Suudi Arabistan hacıların ve umrecilerin korunmasına yönelik çalışmalarına hız verdi

Bu yılki Ramazan Ayı’nın son cuma namazı eda edildi. (SPA)
Bu yılki Ramazan Ayı’nın son cuma namazı eda edildi. (SPA)
TT

Suudi Arabistan hacıların ve umrecilerin korunmasına yönelik çalışmalarına hız verdi

Bu yılki Ramazan Ayı’nın son cuma namazı eda edildi. (SPA)
Bu yılki Ramazan Ayı’nın son cuma namazı eda edildi. (SPA)

Uluslararası alanda bundan iki yıl önce, Kovid-19 pandemisinden etkilenen ekonomilerin korunması için büyük bir mücadele başlatıldı. Suudi Arabista, ekonominin yanı sıra farklı alanlarda salgınla başarılı bir şekilde yüzleşen az sayıdaki ülkeden biriydi. Bunlar arasında, sağlık kısıtlamalarına rağmen, İslam’ın şartlarından Hac görevinin yerine getirilmesi de yer alıyordu.
Suudi Arabistan süreçte başarılı oldu ve pandeminin yayılmasının ilk aşamalarında Hac ibadetleri aksamadı. Hacıların selametini sağlamak için tüm insani ve tıbbi imkanlar seferber edildi. İlk başta hacı sayısı bin kişi ile sınırlandırılmış olsa da diğer sezon bu sayı 60 bine yükseltildi. İlgili sektörler, kalabalık grupların yönetiminin yanı sıra sağlık prosedürlerini kontrol etme ve virüs ile mücadelede daha önceki deneyimlerden yararlandı.
Bugün, Hac mevsiminin yaklaşmasıyla birlikte Suudi Arabistan, Krallık içinden ve dışından, ülkelere göre ayrılan kotaları ve sağlık önlemlerini de dikkate alarak hacı sayısını bir milyona çıkaracağını duyurdu. Böylece Krallık başarılarına yeni bir tanesini eklemek için yeni bir mücadeleye başladı. Hac sezonundan oldukça erken bir zamanda, hacıların selametlerini ve ülkenin daha önce elde ettiği kazanımları korumak için tüm senaryolara karşı planlar geliştirildi. Hacı sayısının artırılması ile pandemi öncesindeki sayılara yavaş yavaş yaklaşılıyor. Zira 2019’da 2,5 milyon hacının ibadet ettiği tahmin ediliyor.
Suudi Arabistan’ın başarısı sadece Hac mevsimi ile sınırlı kalmadı. Mescid-i Haram ve Mescid-i Nebevi’de kademeli olarak Umre ve namazlar yeniden başlatıldı. Yeni düzenlemeler ile bin kişi ile sınırlı olan umreci sayısı artık günlük 400 bini aştı. Umreci sayısı artırılırken, sağlıklarının korunmasını ve ibadetlerini aksatmadan gerçekleştirmelerini sağlamak için çalışmalar, ihtiyati tedbirler ve kontroller belirlendi.
Elde edilen başarı, geçtiğimiz dönemde bu prosedürlerin güvenli ve etkinliğini olduğunu gösterdi. Günlük olarak verilen Umre vizesi sayısı yaklaşık 30 bine ulaşırken Suudi Arabistan dışından Umre yapmak için gelenlerin sayısının 700 bine ulaşacağı tahmin ediliyor.
Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanlığı Sözcüsü ve Hac ve Umre Hizmetleri Müsteşarı Hişam Said, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada Bakanlığın Hac sezonu hazırlıklarına başladığını, hacıların geleceği ülkelerle koordinasyon kurma ve sanal ikili anlaşmalar üzerinde çalıştığını aktardı.
