Yapay zeka teknolojisi istekleri dijital görüntülere dönüştürebiliyor

Sitem yazılı emirlerle çalışıyor… Uzmanlar, sahte hikayeleri tanıtmak için kullanılacağından korkuyor

Talep üzerine D-E sistemi tarafından oluşturulan satranç oynayan iki kedinin fotoğrafı
Talep üzerine D-E sistemi tarafından oluşturulan satranç oynayan iki kedinin fotoğrafı
TT

Yapay zeka teknolojisi istekleri dijital görüntülere dönüştürebiliyor

Talep üzerine D-E sistemi tarafından oluşturulan satranç oynayan iki kedinin fotoğrafı
Talep üzerine D-E sistemi tarafından oluşturulan satranç oynayan iki kedinin fotoğrafı

Dünyanın en büyük yapay zeka laboratuvarlarından biri olan OpenAI'deki araştırmacılar, insanların görmek istediklerini açıklayarak basit bir adımda dijital görüntüler oluşturmasına olanak tanıyan bir teknoloji geliştiriyor.
Araştırmacılar bir robottan ve sürrealist ressam Salvador Dali'den bahseden 2008 yapımı Wall-e adlı animasyon filmine gönderme yaparak bu yeni teknolojiye DALL-E adını verdiler.

Dijital fotoğraf üretiyor
OpenAI yapay zeka laboratuvarı, çalışma için Microsoft'tan 1 milyar dolarlık fon aldı, ancak teknolojiyi henüz halkla paylaşmıyor. Ancak geçtiğimiz günlerde, sistemin arkasındaki araştırmacılardan biri olan Alex Nichol, sistemin nasıl çalıştığını gösterdi.
Nichol, sistemden avokado şeklinde  bir demlik istediğinde ve bu kelimeleri dev bir bilgisayar ekranına yazdırdığında, sistem ona koyu yeşil renkte bir avokado demliğinin on farklı görüntüsünü oluşturdu.
Nichol, “DALL-E avokado yaratmada gerçekten çok iyi” diye konuştu.
Ekrana –satranç oynayan kediler- yazıldığında 32 parçadan oluşan bir satrnaç tahtasının iki yanında oturan iki kediyi gösteren bir görsel oluşturdu. Ayı su altında trompet çalıyor yazıldığındaysa ayının trompetinin ucundan suyun yüzeyine doğru yükselen minik hava kabarcıklarını gösteren bir görsel oluşturdu.
DALL-E ayrıca görüntüleri düzenleyebiliyor. Örneğin Nichol ayının elindeki trompeti silip bir gitarla değiştirmesini istediğinde, sistem buna uydu ve ayının elinde gitar belirdi.
Yedi araştırmacıdan oluşan bir ekip, OpenAI'nin sonunda grafik sanatçılar gibi insanlar için bir araç olarak sunmayı planladığı ev dijital görüntüler oluştururken ve düzenlerken yeni kısayollar ve yeni fikirler sağlayacak teknolojiyi geliştirmek için iki yıl harcadı. Bilgisayar programcıları, yazılım kodu parçacıkları oluşturmak için OpenAI'nin benzer teknolojisine dayalı bir araç olan Copilot'u halihazırda kullanıyorlar.

