Kızamık salgını endişeleri artıyor: WHO yaşanabilecek felaket konusunda uyardıhttps://turkish.aawsat.com/home/article/3616816/k%C4%B1zam%C4%B1k-salg%C4%B1n%C4%B1-endi%C5%9Feleri-art%C4%B1yor-who-ya%C5%9Fanabilecek-felaket-konusunda-uyard%C4%B1
Kızamık salgını endişeleri artıyor: WHO yaşanabilecek felaket konusunda uyardı
2022’nin ilk iki ayında vakalarda yüzde 80 artış kaydedildi
Dünya Sağlık Örgütü (WHO) Genel Direktörü Dr. Tedros Adhanom Ghebreyesus (Reuters)
Cenevre/Şarku’l Avsat
TT
TT
Kızamık salgını endişeleri artıyor: WHO yaşanabilecek felaket konusunda uyardı
Dünya Sağlık Örgütü (WHO) Genel Direktörü Dr. Tedros Adhanom Ghebreyesus (Reuters)
Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) dün (Çarşamba) yaptığı açıklamaya göre, bu yılın ilk iki ayında dünyada resmi olarak kayıtlı kızamık vakaları yaklaşık yüzde 80 arttı.
Koronavirüs nedeniyle çocukların aşılanmasındaki gecikmenin telafi edilmemesi ve sağlık kısıtlamalarının kaldırılması nedeniyle, Dünya Sağlık Örgütü, son aylarda ‘mutlak bir felaket’ olasılığı konusunda alarm verdi.
WHO ve Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu’nun (UNICEF) yaptığı açıklamaya göre 2022'nin ilk iki ayında kızamık vakaları, geçen yılın aynı dönemine oranla yüzde 79 arttı. İki Birleşmiş Milletler (BM) kuruluşu, kızamığın 2022'de milyonlarca çocuğu etkileyerek yayılmasından korkuyor.
Geçen yılın Ocak ve Şubat aylarında tespit edilen kızamık vakalarının sayısı 9 bin 665 iken vaka sayısı bu yıl 17 bin 338 olarak kaydedildi. Ancak pandemi takip mekanizmalarını etkilediği için sayının çok daha yüksek olması muhtemel.
Aşı, kızamığa karşı en iyi koruma
2021 yılının Nisan ayından bugüne dek geçen bir yılda dünyada, büyük bölümü Afrika ve Doğu Akdeniz ülkelerinde olmak üzere 21 büyük kızamık salgını yaşandı. Son bir yılda kızamık salgınının en fazla görüldüğü ülkeler Somali, Yemen, Nijerya, Afganistan ve Etiyopya.
Kızamık oldukça bulaşıcı olduğundan, aşılama oranları düşük olduğunda vakalar görülmeye başlıyor. WHO ve UNICEF, kızamık salgınının, daha yavaş yayılan diğer hastalıkların habercisi olmasından korkuyor.
UNICEF Genel Direktörü Catherine Russell konuyla ilgili yaptığı açıklamada "Kızamık, yalnızca ölüme neden olabilecek tehlikeli bir hastalık değildir, çünkü küresel çaptaki aşı boşluklarının ilk göstergelerinden biri” ifadelerini kullandı. WHO ve UNICEF, koronavirüsün sağlık sistemleri üzerindeki etkisi nedeniyle çok sayıda çocuğun kızamık aşısı olamadığını belirtiyor.
Söz konusu iki kuruluşa göre, 2020'de dünyadaki 23 milyon çocuk, düzenli sağlık cihazları aracılığıyla temel aşılarını olamadı. Bu, 2009'dan bu yana görülen en yüksek sayı ve 2019'da kaydedilen sayıdan 3,9 milyon daha fazla.
WHO Genel Direktörü Dr. Tedros Adhanom Ghebreyesus, "Koronavirüs salgını aşı mekanizmalarını durdurdu, sağlık sistemlerine çok ihtiyaç oldu ve şimdi kızamık dahil ölümcül hastalıkların geri dönüşüne tanık oluyoruz. Aşı hizmetlerinin askıya alınması, onlarca yıl boyunca diğer birçok hastalığı canlandıracak” dedi.