Müsteşar Hişam Said, Hac konusunda izlenen prosedürlere ynelik açıklamasında bu yıl Hac’a getirilen kısıtlamaların Kovid-19 pandemisi sırasında uygulananlardan daha hafif olduğunu belirtti. Yeni prosedürler arasında hacıların Suudi Sağlık Bakanlığı tarafından onaylanan ‘Kovid-19 aşılarının temel dozlarının tamamlanmış ve 65 yaşın altında olması şartı bulunduğunu belirten Said ayrıca Hac için Suudi Arabistan dışından gelenler için negatif PCR testi sonucu sunmaları gerektiğini kaydetti.  
Hac sezonu sırasında herhangi bir Kovid-19 vakasının tespit edilmesi durumunda uygulanacak mekanizma hakkında da açıklamalarda bulunan Said şüpheli vakalara ynelik sağlık protokolü ve acil durum planları olduğunu belirtti. Hacıların kutsal mekanlarda bulundukları süre boyunca salgına karşı farkındalığa sahip olmasının önemini vurgularken teknik çalışmalar da dahil olmak üzere bu konudaki çalışmaların iyi yönde gittiğini vurguladı.  
Tüm devlet kurumları, ülke içinden veya hava, kara ve deniz limanları aracılığıyla diğer İslam ülkelerinden gelen hacılar ve umrecilerin Mekke’ye ve Medine’ye ulaştıkları andan itibaren ilgilenilmesi için çalışıyor. Söz konusu çalışmalar arasında Umre ve Hac şirketleri tarafından sağlanan konaklama, yemek ve ulaşım hizmetleri incelenmesi de yer alıyor. Bu alanda faaliyet gösteren şirketler saha teftişlerinde çifte kontrole tabi tutuluyor. Şirketler hakkında yapılan şikayetler hızla ele alınıyor. Bu da onları, mali cezalar veya askıya alma uygulanmadan önce performanslarını düzeltmeye sevk ediyor.
Said sürece dair iki tür ihlal bulunduğuna dikkat çekti., Bunlardan ilkinin umrecilerin limanlardan birine geldiği sırada onları bekleyen araçların bulamaması gibi saha ihlalleri olduğunu ve bu durum için para cezaları ve diğer cezaların uygulandığını, diğerinin de şirketlerin hizmet vermede gecikmesi gibi farklı şekillerdeki operasyonel ihlaller olduğunu ve bunlar hakkında da derhal işlem yapıldığını belirtti. Said, bakanlığın Ramazan Ayı’nın başından bu yana teftiş çalışmaları yürüttüğünü söylerken Medine ve Mekke’de hizmet sağlayıcılara ve şirketlere bin 469’dan fazla teftiş turu düzenlediğini ve bazı hizmetlerde çeşitli ihlaller ve eksiklikler tespit ettiğini bildirdi.
Müsteşar, Hac ve Umre Bakanlığı’nın hacıların memnuniyet düzeyini ve en kaliteli hizmetlere erişimlerini artırma konusunda kararlı olduklarını vurguladı. Bu konuda herhangi bir rehavetin söz konusu olmadığını, bakanlığın, hacılara hizmet veren 10 şirkete yaklaşık 13 bin 300 dolar (50 bin riyal) para cezası verdiğini ve bunun, bakanlığın hacılara hizmet şirketlerin ve çalışmalarının takip edilmesi konusunda üzerine düşeni yapacağına dair bir mesaj olduğunu vurguladı. Hişam Said’e göre bakanlık İhlallerle ilgili olarak, konut ve ulaşım hizmetlerindeki ihlallere odaklandı.  Mekke-i Mükerreme’de 165, Medine’de ise 391 ihlal gözlemlendi. Hizmet sağlayıcıların bu ihlalleri düzeltmeye yönelik çalışmaları bakanlık tarafından kontrol edildi. Diğer yandan bakanlık, şikayet ve öneri hattına şu ana kadar 72 bin çağrı aldı. Saha ekipleri, teftiş turlarına devam ederken çağrı hattına gelen bilgileri de takip ederek, ihlalleri düzeltmeye yönelik adımlar atıyldı. Hacıların ve umrecilere kaliteli hizmet verilmesi için çalışmalara hız verildi.



