Rusya: Yüksek hassasiyetli füzelerle Ukrayna ordusunun komuta merkezlerini vurduk

Bir Rus tankı, Ukrayna'nın Harkiv bölgesinde (EPA)
Bir Rus tankı, Ukrayna'nın Harkiv bölgesinde (EPA)
TT

Rusya: Yüksek hassasiyetli füzelerle Ukrayna ordusunun komuta merkezlerini vurduk

Bir Rus tankı, Ukrayna'nın Harkiv bölgesinde (EPA)
Bir Rus tankı, Ukrayna'nın Harkiv bölgesinde (EPA)

Rusya Savunma Bakanlığı Sözcüsü İgor Konaşenkov, yüksek hassasiyetli füzelerle Donetsk bölgesinde Ukrayna ordusuna ait 5 komuta merkezi ve 2 mühimmat deposunu vurduklarını bildirdi.
Konaşenkov, Rus ordusunun Ukrayna’da savaştaki eylemlerine ilişkin açıklamalarda bulundu.
Ukrayna’da Rus askeri birliklerinin taarruzlarının sürdüğünü belirten Konaşenkov, havadan yüksek hassasiyetli füzelerle Donetsk bölgesinde Spornoye ve Berestovoye yerleşim birimi yakınlarında 5 komuta merkezi ile 2 mühimmat deposunun vurulduğunu kaydetti.
Konaşenkov, bu saldırılar sonucunda 100’e yakın milliyetçi silahlı gücün ve 23 askeri teknik aracın yok edildiğini ifade etti.
Rus hava muharebe taktik birliklerinin Ukrayna askerlerinin ve teknik araçlarının toplandığı 43 yeri vurduğunu aktaran Konaşenkov, füze ve topçu birliklerinin 18 komuta merkezi ve Herson bölgesinde Ukrayna askeri birliklerinin ve teknik araçların toplandığı 543 alanı ateş altına aldığını aktardı.
Harkiv, Donetsk, Lugansk bölgelerinde Ukrayna’ya ait 13 insansız hava aracının vurulduğunu belirten Konaşenkov, Harkiv bölgesinde İzyum, Semenovka ve Snejkovka yerleşim birimlerinde "Smerç" çok namlulu roketatardan fırlatılan 3 roketin havada vurulduğu bilgisini paylaştı.
Konaşenkov, "Ukrayna’ya ait bugüne kadar 165 uçak, 125 helikopter, 858 insansız hava aracı, 304 hava savunma füze sistemi, 3 bin 51 tank ve zırhlı araç, 372 çok namlulu roketatar, 1507 obüs ve havan topu, 2 bin 898 özel askeri araç yok edildi." ifadesini kullandı.



İsrail, Batı Şeria’da yerleşimci şiddetine göz yumuyor: Bu organize bir faaliyet

Radikal sağcı yerleşimcilerin saldırıları nedeniyle birçok Filistinli evlerini terk etmek zorunda kalıyor (AFP)
Radikal sağcı yerleşimcilerin saldırıları nedeniyle birçok Filistinli evlerini terk etmek zorunda kalıyor (AFP)
TT

İsrail, Batı Şeria’da yerleşimci şiddetine göz yumuyor: Bu organize bir faaliyet

Radikal sağcı yerleşimcilerin saldırıları nedeniyle birçok Filistinli evlerini terk etmek zorunda kalıyor (AFP)
Radikal sağcı yerleşimcilerin saldırıları nedeniyle birçok Filistinli evlerini terk etmek zorunda kalıyor (AFP)

İsrail, 2020’den beri Batı Şeria'da sivillerin öldürülmesiyle ilgili neredeyse hiçbir hukuki süreç yürütmedi.

Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, işgal altındaki Batı Şeria’da İsrailli askerler ve yerleşimciler, 2020’den bu yana en az dörtte biri çocuk yaklaşık 1100 Filistinli sivili öldürdü.

Guardian’ın analizinde, bu ölümlerin neredeyse hiçbiriyle ilgili dava açılmadığına dikkat çekiliyor.

