Gazze ve İsrail arasındaki ‘akıllı duvarın’ aşılması tartışma yarattı

Aloni: Gazze Şeridi'ni çevreleyen devasa duvarın yüzde 100 başarı garantisi olmadığının farkındayız.

İsrail, Gazze Şeridi etrafındaki devasa duvarın üç kez aşıldığını bildirdi. (The Independent Arabia - Meryem Ebu Dakka)
İsrail, Gazze Şeridi etrafındaki devasa duvarın üç kez aşıldığını bildirdi. (The Independent Arabia - Meryem Ebu Dakka)
TT

Gazze ve İsrail arasındaki ‘akıllı duvarın’ aşılması tartışma yarattı

İsrail, Gazze Şeridi etrafındaki devasa duvarın üç kez aşıldığını bildirdi. (The Independent Arabia - Meryem Ebu Dakka)
İsrail, Gazze Şeridi etrafındaki devasa duvarın üç kez aşıldığını bildirdi. (The Independent Arabia - Meryem Ebu Dakka)

İzzeddin Ebu Ayşe
İsrail’in Gazze sınırı yakınlarında inşa ettiği, yüksek teknolojili en büyük elektronik duvarın tamamlanmasının kutlamasının üzerinden beş ay geçti. Ancak İsrail ordusu Filistinli grupların ‘akıllı duvarı’ aştığını tespit etti.  Tel Aviv'deki güvenlik birimleri bu duvarın, ‘Gazze Şeridi’ndeki silahlı grupların kullandıkları yeraltı saldırı tünelleriyle ilgili gerçeği değiştireceğini’ iddia ediyorlardı.
İsrail ordusundan gelen bilgilere göre Gazze tarafından duvarın aşılması, Filistinli grupların, özellikle de Hamas’ın, bu duvardaki sensörlerin herhangi bir kazı çalışmasını algılamasına izin vermeden ve uyarı alarmını çaldırmadan sınırı ve akıllı duvarı aşmalarını sağlayan yeraltı saldırı tünelleri kazabildiklerini gösterdi.
Tel Aviv'in stratejik olarak en sağlam engellerinden biri olan ‘akıllı duvarı’ inşa etmeye yönelik güvenlik planının amacı, saldırı tünellerini kendisine karşı silah olarak kullanan Filistinli grupların yolunu kesmek ve Gazze'den başlayıp İsrail'e ulaşan yeraltı tünellerinin tehlikesinin önüne geçerek topraklarını güvence altına almaktı.

Ordudan itiraf
Ancak ordu, Gazze'deki grupların duvarı aşmayı başardığını itiraf ettikten sonra Gazze'nin Hamas’ın Gazze ile İsrail arasındaki sınırı aşan bir yeraltı tüneli kazdığına dair ‘istihbarat’ bilgisini almasıyla planın başarısız olduğunu fark etti.
‘Akıllı duvarı’ aşma operasyonu hakkında konuşan İsrail Ordusu Gazze Tümeni Komutanı Nimrod Aloni, ‘yer altı tünellerinin Gazze sınırındaki Sderot yerleşim birimine doğru sınırı aştığına dair teyit edilmiş bilgiler geldiğini, ancak bunların dev duvardan gelen anlık verilerden değil, istihbarat kaynaklarından yapıldığını’ söyledi.
Şarku’l Avsat’ın Independent Arabia’dan aktardığı habere göre Aloni açıklamasının devamında şu ifadeleri kullandı:
“Hamas'ın çok deneyimli mühendisleri var. İsrail sınırının coğrafyası hakkında derinlemesine çalışmaları bulunuyor. Yakın bir zamanda Hamas’ın bazı kuvvetleri çeşitli yollarla İsrail topraklarına ulaşmaya çalıştılar. Kullandıkları en son yol, saldırı tünelleri ve planördü.”
Aloni, İsrail Ordusu Gazze Tümeni’nin tahminlerine dayanarak Hamas'ın dört tekerlekli arazi araçlarına (ATV) sahip bir birliği olduğunu ve savaşçılarının saldırı tünelleri silahlarını kullanmalarının yanı sıra teknik çitleri de bu araçlarla aşmaya çalıştıklarını söyledi.