Suudi Arabistan, Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Anlaşması’nın tam olarak uygulanmasının önemini vurguladı

Suudi Arabistan, taraf devletlerin ek kısıtlamalar olmaksızın nükleer enerjiyi barışçıl amaçlarla kullanma hakkını vurguladı. (Şarku’l Avsat)
Suudi Arabistan, taraf devletlerin ek kısıtlamalar olmaksızın nükleer enerjiyi barışçıl amaçlarla kullanma hakkını vurguladı. (Şarku’l Avsat)
TT

Suudi Arabistan, Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Anlaşması’nın tam olarak uygulanmasının önemini vurguladı

Suudi Arabistan, taraf devletlerin ek kısıtlamalar olmaksızın nükleer enerjiyi barışçıl amaçlarla kullanma hakkını vurguladı. (Şarku’l Avsat)
Suudi Arabistan, taraf devletlerin ek kısıtlamalar olmaksızın nükleer enerjiyi barışçıl amaçlarla kullanma hakkını vurguladı. (Şarku’l Avsat)

Suudi Arabistan, Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Anlaşması’nın tam olarak uygulanmasının önemini vurgulayarak, aynı zamanda bölgedeki barışın sağlanabilmesi için Gazze Şeridi’nde ateşkese varılmasının, göçün engellenmesinin ve 1967 sınırlarında bir Filistin devleti kurulmasının gerekliliğini belirtti.

Bu açıklamalar, Suudi Arabistan’ın Birleşmiş Milletler (BM) Daimî Temsilcisi Abdulaziz el-Vasıl’ın, Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Anlaşması’nın 11. gözden geçirme konferansı sırasında yaptığı konuşmada yer aldı ve aynı zamanda bölgesel gelişmelerle ilgili BM tartışmalarına da yansıdı.

Suudi Arabistan, Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Anlaşması’nın, yayılmanın engellenmesi için temel bir yapı taşı olduğunu ve bu anlaşmanın üç temel ilkesi arasında denge sağlanması gerektiğini belirtti. Bu ilkeler; silahların imhası, yayılmanın engellenmesi ve nükleer enerjinin barışçıl kullanımıdır. Ayrıca, nükleer silah sahiplerini, bu silahların kullanımının engellenmesinin tek yolunun tam bir imha ile sağlanacağına dair yükümlülüklerini yerine getirmeye çağırdı.

Aynı zamanda Suudi Arabistan, taraf devletlerin nükleer enerjiyi barışçıl amaçlarla kullanma hakkını vurgulayarak, bu kullanımların ek kısıtlamalar olmadan yapılması gerektiğini, ayrıca Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) ile şeffaflık ve iş birliğinin artırılması gerektiğini ifade etti.

Bölgesel düzeyde ise Suudi Arabistan, İran’ın sivil ve medeni hedeflere yönelik saldırılarını kınayarak, BM Güvenlik Konseyi'nin 2817 sayılı kararına atıfta bulundu. İran’a, nükleer programının barışçıl olduğunu temin etmek için UAEA ile tam iş birliği yapma çağrısında bulundu. Ayrıca, bölgesel güvenliğin güçlendirilmesi, iyi komşuluk ilişkilerine saygı gösterilmesi ve iç işlere müdahale edilmemesi gerektiğini belirtti.

Suudi Arabistan, Ortadoğu’nun nükleer silahlardan arındırılması gerektiğini bir kez daha yineleyerek, İsrail'in bu anlaşmaya katılmaması durumunun, kitlesel imha silahları içermeyen bir bölge oluşturulmasının önündeki en büyük engel olduğunu vurguladı.

Filistin topraklarındaki durumu ele alırken, Suudi Arabistan, İsrail’in Filistin ve Lübnan’a yönelik saldırılarının tehlikesini belirtti ve Kudüs ile kutsal yerlerdeki tarihsel ve hukuki durumu değiştirmeye yönelik her türlü girişimi reddetti. Ayrıca, yasa dışı yerleşimlerin barışı zedelediğini ve uluslararası hukuku ihlal ettiğini ifade etti.

Suudi Arabistan, adil ve kapsamlı bir barışın sağlanabilmesi için ateşkese varılması, göçün engellenmesi, Gazze Şeridi’nden çekilme ve 1967 sınırlarında bağımsız bir Filistin devletinin kurulmasının şart olduğunu, tüm bu taleplerin uluslararası meşruiyet kararlarına dayandığını belirtti.


