Yemen hükümeti Aden Rafinerisi’nin açılması için çalışıyor

Yemen hükümeti, Aden Rafinerisi’nin tam kapasite çalıştırılmasını hedefliyor.

Yemen’in geçici başkenti Aden şehrinin el-Burika bölgesindeki Aden Rafinerileri Şirketini ziyaret eden Muin Abdulmelik (SABA)
Yemen’in geçici başkenti Aden şehrinin el-Burika bölgesindeki Aden Rafinerileri Şirketini ziyaret eden Muin Abdulmelik (SABA)
TT

Yemen hükümeti Aden Rafinerisi’nin açılması için çalışıyor

Yemen’in geçici başkenti Aden şehrinin el-Burika bölgesindeki Aden Rafinerileri Şirketini ziyaret eden Muin Abdulmelik (SABA)
Yemen’in geçici başkenti Aden şehrinin el-Burika bölgesindeki Aden Rafinerileri Şirketini ziyaret eden Muin Abdulmelik (SABA)

Yemen’de Husiler Marib ve Taiz cephelerinde Birleşmiş Milletler (BM) ateşkesini ihlal etmesi ve grubun Saada’da en az 17 Afrikalı göçmenin ölümüne neden olmakla suçlandı.
Öte yandan Yemen Başbakanı Muin Abdulmelik, Aden Rafinerisi’nin tam kapasite çalışmaya başlatılmasına yönelik çalışmaların hızlandırılması ve reform planlarının uygulanamama nedenlerinin ortaya çıkarılması gerektiğini vurguladı.
Resmi kaynaklar, Muin Abdulmelik’in cumartesi günü, petrol türevi ürünlerin yerel piyasa ihtiyaçlarını karşılaması ve ülke ekonomisinin desteklenmesinde önemli bir rol üstlenmesi amacıyla, rafinerilerin tam kapasite ile işletilmesi için hazırlanan planın uygulanması kapsamında atılan adımları ve çalışmaların ilerleyişini görmek için geçici başkent Aden’deki Burika’daki Aden Rafinerileri Şirketine, bir teftiş ziyareti gerçekleştirdiğini bildirildi.
Şarku’l Avsat’ın Yemen haber ajansı SABA’dan aktardığı habere göre Başbakan, rafineri yönetimi ve mühendislerinden, Aden Rafinerileri’nin cumhurbaşkanlığı direktifleri doğrultusunda hazırlanmış olan işletme planına uygun şekilde tam kapasite ile yeniden faaliyete geçirilmesine ilişkin plan ve programlar hakkında bilgi aldı. Başbakan bu bağlamda, ülke ekonomisini beslemesi beklenen en önemli yaşamsal tesislerden biri olan rafineriyi tam kapasite ile çalıştırmak için hazırlanan takvime göre planın uygulanmasını hızlandırmak için çalışmaların iki katına çıkarılması gerektiğini vurguladı.
Aynı kaynaklara göre, Abdulmelik, Aden Rafineri Şirketi’nin yetkilileri, mühendisleri ve bir dizi çalışanı içeren büyük bir toplantıya başkanlık etti. Toplantıda rafinerinin çalışmaları için gelecek planlarını, şeffaflık ve yönetişim ilkelerinin uygulanmasını ve Suudi Arabistan Krallığı ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) tarafından sağlanan petrol tesisleri hibesinin alınması ve yönetilmesindeki rolü tartışıldı.
Yemen Başbakanı, Aden Rafinerisi’nin elektrik santralinin tamamlanamamasının nedenlerinin açıklığa kavuşturulması için soruşturma başlattı. Başbakan soruşturmanın yanı sıra çalışma hızını ve genel olarak rafinerinin faaliyetini artırmaya katkıda bulunması için çalışmaların tamamlanması için acilen bir zaman çizelgesi belirlenmesi için talimat verdi. Başbakan “Önceki dönemde tanık olunan çalışmalardaki karışıklıkların devam etmesine izin verilmeyecek, görevine aykırı davrananlar cezalandırılacaktır. Zira, rafinerinin tam kapasite ile yeniden çalıştırılması, çalışanlarına, vatandaşlarına ve genel olarak ekonomiye fayda sağlayacaktır.” dedi. Ayrıca rafinerinin yeni yönetiminin, geçmiş sorunları aşacağı ve yeni vizyona göre çalışacağı konusunda duyduğu güveni ifade etti.
