Mukteda es-Sadr Irak'ta muhalefet saflarını güçlendirmeye mi çalışıyor?

Sadr Twitter paylaşımında muhalefet saflarına geçeceğini açıkladı (AFP)
Sadr Twitter paylaşımında muhalefet saflarına geçeceğini açıkladı (AFP)
TT

Mukteda es-Sadr Irak'ta muhalefet saflarını güçlendirmeye mi çalışıyor?

Sadr Twitter paylaşımında muhalefet saflarına geçeceğini açıkladı (AFP)
Sadr Twitter paylaşımında muhalefet saflarına geçeceğini açıkladı (AFP)

Muayyid et-Tarfi
Irak’ta Ekim 2021’de yapılan genel seçimlerin sonuçlarının ilan edilmesinden bu yana ülkede devam eden siyasi krizi çözmek için gösteri düzenleme ve sokağa inme seçeneği, Irak’ta yeni hükümet kurma müzakerelerinde siyasi donukluğun etkili olduğu bir ortamda, Sadr Hareketi lideri Mukteda es-Sadr’ın tercih edeceği seçeneklerden biri olabilir.
Sadr destekçileri, Irak Yüksek Federal Mahkemesi’nin “Gıda Güvenliği ve Kalkınma İçin Acil Destek” isimli kanun tasarısının ‘yasal olmadığı’ kararını vermesinin ardından gösteri düzenleme ve sokağa inme sinyalleri verdi. Ekim’deki genel seçimin ardından görev süresi sona eren hükümet, Irak’taki siyasi taraflar uzlaşıp yeni bir hükümet kurana kadar ülkedeki günlük rutin resmi işlemleri yürütüyor. Ancak ‘günlük işleri yürütme’ statüsünde bu hükümet Meclis’e bütçe teklifi sunma yetkisine sahip değil. Bu nedenle söz konusu tasarı, devlet işlerinin yürütülmesi amacıyla geçici bir çözüm olarak hükümet tarafından Meclis’e sunuldu.

Kota sisteminin ve milis güçlerin nüfuzunun reddedilmesi
Mukteda es-Sadr, Irak yargısını, hükümetin kurulmasını ‘engelleyen üçte bir’e göz yummakla suçladı. Sadr, cumhurbaşkanlığı seçiminin yapılabilmesi için milletvekillerinin üçte iki çoğunluğunun meclis oturumuna katılmasını engelleyen ve Meclis’teki vekillerin üçte birine sahip olan Şii Koordinasyon Çerçevesi’ni ‘engelleyen üçte bir’ olarak nitelendiriyor. Irak’ın kota sistemi ve yolsuzluk sürecine geri dönmesini reddettiğini vurgulayan Sadr, “Halk yoksulluk çekiyor ve ona faydalı olacak yeni bir çoğunluk hükümeti yok. Şu anki hükümet de ona hizmet edemez ve faydalı olamaz” dedi.
Sadr açıklamasında, Federal Mahkeme’nin gıda güvenliğiyle ilgili kanun tasarısını reddetmesine atıfta bulunarak, “Küstahlığınız halkın yararına olan yasaları işlemez hale getirme noktasına mı ulaştı? Siz halkı hedef alıyorsunuz ve ona boyun eğdirmek istiyorsunuz. Bundan daha garip olanı yargının isteyerek veya istemeyerek engelleyen üçte bire ayak uydurmasıdır. İktidar halkın yaşadığı endişe, parasızlık ve psikolojik bunalıma, milislerin tasallutuna, dış aktörlere bağlılığa, İsrail ile normalleşme ve salgın endişelerine gözlerini kapatıyor. Engelleyen üçte birin çoğunluk hükümetinin kurulmasını engellemesine zerre şaşırmadım” ifadelerini kullandı.

