İran'da temel gıda ürünlerindeki fiyat artışlarına karşı gösteriler devam ediyor

İranlılar gıda fiyatlarındaki artışı protesto etti (İran medyası)
İranlılar gıda fiyatlarındaki artışı protesto etti (İran medyası)
TT

İran'da temel gıda ürünlerindeki fiyat artışlarına karşı gösteriler devam ediyor

İranlılar gıda fiyatlarındaki artışı protesto etti (İran medyası)
İranlılar gıda fiyatlarındaki artışı protesto etti (İran medyası)

İran'da artan gıda fiyatları ve bazı gıda maddelerinin kıtlığı nedeniyle ülkenin çeşitli kentlerinde düzenlenen protesto gösterileri devam ediyor.
İran'da hükümetin sübvansiyonları kaldırmasının ardından temel gıda ürünlerinde meydana gelen fiyat artışlarını protesto gösterileri ülkenin farklı eyaletlerine yayıldı.
Loristan eyaletinin Burucerd ve Durud, Çeharmahal Bahtiyari eyaletinin Cunkan ve Farsan, Kohgiluyeh ve Buyer Ahmed eyaletinin Dehdeşt kentleri protestolara sahne oldu.
Sosyal medyada yayınlanan görüntülerde, ülke yöneticilerine ve hükümet aleyhine sloganlar atan göstericilere göz yaşartıcı gazlarla müdahale eden güvenlik güçlerinin Burucerd ve Farsan kentlerinde de kalabalığı dağıtmak için ateş açtığı görüldü.
İran devlet televizyonunda katıldığı bir programda konuşan İçişleri Bakanı Ahmed Vahidi, gösterilerin geniş çaplı olmadığını ifade ederek, "Halkımız düşmanların çağrılarına cevap vermedi. Sadece birkaç düzine kişi toplandı." dedi.

Hükümetin sübvansiyonları kaldırma kararı fiyat artışlarına yol açtı
İran resmi ajansı IRNA'ya göre, Bütçe ve Planlama Kurumu'nun raporlarında, ülkede sübvansiyonlara yıllık toplamda 900 trilyon tümen (Serbest piyasa kuruna göre yaklaşık 30 milyar dolar) ödeniyordu.
İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi, 9 Mayıs'ta ekonomik krizle mücadele kapsamında temel ihtiyaç ürünlerine yönelik sübvansiyonlara son verildiğini açıkladı.

Temel gıda ürünlerine sübvansiyonların kaldırılması, ülkede fiyat artışlarını beraberinde getirdi.
Reisi, açıklamasında geleneksel İran ekmeği, ilaç ve benzin fiyatlarında herhangi bir değişiklik olmayacağını söyledi. Buna rağmen yerel basında ekmek fiyatlarında 3 kata kadar artış olduğuna dair haberlere yer verildi. Ülkede sıvı yağ, yumurta ve tavuk etinin fiyatı da yaklaşık dört kat artarken bazı ürünlerde de kıtlık baş gösterdi.
Temel gıda ürünlerinde yüksek fiyat artışları nedeniyle Arap nüfusun yoğunlukta olduğu Huzistan eyaletine bağlı Dezful, Susengerd, Endimeşk ve İze kentleri ile Kohgiluye ve Buyer Ahmed eyaletindeki Yasuc kenti de dün protesto gösterilerine sahne olmuştu.
IRNA'ya göre, dün gece Dezful kentindeki gösterileri yönlendiren 15 kişi ve Yasuc kentindeki "gösterilerde protestocuları kamu malına zarar vermeye yönlendirmeye çalışan" 7 kişi gözaltına alındı.
Gösterilere sahne olan kentlerde internet erişiminin de kısıtlandığı belirtilirken küresel internet erişimini izleyen Londra merkezli "Netblock" internet sitesi de Twitter hesabından, İran'da mobil ve sabit hat operatörlerinin internet hizmetlerinde kısıtlamalar olduğunu doğrulamıştı.



Hizbullah’a "son şans" tavsiyesi

Lübnanlılar, ateşkes anlaşmasının uygulanmasının ardından 27 Kasım 2024'te Beyrut'un güney banliyölerine geri döndüler (Arşiv- EPA)
Lübnanlılar, ateşkes anlaşmasının uygulanmasının ardından 27 Kasım 2024'te Beyrut'un güney banliyölerine geri döndüler (Arşiv- EPA)
TT

Hizbullah’a "son şans" tavsiyesi

Lübnanlılar, ateşkes anlaşmasının uygulanmasının ardından 27 Kasım 2024'te Beyrut'un güney banliyölerine geri döndüler (Arşiv- EPA)
Lübnanlılar, ateşkes anlaşmasının uygulanmasının ardından 27 Kasım 2024'te Beyrut'un güney banliyölerine geri döndüler (Arşiv- EPA)

Lübnan bakanlık kaynakları Şarku’l Avsat'a, Hizbullah'a Mısır, Katar ve Türkiye'den "son şans tavsiyesi" niteliğinde mesajlar gönderildiğini, bunun amacının Lübnan'ı İsrail saldırısından kurtarmak ve böylece Lübnan halkının ezici çoğunluğu ile uluslararası toplum arasındaki uçurumu daha da derinleştirmemek olduğunu açıkladı.

Kaynaklara göre, bu mesajlar bölgesel ve uluslararası baskının artması ve partinin devlet çerçevesi dışında silah bulundurmaya devam etmesinin Lübnan'ı siyasi ve ekonomik izolasyona, ayrıca askeri çatışma olasılığına maruz bırakabileceği uyarılarının ardından geldi.


