Dinlerin temsilcileri, dini ve mezhepsel özellikleri anlama konusunda uzlaştı

Dinlerin Takipçileri Arasında Ortak Değerler Forumu, ‘Dinlerin Takipçileri Arasında Köprülerin İnşası için Dini Diplomasi Forumu’ çalışmalarının Riyad’da başlatılmasıyla sona erdi

Ortak Değerler Forumu'nun kapanış oturumu dünyanın dört bir yanından din adamlarının yoğun katılımıyla gerçekleşti. (Şarku’l Avsat)
Ortak Değerler Forumu'nun kapanış oturumu dünyanın dört bir yanından din adamlarının yoğun katılımıyla gerçekleşti. (Şarku’l Avsat)
TT

Dinlerin temsilcileri, dini ve mezhepsel özellikleri anlama konusunda uzlaştı

Ortak Değerler Forumu'nun kapanış oturumu dünyanın dört bir yanından din adamlarının yoğun katılımıyla gerçekleşti. (Şarku’l Avsat)
Ortak Değerler Forumu'nun kapanış oturumu dünyanın dört bir yanından din adamlarının yoğun katılımıyla gerçekleşti. (Şarku’l Avsat)

Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad'da düzenlenen, Müslüman alimlerin ve Müslüman azınlıkların yaşadığı ülkelerin temsilcilerinin yanı sıra dünyanın dört bir yanından din adamları ve aydınların katıldığı Dinlerin Takipçileri Arasında Ortak Değerler Forumu etkinlikleri dün din adamları arasında dinin, toplumların fikirlerinin şekillenmesindeki ve dinlerin takipçileri arasındaki manevi ilhamdaki etkisinden dolayı her medeniyette merkezi bir yeri olduğu konusunda fikir birliğinin oluşmasıyla sona erdi. Forum katılımcıları, dini öğretileri, bazı aşırılıkçıların yanlış uygulamalarıyla karıştırılması ve dinin manevi anlamından saptıran herhangi bir amaca hizmet için kullanılmaması gerektiğini vurguladılar.
Forum sonunda yayınlanan ortak bildiride, dünyanın ‘ciddi bir irade, güçlü bir kararlılık ve akıllıca önlemler’ yoluyla çatışmalara çözüm için uluslararası mekanizmaları harekete geçirmesi ihtiyacının daha arttığı vurgulandı. Kardeşlik toplantılarının, ortak fikirleri ifade etme ve çağdaş insanın yolunu düzeltmesine etkin bir şekilde katkıda bulunma konusunda bir fırsat olduğu belirtildi.
Her dinin veya mezhebin öğretilerinin, Yaratıcı'nın farklılıklardaki bilgeliği tarafından kapsanan insan çeşitliliğini temsil ettiği, dinin bazı kişilerin yanlış uygulamalarıyla karıştırılması ve manevi anlamından saptıran amaçlar için kullanılmaması gerektiği şeklinde anlaşılması ve ele alınması konusunda fikir birliğine varan katılımcılar, toplumların fikirlerinin şekillenmesindeki etkisi ve inananlara verdiği manevi ilhamı nedeniyle her medeniyette dinin merkezi bir yeri olduğunu vurguladılar.
Dün yayınlan ortak bildiride, katılımcılar arasında varılan uzlaşının ortak dini ilkelere, insani değerlerin ciddi ve dürüst bir ruhla somutlaştırılmasını isteyen uluslararası sözleşmelere, dini liderlere, sembollere ve varlıklara verilen görevin ve bunların halkların vicdanı üzerindeki derin etkisine dayandığı belirtildi.
Medeniyetler çatışması tezlerini kınayan katılımcılar, bu tezlerle liyakat ve ahlak olmadan dini, kültürel, siyasi ve ekonomik hegemonya dayatmaya çalışıldığını belirttiler. Katılımcılar ayrıca nefreti ve ırkçılığı şiddet, terör ve bölünmenin en büyük kışkırtıcıları olarak niteleyerek kınadılar.
Bildiride ayrıca, bu önemli insan inşasının ana çıkış noktası olarak herkesi birbirine bağlayan ortak değerlerin hatırlatılmasının önemi ile insanlığa tüm haklarıyla ‘dürüst, adil ve etkin’ bir şekilde hizmet etmek, dini ve kültürel özellikleri gözlemlemenin ve bunlar üzerinde herhangi bir dayatma olmamasının önemini vurgulamak amacıyla uluslararası bir ittifak kurulması tavsiyesinde bulunuldu.