Sadr sokağı işaret etti
Sadr, açıklamasının devamında sokağı harekete geçirme kartını ima ederek, “Mazlumun öyle bir ziyaretçisi olacak ki ona karşı sığınacak yeriniz olmayacak” dedi.
Twitter hesabından paylaştığı mesajda muhalefete geçeceğini duyuran Sadr, “Geriye bir tek en az 30 gün süreliğine ulusal muhalefete geçmek kaldı” dedi.
10 Ekim 2021’de yapılan genel seçim sonuçlarının ilan edilmesinden bu yana Federal Mahkeme ülkedeki siyaset sahnesine etki eden bir dizi kararlar aldı. Bu kararların başında seçimlerden mağlubiyetle ayrılan Şii parti ve grupların seçimin meşruiyetine yönelik yaptığı itirazın reddedilmesiydi. Mahkeme yaklaşık iki ay süren krizden sonra seçim sonuçlarını onayladı ve 9 Ocak’ta Meclis’in ilk oturumunda yeni meclis başkanı ile yardımcılarının seçildiği oylamanın geçerliliğini kabul etti. Bazı milletvekilleri daha sonradan bu oturumda yapılan oylamanın sonuçlarına itiraz etti.
Mahkeme ayrıca Kürdistan Demokrat Partisi’nin (KDP) cumhurbaşkanı adayı Hoşyar Zebari’yi yarış dışı bırakırken, Sünni Milletvekili Mişan el-Cuburi’nin milletvekilliğini düşürdü. Federal Mahkeme bunlara ek olarak Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’nin (IKBY) 2007’de çıkardığı Petrol ve Gaz Kanunu’nun Irak Anayasası’na aykırı olduğuna karar vererek, IKBY’yi, ürettiği petrolü Bağdat’taki merkezi hükümete teslim etmekle yükümlü tuttu. 

Bağımsızların girişimi
Siyasi sürecin tamamı üzerindeki yansımalarına rağmen Sadr’ın muhalefet saflarına geçme kararı, bağımsız vekillere ve Koordinasyon Çerçevesi’ne hükümetin kurulması için ciddi istişarelere başlama imkanı sağlayacak. Nitekim bağımsız vekiller ülkedeki siyasi tıkanmışlık krizini çözmek amacıyla 7 maddeden oluşan bir girişim başlattı. Hükümetin kurulması meselesi başta olmak üzere anayasal görevlerin tüm aşamalarıyla birlikte yerine getirilmesi gerektiğine vurgu yapan girişim, diğer parti ve gruplara Meclis’te en büyük koalisyon grubunu oluşturmak için bağımsızlara katılma çağrısı yapıyor.

Siyasi anlaşma
Koordinasyon Çerçevesi üyesi Muhammed el-Beldavi, “Sadr muhalefete geçmek istiyorsa hükümeti kuracak olan tüm bileşenlerin haklarını güvence altına alacak ve muhalefetin nasıl bir yapıya sahip olacağını belirleyecek siyasi bir anlaşma yapmalıdır. Geçen süreçte birçok girişim başlatıldı. Biz, ülkeyi bu krizden kurtaracak çözümler arıyoruz. Bize göre, şu anki kötü koşullara sebep olan eski dönemin izlerinin silineceği yeni bir dönemi inşa edecek güçlü bir hükümet kurabilmek için Irak’ın herkesin birbiriyle dayanışmasına ve elini uzatmasına ihtiyacı var. Bağımsızların girişimi iyi. Seçim kazanımlarını tamamlamaya devam etmek için herkesin bu girişim üzerinde uzlaşmasına ihtiyaç var” ifadelerini kullandı.
Beldavi, konuşmasının devamında şunları kaydetti:
“Bağımsızlar hükümet kurmak isterse geri kalan ortakları terk edip bağımsızlarla yürümeyeceğiz. Bu nedenle siyasi bir anlaşmaya varmak adına Kürdistan Demokrat Partisi (KDP) ile Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYB) arasındaki buzların erimesi için yakın olan adımı bekliyoruz. Sonra Egemenlik İttifakı’na yöneleceğiz. Vatanı inşa etmeye devam etmek adına ister muhalefet tarafı olsun hükümet tarafı olsun vatanın tüm ortaklarıyla oturacağız. Koordinasyon Çerçevesi’nin grupları hep birlikte hükümette yer alabilir veya her iki tarafın da görevlerini eksiksiz bir şekilde yerine getirmeyi garanti etmesi şartıyla bu gruplardan sadece biri muhalefete geçebilir.”

