Arap Koalisyonu: 163 Husi mahkum kara ve hava yoluyla Yemen’e nakledildi

Suudi Arabistan’ın insani yardım girişiminin hedefinde mahkum Husilerin dosyalarının kapatılması ve barış çabalarını desteklenmesi var.

Suudi Arabistan tarafından serbest bırakılan mahkumların bir kısmı Yemen’e uçakla dnüş yaptılar.
Suudi Arabistan tarafından serbest bırakılan mahkumların bir kısmı Yemen’e uçakla dnüş yaptılar.
TT

Arap Koalisyonu: 163 Husi mahkum kara ve hava yoluyla Yemen’e nakledildi

Suudi Arabistan tarafından serbest bırakılan mahkumların bir kısmı Yemen’e uçakla dnüş yaptılar.
Suudi Arabistan tarafından serbest bırakılan mahkumların bir kısmı Yemen’e uçakla dnüş yaptılar.

Yemen’deki meşru hükümeti destekleyen Arap Koalisyonu, Suudi Arabistan’ın başlattığı insani yardım girişimi kapsamında 163 Husi mahkumunun serbest bırakıldığını ve Yemen’e nakledildiğini duyurdu.
Koalisyon, Suudi Arabistan’ın Husi mahkumların dosyalarının kapanması ve Yemen’de barış sağlanması için yürüttüğü çabalara dikkat çekilen açıklamada Husi milislerin nakli için Uluslararası Kızılhaç Komitesi ile koordineli bir şekilde çalışıldığı kaydedildi.
108 Husi milisi uçak ile Aden’e, 9 milis de Sana’ya nakledildi.  9 yabancı uyruklu Husi milisi ise ülkelerinin büyükelçiliklerine teslim edildi. 37 mahkum da karayoluyla Suudi Arabistan- Yemen sınırına yakın bir Yemen bölgesine gönderildi.
Koalisyon, Suudi Arabistan’ın insani yardım için Husi mahkumları Yemen’e taşıyan ilk uçağın Suudi Arabistan’dan havalandığını açıkladı. Tutukluların başta Sana’ya, ardından da Aden’e nakledileceği belirtilerek Husi milislerini taşıyan diğer iki uçağın ise Aden ve Sana’ya doğru havalandığı belirtildi.
Arap Koalisyonu Sözcüsü Tuğgeneral Turki el Maliki, 28 Nisan’da yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullanmıştı:
“Koalisyon lideri Suudi Arabistan, insani bir girişim ile Suudi Arabistan topraklarına yönelik düşmanca saldırılarda bulunan 163 Husi mahkumu serbest bırakmıştır.”
Tuğgeneral Maliki, Suudi Arabistan’ın Yemen’de yaşanan krizin son bulması, Birleşmiş Milletler’in başlattığı ateşkesin güçlendirilmesi ve Yemenli taraflar ve Husi milisleri arasında diyalog kurulması için mahkumların serbest bırakıldığını vurguladı. Yapılan açıklamada İslami değerler, insani ilkeler, Stockholm Anlaşması kapsamında 2018'in sonlarında imzalanan Birleşmiş Milletler’in (BM) ateşkes anlaşması ve Cenevre Sözleşmesi’ndeki maddelere uyularak tutuklu Husi milislerinin dosyalarının kapatıldığı belirtildi. Ayrıca ‘tutuklu dosyalarının kapatılmasının, siyasi ve askeri hesaplardan uzak, tamamen insani gerekçelerle ele alındığı’ vurgulandı.
Birleşmiş Milletler (BM) Yemen Özel Temsilcisi Hans Grundberg, Yemen hükümeti ve Husi milislerinin iki aylık ateşkes konusunda anlaştığını duyurmuştu. Ateşkes ile taraflar arasında gerilimin azaltılması, bölgedeki savaşın son bulması için siyasi bir çözüm bulunması, tüm tarafları kapsayan bir barışın sağlanması amacıyla Yemen’deki tüm askeri operasyonların durdurulmasının hedeflendiği kaydeidlmişti. 
Koalisyon, Yemen hükümetinin Mart 2021’de açıkladığı çözüme ulaşmak için yürütülen ateşkesi memnuniyetle karşıladığını bildirdi. Arap Koalisyonu, ateşkesin güçlendirilmesi, Yemenli partilerin siyasi sürecinin başlatılması, Yemen halkı için güvenlik ve refah sağlanması ve kapsamlı bir barışın gerçekleştirilmesine yönelik uluslararası çabalara da destek verdiklerini vurguladı.
Ateşkes, Yemen’de geçiş dönemi boyunca devletin siyasi, askeri ve güvenlik alanlarında yönetimin devralındığı bir başkanlık konseyinin kurulmasına yönelik Suudi Arabistan’da gerçekleştirilen istişareler ile aynı günlerde gerçekleşti. 7 üyeli Yemen’deki Başkanlık Konseyi’ne Reşad Muhammed el-Uleymi başkanlık ediyor.



