve endişe uyandıracak şekilde" bilgi paylaşımı yapan kişilere 15 yıla kadar hapis cezası verilmesini öngören bir yasa değişikliğine gitmişti. 
Sivil toplum kuruluşlarıysa hükümetin yasa değişikliğine tepki gösterdi.
İnsan hakları örgütü Cristosal ve El Salvador Gazeteciler Birliği (APES), kararın anayasaya uygun olmadığını savunarak salı günü Yüksek Mahkeme'ye başvurdu.
APES Başkanı Cesar Castro, yasa değişikliğine karşı çıktıklarını belirterek bunun "bilgi edinme özgürlüğüne bir saldırı olduğunu ve gazetecilerin ya da medya kuruluşlarının toplumu bilgilendirme hakkına müdahale ettiğini" savundu.
Cristosal'in temsilcisi Ruth Elenora Lopez ise yasa değişikliğinin gazeteciliği hedef aldığını belirterek, "gazetecilerin haber yaptığı için hapis cezasıyla karşı karşıya kalabileceğini" söyledi.
APES ve Cristosal, mahkemenin anayasa davalarına bakan bölümünün Bukele'yle yakın bağları olduğunu savunuyor.
Bu nedenle açılan davanın ilerlemesinin pek mümkün olmadığını belirten Castro, ülkedeki tüm hukuksal yolları denedikten sonra davalarını uluslararası mahkemelere taşıyacaklarını söyledi.
El Salvador'da 25-27 Mart arasında 87 cinayet işlenmesi üzerine 28 Mart'ta olağanüstü hal ilan edilmiş, ertesi gün 1000 kişinin gözaltına alındığı bildirilmişti.
Hükümeti, ülkedeki cinayetlerin Mara Salvatrucha (MS-13), Barrio 18 ve diğer çeteler arasındaki çatışmalar nedeniyle yaşandığını savunuyor. 
Bukele, OHAL ilan edildikten sonra 24 gün içinde toplamda 13 bin 500 çete üyesinin güvenlik güçleri tarafından yakalandığını iddia etmişti.
Hükümetin verilerine göre yaklaşık 70 bin üyesi olan MS-13 ve Barrio 18 çetelerinin 26 bin üyesi hapiste.
Independent Türkçe, AFP, NPR



İran Hürmüz Boğazı'nı tekrar kapattı ve Amerika'yı "anlaşmayı ihlal etmekle" suçladı

Uydu görüntüsünde Hürmüz Boğazı'ndaki gemi trafiği görülüyor (Reuters)
Uydu görüntüsünde Hürmüz Boğazı'ndaki gemi trafiği görülüyor (Reuters)
TT

İran Hürmüz Boğazı'nı tekrar kapattı ve Amerika'yı "anlaşmayı ihlal etmekle" suçladı

Uydu görüntüsünde Hürmüz Boğazı'ndaki gemi trafiği görülüyor (Reuters)
Uydu görüntüsünde Hürmüz Boğazı'ndaki gemi trafiği görülüyor (Reuters)

İran bugün Hürmüz Boğazı'na yönelik kısıtlamaları yeniden uygulamaya koydu ve Amerika Birleşik Devletleri'ni boğazı yeniden açma anlaşmasını ihlal etmekle suçladı.

Şarku'l Avsat'ın AP'den aktardığına göre ABD'nin bu adımın ablukayı sona erdirmeyeceğini açıklamasının ardından İran, Hürmüz Boğazı'nı yeniden açma kararından hızla vazgeçti ve kısıtlamaları yeniden yürürlüğe koydu.

İran ortak askeri komutanlığı, "Hürmüz Boğazı'nın kontrolünün, silahlı kuvvetlerin sıkı yönetimi ve denetimi altında eski haline döndüğünü" açıkladı.

İran ayrıca, ABD'nin İran limanlarına uyguladığı abluka devam ettiği sürece, gemilerin Hürmüz Boğazı'ndan geçişini engellemeye devam edeceği uyarısında bulundu.

Bu açıklama, ABD Başkanı Donald Trump'ın, Tahran'ın nükleer programı da dahil olmak üzere ABD ile bir anlaşmaya varana kadar ABD ablukasının "tam olarak yürürlükte kalacağını" söylemesinin ertesi günü geldi.