Ghebreyesus, “Temel aşı programlarını tekrar rayına oturtmanın ve herkesin bu hayati aşıları alabilmesi için ödeme kampanyaları başlatmanın zamanı geldi” dedi.
Ülkeler, sosyal mesafe başta olmak üzere koronavirüs ile mücadele bağlamında uygulanan kısıtlamaları kademeli olarak terk ettikçe salgın riskleri artıyor.
Russell konuyla ilgili, "Birçok kişinin yeterince korunduklarını düşündükleri için sosyal faaliyetlere devam ettiğini görmek güzel. Ancak bunu çocukların rutin aşı yaptırmadığı bölgelerde yapmak, kızamık gibi bir hastalığın yayılması için en uygun koşulları oluşturuyor” diye konuştu.
Ukrayna, Etiyopya, Somali ve Afganistan'da olduğu gibi, çatışmalar ve krizler nedeniyle milyonlarca insanın yerinden edilmesi, halihazırda savunmasız nüfus grupları arasında salgınların yayılmasına imkan sağlıyor.
Londra polisi eski bakan Peter Mandelson’ı Epstein soruşturması kapsamında gözaltına aldıhttps://turkish.aawsat.com/d%C3%BCnya/5244080-londra-polisi-eski-bakan-peter-mandelson%E2%80%99%C4%B1-epstein-soru%C5%9Fturmas%C4%B1-kapsam%C4%B1nda-g%C3%B6zalt%C4%B1na
Londra polisi eski bakan Peter Mandelson’ı Epstein soruşturması kapsamında gözaltına aldı
Eski Birleşik Krallık Ekonomi Bakanı Peter Mandelson (AFP)
İngiliz polisi, İngiltere'nin eski Ekonomi Bakanı ve Washington Büyükelçisi Peter Mandelson'ı, cinsel suçlu Jeffrey Epstein'la bağlantılı olarak yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına aldı.
Mandelson'ın, bakanlık döneminde Epstein'a bilgi aktardığı iddiasıyla soruşturulduğu, incelemeler çerçevesinde Wiltshire ve Camden'daki iki mülkünde arama yapıldığı bildirildi.
Polis sözcüsü, "Görevi kötüye kullanma şüphesiyle 72 yaşındaki bir erkek gözaltına alınmıştır. Şüpheli, 23 Şubat Pazartesi günü Camden'daki bir adreste yakalanmış, Londra'daki bir polis merkezine götürülerek ifadesi alınmaktadır. Soruşturma kapsamında Wiltshire ve Camden'daki iki adreste arama kararı uygulanmıştır" açıklamasını yaptı.
Yetkililer, soruşturmanın sürdüğünü ve ayrıntıların kamuoyuyla daha sonra paylaşılacağını belirtti.
Mandelson'ın büyükelçi olarak atanması ve Epstein'la ilişkilerine dair iddialar, İngiltere Başbakanı Keir Starmer üzerindeki siyasi baskıyı da artırmıştı.
BBC ve Sky News, 72 yaşındaki Mandelson’ın Londra’nın merkezindeki evinden sivil kıyafetli bir erkek ve bir kadın eşliğinde çıkarılarak sivil bir araca bindirildiğini gösteren görüntüler yayımladı.
Bir dönem İşçi Partisi’nin önde gelen isimlerinden olan Mandelson’ın gözaltına alınması, Perşembe günü eski Prens Prens Andrew’ın Epstein davası kapsamında şüpheli sıfatıyla gözaltına alınmasından dört gün sonra gerçekleşti.
Eskiden York Dükü unvanını taşıyan Andrew’un, 2001–2011 yılları arasında Birleşik Krallık’ın uluslararası ticaret özel temsilcisi olarak görev yaptığı dönemde Epstein’a gizli nitelik taşıyabilecek bilgiler sızdırdığı şüphesi bulunuyor. Andrew, Perşembe akşamı birkaç saatlik gözaltının ardından “soruşturma kapsamında” serbest bırakıldı.
