İngiltere İçişleri Bakanı: Uyruk ve Sınırlar Yasa Tasarısı’nın kabul edilmesi tarihi bir andır

İngiltere İçişleri Bakanı Priti Patel (AFP)
İngiltere İçişleri Bakanı Priti Patel (AFP)
TT

İngiltere İçişleri Bakanı: Uyruk ve Sınırlar Yasa Tasarısı’nın kabul edilmesi tarihi bir andır

İngiltere İçişleri Bakanı Priti Patel (AFP)
İngiltere İçişleri Bakanı Priti Patel (AFP)

İngiltere İçişleri Bakanı Priti Patel, İngiltere’deki mültecilerin ülkelerine geri gönderilmesine ilişkin tartışmalı Uyruk ve Sınırlar Yasa Tasarısı’nın kabul edilmesini tarihi bir an olarak nitelendirdi.
Patel, Twitter üzerinden yaptığı açıklamada “Uyruk ve Sınırlar Yasa Tasarısı kraliyet onayını aldı ve yasallaştı” dedi.
Patel, tasarının kabul edilmesini ‘yasa dışı göç ve suç gruplarına karşı verdiği mücadelesinde ülkeye yasa dışı ve tehlikeli yollardan girenlere daha sert cezalar verecek İngiltere için tarihi bir an’ olarak değerlendirdi.
Yeni yasa ile İngiltere’ye yasadışı yollarla gelen göçmenler ve insan kaçakçıları için ağır cezalar verilecek.
İngiltere ve Ruanda, iki hafta önce, ülkeye yasa dışı yollardan giren düzensiz göçmen veya sığınmacıları Ruanda’ya göndermek için bir anlaşma yapmıştı.
İçişleri Bakanlığı, düzensiz göçmenleri veya sığınmacıları Londra’nın 10 bin kilometre uzağına göndererek hükümetin, ülkeye geçmeye çalışanların sayısını azaltmaya çalıştığını savunuyor. 2020 yılında 8 bin 466 kişi İngiltere’ye giriş yapmıştı. Bu sayı 2021 yılında 28 bin 500 oldu.
İngiltere Başbakanı Boris Johnson ise yasadışı göç ile mücadelenin Brexit’in ana hedefi olduğunu kaydetti.
Söz konusu yasa, uluslararası kuruluşlar ve insan hakları örgütleri tarafından tepkiyle karşılandı. Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR), gelişmelerin mültecilere yönelik uluslararası antlaşmalara zarar verdiğini belirtti.
Sivil toplum kuruluşu Oxfam, tasarının yasallaşmasını ‘ülkelerindeki çatışmalardan ve şiddetten kaçan ailelere yönelik bir darbe’ olarak nitelendirdi.
Prens Charles, Londra’nın batısında bulunan bir halk merkezini ziyareti sırasında sığınmacılara ilişkin bir konuşma yapmıştı. Prens, Türkiye’den göç eden bir psikoloğun durumu ile ilgili ‘bir şeylerin yapılması’ gerektiğini belirtmişti.
Prens Charles’ın özel sekreteri, Prens’in merkezde gönüllü olarak çalışan Halepli Eymen’in hikayesinden çok etkilendiğini ve Eymen ile temas halinde olmak istediğini kaydetti.



Trump, Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Teşkilatı'nın adını "ICE"den "NES"e değiştirmeyi hedefliyor

İngiltere Kralı III. Charles ve Kraliçe Camilla'nın ABD başkenti Washington'a gelişinden önce, Beyaz Saray yakınlarındaki kapalı yolda polis memurları, 27 Nisan 2026 (AFP)
İngiltere Kralı III. Charles ve Kraliçe Camilla'nın ABD başkenti Washington'a gelişinden önce, Beyaz Saray yakınlarındaki kapalı yolda polis memurları, 27 Nisan 2026 (AFP)
TT

