Gazze ve İsrail arasındaki ‘akıllı duvarın’ aşılması tartışma yarattı

Aloni: Gazze Şeridi'ni çevreleyen devasa duvarın yüzde 100 başarı garantisi olmadığının farkındayız.

İsrail, Gazze Şeridi etrafındaki devasa duvarın üç kez aşıldığını bildirdi. (The Independent Arabia - Meryem Ebu Dakka)
İsrail, Gazze Şeridi etrafındaki devasa duvarın üç kez aşıldığını bildirdi. (The Independent Arabia - Meryem Ebu Dakka)
TT

Gazze ve İsrail arasındaki ‘akıllı duvarın’ aşılması tartışma yarattı

İsrail, Gazze Şeridi etrafındaki devasa duvarın üç kez aşıldığını bildirdi. (The Independent Arabia - Meryem Ebu Dakka)
İsrail, Gazze Şeridi etrafındaki devasa duvarın üç kez aşıldığını bildirdi. (The Independent Arabia - Meryem Ebu Dakka)

İzzeddin Ebu Ayşe
İsrail’in Gazze sınırı yakınlarında inşa ettiği, yüksek teknolojili en büyük elektronik duvarın tamamlanmasının kutlamasının üzerinden beş ay geçti. Ancak İsrail ordusu Filistinli grupların ‘akıllı duvarı’ aştığını tespit etti.  Tel Aviv'deki güvenlik birimleri bu duvarın, ‘Gazze Şeridi’ndeki silahlı grupların kullandıkları yeraltı saldırı tünelleriyle ilgili gerçeği değiştireceğini’ iddia ediyorlardı.
İsrail ordusundan gelen bilgilere göre Gazze tarafından duvarın aşılması, Filistinli grupların, özellikle de Hamas’ın, bu duvardaki sensörlerin herhangi bir kazı çalışmasını algılamasına izin vermeden ve uyarı alarmını çaldırmadan sınırı ve akıllı duvarı aşmalarını sağlayan yeraltı saldırı tünelleri kazabildiklerini gösterdi.
Tel Aviv'in stratejik olarak en sağlam engellerinden biri olan ‘akıllı duvarı’ inşa etmeye yönelik güvenlik planının amacı, saldırı tünellerini kendisine karşı silah olarak kullanan Filistinli grupların yolunu kesmek ve Gazze'den başlayıp İsrail'e ulaşan yeraltı tünellerinin tehlikesinin önüne geçerek topraklarını güvence altına almaktı.

Ordudan itiraf
Ancak ordu, Gazze'deki grupların duvarı aşmayı başardığını itiraf ettikten sonra Gazze'nin Hamas’ın Gazze ile İsrail arasındaki sınırı aşan bir yeraltı tüneli kazdığına dair ‘istihbarat’ bilgisini almasıyla planın başarısız olduğunu fark etti.
‘Akıllı duvarı’ aşma operasyonu hakkında konuşan İsrail Ordusu Gazze Tümeni Komutanı Nimrod Aloni, ‘yer altı tünellerinin Gazze sınırındaki Sderot yerleşim birimine doğru sınırı aştığına dair teyit edilmiş bilgiler geldiğini, ancak bunların dev duvardan gelen anlık verilerden değil, istihbarat kaynaklarından yapıldığını’ söyledi.
Şarku’l Avsat’ın Independent Arabia’dan aktardığı habere göre Aloni açıklamasının devamında şu ifadeleri kullandı:
“Hamas'ın çok deneyimli mühendisleri var. İsrail sınırının coğrafyası hakkında derinlemesine çalışmaları bulunuyor. Yakın bir zamanda Hamas’ın bazı kuvvetleri çeşitli yollarla İsrail topraklarına ulaşmaya çalıştılar. Kullandıkları en son yol, saldırı tünelleri ve planördü.”
Aloni, İsrail Ordusu Gazze Tümeni’nin tahminlerine dayanarak Hamas'ın dört tekerlekli arazi araçlarına (ATV) sahip bir birliği olduğunu ve savaşçılarının saldırı tünelleri silahlarını kullanmalarının yanı sıra teknik çitleri de bu araçlarla aşmaya çalıştıklarını söyledi.