Londra polisi, 3 Şubat’ta Mandelson hakkında soruşturma başlatıldığını duyurmuştu. ABD Adalet Bakanlığı’nın Ocak ayı sonunda yayımladığı Epstein dosyalarındaki belgelerde, Mandelson’ın özellikle 2008–2010 yılları arasında Gordon Brown hükümetinde bakanlık yaptığı dönemde, piyasaları etkileyebilecek borsa bilgilerini Epstein’a sızdırmış olabileceğine işaret edildiği belirtilmişti.
Polis, üç gün sonra Mandelson’a ait iki konutta arama yapıldığını açıkladı. Bunlardan biri Londra’nın Camden semtinde, diğeri ise İngiltere’nin güneybatısındaki Wiltshire’da bulunuyor.
Bu gelişmeler, İşçi Partili Başbakan Keir Starmer hükümetini zayıflattı. Hükümet, 2024 yılı sonunda Mandelson’ı Washington’a büyükelçi olarak atamakla eleştiriliyor. Eleştiriler, eski bakan ve Avrupa Komiseri olan Mandelson’ın, cinsel suçlardan mahkûmiyetine rağmen Epstein ile yakın ilişkisini sürdürdüğünün bilindiği iddialarına dayanıyor.
Starmer, Mandelson’ı Aralık 2024’te, Donald Trump’ın Beyaz Saray’a dönüşü öncesinde bu hassas göreve atamıştı. Ancak Epstein ile ilişkisine dair ayrıntıların yer aldığı belgelerin yayımlanmasının ardından Eylül 2025’te görevden aldı.
Starmer, Jeffrey Epstein’ın mağdurlarından özür dilerken, özel kalem müdürü ve basın sorumlusu istifa etti.
Hükümet, Mandelson’ın atanması ve görevden alınmasına ilişkin tüm belgelerin yayımlanacağını taahhüt etti. Bir hükümet yetkilisinin Pazartesi günü verdiği bilgiye göre, ilk belge paketi Mart ayı başında kamuoyuna açıklanacak.
Le Figaro: Ruhani’nin, Hamaney’i yönetiminden uzaklaştırmak başlattığı darbe girişimi engellendihttps://turkish.aawsat.com/d%C3%BCnya/5244071-le-figaro-ruhani%E2%80%99nin-hamaney%E2%80%99i-y%C3%B6netiminden-uzakla%C5%9Ft%C4%B1rmak-ba%C5%9Flatt%C4%B1%C4%9F%C4%B1-darbe-giri%C5%9Fimi
İran lideri Ali Hamaney, üst düzey yetkililerle yaptığı bir toplantıda konuşma yaparken; sağında, cumhurbaşkanı olduğu dönemde Hasan Ruhani, yanında ise Nisan 2018’de Meclis Başkanlığı görevini yürüttüğü sırada Ali Laricani görülüyor (Arşiv – Hamaney Ofisi)
Le Figaro: Ruhani’nin, Hamaney’i yönetiminden uzaklaştırmak başlattığı darbe girişimi engellendi
İran lideri Ali Hamaney, üst düzey yetkililerle yaptığı bir toplantıda konuşma yaparken; sağında, cumhurbaşkanı olduğu dönemde Hasan Ruhani, yanında ise Nisan 2018’de Meclis Başkanlığı görevini yürüttüğü sırada Ali Laricani görülüyor (Arşiv – Hamaney Ofisi)
Fransız Le Figaro gazetesi, kaynaklara dayandırdığı haberinde, İran’ın eski Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani’nin, protestoların zirveye ulaştığı 8-9 Ocak gecesi başlatılan baskı kampanyası öncesinde, ülke lideri Ali Hamaney’i yönetimden uzaklaştırmak amacıyla rejim içinde bir girişime öncülük ettiğini yazdı.
86 yaşındaki Hamaney’in kamuoyu karşısına çıkışları, İsrailli yetkililerin kendisini hedef alabilecekleri yönündeki tehditlerinin ardından ve İran medyasında 1989’da görevi devraldığı ilk lider Ruhullah Humeyni’nin halefi olarak yerine geçecek isimle ilgili spekülasyonların artmasıyla, İsrail’le 12 gün süren savaş sonrasında en düşük seviyeye geriledi.
