Almanya Federal Meclisi Başkanı: Almanya İsrail’e karşı sorumluluğuna bağlıdır

Almanya Meclisi Başkanı dün Holokost’un yıldönümünde Kudüs’teki Yad Vashem Soykırım Müzesi'ne çelenk bıraktı (Reuters)
Almanya Meclisi Başkanı dün Holokost’un yıldönümünde Kudüs’teki Yad Vashem Soykırım Müzesi'ne çelenk bıraktı (Reuters)
TT

Almanya Federal Meclisi Başkanı: Almanya İsrail’e karşı sorumluluğuna bağlıdır

Almanya Meclisi Başkanı dün Holokost’un yıldönümünde Kudüs’teki Yad Vashem Soykırım Müzesi'ne çelenk bıraktı (Reuters)
Almanya Meclisi Başkanı dün Holokost’un yıldönümünde Kudüs’teki Yad Vashem Soykırım Müzesi'ne çelenk bıraktı (Reuters)

Almanya Federal Meclisi (Bundestag) Başkanı Barbel Bas, ülkesinin 80 yıldan fazla bir zaman geçmesine rağmen Holokost (Nazilerin Yahudilere yaptığı soykırım) konusunda bugün de sorumluluk hissetmeye devam ettiğini söyledi.
İsrail Meclisi’nin (Knesset) Uluslararası Holokost Anma Günü kapsamında düzenlediği etkinliklere katılan Bas, “Almanların işlediği insanlığa karşı suçların kurbanlarının maruz kaldığı akıl almaz acıların önünde saygıyla eğiliyorum. Holokost'tan alınan dersler, bizi antisemitizmin tezahürlerine kayıtsız kalmamakla yükümlü tutuyor. Almanya’nın sorumluluğu hâlâ devam ediyor. Biz, İsrail’in yanındayız” ifadelerini kullandı.
Ancak bu açıklama Knesset’teki sağcı muhalifleri tatmin etmedi. Likud Partisi Milletvekili Ofir Akunis, herkesi şaşkınlığa uğratan açıklamasında, “Almanya’nın ve Almanların Yahudilere yaptıklarını hoş görme kararı verenler var. Fakat ben ne affediyorum ne de hoş görüyorum” dedi.
Bas, Knesset Başkanı Mickey Levy’nin daveti üzerine İsrail’e gerçekleştirdiği dört günlük ziyaretini dün tamamladı. Bas’a teşekkür eden Levy, “Türünün ilk örneği olan bu adım, İsrail ile Almanya arasındaki özel ilişkilerin bir göstergesidir. Sayın Bas’ın, bu ülkenin Yahudilere karşı işlediği felaket suçlarıyla ilgili ahlaki sorumluluğunu üstlenmeyi kabul etmesi, ülkelerimizin Knesset ile Bundestag arasındaki ilişkileri ve parlamento çalışmalarını güçlendirme konusundaki kararlılığını gösteren son derece önemli bir gelişmedir” dedi.
Bas, Knesset’in resmi ziyaretçi defterine şunları yazdı: “İsrail ve Almanya, aralarında gerçek dostluk ilişkileri kuruyor ve ben, bunun için minnettarım.”
Knesset Başkanı Levy’nin açıklamasına göre, Levy ve Bas, Yad Vashem olarak da bilinen Holokost Anısını Ölümsüzleştirmek İçin Uluslararası Dökümantasyon, Araştırma ve Eğitim Merkezi’ni dolaştılar ve çalışma toplantısı düzenlediler. İkili Knesset’in Chagall Salonu’nda ‘Her Şahsın Bir İsmi Var” başlığıyla düzenlenen resmî törene katıldı. Törende “Kıyamete Giden Demiryolları: Holokost Sırasında Yahudilerin Sürgünü” adlı konuşmada Holokost kurbanlarının isimleri yüksek sesle okundu ve yıldönümü anısına altı adet mum yakıldı.



