Beyrut: Mali yetersizlikler Değişim Güçleri’nin imajını olumsuz etkiledi

Lübnanlı bir kadın, Beyrut’ta bir seçim merkezinde oy kullanıyor (AFP)
Lübnanlı bir kadın, Beyrut’ta bir seçim merkezinde oy kullanıyor (AFP)
TT

Beyrut: Mali yetersizlikler Değişim Güçleri’nin imajını olumsuz etkiledi

Lübnanlı bir kadın, Beyrut’ta bir seçim merkezinde oy kullanıyor (AFP)
Lübnanlı bir kadın, Beyrut’ta bir seçim merkezinde oy kullanıyor (AFP)

Beyrut’un ikinci seçim bölgesindeki rekabet, seçmenlerin çoğunluğunun Sünni mezhebine mensup olması nedeniyle ‘rekabeti koruyan’ olarak adlandırıldı. Sabah saat 07:00’de sandıkların açılmasıyla birlikte seçim bölgesindeki sandıklar, yoğun bir katılıma sahne olurken, oy kullanmak için uzun kuyruklar oluştu.
Seçimleri boykot eden (Sünni) Müstakbel Hareketi’nin yandaşlarının sosyal medyada yayınladıkları fotoğraflar dışında, ‘büyük bir boykot’ yaşanmadı.
Türkiye’de yaşayan Nazik, Beyrut’ta oyunu kullanmak için 48 saatliğine Lübnan’a döndüğünü belirtti. Nazik, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada “Boykot edecektim ama Beyrut’un bizim oylarımıza ihtiyacı olduğunu hissettim. Ülkenin Hizbullah’ın eline geçmesini ve onun silahlarını kabul etmeyeceğiz” dedi.
10 seçim listesinin yer aldığı Beyrut-2 seçim bölgesinde eski Başbakan Fuad Sinyora’nın desteklediği ‘Yön Beyrut’, Milletvekili Fuad Mahzumi’nin listesi ‘Beyrut Bidiha Kalb’, ‘Projeler Cemiyeti’ tarafından desteklenen ‘Beyrut için’, Değişim Güçleri’nin listesi olan ‘Değişim Beyrut’ ve (Şii) Hizbullah, (Şii) Emel Hareketi ile (Maruni Hristiyan) Özgür Yurtsever Hareket’in (ÖYH) listesi ‘Beyrut’un Birliği’nin listeleri arasında kıyasıya rekabet yaşanıyor.
Ömer ez-Zaani Ortaokulu’nda kadın seçmenler oylarını kullanacakları kabinlere girmek için saatlerce bekledi. Seyyide Nihad, Şarku’l Avsat’a oy kullanmak üzere kendilerini caydırma amaçlı olarak kötü niyetli bir girişimle ‘zaman kaybetme ve yavaşlatma’ için çabalayan sandık görevlilerini eleştirdi. “Üç saat kuyrukta beklediğim doğru ama yakıt ve bir somun ekmek için daha uzun süre kuyruğa girdik. Değişim umuduyla ilave kuyruklarda duracağız” dedi.
Beyrut-2 seçim bölgesinde Şiilerin oy kullandığı merkezler de kalabalığa tanık oldu. El-Balat Sokağı’ndan Abdulkadir, bir lisenin bahçesinde birkaç kişiyle birlikte Hizbullah’ı destekleyen sloganlar attı.
El-Başura bölgesinde ise Emel Hareketi yandaşları, motosikletlerle turlar atarak ellerinde bayraklar salladı. Hizbullah Genel Sekreter Yardımcısı Şeyh Naim Kasım, el-Başura bölgesinde oy kullanırken, “Savaş, siyasi tercihler savaşıdır ve seçimlerden sonra kimsenin parlamentonun temsili gücü olmadığını söyleme hakkı yoktur” açıklamasında bulundu. Şeyh Naim Kasım, “Sonuçları ne olursa olsun kabul ediyor ve herkese el uzatıyoruz. Çünkü kalkınma ve emek gerektiren bir aşama ile karşı karşıyayız” dedi.
Çoğunluğun Hristiyan olduğu el-Eşrefiyye, Remeil, el-Mudavvar ve Saifi’yi içeren Beyrut-1 seçim bölgesinde ise  geleneksel partilere oy kullanıldı. Değişim Güçleri, bölge halkının Beyrut Limanı’nın büyük bir bölümünde hasara ve birçok vatandaşın ölümüne yol açan patlamadan gördüğü zarar sonrasında seçmenlerin ruh hallerinde değişiklikler olduğunu belirtti.
Bu duruma rağmen oy kullanma merkezlerinin kapılarının açılmasıyla az bir katılıma tanık olundu. Ancak seçim sahnesi, geleneksel siyasi güçlerin egemenliğini yansıttı. Sassine- el-Eşrefiyye’de seçim arabalarının yoğunlaştığı alanlarda Hristiyan Lübnan Kuvvetleri Partisi ve ÖYH partilerinin bayrakları dalgalanıyor.
Beyrut-1’de 6 liste rekabet ediyor. Remeil’deki Azari Okulu oy kullanma merkezinde oyunu kullanan Ravi, Lübnan Kuvvetleri Partisine oy verdiğini söyledi. Şarku’l Avsat’a konuşan Ravi, “Lübnan Kuvvetleri, Hizbullah’ın projesi ve silahları karşısında olmaya devam edecek” dedi. Beyrut 1 ve 2’de siyasi güçlerin listelerine bağlı seçim arabalarının yoğun varlığı dikkat çekici düzeydeydi. Mali yetersizlikler nedeniyle Değişim Güçleri listesi, bu seçim bölgesinde yoktu. Bu ise, listelerin imajları açısından kötü bir izlenim uyandırdı.
Lübnan'da 2009'da yapılan seçimlerde (Şii) Hizbullah ve müttefikleri seçimleri kaybederek çoğunluğu elde edememişti. Ancak Hizbullah silah gücü ile hükümete baskı kurarak, koalisyon hükümetinde yer almayı başardı.