Trump, Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Teşkilatı'nın adını "ICE"den "NES"e değiştirmeyi hedefliyor

İngiltere Kralı III. Charles ve Kraliçe Camilla'nın ABD başkenti Washington'a gelişinden önce, Beyaz Saray yakınlarındaki kapalı yolda polis memurları, 27 Nisan 2026 (AFP)
İngiltere Kralı III. Charles ve Kraliçe Camilla'nın ABD başkenti Washington'a gelişinden önce, Beyaz Saray yakınlarındaki kapalı yolda polis memurları, 27 Nisan 2026 (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump, tartışmalı Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Dairesi’nin adının değiştirilmesi fikrine destek verdi. Kurumun İngilizce kısaltması olan “ICE” yerine “NICE” adının kullanılmasını önerdi.

Trump’ın sözcüsü Karoline Leavitt, dün X üzerinden yaptığı paylaşımda isim değişikliğine işaret etti. Bu gelişme, Trump’ın Truth Social platformunda muhafazakâr influencer Alyssa Marie tarafından yapılan bir öneriyi paylaşmasının asonrasında geldi. Söz konusu öneride, kurumun mevcut adına “ulusal” kelimesinin eklenmesi teklif edildi.

Bu eklemeyle birlikte kısaltmanın “ICE” (İngilizcede “buz”) yerine “NICE” (İngilizcede “iyi, hoş”) şeklinde değişeceği belirtildi. Trump, öneriye “Harika fikir!!! Yapın bunu” sözleriyle destek verdi.

Söz konusu değişikliğin resmî olarak hayata geçirilip geçirilemeyeceği ise henüz netlik kazanmadı. Zira Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Dairesi, ABD İç Güvenlik Bakanlığı bünyesinde faaliyet gösteriyor.


Katz: Naim Kasım, Hizbullah'ı ve tüm Lübnan'ı yakacak bir ateşle oynuyor

İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz (DPA)
İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz (DPA)
TT

Katz: Naim Kasım, Hizbullah'ı ve tüm Lübnan'ı yakacak bir ateşle oynuyor

İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz (DPA)
İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz (DPA)

İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz, yaptığı açıklamada, Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım’ın “ateşle oynadığını” belirterek, bunun “Hizbullah’ı ve tüm Lübnan’ı yakacağı” uyarısında bulundu.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Yisrael Katz, bu sözleri, Naim Kasım’ın iki ülke arasında müzakereleri reddeden ve İsrail saldırılarına karşılık vermeyi sürdüreceklerini söyleyen açıklamalarının ardından dile getirdi.

Bakan Katz, BM’nin Lübnan’daki özel koordinatörü Jeanine Hennis-Plasschaert ile yaptığı görüşmede, “Naim Kasım ateşle oynuyor ve bu ateş Hizbullah’ı ve tüm Lübnan’ı yakacak” ifadesini kullandı. İsrail Savunma Bakanlığı tarafından yayımlanan açıklamada, Katz ayrıca Lübnan hükümeti terör örgütünün (Hizbullah) kanatları altında saklanmaya devam ederse, ateş patlayacak ve Lübnan'ın sedir ağaçlarını yakacak" dedi.

Katz sözlerine şöyle sürdürdü: “Naim Kasım ateşle oynuyor ve (Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph) Avn ülkesinin geleceğiyle kumar oynuyor. İsrail güçlerine ve Celile’deki yerleşimlere yönelik saldırılar sürdükçe, Lübnan’da ateşkes sağlanması mümkün olmayacaktır” ifadelerini kullandı.

 İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 21 Nisan 2026'da Kudüs'te düzenlenen bir etkinlikte (Reuters)İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 21 Nisan 2026'da Kudüs'te düzenlenen bir etkinlikte (Reuters)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ise dün yaptığı açıklamada, Hizbullah’ın İsrail’e ve güney Lübnan’daki İsrail güçlerine yönelik füze ve insansız hava aracı (İHA) saldırılarının daha fazla askeri müdahaleyi gerektirdiğini söyledi.

