Yemen hükümeti Aden Rafinerisi’nin açılması için çalışıyor

Yemen hükümeti, Aden Rafinerisi’nin tam kapasite çalıştırılmasını hedefliyor.

Yemen’in geçici başkenti Aden şehrinin el-Burika bölgesindeki Aden Rafinerileri Şirketini ziyaret eden Muin Abdulmelik (SABA)
Yemen’in geçici başkenti Aden şehrinin el-Burika bölgesindeki Aden Rafinerileri Şirketini ziyaret eden Muin Abdulmelik (SABA)
TT

Yemen hükümeti Aden Rafinerisi’nin açılması için çalışıyor

Yemen’in geçici başkenti Aden şehrinin el-Burika bölgesindeki Aden Rafinerileri Şirketini ziyaret eden Muin Abdulmelik (SABA)
Yemen’in geçici başkenti Aden şehrinin el-Burika bölgesindeki Aden Rafinerileri Şirketini ziyaret eden Muin Abdulmelik (SABA)

Yemen’de Husiler Marib ve Taiz cephelerinde Birleşmiş Milletler (BM) ateşkesini ihlal etmesi ve grubun Saada’da en az 17 Afrikalı göçmenin ölümüne neden olmakla suçlandı.
Öte yandan Yemen Başbakanı Muin Abdulmelik, Aden Rafinerisi’nin tam kapasite çalışmaya başlatılmasına yönelik çalışmaların hızlandırılması ve reform planlarının uygulanamama nedenlerinin ortaya çıkarılması gerektiğini vurguladı.
Resmi kaynaklar, Muin Abdulmelik’in cumartesi günü, petrol türevi ürünlerin yerel piyasa ihtiyaçlarını karşılaması ve ülke ekonomisinin desteklenmesinde önemli bir rol üstlenmesi amacıyla, rafinerilerin tam kapasite ile işletilmesi için hazırlanan planın uygulanması kapsamında atılan adımları ve çalışmaların ilerleyişini görmek için geçici başkent Aden’deki Burika’daki Aden Rafinerileri Şirketine, bir teftiş ziyareti gerçekleştirdiğini bildirildi.
Şarku’l Avsat’ın Yemen haber ajansı SABA’dan aktardığı habere göre Başbakan, rafineri yönetimi ve mühendislerinden, Aden Rafinerileri’nin cumhurbaşkanlığı direktifleri doğrultusunda hazırlanmış olan işletme planına uygun şekilde tam kapasite ile yeniden faaliyete geçirilmesine ilişkin plan ve programlar hakkında bilgi aldı. Başbakan bu bağlamda, ülke ekonomisini beslemesi beklenen en önemli yaşamsal tesislerden biri olan rafineriyi tam kapasite ile çalıştırmak için hazırlanan takvime göre planın uygulanmasını hızlandırmak için çalışmaların iki katına çıkarılması gerektiğini vurguladı.
Aynı kaynaklara göre, Abdulmelik, Aden Rafineri Şirketi’nin yetkilileri, mühendisleri ve bir dizi çalışanı içeren büyük bir toplantıya başkanlık etti. Toplantıda rafinerinin çalışmaları için gelecek planlarını, şeffaflık ve yönetişim ilkelerinin uygulanmasını ve Suudi Arabistan Krallığı ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) tarafından sağlanan petrol tesisleri hibesinin alınması ve yönetilmesindeki rolü tartışıldı.
Yemen Başbakanı, Aden Rafinerisi’nin elektrik santralinin tamamlanamamasının nedenlerinin açıklığa kavuşturulması için soruşturma başlattı. Başbakan soruşturmanın yanı sıra çalışma hızını ve genel olarak rafinerinin faaliyetini artırmaya katkıda bulunması için çalışmaların tamamlanması için acilen bir zaman çizelgesi belirlenmesi için talimat verdi. Başbakan “Önceki dönemde tanık olunan çalışmalardaki karışıklıkların devam etmesine izin verilmeyecek, görevine aykırı davrananlar cezalandırılacaktır. Zira, rafinerinin tam kapasite ile yeniden çalıştırılması, çalışanlarına, vatandaşlarına ve genel olarak ekonomiye fayda sağlayacaktır.” dedi. Ayrıca rafinerinin yeni yönetiminin, geçmiş sorunları aşacağı ve yeni vizyona göre çalışacağı konusunda duyduğu güveni ifade etti.