Katılımcılar, sorumlu ulusal ve uluslararası kurumları, ilgili uluslararası ve ulusal yasalara saygı gösterilmesi, toplumun çekirdeğini temsil eden aile birliğinin korunması ve eğitimin kalitesine özen gösterilmesi çerçevesinde tüm özgürlükleri garanti altına alan tüm alanlarda ciddi bir şekilde çalışmaya çağırdılar.
Başta medya olmak üzere toplumlar üzerinde etkili olan çeşitli platformlara kendilerine emanet edilen ahlaki dürüstlüğü, kamuoyunu yönlendirmede en etkili unsur olarak görmeye çağıran katılımcılar, tüm ülkelere ve uluslararası topluma, ibadethanelerde yeterli düzeyde koruma sağlanması, ibadethanelere özgürce erişimin sağlanması, manevi rolünün korunmasının yanı sıra ibadethanelerin fikri ve siyasi çatışmalardan ve mezhepçi anlaşmazlıklardan uzak tutulması için mümkün olan her türlü çabayı gösterme çağrısında bulundular.
Dünyanın dört bir yanındaki dini kurumlara, ılımlı söylemleri teşvik etme ve nefreti körükleyen aşırılık yanlısı söylemleri reddetme, dini sembollerin ve kutsalların baltalanmasının suç sayma ve buna karşı ciddi girişimleri destekleme çağrısı da yapılan bildiride dinlerin takipçilerini hedef alan tüm aşırılıkçı, şiddet yanlısı ve terörist uygulamalar kınandı.
Ayrıca katılımcılar, dinlerin toplumlar üzerindeki etkisinin merkeziliğini ve ‘Ortak İnsani Değerler Ansiklopedisi’ adında uluslararası bir ansiklopedinin çıkarılmasını ele alan ‘Dinlerin Katılımcıları Arasında Köprülerin İnşası için Dini Diplomasi Forumu’ adlı uluslararası bir forumun başlatıldığını duyurdular. Katılımcılar Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu’ndan, insan kardeşliğinin meyve verdiği, değerlerin birleştiği bir nokta olarak dünya genelinde bir gün ilan etmesini istediler.
Dünya İslam Birliği’nin (Rabıta) Genel Sekreteri Dr. Muhammed el-İsa, herkesin kendi çıkarlarını arama hakkına sahip olduğunu, ancak bunun katılımcılar tarafından savunulan başta uluslararası sözleşmeler, antlaşmalar ve ilkeleri içeren dini ve insani değerlerle olması gerektiğini, dünyanın anlayış, işbirliği ve barıştan başka seçeneği olmadığını anlamasının önemini vurguladı.
‘Dini diplomasinin’ zor zamanlarda farkındalık yaratmayı amaçladığını belirten Dr. İsa, ‘aydınlanmış’ dini diplomasinin gücünün, samimi niyetlerle hem akıllara hem de kalplere hitap eden yumuşak güç olduğuna dikkati çekti. ‘Dini ve fikri alanda’ aktif ve etkili isimlerin katıldığı bu forumda, ortak bir manevi kavramla evrensel bir insan anayasası gibi bir Ortak İnsani Değerler Ansiklopedisi’nin ortaya koyulabilmesini umduğunu dile getiren Dr. İsa, ortak değerlerin tamamen tutarlı olduğunu, dini ve kültürel mahremiyeti korumanın önemiyle asla çelişmediğini vurguladı.
Emirlik Şeriat Fetvaları Konseyi Başkanı ve Müslüman Toplumlar İçin Barışı Teşvik Forumu Başkanı Şeyh Abdullah bin Bayh, bu forumun ortak dini eylem sürecinde yeni bir adımı temsil ettiğini belirtti.
Öte yandan Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Fetva Konseyi Başkanı ve Müslüman Alimler Birliği Başkan Yardımcısı Şeyh Abdullah Bin Beyye, forumun ortak dini eylem sürecinde yeni bir adımı temsil ettiğini söyledi. Şeyh Bin Beyye, çeşitli dinlerin temsilcilerinin evrensel değerlerdeki ve barış, dayanışma ve adalet değerlerindeki fikir birliklerini somutlaştırmak için bir araya geldiklerini ve bunu pratik girişimlerle gerçekleştirmenin yollarını aradıklarını kaydetti.