Üçlü ittifak ve Koordinasyon Çerçevesi’nin anlaşma ihtimali
Irak Stratejik Araştırmalar Merkezi Müdürü Gazi Faysal, Sadr Hareketi, Sünni Egemenlik İttifakı ve KDP arasında kurulan ve Vatanı Kurtarma İttifakı adıyla da bilinen üçlü ittifak ile Şii Koordinasyon Çerçevesi arasındaki anlaşmazlıklar dikkate alındığında iki tarafın arasında anlaşmaya varma ihtimali görmediğini söyledi. Faysal, “Şu anki çatışma, (İran’ın) Kum kentindeki merciliğe ve sivil devlete, siyasi ve ekonomik çoğulculuğa inanmayan küresel İslami direnişe daha yakın duran muhafazakar Koordinasyon Çerçevesi cephesi ile mali yolsuzluk anlayışını ve silahlı milisleri reddeden Sadr cephesi arasında cereyan ediyor. Koordinasyon Çerçevesi çatısı altındaki gruplarla hedefi tamamen farklı olan üçlü ittifak 2021 seçimlerinden sonra şu anki Meclis’te çoğunluğu oluşturdu. Muhtemelen Sadr muhalefete geçerek geleneksel muhafazakar güçlerle yüzleşmeyi amaçlıyor. Fakat işler silahlı çatışmalara varmayacaktır.”

Kapsamlı muhalefet ve yargıyı zor durumda bırakmak
Siyasi Düşünce Merkezi Başkanı İhsan eş-Şammari, “Sadr’ın muhalefet kararı, ufukta herhangi bir çözüm belirtisi olmazsa, geri dönüşü olmayan bir yola gireceğimize işaret ediyor. Biz artık siyaset sahnesinde yeni bir süreçle karşı karşıyayız. Sadr uzlaşmak için geri dönmeyecek ve kapsamlı muhalefete yönelecek. Yeni muhalefet sadece Meclis’teki faaliyetlerle yetinmeyecek aksine Irak sokağıyla etkileşim halinde olacak ve Sadr, Meclis’in feshedilmesini talep ederek yargıyı zor durumda bırakmaya devam edecek. Sadr, Irak sokağında ağırlığı olan sivil güçlerle ittifak kurak kurabilir veya Birleşmiş Milletlerin başlatacağı girişimlere katılabilir. Koordinasyon Çerçevesi hükümeti kurmazsa Sadr yanlıları ile Koordinasyon Çerçevesi yanlıları arasında çatışmaların yaşanacağını düşünüyorum” diye konuştu.
10 Ekim 2021’de yapılan Irak seçimlerinin sonuçlarına göre Sadr Hareketi Meclis’te 73 sandalye alarak birinci sıraya yerleşti. Sadr Hareketi’ni 37 sandalye ile Muhammed el-Halbusi liderliğindeki Takaddum (İlerleyiş) Partisi, 33 sandalye ile Nuri el-Maliki liderliğindeki Kanun Devleti Koalisyonu, 31 sandalye ile Kürdistan Demokrat Partisi (KDP) ve 17’şer sandalye ile Fetih Koalisyonu ve Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYB) takip etti. Söz konusu seçimde Azim Koalisyonu 14 sandalye, Yeni Nesil Hareketi ile İmtidad Hareketi 9’ar sandalye elde etti. Seçime giren 16 parti 1’er sandalye kazanırken, bağımsız vekiller Meclis’te 43 sandalye aldı. Bunlara ek olarak İşrakatu Kanun 6 sandalye, Ulusal Sözleşme, Tasmim, Devlet Güçleri ve Babiliyyun Hareketi de 4’er sandalye elde etti.