Aloni sözlerini şöyle sürdürdü:
“Ordu, Gazze Şeridi'ni çevreleyen devasa elektronik duvarın yüzde 100 başarı garantisi olmadığının farkında. Çünkü hiçbir duvar ihlallere karşı tamamen korunaklı değildir. Ancak bu, Gazze sınırındaki Sderot yerleşim biriminin sakinlerini endişelendirmemelidir. Özellikle güvenlik komutanlığı devasa duvarı aşma girişimlerini engellemeye çalıştığı için rahatça uyumalılar.”


 İsrail, Hamas’ın saldırı tünelleri kazmak için modern araçlara sahip olduğu görüşünde. (The Independent Arabia - Meryem Ebu Dakka)

Elektronik duvar ne?
‘Akıllı elektronik duvar’ İsrail'de Savunma Bakanlığı'nın gözetiminde şu ana kadar inşa edilen en karmaşık proje olarak biliniyor. Esas amacı, Filistinli gruplara ait saldırı tünellerinin tehlikesine karşı koymak ve İsrail topraklarına sızılmasını önlemek. 65 kilometre uzunlukta ve 6 metre yükseklikte inşa edilen duvarın derinliği 30 metreyi buluyor.
Üst kısmı çelikten elektrikli bir tel ile sarılmış olan duvarın içinde savaş odaları, gece-gündüz görüş ekipmanları, radarlar ve gizli kameralar var. Ortasında, gelişmiş silahlar taşıyan keskin nişancıların arkasında beklediği delikler ve bunların üzerinde casus ve gözetleme balonlarının yanı sıra insansız hava araçları (İHA) bulunuyor.
Duvarın yerin altındaki kısmına gelince... Duvar, 200 metreden daha derine kadar herhangi bir yeraltı kazı çalışmasını algılayabilen hassas sensörler ve 40 metre mesafeden her türlü hareketi veya sesi takip edebilen gelişmiş izleme cihazları ile donatılmış duurmda.

Hamas: Duvarlar başarısız
Duvarın alt kısmının 30 metre derinliğe kadar indiği göz önüne alındığında, bu, daha derine inince duvarın aşılması için herhangi bir engel olmadığı anlamına geliyor. Gazze Şeridi’nin coğrafyasına göre su, Gazze’nin doğu sınırlarında yer yüzeyinden 120 metre derinlikte, güneyindeki Han Yunus'ta ise 150 metre derinlikte bulunuyor. Dolayısıyla akıllı duvar ile yeraltı suyu arasındaki mesafe yaklaşık 120 metre.Bu mesafe de akıllı duvarı aşmak için yeterli.
Hamas Hareketi’ne gelirsek... Hamas'ın askeri kanadı İzzeddin El-Kassam Tugayları komutanlarından Eymen Nevfel konuya ilişkin şu açıklamada bulundu:
“İsrail'in Gazze Şeridi sınırında aldığı mühendislik önlemleri başarısız oldu. Askerleri, Filistinli grupların planlarına düşmekten koruyamayacak. Hamas, Filistinlileri savunmada söz sahibidir ve bu uluslararası yasalar ve mevzuatlarla güvence altına alınmış bir haktır.
İzzeddin El-Kassam Tugayları internet sitesinden yaptığı açıklamada “İsrail duvarı, direnişin gücünü sınırlayamaz. Direniş bu duvarı aşmak için çözümler bulacak. İsrail'in tünellerle mücadeledeki tüm girişimlerinin sonucu sıfır” ifadelerini kullandı.