Yemen Başbakanı, rafinerinin kapsamlı modernizasyonuna planının uluslararası şirket tarafından yürütülen çalışmalara göre uygulanacağını, üretimde niteliksel bir sıçrama sağlanacağını, rafinerinin tam kapasite çalışmasını sağlayacak her konuda devlet desteği sağlanacağını ve petrol şirketi ile işbirliği içinde petrol türevlerinin piyasa ihtiyaçlarının karşılanacağını vurguladı.
Kaynaklar, hükümetin Aden şehrini geliştirme aynı zamanda hizmetleri ve altyapıyı iyileştirme planlarına göre, Aden şehrinde ve Büyük Aden Parkı’nda yeni hükümet kompleksleri kurma planlarını tartışmak için başka bir toplantıya daha başkanlık ettiğini belirtti.
Resmi kaynakların belirttiğine göre, Yemen geçici başkenti Aden Valisi Ahmed Lamlas ve Bakanlar Kurulu Genel Sekreteri Muti Demmac katıldığı toplantıda, yeni projelerin uygulanacağı lokasyonlar da dahil olmak üzere başarı mekanizmaları onaylandı. Arazi Genel Müdürlüğü’ne Aden’de yerel yönetimle koordineli olarak, hükümet komplekslerinin kurulacağı alanların belirlenmesine başlaması yönünde talimat verildi.
Toplantıda, Başkanlık Konseyi Başkanı’nın, geçici başkent Aden’in koşullarını çeşitli yönlerden iyileştirmeye yönelik direktiflerinin uygulanması çerçevesinde, zaman çizelgesinde göre Aden’de yol bakım planları, sanitasyonun iyileştirilmesinin yanı sıra yeni ticari ulaşım yollarının oluşturulması ve projeler için finansman kaynaklarının oluşturulması ele alındı.
Yemen ordusunun askeri medyası dün (Cumartesi), Husilerin BM ateşkesini ihlalleri ile ilgili olarak, Marib kuzeybatı cephesinde Husi milislerinin keskin nişancıları tarafından bir askerin öldürüldüğünü ve başka bir askerin de yaralandığını bildirdi.
İnsan hakları örgütlerinin kaynaklarına göre Husi milisleri Taiz’deki ed-Dabab bölgesindeki es-Saile köyünü bombalaması sonucunda bir sivilin hayatını kaybetmesi ve bir aileden iki kişinin de yaralandığını aktardı. İnsan Hakları Bilgi ve Rehabilitasyon Merkezi’nden yapılan açıklamada, Taiz’in batısındaki Hazran bölgesinde konumlanan Husi milislerinin, ed-Dabab bölgesinde es-Saile köyünü hedef aldığını açıkladı. Mermi, eşi Suad Ahmed Abdu ile birlikte yaralanan Haşim Muhammed Ali’nin ailesinin evine isabet etti ve 5 yaşındaki oğulları Mahmud Haşim’in ölümüne neden oldu.
Taiz merkezli İnsan Hakları Merkezi, BM Yemen elçisine ve İnsan Hakları Yüksek Komiserliği’ne, Husilerin Taiz’e yönelik sistematik saldırganlığına karşı baskı uygulama çağrısında bulundu.
Yemen Haklar ve Özgürlükler Ağı, Husi milislerin Saada Valiliği’ne bağlı Rako sınır bölgesinde Afrikalı göçmenlere ait dükkan ve çadırları yakarak 17 kişinin ölümüne ve kesin olarak sayısı henüz bilinmeyen diğer kişilerin de yaralanmasına yol açmasını kınadı.
Ağ milisler ile ilgili olarak “Savunmasız sivillere karşı suç işlemeye, terör planlarına dahil olmayı, saflarında savaşmayı, uyuşturucu kaçakçılığında ve geçim kaynağı arayarak, Yemen’i birçok diğer ülkeye geçiş noktası olarak gören Yemenliler ve Afrikalıları sınır ötesine kaçırma alnında çalışmayı reddedenleri ortadan kaldırmak için çalışmaya devam ediyor” dedi.
Ağ, Husi milislerinin yeni ihlalin, 2020 yılında başkent Sanaa’daki bir hapishanesinde 60’tan fazla Afrikalının yanmasına neden olmasının ardından ‘kanlı siciline eklenen yeni bir olay’ olarak nitelendirdi.
Yemen Haklar ve Özgürlükler Ağı, tüm uluslararası örgütlere ve BM’ye Afrikalı göçmenleri ve sivilleri kurtarmak için hızlı bir şekilde harekete geçilmesi, mülteci haklarını korumak için uluslararası yasaları ve prosedürleri etkinleştirilmesi ve suçlara karışanların cezalandırılması çağrısında bulundu.



