CNN: Ukrayna'daki misket bombalarının arkasından Suriye'de görev yapmış general çıktı

Aleksander Zhuravliov, Kremlin'deki en yüksek askeri başarı ödülünü almıştı

Rusya, Suriye İç Savaşı'nda Cumhurbaşkanı Beşşar Esed'in yönetimini destekliyor (AFP)
Rusya, Suriye İç Savaşı'nda Cumhurbaşkanı Beşşar Esed'in yönetimini destekliyor (AFP)
TT

CNN: Ukrayna'daki misket bombalarının arkasından Suriye'de görev yapmış general çıktı

Rusya, Suriye İç Savaşı'nda Cumhurbaşkanı Beşşar Esed'in yönetimini destekliyor (AFP)
Rusya, Suriye İç Savaşı'nda Cumhurbaşkanı Beşşar Esed'in yönetimini destekliyor (AFP)

ABD'nin önde gelen haber kuruluşlarından CNN, Suriye'de görev yapan Rus Albay General Aleksander Zhuravliov'un, Ukrayna'da sivillere düzenlendiği öne sürülen misket bombası saldırılarından sorumlu olduğunu iddia etti.
CNN'in internet sitesinde bugün yayımlanan haberde, 27-28 Şubat'ta Rus ordusunun 79. Topçu Füze Tugayı'nın Ukrayna'daki Harkov şehrine misket bombası kullanarak saldırı yaptığı, bu tugayın da Zhuravliov'un komutasında olduğu öne sürüldü.
Haberde, içlerinde misket bombası bulunan en az 11 Smerç füzesinin, söz konusu tugay tarafından Rusya'nın Ukrayna sınırındaki Belgorod bölgesinden ateşlendiği savunuldu.
Kimliğini açıklamayan askeri uzmanlar, Smerç füzelerinin kullanımı için özel izin gerektiğini, Belgorod bölgesinde bunun için yetkili tek kişinin de Zhuravliov olduğunu ileri sürdü.
Haberde, 57 yaşındaki Albay General'in üç kez Suriye'de görev yaptığı, 2016'da ülkedeki Rus birliklerinin komutanı olduğu ve Halep'teki kanlı çatışmalarda misket bombası kullanılmasına izin verdiği iddia edildi.
Suriye İç Savaşı'nda muhalifler tarafından kurulan İhlalleri Belgeleme Merkezi'nin verilerine göre 10 Eylül-10 Kasım 2016'a Halep'te 137 kez misket bombası kullanılmıştı. Bu rakam, önceki 8 ayda gerçekleştiği öne sürülen ortalama misket bombası saldırısı sayısına kıyasla yüzde 791'lik bir artışa denk geliyor.
Kremlin ise Suriye'de misket bombası kullanıldığı suçlamalarını defalarca reddetmişti.
CNN, bu verilerden yola çıkarak söz konusu dönemin Zhuravliov'un görev yaptığı dönemle kesiştiğini öne sürdü.

Zhuravliov (sağda), Suriye'deki görevinin ardından Kremlin'in verdiği en yüksek dereceli askeri başarı ödülü olan Rusya Federasyonu Kahramanı madalyasını almıştı.
Haberde hem Halep'te hem de Ukrayna'da görev yapan ve savaşta yaralananları tedavi eden Ortopedi Cerrahı Dr. Samer Attar'ın iddialarına da yer verildi.
Attar, 2016'da Halep'te gördüğü ve misket bombası saldırısı nedeniyle oluştuğunu öne sürdüğü yaralarla Ukrayna'da tedavi ettiği yaraların "aynı olduğunu" savundu.
Harkov'a düzenlendiği iddia edilen misket bombası saldırısında yaralananlardan Margarita Kiriukhina ise şarapnellerin vücuduna isabet etmesi sonucu yaralanarak hastaneye kaldırıldığını anlattı.
10 gün tedavi gördükten sonra taburcu edilen 56 yaşındaki Kiriukhina, "Bacağım ve kalçamda yırtıklar oluştuğunu hissedebiliyordum. Kolumdan da vuruldum ve başımı hissedemez hale geldim" dedi.

Kremlin ve Kiev arasındaki savaşın başlamasının ardından Attar, ABD'deki Şikago şehrinden Ukrayna'ya gitti (CNN)
Savunma Bakanlığı, CNN'in yorum talebine yanıt vermedi.
Ukrayna'nın da misket bombası kullandığı öne sürülmüştü
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in 24 Şubat'ta verdiği askeri operasyon emriyle başlayan savaşın 79. gününde de çatışmalar devam ediyor.
Savaşın başından beri Moskova'nın saldırılarında misket bombası kullandığı iddia ediliyor.
Birleşik Krallık, ABD, İnsan Hakları İzleme Örgütü, Uluslararası Af Örgütü ve Birleşmiş Milletler başta olmak üzere Batılı devlet ve kuruluşların bu yöndeki iddialarıysa Kremlin tarafından yalanlanmıştı.
ABD'nin önde gelen gazetelerinden New York Times, nisandaki bir haberinde Ukrayna'nın da Rus ordusunu geri püskürtmek için misket bombası kullandığını öne sürmüştü. Bu iddiaları henüz bağımsız olarak doğrulanamadı.
Misket bombalarının kullanımı Cenevre Sözleşmesi'ne aykırı ve uluslararası insan hakları ihlali olarak kabul ediliyor.
Independent Türkçe, CNN, New York Times



ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
TT

ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)

Suriye kaynakları Şarku’l Avsat'a, ABD arabuluculuğuyla Suriye'nin güneyindeki Süveyda vilayetinde bir esir takası konusunda görüşmelerin devam ettiğini doğruladı.

İl yönetiminin medya ilişkileri direktörü Kuteyba Azzam, Suriye hükümeti ile Şeyh el-Akl ve Hikmet el-Hicri'ye bağlı "Ulusal Muhafız Kuvvetleri" arasında, esir takası anlaşmasına varılması amacıyla görüşmelerin yapıldığını belirtti.

Medyada yer alan haberlere göre ABD elçisi Tom Barrack'ın ofisi, 2025 yazındaki olaylardan bu yana Şam kırsalında gözaltında tutulan Süveyda'dan 61 sivilin serbest bırakılması karşılığında, Savunma ve İçişleri Bakanlıklarından "Ulusal Muhafızlar" tarafından Süveyda'da tutulan 30 mahkumun teslim edilmesini içeren anlaşmanın sonuçlandırılması için her iki taraftan da onay aldı.

Süveyda Valisi Mustafa Bakur, geçen ay Suriye hükümetinin bu sivilleri aşiret güçlerinden teslim aldığını ve takas ayarlamak üzere gözaltına aldığını duyurdu.

Geçtiğimiz temmuz ayındaki olaylardan dolayı gözaltına alınanların serbest bırakılması, geçen eylül ayında Şam'dan Amerikan ve Ürdün'ün desteğiyle açıklanan "yol haritasının" maddelerinden biridir.


Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
TT

Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)

Filistin Sağlık Bakanlığı, 19 yaşındaki ABD vatandaşı Filistinli Nasrallah Muhammed Cemal Ebu Siyam’ın, çarşamba gecesi Batı Şeria’da bir İsrailli yerleşimcinin açtığı ateş sonucu ağır yaralandıktan sonra hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bakanlık, Ebu Siyam’ın çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria’da, Ramallah yakınlarında bulunan Mihmas köyünde vurulduğunu bildirdi.

Reuters’a konuşan ABD Büyükelçiliği’nden bir yetkili ise şiddeti kınayarak, “ABD Dışişleri Bakanlığı için yurt dışındaki Amerikan vatandaşlarının güvenliği ve emniyetinden daha yüksek bir öncelik yoktur” ifadesini kullandı.

rgtbrgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu. (AFP)

İsrail güvenlik güçlerinin olası misillemesinden çekindiği için isminin açıklanmasını istemeyen Ebu Siyam’ın bir yakını, yerleşimcilerin köye koyun çalmak amacıyla baskın düzenlediğini öne sürdü.

Aralarında Ebu Siyam’ın da bulunduğu köylülerin hırsızlığı engellemeye çalıştığını, bunun üzerine yerleşimcilerin ateş açtığını ve Ebu Siyam ile birlikte bazı kişilerin yaralandığını söyledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise saldırılarda 5 kişinin yaralandığını, bunlardan 3’ünün -Ebu Siyam dahil- kurşunla yaralandığını bildirdi. Ajans, diğer yaralılara ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Reuters’ın olayla ilgili yorum talebine İsrail ordusu tarafından henüz yanıt verilmedi.

dcfgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninin ardından yas tutuyor. (Reuters)

Gazze Şeridi’nde Ekim 2023’te başlayan savaşın ardından Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri belirgin biçimde arttı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2026 yılında yerleşimci saldırıları nedeniyle yaklaşık 700 kişi yerinden edildi.

Uluslararası kuruluş, 2026’da Batı Şeria’da 9 Filistinlinin öldürüldüğünü, 2025 yılında ise bu sayının 240’ı aştığını bildirdi. Verilere göre 2025 yılında Batı Şeria’da iki İsrailli öldü.

İsrail, yerleşimci şiddetiyle ilgili nadiren iddianame düzenliyor. İsrailli izleme kuruluşu Yesh Din, 2025 yılı sonunda yaptığı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana belgeledikleri yüzlerce yerleşimci şiddeti vakasının yalnızca yüzde 2’sinde dava açıldığını duyurdu.

Son iki yılda Batı Şeria’da, aralarında aktivist Ayşenur Ezgi Eygi’nin de bulunduğu bazı ABD vatandaşları, İsrail güçleri ya da yerleşimciler tarafından öldürüldü.


Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.