İsrailli güvenlik görevlisinin öldürülmesi Batı Şeria'daki kırılgan sükuneti bozuyor

Batı Şeria'nın Azzun kasabasında öldürülen Yahya Udvan'ın cenaze töreni (AFP)
Batı Şeria'nın Azzun kasabasında öldürülen Yahya Udvan'ın cenaze töreni (AFP)
TT

İsrailli güvenlik görevlisinin öldürülmesi Batı Şeria'daki kırılgan sükuneti bozuyor

Batı Şeria'nın Azzun kasabasında öldürülen Yahya Udvan'ın cenaze töreni (AFP)
Batı Şeria'nın Azzun kasabasında öldürülen Yahya Udvan'ın cenaze töreni (AFP)

İşgal altındaki Batı Şeria’daki Yahudi yerleşim birimi Ariel’de İsrailli bir güvenlik görevlisinin öldüğü silahlı saldırı Batı Şeria'daki kırılgan sükuneti paramparça etti. Önceki gece geç saatlerde seyir halindeki otomobilde bulunan iki zanlı, Ariel kentinin girişinde nöbetçi kulübesine ateş açarak bir güvenlik görevlisini öldürmüştü.
İsrail, bölgedeki önemli tırmanışın arka planında, yaklaşık bir ay önce ilan ettiği teyakkuz ve hazırlık durumunu artırmak zorunda kaldı.
İsrail medyasının İsrail güvenlik ve askeri teşkilatının Ariel operasyonundan sonraki kritik haftalara hazırlandığını söylediği bir zamanda, İsrail Diaspora Bakanı Nahman Shai, İsrail ve Filistin taraflarının birlikte yaşamanın yeni bir yolunu bulmaları gerektiğini söyledi.
Yerleşimin girişindeki bir kameranın kaydettiği görüntüler, iki Filistinlinin sivil bir arabadan indiğini ve nöbetçi kulübesindeki güvenlik görevlisine ateş ettiğini ortaya koydu.
Ana akım medya ve sosyal medya platformlarında yayılan görüntülerde iki saldırganın arabalarından inmeleri, muhafız karakoluna doğru koşmaları ve saldırganlardan birinin aracına dönmeden önce silahıyla bekçiye ateş etmesi İsrail güvenliği için utanç kaynağı olarak değerlendirildi.
Saldırı, Tel Aviv yönetiminin, İsrail içinde kuvvet konuşlandırmak ve İsrail'i Batı Şeria'dan ayıran temas hattı boyunca çalışmaya devam etmek de dahil olmak üzere, alarm durumunda olduğu bir zamanda gerçekleştirildi.
Saldırganların yakalanması için ordu, İsrail genelinde görev yapan polise ve sınır polisine yardımcı olmak üzere bin 400 asker görevlendirdi. Buna ek olarak, 12 tabur Batı Şeria ve temas hattında takviye edildi. Batı Şeria’daki düzenli kuvvetlerin yerine getirilmek üzere taburlardan 6’sının Batı Şeria’da konuşlandırılması ve hem Filistin şehirlerindeki çeşitli alanlara hem de İsrail sınırına odaklanılması kararlaştırıldı. Bu güçlerin, yürüttükleri büyük kovuşturma kampanyasının ardından Cumartesi günü geç saatlerde iki fail de tutuklandı.
İsrail İç Güvenlik Servisi Şin-Bet (Şabak), ordunun özel birimlerinin Ariel operasyonunun faillerini tutukladığını ve tutuklama operasyonu sırasında iki silaha el koyduğunu bildirdi.
Şin-Bet, Salfit'in batısındaki Karavat Beni Hasan'dan Semih Asi ve Yahya Mari isimli iki saldırganın fotoğraflarını yayınladı. İsrail medyasına göre, saldırganlar "Hamas" hareketi mensubu. Saldırganlar, İsrail'in kovuşturma için Şin-Bet ile koordineli olarak ordudan büyük güçler göndermesinin ardından yakalandı.
Ariel yakınlarındaki Salfit şehri ile şehrin batısındaki köyler arasındaki yol da dahil olmak üzere bölgedeki tüm merkezler kapatıldı.
İşgal güçleri dün Salfit şehrini karantinaya aldı, tüm girişleri kapattı ve şehre baskın düzenledi.
İsrail ordusundan yapılan açıklamada şu ifadeler yer aldı:
“Merkez Komutanlığı komutanı Yehuda Fuchs ve Batı Şeria Tümeni Komutanı Avi Plaut, silahlı saldırı mahallinde Şin Bet ve polis eşliğinde operasyonel bir değerlendirme yaptı.”
Ordu, saldırı mahalline Paraşütçüler Birimi, "Oktis" birimi (askeri amaçlar için köpekleri eğitmekten sorumlu birim), "Marool" birimi (kolluk kuvvetleri) ve polis güçleri eşliğinde komando kuvvetleri gönderdiğini duyurdu. Bu güçlerin hepsi, Şin-Bet'ten aldıkları istihbarat bilgilerine dayalı olarak arama tarama operasyonları gerçekleştirdiler. Arama tarama operasyonlarında saldırganların tutuklanmasından önce Batı Şeria'nın kuzeyindeki Salfit bölgesindeki Bidya ve Senarya köyleri arasında operasyonda kullanıldığına inanılan yanmış bir araba bulundu.