Aloni sözlerini şöyle sürdürdü:
“Ordu, Gazze Şeridi'ni çevreleyen devasa elektronik duvarın yüzde 100 başarı garantisi olmadığının farkında. Çünkü hiçbir duvar ihlallere karşı tamamen korunaklı değildir. Ancak bu, Gazze sınırındaki Sderot yerleşim biriminin sakinlerini endişelendirmemelidir. Özellikle güvenlik komutanlığı devasa duvarı aşma girişimlerini engellemeye çalıştığı için rahatça uyumalılar.”


 İsrail, Hamas’ın saldırı tünelleri kazmak için modern araçlara sahip olduğu görüşünde. (The Independent Arabia - Meryem Ebu Dakka)

Elektronik duvar ne?
‘Akıllı elektronik duvar’ İsrail'de Savunma Bakanlığı'nın gözetiminde şu ana kadar inşa edilen en karmaşık proje olarak biliniyor. Esas amacı, Filistinli gruplara ait saldırı tünellerinin tehlikesine karşı koymak ve İsrail topraklarına sızılmasını önlemek. 65 kilometre uzunlukta ve 6 metre yükseklikte inşa edilen duvarın derinliği 30 metreyi buluyor.
Üst kısmı çelikten elektrikli bir tel ile sarılmış olan duvarın içinde savaş odaları, gece-gündüz görüş ekipmanları, radarlar ve gizli kameralar var. Ortasında, gelişmiş silahlar taşıyan keskin nişancıların arkasında beklediği delikler ve bunların üzerinde casus ve gözetleme balonlarının yanı sıra insansız hava araçları (İHA) bulunuyor.
Duvarın yerin altındaki kısmına gelince... Duvar, 200 metreden daha derine kadar herhangi bir yeraltı kazı çalışmasını algılayabilen hassas sensörler ve 40 metre mesafeden her türlü hareketi veya sesi takip edebilen gelişmiş izleme cihazları ile donatılmış duurmda.

Hamas: Duvarlar başarısız
Duvarın alt kısmının 30 metre derinliğe kadar indiği göz önüne alındığında, bu, daha derine inince duvarın aşılması için herhangi bir engel olmadığı anlamına geliyor. Gazze Şeridi’nin coğrafyasına göre su, Gazze’nin doğu sınırlarında yer yüzeyinden 120 metre derinlikte, güneyindeki Han Yunus'ta ise 150 metre derinlikte bulunuyor. Dolayısıyla akıllı duvar ile yeraltı suyu arasındaki mesafe yaklaşık 120 metre.Bu mesafe de akıllı duvarı aşmak için yeterli.
Hamas Hareketi’ne gelirsek... Hamas'ın askeri kanadı İzzeddin El-Kassam Tugayları komutanlarından Eymen Nevfel konuya ilişkin şu açıklamada bulundu:
“İsrail'in Gazze Şeridi sınırında aldığı mühendislik önlemleri başarısız oldu. Askerleri, Filistinli grupların planlarına düşmekten koruyamayacak. Hamas, Filistinlileri savunmada söz sahibidir ve bu uluslararası yasalar ve mevzuatlarla güvence altına alınmış bir haktır.
İzzeddin El-Kassam Tugayları internet sitesinden yaptığı açıklamada “İsrail duvarı, direnişin gücünü sınırlayamaz. Direniş bu duvarı aşmak için çözümler bulacak. İsrail'in tünellerle mücadeledeki tüm girişimlerinin sonucu sıfır” ifadelerini kullandı.