Batı Şeria’daki can kayıplarının çoğundan İsrail güvenlik güçleri sorumlu olmakla birlikte, 7 Ekim 2023’te Hamas’ın Aksa Tufanı saldırısıyla başlayan Gazze savaşının ardından Yahudi yerleşimcilerin başlattığı şiddet olaylarının sayısı da arttı.

Radikal sağcı yerleşimciler tarafından işlenen cinayetler, cinsel saldırılar, kundaklamalar, hırsızlıklar ve diğer suçlar, kameraya yakalanan olaylar da dahil neredeyse tamamen cezasız kaldı.

İsrailli hak örgütü Yesh Din'e göre, 2020 ila 2025’te Batı Şeria'daki yerleşimci şiddetine ilişkin polis soruşturmalarının yüzde 96'sından fazlası iddianame düzenlenmeden sonlandırıldı.

Eski İsrail Başbakanı Ehud Olmert, Guardian’a gönderdiği yazılı açıklamada, radikal sağcı yerleşimcilerin artan şiddetine dikkat çekmek için Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne (UCM) müdahalede bulunma çağrısı yaptığını bildiriyor.

UCM’den, Filistinli sivillere yönelik şiddet olaylarına karışanlar hakkında yaptırım tedbirleri alınmasını ve tutuklama emri çıkarılmasını talep ettiğini söylüyor.

Olmert, Yahudi yerleşimcilerin devletteki bazı çevrelerce desteklendiğine dikkat çekerek, Filistinlilere yönelik pogromları II. Dünya Savaşı’nda Avrupa’da Yahudilere yapılan zulme benzetiyor.

Yesh Din’in verilerine göre 2020-2024’te Filistinliler, Batı Şeria'da İsrailli askerlerin neden olduğu zararlara ilişkin 1746 şikayette bulundu, bunların 600'den fazlası cinayetlerle ilgiliydi. Bu şikayetlerin yüzde 1'inden azıyla ilgili iddianame hazırlandı.

Aralarında Mossad, Şin ve İsrail Savunma Kuvvetleri’nde (IDF) görev yapmış eski komutan ve direktörlerin de bulunduğu İsrail’in Güvenliği için Komutanlar (CIS) grubu da Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir’e saldırılara karşı harekete geçmesi için açık mektup gönderdi:

Artık sadece birkaç kanun kaçkını holigandan söz etmiyoruz. Bu, bazen üniforma giyen kişilerin de dahil olduğu, masum insanlara ateş açan, sivillerin mülklerini ve evlerini yakan organize bir faaliyet.

Zamir de geçen haftaki açıklamasında artan şiddet olaylarına dikkat çekerek Yahudi yerleşimcilere karşı önlem alınmasını talep etmişti.

Independent Türkçe, Guardian, Jerusalem Post


İran ateşkes şartlarını açıkladı: Türkiye, Mısır ve Pakistan çalışmaları hızlandırdı

Tahran'ın merkezindeki Valiasr Meydanı'nda İran Yüksek Lideri Ali Hamaney'in resmi bulunan bir reklam panosu, 2 Mart 2026 (AFP)
Tahran'ın merkezindeki Valiasr Meydanı'nda İran Yüksek Lideri Ali Hamaney'in resmi bulunan bir reklam panosu, 2 Mart 2026 (AFP)
TT

İran ateşkes şartlarını açıkladı: Türkiye, Mısır ve Pakistan çalışmaları hızlandırdı

Tahran'ın merkezindeki Valiasr Meydanı'nda İran Yüksek Lideri Ali Hamaney'in resmi bulunan bir reklam panosu, 2 Mart 2026 (AFP)
Tahran'ın merkezindeki Valiasr Meydanı'nda İran Yüksek Lideri Ali Hamaney'in resmi bulunan bir reklam panosu, 2 Mart 2026 (AFP)

ABD ve İran ateşkes görüşmeleri hakkında çelişkili açıklamalar yaparken, Tahran'ın savaşı durdurmak için Washington'a taleplerini ilettiği aktarılıyor.