DALL-E tarafından oluşturulan avokado çaydanlık görüntüleri

Yeni teknoloji endişe veriyor
Ancak birçok uzman DALL-E endişe verici buluyr ve bu tür bir teknoloji gelişmeye devam ettikçe, 2016 başkanlık seçimlerini sallamaya yardımcı olabilecek türden çevrimiçi kampanyaları besleyerek internette dezenformasyonun yayılmasına yardımcı olabileceğini söylüyorlar.
Arizona Üniversitesi’nde bilgisayar bilimi profesörü Subbarao Kambhampati, "Bunu iyi şeyler için kullanabilirsiniz, ancak kesinlikle her türlü çılgın, endişe verici uygulama için de kullanabilirsiniz ve buna karmaşık sahtekarlıklar da dahildir" dedi.
Yaklaşık beş yıl önce, dünyanın önde gelen yapay zeka laboratuvarları, dijital görüntülerdeki nesneleri tanımlayabilen ve hatta çiçekler, köpekler, arabalar ve yüzler dahil olmak üzere kendi görüntülerini oluşturabilen sistemler geliştirdi. Birkaç yıl sonra, laboratuvarlar komut dosyası oluşturma, makaleleri özetleme, soruları yanıtlama, tweet oluşturma ve hatta blog yazma konusunda aynı şeyleri yapabilen sistemler geliştirdi.
Şimdi, araştırmacılar yeni yapay zeka formları oluşturmak için bu teknolojileri bir araya getiriyor. DALL-E, hem dil özellikleri hem de görüntüleri işlediği ve bazı durumlarda ikisi arasındaki ilişkiyi kavradığı için ileriye doğru dikkate değer bir adım olma özelliği taşıyor.
Seattle'daki bir yapay zeka laboratuvarı olan Allen Yapay Zeka Enstitüsü'nün başkanı Oren Etzioni, "Artık daha iyi ve daha iyi teknoloji yaratmak için birden fazla, kesişen bilgi akışını kullanabiliriz" dedi.
Ancak bu yeni teknoloji mükemmel çalışmyor. Örneğin Nichol, DALL-E'den Eyfel Kulesi'ni aya koymasını istediğinde, bunu tam olarak kavrayamadı. Ay'ı kulenin üstüne gökyüzüne koydu. Kumla dolu bir oturma odası istediğinde, oturma odasından çok bir şantiyeye benzeyen bir resim ortaya çıktı.
Ancak Nichol, birkaç kelime ekleyerek veya çıkararak isteklerini biraz değiştirdiğinde, istediğini almayı başardı. Örneğin yeni durumda kumla dolu bir oturma odasında bir piyano istediğinde, görüntü daha çok oturma odasındaki bir kumsala benziyordu.

Nöral ağlar
DALL-E aslında yapay zeka araştırmacılarının beyindeki nöron ağı üzerinde gevşek bir şekilde modellenen matematiksel bir sistem olan sinir ağı dediği şeydir. Bu, akıllı telefonlarda sözlü komutları tanıyan ve sürücüsüz arabaların şehrin sokaklarında gezinirken yayaların varlığını tanımlayan teknolojinin aynısıdır.
Bir sinir ağı, büyük miktarda veriyi analiz ederek becerileri öğrenir. Örneğin, binlerce avokado fotoğrafındaki desenleri saptayarak bir avokadoyu tanımayı öğrenebilir. DALL-E, milyonlarca dijital görüntüyü ve her görüntünün neyi tasvir ettiğini açıklayan metin başlıklarını analiz ederken kalıpları arar. Bu sayede görseller ve kelimeler arasındaki bağlantıları tanımayı öğrenir.
Birisi DALL-E için bir görüntüyü tanımladığında, bu görüntünün içerebileceği bir dizi temel özellik oluşturulur. Özellik, bir trompetin kenarındaki çizgi veya bir oyuncak ayının kulağının tepesindeki eğri olabilir.
Daha sonra, difüzyon modeli adı verilen ikinci bir sinir ağı, görüntüyü oluşturur ve bu özellikleri gerçekleştirmek için gereken pikselleri üretir. Sistemi açıklayan bir araştırma makalesinde yakın zamanda açıklanan Dal-E'nin en son sürümü, genellikle fotoğraf gibi görünen yüksek çözünürlüklü görüntüler ürettiği belirtildi.
DALL-E genellikle birinin ne tanımladığını anlamakta başarısız olsa ve bazen ürettiği görüntüyü karıştırsa da, OpenAI teknolojiyi geliştirmeye devam ediyor. Araştırmacılar, daha büyük miktarlarda veri besleyerek bir sinir ağının becerilerini sıklıkla geliştirebilirler.
Araştırmacılar aynı kavramları yeni veri türlerine uygulayarak daha güçlü sistemler de kurabilirler. Allen Enstitüsü kısa süre önce, görüntü ve metnin yanı sıra sesi de analiz edebilen bir sistem oluşturdu. Ses parçaları ve altyazılar da dahil olmak üzere milyonlarca YouTube videosunu analiz ettikten sonra, TV şovlarında veya filmlerde havlayan bir köpek veya kapanan bir kapı gibi belirli anları belirlemeyi öğrendi.
Uzmanlar, araştırmacıların bu tür sistemleri geliştirmeye devam edeceğine inanıyor. Sonuç olarak, bu sistemler şirketlerin arama motorlarını, dijital asistanları ve diğer yaygın teknolojileri geliştirmesine ve grafik sanatçıları, programcılar ve diğer profesyoneller için yeni görevleri otomatikleştirmesine yardımcı olabilir.
Bununla birlikte, bu teknolojinin bazı eksiklikleri var. Çünkü yapay zeka sistemleri, becerilerini geniş elektronik metin, resim ve önyargılı veri koleksiyonlarından elde ettikleri için kadınlara ve beyaz olmayan insanlara karşı ayrımcılık yapar ve ayrıca pornografik içerik, nefret söylemi üretmek için kullanılabilirler. Nihayetinde uzmanlar, teknolojinin, insanların çevrimiçi gördükleri her şeyden şüphe duyacakları noktaya kadar yanlış bilgi yaratılmasını kolaylaştıracağına inanıyor.
"Sahte metin yapabiliriz. Birinin sesine metin koyabiliriz. Görüntüler ve videolar oluşturabiliriz. Çevrimiçi zaten dezenformasyon var, ancak endişe, bu dezenformasyonun yeni seviyelere taşınmasıdır." diyor Dr. Etzioni.
OpenAI şirketi, DALL-E üzerinde, dışarıdan gelenlerin istediği gibi kullanmaması için sıkı kontroller yapıyor ve ürettiği her resmin köşesine bilinçli olarak kendisine ait bir işaret koyuyor. Son olarak laboratuvar, Nisan ayı ortasında, yalnızca küçük bir grupla sınırlı olmak üzere için test etmek isteyenler için sistemin bir denemesini başlattı.

