Elon Musk, "Çinli ikiziyle" tanışmak istiyor

Masikexiaomi (TikTok-Ekran görüntüsü)
Masikexiaomi (TikTok-Ekran görüntüsü)
TT

Elon Musk, "Çinli ikiziyle" tanışmak istiyor

Masikexiaomi (TikTok-Ekran görüntüsü)
Masikexiaomi (TikTok-Ekran görüntüsü)

Elon Musk pazartesi attığı tweet'te "eğer gerçekse" kendisine benzeyen Çinliyle tanışmak istediğini söyledi.
Kendisine "Yilong Ma" diye lakap takılan kişi, TikTok'un Çin versiyonu Douyin'de Aralık 2021'de paylaştığı videoyla viralolmuştu.
Sosyal medya kullanıcıları, Musk'a benzerliğiyle dikkat çeken "Yilong"ın görüntüsünün deepfake olabileceğini belirtmişti.
Deepfake, bir fotoğraf ya da videodaki görüntünün yapay zeka ve derin öğrenme (bilgisayarları eğitmek için kullanılan algoritmik öğrenme metodu) kullanılarak değiştirilmesini sağlayan teknolojiyi tanımlayan bir ifade.
Tesla ve SpaceX CEO'su paylaşımdan birkaç gün sonra videoyla ilgili "Belki de kısmen Çinliyimdir!" diyerek şaka yapmıştı.
O dönem açılan ve "Elong Musk" adının kullanıldığı TikTok hesabı 230 bin takipçiyi aştı.
Dünyanın en zengini, hem kendisinin hem de benzerinin fotoğraflarının yer aldığı bir paylaşımı 9 Mayıs'ta Twitter'da cevapladı. Musk, deepfake iddialarını işaret etti:
"Bu adamla tanışmak isterim (Eğer gerçekse). Bu günlerde deepfake'ler yüzünden anlaması zor."
Teknoloji milyarderinin bu arzusu karşılıksız değil. Zira "Yilong", Twitter'ın Çin'deki muadili Weibo'daki salı günkü paylaşımında, "Buradayım. Ben de seni görmeyi çok isterim. Seni seviyorum, sen benim kahramanımsın" ifadelerini kullandı.
 
Independent Türkçe, Insider, Futurism



Stranger Things'in yaratıcılarından yeni dizi: Başrolde "emekliler"

Duffer kardeşlerin yapımcı koltuğunda oturduğu The Boroughs, ağır tempolu ve karakter odaklı yapısıyla öne çıkıyor (Netflix)
Duffer kardeşlerin yapımcı koltuğunda oturduğu The Boroughs, ağır tempolu ve karakter odaklı yapısıyla öne çıkıyor (Netflix)
TT

Stranger Things'in yaratıcılarından yeni dizi: Başrolde "emekliler"

Duffer kardeşlerin yapımcı koltuğunda oturduğu The Boroughs, ağır tempolu ve karakter odaklı yapısıyla öne çıkıyor (Netflix)
Duffer kardeşlerin yapımcı koltuğunda oturduğu The Boroughs, ağır tempolu ve karakter odaklı yapısıyla öne çıkıyor (Netflix)

Stranger Things'in yaratıcıları Duffer kardeşler, Netflix'e yeni bir yapımla dönüyor. Bu kez hikayenin merkezinde bisikletli çocuklar değil, bir grup emekli var. 8 bölümden oluşan bilimkurgu dizisi The Boroughs, 21 Mayıs'ta tüm dünyada aynı anda izleyiciyle buluşacak.

New Mexico çölünün uçsuz bucaksız ve güneşli atmosferinde geçen dizi, sakinlerine hayatlarının en huzurlu dönemini vaat eden lüks bir emekli topluluğuna odaklanıyor. Ancak eşini yeni kaybetmiş emekli havacılık mühendisi Sam Cooper (Alfred Molina) için bu huzur kısa sürede bir kabusa dönüşüyor. Sam, sitenin kusursuz sokaklarında sinsice dolaşan korkunç bir dünya dışı varlık keşfediyor.