Duvarın aşılması başarısızlık mı?
Askeri Bilimler Uzmanı Yusuf eş-Şerkavi, güvenlik ve askeri bilimlere göre İsrail'deki en büyük akıllı duvarı aşmak için Gazze tarafından gerçekleştirilen başarılı girişimlerin, Tel Aviv'in güvenlik planlarına indirilmiş büyük bir darbe sayıldığını söyledi. Şerkavi şu değerlenidmede bulundu:
"İsrail topraklarındaki en büyük duvarın aşıldığının kaydedilmesi ve bunun kabul edilmesi bir güvenlik zafiyetidir. Bunun olması, Filistinli grupların çok fazla askeri deneyime sahip olduğunu gösteriyor. Aynı zamanda bu, söz konusu grupların duvar ve çalışma şekli ile ilgili sağlıklı bilgilere sahip olduklarını ve duvarı nasıl atlatabileceklerini titiz bir biçimde çalıştıklarını ortaya koyuyor. Bu yüzden güvenlik dilinden konuşacak olursak; elektronik duvarın artık işe yaramaz olduğu söylenebilir."
İsrail merkezli Yedioth Ahronoth gazetesinin askeri analisti Ron Ben Yishai de şunları söyledi:
“İsrail, akıllı duvar planı başarısız olduktan sonra Gazze sınırını geçen saldırı tünellerinin ilerlemesini durdurmanın yeni yollarını tekrar gözden geçirmeli. Ayrıca askeri ve güvenlik açısından pratik önerileri incelemeli.”
İsrail, duvarın aşılabileceğini biliyordu. Zira İsrail Savunma Bakanlığı'nda engellerin ve duvarların inşasını denetleyen General Iran Ofer tünel tehdidinin resmen sona erdiğini duyurmaktan kaçındı. Hatta İsrail'in Gazze çevresindeki savunmasında yararlanılabilecek zayıf noktaların olduğunu vurguladı. Ofer açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Garanti diye bir çözüm yok. Ancak yer altına uzanan bu duvarın iyi bir çözüm sağladığını düşünüyoruz. Bununla birlikte ordunun Hamas'ın sınırı geçmemesini sağlamak için sürekli çalışması gerekiyor.”

Sızma eylemleri
Tel Aviv güvenlik planına göre son model sensörler, kameralar ve izleme cihazlarıyla donatılmış olan bu akıllı duvar, Gazze'deki grupların herhangi bir yeraltı saldırı tüneli kazma girişimini tespit edebilir ve bu girişimleri de durdurabilir. Ancak eldeki bilgiler, Gazze'deki Filistinli grupların ‘akıllı duvarı’ üç kez aşmayı başardığını gösteriyor. İsrail de Gazze'yi çevreleyen devasa duvarı birden fazla kez aşma operasyonu kaydedildiğini inkar etmiyor.
Filistinli gençler geçtiğimiz şubat ayında, ‘akıllı duvar’ tarafından hareketleri tespit edilmeden İsrail sınırını geçmeyi başarmışlardı. Gençler Hamas tünellerinin yerini tespit etmek için tasarlanmış bir aracı ateşe verip ardından Gazze Şeridi’ne geri dönmüşlerdi. Aracın yanma anı Gazze'nin içinden kaydedilmişti.



İran: ABD’nin herhangi bir saldırısı, hatta sınırlı saldırıları bile ‘saldırganlık’ olarak kabul edilecek

Tahran’da ABD karşıtı bir duvar resminin önünden geçen İran askeri (EPA)
Tahran’da ABD karşıtı bir duvar resminin önünden geçen İran askeri (EPA)
TT

İran: ABD’nin herhangi bir saldırısı, hatta sınırlı saldırıları bile ‘saldırganlık’ olarak kabul edilecek

Tahran’da ABD karşıtı bir duvar resminin önünden geçen İran askeri (EPA)
Tahran’da ABD karşıtı bir duvar resminin önünden geçen İran askeri (EPA)

İran bugün yaptığı açıklamada, ABD’den gelecek herhangi bir saldırının -sınırlı hava harekâtı dahil- ‘saldırganlık’ olarak değerlendirileceğini ve buna karşılık verileceğini duyurdu. Açıklama, ABD Başkanı Donald Trump’ın böyle bir ihtimali değerlendirdiğini söylemesinin ardından geldi.