Adlarının paylaşılmaması şartıyla Wall Street Journal'a (WSJ) konuşan kaynaklara göre Tahran yönetimi, savaşın tekrar başlamayacağına ve İsrail'in Lübnan'daki Hizbullah'a yönelik saldırılarını sonlandıracağına dair garantiler istiyor.

ABD'nin İran'a yönelik tüm yaptırımları kaldırması ve herhangi bir kısıtlama olmaksızın Tahran'ın füze programını sürdürmesine izin vermesi talep ediliyor.  

Bunlara ek olarak Körfez ülkelerindeki tüm Amerikan üslerinin kapatılması ve İran'a yönelik saldırılar nedeniyle Tahran yönetimine tazminat ödenmesi gibi şartlar da var.

Kimliğinin açıklanmamasını isteyen ABD'li bir yetkili, taleplerin gerçekçilikten uzak olduğunu belirtiyor.

Arap ve ABD'li yetkililer, bu şartlarda ısrar edilmesinin Tahran'la anlaşmaya varılmasını zorlaştıracağını söylüyor. Kaynaklar, ABD ve İran arasında doğrudan temas bulunmadığını da ekliyor.

Donald Trump yönetiminin İran'a gönderdiği 15 maddelik plandaysa İsfahan, Natanz ve Fordo'daki ana nükleer santrallerin kapatılması ve uranyum zenginleştirme faaliyetlerinin sonlandırılması isteniyor.

Ayrıca balistik füze faaliyetlerinin durdurulması ve İran'ın Ortadoğu'daki Şii örgütlere desteği kesip, Hürmüz Boğazı'nı tekrar açması talep ediliyor.

Bunun karşılığında İran'a nükleer yaptırımların kaldırılacağı ve ABD'nin sivil nükleer program için Tahran'a destek vereceği aktarılıyor.

WSJ'nin aktardığına göre bu şartlar, 28 Şubat'ta savaş başlamadan önce Washington'ın ilettiği taleplerle büyük ölçüde aynı.

Türkiye, Mısır ve Pakistan'dan arabulucuların, 48 saat içinde ABD'li ve İranlı yetkililer arasında bir görüşme düzenlenmesi için çalışmalarını hızlandırdığı da yazılıyor.

Diğer yandan Körfez ülkelerinin anlaşma senaryolarına şüpheyle yaklaştığı aktarılıyor. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri'nin, "İran tehdit oluşturmayacak kadar zayıflayana dek savaşı sürdürmesi için Trump'a baskı yaptığı" savunuluyor.

Trump, ikili görüşmelerin verimli geçtiğini öne sürmesine rağmen İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf ve Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, ABD'yle herhangi bir müzakere yapılmadığını savundu.

BBC'nin görüştüğü İranlılar da ateşkes ihtimali hakkında kafa karışıklığı yaşadıklarını söylüyor.

Kimliğinin gizli tutulması için adı Kiana olarak değiştirilen 20 yaşındaki Tahranlı şunları söylüyor:

Ne hissedeceğimi bilmiyorum. Savaş biterse patlama sesleri kesilecek ve durum düzelecek ama geriye biz ve çok zayıf bir rejim kalacak. Bence rejim daha da fazla şiddet kullanacak.

ABD merkezli İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı'na (Hrana) göre, İran riyalinin ABD doları karşısında çakılmasıyla aralık ayında patlak veren eylemlerde 226'sı çocuk en az 7 bin kişi yaşamını yitirdi.

Independent Türkçe, Wall Street Journal, BBC, Press TV


Trump'ın onay oranı düştükçe düşüyor

Yeni bir Reuters/Ipsos anketine göre ABD Başkanı Donald Trump'ın onay oranı yüzde 36'ya düştü (AFP)
Yeni bir Reuters/Ipsos anketine göre ABD Başkanı Donald Trump'ın onay oranı yüzde 36'ya düştü (AFP)
TT

Trump'ın onay oranı düştükçe düşüyor

Yeni bir Reuters/Ipsos anketine göre ABD Başkanı Donald Trump'ın onay oranı yüzde 36'ya düştü (AFP)
Yeni bir Reuters/Ipsos anketine göre ABD Başkanı Donald Trump'ın onay oranı yüzde 36'ya düştü (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump'ın onay oranı, ABD ekonomisi ve İran'la savaşa dair endişelerin artmasıyla yeni bir dip seviyeye geriledi.

