Diriye Kapısı Geliştirme Kurumu yeni projelerle turizm, sanat ve kültür planlarını hızlandırıyor

DGDA’nın Arap Seyahat Pazarı 2022’deki standı (DGDA)
DGDA’nın Arap Seyahat Pazarı 2022’deki standı (DGDA)
TT

Diriye Kapısı Geliştirme Kurumu yeni projelerle turizm, sanat ve kültür planlarını hızlandırıyor

DGDA’nın Arap Seyahat Pazarı 2022’deki standı (DGDA)
DGDA’nın Arap Seyahat Pazarı 2022’deki standı (DGDA)

Suudi Arabistan Diriye Kapısı Geliştirme Kurumu (DGDA), Dubai’de düzenlenen ‘Arap Seyahat Pazarı 2022’ faaliyetleri sırasında kapsamlı stratejik program ve planlarını açıkladı.
DGDA, dünyanın ilk eğitim dijital sanat merkezini açmaya ve Vadi Hanifah’ı bir doğa cennetine dönüştürmeye hazırlanıyor.
İki kilometrekarelik alanda palmiye ağaçları içere bölgede yeni parklar, yürüyüş yolları, bisiklet yolları, açık hava oyun alanları ve piknik alanları da bölge halkı ve ziyaretçilerin yaşam kalitesini artıracak.
Tarihi Diriye’nin batısında yer alan Vadi Hanifah, birinci Suudi Devleti’nin doğduğu yer ve Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü'nün (UNESCO) Dünya Mirası Listesi’nde yer alan tarihi Turaif’in yakınında bulunuyor. 
Vadi Hanifah’ın genel düzeni dört ana bölgeden oluşuyor.
Kültür ve Miras Alanı, öncelikle ziyaretçinin deneyimini zenginleştiren doğal bir manzara yaratmayı amaçlıyor. 
Diriye Kapısı’nın batı ucundaki Yaşam Alanı, doğal vadinin dinginliğinde eğlence alanlarının yanı sıra birçok deneyimi kapsıyor. Bölgede piknik alanları, açık hava tiyatrosu, etkinlik alanı ve çocuk oyun alanı ile dinlenme alanları yer alacak.
Diriye Kapısı’nın güneyindeki Ekoturizm Bölgesi, Diriye Yaban Hayatı Merkezi ve Palm Mirası Araştırma ve Geliştirme Merkezi’ne ev sahipliği yapıyor.
Sportif Aktiviteler Alanı ise, birden fazla spor ve macera keyfi yapılabilecek bir yer olacak. Bölgede kortlar, paten parkı ve parkur arenası yer alacak.
DGDA, bu yıl içinde yiyecek ve içecek uzmanları için yeni bir destinasyon olan Bujairi Terrace’ın açılışının yapılacağını da bildirdi.
At-Turaif tarihi bölgesinin kesintisiz manzarasını sunan mekan, Michelin yıldızlı en iyi dört restorana ev sahipliği yapacak.
Bu restoranlar, yurtiçi ve yurtdışından ziyaretçiye hitap eden, özenle seçilmiş 21 marka arasında yer alıyor. 
15 bin metrekarelik alan aynı zamanda Suudi mutfağını küresel hale getirerek, yetenekli Suudi şeflerin mutfak kreasyonlarını sergilemeleri için ideal bir yer olacak. 
DGDA, ülkenin ilk teknik dijital sanatlar okulu olan Diriyah Art Futures merkezini açacağını da açıkladı.
DGDA ve Kültür Bakanlığı’nın ortak girişimi olan okul, yetenekli dijital yaratıcıları, yaratıcı becerilerini ve detaylara gösterilen özeni geliştirmek için bir yıl boyunca hackathon’lara katılmaya ve dijital sanatlar üzerinde çalışmaya davet edecek. 
Okul aynı zamanda ulusal ve uluslararası bilim insanları, entelektüeller, üreticiler ve yatırımcılar için yaratıcı fikirleri dijital sanat eserlerine dönüştürmek için bir platform olacak.
6 bin metrekareyi aşan okul, genç sanatçılar için son teknoloji üretim araçları ve ekipmanlarıyla üçüncü milenyum için bir müze inşa edecek. Ayrıca sanatçılar için mekanlar, bir kütüphane ve bir sanat galerisi içerecek.