Suriye Devlet Başkanı Şara, Kürtlerin hak ve güvenliğini güvence altına alan kararnameyi imzaladı

Suriye Geçici Cumhurbaşkanı Ahmed Şara (DPA)
Suriye Geçici Cumhurbaşkanı Ahmed Şara (DPA)
TT

Suriye Devlet Başkanı Şara, Kürtlerin hak ve güvenliğini güvence altına alan kararnameyi imzaladı

Suriye Geçici Cumhurbaşkanı Ahmed Şara (DPA)
Suriye Geçici Cumhurbaşkanı Ahmed Şara (DPA)

Suriye Geçici Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, imzaladığı kararnameyle Kürtlere ilişkin bir dizi önemli düzenlemeyi yürürlüğe koydu. Suriye Devlet Başkanı Ahmed Şara, Kürtlerin haklarını ve güvenliğini yasal güvence altına aldığını belirttiği bir kararnameye imza attı. Şarku'l Avsat'ın  Resmi haber ajansı SANA’dan aktardığı habere göre  yayımlanan kararname, Suriye’nin yeni ulusal kimliğini “çok kültürlü ve birleşik” olarak tanımladı. Kararnamede, Kürtlerin Suriye toplumunun ayrılmaz bir parçası olduğu vurgulandı. Şara, kararnameyi imzalamadan önce yaptığı konuşmayı sosyal medya platformu X hesabından paylaştı.

“Bir Arabın bir Kürde üstünlüğü yoktur”

Konuşmasında eşitlik ve birlik mesajı veren Ahmed Şara, aidiyet üzerinden üstünlük kurulamayacağını vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:

“Allah, iyiliği ve takvayı aidiyetten üstün kılmıştır. Hayır, vallahi; bir Arabın bir Kürde, bir Türk’e veya başkasına hiçbir üstünlüğü yoktur. Üstünlük ancak Allah korkusu ve hangi milletten olursa olsun kişinin dürüstlüğüyle ölçülür.”

Kürt halkına hitap eden eş-Şara, “Ey Kürt halkımız, Selahaddin’in torunları!” sözleriyle başladığı konuşmasında, Kürtlere zarar verileceğine dair iddialara inanılmaması gerektiğini belirterek, “Vallahi, size kim kötülükle dokunursa kıyamet gününe kadar hasmımızdır. Bizim hayatımız sizin hayatınızdır” dedi.

Zorla göç ettirilenlere geri dönüş çağrısı

Ülkenin selameti, halkın refahı ve birliğinin öncelikleri olduğunu vurgulayan eş-Şara, kimsenin bu süreçten dışlanmayacağını ifade etti. Bu kapsamda Kürt halkının haklarını ve bazı özel durumlarını yasayla güvence altına alan özel bir kararname yayımladıklarını açıklayan eş-Şara, topraklarından zorla göç ettirilenlere de çağrıda bulundu.

Eş-Şara, silahlarını bırakmaları şartıyla, hiçbir koşul ve kısıtlama olmaksızın herkesin evlerine güvenle dönebileceğini belirterek, Kürt halkını ülkenin yeniden inşasına aktif şekilde katılmaya davet etti.

Konuşmasının sonunda birlik vurgusunu yineleyen Suriye Devlet Başkanı Ahmed Şara, “Sizi bu vatanın inşasına etkin bir şekilde katılmaya, selameti ve birliğini korumaya ve bunun dışındaki her şeyi reddetmeye çağırıyorum. Başarı Allah’tandır” ifadelerini kullandı.

8 madde halinde yayımlanan kararname

Kürtlerin statüsü ve kültürel kimliği güvence altına alındı

Kararnamede, Suriyeli Kürt vatandaşların Suriye halkının temel ve ayrılmaz bir parçası olduğu ifade edildi. Kürtlerin kültürel ve dilsel kimliğinin, çok kimlikli ve birleşik Suriye ulusal kimliğinin ayrılmaz bir unsuru olduğu belirtildi.

Devletin kültürel ve dilsel çeşitliliği korumayı taahhüt ettiği vurgulandı. Bu kapsamda Kürt vatandaşların, ulusal egemenlik çerçevesinde kendi kültürel miraslarını ve sanatlarını canlandırma, ana dillerini geliştirme hakkının devlet güvencesi altında olduğu kaydedildi.