718 aday 128 sandalye için yarıştı
Lübnan'da dün yapılan genel seçimlerde 128 sandalyeli Mecliste yer alabilmek için 15 seçim bölgesinde 103 listede kayıtlı toplamda 718 aday yarıştı.
Ülkede 2018'de 3 milyon 746 bin olan seçmen sayısı, bu sene 3 milyon 967 bine ulaştı.
Pazar günü yapılan genel seçimlerden önce 6 ve 8 Mayıs'ta yurt dışında diaspora için düzenlenen oy kullanımın işlemleri tamamlandı. Diasporada seçime katılım oranı yüzde 60 seviyesinde oldu. 58 ülkede kayıtlı 225 bin Lübnanlı seçmenden yaklaşık 135 bini oy kullandı.
Yurt dışındaki seçmen sayısı toplam seçmen sayısının yüzde 5,5'ine tekabül ediyor.
Lübnan'da 1989'da yapılan Taif Anlaşması'na göre Meclisteki milletvekili dağılımı: “28 Sünni, 28 Şii, 8 Dürzi, 34 Maruni Hristiyan, 14 Ortodoks, 8 Katolik, 5 Ermeni, 2 Alevi, 1 milletvekili de Hristiyanlar içerisindeki azınlıklar” şeklinde gerçekleşiyor.



ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
TT

ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)

Suriye kaynakları Şarku’l Avsat'a, ABD arabuluculuğuyla Suriye'nin güneyindeki Süveyda vilayetinde bir esir takası konusunda görüşmelerin devam ettiğini doğruladı.

İl yönetiminin medya ilişkileri direktörü Kuteyba Azzam, Suriye hükümeti ile Şeyh el-Akl ve Hikmet el-Hicri'ye bağlı "Ulusal Muhafız Kuvvetleri" arasında, esir takası anlaşmasına varılması amacıyla görüşmelerin yapıldığını belirtti.