*Şarku’l Avsat okurları için New York Times’tan tercüme edilmiştir.



NASA, Mars'ta akan suyun en eski kanıtlarından birini buldu

Perseverance, Mars'ta geçirdiği 5 yılda yaklaşık 40 kilometre yol kat etti (NASA)
Perseverance, Mars'ta geçirdiği 5 yılda yaklaşık 40 kilometre yol kat etti (NASA)
TT

NASA, Mars'ta akan suyun en eski kanıtlarından birini buldu

Perseverance, Mars'ta geçirdiği 5 yılda yaklaşık 40 kilometre yol kat etti (NASA)
Perseverance, Mars'ta geçirdiği 5 yılda yaklaşık 40 kilometre yol kat etti (NASA)

NASA'nın keşif aracı Perseverance, Mars'ta bir zamanlar akan su kütleleri olduğuna dair bugüne kadarki en eski kanıtlardan birini buldu.

Su, yaşam için elzem olduğundan bilim insanları Mars'ın geçmişinde bu bileşiği özellikle arıyor. 

Son yıllarda giderek artan bulgular Kızıl Gezegen'in, yaklaşık 4,5 milyar yıllık ömrünün ilk dönemlerinde su ve belki de mikrobiyal yaşama ev sahipliği yaptığına işaret ediyor.

2021'den beri gezegenin Jezero Krateri'nde keşif çalışmaları yürüten Perseverance, yerin altında eski bir deltanın kalıntılarını tespit ederek bu kanıtlara bir yenisini ekledi. 

NASA'nın keşif aracındaki RIMFAX radarı, aşağıya gönderdiği dalgalarla yeraltındaki yapıların haritasını çıkarabiliyor.

Kaliforniya Üniversitesi Los Angeles kampüsünden araştırmacılar, cihazın Eylül 2023 ila Şubat 2024'teki verilerini inceleyerek 35 metre derinlikteki nehir deltasını ortaya çıkardı. RIMFAX daha önce bu kadar derinden veri sunmamıştı.

Bulgular, bir nehrin göl gibi daha büyük bir su kütlesine girdiği yerde oluşan, yelpaze şeklinde geniş bir tortu birikimine işaret ediyor.

rtgrt
RIMFAX, Mars yüzeyinin altındaki nehir sistemini ortaya çıkardı (NASA)

Bilim insanları deltanın yaklaşık 3,7 ila 4,2 milyar yıllık olduğunu tespit etti. Bu yapının yakınlarında, yüzeyde saptanan Batı Deltası isimli oluşum ise 3,5 ila 3,7 milyar yıl önceye tarihlenmişti.

Yeni keşfedilen delta, Mars'ın geçmişinde akan su olduğuna dair en eski kanıtlardan biri.

Bulguları hakemli dergi Science Advances'ta dün (18 Mart) yayımlanan çalışmanın başyazarı Emily Cardarelli şöyle diyor:

RIMFAX'in haritaladığı özelliklerden yola çıkarak Jezero Krateri'nin, Jezero'nun Batı Deltası'nın oluşumundan önce var olan ve biyoimzaların korunmasına elverişli, su açısından zengin eski bir ortama ev sahipliği yaptığına inanıyoruz.