Kürtçe ulusal dil olarak tanındı, eğitim hakkı düzenlendi

Kürtçenin ulusal bir dil olarak kabul edildiği belirtildi. Kürtlerin nüfusun önemli bir bölümünü oluşturduğu bölgelerde, kamu ve özel okullarda Kürtçe öğretimine izin verileceği ifade edildi. Kürtçenin, seçmeli ders kapsamında ya da kültürel ve eğitsel bir faaliyet olarak okutulabileceği bildirildi.

Vatandaşlık sorunu çözüldü, 1962 uygulamaları kaldırıldı

1962 yılında Haseke vilayetinde yapılan genel nüfus sayımından kaynaklanan tüm istisnai yasa ve uygulamaların yürürlükten kaldırıldığı açıklandı. Bu çerçevede, Suriye topraklarında yaşayan tüm Kürt kökenli kişilere, doğum kaydı bulunmayanlar dahil olmak üzere, hak ve yükümlülüklerde tam eşitlik esasına dayalı Suriye vatandaşlığı verileceği hükme bağlandı.

Nevruz resmî ve ücretli tatil ilan edildi

21 Mart Nevruz’un, baharı ve kardeşliği simgeleyen ulusal bir bayram olarak Suriye Arap Cumhuriyeti genelinde resmî ve ücretli tatil günü ilan edildiği duyuruldu.

Ayrımcılık yasaklandı, kapsayıcı ulusal söylem vurgusu

Devlet medyası ve eğitim kurumlarının kapsayıcı ve bütüncül bir ulusal söylem benimsemekle yükümlü olduğu belirtildi. Etnik köken veya dil temelinde her türlü ayrımcılık ve dışlamanın yasa ile yasaklandığı vurgulandı. Ulusal fitne ve ayrışmayı teşvik edenlerin yürürlükteki yasalar çerçevesinde cezalandırılacağı kaydedildi.

Uygulama ve yürürlük hükümleri

Kararnamenin uygulanması için ilgili bakanlıklar ve yetkili kurumların, kendi görev alanları dahilinde gerekli yürütme talimatlarını çıkaracağı ifade edildi.

Kararnamenin Resmî Gazete’de yayımlanacağı ve yayımlandığı tarihten itibaren yürürlüğe gireceği bildirildi.

Aşağıda kararnamenin tam metni yer almaktadır:

Cumhurbaşkanı Anayasal Bildiri hükümlerine dayanarak, Yüksek ulusal çıkarların gerekleri doğrultusunda, Devletin ulusal birliği güçlendirme ve tüm Suriyeli vatandaşların kültürel ve medeni haklarını güvence altına alma konusundaki rolü ve sorumluluğu çerçevesinde,

Aşağıdaki hususların kararlaştırılmasına hükmedilmiştir:

Madde (1): Suriyeli Kürt vatandaşlar, Suriye halkının temel ve asli bir parçası kabul edilir. Kültürel ve dilsel kimlikleri, çok yönlü ve birleşik Suriye ulusal kimliğinin ayrılmaz bir parçasıdır.

Madde (2): Devlet, kültürel ve dilsel çeşitliliğin korunmasını taahhüt eder; Kürt vatandaşların ulusal egemenlik çerçevesinde miraslarını, sanatlarını yaşatma ve ana dillerini geliştirme hakkını güvence altına alır.

Madde (3): Kürtçe, ulusal bir dil olarak kabul edilir. Kürt nüfusunun kayda değer oranda bulunduğu bölgelerde, devlet ve özel okullarda seçmeli ders veya eğitsel-kültürel faaliyet kapsamında öğretilmesine izin verilir.

Madde (4): Haseke ilinde 1962 genel nüfus sayımından kaynaklanan tüm istisnai yasa ve tedbirler yürürlükten kaldırılır. Suriye topraklarında ikamet eden Kürt kökenli tüm vatandaşlara, kaydı kapalı olanlar dâhil olmak üzere, Suriye vatandaşlığı verilir; hak ve yükümlülükler bakımından tam eşitlik sağlanır.

Madde (5): “Nevruz Bayramı” (21 Mart), baharı ve kardeşliği simgeleyen ulusal bir bayram olarak Suriye Arap Cumhuriyeti’nin tüm bölgelerinde ücretli resmî tatil ilan edilir.

