Dünya çapındaki Filistinli sayısı Nakba’dan bu yana 10 kat arttı

Fotoğraf (AA)
Fotoğraf (AA)
TT

Dünya çapındaki Filistinli sayısı Nakba’dan bu yana 10 kat arttı

Fotoğraf (AA)
Fotoğraf (AA)

Filistin Merkezi İstatistik Bürosu (PCBS) verilerine göre, 1948’de İsrail’in kuruluşu ve Filistin halkının topraklarından sürgün edilmesini temsil eden Nakba’dan bu yana dünya çapındaki Filistinli sayısı (diaspora) yaklaşık 10 kat arttı.
Nakba, 1948 yılında tarihi Filistin’de bin 300 köy ve kasabada yaşayan 1.4 milyon Filistinliden 800 bininin yerinden edilmesiyle sonuçlandı.
PCBS Başkanı Ola Avad, “1948’de 800 binden fazla Filistinlinin ve 1967 savaşından sonra 200 binden fazla Filistinlinin çoğu Ürdün’e olmak üzere yerinden edilmesine rağmen, 2021 sonuna gelindiğinde dünyadaki toplam Filistinli sayısı yaklaşık 14 milyona ulaştı” dedi.
Avad, 1,7 milyonu 1948’de işgal edilen topraklarda olmak üzere, bunlardan 7 milyonunun tarihi Filistin’de yaşadığını söyledi.
Nüfus tahminleri, 2021 yılı sonunda Kudüs dahil Batı Şeria’daki nüfusun 3,2 milyon olduğunu ve Gazze Şeridi’nde 2,1 milyon civarında Filistinli olduğunu gösteriyor. 
Kudüs Valiliği’ne göre, buradaki Filistinlilerin sayısı 2021 sonunda yaklaşık 477 bine ulaştı. Bunun yaklaşık yüzde 65’i (yaklaşık 308 bin) Kudüs’ün 1967’de İsrail tarafından işgal edilen bölgelerinde yaşıyor.
Veriler, 2021 sonunda tarihi Filistin’de yaşayan nüfusun yüzde 49,9’unu Filistinlilerin, yüzde 50,1’ini ise Yahudilerin oluşturduğunu gösterdi.
İsrail işgali, 27 bin kilometrekarelik tarihi Filistin bölgesinin yüzde 85’i üzerindeki kontrolünü sürdürüyor.
Filistin’de Nakba öncesi Yahudi sayısı ne kadardı?
PCBS verilerine göre, 1914 yılında Filistin’in nüfusu yüzde 8’i Yahudi olmak üzere 690 bin civarındaydı.
1932 ve 1939 yılları arasında 225 bin Yahudi Filistin’e geldi. 1940 ile 1947 arasında da 93 binden fazla Yahudi Filistin’e akın etti. 
1948’de 2 milyonluk nüfusun yüzde 31,5’i Yahudi oluşturuyordu.
Filistinli mültecilerin durumu
Birleşmiş Milletler Yardım ve Çalışma Ajansı’nın (UNRWA) 2020 tarihli kayıtları, Filistinli mültecilerin toplam sayısının yaklaşık 6,4 milyon olduğunu gösterdi.
Bunların yüzde 28.4’ü UNRWA’ya bağlı 58 kampta (10 Ürdün, 9 Suriye, 12 Lübnan, 9 Batı Şeria ve 8 Gazze Şeridi) yaşıyor.
Ancak tahminlere göre, çoğu kayıtlı olmadığı için mülteci sayısı bundan çok daha fazla. 
UNRWA’nın mülteci tanımı, 1967’den sonra göç eden veya savaş nedeniyle yerinden edilen kayıtlı mülteci olmayan Filistinlileri kapsamıyor.