Biyoimza, yaşamın varlığına işaret eden kimyasal veya fiziksel kanıtları ifade ediyor. Çalışma aynı zamanda gezegende yaşamın var olabileceği tarihi de geriye atıyor.

Cardarelli "RIMFAX, bugünkü deltadan daha eski bir yeraltı delta ortamını ortaya çıkardı ve bu, Jezero'daki potansiyel yaşanabilirlik dönemini daha da geriye götürüyor" ifadelerini kullanıyor.

Daha önce NASA'nın hem Perseverance hem de Curiosity araçları, Mars'ta antik yaşamın varlığına güçlü bir şekilde işaret eden bulgular tespit etmişti.

Çin'in Zhurong aracıysa Mars'ta yaklaşık 3,6 milyar yıl önce bir okyanusun yanı sıra "tatil yeri tarzı" plajlar olabileceğini bulmuştu. 

Cardarelli "Zaman içinde çeşitli araçların iniş alanlarında, geçtiğimiz bölgelerde ve yörünge görüntülerinde Mars yüzeyinde sıvı su olduğuna dair giderek daha fazla kanıt gördük. Suyun akmış olabileceği kanalları, bir zamanlar suyun biriktiği krater göllerini ve kaya çıkıntıları olarak biriken ve artık yerin altına gömülü kalıntılar olan delta tortularını bu araştırmayla gördük" diyerek ekliyor:

Mars çeşitliliğe sahip bir gezegen ve her keşif görevi, kayalık komşumuzun gizemli geçmişi ve erken gelişiminin bir başka parçasını ortaya çıkarıyor.

Independent Türkçe, Reuters, IFLScience, Science Advances


Samanyolu'nun komşu galaksisi, uzaya dair anlayışımızı değiştiriyor

Fotoğraf: NASA
Fotoğraf: NASA
TT

Samanyolu'nun komşu galaksisi, uzaya dair anlayışımızı değiştiriyor

Fotoğraf: NASA
Fotoğraf: NASA

Araştırmacılar, bizimkine komşu bir galaksinin beklenmedik şekillerde dönüşüm geçirdiğini ve bunun uzaya bakış açımızı değiştirebileceğini söylüyor.

Samanyolu Galaksisi'nin en yakın komşularından Küçük Macellan Bulutu (KMB), Dünya'dan çıplak gözle görülebiliyor. Adından da anlaşılacağı gibi, yüksek miktarda gazdan meydana gelen bu küçük galaksi, yoldaşı olan Büyük Macellan Bulutu'yla (BMB) birlikte, kütleçekim kuvvetiyle bizim galaksimize bağlı.

Bizimki de dahil bu üç galaksi yüz milyonlarca yıldır birbirleriyle etkileşim halinde. Bu yakın ilişki, KMB'nin en çok incelenen galaksilerden biri olmasına yol açarken gökbilimciler, bu gökadanın yıldızları ve gazına dair ayrıntılı kataloglar oluşturarak nasıl hareket ettiğini anlamaya çalışıyor.

Ancak bu araştırmalar, galaksinin sıradışı yapısı hakkındaki basit bir soruyu yanıtlayamıyordu. Yıldızları, normaldeki gibi merkezinin etrafında dönmüyor ve gökbilimciler bunun nedenini anlamakta zorlanıyor.

Araştırmacılar, bu sıradışı hareketi artık anlamış olabileceklerini düşünüyor. Yeni çalışmayı yürüten gökbilimciler, bunun KMB'yle BMB arasındaki bir çarpışma sonucu gerçekleştiğini öne sürüyor.

Bulgular, bu gizemi açıklamaya yardım etse de uzayın geri kalanını anlamamız üzerinde de sonuçlar doğurabilir çünkü KMB, diğer galaksileri anlamada sıklıkla bir referans noktası olarak kullanılıyor.

Arizona Üniversitesi'nde lisansüstü öğrencisi ve makalenin başyazarı Himansh Rathore, "Bir galaksinin dönüşümünü canlı canlı izliyoruz" diyor. 

KMB, galaksilerin nasıl evrimleştiği açısından kritik önem taşıyan son derece dönüştürücü bir süreci ön sıradan izleme fırsatı sunuyor.