Duvarın aşılması başarısızlık mı?
Askeri Bilimler Uzmanı Yusuf eş-Şerkavi, güvenlik ve askeri bilimlere göre İsrail'deki en büyük akıllı duvarı aşmak için Gazze tarafından gerçekleştirilen başarılı girişimlerin, Tel Aviv'in güvenlik planlarına indirilmiş büyük bir darbe sayıldığını söyledi. Şerkavi şu değerlenidmede bulundu:
"İsrail topraklarındaki en büyük duvarın aşıldığının kaydedilmesi ve bunun kabul edilmesi bir güvenlik zafiyetidir. Bunun olması, Filistinli grupların çok fazla askeri deneyime sahip olduğunu gösteriyor. Aynı zamanda bu, söz konusu grupların duvar ve çalışma şekli ile ilgili sağlıklı bilgilere sahip olduklarını ve duvarı nasıl atlatabileceklerini titiz bir biçimde çalıştıklarını ortaya koyuyor. Bu yüzden güvenlik dilinden konuşacak olursak; elektronik duvarın artık işe yaramaz olduğu söylenebilir."
İsrail merkezli Yedioth Ahronoth gazetesinin askeri analisti Ron Ben Yishai de şunları söyledi:
“İsrail, akıllı duvar planı başarısız olduktan sonra Gazze sınırını geçen saldırı tünellerinin ilerlemesini durdurmanın yeni yollarını tekrar gözden geçirmeli. Ayrıca askeri ve güvenlik açısından pratik önerileri incelemeli.”
İsrail, duvarın aşılabileceğini biliyordu. Zira İsrail Savunma Bakanlığı'nda engellerin ve duvarların inşasını denetleyen General Iran Ofer tünel tehdidinin resmen sona erdiğini duyurmaktan kaçındı. Hatta İsrail'in Gazze çevresindeki savunmasında yararlanılabilecek zayıf noktaların olduğunu vurguladı. Ofer açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Garanti diye bir çözüm yok. Ancak yer altına uzanan bu duvarın iyi bir çözüm sağladığını düşünüyoruz. Bununla birlikte ordunun Hamas'ın sınırı geçmemesini sağlamak için sürekli çalışması gerekiyor.”

Sızma eylemleri
Tel Aviv güvenlik planına göre son model sensörler, kameralar ve izleme cihazlarıyla donatılmış olan bu akıllı duvar, Gazze'deki grupların herhangi bir yeraltı saldırı tüneli kazma girişimini tespit edebilir ve bu girişimleri de durdurabilir. Ancak eldeki bilgiler, Gazze'deki Filistinli grupların ‘akıllı duvarı’ üç kez aşmayı başardığını gösteriyor. İsrail de Gazze'yi çevreleyen devasa duvarı birden fazla kez aşma operasyonu kaydedildiğini inkar etmiyor.
Filistinli gençler geçtiğimiz şubat ayında, ‘akıllı duvar’ tarafından hareketleri tespit edilmeden İsrail sınırını geçmeyi başarmışlardı. Gençler Hamas tünellerinin yerini tespit etmek için tasarlanmış bir aracı ateşe verip ardından Gazze Şeridi’ne geri dönmüşlerdi. Aracın yanma anı Gazze'nin içinden kaydedilmişti.



Tucker Carlson: "Mesajlarımı okuyorlar"

Tucker Carlson, CIA ve Adalet Bakanlığı'nın kendisine karşı ceza davası açabileceğini iddia etti (AFP)
Tucker Carlson, CIA ve Adalet Bakanlığı'nın kendisine karşı ceza davası açabileceğini iddia etti (AFP)
TT

Tucker Carlson: "Mesajlarımı okuyorlar"

Tucker Carlson, CIA ve Adalet Bakanlığı'nın kendisine karşı ceza davası açabileceğini iddia etti (AFP)
Tucker Carlson, CIA ve Adalet Bakanlığı'nın kendisine karşı ceza davası açabileceğini iddia etti (AFP)

Sağcı medya yorumcusu Tucker Carlson, ABD Başkanı Donald Trump'ın Adalet Bakanlığı'nın kendisine karşı bir ceza davası hazırlıyor olabileceğini öne sürdü.

Cumartesi akşamı X'te paylaşılan videoda Carlson, CIA'in "sözde bir suç temelinde" kendisine karşı Adalet Bakanlığı'na "bir tür bir tür cezai sevk hazırladığını" söyledi. Eski Fox News sunucusu, dedektiflerin mesajlarını okuduğunu ve sözde soruşturmanın "savaştan önce İran'daki kişilerle konuşmakla" ilgili olduğunu iddia etti.

"Anlaşılan o ki sözkonusu suç, yabancı bir gücün ajanı olarak hareket etmek gibi bir şey, yabancı ajan yasası veya benzeri bir şey" dedi.