Yemen Başbakanı, rafinerinin kapsamlı modernizasyonuna planının uluslararası şirket tarafından yürütülen çalışmalara göre uygulanacağını, üretimde niteliksel bir sıçrama sağlanacağını, rafinerinin tam kapasite çalışmasını sağlayacak her konuda devlet desteği sağlanacağını ve petrol şirketi ile işbirliği içinde petrol türevlerinin piyasa ihtiyaçlarının karşılanacağını vurguladı.
Kaynaklar, hükümetin Aden şehrini geliştirme aynı zamanda hizmetleri ve altyapıyı iyileştirme planlarına göre, Aden şehrinde ve Büyük Aden Parkı’nda yeni hükümet kompleksleri kurma planlarını tartışmak için başka bir toplantıya daha başkanlık ettiğini belirtti.
Resmi kaynakların belirttiğine göre, Yemen geçici başkenti Aden Valisi Ahmed Lamlas ve Bakanlar Kurulu Genel Sekreteri Muti Demmac katıldığı toplantıda, yeni projelerin uygulanacağı lokasyonlar da dahil olmak üzere başarı mekanizmaları onaylandı. Arazi Genel Müdürlüğü’ne Aden’de yerel yönetimle koordineli olarak, hükümet komplekslerinin kurulacağı alanların belirlenmesine başlaması yönünde talimat verildi.
Toplantıda, Başkanlık Konseyi Başkanı’nın, geçici başkent Aden’in koşullarını çeşitli yönlerden iyileştirmeye yönelik direktiflerinin uygulanması çerçevesinde, zaman çizelgesinde göre Aden’de yol bakım planları, sanitasyonun iyileştirilmesinin yanı sıra yeni ticari ulaşım yollarının oluşturulması ve projeler için finansman kaynaklarının oluşturulması ele alındı.
Yemen ordusunun askeri medyası dün (Cumartesi), Husilerin BM ateşkesini ihlalleri ile ilgili olarak, Marib kuzeybatı cephesinde Husi milislerinin keskin nişancıları tarafından bir askerin öldürüldüğünü ve başka bir askerin de yaralandığını bildirdi.
İnsan hakları örgütlerinin kaynaklarına göre Husi milisleri Taiz’deki ed-Dabab bölgesindeki es-Saile köyünü bombalaması sonucunda bir sivilin hayatını kaybetmesi ve bir aileden iki kişinin de yaralandığını aktardı. İnsan Hakları Bilgi ve Rehabilitasyon Merkezi’nden yapılan açıklamada, Taiz’in batısındaki Hazran bölgesinde konumlanan Husi milislerinin, ed-Dabab bölgesinde es-Saile köyünü hedef aldığını açıkladı. Mermi, eşi Suad Ahmed Abdu ile birlikte yaralanan Haşim Muhammed Ali’nin ailesinin evine isabet etti ve 5 yaşındaki oğulları Mahmud Haşim’in ölümüne neden oldu.
Taiz merkezli İnsan Hakları Merkezi, BM Yemen elçisine ve İnsan Hakları Yüksek Komiserliği’ne, Husilerin Taiz’e yönelik sistematik saldırganlığına karşı baskı uygulama çağrısında bulundu.
Yemen Haklar ve Özgürlükler Ağı, Husi milislerin Saada Valiliği’ne bağlı Rako sınır bölgesinde Afrikalı göçmenlere ait dükkan ve çadırları yakarak 17 kişinin ölümüne ve kesin olarak sayısı henüz bilinmeyen diğer kişilerin de yaralanmasına yol açmasını kınadı.
Ağ milisler ile ilgili olarak “Savunmasız sivillere karşı suç işlemeye, terör planlarına dahil olmayı, saflarında savaşmayı, uyuşturucu kaçakçılığında ve geçim kaynağı arayarak, Yemen’i birçok diğer ülkeye geçiş noktası olarak gören Yemenliler ve Afrikalıları sınır ötesine kaçırma alnında çalışmayı reddedenleri ortadan kaldırmak için çalışmaya devam ediyor” dedi.
Ağ, Husi milislerinin yeni ihlalin, 2020 yılında başkent Sanaa’daki bir hapishanesinde 60’tan fazla Afrikalının yanmasına neden olmasının ardından ‘kanlı siciline eklenen yeni bir olay’ olarak nitelendirdi.
Yemen Haklar ve Özgürlükler Ağı, tüm uluslararası örgütlere ve BM’ye Afrikalı göçmenleri ve sivilleri kurtarmak için hızlı bir şekilde harekete geçilmesi, mülteci haklarını korumak için uluslararası yasaları ve prosedürleri etkinleştirilmesi ve suçlara karışanların cezalandırılması çağrısında bulundu.



