Hol Kampı’ndaki uluslararası yardım kuruluşları, silahlı saldırının ardından faaliyetlerini askıya aldı  

Suriyeli ve Kürt dernekler Suriye Halkına Destek Konferansı’nda bazı taleplerde bulundu  

Suriye'nin Haseke ilindeki Hol Kampı’nın arşiv görüntüsü. (Şarku’l Avsat)  
Suriye'nin Haseke ilindeki Hol Kampı’nın arşiv görüntüsü. (Şarku’l Avsat)  
TT

Hol Kampı’ndaki uluslararası yardım kuruluşları, silahlı saldırının ardından faaliyetlerini askıya aldı  

Suriye'nin Haseke ilindeki Hol Kampı’nın arşiv görüntüsü. (Şarku’l Avsat)  
Suriye'nin Haseke ilindeki Hol Kampı’nın arşiv görüntüsü. (Şarku’l Avsat)  

Norveç Mülteci Konseyi (NRC), ofisinin saldırıya uğramasının ardından, Suriye'nin Haseke ilinde DEAŞ'lı teröristler ve aileleri ile çatışmalardan kaçan sivillerin tutulduğu Hol Kampı'ndaki insani faaliyetlerini askıya aldı. Güvenlik kaynaklarından alınan bilgiye göre, maskeli silahlı kişiler gündüz vakti NRC’nin Hol Kampı beşinci bölgedeki ofisine saldırdı ve darp ettikleri çalışanları ölümle tehdit etti. Bunun üzerine NRC ve uluslararası yardım kuruluşları Hol Kampı’ndaki çalışmalarını askıya aldı.  
 Adının anılmasını istemeyen güvenlik kaynağı, kimliği belirsiz silahlı kişilerin ofisteki bilgisayarları gasp ettiklerini ve çalışanlara fiziksel şiddet uyguladıklarını aktardı. Bunun üzerine çalışanlar ofisi terk ederek güvenlik sağlanana kadar çalışmayı reddetti. Suriye Demokratik Güçleri’ne bağlı İç Güvenlik Güçleri kamp içinde soruşturma başlattı ve şüpheli olarak değerlendirdiği 23 kişiyi gözaltına aldı. Güvenlik kaynağı gözaltına alınan kişilerin daha önce terör örgütü DEAŞ hücreleri ile iletişim kurmakla suçlandığını ve kamp içinde terör eylemleri planladıklarından şüphelenildiğini bildirdi. ‘Muhacirler bölümünde’ olan 8 Özbekistan uyruklu kadının da başka bir gerekçe ile gözaltına alındığı öğrenildi. Nisan ayında kamp içindeki şiddet olaylarında biri kadın altı kişi hayatını kaybetmişti.  
Hol Kampı’nda çoğu kadın yaklaşık 60 bin kişi yaşıyor. Kampta yaşayanların büyük çoğunluğu Suriye ve Irak uyruklu. Ayrıca 50 farklı ülkeden gelen DEAŞ örgütü mensuplarının eşleri ve çocuklarının sayısının da 12 bin civarında olduğu tahmin ediliyor. SDG’ye bağlı İç Güvenlik Güçleri ABD öncülüğündeki uluslararası koalisyonun desteğiyle geçtiğimiz aylarda düzenlediği operasyonlarda, adam öldürme ve insan kaçakçılığı suçlarına buluştuğu tespit edilen yüzlerce DEAŞ mensubunu tutukladı.  
 Avrupa Birliği, Belçika’nın başkenti Brüksel'de Suriye Halkına Destek için 6. Konferansı düzenledi. ‘Suriye ve Bölgenin Geleceğinin Desteklenmesi Konferansı’ başlıklı 6'ncı Brüksel Konferansı'na katılan, Fırat’ın doğusundaki Suriyeli ve Kürt örgütlerinin temsilcileri, Suriye halkının hala güvenlik kaygısı yaşadığını ve her an katledilme ve yerlerinden edilme korkusu içinde olduklarını vurguladı.
Bölgedeki 125 kuruluş ve derneğin temsilcileri tarafından yapılan ortak açıklamada, Avrupa Birliği bağışçılarından gerçekleştirilmesi için çalışma yapmaları için taleplerde bulunuldu; zorla yerinden edilme ve demografik değişimin önüne geçilmesi, yerinden edilenlerin geri dönüşünün sağlanması ve zararlarının tazmin edilmesi. Gıda güvenliğinin sağlanması, ki özerk bölgelerdeki tarım ve hayvansal üretimde kurak geçen mevsim dolayısıyla ciddi bir gerileme gözlemleniyor. Bölgedeki buğday stoklarının üç ay daha yeterli olabileceği tahmin ediliyor. Bölgeye küçük ve orta ölçekli tarım projelerinde yatırım yapılması. Özerk Bölgedeki mülteci kampları sorunun çözülmesi. Raporlar, Fırat’ın Doğusunda Suriye’nin farklı yerlerinden gelen bir milyona yakın sığınmacının yaşadığını ve en temel ihtiyaçlarının dahi çoğu zaman karşılanamadığını gösteriyor.  