Carlson, Adalet Bakanlığı'na göre, "siyasi faaliyetlerde veya yasa kapsamında belirtilen diğer faaliyetlerde bulunan yabancı yetkililerin belirli ajanlarının" çalışmaları hakkında düzenli açıklamalarda bulunmasını gerektiren Yabancı Ajanlar Kayıt Yasası'na atıfta bulunuyor olabilir.

Podcast sunucusu, iddialarını destekleyen herhangi bir kanıt sunmuş görünmedi. The Independent, Adalet Bakanlığı ve CIA'den yorum istedi.

Carlson, "yabancı bir gücün ajanı olmamak ve "kimseden para almamak" da dahil birçok nedenden dolayı "gerçek bir ceza davası konusunda çok endişeli olmadığını" söyledi.

"Her zaman herkesle konuşmak ve dünyada neler olup bittiğini anlamaya çalışmak benim işim. Tam anlamıyla geçimimi bu şekilde sağlıyorum, bunu yapmayı bırakmayacağım ve bırakmamalıyım diye düşünüyorum" dedi.

Ayrıca Amerikalıyım. İstediğimle konuşabilirim. Açığa çıkaracak hiçbir sırrım yok. Bu nedenle yasal bakımdan davanın saçma olduğunu düşünüyorum ve dava bile açılacağından şüpheliyim.

Popüler muhafazakar medya kişiliği ve The Tucker Carlson Show podcast'inin sunucusu Tucker Carlson, geçen ayın sonlarında, saldırıların başlamasından yalnızca saatler sonra ABC News'tan Jonathan Karl'a yaptığı açıklamada, İran'la olan savaş nedeniyle başkanı eleştirmiş ve askeri harekatı "kesinlikle iğrenç ve şeytani" diye nitelemişti.

Başkan, günler sonra Karl'la yaptığı bir röportajda Carlson'ı sert bir şekilde eleştirdi.

Trump, "Tucker yolunu kaybetti" dedi.

Bunu uzun zaman önce biliyordum ve o MAGA değil. MAGA ülkemizi kurtarıyor. MAGA ülkemizi yeniden harika yapıyor. MAGA, önce Amerika demektir ve Tucker bunların hiçbirini temsil etmiyor. Üstelik Tucker bunu anlayacak kadar zeki de değil.

Carlson'ın muhalefeti muhtemelen sürpriz olmadı. New York Times'a göre, 28 Şubat'ta başlayan askeri harekattan önceki haftalarda Trump'la Oval Ofis'te yaptığı üç görüşmede savaşa karşıtlığını dile getirdi.

Podcast yayıncısı, Trump'ın ABD güçlerinin bir dizi füze saldırısı ve bombalamayla İran'ın nükleer programını "tamamen, kesinlikle yok ettiğini" açıkladığı Haziran 2025'teki İran'a yönelik önceki saldırılar hakkında da açık sözlüydü.

Aynı dönemde Carlson, Cumhuriyetçi Senatör Ted Cruz'la yaptığı röportajla viral olmuş; Cruz'u, İran hakkında çatışma üzerine konuşacak kadar bilgi sahibi olmamakla suçlamıştı.

Independent Türkçe


Saniyenin tanımını değiştirebilecek bir saat geliştirildi

Çin Bilim ve Teknoloji Üniversitesi tarafından geliştirilen stronsiyum optik kafes saati (CMG)
Çin Bilim ve Teknoloji Üniversitesi tarafından geliştirilen stronsiyum optik kafes saati (CMG)
TT

Saniyenin tanımını değiştirebilecek bir saat geliştirildi

Çin Bilim ve Teknoloji Üniversitesi tarafından geliştirilen stronsiyum optik kafes saati (CMG)
Çin Bilim ve Teknoloji Üniversitesi tarafından geliştirilen stronsiyum optik kafes saati (CMG)

Çinli bilim insanları, saniyenin yeniden tanımlanmasında ve ultra hassas bir küresel zaman standardının belirlenmesinde öncü rol oynayabilecek kadar hassas bir saat tasarladı.

Yeni optik saat o kadar hassas ki yaklaşık 30 milyar yılda 1 saniyeden daha az ileri ya da geri sapma gösteriyor.