Filistin Yönetimi silahlı saldırı karşısında sessiz kalıp saldırının Batı Şeria'daki yerleşimcilere karşı yapılması nedeniyle kınama mesajı yayınlamazken, Filistinli gruplar operasyonu överek bu tür operasyonların artırılması çağrısında bulundular.
İsrail Diaspora Bakanı Nahman Shai (İşçi Partisi), İsrail ve Filistin taraflarının birlikte yaşamanın yeni bir yolunu bulması gerektiğini söyledi.
Shai, Ariel operasyonuyla ilgili şunları söyledi:
“Operasyonu gerçekleştiren katiller, her zaman olduğu gibi tutuklanacak ve yargılanacak. On binlerce güvenlik personeli İsrail'i güvende tutmak için gece gündüz çalışıyor ve önlenen terörün boyutu çok büyük. Önlenmeye de devam edilecek. Bu nedenle her iki taraf da birlikte yaşamanın yeni bir yolunu bulması gerekiyor.”
İsrail merkezli Maariv gazetesinde yayınlanan habere göre Shai, “Duvarın muhafızları operasyonuna (geçen yıl Gazze ile olan savaş) kadar Oslo Anlaşmalarına bağlılığımız nedeniyle ana şehirlere girmekten kaçındık ve bu bize zarar verdi. Bence, Oslo Anlaşmaları başarısız oldu” dedi.
Shai, Filistin operasyonlarına atıfta bulunarak "terörizmi" kontrol altına almanın ve ortadan kaldırmanın zorluğuna işaret etti. İsrail Diaspora Bakanı, "İki halk bir asırdan fazladır birbirini darbe indiriyor ve barış içinde birlikte yaşamanın bir yolunu bulamıyor. Ben bu yolu arayan tarafı temsil ediyorum, terörü durdurmak için hukuk ve ahlak çerçevesinde her şeyi yapmalıyız, bir yandan da Filistinlilerle birlikte yaşamanın bir yolunu bulmalıyız.”
Shai'in açıklamaları, İsrail medyasının İsrail güvenlik ve askeri teşkilatının Ariel operasyonundan sonraki kritik haftalara hazırlandığını söylediği bir zamanda geldi.
İsrail'in Kanal 13 televizyonu muhabirlerinden Hezi Simantov, Filistinlilerin "tek taraflı saldırılar düzenlemeye devam ettiğini ve bunun İsrail'deki güvenlik ve askeri düzene karşı büyük bir meydan okuma olduğunu" söyledi.
İsrail'in Yedioth Ahronoth gazetesi muhabiri Yossi Yehoshua ise “Ariel'deki son operasyona ek olarak geçen Mart ayında Beerşeba'da başlayan operasyon dalgasının Hadera, Bney Brak ve Tel Aviv'e uzandığını ve bitmediğini söyledi.
Yediot, Ariel operasyonunun öneminin Batı Şeria'da gerçekleşmesi ve başarılı olmasından kaynaklandığını belirtti.
Filistin-İsrail karşılıklı saldırıları geçen Mart ayının sonundan bu yana en yüksek seviyesinde. Filistinliler İsrail'in Beerşeba ve Huseyra kentlerine yönelik ölüm ve yaralanmalara neden olan saldırılar düzenledi. Filistinliler ayrıca İsrail'in aktivistleri ölüm ve tutuklamalarla hedef aldığı Batı Şeria'ya yönelik bir dizi operasyon başlattı.
Ariel yerleşiminde güvenlik görevlisinin öldürüldüğü gece İsrail, Kalkilya'nın doğusundaki Azzun kasabasında bir Filistinliyi öldürdü. Filistin Sağlık Bakanlığı, 27 yaşındaki genç Yahya Ali Udvan'ın işgalciler tarafından kalbinden vurulduğunu duyurdu.
Bakanlık yaptığı kısa bir açıklamada, genç Udvan'ın, işgal kuvvetlerinin kasabayı basmasının ardından çıkan çatışmalar sırasında kalbinden vurulduğunu ve hastaneye kaldırıldığını, ancak kurtarılamadığını açıkladı.
Filistinli yetkililer, İsrail'i soğukkanlı bir saldırganlık yürütmekle suçladı. Filistin Dışişleri Bakanlığı, bu suçun, işgal kuvvetleri tarafından İsrail siyasetinin talimat ve direktifleri altında gerçekleştirilen saha infazları serisinin bir halkası olduğunu söyledi. İsrail’in Udvan’ı öldürmesi, savunmasız Filistinli sivilleri bastırması ve istismar etmesinde işgalin vahşetini ve ırkçılığını yansıtıyor. Bakanlık, bu olayda İsrail hükümetini tamamen ve doğrudan sorumlu tuttu.
Bakanlığın açıklamasına göre İsrail devlet terörü örgütlüyor. Açıklamada bir kez daha Birleşmiş Milletler Genel Sekreterine işgalci güçler ve yerleşimciler tarafından işlenen suçların artması ışığında, halkımız için uluslararası koruma sisteminin etkinleştirilmesi çağrısında bulunuldu.
Bakanlık ayrıca Uluslararası Ceza Mahkemesi'ni işgalcilerin ve yerleşimcilerin suçlarıyla ilgili soruşturmaları derhal başlatmaya çağırdı.