ABD Kongre Üyesi Ilhan Omar’a etkinlikte saldırı

ABD Kongre Üyesi Ilhan Omar’a saldırı anı: kötü kokulu sıvı püskürttü (Reuters)
ABD Kongre Üyesi Ilhan Omar’a saldırı anı: kötü kokulu sıvı püskürttü (Reuters)
TT

ABD Kongre Üyesi Ilhan Omar’a etkinlikte saldırı

ABD Kongre Üyesi Ilhan Omar’a saldırı anı: kötü kokulu sıvı püskürttü (Reuters)
ABD Kongre Üyesi Ilhan Omar’a saldırı anı: kötü kokulu sıvı püskürttü (Reuters)

ABD Demokrat Kongre Üyesi Ilhan Omar, Minnesota’nın Minneapolis kentinde halkla buluşma sırasında bir kişinin saldırısına uğradı. Saldırganın Omar’ın üzerine kötü kokulu bir sıvı püskürttüğü bildirildi.

Olay, salı günü düzenlenen etkinlikte Omar’ın Minnesota’da Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Dairesi’nin (ICE) uygulamalarını eleştirdiği sırada meydana geldi. Sosyal medyada paylaşılan görüntülerde, bir erkeğin sahneye doğru atılarak Omar’ın üzerine sıvı sıktığı, saldırganın ise olay yerindeki iri yapılı bir kişi tarafından anında etkisiz hale getirilerek yere yatırıldığı görülüyor. Omar’ın birkaç adım geri çekilip elini kaldırmasının ardından kısa bir aradan sonra konuşmasına devam ettiği kaydedildi.

Minneapolis Polisi, olay yerindeki ekiplerin saldırganın bilinmeyen bir sıvıyı şırınga kullanarak püskürttüğünü tespit ettiğini ve şahsın derhal gözaltına alındığını açıkladı. Saldırganın üçüncü derece saldırı suçlamasıyla gözaltına alındığı, Omar’ın ise olayda yaralanmadığı belirtildi.

Omar, saldırı öncesinde ICE’i ve ABD İç Güvenlik Bakanı Kristi Noem’i sert sözlerle eleştirerek, Başkan Donald Trump’ın göç uygulamaları kapsamında Minneapolis’te son haftalarda bir Amerikalı kadın ve erkeğin silahla öldürülmesinin ardından Noem’in istifa etmesini istemişti. Omar, “ICE reform edilemez; kurum tamamen feshedilmeli ve İç Güvenlik Bakanı Kristi Noem istifa etmeli ya da azil süreciyle karşı karşıya kalmalı” demiş, bu sözler salondakiler tarafından alkışlanmıştı.

Bu sırada saldırganın Omar’a sıvı püskürttükten sonra “İstifa etmelisin” diye bağırdığı aktarıldı. Omar, daha önce de Trump’ın sık sık hedef aldığı isimler arasında yer almış, Trump Omar için “çöp” ifadesini kullanmıştı. Trump, salı günü Iowa’da yaptığı bir konuşmada ise Omar’ı ABD’yi sevmemekle suçladı.

Trump, göçmenlerle ilgili olarak “Ülkelerini sevebildiklerini göstermeleri gerekiyor, bununla gurur duymalılar” dedi ve “Ilhan Omar gibi değil” ifadelerini kullandı.