Netanyahu, ofisi tarafından yayımlanan açıklamada, “Hizbullah’ın iki temel tehdidi var: 122 mm roketler ve İHA’lar. Bu, operasyonel ve teknolojik bir bileşimi gerektiriyor” dedi.

Hizbullah lideri Naim Kasım daha önce yaptığı açıklamada, Lübnan makamlarının İsrail ile doğrudan müzakerelere girmesini “ciddi bir hata” olarak nitelendirmiş ve bunun ülkeyi “istikrarsızlık sarmalına” sürükleyeceği uyarısında bulunmuştu.

Buna karşılık Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, müzakerelerin amacının savaşın sona erdirilmesi olduğunu belirterek, ülkeyi savaşa sürükleyenlerin “ihanet” işlediğini söylemişti.

İsrail ile Hizbullah arasında son dönemde yaşanan çatışmaların ardından, iki ülkenin Washington’daki büyükelçileri onlarca yıl sonra ilk kez doğrudan görüşmeler gerçekleştirdi.

Lübnan makamları, ABD arabuluculuğunda yürütülen görüşmelerin amacının savaşın durdurulması, İsrail’in güney Lübnan’dan çekilmesi ve çatışmalar nedeniyle yerlerinden edilen yüz binlerce kişinin geri dönmesi olduğunu belirtiyor.

Ateşkese rağmen İsrail’in özellikle güney Lübnan’da saldırılarını sürdürdüğü, bazı sınır bölgelerinde yıkım operasyonları gerçekleştirdiği ve “sarı hat” olarak adlandırılan bir sınır çizgisi oluşturduğu ifade ediliyor.

Buna karşılık Hizbullah da İsrail güçlerini hedef aldığını ve ateşkesi ihlal ettiği gerekçesiyle kuzey İsrail’e roket saldırıları düzenlediğini açıklıyor.


Rusya Savunma Bakanı, İran Savunma Bakan Yardımcısı ile görüştü

Rusya Savunma Bakanı Andrey Belousov (Reuters)
Rusya Savunma Bakanı Andrey Belousov (Reuters)
TT

Rusya Savunma Bakanı, İran Savunma Bakan Yardımcısı ile görüştü

Rusya Savunma Bakanı Andrey Belousov (Reuters)
Rusya Savunma Bakanı Andrey Belousov (Reuters)

Rus haber ajansı TASS’ın bildirdiğine göre Kırgızistan’ı ziyaret eden Rusya Savunma Bakanı Andrey Belousov, İran Savunma Bakan Yardımcısı Rıza Talaei ile görüştü.

Reuters haber ajansının aktardığına göre Andrey Belousov, İran’la yaşanan savaşın yalnızca diplomatik kanallar aracılığıyla çözülmesi gerektiğine dair Rusya’nın değişmeyen tutumunu yineleyerek, Moskova ile Tahran’ın birbirini desteklemeyi sürdüreceğine inandığını ifade etti.

Öte yandan Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile dün Saint Petersburg’da yaptığı görüşmede, Moskova’nın Ortadoğu’da barışın sağlanmasına yardımcı olmak için elinden geleni yapacağını söyledi.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Abbas Arakçi ise Rusya’ya gelişinin hemen ardından, Islamabad’da yapılması planlanan ve savaşı sona erdirmeyi amaçlayan görüşmelerin başarısızlığından ABD’yi sorumlu tuttu. Buna karşın, Tahran ile Washington arasında ateşkesin hâlen yürürlükte olduğu bildirildi.

Rus resmi medyasına göre Vladimir Putin, Abbas Arakçi’ye hitaben, “Biz kendi açımızdan, sizin ve bölgedeki tüm halkların çıkarlarına hizmet edecek her şeyi yapacağız; böylece barış en kısa sürede sağlanabilir” ifadelerin kullnadı.