Beyrut Limanı patlamasından etkilenen Lübnanlı seçmenler iktidardan hesap sorulmasını istiyor

Lübnan’ın kuzeyindeki Trablusşam’da oy kullanan vatandaş (AFP)
Lübnan’ın kuzeyindeki Trablusşam’da oy kullanan vatandaş (AFP)
TT

Beyrut Limanı patlamasından etkilenen Lübnanlı seçmenler iktidardan hesap sorulmasını istiyor

Lübnan’ın kuzeyindeki Trablusşam’da oy kullanan vatandaş (AFP)
Lübnan’ın kuzeyindeki Trablusşam’da oy kullanan vatandaş (AFP)

Lübnan’da 3 milyon 917 bin kayıtlı seçmenin oy kullanma hakkına sahip olduğu genel seçimler için oy verme işlemi başladı.
Lübnan, hızlanan ekonomik çöküş, otoriteye karşı benzeri görülmemiş halk protestoları ve 200’den fazla insanın ölümüne ve 6 bin 500’den fazla kişinin yaralanmasına neden olan liman patlaması gibi ülkeyi etkileyen bir dizi krizin ardından seçimlere tanık oluyor.
Nesrin isimli bir vatandaş, yaklaşık iki yıl önce korkunç bir patlamaya sahne olan Beyrut Limanı yakınlarındaki bir seçim merkezinde oy kullandıktan sonra değişim istediklerini söyledi.
4 Ağustos 2020’de meydana gelen korkunç patlamadan sağ kurtulan 40 yaşındaki kadın AFP muhabirine şunları söyledi;
“Bugün oy veriyorum çünkü kalbim yandı, tüm yıkım, dökülen kan ve çocuklarımın geleceği için yandı. Seçimler yüzde beşlik bir değişime ulaşırsa ilk adımı atmış olacağız. Bu siyasi sınıf yozlaşmış. İnsanların hala onlara oy vermesi üzücü” dedi.
Oy verme merkezinin dışında, patlamadan dakikalar önce limana varan ve hayatını kaybeden 10 itfaiyecinin fotoğrafları asıldı.
Liman patlamasına ilişkin soruşturma, başta Hizbullah olmak üzere büyük güçlerin itiraz etmesiyle siyasi bölünmeyi artırıyor.
Soruşturma aylardır devam ederken, davanın sanıkları olan mevcut iki milletvekili seçim yarışına katıldı.
Liman patlamasının yarattığı kırgınlığa ve ekonomik çöküşün sonuçlarına rağmen, mezhepçi bir yapıdan ve köklü bir kota sisteminden yararlanan geleneksel partiler güçlerini kaybetmedi.
Evi patlamada hasar gören 23 yaşındaki Aran Donrian, “Bağımsız gençlere oy vermeye geldim çünkü partiler ve mezheplerle ilgili her şeyi reddediyorum. Bugünkü seçim belki hiçbir şeyi değiştirmeyecek ama uzun vadede mutlaka değişecek” dedi.
Bir başka seçmen olan 38 yaşındaki Said isimli bir sanatçı, patlamada evlerinin büyük hasar gördüğünü ve ailesinin yaralandığını söyleyerek, “Bu seçimler her şeyden önce bu siyasi sınıfın kökünü kazımanın ve Lübnan’ımızı geri almanın bir yolu” diye konuştu.
Mimar Lea Ghorayeb ise, “Ya şimdi, ya hiç. Sahip olduğumuz tek şey oy kullanmak. Bugün oy vermezsek, bu çileyi dört yıl daha yaşayacağız” şeklinde konuştu.
Seçimleri boykot eden 48 yaşındaki Mikhael ise, “Oy kullanmayacağım çünkü seçimler hesap sorulmasına yol açmayacak, kimse sorumlu tutulmayacak. Yargı reformu esastır ve hesap sorulacak olan yargıdır” ifadelerini kullandı.



Irak, Suriye'den getirilen DEAŞ mahkumlarını yargılayacak

Irak sınır muhafızları, dün Irak'ın kuzeyindeki Sincar'da Suriye sınırında devriye geziyor (AP)
Irak sınır muhafızları, dün Irak'ın kuzeyindeki Sincar'da Suriye sınırında devriye geziyor (AP)
TT

Irak, Suriye'den getirilen DEAŞ mahkumlarını yargılayacak

Irak sınır muhafızları, dün Irak'ın kuzeyindeki Sincar'da Suriye sınırında devriye geziyor (AP)
Irak sınır muhafızları, dün Irak'ın kuzeyindeki Sincar'da Suriye sınırında devriye geziyor (AP)

Irak yargısı, uluslararası koalisyonla koordineli olarak yürütülen bir operasyonla Suriye'nin kuzeydoğusundan transfer edilen DEAŞ üyelerinin ilk grubuna yönelik soruşturmaya başladı.

Yüksek Yargı Konseyi dün yaptığı açıklamada, tutukluların Adalet Bakanlığına bağlı cezaevlerine yerleştirildiğini ve mağdurların haklarının güvence altına alınması amacıyla anayasa ve ilgili yasalara uygun olarak yargı süreçlerine tabi tutulduklarını vurguladı.

Resmi kaynaklar, ilk grubun yaklaşık 150 Iraklı ve yabancı uyruklu kişiden oluştuğunu, sonraki grupların ise güvenlik değerlendirmelerine göre belirleneceğini ifade etti.