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, haftalık basın toplantısında yaptığı açıklamada, “Sınırlı bir saldırı ile ilgili soruya gelince; sınırlı saldırı diye bir şey yoktur. Her türlü saldırı, saldırganlık olarak kabul edilecektir” dedi.

Bekayi, “Her ülke, meşru müdafaa hakkına dayanarak saldırıya güçlü bir şekilde karşılık verir; biz de bunu yapacağız” ifadesini kullandı.

Bekayi’ye yöneltilen soru, Trump’ın cuma günü yaptığı ve Umman arabuluculuğunda süren müzakerelerde anlaşma sağlanamaması halinde Tahran’a sınırlı bir saldırı düzenlemeyi ‘değerlendirdiğini’ belirttiği açıklamasına atıfta bulunuyordu.

Taraflar, şubat ayı başında Umman arabuluculuğunda dolaylı görüşmelere yeniden başlamış; şimdiye kadar Maskat ve Cenevre’de iki tur müzakere gerçekleştirmişti. Umman Dışişleri Bakanı Bedr bin Hamed el-Busaidi, üçüncü turun perşembe günü Cenevre’de yapılacağını doğruladı.

İran heyetine başkanlık eden Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ise dün yaptığı açıklamada, Tahran ile Washington arasında diplomatik bir uzlaşıya varılması için ‘iyi bir fırsat’ bulunduğunu söyledi.

Arakçi, ABD merkezli CBS televizyonuna verdiği röportajda, “Hâlâ herkes için fayda sağlayacak diplomatik bir çözüme ulaşma konusunda iyi bir fırsatımız olduğunu düşünüyorum” dedi. Müzakerecilerin bu ay gerçekleştirilen iki tur görüşmenin ardından ‘anlaşmanın unsurları ve taslak metni üzerinde çalıştıklarını’ belirten Arakçi, buna karşın ülkesinin uranyum zenginleştirme hakkından vazgeçmeyeceğini vurguladı.

Washington ile temel anlaşmazlık noktalarından biri olan bu konuda Arakçi, “Egemen bir ülke olarak bu alanda kendi kararımızı verme hakkına sahibiz” diye konuştu.

Tahran ile Washington arasındaki görüşmeler, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a yönelik askeri seçenekleri gündeme getirdiği bir ortamda yeniden başlamıştı. Trump önce İran’daki protestolara yönelik kanlı müdahaleleri gerekçe göstermiş, daha sonra ise özellikle nükleer program konusunda anlaşmaya varılamaması halinde askeri adım atılabileceği uyarısında bulunmuştu.

Diplomatik sürece paralel olarak ABD, Ortadoğu’daki askeri varlığını da artırdı. Washington yönetimi bölgeye iki uçak gemisi gönderirken, savaş uçakları, askeri nakliye uçakları ve havada yakıt ikmali yapabilen tanker uçaklardan oluşan filoları da konuşlandırdı.

ffvbf
Arap Denizi’ndeki ABD uçak gemisi USS Abraham Lincoln (AFP)

ABD’nin müzakere heyetine başkanlık eden Özel Temsilci Steve Witkoff cumartesi günü yaptığı basın açıklamasında, Başkan Donald Trump’ın İran’ın ABD’nin askeri yığınağı karşısında neden ‘teslim olmadığını’ sorguladığını söyledi.

Bu açıklamaya yanıt veren Bekayi ise teslimiyetin İranlıların karakterinde olmadığını belirterek, ülkelerinin tarihi boyunca böyle bir tutum sergilemediğini ifade etti.