Mısır Başmüftüsü Dr. Şevki Allam ise dinlerin takipçileri arasında herhangi bir düşmanlık yahut kin varsa, köprülerin inşa edilmesi ve bunların getirilerinden yararlanılmasının mümkün olmayacağını belirterek “Allah, bizi dünyayı inşa etmeye değil, bizi sevmeye ve istisnasız herkesin iyiliğini istemeye teşvik ediyor” ifadelerini kullandı.
İstanbul Rum Ortodoks Ekümenik Patriği I. Bartholomeos da ’barışa giden en iyi yolun samimi bir dini diyalog olduğunun’ altını çizdi. Medeniyetler arası ‘kaçınılmaz’ çatışma teorisini tamamen reddettiğini vurgulayan I. Bartholomeos, sürdürülebilir bir dünya için işbirliğinin şart olduğunu ve diğerlerine açılmanın kimliğimizi tehdit etmediğini, aksine daha da güçlendirdiğini belirtti. Dini mirasın, insanlık için bir ilham kaynağı olduğunu ve barışı sağlamak için büyük bir potansiyeli bulunduğunu ifade eden I. Bartholomeos, “Ortak bir geleceğimiz olduğundan ortak bir sorumluluğa ve ortak bir çabaya ihtiyacımız var” dedi. I. Bartholomeos, bugün dünyanın içinden geçmekte olduğu kritik süreç çerçevesinde adil bir barışın tesis edilmesini umduğunu da sözlerine ekledi.
Forumun katılımcılarından ABD Ulusal Evangelistler Birliği (NAE) Başkanı Walter Kim, “Burada barışı ve köprüleri inşa etmek için bir şans olan, geleceğe dair iyimserlik çağrısında bulunan tarihi bir fırsat yakaladık” şeklinde konuştu. Kim, koronavirüs (Kovid-19) salgını sırasında yaşanan krizden sonra dini toplulukların yoksulluğu sona erdirmek için ellerinden gelen her şeyi yapmaları gerektiğinin de altını çizdi.
Malezya Diyanet İşlerinden Sorumlu Devlet Bakanı Şeyh İdris Bin Ahmed, bir arada yaşama ve hoşgörüyü harekete geçirmenin önemini vurguladı.
Roma Başhahamı Ricardo di Segni, tüm dini liderlerin birbirini eğitmekle yükümlü olduğunu vurgulayarak, barışı yaymak için dinin rolünün olumlu olması gerektiğini söyledi.
Hindu Dini ve Hayırsever Vakıflar İdaresi Başkanı Lama Hamandeleshwar Swami Vadisan, “Bu forum, savaşların başarısız olduğu yerlerde başarılı olabilir. Bu yüzden, barışın ve İslam’ın savunucusu Şeyh Dr. Muhammed el-İsa tarafından yönetilen Rabıta tarafından düzenlenen bu forumun katılımcılarından biri olmaktan gurur duyuyorum” şeklinde konuştu.
Sri Lanka ve Japonya'da bir Budist yetkili olan Panajala Obatisa Therou, nefretin nefretle değil, sevgiyle yok edilebileceğini, bu yüzden tüm dinlerin sözlü ve fiziksel biçimleriyle her türlü şiddetten kaçınılması çağrısında bulunması gerektiğini söyledi.
Kafkas Müslümanları İdaresi Başkanı Allahşükür Paşazade ise saldırganlık ve şiddete yol açan kin içerikli söylemlerin günümüzde insanlık için bir tehdit haline geldiğini ifade etti. Paşazade, tehlikenin dinin siyasallaşmasında ve nefret söyleminde yattığının altını çizdi.
Vatikan Devlet Sekreteri (Başbakan) Kardinal Pietro Parolin, Dinlerin Takipçileri Arasındaki Ortak Değerler Forumu’nu ‘tarihi ve olumlu bir olay’ olarak nitelendirirken dinler arası gerçek diyalogun, farklılıkları göz ardı etmeden ortak noktalara odaklanan bir diyalog olduğuna işaret etti. Parolin, gençleri, onları aşırılığa iten nefret söyleminin etkisinden korumak gerektiğini vurguladı.



