Libya Başbakanı Dibeybe, halkın birlik olarak "terör" girişimini yendiğini söyledi

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA
TT

Libya Başbakanı Dibeybe, halkın birlik olarak "terör" girişimini yendiğini söyledi

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA

Libya Başbakanı Abdulhamid Dibeybe, Tobruk'taki Temsilciler Meclisinin Başbakanlığa seçtiği Fethi Başağa'nın başkent Trablus'a gelmesinin ardından yaşanan silahlı çatışmalara işaret ederek, "Bu terörü, birlik olarak ve söz birliği yaparak yendik" dedi.
"Hukumetena" adlı resmi sosyal medya sayfasında yayınlanan görüntülü konuşmasında Dibeybe, Başağa'nın bu sabahTrablus'a gelmesinin ardından bölgede yaşanan silahlı çatışmalarla ilgili açıklamalarda bulundu.
Konuşmasında Dibeybe, "Bu terörü birlik olarak ve söz birliği yaparak yendik, fitneye sebebiyet vermeye çalışanları engelledik" ifadelerini kullandı.
Emniyet güçlerine güvenliği yeniden sağladıkları için teşekkür eden ve hüzünlü bir gün geçirdiklerini ancak başkentte herkesin iyi olmasından dolayı şükrettiğini dile getiren Dibeybe, "Libyalıların kanının dökülmemesi adına, Trablus'a girmeye çalışanların çıkışları için güvenli bir koridor açılmasına izin verdim" diye konuştu.
Dibeybe, başkentte güvenliğin tamamen sağlandığını belirterek, "Tüm diplomatik misyonlara, ülke temsilcilerine ve büyükelçiliklere Trablus'ta güvenlik durumunun istikrarlı olduğunu ve normal görevlerini yerine getirebileceklerini temin ederiz" dedi.
Yaşanan olaylardan sonra Trablus sokaklarında dolaştığını aktaran Dibeybe, şunları kaydetti:
"Libyalıların gözlerinde, silahlı kişilerin Trablus'a sızma girişiminden sonra korku ve güvensizlik ortamına geri dönülmesinden duydukları endişeyi gördüm ama aynı zamanda umut ve karşı koyma gücünü de gördüm."

Dibeybe'den "siyasi intihar" benzetmesi
"Siyasi olarak intihar edenlerin" gecenin geç saatlerinde "fitne çıkarma girişiminde bulunduğunu" söyleyen Dibeybe, "Silahlı ve zırhlı araçlarla kente girerek korku saldılar" dedi.
İktidarı ancak seçilmiş bir hükümete devredeceğini yineleyen Dibeybe, "Seçimleri bu yılın ortasında yapmaya hazır olduğumuzu ilan ediyoruz ancak Yüksek Seçim Komisyonunda hala seçimlerin yapılmasını engellemeye çalışan kesimler var" şeklinde konuştu.
Tobruk'taki Temsilciler Meclisi tarafından şubat ayında Başbakan seçilen Başağa, sabah saatlerinde Trablus'a gelmişti.
Daha sonra Ulusal Birlik Hükümeti taraftarları ile Başağa'yı destekleyen silahlı gruplar arasında çatışma yaşanmış bunun üzerine Başağa, Trablus'tan ayrılmıştı.

Başağa ve Dibeybe hükümetleri
Libya’da devlet başkanlığı ve parlamento seçimlerinin planlanan 24 Aralık 2021'de yapılamaması üzerine, Tobruk'taki Temsilciler Meclisi 10 Şubat'ta ülkenin batısındaki milletvekillerinin çoğunun katılmadığı bir oturumda Başağa'yı başbakan seçmişti.
Libya Ulusal Birlik Hükümeti Başbakanı Dibeybe ise Temsilciler Meclisini Cenevre Anlaşması'nda belirlenen yol haritasından ayrılmakla suçlayarak, görevinin başında olduğunu, görevi ancak seçilmiş bir hükümete teslim edeceğini açıklamıştı.
Ülkede yaklaşık 3 aydır Dibeybe ve Başağa'nın liderlik ettiği iki ayrı hükümet bulunuyor.



Hizbullah’a "son şans" tavsiyesi

Lübnanlılar, ateşkes anlaşmasının uygulanmasının ardından 27 Kasım 2024'te Beyrut'un güney banliyölerine geri döndüler (Arşiv- EPA)
Lübnanlılar, ateşkes anlaşmasının uygulanmasının ardından 27 Kasım 2024'te Beyrut'un güney banliyölerine geri döndüler (Arşiv- EPA)
TT

Hizbullah’a "son şans" tavsiyesi

Lübnanlılar, ateşkes anlaşmasının uygulanmasının ardından 27 Kasım 2024'te Beyrut'un güney banliyölerine geri döndüler (Arşiv- EPA)
Lübnanlılar, ateşkes anlaşmasının uygulanmasının ardından 27 Kasım 2024'te Beyrut'un güney banliyölerine geri döndüler (Arşiv- EPA)

Lübnan bakanlık kaynakları Şarku’l Avsat'a, Hizbullah'a Mısır, Katar ve Türkiye'den "son şans tavsiyesi" niteliğinde mesajlar gönderildiğini, bunun amacının Lübnan'ı İsrail saldırısından kurtarmak ve böylece Lübnan halkının ezici çoğunluğu ile uluslararası toplum arasındaki uçurumu daha da derinleştirmemek olduğunu açıkladı.

Kaynaklara göre, bu mesajlar bölgesel ve uluslararası baskının artması ve partinin devlet çerçevesi dışında silah bulundurmaya devam etmesinin Lübnan'ı siyasi ve ekonomik izolasyona, ayrıca askeri çatışma olasılığına maruz bırakabileceği uyarılarının ardından geldi.


