Mısır’da Müslüman Kardeşler liderleri ve üyelerinin yargılanmasına yeniden başlanıyor

İhvan Rehberlik Konseyi Başkanı Muhammed Bedii. (AP-Arşiv)
İhvan Rehberlik Konseyi Başkanı Muhammed Bedii. (AP-Arşiv)
TT

Mısır’da Müslüman Kardeşler liderleri ve üyelerinin yargılanmasına yeniden başlanıyor

İhvan Rehberlik Konseyi Başkanı Muhammed Bedii. (AP-Arşiv)
İhvan Rehberlik Konseyi Başkanı Muhammed Bedii. (AP-Arşiv)

Mısır’da ‘terörist’ olarak sınıflandırılan Müslüman Kardeşler (İhvan) liderleri ile 77 üyenin terör ve şiddet suçlamalarıyla yargılanmasına 10 Mayıs’ta yeniden başlanacak.
Mısır Yüksek Devlet Güvenlik Mahkemesi, Rehberlik Konseyi Başkanı Muhammed Bedii, Mahmud Ezzat ve İhvan üyesi 77 kişinin davasını tamamlamayı hedefliyor.
Sanıklar, terör amacıyla cinayet, cinayete teşebbüs, örgüte maddi yardımda bulunmak, ruhsatsız silah, mühimmat ve patlayıcı bulundurmak, devlet makamlarının görevlerini engellemek için protesto gösterileri düzenlemek, yolları kapatmak, vatandaşları sindirmek, kamu ve özel mülklere sabotaj ve kasten zarar vermekle suçlanıyor.
Davayla ilgili soruşturmalar, sanıkların protestocuları Nasr bölgesinde toplanmaya, yolları kesmeye, ulaşımı aksatmaya ve kaldırımdan söktükleri taşlardan barikatlar kurmaya teşvik ettiğini ortaya koydu.
Soruşturmalara göre protestocular bölgedeki konferans salonunda yangın çıkarmaya çalıştı. Bu da binadaki bahçenin yanmasına neden oldu. Protestocular kamu ve özel mülklere de zarar verdi.
Savcılık, haziran ayında düzenlenen duruşmada şu açıklamada bulundu:
“Sanıklar yasa hükümlerine aykırı bir şekilde kurulmuş, amacı anayasa ve kanun hükümlerinin askıya alınmasını talep etmek, devlet kurumları ve kamu makamlarının görevlerini yapmasını engellemek olan bir grubun liderliğini üstlendi ve vatandaşların anayasa ve yasalarla güvence altına alınan özgürlükleri ve kamu haklarına saldırdı.”
Kahire Ceza Mahkemesi de önümüzdeki hafta ‘Rabia eylemleri’ olarak bilinen davada 37 sanığın yeniden yargılanmasıyla ilgili kararını verecek.
Mahkeme daha önce İhvan liderleri Muhammed Baltaci, Essam el-Erian ve Abdurrahman el-Bar da dahil olmak üzere 75 sanığı idam cezasına çarptırmıştı.
Bu davada sanıklar, Rabia Meydanı’nda silahla toplanmak, yolları kapatmak, insanların hareket özgürlüğünü kısıtlamak, toplanmalarını dağıtmakla görevli vatandaşları ve polis güçlerini kasten öldürmek, kasten öldürmeye teşebbüs etmek ve ulaşımı kasten bozmak ile suçlandı.
Ülkede ‘Ramses Olayları’ olarak bilinen bir diğer davada da 23 sanığın yeniden yargılanmasına da önümüzdeki hafta devam edilecek.
Bu davada ise sanıklar, 16 ve 17 Ağustos 2013 tarihlerinde Ramses Meydanı’ndaki Fetih Camisi’ni işgal etmek, içinde namaz kılınmasını engellemek, silah bulundurmak, yetkililere mukavemet göstermek, vatandaşlara saldırmak, şiddete başvurmak, kasten adam öldürmek, kamu ve özel tesisleri sabote etmek ve yolları kapatmak ile suçlanıyor.



Sudan'dan yapılan saldırı sonucu Çad'da en az 15 kişi öldü

Darfur'dan kaçan binlerce mülteci şu anda Çad'daki Adré sınır kampında yaşıyor, (Reuters)
Darfur'dan kaçan binlerce mülteci şu anda Çad'daki Adré sınır kampında yaşıyor, (Reuters)
TT

Sudan'dan yapılan saldırı sonucu Çad'da en az 15 kişi öldü

Darfur'dan kaçan binlerce mülteci şu anda Çad'daki Adré sınır kampında yaşıyor, (Reuters)
Darfur'dan kaçan binlerce mülteci şu anda Çad'daki Adré sınır kampında yaşıyor, (Reuters)

Yerel kaynaklara göre, dün akşam Çad'ın sınır kasabası Tine'de Sudan'dan gelen bir saldırı sonucu en az 15 kişi öldü.

Bir yerel yetkili, «Çad'ın Tine kentinde düzenlenen bir cenaze töreni sırasında Sudan’dan gelen bir insansız hava aracının (İHA) saldırısı sonucu 15 ila 16 kişinin hayatını kaybetmesinden dolayı üzüntü duyuyoruz» dedi.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre bir askeri kaynak, Nisan 2023'ten bu yana Sudan ordusuyla çatışan Hızlı Destek Kuvvetleri'ne (HDK) ait bir İHA’nın saldırısında 16 kişinin öldüğünü vurguladı.