Ramazan ve Umre ibadetini kolaylaştırmak için yapay zeka

Organizasyon, hacıların güvenliğini sağlamak amacıyla dış kapılardan başlıyor (SPA))
Organizasyon, hacıların güvenliğini sağlamak amacıyla dış kapılardan başlıyor (SPA))
TT

Ramazan ve Umre ibadetini kolaylaştırmak için yapay zeka

Organizasyon, hacıların güvenliğini sağlamak amacıyla dış kapılardan başlıyor (SPA))
Organizasyon, hacıların güvenliğini sağlamak amacıyla dış kapılardan başlıyor (SPA))

Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanlığı, "Ramazan Umre Sezonu" için plan ve programlarını güçlendirdi.

Hac Bakanlığı, geçmiş verileri, çoklu operasyonel modelleri ve sosyal medya platformlarının metin analizlerini temel alarak, çeşitli giriş noktalarındaki hacı sayısını gerçek zamanlı olarak tahmin etmek için yapay zeka modellerini kullanıyor. Bakanlık sözcüsü Dr. Gassan el-Nuvimi'ye göre böylece, halkın etkileşimini izleyip hizmetleri değerlendirerek erken müdahale kapasitesini artırıyor ve deneyimin kalitesini sürekli iyileştiriyor.

Sözcü, Bakanlığın hacıların yolculuğunu entegre bir süreç olarak ele aldığını, yanıt süresi ve sunulan çözümlerin kalitesini ölçen kesin performans göstergeleriyle bağlantılı net eksikleri giderme ve işleme mekanizmaları dahilinde, sorular, şikayetler ve raporları almak için birleşik kanalları etkinleştirerek verimliliği artırdığını ve memnuniyet düzeyini yükselttiğini açıkladı.


Suudi Arabistan, Irak'ın Kuveyt'in egemenliğine ve toprak bütünlüğüne saygı gösterme taahhüdünün önemini vurguladı

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı logosu
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı logosu
TT

Suudi Arabistan, Irak'ın Kuveyt'in egemenliğine ve toprak bütünlüğüne saygı gösterme taahhüdünün önemini vurguladı

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı logosu
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı logosu

Suudi Arabistan, Dışişleri Bakanlığı aracılığıyla yaptığı açıklamada, Krallık ile Kuveyt arasında belirlenen sınırlarla ayrılan su altındaki alanda herhangi bir başka tarafın hak iddialarını kesin bir dille reddettiğini yineleyerek, Irak'ın Kuveyt'in egemenliğine ve toprak bütünlüğüne saygı gösterme taahhüdünün önemini vurguladı.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı yaptığı açıklamada, "Suudi Arabistan Krallığı Dışişleri Bakanlığı, kardeş Irak Cumhuriyeti'nin Birleşmiş Milletler'e sunduğu koordinat listelerini ve haritaları büyük ilgi ve endişeyle takip etmektedir. Bu listelerde ve haritalarda, Suudi Arabistan-Kuveyt sınır bölgesi ile komşu olan su altında kalan bölgenin büyük bir kısmının Kuveyt'e ait olduğu belirtilmektedir. Suudi Arabistan Krallığı, 1982 tarihli Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi hükümlerine dayanan ve aralarında imzalanan ve yürürlükte olan anlaşmalar uyarınca, bu bölgedeki doğal kaynakların mülkiyetini Kuveyt Devleti ile paylaşmaktadır. Bu koordinatlar ayrıca Fasht al-Qaid ve Fasht al-Aij gibi deniz alanları ve açık denizler üzerinde kardeş Kuveyt Devleti'nin egemenliğini de ihlal etmektedir” denildi.