Krizin tam ortasında... Körfez ülkeleri, küresel ekonomi için stratejik bir ‘şok emici’ görevi görüyor

Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) Genel Sekreterliği bayrağı (Şarku’l Avsat)
Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) Genel Sekreterliği bayrağı (Şarku’l Avsat)
TT

Krizin tam ortasında... Körfez ülkeleri, küresel ekonomi için stratejik bir ‘şok emici’ görevi görüyor

Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) Genel Sekreterliği bayrağı (Şarku’l Avsat)
Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) Genel Sekreterliği bayrağı (Şarku’l Avsat)

ABD-İsrail’in İran’a karşı yürüttüğü savaşın 18’inci gününe girilirken, Ortadoğu’daki hızlı jeopolitik gelişmeler, Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkelerinin küresel ekonomik istikrardaki kilit rolünü yeniden gündeme taşıdı. Bu rol özellikle enerji piyasaları, uluslararası ticaret ve küresel tedarik zincirleri açısından önemini koruyor.

Savaşın baskısı altında tedarik zincirlerinin sarsıldığı bir dönemde, Körfez ülkeleri uluslararası ticaret ve enerji istikrarının temel dayanaklarından biri olarak öne çıkıyor. Toplam 2,3 trilyon dolarlık ekonomik büyüklüğe sahip olan bu blok, dünya sıralamasında dokuzuncu sırada yer alırken, yalnızca bir enerji ihracatçısı olmanın ötesine geçerek küresel finans ve yatırım sisteminde önemli bir ağırlık merkezi haline geliyor.

Bu rolün hassasiyeti, Körfez’in dünya ticareti ve enerji akışının en önemli geçiş noktalarını birbirine bağlayan coğrafi konumundan kaynaklanıyor. Özellikle Hürmüz Boğazı’nda yaşanabilecek aksaklıklar, enerji fiyatlarında sert artış ve tedarik zincirlerinde çöküş endişelerini beraberinde getiriyor.

Saxo Bank Ortadoğu ve Kuzey Afrika Ticaret Bölümü Başkanı Hamza Dweik, Körfez ülkelerinin küresel ekonomik istikrardaki rolünün teorik çerçevenin ötesine geçtiğini ve piyasa mekanizmaları üzerinde doğrudan etkiler yarattığını belirtti.

Dweik, bölgenin en kritik enerji arterlerinin kesişim noktasında bulunduğuna dikkat çekerek, bu durumun Körfez’e piyasa dalgalanmalarını yatıştırma ya da risklerin artması halinde büyütme kapasitesi kazandırdığını ifade etti.

Örnek olarak Hürmüz Boğazı’nı gösteren Dweik, buranın küresel enerji sistemindeki en hassas dar boğazlardan biri olduğunu vurguladı. 2024 yılında bu boğazdan geçen günlük ortalama petrol akışının yaklaşık 20 milyon varil seviyesine ulaştığını, bunun da dünya sıvı petrol tüketiminin yaklaşık yüzde 20’sine denk geldiğini kaydetti.

Petrol piyasasındaki ‘şok emiciler’

Enerji açısından bakıldığında Dweik, küresel ekonominin Körfez ülkelerine iki temel başlıkta bağımlı olduğunu belirtti: petrol arzının sürekliliği ve piyasa şoklarını absorbe edebilme kapasitesi.

Körfez ülkelerinde yoğunlaşan ve OPEC+ ittifakı kapsamında değerlendirilen yedek üretim kapasitesinin, piyasalara dalgalanma dönemlerinde yeniden denge sağlama imkânı sunduğunu ifade eden Dweik, bu durumun bölgeyi küresel petrol piyasasında en önemli istikrar unsurlarından biri haline getirdiğini belirtti.

Körfez’in rolünün yalnızca petrolle sınırlı olmadığına dikkat çeken Dweik, sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) piyasasında da bölgenin belirleyici bir konuma sahip olduğunu kaydetti. Uluslararası Gaz Birliği (IGU) verilerine göre Katar, 2024 yılında küresel LNG ihracatının yaklaşık yüzde 18,8’ini gerçekleştirdi. Bu durum, bölgede yaşanabilecek herhangi bir aksamanın gaz fiyatları üzerindeki etkisinin ne denli hassas olduğunu ortaya koyuyor.