El-Hanbeşi, Şarku’l Avsat'a şunları söyledi: Hadhramut zafer kazandı ve herkese kucak açıyor

Yemen Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi üyesi, Riyad'da "Şarku’l Avsat Podcast"ine konuştu
Yemen Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi üyesi, Riyad'da "Şarku’l Avsat Podcast"ine konuştu
TT

El-Hanbeşi, Şarku’l Avsat'a şunları söyledi: Hadhramut zafer kazandı ve herkese kucak açıyor

Yemen Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi üyesi, Riyad'da "Şarku’l Avsat Podcast"ine konuştu
Yemen Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi üyesi, Riyad'da "Şarku’l Avsat Podcast"ine konuştu

Yemen Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi üyesi ve Başkan Yardımcısı Salim el-Hanbaşi, Hadramaut'un "kendi adına zafer kazandığını" ve "herkese yer olduğunu" belirterek, sivil barışı etkileyebilecek kışkırtma ve çağrılara karşı uyardı ve vilayette sivil davranışın benimsenmesi ve istikrarın korunması çağrısında bulundu.

El-Hanbeşi, "Şarku’l Avsat Podcast"e verdiği röportajda, Hadramut'ta geçen yılın sonu ve ocak ayının başlarında yaşananların, iç çatışmalardan korunması amacıyla “kampların ele geçirilmesi” çerçevesinde gerçekleştiğini açıkladı. El-Hanbeşi, bugün önceliğin güvenliği sağlamak, kalkınmayı teşvik etmek ve yatırım için cazip bir ortam yaratmak olduğunu vurguladı.

El-Hanbeşi, Hadramut'taki istikrarın daha geniş bir kalkınma aşamasının kapısını açacağını vurgulayarak, enerji ve yatırım alanlarındaki fırsatların valiliğin ekonomik rolünü güçlendirebileceğini ve sakinlerinin yaşamlarını iyileştirebileceğini belirtti.

Liderlik Konseyi üyesi, yeni Yemen hükümetine üç tavsiyede bulundu: Partizanlıktan uzak durmak ve dar çıkarlara kapılmamak, devlet kurumlarındaki yolsuzlukla mücadele etmek ve özellikle gelir getiren bakanlıklarda Merkez Bankası'na kaynak toplama ve sağlama verimliliğini artırmak.


ABD’den Suriye'ye Çin menşeili iletişim sistemlerinden vazgeçmesi baskısı

Washington’daki ABD Dışişleri Bakanlığı (Reuters)
Washington’daki ABD Dışişleri Bakanlığı (Reuters)
TT

ABD’den Suriye'ye Çin menşeili iletişim sistemlerinden vazgeçmesi baskısı

Washington’daki ABD Dışişleri Bakanlığı (Reuters)
Washington’daki ABD Dışişleri Bakanlığı (Reuters)

Üç kaynak, ABD'nin Suriye'ye telekomünikasyon sektöründe Çin teknolojisine güvenmemesi konusunda uyarıda bulunduğunu, bunun ABD'nin çıkarlarına aykırı olduğunu ve ABD'nin ulusal güvenliğini tehdit ettiğini savunduğunu bildirdi.

Bu mesaj, salı günü San Francisco'da ABD Dışişleri Bakanlığı'ndan bir heyet ile Suriye İletişim Bakanı Abdusselam Heykel arasında yapılan bir toplantıda iletildi. Toplantının yapılacağı bilinmiyordu. Washington, muhalefetin Çin ile stratejik ortaklığı olan eski Devlet Başkanı Beşşar Esed rejimini devirdiği 2024 yılından bu yana Şam ile yakın iş birliği yapıyor.

Suriye'li bir iş adamı, Suriye'nin telekomünikasyon kulelerini ve yerel internet servis sağlayıcılarının altyapısını desteklemek için Çin’in teknolojisini satın almayı düşündüğünü söyledi. Görüşmelere dair bilgi sahibi bir kaynak, ABD tarafının bakanlığın Çin telekomünikasyon ekipmanlarına ilişkin planları hakkında açıklama istediğini aktardı. Kaynak, Suriyeli yetkililerin altyapı geliştirme projelerinin zaman açısından hassas olduğunu ve Şam'ın tedarikçilerin çeşitliliğini artırmak istediğini söylediğini açıkladı.

cdfvg
Suriye devrimi bayrağını sallayan Suriyeliler (AFP)

San Francisco'da düzenlenen toplantıyla ilgili bilgi sahibi bir kaynak, Suriye'nin Amerikan şirketleriyle iş birliğine açık olduğunu, ancak konunun aciliyeti karşısında ihracat kontrolleri ile bunlara ‘aşırı uyumun’ bir engel teşkil etmeye devam ettiğini söyledi.

