Suudi Arabistan'ın serbest bıraktığı Husi esirleri taşıyan ilk uçak Yemen'e ulaştı

Husi mahkumlar uçakta gül taşıyor (Şarku'l Avsat)
Husi mahkumlar uçakta gül taşıyor (Şarku'l Avsat)
TT

Suudi Arabistan'ın serbest bıraktığı Husi esirleri taşıyan ilk uçak Yemen'e ulaştı

Husi mahkumlar uçakta gül taşıyor (Şarku'l Avsat)
Husi mahkumlar uçakta gül taşıyor (Şarku'l Avsat)

Suudi Arabistan'dan kalkan İran destekli Husi esirleri taşıyan Uluslararası Kızılhaç Komitesine ait uçağın Yemen'e ulaştığı bildirildi.
Yemen hükümetine destek veren Arap koalisyonunun konuya dair açıklaması, Suudi Arabistan resmi ajansı SPA'da yayımlandı.
Açıklamada, Husilerin saflarında savaşırken esir düşen milisleri taşıyan ilk uçağın Suudi Arabistan'dan ayrıldığı duyuruldu.
Husi esirlerin, "Suudi Arabistan'ın insani girişimleri kapsamında serbest bırakıldığı" aktarılan açıklamada, Suudi Arabistan'dan Yemen'in başkenti Sana ve güneydeki geçici başkent Aden'e yapılacak esir transferinin 3 aşamada gerçekleştirileceği ifade edildi.

Suudi Arabistan yerel basınındaki haberlerde ise ülkeden ayrılan ilk uçağın Uluslararası Kızılhaç Komitesine ait olduğu kaydedildi.
Husi esirlerden 40 kişiyi taşıyan uçağın, Yemen'in geçici başkenti Aden'e ulaştığı belirtilen haberlerde, serbest bırakılacak 163 esirden 108'inin Aden'e nakledileceğine işaret edildi.
Arap Koalisyonu Sözcüsü Turki el-Maliki, 28 Nisan'da Suudi Arabistan'a karşı savaştıkları sırada esir düşen 163 Husi'nin serbest bırakılacağını duyurmuştu.

Yemen'de BM girişimiyle 2 ay süreyle ateşkes ilan edilmişti
BM Yemen Özel Temsilcisi Hans Grundberg, 1 Nisan'da yaptığı açıklamada, Yemen hükümeti ile Husilerin, hava, kara ve deniz operasyonlarını durdurmayı kabul ettiğini duyurmuştu.
Grundberg, 2 Nisan'da yaptığı açıklamada ise "Yemenli taraflar arasında bugün yerel saatle 19.00'da iki ay süreyle ateşkes başladı. Bu geceden itibaren hava, kara ve deniz operasyonları durdurulacak." ifadelerini kullanmıştı.



Suudi Arabistan, endüstriyel kimliğini yeniden şekillendiriyor... Montajdan bağımsız inovasyona

Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad (SPA)
Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad (SPA)
TT

Suudi Arabistan, endüstriyel kimliğini yeniden şekillendiriyor... Montajdan bağımsız inovasyona

Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad (SPA)
Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad (SPA)

Suudi Arabistan, entegre bir sanayi ekosistemi inşa etme hedefi doğrultusunda hızlı ancak dengeli adımlarla ilerliyor. Ülkenin hedefinin yalnızca montaj ve ithalata dayalı bir yapıdan ibaret olmadığı, bunun ötesine geçerek dayanıklı ve rekabetçi mühendislik kabiliyetleri oluşturmak olduğu belirtiliyor. Bu değerlendirme, Alvarez & Marsal tarafından yayımlanan yeni bir raporda yer alırken, şirketin Strateji ve Performans İyileştirme Bölümü Kıdemli Direktörü Andrea Di Lello konuyla ilgili Şarku’l Avsat’a özel açıklamalarda bulundu.

Suudi Arabistan’ın yerlileştirme çabaları; uzay ve havacılık, otomotiv, gemi inşası, bilgi teknolojileri, yapay zekâ ve finansal teknoloji gibi stratejik sektörlere yayılıyor. Bu alanlarda yerel projeler, büyük uluslararası ortaklıklarla iç içe ilerleyerek ülkede devam eden dönüşümün derinliğini ortaya koyuyor.

Havacılık ve uzay sektöründe, Suudi Arabistan’ın devlet bünyesindeki en büyük savunma şirketi SAMI, F-15 uçaklarına ait yedek parçaları ve havacılık elektronik sistemlerini yerli olarak üretmeye başladı. Boeing, Lockheed Martin ve Airbus gibi küresel şirketler ise yüzde 50’ye kadar yerli içerik hedefleyen yerlileştirme anlaşmaları imzaladı. Verilere göre, yerlilik oranı 2018’de yüzde 4 seviyesindeyken bugün yaklaşık yüzde 20’ye yükseldi.