Çin Bilim ve Teknoloji Üniversitesi'ndeki araştırmacılara göre bu, saatin evrenin mevcut yaşının iki katından fazla çalışması durumunda, yalnızca 1 saniye sapma göstereceği anlamına geliyor.

Saniyeleri 19 ondalık basamağa kadar ölçebilen optik saatler, günümüzde mevcut en hassas zaman ölçme cihazları.

Bu saatler, atomlardaki elektronlar enerji seviyeleri arasında geçiş yaparken yayılan ışığın frekansını kullanarak zamanı ölçüyor.

Bu tür saatler uydu navigasyonu, telekomünikasyon ve hassas ölçümler gibi modern teknolojiler için son derece hassas zaman referansları sağlıyor.

Optik saatler ayrıca temel fizik prensiplerinin test edilmesi, yerçekimi dalgalarının ve karanlık maddenin tespitinde de kullanılıyor.

Şimdiye kadar bilim insanları, onlarca milyar yılda yalnızca yaklaşık 1 saniyelik sapma gösteren, 10⁻¹⁹ seviyesini aşan son derece hassas saatler üretememişti.

Metrologia adlı akademik dergide yayımlanan çalışmaya göre, yeni elde edilen hassasiyetle araştırmacılar, bir dizi öncü uygulamanın kapısını açabilir.

Yeni saat, yerçekimi ve irtifanın milimetre düzeyindeki küçük gözlemlerini mümkün kılabilir, Dünya kabuğunun deformasyonunu, yeraltı suyu değişimlerini izleyebilir ve volkanik aktivitenin daha hassas ölçümlerini yapabilir.

Saniye başlangıçta bir günün 86 bin 400'de biri olarak tanımlanmış olsa da bu, bilimsel uygulamalar için hassas bir ölçüm değildi.

1967'de atom saatlerinin ortaya çıkmasıyla birlikte, Fransa'daki Uluslararası Birimler Sistemi, saniyeyi sezyum-133 atomunun 9 milyar 192 milyon 631 bin 770 salınımı olarak tanımladı.

Ancak optik saatlerin daha hassas olduğu keşfedildikçe, iyileştirme için daha fazla alan olduğu ortaya çıktı.

Bilim insanları, daha hassas optik saatlerle, karanlık madde etkileşimlerinden kaynaklanabilecek düşük frekanslı sinyalleri yakalayarak karanlık maddeyi tespit etmeye yönelik yeni yaklaşımların artık mümkün olabileceğini söyledi.

Çalışmada, "Bu performans, SI saniyesini yeniden tanımlamak için gereken 2 x (10^-18) tek saat hassasiyeti gereksinimini karşılıyor" dendi ve bunun "yüksek çözünürlüklü karanlık madde aramalarına" imkan tanıyabileceği eklendi.

Saniyeyi yeniden tanımlamak için, belirli bir hassasiyet ve kararlılık derecesine sahip en az üç optik saatin farklı kurumlarda kullanılması gerekiyor.

Bilim insanları, şu anda iki optik saatin bu dönüm noktasını çoktan geçtiğini ve daha fazla ultra hassas saatin bir araya gelmesiyle saniyeyi yeniden tanımlama kriterlerinin yakında karşılanabileceğini söyledi.

Independent Türkçe


Beyaz Saray'da değişim sürüyor: Sıra sütunlarda

Donald Trump'ın ünlü binanın görünümünü yeniden şekillendirmeye devam ederken, Beyaz Saray'ın dış cephesi yenileme çalışmalarının bir sonraki hedefi olabilir (AFP)
Donald Trump'ın ünlü binanın görünümünü yeniden şekillendirmeye devam ederken, Beyaz Saray'ın dış cephesi yenileme çalışmalarının bir sonraki hedefi olabilir (AFP)
TT

Beyaz Saray'da değişim sürüyor: Sıra sütunlarda

Donald Trump'ın ünlü binanın görünümünü yeniden şekillendirmeye devam ederken, Beyaz Saray'ın dış cephesi yenileme çalışmalarının bir sonraki hedefi olabilir (AFP)
Donald Trump'ın ünlü binanın görünümünü yeniden şekillendirmeye devam ederken, Beyaz Saray'ın dış cephesi yenileme çalışmalarının bir sonraki hedefi olabilir (AFP)

Donald Trump'ın Beyaz Saray'ı yeniden tasarlaması, ana binanın ikonik ön cephesinde bir değişiklikle devam edebilir; bu da ülkenin simge yapısında kalıcı iz bırakacak bir hamle olur.