Madde (6): Devletin medya ve eğitim kurumları kapsayıcı bir ulusal söylemi benimsemekle yükümlüdür. Etnik veya dilsel temelde her türlü ayrımcılık ve dışlama kanunen yasaktır. Ulusal ayrışmayı körükleyenler yürürlükteki yasalar uyarınca cezalandırılır.

Madde (7): İlgili bakanlıklar ve yetkili kurumlar, bu kararnamenin hükümlerinin uygulanmasına ilişkin gerekli yürütme talimatlarını, kendi yetki alanları dâhilinde çıkarır.

Madde (8): Bu kararname Resmî Gazete’de yayımlanır ve yayımlandığı tarihten itibaren yürürlüğe girer.

Ahmed El-Şara
Suriye Arap Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı


Almanya Cumhurbaşkanlığı: Ahmed eş-Şera salı günü Berlin'i ziyaret edecek

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera (Reuters – Arşiv)
Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera (Reuters – Arşiv)
TT

Almanya Cumhurbaşkanlığı: Ahmed eş-Şera salı günü Berlin'i ziyaret edecek

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera (Reuters – Arşiv)
Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera (Reuters – Arşiv)

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera, Almanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier’in bugün yayımlanan resmi programına göre salı günü Berlin’i ziyaret edecek.

Alman hükümeti adına konuşan bir sözcü, Almanya Şansölyesi Friedrich Merz’in salı günü Berlin’de Şera ile yapacağı görüşmede, Suriyeli vatandaşların ülkelerine dönüşü başta olmak üzere çeşitli konuları ele alacağını söyledi.

Sözcü, “İlişkileri güçlendirme ve tabiri caizse Suriye hükümetiyle yeni bir sayfa açma isteğimiz var. Ele almamız gereken birçok önemli konu bulunuyor. Bunlar arasında Suriyelilerin ülkelerine geri dönüşü de yer alıyor” ifadelerini kullandı.

sdfrg
Almanya Şansölyesi Friedrich Merz (EPA)

Ziyaret, Almanya’nın 23 Aralık’ta silahlı soygun, saldırı, darp ve şantaj suçlarından hüküm giymiş bir Suriyeli vatandaşı ülkesine sınır dışı etmesinden bir aydan kısa süre sonra gerçekleşiyor. Bu adım, 2011’de Suriye’de çatışmaların başlamasından bu yana ilk sınır dışı işlemi olarak kayda geçmişti.

Geçtiğimiz yıl mayıs ayında göreve başlayan Merz, aşırı sağın yükselişiyle birlikte göç politikalarını sıkılaştırma yoluna gitmişti.

Merz, kasım ayında yaptığı açıklamada, ‘Suriye’de iç savaşın sona erdiği’ gerekçesiyle Suriyeli mültecilerin ülkelerine geri gönderilmesi çağrısında bulunmuştu.

Aralık 2024’te Beşşar Esed’in devrilmesinin ardından Almanya’nın da aralarında bulunduğu birçok Avrupa ülkesi, yabancıların karıştığı çeşitli saldırıların ardından aşırı sağ partilerin seçimlerde güçlü kazanımlar elde etmesi bağlamında, iltica başvurularına ilişkin işlemleri askıya aldıklarını duyurmuştu.


Suriye ordusunun belirlediği yeni sürenin ardından, Halep kırsalında Kürt kontrolündeki bölgelerden sakinler ayrılmaya başladı

Sivil halk, Halep'in doğusunda SDG güçlerinin kontrolündeki bölgeden kaçarken hasarlı bir köprüyü geçiyor (AFP)
Sivil halk, Halep'in doğusunda SDG güçlerinin kontrolündeki bölgeden kaçarken hasarlı bir köprüyü geçiyor (AFP)
TT

Suriye ordusunun belirlediği yeni sürenin ardından, Halep kırsalında Kürt kontrolündeki bölgelerden sakinler ayrılmaya başladı

Sivil halk, Halep'in doğusunda SDG güçlerinin kontrolündeki bölgeden kaçarken hasarlı bir köprüyü geçiyor (AFP)
Sivil halk, Halep'in doğusunda SDG güçlerinin kontrolündeki bölgeden kaçarken hasarlı bir köprüyü geçiyor (AFP)

Suriye'nin kuzeyindeki Halep'in doğu kırsalında, Kürt güçlerinin kontrolündeki bölgelerden sakinler bugün de ayrılmaya devam etti. Ordu, yeni bir son tarih verdi ve askeri harekat hazırlığı için bölgeye takviye kuvvetler gönderdi.

