Maruni piskoposlardan Lübnan parlamento seçimlerine kitlesel katılım çağrısı

Piskoposlar, yaygın güvenlik ihlali uyarısı yaptı

Lübnan Katolik Doğu Kilisesi Maruni Patriği Beşara Butros er-Rai'nin gerçekleştirdiği bir görüşmeden (Arşiv-Ulusal Ajans)
Lübnan Katolik Doğu Kilisesi Maruni Patriği Beşara Butros er-Rai'nin gerçekleştirdiği bir görüşmeden (Arşiv-Ulusal Ajans)
TT

Maruni piskoposlardan Lübnan parlamento seçimlerine kitlesel katılım çağrısı

Lübnan Katolik Doğu Kilisesi Maruni Patriği Beşara Butros er-Rai'nin gerçekleştirdiği bir görüşmeden (Arşiv-Ulusal Ajans)
Lübnan Katolik Doğu Kilisesi Maruni Patriği Beşara Butros er-Rai'nin gerçekleştirdiği bir görüşmeden (Arşiv-Ulusal Ajans)

Maruni piskoposlar, Lübnanlılara parlamento seçimlerine yoğun bir katılım gösterme çağrısı yaparken, ‘genel güvenlik ihlaline’ karşı da uyarıda bulundu. Piskoposlar, Lübnan Katolik Doğu Kilisesi Maruni Patriği Beşara Butros er-Rai başkanlığında 4 Mayıs’ta gerçekleştirdikleri aylık toplantıda yetkililerin reformları gerçekleştirme konusundaki gecikmelerini kınadı.
Piskoposlar, yaptıkları açıklamada “Yetkililer, 15 Mayıs’ta yapılacak parlamento seçimlerinde tüm engelleri kaldırmak için ciddi bir çaba göstermeli ve seçmenlerin ve adayların iradesini, bu prosedürün uygun şekilde yürütülmesini engelleyen çeşitli baskılardan kurtarmalıdır. İstenen değişimin gerçekleşmesine ve ülkeyi beklenen çöküşten kurtarmaya katkıda bulunabilmeleri için tüm vatandaşları, bilinçli bir vicdan ve samimi bir vatansever bağlılıkla anayasal haklarını aktif olarak kullanmaya teşvik etmelidir” ifadelerini kullandı. Ayrıca başta neredeyse her gün gerçekleşen cinayetler olmak üzere, bir bölgeden diğerine sıçrayan yaygın güvenlik ihlallerine karşı da uyarıda bulunan piskoposlar, ilgili tarafların bu konudaki uyarılara dikkat etmeleri gerektiğini vurgulayarak, “Sınırlı da olsa imkanlarıyla sahada durumu kontrol etmeye çalışan askeri ve güvenlik teşkilatlarını selamlıyoruz” dedi.
Piskoposlar, yayınladıkları bildiride yetkililerin, ‘Lübnan’ın Uluslararası Para Fonu (IMF) ile işbirliği ve ülkeyi içinde bulunduğu durumdan kurtaracak ve serbest ekonomiyi normal koşullara döndürecek toparlanma planını bir an önce uygulamaya başlama’ yolunda gerekli reformları gerçekleştirmesi konusunda yaşanan gecikmelerini de kınadı.



Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.


BM, Hızlı Destek Kuvvetlerini el Faşir'de soykırım yapmakla suçladı

Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)
Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)
TT

BM, Hızlı Destek Kuvvetlerini el Faşir'de soykırım yapmakla suçladı

Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)
Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)

Sudan'daki bağımsız uluslararası araştırma misyonu dün, geçen ekim ayında "Hızlı Destek Kuvvetleri"nin (HDK) eline geçmesinden bu yana birçok vahşete tanık olan Sudan'ın el Faşir kentinde "soykırım eylemlerinin" meydana gelmesini kınadı.

Birleşmiş Milletler misyonu, Sudan'ın batı Darfur bölgesindeki bu şehirde HDK'nin sistematik eylemlerinden çıkarılabilecek tek makul sonucun soykırım niyeti olduğu sonucuna varan bir rapor yayınladı.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre ABD Hazine Bakanlığı, el Faşir'deki suistimalleri nedeniyle üç HDK komutanına yaptırım uyguladı. Bakanlık, bu kişilerin HDK'nin şehri ele geçirmesinden önce 18 ay süren el Faşir kuşatmasında yer aldığını belirtti.


Hamas: Gazze ile ilgili her türlü düzenleme, ablukanın kaldırılmasıyla başlamalıdır

Filistinli bir aile, Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye'de çadırlarının önünde kahvaltı yapıyor (EPA)
Filistinli bir aile, Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye'de çadırlarının önünde kahvaltı yapıyor (EPA)
TT

Hamas: Gazze ile ilgili her türlü düzenleme, ablukanın kaldırılmasıyla başlamalıdır

Filistinli bir aile, Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye'de çadırlarının önünde kahvaltı yapıyor (EPA)
Filistinli bir aile, Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye'de çadırlarının önünde kahvaltı yapıyor (EPA)

Hamas, Gazze Şeridi ve Filistin halkının geleceğiyle ilgili her türlü siyasi sürecin veya düzenlemenin, düşmanlıkların tamamen sona ermesi, ablukanın kaldırılması ve başta özgürlük ve kendi kaderini tayin hakkı olmak üzere meşru ulusal hakların güvence altına alınmasıyla başlaması gerektiğini vurguladı.

Şarku'l Avsat'ın DPA'den aktardığına göre bu açıklama, hareketin dün Amerika Birleşik Devletleri'nde düzenlenen Gazze Şeridi "Barış Konseyi" oturumuna yanıt olarak yayınladığı basın bildirisinde yer aldı.

Hareket, işgalin suçlarına ve ateşkes anlaşmasının sürekli ihlallerine devam ettiği bir dönemde oturumun düzenlenmesinin, uluslararası toplumun ve katılımcı tarafların işgali saldırganlığını durdurmaya zorlamak için pratik adımlar atmasını gerektirdiğini vurguladı.

Hamas, geçiş noktalarının açılmasını ve insani yardımın kısıtlama olmaksızın girişini, ayrıca yeniden yapılanma sürecinin derhal başlatılmasını talep etti. Uluslararası tarafların ve arabulucuların, anlaşmaların uygulanmasını sağlamak ve insani ve siyasi hakların engellenmesini önlemek için sorumluluklarını yerine getirmeleri gerektiğinin altını çizdi.

Ayrıca, kalıcı bir ateşkesin sağlanması için ciddi çabalara ihtiyaç duyulduğunu belirterek, Gazze Şeridi'ni istikrara kavuşturmaya yönelik her türlü gerçek uluslararası çabanın, sorunun kök nedenini ele alması gerektiğini vurguladı: işgal, işgal politikalarının sona erdirilmesi ve Filistin halkının tam ve eksiksiz haklarına kavuşması.

ABD Başkanı Donald Trump, dün 40'tan fazla ülkeden temsilci ve 12 ülkeden gözlemcinin katılımıyla "Barış Konseyi"nin ilk toplantısını düzenledi. Toplantının odak noktası, savaşın harap ettiği Gazze Şeridi'nde yeniden yapılanma ve uluslararası bir istikrar gücünün oluşturulmasıydı.