Medyada yer alan haberlere göre ABD elçisi Tom Barrack'ın ofisi, 2025 yazındaki olaylardan bu yana Şam kırsalında gözaltında tutulan Süveyda'dan 61 sivilin serbest bırakılması karşılığında, Savunma ve İçişleri Bakanlıklarından "Ulusal Muhafızlar" tarafından Süveyda'da tutulan 30 mahkumun teslim edilmesini içeren anlaşmanın sonuçlandırılması için her iki taraftan da onay aldı.

Süveyda Valisi Mustafa Bakur, geçen ay Suriye hükümetinin bu sivilleri aşiret güçlerinden teslim aldığını ve takas ayarlamak üzere gözaltına aldığını duyurdu.

Geçtiğimiz temmuz ayındaki olaylardan dolayı gözaltına alınanların serbest bırakılması, geçen eylül ayında Şam'dan Amerikan ve Ürdün'ün desteğiyle açıklanan "yol haritasının" maddelerinden biridir.


Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
TT

Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)

Filistin Sağlık Bakanlığı, 19 yaşındaki ABD vatandaşı Filistinli Nasrallah Muhammed Cemal Ebu Siyam’ın, çarşamba gecesi Batı Şeria’da bir İsrailli yerleşimcinin açtığı ateş sonucu ağır yaralandıktan sonra hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bakanlık, Ebu Siyam’ın çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria’da, Ramallah yakınlarında bulunan Mihmas köyünde vurulduğunu bildirdi.

Reuters’a konuşan ABD Büyükelçiliği’nden bir yetkili ise şiddeti kınayarak, “ABD Dışişleri Bakanlığı için yurt dışındaki Amerikan vatandaşlarının güvenliği ve emniyetinden daha yüksek bir öncelik yoktur” ifadesini kullandı.

rgtbrgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu. (AFP)

İsrail güvenlik güçlerinin olası misillemesinden çekindiği için isminin açıklanmasını istemeyen Ebu Siyam’ın bir yakını, yerleşimcilerin köye koyun çalmak amacıyla baskın düzenlediğini öne sürdü.

Aralarında Ebu Siyam’ın da bulunduğu köylülerin hırsızlığı engellemeye çalıştığını, bunun üzerine yerleşimcilerin ateş açtığını ve Ebu Siyam ile birlikte bazı kişilerin yaralandığını söyledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise saldırılarda 5 kişinin yaralandığını, bunlardan 3’ünün -Ebu Siyam dahil- kurşunla yaralandığını bildirdi. Ajans, diğer yaralılara ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Reuters’ın olayla ilgili yorum talebine İsrail ordusu tarafından henüz yanıt verilmedi.

dcfgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninin ardından yas tutuyor. (Reuters)

Gazze Şeridi’nde Ekim 2023’te başlayan savaşın ardından Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri belirgin biçimde arttı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2026 yılında yerleşimci saldırıları nedeniyle yaklaşık 700 kişi yerinden edildi.

Uluslararası kuruluş, 2026’da Batı Şeria’da 9 Filistinlinin öldürüldüğünü, 2025 yılında ise bu sayının 240’ı aştığını bildirdi. Verilere göre 2025 yılında Batı Şeria’da iki İsrailli öldü.

İsrail, yerleşimci şiddetiyle ilgili nadiren iddianame düzenliyor. İsrailli izleme kuruluşu Yesh Din, 2025 yılı sonunda yaptığı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana belgeledikleri yüzlerce yerleşimci şiddeti vakasının yalnızca yüzde 2’sinde dava açıldığını duyurdu.

Son iki yılda Batı Şeria’da, aralarında aktivist Ayşenur Ezgi Eygi’nin de bulunduğu bazı ABD vatandaşları, İsrail güçleri ya da yerleşimciler tarafından öldürüldü.


Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.