Tahran, diplomatik faaliyetler sürerken Washington'a saldırı konusunda uyardı

USS Gerald R. Ford uçak gemisi dün Girit adasının kuzeybatı kıyısındaki Souda Körfezi'nde bulunan deniz üssüne ulaştı (Reuters)
USS Gerald R. Ford uçak gemisi dün Girit adasının kuzeybatı kıyısındaki Souda Körfezi'nde bulunan deniz üssüne ulaştı (Reuters)
TT

Tahran, diplomatik faaliyetler sürerken Washington'a saldırı konusunda uyardı

USS Gerald R. Ford uçak gemisi dün Girit adasının kuzeybatı kıyısındaki Souda Körfezi'nde bulunan deniz üssüne ulaştı (Reuters)
USS Gerald R. Ford uçak gemisi dün Girit adasının kuzeybatı kıyısındaki Souda Körfezi'nde bulunan deniz üssüne ulaştı (Reuters)

İran, Cenevre'de üçüncü tur dolaylı müzakerelerin arifesinde, ABD'ye, ‘sınırlı’ olarak nitelendirilse bile herhangi bir saldırının bir saldırganlık eylemi olarak kabul edileceğini ve ‘kararlı ve katı’ bir yanıtla karşılanacağı uyarısında bulundu.

İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi, herhangi bir saldırganlığın etkilerinin ‘tek bir ülkeyle sınırlı kalmayacağını’ söyledi. Garibabadi, gerginliğin tırmanmasını önleme çağrısında bulunurken Tahran, ‘geçici anlaşmaya’ varıldığı haberlerini bir kez daha yalanladı ve herhangi bir anlaşma için yaptırımların kaldırılmasında ısrarcı olduğunu vurguladı.

Diplomatik kanallar aracılığıyla İran'ın olası bir yanıt vermesi bekleniyor. Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi'nin liderliğindeki müzakerelerle paralel olarak, Ali Laricani'nin Umman'ın arabuluculuğuyla Tahran'ın tutumunu iletmek üzere Maskat'a ziyaret edeceği bildiriliyor.

Öte yandan ABD Başkanı Donald Trump, İran'ı somut tavizler vermeye zorlamak için ‘hedefli bir saldırı’ yapmayı düşünürken, İran'ın buna uymaması halinde daha geniş çaplı bir saldırı seçeneğini de açık tutuyor. ABD’den gelen haberlere göre Trump, açık bir savaşı önlemek için nükleer ve balistik füze tesislerini hedef alan ‘uyarı’ niteliğinde bir saldırı tercih ediyor. Beyaz Saray çevreleri, özellikle seçimlerin yaklaşmasıyla birlikte, herhangi bir askeri harekatın iç siyasi ve ekonomik maliyetler bakımından dikkatlice hesaplanacağını vurguluyor.

Öte yandan Washington, USS Gerald R. Ford uçak gemisinin Yunanistan'ın Girit adasına ulaşmasıyla bölgedeki askeri varlığını güçlendirdi.

Tel Aviv'de ise İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu, İsrail'in ‘karmaşık günler’ ile karşı karşıya olduğunu belirterek, İsrail’in saldırıya uğraması halinde ‘hayal edilemeyecek’ bir yanıt vereceklerini söyledi.


Hindistan'da içerisinde yeni kişinin bulunduğu ambulans uçak düştü

Hindistan polisi (EPA)
Hindistan polisi (EPA)
TT

Hindistan'da içerisinde yeni kişinin bulunduğu ambulans uçak düştü

Hindistan polisi (EPA)
Hindistan polisi (EPA)

Hindistan Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü (DGCA), pazartesi günü Hindistan'ın doğusunda içerisinde yedi kişinin bulunduğu ambulans uçağın düştüğünü açıkladı.

