Ezher Şeyhi: Hristiyanların bayramını tebrik etmek formalite değil

Ezher Şeyhi: Hristiyanların bayramını tebrik etmek formalite değil
TT

Ezher Şeyhi: Hristiyanların bayramını tebrik etmek formalite değil

Ezher Şeyhi: Hristiyanların bayramını tebrik etmek formalite değil

El Ezher Şeyhi Dr. Ahmed et-Tayyib, Hristiyanların bayramlarını tebrik etmenin nezaket veya formaliteden olmadığını, gerçek dinin gerçek öğretilerini anlamaktan kaynaklandığını belirterek, “Müslümanlar ve Hristiyanlar arasındaki ilişki birlik ve kardeşliğin gerçek bir ifadesidir. Bu kardeşlik her zaman zorluklar karşısında milleti güçlendiren sağlam bağ olarak kalacaktır” ifadelerini kullandı.
İslam’ın merhamet, Hristiyanlığın ise sevgi dini olduğunu söyleyen Tayyib, her iki dinin hoşgörü ve barış için işbirliği yaptığına değindi.  Hristiyanlar Paskalya Bayramında Ezher’in Sesi (Savtu’l Ezher) dergisine verdiği röportaj veren Tayyib, İslam’da savaşın yalnızca camileri savunmayla meşru olmadığını, kilise ve sinagogları savunmanın da aynı derecede meşru olduğunu bildirdi.
Ezher Şeyhi, Ramazan’da gayrimüslimlerin yeme içmesine karışmak İslam’la alakası olmayan saçma bir hareket olduğunu söyledi. Bu fikrin İslam ile alakası olmayan radikal bir düşünce olduğuna işaret eden Şeyh, Mısır’ın yetmişli yıllara kadar bu tarz düşünceleri bilmediğini kaydederek, Hristiyanları bayramlarda tebrik etmeyi yasaklayanların genel olarak başkalarına özel olarak ise Hristiyanlara karşı İslam felsefesini bilmediğini vurguladı.
Mısır'da, özellikle sosyal medyada, Hristiyan bir ailenin bir restoran çalışanlarının Ramazan'da gündüzleri restoranın içinde yemek yemesini engellediği suçlamasıyla ilgili tartışma çıktı.
Dr. Tayyip, Ezher’in kilise inşa etmekte kesinlikle yanlış bir şey görmediğini, Kur’an veya Sünnet’te bu konuyu yasaklayan hiçbir şey olmadığını, bu nedenle El Ezher’in bir kilisenin inşasını engelleme konusunda müdahale edemeyeceğini söyledi.
Ezher Şeyhi, Paskalya vesilesiyle Mısır Kıpti Kilisesi lideri Papa 2. Tavadros ve Hristiyanları tebrik etti. Telefon görüşmesi sırasında Ezher Şeyhi, Ezher’in Mısırlıları birbirine bağlayan ilişkiden duyduğu guru ifade ederek, bunun Müslüman ve Hristiyanların doğru anladığı din anlayışından kaynaklandığını söyledi. Dr. Tayyib, Kahire’deki  Ezher merkezinde  İskenderiye Kilisesi Başpiskoposu Sami Fevzi ve Kilisenin eski Başkanı Münir Hanna’yı kabul etti. Taraflar, birbirlerinin bayramlarını tebrik etti. Ezher Şeyhi görüşme sırasında yaptığı açıklamada, hali hazırda dünyanın tanık olduğu şeyin sahte özgürlükler ve kaos olduğuna dikkati çekerek, bu özgürlüklerin Batı’da yayıldığını ve bunların inançlara meydan okumak adına belirli gruplarca kullanıldığını ifade etti.



Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.