Le Figaro’ya konuşan kaynaklara göre Ruhani, eski hükümetinden isimlerin katıldığı bir toplantı düzenledi. Toplantıya eski Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif, Kum’dan din adamları ve Devrim Muhafızları’ndan bazı isimler katıldı. Amaç, güvenlik ve siyasi dosyaların yönetimini liderin elinden almaktı.
Ancak Laricani'nin girişime destek vermemesi üzerine girişim başarısızlıkla sonuçlandı. Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan'ın ise planın ifşa olmasını engellemek için girişimden haberdar edilmediği öne sürüldü. Planın ortaya çıkmasıyla birlikte Ruhani ve Zarif'in birkaç gün ev hapsinde tutulduğu, onlara yakın bazı reformist figürlerinse gözaltına alındığı iddia edildi.
Devrim Muhafızları’na bağlı Tesnim News Agency’nin geçen Aralık ayında yayımlanan haftalık bülten kapağı; kapakta, eski Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani İsrail’e hizmet etmekle suçlanıyor.
Haberde, The New York Times gazetesinin daha önce, Hamaney’in, protestolar ve ABD ile muhtemel bir çatışma ihtimalinin yükseldiği ortamda lider kadroya yönelik suikast senaryoları da dahil olmak üzere yönetiminde kaos yaşanmaması için en güvendiği isimlerden Laricani’yi görevlendirdiğini yazdığı hatırlatıldı.
Gazete, isimleri açıklanmayan 6 üst düzey İranlı yetkili, 3 Devrim Muhafızı mensubu ve eski diplomatlara dayandırdığı haberinde, Laricani’nin Ocak başından bu yana hassas siyasi ve güvenlik dosyalarını fiilen yönettiğini aktardı.
Haziran ayında İsrail’le 12 gün süren savaş sırasında Hamaney’in halefliği için 3 potansiyel aday belirlediği, ancak isimlerin açıklanmadığı kaydedildi. The New York Times, Laricani’nin dini yeterlilik şartlarını taşımadığı için bu isimler arasında yer almasının muhtemel olmadığını belirtti.
Şarku’l Avsat’ın ABD merkezli Axios’tan aktardığı habere göre Cumartesi günü, İran liderliği ile birlikte Hamaney ve oğlu Mücteba’nın hedef alınmasının, ABD Başkanı Donald Trump’a sunulan geniş askeri seçenek paketinde yer alan senaryolar arasında bulunuyor. Siteye konuşan bir kaynak, lider ve oğlunun hedef alınmasına yönelik planın haftalar önce iç tartışmalarda gündeme geldiğini söyledi.
Baskı kampanyası sırasında Ruhani ve Zarif’e ev hapsi uygulandığı yönünde haberler yayılmış, ancak Zarif’in ofisi ile Ruhani’ye yakın isimler bunu yalanlamıştı.
Ruhani ve Zarif’in adları, Hamaney sonrası döneme ilişkin tartışmalarda ilk kez gündeme gelmedi. İsrail’in lideri hedef alma tehditlerinin ardından da benzer spekülasyonlar ortaya atılmıştı.
Resmi haber ajansı IRNA, 20 Ocak’ta Zarif’in ofisinden yapılan açıklamayı yayımlayarak iddiaları yalanladı. Açıklamada, söz konusu bilgilerin “asılsız” olduğu belirtilerek, “Bu aşağılık yalan, İran’ı parçalamayı amaçlayan Netanyahu ve çetesinin ürettiği sahte bir anlatıya zemin hazırlamıştır” denildi. Ayrıca “kötü niyetlerin, aşırı Amerikan medya organlarında yayımlanan son makalelerde ortaya çıktığı” ifade edildi.
