Etiyopya’nın Hedasi Barajı çalışmaları gerginliği arttırıyor

Mısır’ın tahminlerine göre, Nahda Barajı’ndaki betonarme çalışmaları devam ediyor

Mısır Sulama Bakanı su ihtiyacını karşılama çabalarını gözden geçirdi (Mısır Su Bakanlığı)
Mısır Sulama Bakanı su ihtiyacını karşılama çabalarını gözden geçirdi (Mısır Su Bakanlığı)
TT

Etiyopya’nın Hedasi Barajı çalışmaları gerginliği arttırıyor

Mısır Sulama Bakanı su ihtiyacını karşılama çabalarını gözden geçirdi (Mısır Su Bakanlığı)
Mısır Sulama Bakanı su ihtiyacını karşılama çabalarını gözden geçirdi (Mısır Su Bakanlığı)

Etiyopya’nın Mısır ve Sudan ile gerilimi artıran, Nahda (Hedasi)  Barajı’nın üçüncü dolumuna yönelik hazırlıklarını yanı sıra, Mısır barajdaki betonarme çalışmalarının devam ettiğini tahmin ediyor. Diğer yandan Mısır, ülkenin tüm su ihtiyacını karşılamaya yönelik çabalarını sürdürüyor.
Nil Nehri sularının paydaşları olan Kahire ve Hartum, Addis Ababa’ya barajın beklenen olumsuz etkilerinin sınırlanmasını garanti eden bağlayıcı bir yasal anlaşma imzalanmadan önce, baraj havuzunun doldurulması veya işletilmesine yönelik tek taraflı herhangi bir önlem almaktan kaçınması çağrısında bulunuyor. Baraj konusundaki müzakereler aralıklı olarak 10 yıldan uzun bir süredir devam ediyor.
Mısırlı su kaynakları uzmanı Abbas Şaraki, barajın her iki yanında, özellikle orta geçidi çevreleyen alanlardaki bazı betonarme kısımlarının deniz seviyesinden 605 metre yüksekliğe ulaştığını söyledi. Şaraki Facebook hesabı üzerinden yaptığı paylaşımda, “Orta geçit ise 576 metre olarak aynı yükseklikte kaldı. Önümüzdeki iki ayda orta geçitin, son iki yılın hedef kapsamında toplam depolamayı 18,5 milyar metreküpe tamamlamak için yaklaşık 10,5 milyar metreküp depolama sağlacak, 595 metrelik bir seviyeye ulaşması için yükseltilmesine odaklanılacak” dedi.
Mısırlı su kaynakları uzmanı, “Betonarme çalışmaları, Temmuz ayı sonunda orta şeritte sular yükselene kadar devam edecek. Bununla birlikte, günde yaklaşık 30 milyon metreküp su akışının 50 milyon metreküpe çıkarılmasını sağlayacak şekilde, iki drenaj kapısından birinin sürekli olarak açılmasıyla göl seviyesi yükseltilecek” açıklamasında bulundu. Şaraki “Üçüncü dolum miktarının, sel geldiğinde yükseltme çalışmalarının duracağı yüksekliğe bağlı olduğunu” vurguladı.
Su Kaynakları ve Sulama Bakanlığı’na göre, Kahire su kaynaklarında ihtiyacı yaklaşık 114 milyar metreküp iken su kaynaklarının 74 milyar metreküp olması sebebiyle ciddi sıkıntı yaşıyor. Mısır, su ihtiyacının yüzde 90 için Nil nehrindeki 55,5 milyar metreküplük su payına güveniyor ve Nahda barajının işletilmesine yaklaştıkça bu su payının azalması bekleniyor.
Şaraki, “Üçüncü doldurma, ister sınırlı isterse de tam olsun, Mısır’ın suyuna zarar vermeyecek ancak uluslararası anlaşmaların ve 2015 İlkeler Bildirgesi’ni ve uluslararası normlar ve ilkelerinin dördüncü ihlalini (İki dolum ve iki çalıştırmanın ardından) temsil ediyor. Kahire ve Hartum, Addis Ababa’nın bu emrivaki politikasına devam etmesini reddediyor” İfadelerini de sözlerine ekledi.
Bunun yanı sıra, Mısır Su Kaynakları ve Sulama Bakanı Muhammed Abdulati “Sulama Bakanlığı, vatandaşların şikayetlerine hızla yanıt vermek ve tüm ülkenin su ihtiyacını karşılamak üzere şikayetleri bir an önce çözüme kavuşturmak için elinden geleni yapıyor” ifadelerini kullandı. Abdulati, bakanlık tarafından yürütülen proje ve prosedürlerin çiftçilere hizmet etmeyi amaçladığını vurguladı. Bakan toplantıda ayrıca, vatandaşların şikayetlerinin hassas bir sistem çerçevesinde, etkin bir şekilde ele alındığını vurguladı.
Mısır Sulama Bakanlığı tarafından dün yapılan açıklamaya göre, Bakanlar Kurulu’na bağlı şikayet sistemi, bakanlığın 2021 Ocak ayından Mart ayı sonuna kadar olan dönemde şikayetlere yüzde 97 oranında yanıt verdiğini açıkladı.



Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
TT

Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)

ABD Başkanı Donald Trump bugün İran'a karşı sınırlı bir askeri saldırı düzenlemeyi düşündüğünü söyledi, ancak daha fazla ayrıntı vermedi.

ABD ordusu, İran'a karşı birkaç hafta sürebilecek ve güvenlik tesislerinin yanı sıra nükleer altyapıyı da bombalamayı içerebilecek bir operasyona hazırlanıyor.

İran'ı nükleer programı konusunda anlaşmaya varmaya zorlamak için sınırlı bir saldırıyı düşünüp düşünmediği sorulduğunda, Beyaz Saray'da gazetecilere, "Sanırım bunu düşündüğümü söyleyebilirim" dedi.