Di Lello ise bu rakamların doğru bağlamda değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, uluslararası ortaklıkların ilk aşamada operasyonel kapasite oluşturma ve bakım-onarım altyapısını geliştirme açısından temel rol oynadığını ifade etti. Ancak asıl kritik aşamanın mühendislik kapasitesinin geliştirilmesi, tasarım ve sistem entegrasyonu alanlarına geçiş olduğunu vurgulayan Di Lello, “Gerçek katma değer burada ortaya çıkıyor ve en büyük fırsatlar da tam olarak bu alanda” değerlendirmesinde bulundu.

Farklı bir geleceğin ana hatlarını çizen fabrikalar

Lucid Motors, Kral Abdullah Ekonomi Şehri’nde (KAEC) Suudi Arabistan’daki ilk otomobil fabrikasının kapılarını açarak ülkede tarihi bir adım attı. Öte yandan CEER şirketi elektrikli araçların yerli tasarım ve üretimi için çalışmalarını sürdürürken, SNAM ticari araç montajını devam ettiriyor ve tam üretime geçme hedefi taşıyor.

Di Lello’ya bu sektörlerde tam bağımsız inovasyona ulaşmak için gerçekçi zaman çizelgesi sorulduğunda, “Beş yıl içinde somut ilerleme sağlanabilir” yanıtını verdi. Ancak kritik unsurun zaman değil, uygulamanın kalitesi olduğunu vurgulayan Di Lello, “Başarı tanımının doğru yapılması ve bilgi transfer sürecinin nasıl organize edildiği belirleyici faktördür” ifadesini kullandı.

Gemi inşa sektöründe ise odak noktası, Kral Selman Uluslararası Deniz Kompleksi olarak öne çıkıyor. Bu tesis, gemi inşası ve sondaj platformları üretiminde yüzde 50’den fazla yerlilik hedefi taşıyor. Ayrıca Hyundai Grubu ile yürütülen ortak proje kapsamında gemi motorları ve gövde bileşenlerinin üretimi planlanıyor.

Di Lello, bu kompleksi ‘dünya standartlarında bir tesis’ olarak tanımlarken, yerel büyük alıcılarla yapılan uzun vadeli anlaşmaların, gelişmekte olan ülkelerde nadir görülen güçlü bir ticari temel sağladığını ifade etti.

Raporda mevcut eksiklikler de açık şekilde ortaya konuyor. Di Lello, yerel tedarikçi yeterliliğini değerlendirirken önceliğin montajdan çıkarak bağımsız tasarım, sistem entegrasyonu ve sertifikasyon kabiliyetine geçiş olduğunu söyledi. En acil ihtiyaçların ise karmaşık bileşenleri tasarlayabilecek ‘Tier 1’ tedarikçi tabanının oluşturulması ve ürünleri teknik olarak geliştirecek yerel mühendislik kapasitesinin güçlendirilmesi olduğu belirtti.

Uluslararası şirketlerle yürütülen ortak eğitim programlarına ilişkin olarak Di Lello, bu tür girişimlerin başarısı için temel bir koşul ortaya koydu. Di Lello’ya göre sürdürülebilir sonuçlar üretebilen programlar, açık mühendislik aşamaları, bağlayıcı teknoloji transfer taahhütleri ve katılımcıları operasyonel eğitimden tasarım yetkinliğine taşıyan kademeli bir yapı içeren programlardır. Di Lello ayrıca, gelecekte imzalanacak anlaşmalarda yalnızca katılım hedeflerinin değil, somut ve nitelikli çıktıların garanti altına alınması gerektiğini vurguladı.

Raporda ayrıca, Suudi Arabistan’ın bilgi teknolojileri ve yapay zekâ alanındaki kapasitesi özel bir rekabet avantajı olarak öne çıkarılıyor. Di Lello, bu yetkinliklerin ülkeye inovasyona hazırlık ve yeni teknolojilerin benimsenmesi açısından ileri bir konum kazandırdığını ifade etti.

Araştırma ve geliştirme harcamaları

Suudi Arabistan’ın şu anda gayrisafi yurt içi hasılasının (GSYİH) yaklaşık yüzde 0,56’sını araştırma ve geliştirme faaliyetlerine ayırdığı belirtiliyor. Bu oran, yıllık bazda yüzde 30’un üzerinde bir artışa işaret ediyor. Di Lello, ‘gerçek fırsatın, bu yatırımın giderek daha fazla uygulamalı endüstriyel Ar-Ge’ye dönüştürülmesinde yattığını’ belirterek, bunun ticaret ve üretim alanlarında somut ve güçlü sonuçlar doğuracağını ifade etti.