Cidde Zirvesi, Hürmüz Boğazı'nda deniz güvenliğinin yeniden sağlanmasının gerekliliğini vurguladı

Suudi Arabistan Veliaht Prensi dün Cidde'de Bahreyn Emiri'ni kabul etti (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi dün Cidde'de Bahreyn Emiri'ni kabul etti (SPA)
TT

Cidde Zirvesi, Hürmüz Boğazı'nda deniz güvenliğinin yeniden sağlanmasının gerekliliğini vurguladı

Suudi Arabistan Veliaht Prensi dün Cidde'de Bahreyn Emiri'ni kabul etti (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi dün Cidde'de Bahreyn Emiri'ni kabul etti (SPA)

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman başkanlığında Cidde’de dün düzenlenen Körfez İstişare Zirvesi’nde, bölgedeki güncel gelişmeler ve özellikle artan gerilim ele alındı.

Toplantıda, Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) üye ülkeleri, Hürmüz Boğazı’nda deniz güvenliğinin yeniden sağlanmasının zorunlu olduğunu vurguladı ve İran’ın bölgedeki artan eylemlerini sert şekilde kınadı. Ayrıca Ürdün’ün de hedef alındığı saldırılara karşı güçlü bir tepki ifade edildi.

KİK Genel Sekreteri Casim el-Budeyvi, zirvenin Suudi Arabistan’ın davetiyle gerçekleştiğini belirterek, krizden çıkış için diplomatik bir yol bulunması gerektiğini ve bunun uzun vadeli güvenlik ve istikrarı güçlendirecek anlaşmalara zemin hazırlaması gerektiğini söyledi.

Budeyvi, liderlerin Körfez ülkeleri ve Ürdün’e yönelik “açık İran saldırılarını” şiddetle kınadığını ve bu durumun Körfez ülkelerinin İran’a olan güveninde ciddi bir zedelenmeye yol açtığını ifade etti.

Ayrıca liderlerin, İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatmaya ve deniz trafiğini engellemeye yönelik “hukuka aykırı adımlarını” reddettiği ve 28 Şubat’tan önceki durumun yeniden tesis edilmesi gerektiği konusunda ortak görüş bildirdiği aktarıldı.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre zirvede, Körfez ülkeleri arasında ortak altyapı projelerinin hızlandırılması da gündeme geldi. Bu kapsamda demiryolu ağı, lojistik ve ulaştırma projeleri ile Körfez demiryolu projesinin hızlandırılması talimatı verildi.

Ayrıca petrol ve gaz taşımacılığı için boru hattı projesi, su şebekelerinin entegrasyonu ve stratejik rezerv alanlarının oluşturulması gibi projelerin önceliklendirilmesi kararlaştırıldı. Savunma alanında ise erken uyarı sistemleri, balistik füzelere karşı ortak radar ağı ve askeri entegrasyonun güçlendirilmesi yönünde adımların hızlandırılması istendi.


Suudi Arabistan ve Türkiye diplomatik iş birliğini derinleştiriyor

Suudi Arabistan Dışişleri Bakan Yardımcısı Mühendis Velid el-Hureyci (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
Suudi Arabistan Dışişleri Bakan Yardımcısı Mühendis Velid el-Hureyci (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
TT

Suudi Arabistan ve Türkiye diplomatik iş birliğini derinleştiriyor

Suudi Arabistan Dışişleri Bakan Yardımcısı Mühendis Velid el-Hureyci (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
Suudi Arabistan Dışişleri Bakan Yardımcısı Mühendis Velid el-Hureyci (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)

Suudi Arabistan-Türkiye Koordinasyon Konseyi bünyesindeki Siyasi ve Diplomatik Komite’nin ikinci toplantısında, iki ülke arasındaki ikili ilişkilerin güçlendirilmesi ele alındı.

Bugün (Salı) çevrim içi olarak gerçekleştirilen toplantıda, liderlerin ve iki ülke halklarının beklentilerini karşılayacak şekilde, ortak ilgi alanlarına giren konularda ikili ve çok taraflı koordinasyonun yoğunlaştırılması konusu görüşüldü.

Toplantıya başkanlık eden Suudi Arabistan Dışişleri Bakan Yardımcısı Mühendis Velid el-Hureyci ile Türkiye Dışişleri Bakan Yardımcısı Büyükelçi Musa Kulaklıkaya, görüşmenin ardından toplantı tutanağını imzaladı.