Yetkililer Sam'in uyarılarını "yaşlı bir adamın kuruntusu" diye nitelendirip görmezden gelince, Sam mahallenin uyumsuz sakinlerinden oluşan bir ekip kurmak zorunda kalıyor. Grup; ellerinde kalan en değerli şeyi, yani "zamanı" çalmaya çalışan bu doğaüstü varlığı durdurmak için amansız bir mücadeleye girişiyor.

Yıldızlarla dolu kadro

Dizinin en dikkat çekici yönlerinden biri, Hollywood'un usta isimlerini bir araya getiren oyuncu kadrosu. Alfred Molina'ya Geena Davis, Alfre Woodard, Denis O'Hare, Clarke Peters ve Bill Pullman gibi isimler eşlik ediyor.

Jeffrey Addiss ve Will Matthews tarafından yaratılan yapım, 1980'lerin kült klasiklerini anımsatan nostaljik bir atmosfer vaat ediyor. 

Hayranlar şimdiden heyecanlı

Sosyal medyada paylaşılan fragmanın ardından izleyiciler heyecanını dile getirdi. Birçok hayran, "Emekli ekibi, kozmik tehdide karşı" fikrini son derece yaratıcı bulurken, usta oyuncu kadrosu nedeniyle dizinin "beklenmedik bir başarı" yakalayacağını öngörüyor. 

Bazı izleyiciler ise Duffer kardeşlerin bu projesinin, finaliyle tartışma yaratan Stranger Things'den bile daha iyi olabileceği görüşünde.

Fragmanı izleyen bir hayran şu yorumu yaptı:

Yıldızlarla dolu oyuncu kadrosu ve böylesine çılgın bir hikâye örgüsüyle, bu dizi yılın en büyük sürpriz hiti olmaya aday görünüyor.

Başka bir izleyici ise ekledi:

Görüntüler tek kelimeyle çılgınca duruyor! Bu usta isimleri doğaüstü bir aksiyonun içinde izlemek için sabırsızlanıyorum.

Gençlik odaklı bilimkurgu klişelerini bir kenara bırakıp usta oyuncuları doğaüstü bir gizemin içine atan The Boroughs, türün meraklıları için bu ayın en dikkat çekici yapımlarından biri olmaya aday.

The Boroughs, 21 Mayıs'ta Netflix kütüphanesindeki yerini alacak.
Independent Türkçe


Meşe ağaçlarından tırtıllara karşı şaşırtan savunma

Tırtıl, yemek için yaprakların açmasını beklese de meşeler özel bir taktik uyguluyor (Sven Finnberg)
Tırtıl, yemek için yaprakların açmasını beklese de meşeler özel bir taktik uyguluyor (Sven Finnberg)
TT

Meşe ağaçlarından tırtıllara karşı şaşırtan savunma

Tırtıl, yemek için yaprakların açmasını beklese de meşeler özel bir taktik uyguluyor (Sven Finnberg)
Tırtıl, yemek için yaprakların açmasını beklese de meşeler özel bir taktik uyguluyor (Sven Finnberg)

Tırtıl istilasına uğrayan meşe ağaçlarının ertesi yıl yapraklarını daha geç açtığı keşfedildi.

İlkbaharda günler uzayıp hava ısındıkça ağaçlar da tomurcuklanıp yaprak açıyor. 

Ormanlardaki pek çok tür de yaşam döngüsünü buna göre ayarlıyor. Örneğin tırtıllar tam bu zamanda yumurtalarından çıkarak taze ve yumuşak yapraklarla besleniyor. 

Ancak Almanya'daki Würzburg Üniversitesi'nden Soumen Mallick liderliğindeki yeni araştırmaya göre meşe ağaçları tırtıllarla başa çıkmalarını sağlayan bir savunma stratejisi geliştirmiş olabilir.

Bilim insanları Bavyera'nın kuzeyindeki 2 bin 400 kilometrekarelik bir alanı 2017-2021 döneminde Sentinel-1 radar uyduları aracılığıyla sürekli takip etti. Bu sayede yoğun bulut örtüsü altında bile ağaçların durumu izlenebildi.