Rapor: İsrailli askerler Suriye'den keçi sürüsünü çalarak Batı Şeria yerleşimlerine kaçırdı

İsrail güçleri, işgal altındaki Golan Tepeleri'nde Mecdel Şems köyü yakınlarında Suriye sınırındaki çitte devriye geziyor (Arşiv-AFP)
İsrail güçleri, işgal altındaki Golan Tepeleri'nde Mecdel Şems köyü yakınlarında Suriye sınırındaki çitte devriye geziyor (Arşiv-AFP)
TT

Rapor: İsrailli askerler Suriye'den keçi sürüsünü çalarak Batı Şeria yerleşimlerine kaçırdı

İsrail güçleri, işgal altındaki Golan Tepeleri'nde Mecdel Şems köyü yakınlarında Suriye sınırındaki çitte devriye geziyor (Arşiv-AFP)
İsrail güçleri, işgal altındaki Golan Tepeleri'nde Mecdel Şems köyü yakınlarında Suriye sınırındaki çitte devriye geziyor (Arşiv-AFP)

The Times of Israel gazetesi, iki hafta önce Suriye'deki İsrail askerlerinin yaklaşık 250 keçiden oluşan bir sürüyü çaldığını ve Batı Şeria yerleşim yerlerindeki çiftliklere kaçırdığını bildirdi.

Gazete, Channel 12'nin kolluk kuvvetlerinden aldığı bilgiye göre askerlerin Golan Tepeleri'nde görev yapan birliklere mensup olduğunu ve Suriye topraklarında görev yaparken, Suriyeli çiftçilere ait olan keçi sürüsünü fark edip Batı Şeria'daki çiftliklere kaçırdıklarını belirtti.

Habere göre keçiler önceden hazırlanmış gibi görünen kamyonlara yüklendi ve hayvancılığın yaygın olduğu Batı Şeria'daki yasadışı yerleşim yerlerindeki birkaç çiftliğe nakledildi.

Ordu, kanala yaptığı açıklamada, olayla bağlantılı olarak manga komutanının görevden alındığını, bölük komutanının kınama cezası aldığını ve askerlerin uzun süre görevden uzaklaştırıldığını belirtti.

İsrail askeri araçları, işgal altındaki Golan Tepeleri'nde ateşkes hattına yakın bir noktadan Suriye'den geçiyor (Arşiv-Reuters)İsrail askeri araçları, işgal altındaki Golan Tepeleri'nde ateşkes hattına yakın bir noktadan Suriye'den geçiyor (Arşiv-Reuters)

Kanalın haberine göre olay, sürünün kaçırılmasından sonraki sabah, Golan Tepeleri'ndeki çiftçiler yol üzerinde dolaşan onlarca keçiyi fark edip orduya bildirdiklerinde ortaya çıktı ve soruşturma başlatıldı.

Haberlere göre keçilerin aranması halen devam ediyor. Yaklaşık 200 keçinin Batı Şeria'da damgasız ve aşısız olduğu düşünülürken, sürünün geri kalanı Suriye topraklarına dağılmış durumda.

Şarku’l Avsat’ın Times of Israel’den aktardığına göre, İsrail güçleri, Beşar Esad rejiminin Aralık 2014'te devrilmesinden bu yana Suriye'nin güneyinde dokuz noktaya konuşlandırıldı, bunların çoğu iki ülke arasındaki sınır boyunca BM gözetimindeki tampon bölge içinde.

Güçler, Suriye topraklarının 15 kilometre (yaklaşık 9 mil) içindeki bölgelerde faaliyet gösteriyor ve İsrail'in “düşman güçlerin” eline geçmesi halinde ülkeye tehdit oluşturabileceğini söylediği silahları ele geçirmeyi hedefliyor.