Maliki Washington'a meydan okudu: Sonuna kadar devam edeceğim

ABD Özel Temsilcisi Barrack ve Irak Başbakanı Sudani (Irak Başbakanlık Ofisi)
ABD Özel Temsilcisi Barrack ve Irak Başbakanı Sudani (Irak Başbakanlık Ofisi)
TT

Maliki Washington'a meydan okudu: Sonuna kadar devam edeceğim

ABD Özel Temsilcisi Barrack ve Irak Başbakanı Sudani (Irak Başbakanlık Ofisi)
ABD Özel Temsilcisi Barrack ve Irak Başbakanı Sudani (Irak Başbakanlık Ofisi)

Irak’ta yeni bir hükümet kurmak için aday olan eski Başbakan Nuri el-Maliki, dün Bağdat'ta ABD Özel Temsilcisi Tom Barrack ile yaptığı görüşmeyle ilgili olarak, Washington'ın muhalefetine rağmen adaylıktan çekilmeyeceğini açıkladı.

Dün Fransız Haber Ajansı AFP'ye konuşan Maliki, “Geri çekilmeye niyetim yok, çünkü ait olduğum ülkeyi, onun egemenliğini ve iradesini saygı duyuyorum” ifadelerini kullandı.

Çoğunluğu İran'a yakınlığıyla bilinen Şii partilerden oluşan Koordinasyon Çerçevesi ittifakının kendisinin adaylığı üzerinde anlaşmaya vardığını belirten Maliki, “Dolayısıyla bu makama saygı duyduğum için geri çekilmeyeceğim. Birçok açıklamada geri çekilme olmayacağını söyledim. Sonuna kadar gideceğim” şeklinde konuştu.

Öte yandan ABD Özel Temsilcisi Tom Barrack, Bağdat'ta birkaç toplantı düzenledi ve geçici Başbakan Muhammed Şia es-Sudani ile görüştü. Görüşmenin ardından yaptığı açıklamada Barrack, “Başkan (Donald) Trump'ın bölgede barış planına uygun bir gelecek inşa etme hedeflerini tartıştım. Irak ve halkının istikrarını teşvik edecek politikalar benimseyen etkili bir liderliğin varlığı, ortak hedeflere ulaşmak için çok önemli” ifadelerini kullandı.