DGCA, Beechcraft C90 tipi ambulans uçağın, Hindistan'ın doğusundaki Jharkhand eyaletinin Kasaria bölgesinde düştüğünü belirtti. İki mürettebat üyesi de dahil olmak üzere yedi kişinin akıbeti henüz bilinmiyor.

Dün akşam sosyal medyada yayınlanan bir açıklamada, yetkililer, arama ve kurtarma ekiplerinin olay yerine ulaştığını ve Uçak Kazaları Araştırma Bürosu'ndan bir ekibin kaza yerine gönderildiğini kaydetti.

Redbird Airways'e ait özel uçak, dün akşam Jharkhand'ın eylaetinin yönetim şehri Ranchi'den, bir hasta ve sağlık ekibini taşıyan Yeni Delhi'ye doğru yola çıkmıştı.

Yetkililer, ‘uçağın kötü hava koşulları nedeniyle rota değişikliği talebinde bulunduğunu’ ve 23 dakika sonra hava trafik kontrolüyle iletişimi kaybettiğini belirtti.

Yerel basında, uçağın bir ormana düştüğü bildirildi.

Geçen ay, batıdaki Maharaştra eyaletinden bir hükümet yetkilisi ve dört kişi, kiraladıkları uçak Pune şehrine iniş yaparken düşerek hayatını kaybetmişti.


Rusya: Moskova'daki patlamada bir polis memuru öldü, diğerleri yaralandı

Moskova'da bir polis arabasının yanında meydana gelen patlamanın yaşandığı olay yer (AFP)
Moskova'da bir polis arabasının yanında meydana gelen patlamanın yaşandığı olay yer (AFP)
TT

Rusya: Moskova'daki patlamada bir polis memuru öldü, diğerleri yaralandı

Moskova'da bir polis arabasının yanında meydana gelen patlamanın yaşandığı olay yer (AFP)
Moskova'da bir polis arabasının yanında meydana gelen patlamanın yaşandığı olay yer (AFP)

Rusya İçişleri Bakanlığı, bu sabaha karşı Moskova'nın merkezinde bir adamın polis aracı yakınlarına yerleştirdiği bombanın infilak etmesi sonucu bir memurunun öldüğünü, iki polis memurunun da yaralandığını açıkladı.

Fransız Haber Ajansı AFP’nin aktardığına göre İçişleri Bakanlığı Telegram üzerinden yaptığı açıklamada, patlamanın Savyolovsky Tren İstasyonu Meydanı’nda yerel saatle saat 12:05 civarında (dünya saatiyle pazartesi günü 21:05) meydana geldiğini belirtti.

Bakanlık, saldırganın devriye arabasının içinde bulunan trafik polislerine yaklaştığını ve ardından tanımlanamayan bir patlayıcı cihazın patladığını ekledi. Saldırganın olay yerinde öldürüldüğü belirtildi.

İçişleri Bakanlığı, ön açıklamasında ‘failin’ kaçmayı başardığını duyurdu. Ancak birkaç dakika sonra yapılan bir açıklamada, olay yerinin ve güvenlik kamerası görüntülerinin incelediği ve saldırganın ölü bulunduğu açıklandı.

Ülkede işlenen ağır suçları ele alan Rusya Soruşturma Komitesi, bir kolluk görevlisinin öldürülmeye teşebbüs edilmesi ve patlayıcıların yasadışı bulundurulmasıyla ilgili soruşturma başlattığını duyurdu.

Rusya merkezli TASS Haber Ajansı muhabirine göre hedef alınan polis aracı patlamada ağır hasar gördü, ancak alev almadı.

Diğer medya kuruluşları, pencereleri parçalanmış bir polis arabasının demiryolu hattının yakınında park edilmiş ve polisin bölgeyi kordon altına aldığı fotoğrafları yayınladı.

Yetkililer, kullanılan patlayıcı cihazın türü veya şüphelinin bombalamayı gerçekleştirme nedenleri hakkında henüz ek bilgi yayınlamadı.

Geçtiğimiz yıl aralık ayında Moskova'daki benzer bir patlamada iki polis memuru, bir şüpheliyi tutuklamaya çalışırken hayatını kaybetmişti.

Bu olay, kısa bir süre önce bir Rus generalin öldürüldüğü yerin yakınlarında, Moskova'nın güneyinde meydana geldi.

Rusya'nın 2022 yılının şubat ayında Ukrayna'yı işgal etmesinden bu yana, işgali destekleyen birçok Rus yetkili ve şahsiyet hem Rusya içinde hem de Ukrayna'nın kontrolündeki bölgelerde bombalı saldırılarda öldürüldü. Bazı durumlarda, Kiev bu saldırıların sorumluluğunu üstlendi.