HDK, Telegram üzerinden yayınladığı açıklamada, üç yıldır süren iç savaşta rakibi olan Sudan ordusunu sorumlu tuttuğu saldırıyla hiçbir ilgisi olmadığını belirtti.

Çatışma, şubat ayı sonunda hükümetin savaşa katılan silahlı grupların “tekrar eden saldırıları” nedeniyle Sudan ile sınırlarını kapatma kararına rağmen Çad'a da sıçradı.

Şubat ayı sonunda Sudan'dan fırlatılan bir füze, Tine'de hasara yol açtı.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre Çad sınırında, Sudan'ın batısında yer alan geniş bir bölge olan Darfur, neredeyse tamamen HDK’nın kontrolü altında.

21 Şubat'ta HDK, Çad'daki Tine kasabasının ikizi olan Sudan'ın sınır kasabası Tine'yi ele geçirdiğini duyurdu; iki kasabayı birbirinden ayıran tek şey, çoğu zaman kurumuş olan dar bir su yolu.

Sudan'daki savaş, on binlerce kişinin ölümüne ve ülke içinde ve dışında 13 milyondan fazla kişinin yerinden edilmesine yol açtı. Birleşmiş Milletler'e göre savaş, dünyanın en kötü insani krizlerinden birine neden oldu.


ABD arabuluculuğu Kerkük'ün petrol ihracatını kurtardı

Irak'ın Basra kıyıları açıklarındaki karasularında bulunan Basra petrol terminalinde ham petrol yükleyen petrol tankerleri (Arşiv- Reuters)
Irak'ın Basra kıyıları açıklarındaki karasularında bulunan Basra petrol terminalinde ham petrol yükleyen petrol tankerleri (Arşiv- Reuters)
TT

ABD arabuluculuğu Kerkük'ün petrol ihracatını kurtardı

Irak'ın Basra kıyıları açıklarındaki karasularında bulunan Basra petrol terminalinde ham petrol yükleyen petrol tankerleri (Arşiv- Reuters)
Irak'ın Basra kıyıları açıklarındaki karasularında bulunan Basra petrol terminalinde ham petrol yükleyen petrol tankerleri (Arşiv- Reuters)

ABD'nin Suriye ve Irak Özel Temsilcisi Tom Barrack'ın öncülüğünde yürütülen arabuluculuk çabaları, Kerkük petrolünün günlük 250 bin varil kapasiteyle Türkiye'nin Ceyhan limanına yeniden akışını sağladı. Bu adım, İran ile yaşanan çatışmanın ardından Hürmüz Boğazı'ndaki deniz trafiğinin durması nedeniyle ortaya çıkan ekonomik ablukayı kırmayı amaçlıyor; zira üretimdeki yüzde 70'lik düşüşten sonra petrol sektörünün nefes alabilmesi için kuzey güzergâhı petrol sektörünün “tek nefes alma noktası” haline geldi.

Barrack ile Bölge Başbakanı Mesrur Barzani arasındaki telefon görüşmesi, siyasi tartışmayı sonlandırdı ve “Saralo” istasyonunun devreye sokulmasıyla krizi teknik bir çerçeveye dönüştürdü.

Buna paralel olarak Irak Parlamentosu, ekonomiyi güçlendirmek amacıyla bir dizi karar aldı; bu kararlarda hükümeti, maaşların ödenmesini garanti altına almak için üretim faaliyetleri üzerinde merkezi kontrol kurmaya ve alternatif ihracat boru hatlarını yeniden işler hale getirmeye mecbur kıldı. Yıllar süren duraklamanın ardından gerçekleşen bu geri dönüş, mevcut krizin gölgesinde bölgenin istikrarını güçlendirmek amacıyla Washington'un bu çabalara tam desteği eşliğinde, depoların dolmasını ve üretimin tamamen durmasını önlemek için “savaş koşulları”nın dayattığı zorunlu bir bütünleşmeyi gösteriyor.


Irak Hizbullah Tugayları, ABD büyükelçiliğine yönelik saldırıların askıya alınması için şartlar öne sürdü

ABD'nin Irak Büyükelçiliği, Bağdat'taki "Yeşil Bölge" içinde yer alıyor (AFP)
ABD'nin Irak Büyükelçiliği, Bağdat'taki "Yeşil Bölge" içinde yer alıyor (AFP)
TT

Irak Hizbullah Tugayları, ABD büyükelçiliğine yönelik saldırıların askıya alınması için şartlar öne sürdü

ABD'nin Irak Büyükelçiliği, Bağdat'taki "Yeşil Bölge" içinde yer alıyor (AFP)
ABD'nin Irak Büyükelçiliği, Bağdat'taki "Yeşil Bölge" içinde yer alıyor (AFP)

Irak’taki “Hizbullah” milisleri, dün yaptıkları açıklamada, belirli şartlar altında ABD Büyükelçiliği’ne yönelik saldırılarını beş gün süreyle askıya aldıklarını duyurdu.

Tugayların açıklamalarında belirtilen şartlar arasında, İsrail'in Beyrut'un güney banliyölerindeki sakinleri tahliye etmeyi ve bombalamayı durdurması ve Bağdat ile diğer illerdeki yerleşim bölgelerini bombalamamayı taahhüt etmesi yer alıyor.