Kallas, İran sorununa ‘diplomatik çözüm’ çağrısında bulundu: Başka bir savaş istemiyoruz

Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, AB dışişleri bakanları toplantısı öncesinde Brüksel’de basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. (AP)
Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, AB dışişleri bakanları toplantısı öncesinde Brüksel’de basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. (AP)
TT

Kallas, İran sorununa ‘diplomatik çözüm’ çağrısında bulundu: Başka bir savaş istemiyoruz

Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, AB dışişleri bakanları toplantısı öncesinde Brüksel’de basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. (AP)
Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, AB dışişleri bakanları toplantısı öncesinde Brüksel’de basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. (AP)

Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas bugün, İran ile ABD arasında beklenen görüşmeler öncesinde, Tahran dosyası için ‘diplomatik bir çözüm’ çağrısında bulundu. Bu açıklama, ABD Başkanı Donald Trump’ın Tahran’ı askeri müdahalelerle tehdit ettiği bir döneme denk geldi.

Kallas, AB üyesi ülkelerin dışişleri bakanları toplantısı öncesinde yaptığı açıklamada, “Bu bölgede bir başka savaşa ihtiyacımız yok; zaten çok sayıda savaş var” dedi.

Şarku’l Avsat’ın AFP’den aktardığına göre Kallas, “İran şimdiye kadarki en zayıf dönemini yaşıyor. Bu zamanı diplomatik bir çözüm bulmak için değerlendirmeliyiz” ifadelerini kullandı.

Öte yandan Umman Dışişleri Bakanı Bedr el-Busaidi dün, ABD ile İran arasındaki yeni müzakere turunun önümüzdeki perşembe günü Cenevre’de yapılacağını duyurdu. Busaidi, müzakereler için ‘ekstra çaba göstermeye yönelik olumlu bir ivme’ olduğunu da belirtti.

ABD, İran’dan uranyum zenginleştirme stokundan vazgeçmesini, Washington’a göre nükleer bomba yapımında kullanılabilecek bu stokların imhasını, Ortadoğu’daki silahlı gruplara desteğini durdurmasını ve füze programına kısıtlamalar getirilmesini talep ediyor.

İran ise nükleer programının barışçıl olduğunu vurguluyor, ancak yaptırımların kaldırılması karşılığında bazı sınırlamaları kabul etmeye hazır olduğunu söylüyor. Tahran, nükleer konuyu füze programı veya silahlı gruplara destek gibi diğer meselelerle ilişkilendirmeyi ise reddediyor.


Barış Konseyi’ndeki İsrail ekibi Gazze Şeridi’nin nasıl yeniden inşa edileceğini açıkladı

Gazze şehrinin batısındaki yıkık bir caminin kalıntıları yanında Kur’an-ı Kerim okuyan bir kız, 21 Şubat 2026 (AFP)
Gazze şehrinin batısındaki yıkık bir caminin kalıntıları yanında Kur’an-ı Kerim okuyan bir kız, 21 Şubat 2026 (AFP)
TT

Barış Konseyi’ndeki İsrail ekibi Gazze Şeridi’nin nasıl yeniden inşa edileceğini açıkladı

Gazze şehrinin batısındaki yıkık bir caminin kalıntıları yanında Kur’an-ı Kerim okuyan bir kız, 21 Şubat 2026 (AFP)
Gazze şehrinin batısındaki yıkık bir caminin kalıntıları yanında Kur’an-ı Kerim okuyan bir kız, 21 Şubat 2026 (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın Ortadoğu’da kapsamlı barış planının başarıya ulaşıp ulaşamayacağına dair tartışmalar sürerken, özellikle Hamas’ın silah bırakmayı kabul etmeyeceğini düşünen çevreler planın uygulanabilirliği konusunda şüphelerini dile getiriyor. Bu kesimler, İsrail hükümetinin de bu durumu, süreci bütünüyle sekteye uğratmak için kullanabileceğini ve müzakereleri zorlaştıracak çok sayıda ağır şart öne sürebileceğini savunuyor. Buna karşılık ABD yönetimine yakın isimler ise iyimser mesajlar veriyor. Projede kilit sorumluluklar üstlenen üç İsrailli yetkili de bu isimler arasında yer alıyor.

