Türkiye: DEAŞ üyesi 13 yabancı uyruklu gözaltına alındı

Türk ve Rus liderler arasındaki zirve yaklaşırken İdlib’de devriyeler devam ediyor. Mart 2020 (AP)
Türk ve Rus liderler arasındaki zirve yaklaşırken İdlib’de devriyeler devam ediyor. Mart 2020 (AP)
TT

Türkiye: DEAŞ üyesi 13 yabancı uyruklu gözaltına alındı

Türk ve Rus liderler arasındaki zirve yaklaşırken İdlib’de devriyeler devam ediyor. Mart 2020 (AP)
Türk ve Rus liderler arasındaki zirve yaklaşırken İdlib’de devriyeler devam ediyor. Mart 2020 (AP)

İçişleri Bakanlığı, Bursa Terörle Mücadele Şubesi ekipleri tarafından yürütülen operasyonla terör örgütü DEAŞ mensubu üç yabacı uyruklu kişinin gözaltına alındığını duyurdu.
Bakanlık tarafından dün yapılan açıklamada, yabancı uyruklu Muhammed Elali isimli örgüt mensubunun evinde ele geçirilen dijitaller materyaller üzerinde yapılan incelemeler sonrası Bursa'da operasyon başlatıldığı belirtildi. Açıklamada, operasyon sırasında DEAŞ terör örgütü mensubu yabancı uyruklu Halid Aljasem, Enes Elgannem ve Süleyman Elhamud yakalanarak gözaltına alındığı belirtilirken evde yapılan arama sonrasında dijital materyallere el konulduğu kaydedildi. Bu bağlamda Terörle Mücadele Ekipleri, Kayseri ve Kocaeli’de düzenlediği operasyonlarda DEAŞ’e üye olduğu ve terör örgütü içinde faaliyet gösterdikleriyle şüphesiyle 10 yabancı uyrukluyu gözaltına aldı.
Bakanlıktan yapılan açıklamada, Kocaeli Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi ekipleri tarafından terör örgütü DEAŞ’a yönelik düzenlenen operasyonla 9 yabancı uyruklu kişinin gözaltına alındığı ifade edilirken, şüphelilerin evlerinde yapılan aramalarda çok sayıda dijital materyalin yanı sıra bıçaklar ele geçirildi aktarıldı.
Soruşturma devam ediyor. Terörle Mücadele ekipleri tarafından terör örgütü DEAŞ ve DEAŞ ile bağlantısı bulunan hücrelere yönelik operasyonlar, önceki gün Şanlıurfa’da Ebi Enes el Kahtani kod adlı Beşşar el Mıhzan isimli Suriye uyruklu bir canlı bombanın yakalanıp tutuklanmasının ardından hız kazandı.
İçişleri Bakanlığı, Ebi Enes el Kahtani kod adlı teröristn yakalanmasında birlikte bu yıl DEAŞ’ın yapmayı planladığı 10’uncu canlı bomba eyleminde engellenmiş olduğunu bildirdi. Teröristin 2015 yılında terör örgütü DEAŞ’e katıldığını ve Suriye’de örgüt saflarında uzun süreli muharebe eğitimi aldığı aktarıldı. Güvenlik kaynakları, Kilis Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında el koyulan flash bellekteki inceleme sonucu DEAŞ terör örgütüne ait çok sayıda örgütsel doküman tespit edildiği ve Emniyet Genel Müdürlüğü TEM Daire Başkanlığı koordinesinde yürütülen çalışmada, örgütsel dokümanların çözülmesiyle operasyon başlatıldığını aktardı. Ardından eylem hazırlığındaki Şanlıurfa’daki Mıhzan’ın intihar saldırısı düzenlemekle görevlendirildiği kaydedildi.
Kaynaklar, halihazırda Şanlıurfa Emniyet Müdürlüğü’nde tutuklu bulunan Mıhzan’ın evinde yapılan aramada çok sayıda digital materyale el konulduğunu, ayrıca teröristin DEAŞ’ın üst üzey yetkilileriyle temas halinde olduğunu, yalnız kurt faaliyetlerinde bulunacağı ve önümüzdeki dönemde bir intihar saldırısı yürütmek üzere görevlendirildiğini kaydetti.
Güvenlik güçleri, 2017 yılının başında İstanbul’da Reina isimli gece kulübüne düzenlenen ve çoğu yabancı uyruklu 39 kişinin yaşamını yitirdiği, 69 kişinin de yaralandığı DEAŞ saldırısının ardından terör örgütü hücrelerine yönelik operasyonlarını sürdürüyor. DEAŞ daha önce, 2015-2017 yılları arasında Türkiye genelinde 300'den fazla kişinin ölümüne ve yüzlerce kişinin yaralanmasına neden olan bir dizi terör operasyonunun sorumluluğunu üstlendiğini açıklamıştı. İçişleri Bakanlığı'na göre Aralık 2015- Aralık 2020 döneminde, terör şüphesiyle 8 bin 143 yabancı sınır dışı edilirken, aynı nedenle yaklaşık 100 bin kişinin ülkeye girişi de yasaklandı.



Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
TT

Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)

ABD Başkanı Donald Trump bugün İran'a karşı sınırlı bir askeri saldırı düzenlemeyi düşündüğünü söyledi, ancak daha fazla ayrıntı vermedi.

ABD ordusu, İran'a karşı birkaç hafta sürebilecek ve güvenlik tesislerinin yanı sıra nükleer altyapıyı da bombalamayı içerebilecek bir operasyona hazırlanıyor.

İran'ı nükleer programı konusunda anlaşmaya varmaya zorlamak için sınırlı bir saldırıyı düşünüp düşünmediği sorulduğunda, Beyaz Saray'da gazetecilere, "Sanırım bunu düşündüğümü söyleyebilirim" dedi.