BM, Hızlı Destek Kuvvetlerini el Faşir'de soykırım yapmakla suçladı

Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)
Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)
TT

BM, Hızlı Destek Kuvvetlerini el Faşir'de soykırım yapmakla suçladı

Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)
Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)

Sudan'daki bağımsız uluslararası araştırma misyonu dün, geçen ekim ayında "Hızlı Destek Kuvvetleri"nin (HDK) eline geçmesinden bu yana birçok vahşete tanık olan Sudan'ın el Faşir kentinde "soykırım eylemlerinin" meydana gelmesini kınadı.

Birleşmiş Milletler misyonu, Sudan'ın batı Darfur bölgesindeki bu şehirde HDK'nin sistematik eylemlerinden çıkarılabilecek tek makul sonucun soykırım niyeti olduğu sonucuna varan bir rapor yayınladı.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre ABD Hazine Bakanlığı, el Faşir'deki suistimalleri nedeniyle üç HDK komutanına yaptırım uyguladı. Bakanlık, bu kişilerin HDK'nin şehri ele geçirmesinden önce 18 ay süren el Faşir kuşatmasında yer aldığını belirtti.


Hamas: Gazze ile ilgili her türlü düzenleme, ablukanın kaldırılmasıyla başlamalıdır

Filistinli bir aile, Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye'de çadırlarının önünde kahvaltı yapıyor (EPA)
Filistinli bir aile, Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye'de çadırlarının önünde kahvaltı yapıyor (EPA)
TT

Hamas: Gazze ile ilgili her türlü düzenleme, ablukanın kaldırılmasıyla başlamalıdır

Filistinli bir aile, Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye'de çadırlarının önünde kahvaltı yapıyor (EPA)
Filistinli bir aile, Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye'de çadırlarının önünde kahvaltı yapıyor (EPA)

Hamas, Gazze Şeridi ve Filistin halkının geleceğiyle ilgili her türlü siyasi sürecin veya düzenlemenin, düşmanlıkların tamamen sona ermesi, ablukanın kaldırılması ve başta özgürlük ve kendi kaderini tayin hakkı olmak üzere meşru ulusal hakların güvence altına alınmasıyla başlaması gerektiğini vurguladı.

Şarku'l Avsat'ın DPA'den aktardığına göre bu açıklama, hareketin dün Amerika Birleşik Devletleri'nde düzenlenen Gazze Şeridi "Barış Konseyi" oturumuna yanıt olarak yayınladığı basın bildirisinde yer aldı.

Hareket, işgalin suçlarına ve ateşkes anlaşmasının sürekli ihlallerine devam ettiği bir dönemde oturumun düzenlenmesinin, uluslararası toplumun ve katılımcı tarafların işgali saldırganlığını durdurmaya zorlamak için pratik adımlar atmasını gerektirdiğini vurguladı.

Hamas, geçiş noktalarının açılmasını ve insani yardımın kısıtlama olmaksızın girişini, ayrıca yeniden yapılanma sürecinin derhal başlatılmasını talep etti. Uluslararası tarafların ve arabulucuların, anlaşmaların uygulanmasını sağlamak ve insani ve siyasi hakların engellenmesini önlemek için sorumluluklarını yerine getirmeleri gerektiğinin altını çizdi.

Ayrıca, kalıcı bir ateşkesin sağlanması için ciddi çabalara ihtiyaç duyulduğunu belirterek, Gazze Şeridi'ni istikrara kavuşturmaya yönelik her türlü gerçek uluslararası çabanın, sorunun kök nedenini ele alması gerektiğini vurguladı: işgal, işgal politikalarının sona erdirilmesi ve Filistin halkının tam ve eksiksiz haklarına kavuşması.

ABD Başkanı Donald Trump, dün 40'tan fazla ülkeden temsilci ve 12 ülkeden gözlemcinin katılımıyla "Barış Konseyi"nin ilk toplantısını düzenledi. Toplantının odak noktası, savaşın harap ettiği Gazze Şeridi'nde yeniden yapılanma ve uluslararası bir istikrar gücünün oluşturulmasıydı.