Söz konusu isimler, ABD Başkanı’nın planın başarıya ulaşması konusunda kararlı olduğunu ve sürecin sabote edilmesine izin vermeyeceğini vurguluyor. Ayrıca şimdiye kadar atılan adımların, biriken engellere rağmen ‘umut verici’ olduğunu ifade ediyorlar.

dvfd
Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki Nuseyrat Mülteci Kampı’nın kuzeyinde, toplu iftar yapan yerinden edilmiş aileler, 21 Şubat 2026 (AFP)

İsrail’in önde gelen gazetelerinden Yedioth Ahronoth, ABD ekibi tarafından görevlendirilen ve İsrail’i resmen temsil etmeyen İsrailli yetkililere dayandırdığı haberinde, sürecin artık geri dönülmez biçimde başladığını aktardı. Yetkililer, Mısır, Türkiye ve Katar’ın Hamas’ı iş birliğine ikna etmek için etkili bir rol üstlendiğini ifade etti.

Gazete, İsrail’in siyasi ve askeri liderliğinde birçok ismin Trump’ın vizyonuna ve bu vizyona inanan danışmanları Steve Witkoff ile Jared Kushner’ın planı fiilen hayata geçirme kapasitesine kuşkuyla yaklaştığını yazdı. Söz konusu iki ismin, planın uygulanma mekanizmalarını oluşturmak ve başarıya ulaştırmakla görevlendirildiği belirtildi.

Buna karşılık Barış Konseyi’nde yer alan İsrailli yetkililer (İş insanı Yakir Gabay, teknoloji sektörü yöneticisi Liran Tancman ve Başbakan Binyamin Netanyahu’nun ABD koordinasyon merkezindeki temsilcisi Michael Eisenberg) Hamas’ın silah bırakmayı kabul etmesi ve Filistinlilerin okul müfredatını ‘barış ve hoşgörü kültürünü’ esas alacak şekilde değiştirmesi halinde Trump’ın projesinin ‘Gazze Şeridi’ni gerçek bir rivieraya dönüştürmek için tarihi bir fırsat’ olacağını savundu.

Şarku’l Avsat’ın Yedioth Ahronoth’tan aktardığına göre yetkililer, projenin arkasında ‘engellenmesi zor, sağlam, profesyonel ve dengeli bir çekirdek oluşturan’ Amerikalı, Arap ve uluslararası isimlerden oluşan bir kadronun bulunduğunu ifade etti.

Ancak aynı yetkililer, Hamas’tan talep edilen hususun ‘taviz verilemeyecek belirleyici unsur’ olduğuna da dikkat çekti.

İlk görev

Barış Konseyi üyesi Yakir Gabay, projenin uygulanmasına ilişkin vizyonunu açıklarken, “İlk görev 70 milyon ton moloz ve patlayıcı kalıntısını temizlemek, geri dönüştürülebilecek malzemeleri değerlendirmek, yüzlerce kilometrelik tüneli yıkıp doldurmak ve Gazze sakinleri için dayanıklı çadırlar ile konteynerlerden oluşan geçici konutları hızla organize etmek olacak. Bu adımlar, altyapı ve konut inşasıyla eş zamanlı yürütülecek” dedi.

dfvfdv
Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki Nuseyrat Mülteci Kampı’nın kuzeyinde, yerinden edilmiş kişiler için kurulan çadırlar (AFP)

Gabay, modern hastaneler, okullar, fabrikalar, tarım alanları, karayolu ve demiryolu ağları, enerji, su ve veri merkezleri ile bir liman ve havaalanı inşasını içeren ayrıntılı bir plan hazırlandığını belirtti.

Ortadoğu’da milyonlarca konut inşa etmiş deneyimli müteahhitlerin projeye dahil edileceğini kaydeden Gabay, ‘uygun maliyetli’ konut üretimi için finansmanın hazır olduğunu, yüz binlerce kişiye istihdam sağlanacağını ifade etti.

Konut ve iş alanlarının yanı sıra 200 otelin inşasının da planlandığını açıkladı.