Suriye: Halep'te düzenlenen intihar saldırısında bir polis öldü, iki kişi yaralı

Suriye polisi, Halep'te bir DEAŞ hücresine karşı düzenlenen güvenlik operasyonunda
Suriye polisi, Halep'te bir DEAŞ hücresine karşı düzenlenen güvenlik operasyonunda
TT

Suriye: Halep'te düzenlenen intihar saldırısında bir polis öldü, iki kişi yaralı

Suriye polisi, Halep'te bir DEAŞ hücresine karşı düzenlenen güvenlik operasyonunda
Suriye polisi, Halep'te bir DEAŞ hücresine karşı düzenlenen güvenlik operasyonunda

Suriye İçişleri Bakanlığı dün yaptığı açıklamada, DEAŞ bağlantılı olduğundan şüphelenilen bir intihar bombacısının yılbaşı gecesi kuzeydeki Halep kentinde bir kiliseyi hedef aldıktan sonra güvenlik devriyesinin yakınında patlayıcı kemerini infilak ettirdiğini, bir polis memurunun öldüğünü ve iki memurun yaralandığını bildirdi.

Bakanlık sözcüsü Nureddin el-Baba, saldırganın kimliğini belirlemek için soruşturmaların devam ettiğini söyledi. Devlet televizyonuna yaptığı açıklamada, "Halep'te devriyenin yakınında patlayıcı kemeriyle kendini havaya uçuran kişinin DEAŞ ile ideolojik veya örgütsel bir bağlantısı olması muhtemeldir" dedi.

Bu saldırı, Suriye yetkililerinin DEAŞ ile mücadelede ABD güçleriyle iş birliğini güçlendirdiği bir dönemde gerçekleşti. Saldırının sorumluluğunu henüz hiçbir grup üstlenmedi.

Aralık ayının başlarında, Suriye'de ABD-Suriye ortak askeri konvoyunu hedef alan ve DEAŞ'lı olduğundan şüphelenilen bir saldırgan tarafından iki ABD askeri ve bir sivil tercüman öldürülmüştü. ABD ordusu, ülkedeki onlarca DEAŞ hedefine yönelik geniş çaplı bir saldırıyla karşılık vermişti.

İçişleri Bakanlığı dün yaptığı açıklamada, saldırının Halep'in Bab el-Ferec mahallesinde gerçekleştiğini belirtti. Resmi Suriye haber ajansı SANA tarafından yayınlanan görüntülerde, intihar bombacısının saldırısı sonucu tahrip olmuş bir taş sokak ve sokak boyunca dağılmış enkaz ve bükülmüş metal parçaları görülüyordu.

Suriye, kasım ayında Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara'nın Beyaz Saray'ı ziyaret etmesiyle varılan anlaşma doğrultusunda, DEAŞ'a karşı ABD liderliğindeki koalisyonla iş birliği yapıyor.

Öte yandan, Suriye Enerji Bakanlığı, güney bölgesinde yüksek gerilim hatlarını hedef alan bir saldırı olduğunu ve Şam ile kırsal kesimine elektrik sağlayan şebekenin etkilendiğini bildirdi.


Lahbib: İsrail'in Gazze'de uluslararası insani yardım kuruluşlarını yasaklama planları, yardımların engellenmesi anlamına geliyor

İnsani yardım malzemesi yüklü tırlar Kerem Şalom Sınır Kapısı’ndan Gazze Şeridi'ne giriyor. (DPA)
İnsani yardım malzemesi yüklü tırlar Kerem Şalom Sınır Kapısı’ndan Gazze Şeridi'ne giriyor. (DPA)
TT

Lahbib: İsrail'in Gazze'de uluslararası insani yardım kuruluşlarını yasaklama planları, yardımların engellenmesi anlamına geliyor

İnsani yardım malzemesi yüklü tırlar Kerem Şalom Sınır Kapısı’ndan Gazze Şeridi'ne giriyor. (DPA)
İnsani yardım malzemesi yüklü tırlar Kerem Şalom Sınır Kapısı’ndan Gazze Şeridi'ne giriyor. (DPA)

Avrupa Komisyonu Eşitlik, Hazırlık ve Kriz Yönetimi Komiseri Hadja Lahbib bugün yaptığı açıklamada, İsrail’in Gazze Şeridi’nde uluslararası insani yardım kuruluşlarını yasaklama planlarının, hayat kurtaran yardımların bölgeye ulaşmasını engelleyeceğini belirtti.

Lahbib, X platformundaki hesabından yaptığı paylaşımda, Avrupa Birliği’nin (AB) tutumunun net olduğunu vurgulayarak, “Sivil toplum kuruluşlarının mevcut haliyle kayıt altına alınması yasasının uygulanması mümkün değil” dedi.

Lahbib, insani yardımların önündeki tüm engellerin kaldırılması gerektiğini vurguladı ve “Uluslararası insancıl hukuk, herhangi bir belirsizliğe yer bırakmıyor; yardımlar ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmalı” ifadesini kullandı.

İsrail medyası, hükümetin dün yaptığı açıklamaya dayanarak, Sınır Tanımayan Doktorlar, ActionAid ve Oxfam gibi onlarca insani yardım örgütünün lisanslarının iptal edileceğini ve bunların ‘terörle bağlantılı’ olduğu gerekçesiyle kapatılabileceğini duyurmuştu.

Bazı uluslararası yardım kuruluşları, kayıtlarının iptal edilmesi riskiyle karşı karşıya bulunuyor. Eğer 31 Aralık’a kadar İsrail makamlarının belirlediği yeni kriterlere uyum sağlamazlarsa, 60 gün içinde faaliyetlerini durdurmak veya Gazze Şeridi ve Batı Şeria’daki çalışmalarına kısıtlama getirmek zorunda kalabilirler.