Kosova ve Bosna Hersek, Gazze'deki istikrar gücüne katılmayı planlıyor

Filistinliler, İsrail'in Gazze şehrine düzenlediği baskında öldürülen bir kişinin cesedini taşıyor (AFP)
Filistinliler, İsrail'in Gazze şehrine düzenlediği baskında öldürülen bir kişinin cesedini taşıyor (AFP)
TT

Kosova ve Bosna Hersek, Gazze'deki istikrar gücüne katılmayı planlıyor

Filistinliler, İsrail'in Gazze şehrine düzenlediği baskında öldürülen bir kişinin cesedini taşıyor (AFP)
Filistinliler, İsrail'in Gazze şehrine düzenlediği baskında öldürülen bir kişinin cesedini taşıyor (AFP)

Kosova ve Bosna Hersek, ABD Başkanı Donald Trump tarafından kurulan "Barış Konseyi"nin himayesinde Filistin topraklarını istikrara kavuşturmak amacıyla planlanan uluslararası bir gücün parçası olarak Gazze'ye asker gönderme niyetlerini açıkladılar.

Kosova yetkililerinin bu kararı, Kosova güvenlik güçlerinin, kurulması halinde ABD liderliğindeki uluslararası istikrar gücüne konuşlandırılmasına izin veren yasayı oy birliğiyle kabul eden parlamento tarafından onaylandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre misyon yaklaşık 20 bin askerden oluşabilir ve bunların 8 bini Endonezyalı olabilir.

Yasa, Gazze'ye konuşlandırılabilecek personel sayısını belirtmiyor. Medya haberleri, hükümetin 22 asker göndermeyi planladığını belirtiyor.

Bosna Hersek'te Savunma Bakanı Zukan Helez, Washington'da Dışişleri Bakanlığı'nın siyasi-askeri işler yetkilisi Stanley Brown ile yaptığı görüşmede bu konuya değindi.

Helez yaptığı açıklamada, “Bu misyon için hazırlıklar hızla devam ediyor ve Bosna Silahlı Kuvvetleri'nden 60'tan fazla üyenin katılmasını bekliyoruz. Bu, ülkemizin uluslararası barış ve güvenliğe önemli bir katkısıdır” ifadelerini kullandı.

Bosna'nın bu güce katılımı ocak ayında yetkililer tarafından onaylanmıştı.

İsrail ile Hamas arasındaki savaşın ardından Gazze'nin yeniden inşasına yardımcı olmak amacıyla kurulan Barış Konseyi, girişimin finansmanı ve Gazze Şeridi'ne yabancı birliklerin konuşlandırılması konularını görüşmek üzere şubat ayında Washington'da ilk kez toplandı.

O dönemde Endonezya, Fas, Kazakistan, Kosova ve Arnavutluk bu güce katılma sözü verdi

Amerikan barış planının bu aşamasının uygulanması hâlâ varsayımsal bir durumda; hem İsrail hem de Hamas, Filistin topraklarında yıkıcı bir savaşın ardından iki yıl sonra, 10 Ekim 2025'te yürürlüğe giren ateşkesi ihlal etmekle birbirlerini suçlayarak çelişkili taleplerde bulunuyorlar. Bu ateşkes, Hamas'ın 7 Ekim 2023'te Yahudi devletine yönelik eşi benzeri görülmemiş saldırısının ardından geldi.


Dışişleri Bakanı Fidan İsrail'i "daha fazla toprak işgal etmeye çalışmakla" suçladı

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Antalya Diplomasi Forumu'nun açılış töreninde konuştu (Reuters)
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Antalya Diplomasi Forumu'nun açılış töreninde konuştu (Reuters)
TT

Dışişleri Bakanı Fidan İsrail'i "daha fazla toprak işgal etmeye çalışmakla" suçladı

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Antalya Diplomasi Forumu'nun açılış töreninde konuştu (Reuters)
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Antalya Diplomasi Forumu'nun açılış töreninde konuştu (Reuters)

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan bugün İsrail'i, Ortadoğu'daki savaşı "daha fazla toprak işgal etmek" için bahane olarak kullanmakla suçladı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Fidan, Antalya Diplomasi Forumu'nda yaptığı konuşmada, "İsrail güvenliğini sağlamayı değil, daha fazla toprak istiyor. (Binyamin) Netanyahu hükümeti, daha fazla toprak işgal etmek için güvenliği bahane olarak kullanıyor" ifadelerini kullandı.

Dışişleri Bakanı, İsrail'in işgal ettiği Filistin topraklarına (Gazze Şeridi, Batı Şeria ve Doğu Kudüs) ilave olarak, şimdi de Lübnan ve Suriye'ye ait topraklarda kontrolünü genişletmeye çalıştığını belirtti.

Fidan konuşmasını şöyle sürdürdü: "Bu bir işgal ve devam eden bir genişleme... durdurulmalı," ve "İsrail, yalnızca kendi güvenliğini korumaya çalıştığını göstererek dünyanın zihninde bir yanılsama yarattı" vurgusunda bulundu.