ABD ordusu, personelinin bir kısmına bugün el Udeyd Hava Üssü'nü terk etmeleri yönünde tavsiyede bulundu

İran'ın Katar'daki el Udeyd hava üssünü hedef alan bir füzesi engellendi (Reuters)
İran'ın Katar'daki el Udeyd hava üssünü hedef alan bir füzesi engellendi (Reuters)
TT

ABD ordusu, personelinin bir kısmına bugün el Udeyd Hava Üssü'nü terk etmeleri yönünde tavsiyede bulundu

İran'ın Katar'daki el Udeyd hava üssünü hedef alan bir füzesi engellendi (Reuters)
İran'ın Katar'daki el Udeyd hava üssünü hedef alan bir füzesi engellendi (Reuters)

Üç diplomat Reuters'e, bazı kişilere bu akşama kadar Katar'daki ABD ordusunun el Udeyd Hava Üssü'nü terk etmeleri tavsiye edildiğini söylerken, Doha'daki ABD Büyükelçiliği konuyla ilgili henüz bir yorumda bulunmadı. Katar Dışişleri Bakanlığı, Reuters'in doğrulama veya yorum talebine yanıt vermedi.

El Udeyd Hava Üssü, yaklaşık 10 bin askere ev sahipliği yapan Ortadoğu'daki en büyük ABD üssüdür.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre bir diplomat verdiği demeçte, "Bu bir tahliye değil, duruş değişikliği" dedi ve değişikliğin belirli bir nedeninden haberdar olmadığını ifade etti.

İranlı üst düzey bir yetkili daha önce Reuters'a, ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a müdahale etme tehdidinin ardından Tahran'ın, ABD tarafından saldırıya uğraması halinde, bölgedeki ülkeleri ABD askeri üslerini hedef alacağı konusunda uyardığını söylemişti.

Haziran ayında, ABD'nin İran'a hava saldırıları başlatmasından bir haftadan fazla bir süre önce, bazı personel ve aileleri Ortadoğu'daki ABD üslerinden tahliye edildi. Haziran ayında ABD'nin saldırılarının ardından İran, Katar'daki ABD üssüne füze saldırısı ile yanıt verdi.


Gazze Yönetim Komitesi başkanlığı için adı geçen Ali Şaas hakkında neler biliyoruz?

Gazze Yönetim Komitesi başkanlığı için öne çıkan adaylardan Filistinli Ali Şaas (fotoğrafı ailesi tarafından yayınlandı)
Gazze Yönetim Komitesi başkanlığı için öne çıkan adaylardan Filistinli Ali Şaas (fotoğrafı ailesi tarafından yayınlandı)
TT

Gazze Yönetim Komitesi başkanlığı için adı geçen Ali Şaas hakkında neler biliyoruz?

Gazze Yönetim Komitesi başkanlığı için öne çıkan adaylardan Filistinli Ali Şaas (fotoğrafı ailesi tarafından yayınlandı)
Gazze Yönetim Komitesi başkanlığı için öne çıkan adaylardan Filistinli Ali Şaas (fotoğrafı ailesi tarafından yayınlandı)

Filistinli Ali Şaas, Gazze Yönetim Komitesi’nin başkanlığı için öne çıkan aday olarak dikkat çekiyor. Komitenin üyelerindeki değişiklikler ve geniş çaplı siyasi hareketlilik, Hamas’ın Gazze Şeridi’nin yönetimini devretmesinin yaklaştığını işaret ediyor.

Gazze, ABD Başkanı Donald Trump’ın himayesinde yürütülen ateşkes anlaşmasının ikinci aşamasına geçmek üzere. Söz konusu aşama, bölgedeki süreci yönetecek teknokratlardan oluşan bir komitenin kurulmasını içeriyor ve bu komitenin Hamas yönetiminin yerine geçmesi planlanıyor.