Araştırmacılar KMB'nin, yaklaşık birkaç yüz milyon yıl önce BMB'nin diskine tam ortadan çarptığını düşünüyor. Daha büyük komşunun kütleçekimi, KMB'nin yapısını değiştirerek yıldızlarını rastgele bir harekete soktu ve gazı da KMB'nin gazına baskı uygulayarak rotasyonunu bozdu.

Rathore, "Elinize su damlacıkları serpiştirip havada hareket ettirdiğinizi hayal edin; hava hızla geçerken, uyguladığı basınç nedeniyle damlacıklar savrulur. KMB, BMB'yi delip geçerken gazına buna benzer bir şey oldu" ifadelerini kullanıyor.

Araştırma, KMB'yi diğer galaksiler için bir tür ölçüt olarak kullanmanın yanlış olabileceğini öne sürüyor. Yeni makalenin bir diğer araştırmacısı Gurtina Besla "KMB sisteme büyük miktarda enerji yükleyen feci bir çarpışma yaşadı. Bu, kesinlikle 'normal' bir galaksi değil" diyor.

Çalışma, The Astrophysical Journal'da yayımlanan "A Galactic Transformation - Understanding the SMC’s Structural and Kinematic Disequilibrium" (Galaktik Bir Dönüşüm: KMB'nin Yapısal ve Kinematik Dengesizliğini Anlamak) başlıklı yeni makalede anlatılıyor.

Independent Türkçe


Apple, tartışmalı Sıvı Cam tasarımından vazgeçmiyor

Fotoğraf: Apple
Fotoğraf: Apple
TT

Apple, tartışmalı Sıvı Cam tasarımından vazgeçmiyor

Fotoğraf: Apple
Fotoğraf: Apple

Yeni bir habere göre Apple, şimdiye kadarki en tartışmalı tasarım kararlarından birine sadık kalıyor.

Geçen yıl Apple, iOS 26'yı ve bununla birlikte iPhone'un yanı sıra diğer işletim sistemlerinin görünümünü de değiştiren yeni tasarım "Sıvı Cam"ı piyasaya sürmüştü.

Apple, yeni tasarımın telefonun içeriğini vurguladığını ve görünümünü güncellediğini belirtmişti. Ancak birçok kullanıcıdan eleştiri almıştı; kullanıcılar tasarımın görsel bakımdan çekici olmadığından ve cihazların okunmasını zorlaştırdığından yakınmıştı.

Bu eleştiriler, Apple'ın baş tasarımcısı Alan Dye'ın Meta'ya gitmesi ve yerine uzun süredir Apple tasarımcısı olan Steve Lemay'in gelmesiyle geçen yılın sonunda doruk noktasına ulaşmış gibi görünüyordu. Bu durum, Apple'ın kararı geri alıp eski tasarımının bir kısmını geri getirebileceği yönünde spekülasyonlara yol açmıştı.

Bloomberg'ün yeni haberi, bunun gerçekleşmeyeceğini gösteriyor. Habere göre Lemay, yeni tasarımın "itici gücü" olmuş ve geliştirilmesine öncülük etmiş.

Ancak Bloomberg'ün haberine göre, şirketin güncellemelere gelecek yılın adını verme politikasına uygun olarak iOS 27 adını alacak iPhone yazılımının yaklaşan sürümü, kullanıcıların cam efektini azaltmasına olanak tanıyan bir kaydırma çubuğu içerebilir.

Apple, mevcut iOS 26'da da bu efekti azaltmak için bir kaydırma çubuğu üzerinde çalışmış ancak bunu yalnızca kilit ekranına dahil etmişti. Habere göre, kaydırma çubuğunu menülerin tasarımının diğer bölümleriyle uyumlu hale getirmekte zorlanmıştı.

Daha sonra şirket, cam efektinin bir kısmını da azaltan bir "şeffaflığı azalt" ayarı tanıttı.

Bloomberg'den Mark Gurman, bu özelliği tasarımın geri kalanına getirmek ve diğer tasarım iyileştirmelerine odaklanmanın, yeni tasarım hakkındaki tartışmaların "bir kez daha önemli ölçüde değişebileceği" anlamına gelebileceğini söylüyor. Gurman'ın, yaklaşan değişiklikleri Apple resmen duyurmadan bildirmek konusunda güçlü bir sicili var.

Independent Türkçe