Çad, Sudan ile olan sınırlarını kapattığını duyurdu

Çad'ın doğusundaki Tine şehrinde, 250 km güneydeki Adré'ye giden bir ulaşım istasyonundaki yolcular - Kasım 2025 (Reuters)
Çad'ın doğusundaki Tine şehrinde, 250 km güneydeki Adré'ye giden bir ulaşım istasyonundaki yolcular - Kasım 2025 (Reuters)
TT

Çad, Sudan ile olan sınırlarını kapattığını duyurdu

Çad'ın doğusundaki Tine şehrinde, 250 km güneydeki Adré'ye giden bir ulaşım istasyonundaki yolcular - Kasım 2025 (Reuters)
Çad'ın doğusundaki Tine şehrinde, 250 km güneydeki Adré'ye giden bir ulaşım istasyonundaki yolcular - Kasım 2025 (Reuters)

Çad, Darfur bölgesinde ordu yanlısı “Ortak Güç”ün kontrolündeki Tine şehri çevresinde çatışmaların artması üzerine, çoğu insani yardımın geçtiği ünlü Adré geçişi de dahil olmak üzere Sudan ile sınırlarını kapattığını duyurdu ve topraklarına yönelik her türlü saldırıya karşılık vereceğini açıkladı.

Dün gerçekleşen sınır kapatma kararı, ülkenin batısındaki son ordu yanlısı kale olarak kabul edilen bu sınır bölgesini kontrol altına almak için Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) ve Müşterek Kuvvetler arasında şiddetli çatışmaların yaşandığı bir dönemde gerçekleşti.

Çad Enformasyon Bakanlığı yaptığı açıklamada, dünden (Pazartesi) itibaren ikinci bir duyuruya kadar sınır ötesi insan ve mal geçişlerinin kısıtlandığını bildirdi.

Bu sırada HDK, orduyla iş birliği yapan ve Sudan'da Cancavid güçleri olarak bilinen birlikleri yöneten Mahamid kabilesinin lideri Musa Hilal'in kontrolündeki Kuzey Darfur'daki Mustariha kasabasının kontrolünü ele geçirdi.


Libya sahilinde 7 kaçak göçmenin cesedi bulundu

Libya Kızılayı mensupları, Zaviye şehrindeki sahilden kimliği belirsiz bir ceset çıkarıyor (Libya Kızılayı, Facebook üzerinden)
Libya Kızılayı mensupları, Zaviye şehrindeki sahilden kimliği belirsiz bir ceset çıkarıyor (Libya Kızılayı, Facebook üzerinden)
TT

Libya sahilinde 7 kaçak göçmenin cesedi bulundu

Libya Kızılayı mensupları, Zaviye şehrindeki sahilden kimliği belirsiz bir ceset çıkarıyor (Libya Kızılayı, Facebook üzerinden)
Libya Kızılayı mensupları, Zaviye şehrindeki sahilden kimliği belirsiz bir ceset çıkarıyor (Libya Kızılayı, Facebook üzerinden)

Libya Kızılayı çalışanı dün AFP’ye verdiği demeçte, Libya'nın başkenti Trablus'un doğusundaki bir plajda Sahra altı ülkelerden gelen 7 kaçak göçmenin cesetlerinin bulunduğunu söyledi.

Kaynak, kurbanlardan üçünün çocuk olduğunu belirterek, birçok göçmenin hala kayıp olabileceğini belirtti. Libya Kızılayı, ölümlerin koşullarını açıklamadı.

Kurum yaptığı açıklamada şunları belirtti: “Libya Kızılayı - Al-Hums şubesinden gönüllüler, Kasr el-Akyar bölgesindeki plajdan, yasadışı göç etmeye çalışan göçmenlere ait yedi ceset çıkardı.”

Kıyı kasabası Kasr el-Akyar, Trablus'un yaklaşık 73 kilometre doğusunda yer almaktadır.

Libya, her yıl Avrupa'ya ulaşmaya çalışan binlerce göçmen için önemli bir geçiş ülkesidir ve sık sık göçmen ölümleri bildirilmektedir.

Şarku’l Avsat’ın Uluslararası Göç Örgütü verilerinden aktardığına göre, geçen yıl 2 bin 100'den fazla yasadışı göçmen Akdeniz'i geçerek Avrupa'ya ulaşmaya çalışırken öldü veya kayboldu.