Hizbullah’a "son şans" tavsiyesi

Lübnanlılar, ateşkes anlaşmasının uygulanmasının ardından 27 Kasım 2024'te Beyrut'un güney banliyölerine geri döndüler (Arşiv- EPA)
Lübnanlılar, ateşkes anlaşmasının uygulanmasının ardından 27 Kasım 2024'te Beyrut'un güney banliyölerine geri döndüler (Arşiv- EPA)
TT

Hizbullah’a "son şans" tavsiyesi

Lübnanlılar, ateşkes anlaşmasının uygulanmasının ardından 27 Kasım 2024'te Beyrut'un güney banliyölerine geri döndüler (Arşiv- EPA)
Lübnanlılar, ateşkes anlaşmasının uygulanmasının ardından 27 Kasım 2024'te Beyrut'un güney banliyölerine geri döndüler (Arşiv- EPA)

Lübnan bakanlık kaynakları Şarku’l Avsat'a, Hizbullah'a Mısır, Katar ve Türkiye'den "son şans tavsiyesi" niteliğinde mesajlar gönderildiğini, bunun amacının Lübnan'ı İsrail saldırısından kurtarmak ve böylece Lübnan halkının ezici çoğunluğu ile uluslararası toplum arasındaki uçurumu daha da derinleştirmemek olduğunu açıkladı.

Kaynaklara göre, bu mesajlar bölgesel ve uluslararası baskının artması ve partinin devlet çerçevesi dışında silah bulundurmaya devam etmesinin Lübnan'ı siyasi ve ekonomik izolasyona, ayrıca askeri çatışma olasılığına maruz bırakabileceği uyarılarının ardından geldi.


Suriye: Halep'te düzenlenen intihar saldırısında bir polis öldü, iki kişi yaralı

Suriye polisi, Halep'te bir DEAŞ hücresine karşı düzenlenen güvenlik operasyonunda
Suriye polisi, Halep'te bir DEAŞ hücresine karşı düzenlenen güvenlik operasyonunda
TT

Suriye: Halep'te düzenlenen intihar saldırısında bir polis öldü, iki kişi yaralı

Suriye polisi, Halep'te bir DEAŞ hücresine karşı düzenlenen güvenlik operasyonunda
Suriye polisi, Halep'te bir DEAŞ hücresine karşı düzenlenen güvenlik operasyonunda

Suriye İçişleri Bakanlığı dün yaptığı açıklamada, DEAŞ bağlantılı olduğundan şüphelenilen bir intihar bombacısının yılbaşı gecesi kuzeydeki Halep kentinde bir kiliseyi hedef aldıktan sonra güvenlik devriyesinin yakınında patlayıcı kemerini infilak ettirdiğini, bir polis memurunun öldüğünü ve iki memurun yaralandığını bildirdi.

Bakanlık sözcüsü Nureddin el-Baba, saldırganın kimliğini belirlemek için soruşturmaların devam ettiğini söyledi. Devlet televizyonuna yaptığı açıklamada, "Halep'te devriyenin yakınında patlayıcı kemeriyle kendini havaya uçuran kişinin DEAŞ ile ideolojik veya örgütsel bir bağlantısı olması muhtemeldir" dedi.