Ruhani’nin internet sitesinde yayımlanan fotoğrafta, eski Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani ortada yer alırken; yanında eski Cumhurbaşkanı Muhammed Hatemi, eski Meclis Başkanı Ali Ekber Natık Nuri ve torun olarak bilinen din adamı Hasan Humeyni görülüyor. Fotoğraf, müttefiki eski Cumhurbaşkanı Ali Ekber Haşimi Rafsancani’nin 11 Ocak 2024’te düzenlenen yedinci ölüm yılı anma töreninde çekildi.
Açıklamada, iddianın “aşağılık hizipsel çıkarlar için uydurulduğu” ve “bazı iç grupların dış ajanlarla iş birliği” yaptığı öne sürülerek, İsrail medyasının bunu “bu acılı günlerde” yaymasının resmi yalanlamayı gerekli kıldığı belirtildi.
Hamaney ise 9 Şubat’ta yaptığı konuşmada, son protestoların ABD ve İsrail tarafından kurgulanan bir darbe girişimi olduğunu savundu. Bu konuşma, Ocak protestolarına ilişkin tutumları nedeniyle reformist isimlere yönelik gözaltı dalgasıyla eş zamanlı gerçekleşti.
8 Şubat’ta başlayan gözaltılar kapsamında reformist lider Mehdi Kerrubi’nin oğlu Hüseyin Kerrubi’nin yanı sıra Reform Cephesi Başkanı Azer Mansuri, eski “İran Millet Birliği” Genel Sekreteri Ali Şekuri Rad ve eski Cumhurbaşkanı Muhammed Hatemi döneminde dışişleri bakan yardımcılığı yapan Muhsin Eminzade gözaltına alındı.
Ayrıca Reform Cephesi Merkez Komitesi üyeleri Muhsin Armin, Bedr es-Sadat Mofidi ve Ferac Kemicani’ye yargı bildirimleri gönderildi. Bir gün önce ise 2009 seçimlerinde Mir Hüseyin Musevi’nin seçim kampanyası başkanlığını yürüten ve danışmanı olan Kurban Behzadiyan Nejad’ın tutuklandığı duyuruldu.
Reform Cephesi Sözcüsü Cevad İmam ile eski milletvekili İbrahim Asgarzade ise kefaletle serbest bırakıldı.
Devrim Muhafızları’na yakınlığıyla bilinen Fars News Agency, “güvenlik ve yargı kurumlarının” söz konusu isimleri gözaltına aldığını, yöneltilen suçlamalar arasında “ulusal birliğe zarar verme, anayasaya karşı tutum alma, düşman propagandasıyla eşgüdüm, teslimiyetçi yaklaşımı teşvik etme ve gizli yıkıcı mekanizmalar oluşturma” bulunduğunu bildirdi.
Yargı erkinin haber ajansı Mizan News Agency ise isim vermeden “bir dizi siyasi şahsiyetin” gözaltına alındığını ve haklarında suçlama yöneltildiğini duyurdu. Açıklamada, gözaltıların “Siyonist oluşum ve ABD’yi destekleyen bazı önemli siyasi unsurların faaliyetlerine ilişkin soruşturmaların tamamlanmasının ardından” gerçekleştiği belirtildi.
Gözaltı dalgası genişlemeden önce Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, protestolar sırasında reform ve ulusal hakikat komisyonu kurulması çağrısı yapan iç siyasi şahsiyetleri sert ifadelerle eleştirdi.
Ejei, “Cumhuriyet aleyhine içeriden bildiri yayımlayanlar, Siyonist rejim ve ABD’nin sesini tekrarlamaktadır” dedi ve “Veliyyü’l-Fakih’in yanında yer almamanın, savaş sırasında Saddam Hüseyin’e sığınan ve bugün suçlu Siyonistlere sığınanların akıbetine yol açacağını” söyledi.
Muhalif Iran International kanalı ise 20 Ocak’ta Reform Cephesi Merkez Komitesi’nin, Hamaney’in görevden çekilmesini ve ülkeyi yönetecek bir “geçiş konseyi” kurulmasını talep eden taslak bildiriyi görüşmek üzere acil ve gizli bir toplantı yaptığını ileri sürdü.