Komitenin görevleri ve yöneticileri, hem Filistinli gruplar arasında (özellikle Hamas ve El Fetih arasında) hem de arabulucular, Amerikalılar ve İsrail arasında yoğun tartışmalara ve anlaşmazlıklara yol açtı.

Daha önce komiteyi yöneteceği öngörülen bazı tanınmış isimler konuşulurken, Gazze sakinleri ve gözlemciler, yeni adayların öne çıkmasıyla şaşırdı. Şarku’l Avsat’ın CNN’den aktardığı bilgilere göre Ali Şaas komitenin başkanlığı için en güçlü aday olarak öne çıkıyor.

Ali Şaas kimdir?

Ali Şaas, 1958 yılında Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus bölgesinde doğdu. Köklü bir Filistin ailesine ve bölgede etkili bir aşirete mensup olan Şaas’ın ailesi, ulusal ve siyasi çalışmalarda önemli rol oynamış olup, çoğunluğu El Fetih Hareketi’ne bağlı.

Ali Şaas, 1982 yılında Kahire’deki Ayn Şems Üniversitesi’nden inşaat mühendisliği lisans derecesi aldı. 1986’da aynı üniversiteden yüksek lisansını tamamladı ve 1989 yılında Birleşik Krallık’taki Queen’s Üniversitesi’nden inşaat mühendisliği alanında doktora unvanını aldı. Uzmanlık alanı, altyapı planlaması ve kentsel kalkınma.

Şaas, Filistin Yönetimi’nde çeşitli üst düzey görevlerde bulundu ve yıllardır teknik uzman olarak tanınıyor.

Gazze Yönetim Komitesi başkanlığı için öne çıkan adaylardan Filistinli Ali Şaas (fotoğrafı ailesi tarafından yayınlandı)Gazze Yönetim Komitesi başkanlığı için öne çıkan adaylardan Filistinli Ali Şaas (fotoğrafı ailesi tarafından yayınlandı)

Ali Şaas, derin bir şekilde siyasi partilerle iç içe olmadı. Üstlendiği görevler arasında, Filistin Ulusal Otoritesi’nin kuruluş döneminde eski Planlama ve Uluslararası İşbirliği Bakanı Nabil Şaas ile birlikte çalışarak Filistin devleti için stratejik kalkınma planlarının hazırlanmasına katkıda bulunması yer alıyor.

Ayrıca Ali Şaas, Ulaştırma ve Haberleşme Bakanlığı’nda müsteşarlık görevini yürüttü ve altyapı ile yol ağlarıyla ilgili kritik projeleri denetledi. Filistin Endüstri Kentleri Genel Müdürlüğü’nde CEO olarak bölgelerin yönetimi ve geliştirilmesinde önemli rol oynadı; Filistin Konut Konseyi ve Filistin Liman Otoritesi başkanlıklarını üstlendi. Bunun yanında Filistin Kalkınma ve İmar Kurumu’na danışmanlık yaptı ve emekli olmasına rağmen Filistin Ulusal Otoritesi’nde Konut ve Kamu İşleri Bakanı’na danışmanlık görevini sürdürdü.

Siyasi alanda üstlendiği görevler arasında 2005 yılında nihai statü müzakereleri komitelerinde üyelik yer alıyor. Uzmanlığı, sınır ve deniz kapıları gibi teknik konulara odaklanıyor; ekonomik kalkınma ve yeniden imar alanındaki deneyimi, onu teknokrat komitenin başkanlığı için uygun bir aday hâline getiriyor.

Ali Şaas’ın ailesinden kaynaklar, onun yıllardır Batı Şeria’da yaşadığını ve Gazze’ye yönelik savaş öncesinde orada ikamet ettiğini belirtti. Kaynaklar, Şaas’ın kariyeri boyunca siyasi veya partisel çalışmalara yönelmediğini, görevlerini tamamen teknik uzman olarak yürüttüğünü vurguladı.