Lübnan'ın güneyinde İsrail'in düzenlediği iki hava saldırısında iki kişi öldü

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Rihan Dağı zirvelerini hedef alan hava saldırısının ardından yükselen dumanlar - 9 Ocak 2026 (AFP)
İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Rihan Dağı zirvelerini hedef alan hava saldırısının ardından yükselen dumanlar - 9 Ocak 2026 (AFP)
TT

Lübnan'ın güneyinde İsrail'in düzenlediği iki hava saldırısında iki kişi öldü

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Rihan Dağı zirvelerini hedef alan hava saldırısının ardından yükselen dumanlar - 9 Ocak 2026 (AFP)
İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Rihan Dağı zirvelerini hedef alan hava saldırısının ardından yükselen dumanlar - 9 Ocak 2026 (AFP)

Lübnan Televizyonu’nun haberine göre Sağlık Bakanlığı bugün yaptığı açıklamada, Lübnan'ın güneyinde İsrail'in düzenlediği iki hava saldırısında iki kişinin öldüğünü bildirdi.

Bakanlığın halk sağlığı acil durum operasyon merkezi açıklamasında, ölen iki kişiden birinin bu sabah Tire bölgesindeki Mansuri kasabasında bir kamyonu hedef alan İsrail saldırısında hayatını kaybettiğini belirtti.

Açıklamada, ikinci kişinin ise dün gece Nebatiye bölgesindeki bir arabayı hedef alan İsrail saldırısında öldürüldüğü belirtildi.


Gazze Yönetim Komitesi yeniden inşanın yedi yıl içinde tamamlanmasını bekliyor... İsrail ikinci aşamayı ‘sembolik’ olarak görüyor

Gazze şehrindeki yıkımın ortasında yerinden edilmiş insanlar için kurulan geçici çadırlar, 15 Ocak 2026 (AP)
Gazze şehrindeki yıkımın ortasında yerinden edilmiş insanlar için kurulan geçici çadırlar, 15 Ocak 2026 (AP)
TT

Gazze Yönetim Komitesi yeniden inşanın yedi yıl içinde tamamlanmasını bekliyor... İsrail ikinci aşamayı ‘sembolik’ olarak görüyor

Gazze şehrindeki yıkımın ortasında yerinden edilmiş insanlar için kurulan geçici çadırlar, 15 Ocak 2026 (AP)
Gazze şehrindeki yıkımın ortasında yerinden edilmiş insanlar için kurulan geçici çadırlar, 15 Ocak 2026 (AP)

Gazze Yönetim Komitesi Başkanı Ali Şaas, yaklaşık iki yıl süren yıkıcı bir savaşın ardından Gazze Şeridi’nin 7 yıl içinde yeniden imar edilebileceğine dair dikkat çekici bir iyimserlik ortaya koydu. Bu açıklama, İsrail’in Gazze Şeridi’nde barış planının ikinci aşamasının başlatıldığına ilişkin duyuruları ‘sembolik’ olarak nitelendirmeye çalıştığı bir dönemde geldi.

ABD destekli bir anlaşma kapsamında Gazze Şeridi’nin yönetimiyle görevlendirilen Şaas, dün bir Filistin radyosuna verdiği demeçte, savaş enkazının Akdeniz’e taşınmasını ve tahrip edilen altyapının 3 yıl içinde yeniden inşa edilmesini öngören iddialı bir planı anlattı.

Eski Planlama Bakan Yardımcısı ve inşaat mühendisi olan Şaas’ın atanması, ABD Başkanı Donald Trump’ın Gazze Şeridi’ndeki İsrail savaşını sona erdirmeye yönelik planının bir sonraki aşamasına geçildiğinin işareti olarak değerlendiriliyor. Şaas, Hamas’ın yıllar süren yönetiminin ardından Gazze Şeridi’nin idaresinden sorumlu olacak 15 Filistinli uzmandan oluşan bir ekibe başkanlık edecek.

Trump’ın planı kapsamında İsrail, Gazze Şeridi’nin yaklaşık yarısından çekildi. Ancak İsrail güçleri, neredeyse tüm binaların yerle bir edildiği diğer kısmı kontrol etmeyi sürdürüyor. Trump daha önce Gazze’yi ‘Ortadoğu’nun Rivierası’na’ dönüştürme fikrini gündeme getirmişti.

68 milyon ton moloz

Ali Şaas’ı bekleyen görev ise belirsizliklerle çevrili. Bu görev, İsrail ile Hamas arasında ateşkesin kırılganlığını koruduğu ve karşılıklı çatışmaların sürdüğü bir ortamda, Gazze Şeridi’nde yıkılan altyapının yeniden inşa edilmesini ve yaklaşık 68 milyon ton olduğu tahmin edilen enkaz ile patlamamış mühimmatın temizlenmesini kapsıyor.