Raporda dış riskler de göz ardı edilmiyor. Petrol fiyatlarındaki dalgalanmalar ve uluslararası ticaret gerilimlerinin yatırım akışlarını etkileyebileceği uyarısı yapılıyor. Ancak aynı zamanda bu zorlukların, yüksek uzmanlığa sahip yeteneklerin ve küçük-orta ölçekli şirketlerin bölgeye çekilmesi için bir fırsata dönüştürülebileceği değerlendirmesi yapılıyor.

Mevcut aşama, rapora göre artık hazırlık ve temel kurulum evresini aşarak ‘ekosistem olgunlaşması’ dönemine giriyor. Bu, yerlileştirme sürecinin üçüncü aşaması olarak tanımlanıyor. Bu aşama; yerel bilgi birikiminin güçlendirilmesi, kendi kendine yetebilen şirketlerin geliştirilmesi, inovasyon merkezlerinin kurulması, yerel tedarik zincirlerinin derinleştirilmesi ve üniversite-sanayi iş birliğinin artırılması gibi unsurları kapsıyor.


Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar ve Kuveyt'in topraklarının ve karasularının hedef alınmasını kınadı

Suudi Arabistan, Körfez ülkelerinin güvenlik ve istikrarlarını korumak için aldıkları tüm önlemlere desteğini yineledi (Şarku’l Avsat)
Suudi Arabistan, Körfez ülkelerinin güvenlik ve istikrarlarını korumak için aldıkları tüm önlemlere desteğini yineledi (Şarku’l Avsat)
TT

Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar ve Kuveyt'in topraklarının ve karasularının hedef alınmasını kınadı

Suudi Arabistan, Körfez ülkelerinin güvenlik ve istikrarlarını korumak için aldıkları tüm önlemlere desteğini yineledi (Şarku’l Avsat)
Suudi Arabistan, Körfez ülkelerinin güvenlik ve istikrarlarını korumak için aldıkları tüm önlemlere desteğini yineledi (Şarku’l Avsat)

Suudi Arabistan, yaptığı açıklamada, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar ve Kuveyt’nin kara ve karasularını hedef alan saldırıları en sert ifadelerle kınadı.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı tarafından dün yayımlanan açıklamada, Riyad yönetiminin “kardeş Körfez ülkelerinin güvenlik ve istikrarını korumak için aldığı tüm tedbirlerin yanında olduğu” vurgulandı.

Açıklamada ayrıca, Körfez ülkelerinin topraklarına ve karasularına yönelik saldırıların derhal durdurulması, Hürmüz Boğazı’nın kapatılmasına yönelik girişimlere ve uluslararası deniz yollarının işleyişinin aksatılmasına son verilmesi çağrısı yapıldı.

Suudi Arabistan, ilgili uluslararası hukuk kuralları çerçevesinde uluslararası deniz ulaşım yollarının korunmasının önemine de dikkat çekti.


Suudi Arabistan, Pakistan'daki güvenlik kontrol noktasına düzenlenen terör saldırısını kınadı

Polis memurları, Pakistan'ın Hayber Pahtunhva eyaletinde bir güvenlik kontrol noktasında meydana gelen intihar saldırısının olay yerini inceliyor (AP)
Polis memurları, Pakistan'ın Hayber Pahtunhva eyaletinde bir güvenlik kontrol noktasında meydana gelen intihar saldırısının olay yerini inceliyor (AP)
TT

Suudi Arabistan, Pakistan'daki güvenlik kontrol noktasına düzenlenen terör saldırısını kınadı

Polis memurları, Pakistan'ın Hayber Pahtunhva eyaletinde bir güvenlik kontrol noktasında meydana gelen intihar saldırısının olay yerini inceliyor (AP)
Polis memurları, Pakistan'ın Hayber Pahtunhva eyaletinde bir güvenlik kontrol noktasında meydana gelen intihar saldırısının olay yerini inceliyor (AP)

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı tarafından dün yayımlanan açıklamada, Riyad yönetiminin bu acı olayda Pakistan hükümeti ve halkıyla dayanışma içinde olduğu belirtildi. Açıklamada ayrıca, Pakistan’ın güvenlik ve istikrarını hedef alan terör ve aşırılık yanlısı eylemlerin tamamen reddedildiği vurgulandı.

Suudi Arabistan, saldırıda hayatını kaybedenlerin yakınlarına, Pakistan hükümeti ve halkına başsağlığı dilerken, yaralılara acil şifa temennisinde bulundu.

Pakistan polisi dün yaptığı açıklamada, ülkenin kuzeybatısındaki bir polis noktasında bomba yüklü araçla gerçekleştirilen saldırıda 15 güvenlik görevlisinin hayatını kaybettiğini duyurdu.