Bu saldırı, Suriye yetkililerinin DEAŞ ile mücadelede ABD güçleriyle iş birliğini güçlendirdiği bir dönemde gerçekleşti. Saldırının sorumluluğunu henüz hiçbir grup üstlenmedi.

Aralık ayının başlarında, Suriye'de ABD-Suriye ortak askeri konvoyunu hedef alan ve DEAŞ'lı olduğundan şüphelenilen bir saldırgan tarafından iki ABD askeri ve bir sivil tercüman öldürülmüştü. ABD ordusu, ülkedeki onlarca DEAŞ hedefine yönelik geniş çaplı bir saldırıyla karşılık vermişti.

İçişleri Bakanlığı dün yaptığı açıklamada, saldırının Halep'in Bab el-Ferec mahallesinde gerçekleştiğini belirtti. Resmi Suriye haber ajansı SANA tarafından yayınlanan görüntülerde, intihar bombacısının saldırısı sonucu tahrip olmuş bir taş sokak ve sokak boyunca dağılmış enkaz ve bükülmüş metal parçaları görülüyordu.

Suriye, kasım ayında Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara'nın Beyaz Saray'ı ziyaret etmesiyle varılan anlaşma doğrultusunda, DEAŞ'a karşı ABD liderliğindeki koalisyonla iş birliği yapıyor.

Öte yandan, Suriye Enerji Bakanlığı, güney bölgesinde yüksek gerilim hatlarını hedef alan bir saldırı olduğunu ve Şam ile kırsal kesimine elektrik sağlayan şebekenin etkilendiğini bildirdi.


Lahbib: İsrail'in Gazze'de uluslararası insani yardım kuruluşlarını yasaklama planları, yardımların engellenmesi anlamına geliyor

İnsani yardım malzemesi yüklü tırlar Kerem Şalom Sınır Kapısı’ndan Gazze Şeridi'ne giriyor. (DPA)
İnsani yardım malzemesi yüklü tırlar Kerem Şalom Sınır Kapısı’ndan Gazze Şeridi'ne giriyor. (DPA)
TT

Lahbib: İsrail'in Gazze'de uluslararası insani yardım kuruluşlarını yasaklama planları, yardımların engellenmesi anlamına geliyor

İnsani yardım malzemesi yüklü tırlar Kerem Şalom Sınır Kapısı’ndan Gazze Şeridi'ne giriyor. (DPA)
İnsani yardım malzemesi yüklü tırlar Kerem Şalom Sınır Kapısı’ndan Gazze Şeridi'ne giriyor. (DPA)

Avrupa Komisyonu Eşitlik, Hazırlık ve Kriz Yönetimi Komiseri Hadja Lahbib bugün yaptığı açıklamada, İsrail’in Gazze Şeridi’nde uluslararası insani yardım kuruluşlarını yasaklama planlarının, hayat kurtaran yardımların bölgeye ulaşmasını engelleyeceğini belirtti.

Lahbib, X platformundaki hesabından yaptığı paylaşımda, Avrupa Birliği’nin (AB) tutumunun net olduğunu vurgulayarak, “Sivil toplum kuruluşlarının mevcut haliyle kayıt altına alınması yasasının uygulanması mümkün değil” dedi.

Lahbib, insani yardımların önündeki tüm engellerin kaldırılması gerektiğini vurguladı ve “Uluslararası insancıl hukuk, herhangi bir belirsizliğe yer bırakmıyor; yardımlar ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmalı” ifadesini kullandı.

İsrail medyası, hükümetin dün yaptığı açıklamaya dayanarak, Sınır Tanımayan Doktorlar, ActionAid ve Oxfam gibi onlarca insani yardım örgütünün lisanslarının iptal edileceğini ve bunların ‘terörle bağlantılı’ olduğu gerekçesiyle kapatılabileceğini duyurmuştu.

Bazı uluslararası yardım kuruluşları, kayıtlarının iptal edilmesi riskiyle karşı karşıya bulunuyor. Eğer 31 Aralık’a kadar İsrail makamlarının belirlediği yeni kriterlere uyum sağlamazlarsa, 60 gün içinde faaliyetlerini durdurmak veya Gazze Şeridi ve Batı Şeria’daki çalışmalarına kısıtlama getirmek zorunda kalabilirler.