Açıklamada ayrıca şu ifadeler yer aldı: "Krallık, Suudi Arabistan Krallığı ile Kuveyt Devleti arasında belirlenen sınırla bölünmüş su altı bölgesinde başka herhangi bir tarafın hak sahibi olduğu yönündeki iddiaları kesin bir şekilde reddettiğini yineler. Ayrıca, Irak Cumhuriyeti'nin Kuveyt Devleti'nin egemenliğini ve toprak bütünlüğünü saygı gösterme, ikili ve uluslararası taahhüt ve anlaşmaları ve özellikle Kuveyt Devleti ile Irak Cumhuriyeti arasındaki kara ve deniz sınırlarını belirleyen Güvenlik Konseyi'nin 833 (1993) sayılı kararı olmak üzere tüm ilgili Birleşmiş Milletler kararlarını saygı gösterme taahhüdünün önemini vurgulamaktadır. Dışişleri Bakanlığı, farklılıkların çözülmesi için akıl, bilgelik ve diyaloğun üstün gelmesini ve uluslararası hukukun kuralları ve ilkeleri ile iyi komşuluk ilişkilerine uygun olarak ciddi ve sorumlu bir şekilde hareket edilmesi çağrısında bulunmaktadır.


Kral Selman: Devletimizin kuruluşu tevhid, adalet ve dağınıklığın tek bayrak altında toplanması üzerine inşa edildi

Kral Selman bin Abdulaziz Al Suud (Şarku’l Avsat)
Kral Selman bin Abdulaziz Al Suud (Şarku’l Avsat)
TT

Kral Selman: Devletimizin kuruluşu tevhid, adalet ve dağınıklığın tek bayrak altında toplanması üzerine inşa edildi

Kral Selman bin Abdulaziz Al Suud (Şarku’l Avsat)
Kral Selman bin Abdulaziz Al Suud (Şarku’l Avsat)

Suudi Arabistan’ın “Kuruluş Günü” dolayısıyla bir mesaj yayımlayan Kral Selman bin Abdulaziz Al Saud, devletin tevhid kelimesi etrafında şekillendiğini, adaletin tesisini ve toplumsal birliğin sağlanmasını temel hedef olarak benimsediğini vurguladı.

Kral Selman, sosyal medya platformu X’teki resmî hesabından yaptığı paylaşımda, “Bu mübarek devletimizin kuruluşunu, ecdadımızın tevhid kelimesi, adaletin tesisi ve dağınıklığın tek bayrak altında toplanması üzerine inşa ettiği o şanlı günü anıyoruz; ki Allah’ın lütfuyla bu sayede güvenlik ve refah sağlanmıştır” ifadelerini kullandı.

ddeffde
Suudi bölgeleri, “Kuruluş Günü” münasebetiyle süslendi (SPA)

Selman bin Abdulaziz Al Saud ile Veliaht Prens ve Başbakan Muhammed bin Selman, “Kuruluş Günü” münasebetiyle Körfez, Arap ve İslam ülkelerinin liderleri ile üst düzey yetkililerinden tebrik mesajları aldı. Mesajlarda Suudi Arabistan’ın sahip olduğu saygın uluslararası konuma, sürdürdüğü kalkınma hamlelerine ve medenî katkılarına dikkat çekilirken, bölgesel güvenlik ve istikrarın desteklenmesi ile barışın güçlendirilmesindeki rolü övüldü.

Liderler, ülkeleri ile Suudi Arabistan arasındaki seçkin ilişkilerden duydukları memnuniyeti dile getirerek, ortak çıkarlar doğrultusunda bu ilişkilerin tüm alanlarda daha da güçlendirilmesi arzusunu ifade etti. Ayrıca Suudi Arabistan ve halkı için, bilge liderliği altında ilerleme ve refahın sürmesini temenni ettiler.

dfrgt
Suudi devletinin tarihi hakkında düzenlenen akademik oturumlardan bir kare

Kuruluş Günü yıldönümü, Suudi şehirlerinin sokaklarının yeşil renkler ve geleneksel kıyafetlerle süslendiği bir döneme denk geldi. Pazar günü ülkenin tüm bölgelerinde kültürel ve eğlence içerikli büyük etkinlikler başlatıldı. Başkent Riyad başta olmak üzere krallığın şehirleri, binlerce vatandaş, mukim ve turisti çeken kültürel ve turistik merkezlere dönüştü.

Bu yılki anma, Ramazan gecelerine de denk geldi. Etkinlikler, Ramazan atmosferinde gece kutlamaları ve zengin içerikli millî programlarla gerçekleştirildi. Ülkenin farklı bölgelerinde, yaklaşık üç asır önce Birinci Suudi Devleti’nin kuruluşundan bu yana vatandaşların liderleriyle olan bağını ve köklü tarihî derinliği yansıtan gösteriler düzenlendi.