Reuters/Ipsos'un salı günü yayımlanan anketine göre başkanın genel onay oranı artık yüzde 36. Bu, geçen yıl göreve gelmesinden bu yana en düşük seviye.

Amerikalılar savaş nedeniyle yükselen benzin fiyatlarıyla karşı karşıya kalırken başkanın ekonomi yönetimine verilen desteğin de gerilediği görülüyor. Ankete göre Trump'ın ABD'deki hayat pahalılığını ele alma biçimini katılımcıların yaklaşık yüzde 25'i onaylıyor.

Demokratlar, savaşla ilgili artan maliyetler nedeniyle Trump yönetimine tepki gösteriyor. Tepki gösteren isimlerden biri de Senatör Mark Kelly oldu. Kelly, pazartesi günü Arizona'nın Phoenix kentindeki bir benzin istasyonunda galon fiyatının 6,49 dolara çıktığını gösteren fotoğraflar paylaştı.

Kelly, X'te şunları yazdı:

Bütün bunlar, Trump'ın hiçbir planı olmadan ve bunun sıradan Amerikalıları nasıl etkileyeceğine dair hiçbir fikri yokken savaşı başlatmasının sonucu. Aileleri biraz rahatlatmak adına federal benzin vergisini askıya almak için mücadele ediyorum ancak gerçekten ihtiyaç duydukları şey, maliyetlerini düşürmeye odaklanmış bir başkan.

Seçmenler ayrıca savaşın uzun vadeli etkileri konusunda da endişeli görünüyor. Reuters/Ipsos anketi, katılımcıların yüzde 46'sının çatışmanın gelecekte ABD'yi daha az güvenli hale getireceğine, yüzde 26'sının ise ülkeyi daha güvenli hale getireceğine inandığını ortaya koydu.

Beyaz Saray Sözcüsü Davis Ingle, anketin sonuçları hakkında yöneltilen soru üzerine The Independent'a şunları söyledi:

Asıl anket, yaklaşık 80 milyon Amerikalının Başkan Trump'ı popüler ve sağduyulu gündemini yerine getirmek üzere ezici bir çoğunlukla seçtiği 5 Kasım 2024'te yapıldı. Tarihte hiçbir başkan, istihdam yaratmak, enflasyonu düşürmek, konuta erişimi kolaylaştırmak ve daha fazlası için yorulmadan çalışan Başkan Trump'tan daha fazlasını Amerikan halkı için başaramadı. Başkan, sadece Amerika'da değil, dünya çapında da tarihi ilerleme kaydetti ve gündemi etkisini göstermeyi sürdürürken bunun daha başlangıç olduğunu düşünüyoruz.

Trump pazartesi günü, ABD ve İran'ın hafta sonu "Ortadoğu'daki düşmanlıklarımızın tam ve eksiksiz bir şekilde çözümü konusunda çok iyi ve verimli görüşmeler" yaptığını duyurdu. Başkan ayrıca salı günü Tahran'ın ABD'ye petrol tedarikinin serbest bırakılması ve Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasıyla ilgili bir "ödül" verdiğini iddia etti.

Trump gazetecilere, "Bir anlaşma yapacaklar" dedi.

Dün gerçekten inanılmaz bir şey yaptılar.

Ayrıntı vermeden şöyle devam etti.

Bize bir hediye verdiler ve hediye bugün geldi. Çok büyük bir hediyeydi, muazzam bir parasal değeri vardı. Size o hediyenin ne olduğunu söylemeyeceğim ama çok önemli bir ödüldü ve bize verdiler.

İran ordusu, ABD'yle süregelen çatışmada sonuna kadar savaşma sözü verdi ve Trump'ın iki ülke arasındaki "verimli" görüşmelerin ilerlediğine dair iddialarını reddetti.

Independent Türkçe