Gazze Şeridi’ndeki Filistinliler, İsrail ile önceki çatışmaların ardından savaş enkazını, Gazze kentindeki tarihi limanın inşasında ve çeşitli projelerde temel malzeme olarak kullanmıştı. Şaas, benzer bir yaklaşımın yeniden uygulanabileceğini dile getirdi. Şaas, “Buldozerleri getirip enkazı denize döker, denizde yeni adalar oluşturursak yeni bir toprak kazanırız; Gazze için alan yaratır ve enkazı temizleriz. Bu iş üç yıldan fazla sürmez; enkazın tamamı ortadan kalkar” ifadelerini kullandı.

xsdcf
İsrail hava saldırıları sonucu Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye'de meydana gelen yıkımdan (Reuters)

Şaas, kendisi açısından en acil önceliğin insani yardımın sağlanması olduğunu belirterek, bunun yerinden edilmiş Filistinliler için geçici barınma alanlarının kurulmasını da kapsadığını söyledi. İkinci önceliğin ise ‘temel ve hayati altyapının’ rehabilitasyonu olacağını, bunun ardından konutların ve diğer binaların yeniden inşasına geçileceğini ifade etti. Şaas, “Gazze 7 yıl içinde eskisinden daha iyi bir duruma gelecek” dedi.

Ancak Birleşmiş Milletler’in (BM) 2024 tarihli bir raporuna göre, Gazze Şeridi’nde yıkılan konutların yeniden inşasının en erken 2040 yılına kadar sürebileceği, sürecin onlarca yıl devam edebileceği belirtiliyor.

Zorluklar ve engeller

Şaas’ın Gazze Şeridi’nin yeniden imarına ilişkin iyimser takvim değerlendirmesinin ciddi zorluklarla karşılaşmasının neredeyse kesin olduğu belirtiliyor. Bu süreçte arabulucular, silah bırakmayı reddeden Hamas’ın silahsızlandırılması ve Gazze Şeridi’ne barış gücü konuşlandırılması gibi konularda uzlaşı sağlamaya çalışıyor.

Öte yandan Şaas başkanlığındaki komitenin yeniden imar sürecini hangi koşullarda ve nasıl yürüteceği, ayrıca İsrail’in genellikle yasakladığı ağır iş makineleri ve ekipmanların ithalatı ile kullanımına ilişkin izinlerin nasıl temin edileceği de belirsizliğini koruyor.

sdefrt
Geçtiğimiz yıl şubat ayında Refah Sınır Kapısı’ndan geçmek için beklerken, Gazze Şeridi'ne giden yeniden inşa ekipmanlarıyla dolu tırının yanında oturan bir şoför (EPA)

Şaas, komitenin yetki alanının başlangıçta Hamas’ın kontrolündeki bölgelerle sınırlı olacağını, İsrail ordusunun kademeli çekilmesini öngören Trump planı doğrultusunda bu alanın zamanla genişleyeceğini söyledi. Şaas, “İkinci aşama başlar başlamaz, Gazze Şeridi’nin doğu sınırlarına doğru kademeli bir askeri çekilme süreci başlayacak. Çekilme ilerledikçe, komitenin Filistin topraklarındaki yetki alanı da genişleyecek. Şu anda yetkilerimiz, sarı hattın batısında kalan ve yaklaşık yüzde 50’yi oluşturan alanla sınırlı. Diğer anlaşmalar tamamlandıkça sarı hat aşamalı olarak geri çekilecek ve komisyonun yetkisi, denizden doğu sınırına kadar 365 kilometrekarelik Gazze Şeridi’nin tamamını kapsayacak” ifadelerini kullandı.

Sembolik bir adım

ABD Başkanı Donald Trump’ın Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff, Gazze Şeridi’nde savaşı sona erdirmeye yönelik planın ikinci aşamasına geçildiğini duyurdu. İsrail hükümetiyle tam koordinasyon içinde yapılmasına rağmen, Başbakan Binyamin Netanyahu bu açıklamanın önemini küçümsemeye çalışarak, bunu ‘sembolik bir adımdan ibaret’ olarak nitelendirdi.

İsrail basınına sızan bir talimat notunda, bakanlardan konuya ilişkin yorum yapmamalarının istendiği, kamuoyuna ise ‘bu sürecin sağlıklı biçimde değerlendirilebilmesi için önünde çok uzun bir yol olduğu’ mesajının verilmesinin talep edildiği belirtildi.