Uydu görüntülerindeki her piksel 10'a 10 metrelik bir alanı, yani yaklaşık bir ağacın taç büyüklüğünü gösterirken, ekip toplamda 27 bin 500 pikseli inceledi.

Araştırmacılara bu bağlantıyı görme fırsatı veren gelişme, 2019'da patlak veren çingene güvesi (Lymantria dispar) salgınıydı. Ağaç yapraklarıyla beslenen bu tüylü tırtıllar, sayıları çok olduğunda ağaçlara büyük zarar verebiliyor.

Ekip uydu verileri sayesinde hangi ağaçların yaprak kaybına uğradığını ve nasıl tepki verdiklerini kaydetti.

Bulguları hakemli dergi Nature Ecology & Evolution'da 1 Mayıs Cuma günü yayımlanan çalışmaya göre tırtılların yoğun istilasına maruz kalan meşe ağaçları ertesi yıl yapraklarını, bu kadar kötü etkilenmeyen meşelerden üç gün geç açtı. 

Bu gecikme, ağaçların uğradığı yaprak kaybını önceki yıla göre yüzde 55 azalttı. Çalışmaya göre bu durum, tırtıllar aynı dönemde yumurtadan çıksa da yiyecek yaprak bulamayıp ölmesinden kaynaklanıyor.

Meşe ağaçlarının, yapraklarını çiğnemeyi zorlaştırmak veya tırtılları avlayacak diğer organizmaları çekebilecek aromatik bileşikler üretmek gibi başka savunma mekanizmaları da var. Ancak Mallick, erteleme taktiğinin diğerlerinden daha iyi sonuç verdiğini belirtiyor.

Kanada'daki Alberta Üniversitesi'nden James Cahill, çalışmada varılan sonucun "çok olası" durduğunu ancak neden-sonuç ilişkisi kurmadığını söylüyor. 

Araştırmada yer almayan Cahill, örneğin yaprak kaybı sonucu bitki sağlığının kötüleşmesinin, sonraki yıl yaşanan gecikmeye yol açabileceğini ifade ediyor. Birden fazla salgına dair verilerin toplanması, daha net bir sonuca varmayı sağlayabilir.

Mallick ise gecikmenin kaynak tükenmesi gibi fizyolojik kısıtlamalarla açıklanabileceğini ifade ediyor. Ancak bu gecikmenin onlarca ağaç popülasyonunda görülmesi ve otçul baskısının en fazla azaldığı ormanlarda daha belirgin ortaya çıkması, Mallick'e göre başka bir ihtimali güçlendiriyor. Araştırmacı, gecikmenin bireysel ağaçların fizyolojik tepkisinden ziyade bir adaptasyon olabileceğini düşünüyor.

Yeni araştırma bazı ilkbaharlarda ormanın, sıcaklıkların işaret ettiğinden daha geç yeşermesine ilk kez somut bir açıklama getiriyor.

Önceki bilgisayar modellerinde sıcaklık gibi "cansız" faktörlere odaklanılırken son bulgular, ağaçların pasif bir şekilde sadece hava durumuna göre hareket etmediğini gösteriyor.

Mallick "Bu keşif, ormanda ilkbaharın başlangıcına dair önceki anlayışımızı temelden değiştiriyor" diyor.

Independent Türkçe, Phys.org, New Scientist, Nature Ecology & Evolution


Psilosibin araştırması depresyon ve anksiyete tedavisi için umut verdi

Sihirli mantarlar depresyon tedavisinde son yıllarda öne çıkıyor (Reuters)
Sihirli mantarlar depresyon tedavisinde son yıllarda öne çıkıyor (Reuters)
TT

Psilosibin araştırması depresyon ve anksiyete tedavisi için umut verdi

Sihirli mantarlar depresyon tedavisinde son yıllarda öne çıkıyor (Reuters)
Sihirli mantarlar depresyon tedavisinde son yıllarda öne çıkıyor (Reuters)

Sihirli mantarlardaki psilosibinin beyinde uzun süreli değişiklikler yarattığı tespit edildi. Bulgular ruh sağlığı sorunlarının tedavisinde daha etkili yöntemlerin önünü açabilir.