Küresel ticaret ve tedarik zincirleri

Körfez’in etkisi, enerjinin yanı sıra küresel ticaret ve lojistik hizmetler sistemine de uzanıyor. Bu durum, uluslararası tedarik zincirlerinin halihazırda belirgin bir kırılganlık yaşadığı bir dönemde daha da önem kazanıyor.

Dweik, bölgeyle bağlantılı deniz ticaret yollarında artan risklerin; özellikle Kızıldeniz ve Süveyş Kanalı gibi hatlarda, yalnızca sevkiyat gecikmelerine yol açmadığını, aynı zamanda taşımacılık ve sigorta maliyetlerindeki artış nedeniyle küresel enflasyonist baskıları da tetikleyebileceğini ifade etti.

Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı (UNCTAD) raporları da ana deniz ticaret yollarındaki aksaklıkların, gemilerin rotalarını değiştirmek zorunda kalması durumunda navlun maliyetlerini artırabileceğini ve küresel ticaret hacminde daralmaya yol açabileceğini ortaya koyuyor.

Küresel ekonomi üzerindeki etkisi

Century Financial’in Yatırım Direktörü Vijay Valecha ise Körfez ülkelerinin, uluslararası enerji ve ticaret yollarının merkezindeki coğrafi konumları nedeniyle küresel ekonomik istikrarın temel unsurlarından biri olduğunu belirtti.

Valecha, küresel deniz yoluyla taşınan petrol ticaretinin yaklaşık yüzde 27’sinin Hürmüz Boğazı’ndan geçtiğine dikkat çekerek, buna LNG arzının da benzer bir oranının eklendiğini ifade etti. Bu nedenle söz konusu kritik geçiş noktasında yaşanabilecek herhangi bir aksamanın, küresel ölçekte bir arz şoku anlamına geleceğini vurguladı.

Savaşın başlamasıyla birlikte boğazdaki deniz trafiğinin belirgin şekilde azaldığını kaydeden Valecha, Körfez ülkelerinin küresel piyasalara enerji akışının kesintisiz sürmesini sağlamak amacıyla hızlı önlemler aldığını dile getirdi.

Enerji akışı için alternatif yollar

Valecha, Körfez ülkelerinin Hürmüz Boğazı’nı aşmak ve petrol ihracatının sürekliliğini sağlamak amacıyla alternatif boru hatlarına yöneldiğini belirtti. Bu kapsamda en öne çıkan hatlardan biri, Suudi Arabistan’da Abkayk’tan başlayarak Kızıldeniz kıyısındaki Yanbu Limanı’na uzanan ve yaklaşık bin 200 kilometre uzunluğa sahip doğu-batı boru hattı. Söz konusu hattın günlük yaklaşık 7 milyon varil taşıma kapasitesine sahip olduğu ifade ediliyor.

Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) de Habşan sahalarından Umman Körfezi kıyısındaki Fuceyre Limanı’na uzanan Habşan-Fuceyre boru hattına sahip olduğu belirtiliyor. Bu hattın günlük yaklaşık 1,5 milyon varil kapasiteyle petrol taşınmasına imkân sağladığı kaydediliyor.

Ancak Valecha, bu alternatiflerin önemine rağmen, Hürmüz Boğazı’ndan normal şartlarda geçen toplam arzın tamamını karşılamaya yetmediğini vurguladı. Bu durum, söz konusu geçiş noktasının küresel piyasalar açısından taşıdığı kritik önemi bir kez daha ortaya koyuyor.

Körfez ülkelerinin küresel ekonomiye yaptığı yatırımlar

Enerji piyasalarındaki rolünün yanı sıra, Körfez ülkelerine ait egemen varlık fonları da küresel finansal sistemin istikrarında önemli bir işlev üstleniyor. Bu fonların yönettiği toplam varlıkların yaklaşık 5,6 trilyon dolar seviyesinde olduğu ve bunun, dünya genelindeki egemen varlık fonlarının toplam varlıklarının yaklaşık yüzde 36’sına karşılık geldiği belirtiliyor.

fbrb
Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkelerinin bayrakları (AFP)

Söz konusu fonlar; hisse senetleri, tahviller ve altyapı projeleri başta olmak üzere dünyanın farklı bölgelerinde geniş çaplı yatırımlar gerçekleştiriyor. Bu yatırımlar, uluslararası sermaye akışlarının güçlenmesine katkı sağlarken, küresel finansal istikrarı da destekliyor.

Ancak Valecha, bölgedeki gerilimlerin sürmesi halinde bazı fonların yatırımlarını iç pazarlara veya savunma harcamalarına yönlendirebileceğine dikkat çekti. Bu durumun, küresel finansal piyasalar üzerinde somut etkiler yaratabileceği uyarısında bulundu.

Ekonomik yansımalar

Gerilimin etkileri küresel piyasalarda şimdiden hissedilmeye başlandı. Savaşın başlangıcından bu yana petrol fiyatlarında sert dalgalanmalar yaşanırken, deniz taşımacılığı maliyetlerinde de belirgin artış kaydedildi.

Uluslararası Para Fonu’nun (IMF) tahminlerine göre, enerji fiyatlarının bir yıl boyunca yüzde 10 artması, küresel enflasyonu yaklaşık 40 baz puan yükseltebilir. Aynı senaryoda, küresel ekonomik büyümenin de 0,1 ila 0,2 puan arasında yavaşlayabileceği öngörülüyor.

Körfez bölgesi önemli bir odak noktası

Tüm bu gelişmeler, KİK ülkelerinin artık yalnızca bir enerji kaynağı olmanın ötesine geçtiğini ortaya koyuyor. Bu ülkeler, petrol ve gaz piyasalarındaki rolleri kadar küresel ticaret ve uluslararası yatırımlar aracılığıyla da dünya ekonomisinin istikrarında merkezi bir konuma yerleşmiş durumda.

Dünya genelinde jeopolitik ve ekonomik dönüşümlerin sürmesiyle birlikte, Körfez’in öneminin önümüzdeki yıllarda daha da artması bekleniyor. Bölge, sadece bir enerji merkezi olarak değil, aynı zamanda küresel ekonominin krizler karşısında dayandığı temel sütunlardan biri olarak öne çıkıyor.


Abu Dabi'de, önlenen bir balistik füzenin şarapnel parçaları ile bir kişi hayatını kaybetti

Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki Dubai Uluslararası Havalimanı yakınlarında dün bir yakıt tankını hedef alan İHA saldırısının ardından duman bulutları yükseldi (AP)
Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki Dubai Uluslararası Havalimanı yakınlarında dün bir yakıt tankını hedef alan İHA saldırısının ardından duman bulutları yükseldi (AP)
TT

Abu Dabi'de, önlenen bir balistik füzenin şarapnel parçaları ile bir kişi hayatını kaybetti

Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki Dubai Uluslararası Havalimanı yakınlarında dün bir yakıt tankını hedef alan İHA saldırısının ardından duman bulutları yükseldi (AP)
Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki Dubai Uluslararası Havalimanı yakınlarında dün bir yakıt tankını hedef alan İHA saldırısının ardından duman bulutları yükseldi (AP)

Abu Dabi'de, hava savunma sistemleri tarafından bugün engellenen İran tarafından gönderilen bir balistik füzenin şarapnel parçaları sonucu bir kişi hayatını kaybetti.

Abu Dabi Medya Ofisi, X platformunda yaptığı açıklamada, emirlik yetkililerinin "Bani Yas bölgesinde, hava savunma sistemleri tarafından engellenen bir balistik füzenin şarapnel parçalarının düşmesi sonucu meydana gelen ve bir Pakistan vatandaşının ölümüne yol açan olayla ilgilendiğini" belirtti.

İlgili bir gelişmede, Birleşik Arap Emirlikleri'nin doğu kıyısındaki Fuceyre Petrol Sanayi Bölgesi bugün bir İHA saldırısına hedef oldu ve yerel yetkililere göre yangın çıktı ancak yaralanma olmadı.

Fuceyre Hükümeti Medya Ofisi, "X" platformunda yaptığı açıklamada, emirliğin Sivil Savunma ekiplerinin "olaya derhal müdahale etmeye başladığını ve kontrol altına alma çabalarına devam ettiğini" bildirdi.

AFP'ye konuşan ve konuyla ilgili bilgi sahibi bir kaynağa göre Hürmüz Boğazı'nın ötesinde Umman Körfezi'nde bulunan aynı sanayi bölgesi, bir önceki gün de benzer bir saldırının hedefi oldu. Bu durum, ulusal petrol şirketi ADNOC'un bölgeden ham petrol sevkiyatını askıya almasına yol açmıştı.

Bu bağlamda, Genel Sivil Havacılık Otoritesi bugün yaptığı açıklamada, "durumun istikrara kavuşması ve geçici olarak uygulanan önleyici tedbirlerin kaldırılmasının ardından" BAE'deki hava trafiğinin normale döndüğünü duyurdu.

Bölgedeki güvenlik gelişmeleri

Bu, BAE Savunma Bakanlığı'nın hava savunmasının "İran'dan gelen füze ve İHA saldırılarıyla" mücadele ettiğini açıklaması sonrasında geldi.


Suudi Arabistan ve Mısır dışişleri bakanları, bölgedeki gerilimi azaltma çabalarını görüştüler

Prens Faysal bin Ferhan, Riyad'da Bakan Bedr Abdulati'yi kabul etti (SPA)
Prens Faysal bin Ferhan, Riyad'da Bakan Bedr Abdulati'yi kabul etti (SPA)
TT

Suudi Arabistan ve Mısır dışişleri bakanları, bölgedeki gerilimi azaltma çabalarını görüştüler

Prens Faysal bin Ferhan, Riyad'da Bakan Bedr Abdulati'yi kabul etti (SPA)
Prens Faysal bin Ferhan, Riyad'da Bakan Bedr Abdulati'yi kabul etti (SPA)

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, dün Mısırlı mevkidaşı Dr. Bedr Abdulati ile bir araya gelerek bölgedeki gerilimleri azaltma ve bölgenin güvenliğini ve istikrarını yeniden tesis etme çabalarını görüştü. İki bakan, İran'ın Krallığa ve diğer bazı Arap devletlerine yönelik devam eden saldırganlığını kınadıklarını yinelediler.

Riyad'daki Bakanlık merkezinde gerçekleşen görüşmede Prens Faysal bin Ferhan, iki ülke arasındaki ikili iş birliğini ve çeşitli alanlarda bu iş birliğini geliştirme yollarını da ele aldı.

Suudi Arabistan tarafından görüşmeye, Dışişleri Bakanı Siyasi İşler Danışmanı Prens Musab bin Muhammed el Ferhan ve Dışişleri Bakanlığı Siyasi İşler Müsteşarı Dr. Suud el Sati katıldı.

Ayrıca, Prens Faysal bin Ferhan, Birleşik Arap Emirlikleri Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Abdullah bin Zeyd el Nahyan ile telefon görüşmesi yaptı. Görüşmede, İran'ın Körfez ülkelerine yönelik devam eden haksız saldırıları çerçevesinde bölgedeki güncel gelişmeler ve Ortadoğu'da güvenlik ve istikrarın nasıl pekiştirileceği ele alındı.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı, Bahreynli mevkidaşı Dr. Abdullatif el-Zeyani, Iraklı mevkidaşı Dr. Fuad Muhammed Hüseyin ve Bosnalı mevkidaşı Elmedin Konaković ile de telefon görüşmeleri yaptı. Görüşmelerde bölgedeki güncel gelişmeler ve istikrar ile güvenliği desteklemek için gösterilen çalışmalar ele alındı.

Daha önce Prens Faysal bin Ferhan, Japon mevkidaşı Toshimitsu Motegi ve Pakistanlı mevkidaşı Muhammed İshak Dar ile de ayrı ayrı telefon görüşmeleri gerçekleştirerek bölgedeki son gelişmeleri ve bunlara yönelik yapılan çalışmaları görüşmüştü.