Diriyeh… Tarihin atan kalbi

Kutlamaların merkezinde tarihî Diriyeh yer aldı. UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde bulunan et-Turayf Mahallesi, Diriyeh Kapısı Geliştirme Otoritesi tarafından düzenlenen nitelikli etkinliklere ev sahipliği yaptı. Et-Turayf’ta gerçekleştirilen Kuruluş Günü programları, ziyaretçileri tarihî atmosferle buluşturan özel deneyimler sundu.

fd bv
Riyadh Municipality, Kuruluş Günü dolayısıyla başkentin yol ve meydanlarını 5 binden fazla dekoratif aydınlatmayla süsledi (SPA)

Turayf Meclisi’nde çocuklara yönelik atölyeler aracılığıyla Diriyeh’ın hikâyeleri anlatılırken, Nevvaf el-Huveymil de tarihî anlatımı zengin sunumlarla izleyicilere aktardı.

“Mısyaan Oturumları” kapsamında Dr. Faysal el-Âmir, Diriyah’ın mirası ve Suudi devletinin yayılma süreci üzerine akademik içerikli oturumlar gerçekleştirdi. Ayrıca Arap atı gösterileri ve Kuruluş Günü rehberli turları düzenlendi. Bu turlar, kuruluş döneminde liderlik, toplumsal ortaklık ve fedakârlık rollerini öne çıkaran tarihî güzergâhlarda yapıldı.

Başkent… Modernite ile mirasın buluşması

Riyad’ın merkezinde yer alan Kasr el-Hukm bölgesi ve Adl Meydanı’nda, Riyad Kraliyet Komisyonu himayesinde millî etkinlikler düzenlendi. Program kapsamında, devletin kuruluş aşamalarını çağdaş görsel tekniklerle anlatan “Mikhyal Hal el-Awja” sergisi gerçekleştirildi.

Riyad Belediyesi, Kuruluş Günü dolayısıyla başkentin ana arterlerini ve meydanlarını 5 binden fazla dekoratif aydınlatmayla süsledi. Bu düzenlemeler, şehrin farklı mahallelerinde günün görünürlüğünü artırırken, devlet tarihine duyulan gururu yansıtan bütüncül bir görsel atmosfer oluşturdu.

fdvfd
Cidde, Kuruluş Günü münasebetiyle kutlama programı başlattı (SPA)

Aydınlatma çalışmaları, devlet tarihine duyulan aidiyet ve gururun sembolü olarak başkent sokaklarında kimlik ile ışığı bir araya getirdi. Yollar ve meydanlar, 299 yıllık inşa ve fedakârlık sürecini simgeleyen millî tablolar hâline dönüştü. Bu görüntü, Kuruluş Günü’nün vatandaşların gönlündeki yerini ve liderliğe bağlılık anlamlarını yansıttı.

Riyad Belediyesi, park ve meydanlardaki etkinliklerini sürdürerek, kamusal alanlarda Kuruluş Günü’nün görünürlüğünü artırdı ve tarihî köklere duyulan gururu pekiştirdi.

Kutlamalar yalnızca başkentle sınırlı kalmadı. Kral Selman’ın her yıl 22 Şubat’ın “Kuruluş Günü” olarak kabul edilmesine ilişkin kraliyet kararnamesi yayımlamasından bu yana beşinci kez kutlanan bu millî münasebet kapsamında, 13 Suudi bölgesinde eş zamanlı etkinlikler düzenlendi.

Cidde’de birkaç gün sürecek kapsamlı bir program başlatıldı. Şehrin ana yolları, meydanları, kapıları ve parkları süslenirken, 22 Şubat’ta Prens Macid Parkı’nda sahra etkinlikleri düzenlendi. Programda doğan ve at gösterileri, el sanatları köşeleri, çocuk etkinlikleri, resim ve kına faaliyetleri yer aldı. Cidde’deki kutlamalar, Kuruluş Günü’nün tarihî derinliğini ve millî kimlikle gurur duygusunu yansıttı.

Tabuk bölgesinde ise kamu ve özel sektör kurumlarının katılımıyla şehir ve vilayetlerde 23 millî, kültürel ve miras temalı etkinlik düzenlendi. Bu faaliyetler, münasebetin tarihî derinliğini ortaya koyarken aidiyet ve millî kimlik değerlerini güçlendirdi.