Washington Post'un haberine göre Trump'ın kendisine tasarım önerilerinde bulunmakla görevli komiteye atadığı üst düzey yetkili, Beyaz Saray'ın ikonik beyaz sütunlarını, başkanın kendi zevkine daha uygun, daha süslü bir tasarımla değiştirmesini önerecek.

"Korint" düzeni diye adlandırılan yeni tasarım, daha az sivri, daha kısa orta kısımlara sahip ve tepelerinde veya kıvrımlarında daha fazla süsleme ve sarmal kıvrım barındıracak. Post'un belirttiğine göre bu tarz, Manhattan'daki Trump Tower da dahil Trump'ın bazı mülklerinde mevcut.

Trump tarafından atanan Güzel Sanatlar Komisyonu Başkanı Rodney Mims Cook Jr., Post'a, bu fikri henüz başkanla görüşmediğini ancak Beyaz Saray'ın, her ikisi de Korint düzenini kullanan Kongre Binası ve ABD Yüksek Mahkemesi'nden farklı bir sütun stiline sahip olmasını tuhaf bulduğunu söyledi.

"Korint, sütun düzenleri arasında en üst düzey olanıdır ve yönetimimizin diğer iki kolunda da bu tarz var" diyen Cook, sözlerine şöyle devam etti:

Beyaz Saray'ın, en azından ön kapı olarak kabul edilen kuzey cephesinde, başlangıçta neden bu tarzı kullanmamasını aklım almıyor.

Post'un görüştüğü diğer tasarım uzmanları, bunun kasıtlı olduğunu söyledi: Ulusun en önde gelen ailesinin ikametgahı için daha sade, daha mütevazı bir tarz yaratmak.

Biden'ın atadığı ve geçen yıl Trump'ın komiteden çıkardığı Bruce Redman Becker gazeteye, "Bu tamamen uygunsuz bir fikir ve evrensel kabul görmüş tarihi koruma standartlarıyla çelişiyor" diye belirtti.

Trump'ın Beyaz Saray'ı yenileme ve arazisine kişisel damgasını vurma takıntısı, çeşitli politika hedefleri ve başarıları dahil ikinci döneminin kimi yanlarını gölgede bırakıyor.

Beyaz Saray'ın ikonik Doğu Kanadı'nı (First Lady'nin ofislerinin bulunduğu yer) kaldırma ve yerine devasa bir balo salonu inşa etme planı, Trump'ın siyasi rakipleri arasında alay konusu oldu. Demokratlar, projenin konutun imajına zarar veren, başkanın zengin destekçilerinden ve onun lütfuna veya dikkatine ilgi duyanlardan bağış toplamak için bir başka fırsat sunan pahalı bir dikkat dağıtıcı olduğunu savunuyor.

Trump'ın ikinci döneminde Beyaz Saray'da da hızlı değişiklikler oldu; Trump Tower ve Mar-a-Lago mülklerini anımsatan bir tarzda, binanın etrafına aniden altın yazılar ve tabelaların yerleştirilmesi de bunlar arasında. 

Başkan ayrıca, Beyaz Saray'daki başkanların portrelerinin altına yerleştirilen plaketlerle geçmişteki Demokrat liderleri aşağılayarak siyasi rakiplerini kızdırmak için de Beyaz Saray'ı kullandı.

Washington DC genelindeyse başkan, kapanan Kennedy Merkezi'nin maliyetli bir tadilatına başlıyor. Sanatçılar, Trump'ın adını binaya yazmasına ve merkezin programlamasının "woke" kültüründen (genellikle LGBT yanlısı içerik ve liberal sanatçıların performansları anlamına geliyor) uzaklaştırılmasını emretmesine karşı protesto amacıyla toplu olarak performanslarını iptal etmeye başlamıştı.

Independent Türkçe