Suriye: Halep'te düzenlenen intihar saldırısında bir polis öldü, iki kişi yaralı

Suriye polisi, Halep'te bir DEAŞ hücresine karşı düzenlenen güvenlik operasyonunda
Suriye polisi, Halep'te bir DEAŞ hücresine karşı düzenlenen güvenlik operasyonunda
TT

Suriye: Halep'te düzenlenen intihar saldırısında bir polis öldü, iki kişi yaralı

Suriye polisi, Halep'te bir DEAŞ hücresine karşı düzenlenen güvenlik operasyonunda
Suriye polisi, Halep'te bir DEAŞ hücresine karşı düzenlenen güvenlik operasyonunda

Suriye İçişleri Bakanlığı dün yaptığı açıklamada, DEAŞ bağlantılı olduğundan şüphelenilen bir intihar bombacısının yılbaşı gecesi kuzeydeki Halep kentinde bir kiliseyi hedef aldıktan sonra güvenlik devriyesinin yakınında patlayıcı kemerini infilak ettirdiğini, bir polis memurunun öldüğünü ve iki memurun yaralandığını bildirdi.

Bakanlık sözcüsü Nureddin el-Baba, saldırganın kimliğini belirlemek için soruşturmaların devam ettiğini söyledi. Devlet televizyonuna yaptığı açıklamada, "Halep'te devriyenin yakınında patlayıcı kemeriyle kendini havaya uçuran kişinin DEAŞ ile ideolojik veya örgütsel bir bağlantısı olması muhtemeldir" dedi.

Bu saldırı, Suriye yetkililerinin DEAŞ ile mücadelede ABD güçleriyle iş birliğini güçlendirdiği bir dönemde gerçekleşti. Saldırının sorumluluğunu henüz hiçbir grup üstlenmedi.

Aralık ayının başlarında, Suriye'de ABD-Suriye ortak askeri konvoyunu hedef alan ve DEAŞ'lı olduğundan şüphelenilen bir saldırgan tarafından iki ABD askeri ve bir sivil tercüman öldürülmüştü. ABD ordusu, ülkedeki onlarca DEAŞ hedefine yönelik geniş çaplı bir saldırıyla karşılık vermişti.

İçişleri Bakanlığı dün yaptığı açıklamada, saldırının Halep'in Bab el-Ferec mahallesinde gerçekleştiğini belirtti. Resmi Suriye haber ajansı SANA tarafından yayınlanan görüntülerde, intihar bombacısının saldırısı sonucu tahrip olmuş bir taş sokak ve sokak boyunca dağılmış enkaz ve bükülmüş metal parçaları görülüyordu.

Suriye, kasım ayında Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara'nın Beyaz Saray'ı ziyaret etmesiyle varılan anlaşma doğrultusunda, DEAŞ'a karşı ABD liderliğindeki koalisyonla iş birliği yapıyor.

Öte yandan, Suriye Enerji Bakanlığı, güney bölgesinde yüksek gerilim hatlarını hedef alan bir saldırı olduğunu ve Şam ile kırsal kesimine elektrik sağlayan şebekenin etkilendiğini bildirdi.


Lahbib: İsrail'in Gazze'de uluslararası insani yardım kuruluşlarını yasaklama planları, yardımların engellenmesi anlamına geliyor

İnsani yardım malzemesi yüklü tırlar Kerem Şalom Sınır Kapısı’ndan Gazze Şeridi'ne giriyor. (DPA)
İnsani yardım malzemesi yüklü tırlar Kerem Şalom Sınır Kapısı’ndan Gazze Şeridi'ne giriyor. (DPA)
TT

Lahbib: İsrail'in Gazze'de uluslararası insani yardım kuruluşlarını yasaklama planları, yardımların engellenmesi anlamına geliyor

İnsani yardım malzemesi yüklü tırlar Kerem Şalom Sınır Kapısı’ndan Gazze Şeridi'ne giriyor. (DPA)
İnsani yardım malzemesi yüklü tırlar Kerem Şalom Sınır Kapısı’ndan Gazze Şeridi'ne giriyor. (DPA)

Avrupa Komisyonu Eşitlik, Hazırlık ve Kriz Yönetimi Komiseri Hadja Lahbib bugün yaptığı açıklamada, İsrail’in Gazze Şeridi’nde uluslararası insani yardım kuruluşlarını yasaklama planlarının, hayat kurtaran yardımların bölgeye ulaşmasını engelleyeceğini belirtti.

Lahbib, X platformundaki hesabından yaptığı paylaşımda, Avrupa Birliği’nin (AB) tutumunun net olduğunu vurgulayarak, “Sivil toplum kuruluşlarının mevcut haliyle kayıt altına alınması yasasının uygulanması mümkün değil” dedi.

Lahbib, insani yardımların önündeki tüm engellerin kaldırılması gerektiğini vurguladı ve “Uluslararası insancıl hukuk, herhangi bir belirsizliğe yer bırakmıyor; yardımlar ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmalı” ifadesini kullandı.

İsrail medyası, hükümetin dün yaptığı açıklamaya dayanarak, Sınır Tanımayan Doktorlar, ActionAid ve Oxfam gibi onlarca insani yardım örgütünün lisanslarının iptal edileceğini ve bunların ‘terörle bağlantılı’ olduğu gerekçesiyle kapatılabileceğini duyurmuştu.

Bazı uluslararası yardım kuruluşları, kayıtlarının iptal edilmesi riskiyle karşı karşıya bulunuyor. Eğer 31 Aralık’a kadar İsrail makamlarının belirlediği yeni kriterlere uyum sağlamazlarsa, 60 gün içinde faaliyetlerini durdurmak veya Gazze Şeridi ve Batı Şeria’daki çalışmalarına kısıtlama getirmek zorunda kalabilirler.