Kaynaklar Şarku’l Avsat’a, tüm sanıkların "sadece Irak yargısının yetkisine tabi olacağını, ailelerinin savaşçılardan ayrı tutulmasına ve şehirlerden uzakta, tam adli gözetim altında, özel kamplar ve merkezlerde barındırılmalarına karar verildiğini, böylece onaylanmış insani ve güvenlik standartlarına uyularak hesap vermekten kaçmalarının önleneceğini" belirtti.


Lübnan yargısı, Hizbullah'ın Avn'a karşı yürüttüğü kampanyayla yüzleşiyor

Lübnan'ın güneyindeki Kanarit kasabasına çarşamba günü İsrail'in düzenlediği hava saldırısında yıkılan bir binanın önündeki çocuk (EPA)
Lübnan'ın güneyindeki Kanarit kasabasına çarşamba günü İsrail'in düzenlediği hava saldırısında yıkılan bir binanın önündeki çocuk (EPA)
TT

Lübnan yargısı, Hizbullah'ın Avn'a karşı yürüttüğü kampanyayla yüzleşiyor

Lübnan'ın güneyindeki Kanarit kasabasına çarşamba günü İsrail'in düzenlediği hava saldırısında yıkılan bir binanın önündeki çocuk (EPA)
Lübnan'ın güneyindeki Kanarit kasabasına çarşamba günü İsrail'in düzenlediği hava saldırısında yıkılan bir binanın önündeki çocuk (EPA)

Lübnan yargısı dün, Hizbullah destekçilerinin Cumhurbaşkanı Joseph Avn'a karşı yürüttüğü kampanyaya karşılık olarak, çarşamba günü İsrail'in güneydeki kasabaları bombalamasının ardından, Avn'a hakaret ve iftira atmakla suçlanan aktivistlere celp gönderdi.

Avn'ın silahlanmayı sınırlama konusundaki tutumu ve devlet otoritesini tüm topraklarına yayma kararlılığı zemininde, çarşamba günkü bombalamanın ardından Avn'a karşı yürütülen kampanya artarken, parti, Meclis Başkanı Nebih Berri'nin "İsrail saldırganlığına" "ulusal birlik" ile karşı koyma çağrısıyla çelişen bu kampanyalara karşı herhangi bir açıklama yapmadı.

Ayrıca Maliye Bakanı Yasin Cabir, Lübnan'ın geçen aralık ayında harap olmuş güney bölgesini ekonomik bölgeye dönüştürme yönündeki Amerikan teklifini reddettiğini ve bu teklifin "daha doğmadan öldüğünü" söyledi.


Mazlum Abdi: Suriye'deki ateşkesi korumak için yoğun çaba sarf ediyoruz

ABD'nin Suriye Büyükelçisi Tom Barrack ve Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi (Mazlum Abdi'nin X hesabı)
ABD'nin Suriye Büyükelçisi Tom Barrack ve Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi (Mazlum Abdi'nin X hesabı)
TT

Mazlum Abdi: Suriye'deki ateşkesi korumak için yoğun çaba sarf ediyoruz

ABD'nin Suriye Büyükelçisi Tom Barrack ve Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi (Mazlum Abdi'nin X hesabı)
ABD'nin Suriye Büyükelçisi Tom Barrack ve Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi (Mazlum Abdi'nin X hesabı)

Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi dün yaptığı açıklamada, "gerçek bir entegrasyonu sağlamak ve mevcut ateşkesi korumak için tüm mevcut araçlarla ve ciddiyetle çalışacağını" söyledi.

Abdi, X platformunda yaptığı açıklamada, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'dan bir telefon aldığını ve Macron'un "bizim ve Suriye'de ateşkesin sağlanması ile diyalog ve müzakerelere geri dönülmesi için çalışan tarafların çabalarına destek verdiğini, bunun amacının tüm bölgenin çıkarlarına hizmet eden kalıcı bir çözüm bulmak olduğunu" ifade ettiğini belirtti.

Abdi, "X" platformundaki bir başka paylaşımında, Irak Kürdistan'ında ABD'nin Suriye Büyükelçisi Tom Barrack ve ABD Merkez Komutanlığı Komutanı Amiral Brad Cooper ile görüştüğünü ifade etti.

“ABD’nin ve Başkan Trump’ın ateşkes sürecine yönelik politikasının yanı sıra Büyükelçi Barrack’ın Suriye hükümeti ile aramızdaki diyaloğu ve müzakereleri yeniden başlatma çabaları da ciddi, önemli ve memnuniyet vericidir” ifadelerini kullandı.

Suriye Savunma Bakanlığı salı günü, devlet tarafından açıklanan mutabakatlar doğrultusunda ve “yapılan ulusal çabaların başarısına duyulan endişe nedeniyle” SDG ile dört günlük bir ateşkes ilan etti.

Suriye Devlet Başkanı Ahmed el-Şara, pazar günü SDG ile ateşkesi ve hükümet ile SDG arasında tam entegrasyonu öngören yeni bir anlaşma imzaladı.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre anlaşma, "gerekli güvenlik incelemelerinin ardından, SDG'nin tüm askeri ve güvenlik unsurlarının Suriye Savunma ve İçişleri Bakanlıklarının yapısına bireysel olarak entegre edilmesini, askeri rütbelerin verilmesini, mali hakların ve gerektiği gibi lojistik desteğin sağlanmasını ve Kürt bölgelerinin özerkliğinin korunmasını" öngörüyor.