Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı: Husi ihlallerine rağmen kalıcı barışı sağlamak için çalışıyoruz

Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı Raşid el- Uleymi (SABA net)
Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı Raşid el- Uleymi (SABA net)
TT

Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı: Husi ihlallerine rağmen kalıcı barışı sağlamak için çalışıyoruz

Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı Raşid el- Uleymi (SABA net)
Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı Raşid el- Uleymi (SABA net)

Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı Raşid el- Uleymi, İran destekli Husi milislerinin tüm ihlallerine rağmen, Nisan ayı başında Birleşmiş Milletler (BM) himayesinde iki aylık bir süreyle yürürlüğe giren BM ateşkesine bağlı kalarak, ateşkesin şartlarına saygı duyulması ve riayet edilmesi gerektiği çağrısında bulundu.
Özellikle Yemen halkının çektiği acıların hafifletilmesi ve hareket özgürlüğünün yanı sıra Sana havaalanı veya kuşatma altındaki Taiz'de ateşkesin başarısı için tüm koşulları sağlamak adına ciddi şekilde çalışma gereğini vurgulayan Uleymi, bu felaketi sona erdirecek ve tüm Yemen halkı için güvenli bir gelecek sağlamak adına üç referansa dayalı adil ve kapsamlı bir barış istediklerini vurguladı.
Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı, tüm siyasi ve sosyal bileşenleri, düşünce, kültür ve medyayı saflarını birleştirmeye çağırdı.
Uleymi Ramazan Bayramı vesilesiyle yurtiçinde ve yurtdışındaki Yemen halkına hitaben yaptığı konuşmada, “Bu tarihi bir an. Hepimizin bu anı korumak, ülkemiz ve halkımız için birlikte çalışmak, Konsey'in arkasında durmak gibi bir sorumluluğu var. Herkes eşittir, bizim sözlüğümüzde dışlama ve ötekileştirme yoktur. Geleceğin Aden ve bütün Yemen için daha iyi olacağına ve her zaman halkımızın, vatanımızın ve aziz vatanımızın topraklarında yaşayanların yanında olacağımıza söz veriyoruz. Devleti eski haline getirmek, kurumlarını onarmak, kusuru nerede olursa olsun gidermek için uzlaşı, ortaklık ve inşa kurallarından sapmayacağız” ifadelerini kullandı.
Uleymi, “Yemenlilere yük olan birikmiş zorlukların farkında olmamız, bizi başarıdan başka bir şey kabul etmeyen sorumluluğumuzun önüne koyuyor. El Mahra'dan Saada'ya kadar Yemenli halkımıza hizmet eden her şey için Allah'a güvenerek çok çalışmaya kararlıyız” dedi.
Açıklamasında, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ziyaretine atıfta bulunan Uleymi, her iki ülkenin Yemen toprağı ve vatandaşlarının güvenlik ve istikrarına yönelik kardeş kaygısının boyutunu gördüğünü belirtti.



Hizbullah: İsrail ile doğrudan müzakereler, Lübnan anayasasının açık ihlalidir

Lübnanlı Hizbullah Milletvekili Hasan Fadlallah (Reuters)
Lübnanlı Hizbullah Milletvekili Hasan Fadlallah (Reuters)
TT

Hizbullah: İsrail ile doğrudan müzakereler, Lübnan anayasasının açık ihlalidir

Lübnanlı Hizbullah Milletvekili Hasan Fadlallah (Reuters)
Lübnanlı Hizbullah Milletvekili Hasan Fadlallah (Reuters)

Hizbullah Milletvekili Hasan Fadlallah, Lübnan Cumhurbaşkanı'nın görüşmelerin önümüzdeki hafta Washington'da yapılacağını açıklamasından bir gün sonra, bugün partisinin Lübnan ve İsrail arasında doğrudan müzakereleri reddettiğini vurguladı.

Fadlallah yaptığı açıklamada, bu adımın "Anayasa'nın, Şartname'nin ve Lübnan yasalarının açık bir ihlali ve ülkenin kaderinin ve geleceğinin manipüle edilmesi" olduğunu belirterek, bunun "Lübnan'ın İsrail saldırganlığıyla mücadele etmek, iç barışını ve halkının bir arada yaşamasını korumak için en çok dayanışmaya ve iç birliğe ihtiyaç duyduğu bir dönemde iç bölünmeleri daha da kötüleştireceği" uyarısında bulundu.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Arşiv-AP)İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Arşiv-AP)

Milletvekili sözlerine şöyle devam etti: "Halkımız, topraklarını, varlıklarını, meşru haklarını ve ulusal ortaklıklarını savunmada gösterdikleri azim ve direniş tercihine bağlı kalacak ve kimsenin vatanlarının kaderine ve nesillerinin geleceğine müdahale etmesine izin vermeyecektir."

Sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu yetkili makam, İran'ın Lübnan'ın yanında yer alan kararlı duruşu ve İslamabad'daki müzakereler başlamadan önce Lübnan'a yönelik saldırganlığın durdurulması konusundaki ısrarıyla ülkemize duyduğu endişe sayesinde ortaya çıkan elverişli uluslararası fırsattan derhal yararlanarak ülkesinin çıkarlarını önceliklendirmeli ve halkının canını korumalıydı, ancak bu İran tutumunu göz ardı etti…”

Lübnan Cumhurbaşkanlığı, Lübnan'ı Washington Büyükelçisi Nada Hamadeh-Moawad'ın, İsrail'i ise Washington Büyükelçisi Yechiel Leiter'in temsil ettiği ve ABD'nin Beyrut Büyükelçisi Michel Issa'nın da katıldığı, dün akşam gerçekleşen bir telefon görüşmesini duyurdu.

Görüşme sırasında, ateşkes ilan edilmesi ve Lübnan ile İsrail arasında ABD'nin himayesinde müzakerelerin başlama tarihinin belirlenmesi konularını görüşmek üzere ilk toplantının önümüzdeki salı günü ABD Dışişleri Bakanlığı'nda yapılmasında mutabık kalındığını belirtti.


Dünyanın "en büyük açlık krizi" Sudan'da yaşanıyor

Dünya Gıda Programı'ndan gıda yardımlarını almak için bekleyen Çad'daki Sudanlı mülteciler, (Reuters)
Dünya Gıda Programı'ndan gıda yardımlarını almak için bekleyen Çad'daki Sudanlı mülteciler, (Reuters)
TT

Dünyanın "en büyük açlık krizi" Sudan'da yaşanıyor

Dünya Gıda Programı'ndan gıda yardımlarını almak için bekleyen Çad'daki Sudanlı mülteciler, (Reuters)
Dünya Gıda Programı'ndan gıda yardımlarını almak için bekleyen Çad'daki Sudanlı mülteciler, (Reuters)

Dünya Gıda Programı'na (WFP) göre Sudan, yaklaşık 45 milyonluk nüfusunun 19 milyondan fazlasını etkileyen, dünyanın en büyük insani açlık kriziyle karşı karşıya. Program, savaşın başlamasından bu yana geçici başkent Port Sudan'dan faaliyet gösterdikten sonra Hartum'daki ülke ofisinin yeniden açıldığını duyurdu.

WFP genel müdür yardımcısı Carl Skau, dün Hartum'da programın yeni ülke direktörü Abdullah Al-Wardat ve Sudan Başbakanı Kamil Idris ile gerçekleştirdiği görüşmenin ardından yaptığı açıklamada, başkentteki koşulların altı ay önceki ziyaretinden bu yana "açıkça değiştiğini" söyledi. Skau, "Şehirde daha fazla hareketlilik var, havaalanı çalışıyor ve insanlar yavaş yavaş evlerine dönüp hayatlarını yeniden kurmaya başlıyorlar" ifadelerini kullandı.

Ülkenin geniş bölgelerinde çatışmaların hız kesmeden devam ettiğini ve bunun da yaklaşık 19 milyon insan için ciddi gıda güvensizliğine yol açtığını belirten yetkili, durumu "dünyanın en büyük insani açlık krizi"nin devamı olarak nitelendirdi.


Devrim Muhafızları Bağdat'ta "cephe" oluşturuyor

Bağdat'taki ABD büyükelçiliği yakınlarında bir Irak zırhlı aracı (AFP)
Bağdat'taki ABD büyükelçiliği yakınlarında bir Irak zırhlı aracı (AFP)
TT

Devrim Muhafızları Bağdat'ta "cephe" oluşturuyor

Bağdat'taki ABD büyükelçiliği yakınlarında bir Irak zırhlı aracı (AFP)
Bağdat'taki ABD büyükelçiliği yakınlarında bir Irak zırhlı aracı (AFP)

Kaynaklar, İran Devrim Muhafızları'ndaki subayların Irak'taki silahlı grupların operasyonlarını yönetmeye devam ettiğini ve saldırıları durdurma yönündeki siyasi talepleri reddettiğini, müzakerelerin başarısız olma ihtimaline karşı Washington üzerinde baskı kurmak amacıyla "gölge askeri gözetmen" gibi hareket ettiklerini ortaya koydu.

“Koordinasyon Çerçevesi” ve Irak hükümetinden iki kaynak Şarku’l Avsat’a, dört Şii partinin liderlerinin son haftalarda Irak içindeki İranlı yetkililerle görüşmeler yaptığını ve saldırıların durdurulması gerektiğine ikna etmeye çalıştıklarını, ancak İranlılardan yanıt alamadıklarını söyledi.

Kaynaklar, Bağdat'ta önemli nüfuza sahip bir Kudüs Gücü subayının "koordinasyon çerçevesi içindeki müttefiklerden gelen çağrılara yanıt vermediğini, iletişimini silahlı grupların operasyon yetkilileriyle sınırladığını" söyledi. Kaynaklar, özel bir güvenlik toplantısında konuşan üst düzey bir Iraklı yetkilinin, "Bu adamı (Devrim Muhafızları subayını) nasıl durduramıyoruz?" diyerek, "Neden onu tutuklayamıyoruz?" diye sorguladığını belirtti.