Gabay ayrıca, bu çerçevede Jared Kushner’ın açıklamalarına atıfta bulunarak, Gazze’de Ali Şaas liderliğinde kurulan teknokrat hükümete ve yolsuzlukla mücadele konusunda sağlanan mutabakata dayandıklarını söyledi.

Yüksek teknoloji girişimcisi ve hükümete bağlı siber merkez danışmanı Liran Tancman ise Amerikalı, Arap ve Filistinli taraflarla iş birliği içinde modern teknolojik çözümler geliştirilmesini öngören bir planın uygulanmasından sorumlu olduğunu belirtti. Gazze Şeridi’nde internet altyapısının 2G’den beşinci nesil teknolojiye yükseltileceğini ve hizmetin halka ücretsiz sunulacağını vaat eden Tancman, Gazze Şeridi’nde üretilen mal ve ürünlerin yurt dışına ihracı için modern mekanizmaların oluşturulduğunu da açıkladı.

Yeni bir çağ

İsrailli yetkililer, Yedioth Ahronoth gazetesine yaptıkları açıklamada, Gazze Şeridi’nin yeniden imar planının fiilen Refah’ta başladığını ve üç yıl süreceğini bildirdi. İsrail’in halihazırda moloz temizleme çalışmalarını yürüttüğünü belirten yetkililer, ilk aşamada 500 bin kişiyi barındıracak 100 bin konut inşa edileceğini, yalnızca altyapı maliyetinin 5 milyar dolar olacağını ifade etti. Hedefin, Gazze Şeridi’ndeki tüm vatandaşlar için 400 bin konut inşa etmek olduğu; altyapı için 30 milyar dolar ve yeniden inşa için aynı tutarda kaynak öngörüldüğü kaydedildi.

vfdvfd
Gazze şehrindeki er-Rimal Mülteci Kampı’nda yerinden edilmiş bir kadın, seyyar su tankerlerinden doldurduğu iki su kabını taşıyor, 21 Şubat 2026 (AFP)

Gazete, Barış Konseyi’nden üst düzey bir üyenin, “Hamas planla olumlu şekilde etkileşime girerse bunun iyi bir karşılığı olur. İsrail’de liderleri için af çıkabilir, hatta silahları para karşılığında satın alınabilir. En önemlisi, Gazze ve halkı dünyaya açık ve bağlantılı yeni bir döneme geçer” ifadelerini aktardı.

Öte yandan The Times of Israel’e konuşan bir ABD’li yetkili, Yedioth Ahronoth’ta yer alan bilgilerin büyük bölümünü doğruladı. Yetkili, “Hamas silah bırakmayı kabul etmeden fon akışı başlamaz. Ancak İsrail’in de olumlu bir tutum sergilemesi gerekecek” dedi.

The Times of Israel’e konuşan bir Arap diplomat ise “Ortadoğu’da kibir tehlikeli olabilir” uyarısında bulunarak, ABD’nin Gazze’nin yeniden inşasını ve bölgede yeni bir teknokrat hükümet kurulmasını kapsayan planının ikinci aşamasının başarıya ulaşması için hem İsrail hem de Hamas üzerindeki sürekli baskının gerekli olacağını söyledi.

Bölgesel arabulucuların Hamas ile yürüttüğü silahsızlanma görüşmelerine de vakıf olduğu belirtilen diplomat, Washington’un bu konuda bir anlaşmaya varılabileceğine inanması için gerekçeler bulunduğunu aktardı.

Ancak diplomat, silahsızlanma sürecinin zaman alacağını ve Hamas’ın bazı üyelerinin, Gazze Şeridi’ni yönetmek üzere oluşturulan Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi gözetimindeki kamu sektörüne entegre edilmesini gerektireceğini ifade etti. İsrail’in bu çerçeveye karşı çıkmasının muhtemel olduğunu belirten diplomat, Tel Aviv yönetiminin söz konusu komitenin başarısını kolaylaştıracağı konusunda da ciddi şüpheler bulunduğunu dile getirdi.