Trump dün, İran'ın bir anlaşmaya varması için 10 ila 15 günlük bir sürenin "yeterli" olacağına inandığını söyledi. Ancak görüşmeler yıllardır tıkanmış durumda ve İran, füze programını kısıtlama ve silahlı gruplarla bağlarını koparma yönündeki daha geniş ABD ve İsrail taleplerini görüşmeyi reddediyor.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre iki ABD yetkilisi, İran'la ilgili ABD askeri planlamasının ileri bir aşamaya ulaştığını ve seçenekler arasında bireyleri hedef alan bir saldırı, hatta Trump'ın emriyle Tahran'da rejim değişikliğinin de yer aldığını söyledi. Bu askeri seçenekler, diplomatik çabaların başarısız olması durumunda ABD'nin İran'la ciddi bir çatışmaya hazırlandığının son göstergesi.

Son haftalarda yapılan dolaylı görüşmelerde çok az ilerleme kaydedildi ve taraflardan biri veya her ikisi bunu savaşa hazırlıkta geciktirme taktiği olarak kullanıyor olabilir.

İran, geçen yıl İsrail ve ABD'nin nükleer ve askeri tesislerini hedef alan 12 günlük saldırılarının yanı sıra ocak ayındaki kitlesel protestoların şiddetle bastırılmasının ardından, hiç olmadığı kadar savunmasız bir konumda bulunuyor.

 İran'ın BM Güvenlik Konseyi'ne dün yazdığı mektupta, BM Büyükelçisi Emir Said İrevani, ülkesinin "gerilim veya savaş aramadığını ve savaş başlatmayacağını", ancak herhangi bir ABD saldırganlığına "kararlı ve orantılı bir şekilde" karşılık vereceğini belirtti.

Şöyle devam etti: “Bu koşullar altında, bölgedeki tüm düşman üsleri, tesisleri ve varlıkları, İran'ın savunma yanıtı çerçevesinde meşru hedefler olarak kabul edilecektir.”

Bu haftanın başlarında İran, dünyanın ticareti yapılan petrolünün yaklaşık beşte birinin geçtiği Körfez'in dar su yolu olan Hürmüz Boğazı'nda gerçek mühimmatlı tatbikatlar gerçekleştirdi. Ülke içinde de gerilim artıyor; yas tutanlar, 40 gün önce güvenlik güçleri tarafından öldürülen protestocuları anmak için törenler düzenliyor ve bazı gösterilerde yetkililerin tehditlerine rağmen hükümet karşıtı sloganlar atılıyor.


İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
TT

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)

İsrail güçleri bu sabah erken saatlerde Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında bir bombalama operasyonu gerçekleştirdi.

Lübnan'ın resmi Ulusal Haber Ajansı'na göre, büyük patlama saat 02:20'de meydana geldi.

İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasında, bir yıldan fazla süren ve partinin askeri ve liderlik altyapısına darbeler aldığı çatışmanın ardından, 27 Kasım'dan beri yürürlükte olan bir anlaşma bulunuyor.

Anlaşma, Lübnan ordusunun ve Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nün (UNIFIL) konuşlandırılmasının güçlendirilmesi karşılığında, Hizbullah savaşçılarının Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeden (sınırdan yaklaşık 30 km uzaklıkta) çekilmesini ve askeri altyapısının tasfiye edilmesini öngörüyordu.

Anlaşma ayrıca İsrail'in savaş sırasında girdiği tüm bölgelerden çekilmesini de öngörüyordu. Bununla birlikte, İsrail sınırın her iki tarafını da izleyebilmek için beş yüksek noktada askeri varlığını sürdürdü. Ayrıca, askeri hedefler veya Hizbullah unsurları olduğunu iddia ettiği yerlere neredeyse her gün saldırılar düzenliyor ve güçleri buldozerle yıkım ve tahribat operasyonlarına devam ediyor.


ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
TT

ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan bir pankart, ABD Adalet Bakanlığı binasına asıldı. Bu adım, Trump’ın Washington’daki bir kuruma kimliğini yansıtma yönündeki son girişimi olarak değerlendiriliyor.

Mavi renkli pankart, dün (perşembe) binanın bir köşesindeki iki sütun arasına yerleştirildi. Pankartta “Amerika’yı Yeniden Güvenli Hale Getirelim” sloganı yer aldı.

Trump, geçen yıl Beyaz Saray’a dönüşünden bu yana federal kurumlar üzerindeki varlığını ve nüfuzunu pekiştirmek için güçlü adımlar atıyor.

Trump, kültürel ve siyasi kurumları yeniden şekillendirirken kendisine yakın isimleri görevlendiriyor, önde gelen kurumların adlarını değiştiriyor ve geçmiş soruşturmalarla bağlantılı yetkilileri geri plana itiyor. Eleştirmenler ise bu adımların, siyasi iktidar ile normal şartlarda bağımsız olması gereken kamu görevleri arasındaki sınırları ortadan kaldırdığını savunuyor.

Geçen yıl Trump’ın fotoğrafını taşıyan pankartlar, ABD Çalışma Bakanlığı, ABD Tarım Bakanlığı ve Amerikan Barış Enstitüsü binalarına da asılmıştı.

Trump tarafından atanan bir yönetim kurulu, Aralık ayında John F. Kennedy Sahne Sanatları Merkezi’ne Trump adının eklenmesi yönünde oy kullandı. Ayrıca Washington’daki Amerikan Barış Enstitüsü binasına da Trump’ın adı verildi.

Son pankarta ilişkin soruları Beyaz Saray, Adalet Bakanlığı’na yönlendirdi. Bakanlık ise şu ana kadar yorum talebine yanıt vermedi.