Amerikalılar Ortadoğu'da yeni bir şafaktan bahsediyor

Refah sınır kapısının Mısır tarafında gıda ve tıbbi malzeme yüklü olarak bekleyen kamyonlar, (Reuters)
Refah sınır kapısının Mısır tarafında gıda ve tıbbi malzeme yüklü olarak bekleyen kamyonlar, (Reuters)
TT

Amerikalılar Ortadoğu'da yeni bir şafaktan bahsediyor

Refah sınır kapısının Mısır tarafında gıda ve tıbbi malzeme yüklü olarak bekleyen kamyonlar, (Reuters)
Refah sınır kapısının Mısır tarafında gıda ve tıbbi malzeme yüklü olarak bekleyen kamyonlar, (Reuters)

ABD elçisi Steve Whitkoff dün yaptığı açıklamada, Gazze Şeridi'nden son İsrailli tutuklunun cenazesinin iadesinin savaş değil, barışın yeni bir geleceğinin yolunu açtığını söyledi. Whitcoff, “Bu, Ortadoğu'da yeni bir şafak” diyerek, ABD'nin “bölgedeki herkes için sürdürülebilir barış ve refahı sağlama” konusundaki kararlılığını teyit etti.

ABD elçisi X hesabında şöyle devam etti: “Şu anda, hayatta olan 20 rehine ve ölen 28 rehinenin cesetleri ailelerine teslim edildi... Birçok kişinin beklemediği büyük bir tarihi başarı.”

Bu arada İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu, Gazze'nin yeniden inşasını silahsızlandırılmasıyla ilişkilendirdi. Ran Gvili'nin cesedinin bulunmasının ardından Knesset oturumunda şunları söyledi: “Bir sonraki aşama yeniden inşa değil. Bir sonraki aşama [Hamas]'ın silahsızlandırılması ve Gazze Şeridi'nin silahsızlandırılması.” İsrail'in çıkarları için “bu aşamaya geçmek ve geciktirmemek” gerektiğini belirtti. Netanyahu, “Bu (silahsızlandırma) kolay yoldan ya da zor yoldan gerçekleşecek” ifadelerini kullandı.


Meksika, ABD'nin baskısı üzerine Küba'ya petrol sevkiyatını geçici olarak durdurdu

Meksika Cumhurbaşkanı Claudia Sheinbaum bir basın toplantısı sırasında (DPA)
Meksika Cumhurbaşkanı Claudia Sheinbaum bir basın toplantısı sırasında (DPA)
TT

Meksika, ABD'nin baskısı üzerine Küba'ya petrol sevkiyatını geçici olarak durdurdu

Meksika Cumhurbaşkanı Claudia Sheinbaum bir basın toplantısı sırasında (DPA)
Meksika Cumhurbaşkanı Claudia Sheinbaum bir basın toplantısı sırasında (DPA)

Meksika Cumhurbaşkanı Claudia Sheinbaum dün yaptığı açıklamada, hükümetinin Küba'ya petrol sevkiyatını “geçici olarak” durdurduğunu duyurdu. Sheinbaum, bu durdurmanın petrol arzındaki “genel dalgalanmaların” bir parçası olduğunu belirterek, bunun ABD'nin baskısı altında alınmış bir “egemenlik kararı” olmadığını vurguladı.

Shinbaum'un açıklamaları, devlet petrol şirketi Pemex'in Küba'ya petrol sevkiyatını kesip kesmediğine ilişkin sorulara yanıt olarak geldi. ABD yetkilileri Meksika'dan petrol ihracatını durdurmasını açıkça talep etmemiş olsa da ABD Başkanı Donald Trump, Meksika'nın Küba hükümetinden uzak durması gerektiği konusunda baskılarını artırmıştı.

Shinbaum basın toplantısında, “Pemex kararlarını Küba ile olan sözleşme ilişkisine göre alır. Askıya alma kararı egemen bir karardır ve gerektiğinde alınır” ifadelerini kullandı.

Shinbaum'un belirsiz açıklamaları, Trump'ın Küba'yı izole etmeye ve uzun süredir ciddi ekonomik yaptırımlara maruz kalan bu ada ülkesine baskıyı yoğunlaştırmaya çalıştığı bir dönemde geldi.

Trump, Küba hükümetinin "çöküşün eşiğinde" olduğunu ve ABD'nin Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'yu deviren askeri operasyonunun ardından adanın artık Venezuela'dan petrol sevkiyatı alamayacağını belirtmişti.