Bu arada ABD, Suriye özel temsilcisi Tom Barrack aracılığıyla, ülkedeki “tüm taraflarla” temas halinde olduğunu ve “gerilimi azaltmak, tırmanışı önlemek ve Suriye hükümeti ile Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasındaki entegrasyon görüşmelerine geri dönmek için 24 saat çalışmakta” olduğunu duyurdu.

Halep'in doğusunda SDG ile Suriye ordusu arasındaki çatışma bölgelerinden kaçan siviller (AFP)Halep'in doğusunda SDG ile Suriye ordusu arasındaki çatışma bölgelerinden kaçan siviller (AFP)

Dünden bu yana, ordunun talebi üzerine sakinler Halep kırsalında Kürtlerin liderliğindeki SDG tarafından kontrol edilen bölgeleri terk etmeye başladı. Bu gelişme, Şam yetkilileri ile Kürt “Özerk Yönetimi” arasındaki müzakerelerin tıkanması ve ordunun, günlerce süren kanlı çatışmaların ardından geçen hafta sonu Halep şehrindeki Şeyh Maksut ve Eşrefiye mahallelerini kontrol altına almasının ardından gerçekleşti.

Şarku'l Avsat'ın AP'den aktardığına göre bu sabah onlarca sakin bölgeyi terk ederek, Fırat Nehri'nin bir kolu üzerindeki harap bir köprüyü geçti.

Ayrılanlar arasında, tam adını vermek istemeyen 60 yaşındaki Ebu Muhammed de vardı. Köprüyü geçtikten sonra, “SDG ayrılmamızı engelledi, bu yüzden tarla yolları ve köylerden gelerek suyu geçtik” dedi.

 Halep'in doğusunda SDG ile Suriye ordusu arasındaki çatışma bölgelerinden kaçan siviller (AFP)Halep'in doğusunda SDG ile Suriye ordusu arasındaki çatışma bölgelerinden kaçan siviller (AFP)

Ailesinin birkaç üyesiyle birlikte gelen adam, “Halep'e, sığınma evlerine gidiyoruz. Umarız orada uzun süre kalmak zorunda kalmayız” dedi.

Resmi haber ajansı SANA'ya göre ordu dün benzer bir süre belirledikten sonra, "insani yardım koridoru"nun bir gün daha uzatıldığını, yani bugün sabah 9:00'dan akşam 17:00'ye kadar geçerli olacağını duyurdu.

Ordu dün gece, çarşamba günü Halep'in doğu kırsalındaki Deyr Hafir ve çevresinin “kapalı askeri bölge” olduğunu ilan edip takviye kuvvetler göndererek sivillere SDG ‘konumlarından’ uzak durmaları çağrısında bulundu. Daha sonra, “bölgeyi güven altına almak için tüm saha hazırlıklarının tamamlandığını” vurguladı ve Kürt güçlerinden Fırat'ın doğusundaki bu bölgelerden çekilmelerini istedi.

Öte yandan, SDG bu sabah erken saatlerde yaptığı açıklamada, hükümet güçlerini “Deyr Hafir şehrindeki nüfuslu bölgelere ayrım gözetmeksizin topçu ateşi açarak askeri gerilimi sürdürmek ve yeni bir girişimle bölge sakinlerine baskı uygulayarak, onları bölgeden zorla çıkarmakla” suçladı.

Açıklamada, şehrin gece boyunca “20'den fazla top mermisiyle vurulduğu ve bombalı bir insansız hava aracının (SİHA) hedefi olduğu” belirtildi.

Yoğun yerinden edilmelerin yaşandığı Deyr Hafir bölgesinde Suriye güvenlik güçleri tarafından kurulan bir kontrol noktası (Reuters)Yoğun yerinden edilmelerin yaşandığı Deyr Hafir bölgesinde Suriye güvenlik güçleri tarafından kurulan bir kontrol noktası (Reuters)

Dün ordu, SDG ve Kürdistan İşçi Partisi (PKK) ile bağlantılı militanları sivillerin ayrılmasını engellemekle suçladı ve “sivillerin geçişini engelleyen her yer uygun şekilde hedef alınacaktır” uyarısında bulundu. Ancak SDG sözcüsü Ferhad eş Şemi bunu yalanlayarak suçlamaların “asılsız” olduğunu ifade etti.