Habere göre güvenlik birimleri müdahale ederek cephe liderlerini tehdit etti; bunun üzerine bildiri yayımlanmadı ve “toplu istifalar” ile “geniş çaplı gösteri çağrıları” gibi önerilerden geri adım atıldı.
Musevi’nin ofisine bağlı “Kelime” sitesi ise yeni gözaltı dalgasının, Musevi’nin önerdiği “İran’ı Kurtarma Cephesi” fikrini destekleyen isimleri hedef aldığını bildirdi. Musevi’nin danışmanı Emir Ercümend, rejimin “muhalefetin ağırlık merkezinin ülke içine kaymasını ve ulusal bir muhalefetin oluşmasını varoluşsal tehdit olarak gördüğünü”, son gözaltıların da bu çerçevede tasarlandığını söyledi.
Macaristan, Moskova'ya karşı Avrupa yaptırımlarının geçmesini Kiev'in bir petrol boru hattını yeniden açmasına bağlıyorhttps://turkish.aawsat.com/d%C3%BCnya/5244048-macaristan-moskovaya-kar%C5%9F%C4%B1-avrupa-yapt%C4%B1r%C4%B1mlar%C4%B1n%C4%B1n-ge%C3%A7mesini-kievin-bir-petrol-boru
Macaristan, Moskova'ya karşı Avrupa yaptırımlarının geçmesini Kiev'in bir petrol boru hattını yeniden açmasına bağlıyor
Macaristan Başbakanı Viktor Orban (Reuters)
Macaristan ve Slovakya başbakanları, Kiev'in ülkeye Moskova'dan petrol sağlayan önemli bir petrol boru hattını yeniden açmadığı sürece, Avrupa Birliği'nin Rusya'ya uygulamayı planladığı 20 günlük yaptırım paketinin Macaristan tarafından onaylanmasını engelleyeceğini açıkladı.
Başbakan Viktor Orbán, X platformunda şöyle yazdı: “Yaptırımlara destek yok. 20. paket reddedilecek.”
Dışişleri Bakanı Peter Szijjarto ise şöyle yazdı: “Ukrayna, Druzhba boru hattı üzerinden Macaristan ve Slovakya'ya petrol sevkiyatını yeniden başlatana kadar, Kiev için önemli kararların alınmasına izin vermeyeceğiz.”
Ukrayna, kendi topraklarından geçen ve Rus petrolünü Slovakya ve Macaristan'a taşıyan boru hattının 27 Ocak'ta Moskova'nın düzenlediği saldırılarla hasar gördüğünü belirtiyor.
Şubat ayı başında, Avrupa Birliği Rusya'nın bankacılık ve enerji sektörlerini hedef alan yeni yaptırımlar önerdi. Bu önerilen paket, Moskova'nın 24 Şubat 2022'de Ukrayna'yı işgalinden bu yana 20. Yaptırım paketidir.
❗️ We will not stand idly by while the Friendship oil pipeline is shut down. We will secure Hungary’s fuel supply and take necessary countermeasures until shipments resume.
Countermeasures:
❌ No diesel shipments from Hungary to Ukraine.
❌ Refusal of any military loan to… pic.twitter.com/piFC51eWZW
Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre yaptırımların yürürlüğe girmesi için 27 AB üye ülkesinin tamamının onayı gerekiyor.
Avrupa Komisyonu ayrıca, Rusya'ya yeniden ihracat riski yüksek olan ülkelere tüm kablosuz cihaz ve ekipmanların ihracatını yasaklamak için ilk kez zorlama önleme aracını devreye sokmayı planlıyor.
Slovakya Başbakanı Robert Fico dün akşam, Kiev boru hattını yeniden açmazsa Ukrayna'ya acil elektrik tedarikini kesme tehdidini yerine getireceğini söyledi.
Facebook'ta yaptığı bir paylaşımda, “Pazartesi günü (bugün) Ukrayna'ya acil elektrik tedarikinin kesilmesini talep edeceğim” diye yazdı.
“Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy, Rusya dışında başka bir yerden petrol almamızı isterse, bu bize çok pahalıya mal olsa bile, buna cevap verme hakkımız var” dedi.
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة