Lübnan Başmüftüsü: Lübnan’ı ‘Arap düşmanlarının’ ellerine teslim etmek istemiyoruz

Lübnan Başmüftüsü Şeyh Abdullatif Deryan, Suudi Arabistan, Kuveyt ve Katar’ın Beyrut Büyükelçileri ile (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başmüftüsü Şeyh Abdullatif Deryan, Suudi Arabistan, Kuveyt ve Katar’ın Beyrut Büyükelçileri ile (Şarku’l Avsat)
TT

Lübnan Başmüftüsü: Lübnan’ı ‘Arap düşmanlarının’ ellerine teslim etmek istemiyoruz

Lübnan Başmüftüsü Şeyh Abdullatif Deryan, Suudi Arabistan, Kuveyt ve Katar’ın Beyrut Büyükelçileri ile (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başmüftüsü Şeyh Abdullatif Deryan, Suudi Arabistan, Kuveyt ve Katar’ın Beyrut Büyükelçileri ile (Şarku’l Avsat)

Lübnan Başmüftüsü Şeyh Abdullatif Deryan, Suudi Arabistan’ın Beyrut Büyükelçisi Velid el-Buhari, Kuveyt’in Beyrut Büyükelçisi Abil Al Süleyman el Kannayi ve Katar’ın Beyrut Büyükelçisi İbrahim es-Sahlavi’nin de aralarında yer aldığı Körfez İşbirliği Konseyi’ne (KİK) üye ülkelerin büyükelçileri ile dün Daru’l Fetva Kurumu’nda görüştü.
Şeyh Deryan, Arap ve İslami meseleleri ele alma ve bölgenin karşı karşıya olduğu tehlikelerle yüzleşmek için işbirliği ve dayanışmayı güçlendirme konusunda KİK ülkeleri ve lideriyle güçlü kardeşlik ilişkilerine sahip olduklarını söyledi.
Lübnan’ın safların birleştirilmesi ve KİK ülkeleri, kardeş Arap ülkeleri ve dost ülkelerle ilişkilerinin pekiştirilmesini gerektiren hassas aşamadan geçtiğini dile getirdi.
Yaklaşan parlamento seçimlerinin Lübnan tarihinde önemli bir detay olduğunu vurgulayan Şeyh Deryan, seçimleri boykot etmenin bir ‘teslimiyet’ olduğuna dikkat çekerek, “Lübnan’ı ‘Arap düşmanlarının’ ellerine teslim etmek istemiyoruz. Seçimleri kim kazanırsa kazansın Lübnan’ın geleceğini Arap kardeşleri ve dostlarıyla olan ilişkilerini belirlediğini anlamalıyız” dedi.
Şeyh Deryan, hiçbir yetkilinin boykot çağrısında bulunmadığını belirterek, “Lübnanlı kardeşlerimize boykot değil, seçime katılmaları için çağrıda bulunduk. Seçim, hafife alınamayacak dini ve milli bir karar ve görevdir. Bu seçimleri kim kazanırsa kazansın Lübnanlıların özgür ve demokratik tercihi olacaktır” diye ekledi.
Daru’l Fetva Kurumu tarafından yapılan açıklamaya göre, büyükelçiler ise yaklaşan parlamento seçimlerinin Lübnanlıların özlemleri ve umutlarını yansıtacak şekilde tüm şeffaflıkla gerçekleştirileceği yönündeki umutlarını dile getirdi.
Büyükelçiler, seçimlerine yönelik olumsuz bakışın bir ulus inşa etmeyeceğine, yalnızca başkalarının boşluğu doldurmasına, Lübnan ve Arap halkının kimliğini tanımlamasına izin verdiğine dikkat çekti.
Büyükelçiler, yalnızca Lübnan’ı, egemenliğini, özgürlüğünü, Arap kimliğini ve toprak bütünlüğünü koruyanların milletvekili olması gerektiğini vurguladı.
Söz konusu açıklamada, “Büyükelçiler, ılımlılığın, sevginin, yakınlaşmanın ve bir arada yaşamanın anavatanı Lübnan’daki zor koşullarda Lübnan ve İslami safların güçlendirilmesi konusunda Daru’l Fetva ve alimlerinin Başmüftü’nün rehberliğinde oynadığı dini ve ulusal rolün önemini vurguladı” denildi.
Büyükelçiler, Müslüman-Hristiyan birlikte yaşama modelinin Lübnanlıların birliğinin garantisi olduğunu da belirtti.
Kuveyt’in Beyrut Büyükelçisi Kannayi ise görüşmeden sonra yaptığı açıklamada, “Görüşme, Lübnan’ın durumunu ve ülkelerimiz ile kardeş Lübnan arasındaki ilişkiyi tartışmak için bir fırsattı” dedi.
Kannayi, Müftü’nün ülkenin şartlarını, yaşadığı tüm zorluk ve sorunları ayrıntılı bir şekilde anlattığını belirterek, “Kendisine, bu kardeş ülkenin çıkarına olan her şeyde yanında olduğumuzu ve desteğimizi ifade ettik” diye konuştu.



Selam: Biz silahların münhasırlığı ilkesine ve Taif Anlaşması'na bağlıyız

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, cuma günü Elysee Sarayı'nda Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam'ı kabul etti (AFP)
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, cuma günü Elysee Sarayı'nda Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam'ı kabul etti (AFP)
TT

Selam: Biz silahların münhasırlığı ilkesine ve Taif Anlaşması'na bağlıyız

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, cuma günü Elysee Sarayı'nda Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam'ı kabul etti (AFP)
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, cuma günü Elysee Sarayı'nda Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam'ı kabul etti (AFP)

Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, "devletin güç kullanımındaki tekelinden geri adım atmayacağız" diyerek, devletin "Litani Nehri'nin güneyindeki bölge üzerinde tam operasyonel kontrol sağladığını ve orada paralel bir askeri güç oluşturulamayacağını" belirtti.

Selam, Lübnan'ın "devlet otoritesini genişletmeyi ve savaş ve barışla ilgili karar alma gücünü geri kazandırmayı içeren Taif Anlaşması'nı uygulamaya kararlı olduğunu" vurgulayarak, "Litani Nehri'nin kuzeyi ve güneyi arasında hiçbir fark olmadığını; kanunun herkese uygulanacağını" ifade etti.

Selam'ın açıklaması, Fransa ziyaretinin sona ermesinin ardından dün Paris'teki Lübnan Büyükelçiliği'nden geldi. Salam, cuma akşamı Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile bir araya gelmişti.

Büyükelçilikteki görüşme sırasında Selam, "Lübnan'a yatırım akışı, güvenliğin sağlanmasına ve bankacılık sektörünün reformuna bağlıdır" dedi. Ayrıca, "Başkan Macron'a mali açığı kapatma yasasının detaylarını sundum ve Uluslararası Para Fonu ile ilişkiler kurmada yeni bir aşamaya giriyoruz" ifadesini kullandı.


Suriye hükümeti, daha önce SDG’nin  kontrolünde olan bir hapishaneden 126 çocuğu serbest bıraktı

TT

Suriye hükümeti, daha önce SDG’nin  kontrolünde olan bir hapishaneden 126 çocuğu serbest bıraktı

Suriye hükümeti, daha önce SDG’nin  kontrolünde olan bir hapishaneden 126 çocuğu serbest bıraktı

Resmi medyaya göre, Suriye hükümeti dün, iki taraf arasında varılan bir anlaşmanın parçası olarak Suriye Demokratik Güçleri’nden (SDG) kontrolü ele geçirdikten sonra, ülkenin kuzeyindeki Rakka'da bulunan el-Aktan hapishanesinde tutulan en az 126 çocuğu serbest bıraktı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre devlet televizyonunda yayınlanan görüntülerde serbest bırakılan küçükler için büyük bir karşılama töreni düzenlendiği görülürken, resmi haber ajansı SANA da hapishanede hayatta kalanların isimlerini yayınlayarak internette aranabilir hale getirdi.

Televizyon kanalı, DEAŞ üyelerinin tutulduğu el-Aktan hapishanesinden "18 yaşın altındaki 126 tutuklunun" serbest bırakıldığını bildirdi.

SDG, bu haberlerle ilgili yorum taleplerine yanıt vermedi.

SDG, son günlerde bu bölgelerde ilerleyen hükümet güçleriyle yaşanan çatışmaların ardından ülkenin kuzey ve doğusundaki geniş alanlardan çekildi.

Suriye Devlet Başkanı Ahmed eş-Şara, bugün SDG ile ateşkesi ve üyelerinin hükümet güçlerinin saflarına entegrasyonunu içeren bir anlaşmaya varıldığını duyurdu.

Bu anlaşma, çatışma yıllarında kurdukları özerk yönetimin kazanımlarını korumayı uman Kürtlere ağır bir darbe indirdi. Bu kazanımlar arasında, Suriye'nin kuzey ve doğusundaki geniş alanları yöneten örgütlü ve eğitimli sivil ve askeri kurumlar da yer alıyordu. Anlaşma ayrıca, Şam'daki yetkililerle yapılan müzakereler sırasında ısrar ettikleri merkezi olmayan yönetim modeline de son verdi.

Cuma günü, Kürt savaşçıların El-Aktan hapishanesinden, Halep kırsalında Kürtlerin kontrolündeki Ain el-Arab (Kobani olarak da bilinir) şehrine nakli, "iki taraf arasında varılan güvenlik düzenlemeleri" kapsamında başladı.

SANA'nın orduya dayandırdığı habere göre el-Aktan mahkumlarının nakli, "İçişleri Bakanlığı'nın hapishaneyi devralıp yönetimini üstleneceği 18 Ocak anlaşmasının uygulanmasında atılan ilk adımdır."

SANA haber ajansı orduya dayandırdığı haberinde, El-Aktan cezaevindeki mahkumların naklinin, "İçişleri Bakanlığı'nın cezaevini devralıp yönetmesini öngören 18 Ocak anlaşmasının uygulanmasına yönelik ilk adım" olduğunu belirtti.


Sudan'da çatışmanın iki tarafı arasında ‘İHA’lar savaşı’ patlak verdi

Kuzey Kordofan'ın el-Abyad kentinde İHA saldırısında yaralanan Sudanlılar (Reuters)
Kuzey Kordofan'ın el-Abyad kentinde İHA saldırısında yaralanan Sudanlılar (Reuters)
TT

Sudan'da çatışmanın iki tarafı arasında ‘İHA’lar savaşı’ patlak verdi

Kuzey Kordofan'ın el-Abyad kentinde İHA saldırısında yaralanan Sudanlılar (Reuters)
Kuzey Kordofan'ın el-Abyad kentinde İHA saldırısında yaralanan Sudanlılar (Reuters)

Sudan'daki savaş, özellikle her iki tarafın da cumartesi günü, bu ay onlarca sivilin ölümüne neden olan bir dizi saldırıda insansız hava araçlarını düşürdüklerini açıklamasıyla tırmandı.

Alman Basın Ajansı DPA’nın aktardığına göre Sudan’daki Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) tarafından dün yapılan açıklamada, Güney Kordofan eyaletinin el-Ferşaye bölgesinde Türk yapımı Bayraktar insansız hava aracının (İHA) düşürüldüğünü belirtildi.

HDK’nın açıklamasında, ‘sivilleri korumaya ve uluslararası hukuk ve normları açıkça ihlal eden, yerleşim bölgelerini, kamu tesislerini ve altyapıyı hedef alan insansız hava araçlarıyla yapılan hava saldırılarına kararlılıkla yanıt vermeye’ yönelik kararlılık vurgulandı.

Uluslararası topluma, bölgesel kuruluşlara ve insan hakları kuruluşlarına bir kez daha “silahsız vatandaşlara karşı işlenen bu sistematik suçları kınamaları ve nüfuslu bölgelere yönelik tekrarlanan saldırıları durdurmak için acil önlemler almaları” çağrısında bulundu.

Bu çağrı, Sudan gazetesi Al-Mashhad'ın saha kaynaklarına dayandırdığı haberinde ‘Sudan ordusunun kara savunma birimlerinin, yerleşim bölgelerini tehdit etmek amacıyla Güney Kordofan eyaletindeki Dilling şehrini hedef alan bir kamikaze İHA’yı durdurup düşürmeyi başardığını’ bildirmesinin ardından yapıldı.

Gazeteye göre edinilen ilk bilgilere göre ‘İHA yüksek hassasiyetle izlendiği ve kontrol altına alındı, şehir içinde herhangi bir insan veya maddi kayıp yaşanmamasının sağladı ve böylece saldırı girişiminin hedefine ulaşmadan engellendi.

Bu gelişme, Güney Kordofan bölgelerine yönelik İHA saldırılarının arttığı, bölgede yaygın hedef alma ve artan güvenlik tehditleri korkusunun yaşandığı bir dönemde yaşanırken Sudan güçlerinin şehirleri ve nüfuslu bölgeleri korumada ek zorluklarla karşı karşıya kalmasına neden oldu.

Sudan Doktorlar Ağı, Güney Kordofan eyaletinin Dilling kentinde HDK ve Halk Hareketi tarafından düzenlenen bir protesto yürüyüşüne düzenlenen saldırıda bir erkek ve bir kadın iki sivil öldürüldüğünü, onlarca kişinin de yaralandığını duyurdu.

Sudan Doktorlar Ağı tarafından dün yapılan basın açıklamasında şu ifadeler yer aldı:

“HDK ve Abdulaziz el-Hilu liderliğindeki Sudan Halk Kurtuluş Hareketi-Kuzey (SPLM-N) Güney Kordofan eyaletinin Dilling kentindeki Fethurrahman mahallesini hedef alan kamikaze İHA saldırısı düzenledi. Saldırı, sivil hedefleri vurmayı durdurma yönündeki tüm uluslararası çağrıları açıkça ihlal eden, yerleşim bölgelerine ve sivil tesislere yönelik kasıtlı bir saldırıydı. Saldırıda biri kadın ve biri erkek olmak üzere iki sivil hayatını kaybetti, çok sayıda sivil yaralandı.”

Uluslararası topluma, Birleşmiş Milletlere (BM) ve insan hakları örgütlerine yasal ve ahlaki sorumluluklarını üstlenmeleri ve HDK liderlerine Dilling şehrindeki kuşatmayı kaldırmaları için acil baskı uygulamaları çağrısında bulunan Sudan Doktorlar Ağı, adaletin sağlanması ve cezasızlığın önlenmesi için sivilleri hedef almayı derhal durdurmalarını, insani yardıma engelsiz erişim sağlanmasını ve bu ihlallerden sorumlu olanların hesap vermelerini talep etti.

Sudan, Abdulfettah el-Burhan liderliğindeki Sudan ordusu ile eski yardımcısı ve Muhammed Hamdan Dagalu (Hamideti) liderliğindeki HDK arasında kanlı bir iktidar mücadelesine sahne oluyor.

Savaşan taraflar, çeşitli eyaletlerde sivil altyapı ve nüfusu hedef alan saldırıların tırmanması sonucu düzinelerce sivilin ölüm ve yaralanmasından sorumlu oldukları yönünde birbirlerini suçluyorlar.