Trump dün, İran'ın bir anlaşmaya varması için 10 ila 15 günlük bir sürenin "yeterli" olacağına inandığını söyledi. Ancak görüşmeler yıllardır tıkanmış durumda ve İran, füze programını kısıtlama ve silahlı gruplarla bağlarını koparma yönündeki daha geniş ABD ve İsrail taleplerini görüşmeyi reddediyor.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre iki ABD yetkilisi, İran'la ilgili ABD askeri planlamasının ileri bir aşamaya ulaştığını ve seçenekler arasında bireyleri hedef alan bir saldırı, hatta Trump'ın emriyle Tahran'da rejim değişikliğinin de yer aldığını söyledi. Bu askeri seçenekler, diplomatik çabaların başarısız olması durumunda ABD'nin İran'la ciddi bir çatışmaya hazırlandığının son göstergesi.

Son haftalarda yapılan dolaylı görüşmelerde çok az ilerleme kaydedildi ve taraflardan biri veya her ikisi bunu savaşa hazırlıkta geciktirme taktiği olarak kullanıyor olabilir.

İran, geçen yıl İsrail ve ABD'nin nükleer ve askeri tesislerini hedef alan 12 günlük saldırılarının yanı sıra ocak ayındaki kitlesel protestoların şiddetle bastırılmasının ardından, hiç olmadığı kadar savunmasız bir konumda bulunuyor.

 İran'ın BM Güvenlik Konseyi'ne dün yazdığı mektupta, BM Büyükelçisi Emir Said İrevani, ülkesinin "gerilim veya savaş aramadığını ve savaş başlatmayacağını", ancak herhangi bir ABD saldırganlığına "kararlı ve orantılı bir şekilde" karşılık vereceğini belirtti.

Şöyle devam etti: “Bu koşullar altında, bölgedeki tüm düşman üsleri, tesisleri ve varlıkları, İran'ın savunma yanıtı çerçevesinde meşru hedefler olarak kabul edilecektir.”

Bu haftanın başlarında İran, dünyanın ticareti yapılan petrolünün yaklaşık beşte birinin geçtiği Körfez'in dar su yolu olan Hürmüz Boğazı'nda gerçek mühimmatlı tatbikatlar gerçekleştirdi. Ülke içinde de gerilim artıyor; yas tutanlar, 40 gün önce güvenlik güçleri tarafından öldürülen protestocuları anmak için törenler düzenliyor ve bazı gösterilerde yetkililerin tehditlerine rağmen hükümet karşıtı sloganlar atılıyor.


İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
TT

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)

İsrail güçleri bu sabah erken saatlerde Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında bir bombalama operasyonu gerçekleştirdi.

Lübnan'ın resmi Ulusal Haber Ajansı'na göre, büyük patlama saat 02:20'de meydana geldi.

İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasında, bir yıldan fazla süren ve partinin askeri ve liderlik altyapısına darbeler aldığı çatışmanın ardından, 27 Kasım'dan beri yürürlükte olan bir anlaşma bulunuyor.

Anlaşma, Lübnan ordusunun ve Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nün (UNIFIL) konuşlandırılmasının güçlendirilmesi karşılığında, Hizbullah savaşçılarının Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeden (sınırdan yaklaşık 30 km uzaklıkta) çekilmesini ve askeri altyapısının tasfiye edilmesini öngörüyordu.

Anlaşma ayrıca İsrail'in savaş sırasında girdiği tüm bölgelerden çekilmesini de öngörüyordu. Bununla birlikte, İsrail sınırın her iki tarafını da izleyebilmek için beş yüksek noktada askeri varlığını sürdürdü. Ayrıca, askeri hedefler veya Hizbullah unsurları olduğunu iddia ettiği yerlere neredeyse her gün saldırılar düzenliyor ve güçleri buldozerle yıkım ve tahribat operasyonlarına devam ediyor.


ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
TT

ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan bir pankart, ABD Adalet Bakanlığı binasına asıldı. Bu adım, Trump’ın Washington’daki bir kuruma kimliğini yansıtma yönündeki son girişimi olarak değerlendiriliyor.

Mavi renkli pankart, dün (perşembe) binanın bir köşesindeki iki sütun arasına yerleştirildi. Pankartta “Amerika’yı Yeniden Güvenli Hale Getirelim” sloganı yer aldı.

Trump, geçen yıl Beyaz Saray’a dönüşünden bu yana federal kurumlar üzerindeki varlığını ve nüfuzunu pekiştirmek için güçlü adımlar atıyor.

Trump, kültürel ve siyasi kurumları yeniden şekillendirirken kendisine yakın isimleri görevlendiriyor, önde gelen kurumların adlarını değiştiriyor ve geçmiş soruşturmalarla bağlantılı yetkilileri geri plana itiyor. Eleştirmenler ise bu adımların, siyasi iktidar ile normal şartlarda bağımsız olması gereken kamu görevleri arasındaki sınırları ortadan kaldırdığını savunuyor.

Geçen yıl Trump’ın fotoğrafını taşıyan pankartlar, ABD Çalışma Bakanlığı, ABD Tarım Bakanlığı ve Amerikan Barış Enstitüsü binalarına da asılmıştı.

Trump tarafından atanan bir yönetim kurulu, Aralık ayında John F. Kennedy Sahne Sanatları Merkezi’ne Trump adının eklenmesi yönünde oy kullandı. Ayrıca Washington’daki Amerikan Barış Enstitüsü binasına da Trump’ın adı verildi.

Son pankarta ilişkin soruları Beyaz Saray, Adalet Bakanlığı’na yönlendirdi. Bakanlık ise şu ana kadar yorum talebine yanıt vermedi.