Bilim insanları psikedelik maddelerin beyindeki etkilerini uzun zamandır anlamaya çalışıyor. Bu maddelerin özellikle son yıllarda depresyon ve anksiyete gibi ruh sağlığı sorunlarına iyi gelebileceğini öne süren çalışmalar, alana yönelik ilgiyi artırdı.

Psilosibinin etkileri üzerine yapılan çalışmaların çoğu, maddeyi tedavi amaçlı alan gruplara odaklanıyordu. 

Kaliforniya Üniversitesi San Francisco kampüsünden nörolog Robin Carhart-Harris ve ekibiyse, maddenin psikedelik etkilerini daha iyi anlamak için daha önce hiç psilosibin kullanmamış 28 sağlıklı katılımcıyla bir çalışma yürüttü.

Katılımcılara ilk aşamada plasebo etkisine yakın kabul edilen 1 mg’lık düşük doz psilosibin verildi. 

Bilim insanları sonraki haftalarda katılımcıların ruh sağlığındaki değişimleri izlemek için bilişsel esneklik gibi faktörleri ölçen psikolojik testler yürüttü.

Ayrıca EEG, fonksiyonel MR taramaları ve difüzyon tensör görüntüleme (DTI) adı verilen bir teknikle de beyin aktivitelerini ve yapısal değişimleri izlediler.

Plasebodan bir ay sonra, katılımcılara güçlü bir psikedelik deneyim yaşatmak için 25 mg'lık tek bir psilosibin dozu uygulandı. Araştırmacılar aynı gün ve sonraki haftalarda aynı testleri yaptı.

Bulguları hakemli dergi Nature Communications'ta dün (5 Mayıs) yayımlanan çalışmaya göre psilosibin aldıktan sonraki bir saat içinde katılımcıların beyin entropisinde artış kaydedildi. Bu durum, beynin daha geniş yelpazedeki bilgileri işlediği anlamına geliyor.

Ayrıca psilosibin etkisi altında en yüksek beyin entropisine sahip katılımcıların, hem ertesi gün hem de bir ay sonra daha derin psikolojik içgörü ve daha yüksek mutluluk seviyeleri bildirme olasılığı daha yüksekti. Bulgular, esnek düşünmeyle ruh sağlığının iyileşmesi arasında ilişki olduğu fikrini destekliyor.

Carhart-Harris, "Verilerimiz, bu tür psikolojik içgörü deneyimlerinin, beyin aktivitesinin entropik niteliğiyle ilişkili olduğunu ve her ikisinin de sonradan ruh sağlığında görülen iyileşmelere yol açtığını gösteriyor" diyerek ekliyor:

Bu da psilosibin etkisinin (ve beyindeki korelasyonlarının) psikedelik terapinin işleyişinin kilit bir bileşeni olduğunu gösteriyor.

Psilosibinin ruh sağlığı üzerinde uzun süreli etkiler yaratabildiğini gösteren çalışma önemli bir adım olsa da bulguları destekleyecek daha fazla araştırmaya ihtiyaç var. Özellikle benzer çalışmaların daha geniş bir katılımcı grubuyla yürütülmesi gerekiyor.

Ancak doğrulandığı takdirde bulgular, psikedeliklerin anksiyete, depresyon ve bağımlılık üzerindeki terapötik etkilerini açıklamaya yardımcı olabilir.

Carhart-Harris "Herhangi bir ilacın tek bir dozundan bir ay sonra beyinde olası anatomik değişiklikler görmek dikkat çekici" ifadelerini kullanıyor: 

Bu değişikliklerin ne anlama geldiğini henüz bilmiyoruz ancak genel olarak, katılımcıların bu çalışmada daha iyi bir ruh hali ve zihinsel esneklik gibi olumlu psikolojik değişiklikler sergilediğini görüyoruz.

Independent Türkçe, Science Alert, Guardian, Nature Communications