Söz konusu belgede, Amerikan tarafının açıklamasının etkisini azaltma amacıyla, planın ikinci aşamasına geçildiğini bizzat Başkan Trump’ın değil, danışmanını görevlendirerek bu duyurunun sosyal medya üzerinden ve daha düşük profilli bir şekilde yapılmasını sağladığına dikkat çekildi.

cdfrgt
Trump'ın planına göre Gazze Şeridi'nden çekilme aşamalarının haritası (Beyaz Saray)

İsrailli yorumcular, Witkoff’un açıklamalarında İsrail’in sahadaki uygulamalarına değinmediğine ve Tel Aviv’den, Gazze Şeridi’nde her gün Filistinli sivillerin hayatını kaybetmesine yol açan günlük bombardımanları durdurmasını beklemediğine dikkat çekti. Yorumlarda, ateşkesin ilan edilmesinden bu yana geçen üç ayda 446 Filistinlinin öldürüldüğü, bin 200’den fazlasının da yaralandığı hatırlatıldı.

Witkoff’un açıklamasına İsrail’den gelen ilk tepkinin ise Başbakan Binyamin Netanyahu’nun, cenazesi hâlâ Gazze’de bulunan asker Ran Gvili’nin ebeveynleri ile temasa geçmesi olduğu belirtildi. Washington’da bulunan aile, aralarında Witkoff’un da yer aldığı ABD’li yetkililerle bir dizi görüşme gerçekleştirdi. Ailenin, oğullarının cesedi teslim edilene kadar Trump planının uygulanmasının durdurulmasını talep ettiği ifade edildi.

Netanyahu’nun, Ran’ın cesedinin iadesinin önceliklerinin başında geldiğini ilettiği ve ‘teknokrat bir komite kurulmasına ilişkin sembolik medya adımının, Ran’ın İsrail’de defnedilmesi için yürütülen çabaları etkilemeyeceğini’ söylediği aktarıldı.

Netanyahu ayrıca, “Hamas bugün, anlaşmanın gereklerini yerine getirerek kaçırılan tüm kurbanların geri getirilmesi için yüzde 100 çaba göstermek zorundadır; İsrail’in kahramanı Ran Gvili de buna dahildir” ifadelerini kullandı.

Tel Aviv’den gelen ikinci tepki ise Gazze Yönetim Komitesi Başkanı Ali Şaas’ın, komitenin Kahire’de yapılacak ilk toplantısına katılmak üzere Ürdün’e çıkışının engellenmesi oldu. İsrail’in bu kararını, Witkoff’un devreye girmesinin ardından değiştirdiği belirtildi.

Tel Aviv’deki siyasi kaynaklar, Netanyahu hükümetinin Amerikan planına karşı geleneksel tutumunu koruduğunu ortaya koydu. Buna göre hükümet, planın ilerlemesini mümkün olduğunca engellemeye çalışıyor, ancak Başkan Trump ile bu konuda açık bir çatışmaya girmeye cesaret edemiyor.

İsrail medyasının büyük bölümü dün, yönlendirilmiş haberlerle Hamas’ın Filistin sahnesinden çekilme konusunda samimi olmadığı yönünde değerlendirmelere yer verdi. Yorumlarda, Hamas’ın Şaas liderliğindeki geçiş komitesini kabul ederek bir adım geri attığı, ancak bununla iki adım ileri gitmeyi hedeflediği öne sürüldü.

İsrailli Hamas uzmanlarından Eyal Ofer, Gazze Şeridi’nde yürütülen sürecin Hamas’ın stratejik planının temel unsurlarından biri olduğunu iddia etti. Ofer’e göre Hamas, önümüzdeki 5 ila 10 yıl içinde, Gazze ve Batı Şeria dahil olmak üzere Filistin Yönetimi’nin tamamını kontrol altına almayı hedefliyor ve bugün yaşanan gelişmeler bu amaca hizmet ediyor.

Yediot Aharonot ve Maariv gazeteleri ise silahların teslimi gündeme geldiğinde Hamas’ın çıkmaza gireceğini savundu. Gazetelere göre Hamas silahlarını bırakmayacak ve bu durumda İsrail’in müdahale ederek savaşı yeniden başlatması gerekecek.

Söz konusu kaynaklar, İsrail ordusunun, hükümetten talimat alması halinde Gazze Şeridi’ne yönelik savaşın yeniden başlatılmasını öngören kapsamlı bir askeri planı hazır tuttuğunu da belirtti.