DYK, BM'nin reddetmesine rağmen seçim komisyonuna yeni atamalar yaptı

DYK Başkanı Muhammed Takala, UBH Ulaştırma Bakanı ve Mali Danışmanı Muhammed eş-Şuhubi’yi ağırladı (DYK)
DYK Başkanı Muhammed Takala, UBH Ulaştırma Bakanı ve Mali Danışmanı Muhammed eş-Şuhubi’yi ağırladı (DYK)
TT

DYK, BM'nin reddetmesine rağmen seçim komisyonuna yeni atamalar yaptı

DYK Başkanı Muhammed Takala, UBH Ulaştırma Bakanı ve Mali Danışmanı Muhammed eş-Şuhubi’yi ağırladı (DYK)
DYK Başkanı Muhammed Takala, UBH Ulaştırma Bakanı ve Mali Danışmanı Muhammed eş-Şuhubi’yi ağırladı (DYK)

Libya Devlet Yüksek Konseyi (DYK), Birleşmiş Milletler'in (BM) tüm uyarılarına rağmen ‘adil ve şeffaf bir seçim süreci’ olarak nitelendirdiği süreçte, ülkenin batı ve güney bölgelerinden Yüksek Seçim Komisyonu'na üç yeni üyenin atandığını duyurdu.

Öte yandan Temsilciler Meclisi, Merkez Bankası yetkililerinin celpnamelerini ertelemek ve likidite, döviz kurları ve maaşları izlemek üzere bir teknik komite kurulması kararı aldı.

DYK, Muhammed Takala başkanlığındaki oturumunda, onaylanmış siyasi anlaşmalar çerçevesinde ve Libya halkının beklenti ve hedeflerine uygun bir şekilde, Temsilciler Meclisi ile mutabık kalınarak ‘egemen pozisyonlara’ atama rolünü yerine getirdiğini değerlendirdi.

DYK’nın bu hamlesini kısa bir süre önce kamuoyu önünde açık bir şekilde reddeden ve uyaran üç taraf, yani Yüksek Seçim Komisyonu, Temsilciler Meclisi ve BM Libya Destek Misyonu (UNSMIL), konuyla ilgili herhangi bir resmi açıklamada bulunmadı.

DYK Başkanı Takala, pazartesi akşamı, başkent Trablus'ta Ulusal Birlik Hükümeti (UBH) Ulaştırma Bakanı ve Mali Danışmanı Muhammed eş-Şuhubi ile bu yılın devlet bütçesinin onaylanmaması durumunda önümüzdeki dönemde izlenecek mali durum ve ödeme mekanizması hakkında görüş alışverişinde bulundu. Görüşmede ayrıca Trablus Uluslararası Havalimanı'nda tamamlanan aşamalar, ülkenin çeşitli bölgelerinde şu anda uygulanmakta olan bazı projeler ve bu projelerde elde edilen tamamlanma oranları ele alındı.

Öte yandan Temsilciler Meclisi dün ülkenin doğusundaki Bingazi şehrindeki genel merkezinde Akile Salih başkanlığında, birinci ve ikinci başkan yardımcıları ile raportörünün katıldığı kapalı bir oturum düzenledi.

Pazartesi akşamı yapılan oturumun sonlarında, Temsilciler Meclisi, Libya Merkez Bankası Başkanı Naci İsa Belkasım, yardımcısı Meri Berasi, bankanın yönetim kurulu üyeleri, Temsilciler Meclisi tarafından atanan Usame Hammad hükümeti ve Ulusal Petrol Şirketi yetkililerinin çağrılmasını gelecek bir oturuma ertelediğini duyurdu ve çeşitli nedenlerle özür diledikten sonra hazırlık yapmaları için onlara zaman tanıdı.