ABD'li bir diplomat ise Reuters'a yaptığı açıklamada, ABD Dışişleri Bakanlığı'nın ‘Suriye'ye telekomünikasyon sektöründe ABD veya müttefiklerinin teknolojisini kullanması için açıkça çağrıda bulunduğunu’ söyledi. ABD'nin bu konuda Suriye'ye mali veya lojistik destek sözü verip vermediği bilinmiyor.

Öte yandan Reuters'ın sorularını yanıtlayan ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü şunları söyledi:

“Kritik altyapı ile ilgili tüm satın alımlarda, ülkelerin daha düşük fiyatlı ekipman ve hizmetler yerine ulusal güvenlik ve gizliliği öncelikli tutmalarını şiddetle tavsiye ediyoruz.”

Sözcü, Çin istihbarat ve güvenlik kurumlarının ‘Çin vatandaşlarını ve şirketlerini hassas verileri paylaşmaya zorlama veya müşterilerinin sistemlerine yetkisiz erişim izni verme konusunda yasal hakka sahip olduğunu’ ve Çinli şirketlerin müşterilerinin gizliliğini koruma vaatlerinin ‘Çin yasaları ve yerleşik uygulamalarla tamamen çeliştiğini’ de sözlerine ekledi. Buna karşın Çin, casusluk amacıyla teknoloji kullandığı iddialarını defalarca kez reddetti.

Suriye İletişim Bakanlığı tarafından Reuters'a yapılan açıklamada, ekipman ve altyapı ile ilgili tüm kararların ulusal teknik ve güvenlik standartlarına uygun olarak alındığı, veri koruma ve hizmet sürekliliğinin sağlandığı belirtildi. Bakanlık, ulusal çıkarlar doğrultusunda ortaklıkların ve teknoloji kaynaklarının çeşitlendirilmesine öncelik verdiğini vurguladı.


Gazze’deki İran destekli gruplar çöküşten korkuyor

Gazze’deki İran destekli gruplar çöküşten korkuyor
TT

Gazze’deki İran destekli gruplar çöküşten korkuyor

Gazze’deki İran destekli gruplar çöküşten korkuyor

Gazze’deki İran destekli grupların saha komutanları ve üyeleri, ABD'nin Tahran'a olası bir saldırı sinyalleriyle eşzamanlı olarak tırmanan mali krizle karşı karşıya kalırken ‘tam bir çöküşten’ korkuyorlar.

Neredeyse iki yıldır süren İsrail'in Gazze'de yürüttüğü uzun soluklu savaşı ve Lübnan, İran ve Suriye'nin bazı bölgelerini de kapsayan saldırıların kapsamı, para transferi yollarına baskı uyguladı ve bu grupların varlıklarını ve birikimlerini tüketti.

İslami Cihad Hareketi, Gazze’deki İran’la mali ve lojistik olarak bağlantılı en büyük grup. Daha az ölçüde de olsa, bu bağlantılar ‘Direniş Komiteleri’, ‘Mücahit Tugayları’ ve diğer askeri gruplar için de söz konusu.

Bu gruplardan kaynaklar ve Gazze'deki diğer aktivistler, zorlu mali koşulların herkesi etkilediği konusunda hemfikir.

Washington'ın İranlı kuruluşlara ve kişilere uyguladığı ekonomik yaptırımlar, krizin geleceğini tartışmaya devam eden grupları desteklemeyi zorlaştırdı.