DYK ayrıca, çoğunluk oyuyla, Merkez Bankası Başkanı, Başkan Yardımcısı ve Yönetim Kurulu ile bir teknik komite oluşturulmasına karar verdi. Bu komite, likidite sıkıntısı, döviz kuru, maaş gecikmeleri ve bunların nasıl çözüleceği gibi DYK’nın yanıtlaması gereken konuları görüşmek ve bir sonraki oturuma katılmak üzere, raporunu mümkün olan en kısa sürede DYK’ya sunmakla yükümlü. DYK, görüşülmesi için önerilen ‘Kara Para Aklama ve Terörle Mücadele Yasası’nı gelecek bir oturuma erteledikten sonra oturumu kapattı.

Öte yandan Avrupa Birliği'nin (AB) Libya Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Nicola Orlando, salı günü Trablus'ta Suudi Arabistan'ın Libya Büyükelçiliği Maslahatgüzarı Abdullah es-Salimi ile Libya ve bölgedeki güncel gelişmeleri görüştüğünü söyledi. Orlando, siyasi süreci ilerletmek ve Libya'nın istikrarını, birliğini ve refahını teşvik etmek için BM'nin kolaylaştırdığı yol haritasını desteklemenin önemi konusunda mutabık kaldıklarını belirtti.

rgty
Mareşal Halife Hafter ile LUO komutanlarının Bingazi'de yaptığı toplantıdan bir kare (LUO Genel Komutanlığı)

Öte yandan, ülkenin doğusunda bulunan Libya Ulusal Ordusu (LUO) Başkomutanı Mareşal Halife Hafter, Bingazi'deki karargahında, oğlu Genelkurmay Başkanı Korgeneral Halid Hafter ve diğer komutanların katıldığı genişletilmiş bir toplantı düzenleyerek, son askeri ve güvenlik gelişmelerini görüştü. Toplantıda, tüm askeri birimlerde savaş etkinliğini artırmak ve sürekli hazırlığı güçlendirmek amacıyla gelecekteki eylem planları da gözden geçirildi.

Yurt içinde ve yurt dışında Libya vatandaşlarını korumanın LUO liderliğinin en önemli önceliği olduğunu vurgulayan Mareşal Hafter, ülkenin doğusundaki Bingazi'de, güneydeki Kufra kentinin ileri gelenlerinden oluşan bir heyetle yaptığı görüşmede, LUO’nun ‘her zaman tüm Libyalılar için koruyucu kalkan olmaya devam edeceğini ve onların güvenliğini ve emniyetini sağlamak için her türlü önlemi almaktan çekinmeyeceğini’ belirtti.

Heyet, Çad sınırında kısa süre önce gözaltına alınan Kufralılar için LUO liderliğinin müdahalesi ve çabaları ile bu çabaların sonucunda onların serbest bırakılmasından duydukları memnuniyeti iletti.

Diğer taraftan UBH ve Ankara arasındaki iş birliği çerçevesinde UBH Ekonomi ve Ticaret Bakanı Muhammed el-Huveyc, Trablus'taki bakanlık merkezinde Türk iş adamları ve sanayicilerden oluşan bir heyetle, iki ülke arasındaki ekonomik ve ticari iş birliği ile yatırım ve ortaklık fırsatlarının geliştirilmesi konusunda görüşmelerde bulundu.

Bakanlık tarafından pazartesi akşamı yapılan açıklamada, toplantıda Libya-Türkiye ekonomik ilişkilerinin geliştirilmesinin yollarının ele alındığı, Libya pazarındaki umut vaat eden yatırım fırsatlarının gözden geçirildiği, ayrıca ulusal ekonominin desteklenmesi, yatırım için cazip bir ortam yaratılması ve Türk özel sektörüyle stratejik ortaklıkların güçlendirilmesine katkıda bulunacak şekilde sanayi, tarım, şehir planlama ve fuar ve konferansların düzenlenmesi alanlarında iş birliği mekanizmalarına değinildiği belirtildi.